|
#1
|
|
08.07.08, 17:12
Kur'an-ı Kerim'de tekil ve çoğul (emânat) olarak 6 yerde geçmektedir. Bu kelimenin kökü olan emn (iman da bu köktendir) ruhun sükûnet bulması ve korkudan kurtulmak anlamındadır. Emanet, bir şeyi veya bir değeri gönül huzuru ve güvenle bir başkasına teslim etmek veya aynı şartlarla teslim almaktır. O halde emanette teslim edenle teslim alanın karşılıklı güven ve rahatlıkları esastır. Ve bu da gösterir ki, emanet keyfiyeti şuurlu ve kararlı iki egonun varlığını gerektirir. Nitekim iman olayında, bu iki şuurlu ego esprisi Kur'an tarafından imanda da ısrarla korunmakta ve putperest inancın taraflarından biri (putlar) şuursuz oldukları için Kur'an putperestliği bir bilgisizlik, beyinsizlik ve aldanış olarak görmektedir. Emanet kavramının Kur'ansal yerini tespite çalışan klasik müıfesirler, onu Kelime—i Tevhid, adalet, akıl gibi anlamlarda kristalleştirirler ki, az önce işaret ettiğimiz incelikle uyuşması açısından da dikkat çekicidir. Ve bu ınlamda alındığında emanet insan dışında hiçbir varlığın Karışamayacağı bir evrensel ve kozmik yük ve görevdir. (bk. Ahzâb, 72). Kullar arası ve hukuksal anlamda emanet, bu tanrısal ve kozmik emanetin ve ona ilişkin şuurun uzantılarıdır. Bu yüzdendir ki, İslam Peygamberi bu uzantıların ısrarla korunmasını istemiş ve "emanete riayeti olmayanın imanı da yoktur" demiştir. Şunu da hatırlatalım ki, Allah elçisi Hz.Peygamber'in, dostları ve düşmanları tarafından ortaklaşa kullanılan bir isim -sıfatı da Emın'dir. Bu, emanete riayet eden güvenli kişi anlamındadır. Kur'an emanete riayetin bir yetenek olduğu kadar, bir ehliyet olduğunu da belirtir. Bu yüzden her iş ve ödev bir emanet olarak algılanmış ve şu evrensel prensip konmuştur: "Hiç kuşkunuz olmasın ki, Allah size emanetleri onlara ehil olanlara teslim etmenizi emreder." (Nisa, 58) Bu ayetin insan hayatına sunduğu değerin ne olduğunu anlamak için Hz. Peygamber'in şu sözünü de hatırlamak gerekir: "İşler ehil olmayanlara verildiğinde, kıyametin kopmasını bekle." Buradaki kıyamet, toplumların çöküşü anlamındaki küçük kıyamettir." (bk. Kıyamet md.) Şuraya kadarki açıklamaya dayanarak diyebiliriz ki, Kur'an'a göre, işlerin ve emanetlerin ehil olmayanlara teslim edilmesi imansızlığın en büyük belirtilerinden biridir. Nitekim Kur'an, kendine özgü ifade güzelliği ile bu inceliğe şöyle dikkat çekmiştir: "Ey iman sahipleri! Allah'a, peygamberlere hıyanet etmeyin. Bilip dururken emanetlere hıyanet mi edersiniz?" (Enfal, 27). Böyle olduğu içindir ki, Kur'an müminleri "Emanetlerine riayet eden ve ahdlerine vefalı olan kişiler" diye nitelemiştir (bk. Müminûn, 8; Meâric, 32). » Nüve Forum » kütüphane » Din ve Felsefe » Dini İnanç Gelenek ve Akımlar » Müslümanlık » İslami Kavramlar kaynak17 cilt1-sf; 69-70 |
| Sponsorlar |
| |
![]() |
| Tags |
| almak, aynı, emânat, emanet, etmek, teslim, şartlarla |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|