iconBütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 12:37 . | Nüve Foruma Hoşgeldiniz! Forumumuzdan yararlanmak için lütfen Üye Olun !

» Nüve Forum » kütüphane » Din ve Felsefe » Dini İnanç Gelenek ve Akımlar » Müslümanlık » İslami Kavramlar » Takat Meselesi

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 09.06.08, 15:54
Standart Takat Meselesi

09.06.08, 15:54



Bakara 184. ayette bir yutıkune fiili geçiyor. Bunun Türkçesi, "zorlukla yerine getirenler" demektir. Ayet, bu fiilin çoğul şeklini kullanarak şunu söylüyor: "Orucu zorlukla yerine getirenlere düşen, fidye vermektir..."
Önemli tartışmalardan biri. işte bu ifadeyi yorumlarken ortaya çıkıyor. Bize göre burada, Kur'an tarafından getirilen bir ruhsat vardır. Bu ruhsatı kullanma zamana ve şartlara göre belirlenecektir. Fidye vermeyi gerekli kılacak zorluğun ne olduğunu ise, zorluğa muhatap olan karar verir. Büyük fıkıh bilgini Şatıbı'nin dediği gibi: "Ruhsat izafidir. Öyle olunca da, onu kullanan kişi kendi kendisinin fakıhî olacaktır." (bk. Şatıbî; el-Muvafakat, 1 / 309)
Fakihler, birçok konuda olduğu gibi, burada da ayete getirdikleri yorumu, Kur'an'ın ezeli-ebedi emri gibi vermiş
ve ayetin zaman üstünlüğünü baltalamışlardır. Kur'an böyle statik, dondurucu bir ifade kullanmıyor; her devri aynı kalıba sokan bir kural getirmek yerine her devrin farklı ihtiyacını karşılamaya uygun bir esnek prensip, bir ufuk çizgisi gösteriyor, Müfessir Süleyman Ateş, üzerinde olduğumuz konuyu teknik ilahiyat terimlerini de değerlendirerek şöyle çözüyor:
"Yutikune" fiilinde bir şeyi güçlükle yapma anlamı vardır. İyileşme ümidi kalmamış ihtiyarlar, hastalar gibi oruca güç dayananlara fidye vermek suretiyle oruç tutmamaya izin verilmiştir. Çocuğuna zarar geleceğinden korkan gebeleri ve emzikli kadınları da fidye verecekler arasına katanlar olmuştur.
Bir başka görüşe.göre oruç, başlangıçta seçimli olarak farz kılınmış idi. Dileyen oruç tutar, dileyen de oruç tutma yerine fidye verirdi. Sonra bu âyet, 185'inci âyetle neshe-dildi. Bu hususta Seleme ibn el-Ekva'dan bir hadis rivayet edilmiştir. "Anılan âyet indiği zaman içimizden dileyen oruç tutar, dileyen fidye verirdi. Ondan sonraki "Rama-zan'a ulaşan oruç tutsun" âyeti inince ötekini neshetti (hükümsüz kıldı)."
Fakat bazı müfessirler, âyetin neshedilmiş olduğunu kabul etmiyor, bunun hükmünün baki olduğunu söylüyorlar. Bu konuda İbn Abbâs'ın şu sözünü naklediyorlar:
"Bu âyet neshedilmiş değildir. Bu âyet, oruca dayanabilen, yaşlı erkek ve kadına, çocuğundan korkan gebe ve emzikli kadına, iyileşme ümidi kalmamış hastaya ruhsattır."

» Nüve Forum » kütüphane » Din ve Felsefe » Dini İnanç Gelenek ve Akımlar » Müslümanlık » İslami Kavramlar


kaynak:17
syf: 29...32
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Zehravî Zeytuna kullanıcısının bu bilgilendirici iletisine teşekkür eden üye :
lolipop (09.06.08)
Sponsorlar
  #2  
Alt 09.06.08, 15:55
Zehravî Zeytuna - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Çılgın
Üyelik tarihi: May 2008
İletiler: 1.003
Ettiği Teşekkür: 161
235 tane iletisine 355 kere teşekkür edilmiş
Zehravî Zeytuna karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.Zehravî Zeytuna karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.Zehravî Zeytuna karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.Zehravî Zeytuna karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.Zehravî Zeytuna karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.Zehravî Zeytuna karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.Zehravî Zeytuna karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.
  Send PM
Standart Cevap: Takat Meselesi

Âyetin, çok yaşlı kimselere, iyileşme ümidi kalmamış hastalara ruhsat için indiğine dair İbn Abbâs'tan gelen başka bir rivayet daha vardır. Bu görüşün daha isabetli olduğu anlaşılmaktadır. Çünkü Râgıb'ın beyânına göre takat, insanın güçlükle yapabileceği bir iştir. Bir şeyi tamamen kuşatan tavk'a benzeterek güç işe takat denmiştir. Gücümüzün yetmediği işi bize yükleme (K.Bakara, 286) ayetinde durum budur. Bu mânâdan hareket eden Muhammed Abduh şöyle diyor: "İtâkat: Bir şeyi yapmaya, en az ölçüde kudretin bulunması, birçok güçlükle yapmak demektir. Burada "oruca itâkat edenler" ile kasıt zayıf ihtiyarlar, iyileşme umudu kalmamış hastalar ve benzerleridir." Daha sonra Abduh, geçimlerini ağır işlerde çalışarak kazanan ücretlileri, taş ve kömür ocaklarında çalışan işçileri ve ağır işlerde çalışma cezasına çarptırılmış hükümlüleri de bunlara katıyor. Ona göre oruç tutmakta güçlük çekiyorlarsa bunlar da oruç tutma yerine fidye verebilirler."
Fakat emzikli ve gebe kadınlar hasta hükmündedirler. Âyette belirtildiği üzere onlar, iyileştiklerinde kaza etmek üzere oruçlarını yiyebilirler. Onlar fidye vermekle oruçtan kurtulamazlar." (Ateş, 1 / 301-302)
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 09.06.08, 15:57
Zehravî Zeytuna - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Çılgın
Üyelik tarihi: May 2008
İletiler: 1.003
Ettiği Teşekkür: 161
235 tane iletisine 355 kere teşekkür edilmiş
Zehravî Zeytuna karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.Zehravî Zeytuna karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.Zehravî Zeytuna karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.Zehravî Zeytuna karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.Zehravî Zeytuna karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.Zehravî Zeytuna karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.Zehravî Zeytuna karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.
  Send PM
Standart Cevap: Takat Meselesi

Günümüzde fıkıh alanının önemli isimlerinden biri olan Hayreddin Karaman da, işçilerin oruçları konusunda adı geçen ayetin yorumundan çıkan hükümlerden herhangi birinin uygulanabileceği kanısındadır. Şöyle diyor:
"Ya rızık temini için, yahut da esir veya hapiste bulunduklarından ağır işlerde çalışmak mecburiyetinde kalan kimseler oruç tutarlarsa bir kısmı hastalanır; oruç tuttukları takdirde hastalanacakları bilinen kimselerin durumu hastalar gibidir. Aynı durumda olan diğer işçiler ise hastalanmayabilirler; fakat bunlara da oruç tutmak çok zor gelir, büyük güçlük çekerler. İşte bu durumda olanlar hakkında iki görüş vardır:
Birinci görüş: Böyle kimseler oruç tutmakla mükelleftirler, güçlük ve meşakkat oruç tutmamaları için ruhsat sebebi olamaz. Hanelilerin de dahil bulunduğu fukahâ
ekseriyeti bu görüştedir.
İkinci görüş: Bu gibi kimseler oruç tutmayıp her gün için bir fidye verebilirler.
Bu konudaki farklı görüşlerin mesnedi, el—Bakara suresinin 184. âyetinin farklı tefsiridir. "... oruca dayanamayanlar bir düşkünü doyuracak kadar fidye verir..."
mealindeki âyeti, birinci grup ya mensuh kabul etmiş, yahut da "yutiqûnehü" kelimesine "gücü yetmeyen, dayanamayan" mânasını vermişlerdir.
İkinci grup ise İbn Abbâs'ın anlayışına dayanmışlardır. Ona göre âyet mensuh değildir; orucu tutmaya gücü yetmekle beraber çok zorluk çeken kimseler âyetin şümulüne girer ve böyleleri oruç yerine fidye verirler. Günümüzde bazı Ezher ulemâsı bu görüşü tercih etmişlerdir." (Karaman; İslamın Işığında Günün Meseleleri, 1 / 110).
Fidye: Oruçlunun, ailesine yedirdiği orta cins yemekten tam bir gün fakiri doyurmasıdır. Âyette fidyeye izin verilmekle beraber oruç tutmanın daha iyi olacağı da -belirtilmektedir.
Kur'an'ın beyanlarından anlaşılıyor ki, orucun farz olanı, sadece Ramazan orucu değildir. Kazaya bırakılan Ramazan oruçlarıyla, keffaret olarak tutulması gereken oruçlar da farzdır, yani tutulmaları zorunlu kulluk borcudur.
Ramazan orucunu özürleri yüzünden tutamayanların, sonraki günlerde bunları kaza edeceklerini yukarda temel âyetlerde gördük.
Keffaret olarak tutulacak oruçları ise Bakara, 196; Nisa 92; Mâide 89; Mücâdile 4. âyetler düzenlemektedir, (bk.Keffaret mad.)
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Zehravî Zeytuna kullanıcısının bu bilgilendirici iletisine teşekkür eden üye :
lolipop (09.06.08)
Sponsorlar
Cevapla

Tags
yutikune fiili, zorlukla yerine getirenler

« Rahmet | Şefaat »
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may post new threads
You may post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz