Nüve Forum


Atatürk ve Kurtuluş Savaşı Müzesi hakkinda Çanakkale Savaşı (1915) ile ilgili bilgiler


[coverattach=1] Osmanlı devleti Ekim 1914 sonunda, Almanya'nın yanında Birinci Dünya Savaşı'na girdi, ingiltere ve Fransa, daha savaşın başında Osmanlı Devleti'ni kalbinden vurmak ve müttefikleri Rusya ile bağlantı sağlayabilmek için İstanbul'u

Atatürk ve Kurtuluş Savaşı Müzesi Türkiye Cumhuriyeti’nin Kurucusu ve Atatürk, Son Yolculuk ve Edebi İstirahatgah, Atatürk ve Kurtuluş Savaşı Müzesi , Savaş Kurtuluş Savaşı ve Devrimler,

Like Tree1Likes
  • 1 Post By Zehravî Zeytuna

Konu kapatılmıştır.

 

LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 27.05.08, 17:05
Uzman
 
Üyelik tarihi: May 2008
İletiler: 2.134
Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!
Standart Çanakkale Savaşı (1915)

[coverattach=1]Osmanlı devleti Ekim 1914 sonunda, Almanya'nın yanında Birinci Dünya Savaşı'na girdi, ingiltere ve Fransa, daha savaşın başında Osmanlı Devleti'ni kalbinden vurmak ve müttefikleri Rusya ile bağlantı sağlayabilmek için İstanbul'u düşürmeye karar verdiler.

Bunun için Çanakkale Boğazı'nı zorla geçmek gerekiyordu. Bu amaçla önce bir Birleşik Donanma kuruldu. Boğaz'm girişindeki ve orta kısmına kadarki tabyalar 35 kez bombalandıktan sonra, Birleşik Donanma 18 Mart 1915 sabahı harekete geçti. 22 zırhlı ve kruvazör, birçok yardımcı savaş ve mayın tarama gemisi Çanakkale Boğazı'na girdi. Güçlü savaş gemileri ile sayıca yetersiz Türk tabyaları arasında benzeri olmayan cehennemi bir savaş başladı. Yedi saat süren savaşta, üç büyük savaş gemisi, üç torpidobot batacak, üç savaş gemisi ağır yara alacaktı. Birleşik Donanma, kuvvetinin üçte birini yitirmişti. Donanma Komutanı geri çekilme emrini verdi. Boğaz'ın yalnız donanma ile geçilemeyeceğini anlayan ingiltere ve Fransa, kara ve deniz kuvvetlerinin birlikte kullanılmasını kararlaştırdılar. Bunun için çok büyük bir hazırlığa girişildi. Dört bir yandan getirilen gemiler, silâhlar ve askerler, Çanakkale Boğazı'nın karşısındaki adalarda toplanmaya başladı. 24 Nisan 1915 gecesi, 308 savaş ve nakliye gemisi, çıkarma aracı ve yetmiş beş bin asker, Gelibolu yarımadasının bir hamlede ele geçirilip İstanbul yolunun açılması için Çanakkale Boğazı'na doğru yola çıktı. Donanma, 25 Nisan 1915 günü sabaha karşı çıkarma yapılacak yerleri çok yoğun bir ateş altına aldı.

Artık canlı kimsenin kalmadığına inanılınca, Gelibolu yarımadasının çeşitli yerlerine ve şaşırtmaca için de Anadolu yakasına çıkarma başladı. Kıyılardaki küçük birlikler barınaklarından çıktılar ve güçlü düşmanın karşısına dikildiler. Ölümüne direndiler. Tarihin kaydettiği en kanlı boğuşma başlamıştı.

Gelibolu yarımadasının güneyinde yalnız bir tümen vardı. Bu tümenin küçük[coverattach=2] birlikleri düşmanı durdurmak için kahramanca dövüşüyorlardı. Ama düşman dalga dalga kıyıya çıkıyor ve her an çoğalıyordu. Bu tümenin gerisinde ise, Yarbay Mustafa Kemal'in 19. Tümeni bulunuyordu. Ama bu tümen ordu ihtiyatı idi. Asıl çıkarma bölgesinin Saros körfezi olacağı önyargısı içindeki Ordu Komutanı, çıkarma başlayınca, bir talimat bırakmadan, kuzeye, Saros'a gitmişti.

Oysa Arıburnu'na çıkan Anzac Kolordusu, küçük birlikleri ezerek, iterek, adım adım yarımadanın ortasındaki çevreye egemen tepeler kitlesine ilerlemekteydi. Burayı ele geçirdiği takdirde, belki de savaşın sona ermesini sağlayabilirdi. Bu an, Mustafa Kemal Atatürk'ün tarih sahnesine çıktığı andır. Emir ve izin almadan ve duraksamadan, önce bir alayını, sonra da tümenini harekete geçirdi. Anzac Kolordusu durduruldu ve kıyıya kadar sürüldü. Tehlikeyi fark eden donanmanın çılgınca ateşi yardımına yetişmeseydi, denize dökülecekti. Savaş bitene kadar dar bir kıyı şeridine yapışıp kalacaklardır.

Düşman yarımadanın güney burnuna da üç tümen çıkarmıştı ama bunlar da ilerleyemediler. Türk askeri aynı özveriyi ve savaş yeteneğini bu kesimde de gösterdi. Gelibolu yarımadasında karşılıklı yüz binlerce asker aylar boyunca kıyasıya savaştılar. Bazı kesimlerde siperlerin arası 15-20 metre kadardı. Herkes ölümle yüzyüzeydi. ingilizler bu çıkmazdan kurtulmak amacıyla büyük bir taarruz hazırlığına giriştiler. Anzac Kolordusu yirmi beş bin kişiyle takviye edildi, Arıburnu'nun kuzeyindeki Suvla koyuna dolgun bir kolordu çıkarıldı. Yeni kolordu ile Anzac Kolordusu, savaşı sona erdirmek amacıyla, iki koldan, çevreye egemen tepeler kitlesine ilerleyerek o kesimi ele geçireceklerdi.

[coverattach=3]6 Ağustos'ta (1915) taarruz başladı ve hızla gelişti. Ama bu kez de karşılarında Albay Mustafa Kemal'i bulacaklardı. Bu kesim komutanının kararsızlığı dolayısıyla yerine Mustafa Kemal getirilmişti. 9 Ağustos gece yarısı görevi devraldı ve 10 Ağustos sabahı birliklerini karşı taarruza kaldırdı. Düşman aynı gün ezildi ve Suvla koyunun kıyısına kadar kovalandı.

Ertesi günü de egemen tepeler kitlesinin bir bölümünü işgal etmiş olan Anzac Kolordusunu çıkış hattına kadar geri sürdü, ingilizler bütün ihtiyatlarını karaya çıkarıp talihlerini 21 Ağustos'ta bir daha denediler. Bu, asker sayısı bakımından Çanakkale Savaşı'nın en büyük muharebesidir. Ama Alb. Mustafa Kemal'in komutası altındaki Anafartalar Grubu bu taarruzu da şiddetle kıracak, düşman büyük kayba uğrayacaktır. Bu yenilgi ingilizler için sonun başlangıcı oldu. Aralık 1915 sonunda ve Ocak 1916 başında Gelibolu'yu boşalttılar.
Çanakkale Savaşı ile ilgili İngiliz resmî harp tarihi Mustafa Kemal Atatürk için diyor ki:
"Çanakkale Savaşları'mn kaderinde tek tayin edici rolü oynamış,[coverattach=4] Çanakkale'nin kaderini tayin etmiştir. Kısacası Gelibolu Savaşları, bütünüyle Mustafa Kemal'in üstün deha ve zekâsıyla etkili olduğu bir tarihi anlatır."
Çanakkale zaferinden 19 yıl sonra, Atatürk, dünyaya şu eşi olmayan barış, hoşgörü ve uygarlık mesajını verir: "Bu memleketin topraklan üstünde kanlarını döken kahramanlar! Burada bir dost vatanın toprağındasınız. Huzur ve sükûn içinde uyuyunuz. Sizler, Mehmetçiklerle yan yana, koyun koyunasmız. Uzak diyarlardan evlâtlarını harbe gönderen analar! Gözyaşlarınızı dindiriniz! Evlâtlarınız bizim bağrımızdadır. Onlar bu toprakta canlarını verdikten sonra, artık bizim evlâtlarımız olmuşlardır."
Bu destanı yaratan bütün kahramanları derin bir saygı ile anıyoruz.



Çanakkale War (1915); At the end ofOctober, 1914, the Ottoman Empire entered the First World War on the side of Germany. At the outbreak of the war, Britain and France had already decided to overthrow istanbul. This ıvould strike a mortal blow to the Ottoman state and establish a link to their ally, Russia.

[coverattach=5]But to reach their goal, they needed toforce their zuay through the Çanakkale Straits (the Dardanelles). With istanbul in their minds, a combined fleet mas set up by the British and the French. On the morning of March 18, 1915, after bombarding the gun emplacements at the entrance and up to the middle of the straits, the fleet zoent into action. Twenty-two battleships and cruisers, along with a large number of support vessels and minesıveepers, entered the Çanakkale Straits. An unprecedented hellish fighting broke out between the pomerful warships and an insufficient number ofTurkish gunners. Three ıvarships and three torpedo boats were sunk, and three more warships suffered serious damage. in just seven hours, the combined fleet lost one-third ofitsforce. The fleet commander gave the order to loithdrazv. Britain and France realized that the fleet alone would not be enough to push through the straits. They decided to bring in both land and navalforces. Massive preparations zvere begun. Ships, arms and men were brought from around the globe and massed on the islands opposite the straits. On the night ofApril 14,1915, 308 war and transport ships, landing craft and 70,000 troops set out for the straits. Their aim was to take, at one stroke, the Gelibolu (Gallipoli) peninsula, and thus öpen the road to istanbul. Toıvards morning, the fleet opened heavy fire on the landing sites.

When they believed that no one mas left alive, they began landing at[coverattach=6] several points on the Gelibolu peninsula. At the same time, they made diversionary landings to the south, on the Anatolian shore. The fem units ofTurks on the shore left their shelters andfought to death to try and resist the pomerful enemy. The bloodiest fight in history had begun.

South of the Gelibolu peninsula, there was only one division, whose stnall unitsfought heroically to stop the enemy. But zvave upon zvave of enemy soldiers were coming ashore, their numbers groming ali the time. Behind that division was Lieut. Col. Mustafa Kemal and the 19th Division - but they were only reserves. Assuming that the real landing would be made at the Gulf of Saros, when the landing at Gelibolu began, the army commander had headed north to Saros, leaving no orders behind.

The Anzac army corps came ashore at Arıburnu. They crushed the small units stationed there, and pushed forıoard, step by step, toıvards the heights in the middle of the peninsula that dominated the surrounding area. If they could have taken these heights, it might well have meant the end of the war. it mas at that moment mhen Mustafa Kemal entered the stage ofhistory. Without maitingfor orders, or permission, he immediately sent a regiment into action, and then his division. The Anzac army corps mas halted and pushed back to the shore. Realising the danger, the combined fleet began furious rounds of' shelling. Ifnotfor this assistance, the Anzacs would have been pushed into the sea. As it mas, they mere to remain on a narrom coastal strip until the end of the campaign.

The enemy had also landed three divisions on the northern cape of the peninsula, but these mere unable to push formard. Here, too, the Turkish troops displayed the same military proıvess and heroic sacrifice. Hundreds of thousands of troops fought to deathfor months on the Gelibolu Peninsula. in some areas, the lines mere no more than 15-20 metres apart. Soldiers on both sidesfaced death. İn order to resolve the stalemate, the British prepared a majör offensive. 25,000 troops mere sent to reinforce the Anzacs, and afull corps mas landed at the village of Suvla, to the north of Arıburnu. in order to bring the campaign to an end, the nem corps and the Anzacs moved formard in tıoo formations to try önce again to capture the heights.

The offensive began on August 6, 1915 and developed rapidly. But this time, they mouldfind themselves facing Mustafa Kemal, mho had been brought in to replace the indecisive commander in that section. Mustafa Kemal took över command on the night of August 9. On the morning of August 10, he ordered his men to counterattack. The enemy mas routed that day, and pushed back to the shore at Suvla.


The folloıving day, the Anzac Corps ıvas forced from the heights they had captured back to their starting lines. On August 21, the British tried their luck again. They landed ali their remaining reservesfor ıvhat, in terms ofnumbers, ıvas to be the largest battle in the entire Çanakkale campaign. But under Atatürk's command, the Anafarta group violently repulsed the assault and inflicted heavy casualties on the enemy. That defeat was to be the beginning of the endfor the British. They evacuated Gelibolu at the end ofDecember, 1915 and the beginning ofjanuary, 1916.
The official British history of the Çanakkale campaign described Mustafa Kemal as having played a decisive role in determining the eventual outcome. in short, the history describes the Gelibolu campaign as having been dominated by Atatürk's superior genius and intelligence.
[coverattach=7]Nineteen years after the victory, Atatürk sent the world this peerless message of peace, tolerance and civilisation: "Those heroes who shed their blood and lost their lives...! You are now lying in the soul of a friendly country, therefore rest in peace. There are no differences betıoeen the Johnnies and the Mehmets to us ıvhere they lie side by side here in this country ofours... You, the mothers who sent their sons from countries far aıoay, wipe aıvay your tears. Your sons are now lying in our bosom and are in peace. After having lost their lives on this land they have become our sons as well." With the very deepest respect, we salute the heroes who created this legend.


Uyarı:Burada yer alan kaynaklar ancak sayfaya link verilerek alıntı yapılabilir.


Eklenmiş Resimin Önizlemesi
Çanakkale Savaþý (1915)-savas-panaroma-canakkale-savasi.jpg   Çanakkale Savaþý (1915)-canakkale-savasi1.jpg   Çanakkale Savaþý (1915)-canakkale-savasi2.jpg   Çanakkale Savaþý (1915)-canakkale-savasi3.jpg  

Çanakkale Savaþý (1915)-canakkale-savasi4.jpg   Çanakkale Savaþý (1915)-canakkale-savasi5.jpg   Çanakkale Savaþý (1915)-canakkale-savasi-1915-canakkale-war-1915-.jpg  
Konu kapatılmıştır.

Tags
(1915), çanakkale, savaşı

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Bütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 21:17 .