Nüve Forum


Çocuğum hakkinda çocuk ve okul ile ilgili bilgiler


Okullar Açılıyor... </B>Okul, çocuğun gelişiminde önemli adımlardan biridir. Okula başlama çocuk için yeni ve karmaşık bir sosyal çevreye girmek, birey olarak toplumda yer almak, dış dünyaya açılmaktır. </B>Okul sürecinin başlamasıyla

Cevapla

 

LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 23.08.07, 09:49
nuvekolik
Ziyaretçi
 
İletiler: n/a
Standart çocuk ve okul

Okullar Açılıyor...

</B>Okul, çocuğun gelişiminde önemli adımlardan biridir. Okula başlama çocuk için yeni ve karmaşık bir sosyal çevreye girmek, birey olarak toplumda yer almak, dış dünyaya açılmaktır.

</B>Okul sürecinin başlamasıyla çocuğunuzda kişiliğini kazanmaya yönelik çabalar artar. Çocuğunuz sizi ve başkalarını etkiler. Psikolojik olarak sizden ya da başkalarından etkilenir. Çocuğunuz kendi iç zenginliği ile artık çevreye daha fazla açılmaya başlar. O güne kadar sadece anne babası kardeşi ve kendisi varken, artık dünyada başkalarının da olduğu bilincine varır.

</B>Anaokuluna gittiğinde sınıf arkadaşları sınıf öğretmeni, diğer sınıflardaki çocuklar, diğer sınıfların öğretmenleri, okul müdürü, arkadaşlarının anne ve kardeşleri ile ilkokuldaki çevresi ile çocuğunuz hızlı bir sosyal gelişim sürecine girer.

</B>Çocuğunuz yeni olan bu sosyal ortamda çevresini etkilediği gibi çevresinden de etkilenecektir. Çocukta meydana gelen değişimleri fark edebilmek için öncelikle çocuğun gelişim dönemlerinin özelliklerini bilmek faydalı olacaktır.

</B>Okul ve aile bireylerin eğitiminde birbirlerini tamamlayan oldukça önemli kurumlardır.. Çocuk, aile ve ev ortamının dışında ve ondan farklı olan yeni bir ortama girme, ""okula"" başlama göreviyle erken yaşlarda karşı karşıya kalır. Çocukların büyük bir kısmı okula uyum sağlarken, bir kısmı da uyum sağlamada zorlanırlar. Okula uyum sağlamada zorlanan çocuklarda yaygın olarak görülen temel problem okul korkusudur.

</B>Okul korkusu; okula uyum sağlamada zorluk çeken çocuklarda korku, aşırı öfke, açık organik bir neden olmaksızın kendini iyi hissetmemeyle ilgili şikayetlerle ortaya çıkan, anne-babanın bilgisi dahilinde evde kalma isteğidir. Ayrıca kuvvetli bir endişe nedeniyle çocuğun okula gitmeyi reddetmesi ya da bu konuda isteksiz görünmesidir. Okul korkusu daha ziyade çocuğun okula giderken annesinden ayrılmaya verdiği bir çeşit ayrılma endişesi reaksiyonudur. Çocuk anaokuluna ve ilkokula giderken böyle bir reaksiyon gösterebilir.

</B>Okulun ilk günlerinde bazı sorunlarının yaşanması mümkündür ve doğaldır. Çocuğun okul çağına dek içinde yaşadığı ve uyum sağladığı, kendini kabul ettirdiği ev ve anaokulu ortamından ayrılarak değişik özellikler taşıyan farklı bir ortama geçişi çocuk ve aile için belli bir uyum süreci gerektirir.

</B>Okul hayatının başlangıcı çocuğun yaşamının dönüm noktalarından biridir. Bazı çocuklar bu dönemi çok rahat bir şekilde geçirebilir. Ancak, başlangıçta çeşitli sorunların yaşanması olağan karşılanmalıdır. Bu problemlerin zaman içinde düzeleceğine inanmak ve durumun doğallığını düşünerek abartılı tepki ve çözüm arayışları denememek gerekir. Tek ilgi ve konu merkezi ""okul"" olarak düşünülmemeli. Kaygıyı giderecek farklı, kendisini rahat hissettiği sosyal aktivitelere yönlendirilmelidir..

</B>Yeni çevrenin uyulması gereken kuralları, yeni karşılaştığı öğretmen ve çocukları, üstleneceğini düşündüğü görevler çocuğun uyum sağlamasını güçleştirebilir.

</B>Okula başlarken, zihinsel olarak hazır olmanın yanında sosyal ve duygusal yönden hazır olması da önem taşır. Okula başlamadan önce ailenin okul hakkında çocuğa vereceği bilgiler çocuğun çok yüksek beklentilere yöneltecek türde olmamalıdır. Çocuğa önyargısız ve gerçekçi bilgiler verilmelidir.

</B>Çocuklar için kaygı yaratabilecek düşünceler şöyle sıralanabilir:
***8226; Anne-babasından ve alıştığı ortamdan ayrı kalma endişesi
***8226; Okul içerisinde kaybolma veya okulda unutulma endişesi
***8226; Kalabalık sınıf ortamında kendisiyle ilgilenilmeyeceği, fark edilmeyeceği düşüncesi
***8226; Ders süresinin uzun gelmesi, oynamak istemesi
***8226; Kuralları anlama ve uygulamada zorluk çekeceği düşüncesi
***8226; Başarısızlık endişesi
***8226; Kendi ihtiyaçlarını karşılayamayacağı (yemek, tuvalet vb.) endişesi***8230;

</B>Bu dönemde bütün sorularına cevap arayışı içinde olan çocuğunuza her zamankinden daha yakın olun. Okula gitmemek için yarattığı bahaneleri yadırgamadan dinleyin, kaygılarını paylaşın ve anlayışlı olun. Bu önemli dönemde onları etkileyecek başka olumsuz yaşantılardan veya büyük değişikliklerden uzak tutmaya çalışın. Çocuğu mutlu edecek ve onurlandıracak ödüllerle teşvik edebilirsiniz

</B>Okula Yeni Başlayacak Çocuklar İçin Neler Yapmalı ?
Araştırmalar, beş ilkokul çocuğundan dördünün okulun ilk günü sınıfta gerginlik yaşadığını göstermektedir.

</B>***8226; Çocuğunuzu okulla ilgili olarak önceden bilgilendirin ve okulu gezdirin.
***8226; Güven verin, rahatlatın. Yanında olmadığınızda onun mutlu ve rahat olacağına ilişkin ona güven verin.
***8226; Sakin kalmaya çalışın. Kaygı, özellikle ebeveynle çocuk arasında bulaşıcıdır. Çocuk, kaygı duyduğu, canı sıkıldığı her durumda ne kadar endişelendiğinizi anlamak için size bakacak ve endişeli olduğunuzu gördüğünde, bu kendi korkularının yerinde olduğunu doğrulayacaktır. Bu nedenle ne kadar tedirgin, gergin olursanız olun, dışarıdan bakıldığında sakin ve rahat görünmeye çalışın.
***8226; Okul çıkışında onu tam zamanında alacağınızı ya da servise bineceğini, evde mutlaka karşılayacak bir kişinin olduğunu ona açıklayın. Özellikle kaygılı çocuk, annesinin evde kendisini karşılamayacağı düşüncesiyle okula gitmek istemeyebilir.
***8226; Ona gününüzün nasıl geçeceğini anlatın.
***8226; Vedalaşmayı uzun sürdürmeyin.
***8226; Gerekirse çok kısa bir süre sınıf arkadaşlarından bazıları ile tanışın ve ders programını inceleyin.
***8226; Eve geldiğinde okulda yaşadıklarıyla ilgili onunla konuşun.

</B>Yarında mı Okula Gideceğim?

</B>Okula uyum güçlüğü kuvvetli bir endişe nedeniyle çocuğun okula gitmeyi reddetmesi ya da bu konuda isteksiz görünmesidir. Okula uyum sorunu olan çocuklar, okula olan isteksizliklerini tipik bir biçimde bedensel yakınmaları ile dile getirmeye çalışan, bu nedenle kendilerini evde tutmaları yolunda anne-babalarını ikna etmeye çalışan çocuklardır.

</B>Okula uyum güçlüğü, çocukların bulundukları yaş dönemine ait özelliklerden kaynaklanabileceği gibi, aile tarafından izlenen tutum ve davranışlarla da besleniyor olabilir. Bu noktada çocuğun içinde bulunduğu gelişimsel dönem özelliklerini bilmek önemlidir.

</B>Uyum Sürecinde Yaşanan Güçlükler
Çocukların psikososyal ve zihinsel gelişimleri sırasında karşılaştıkları zorluklarda bulundukları gelişim dönemine uygun olarak farklı tepkiler verdiği bilinmektedir. Kreşe başlama, öğretmen değişikliği, yakın çevreden sevilen birinin kaybı, anne baba tartışması ve kardeş doğumu gibi yaşam olayları karşısında zorlanan çocuklarımız, aslında belirli bir uyum süreci yaşamaktadırlar.

</B>Sözel Olarak İfade Edilemeyen Duyguların, Bedensel Dışavurumu
Çocuklar olumlu ya da böylesi olumsuz duygularını sözelleştirebilmeyi ancak 9***8211;10 yaşlarından sonra kazanmaktadırlar. Başkalarının ne hissettiklerini ise daha sonraki gelişim dönemlerinde öğrenmektedirler. Duyguların sözle ifade edilmediği dönemlerde yaşanan kaygı bedensel tepkilerle belirtilmektedir. Kreşe ya da okula başlamada zorlanan çocukların karın ağrıları olmakta, uyku, iştah ya da davranışları ile ilgili tepkiler görülmektedir. Burada ***8216;***8216;zorlanıyorum***8217;***8217; ya da ***8216;***8216;alışamadım***8217;***8217; olarak anlatılmak istenen duygular, ***8216;***8216;karnım ağrıyor***8217;***8217;, ***8216;***8216;başım ağrıyor***8217;***8217; ya da ***8216;***8216;midem bulanıyor***8217;***8217; gibi bedensel yakınmalarla anlatılmaya çalışılır.

</B>Bu yakınmaların ne kadar zorlanmaya dayalı ruhsal tepkiler olduğu ya da bir bedensel hastalığın belirtisi olup olmadığı sorularının yanıtı anne baba için hiç de kolay olmamaktadır. Sıklıkla bir çocuk doktoruna başvurularak bedensel hastalığa ilişkin kanıtlar aranmakta, çoğu zaman da uzun süreli ayrıntılı incelemelere gerek duyulmaktadır. Çünkü bu dönemde çocuğun ateşi çıkabilmekte, halsizlik, bitkinlik ve iştahsızlık olabilmekte ve çocuk gerçekten acı çekmektedir.

</B>Bedensel Dışavurumun En Sık Yaşandığı Zamanlar
Okula uyum sorunu olan çocukların ağrılar şeklinde kendini gösteren bedensel şikayetleri genellikle sabahları uyanır uyanmaz görünmekte ve okula gitmemelerine karar verilir verilmez de kendiliğinden kaybolmaktadır. Eğer çocuklara öğleden sonra okula gitmeleri önerilirse aynı tür şikayetlerin bir saat içinde yinelendiği görülür.

</B>Kendilerine o gün için okula gönderilmeyecekleri konusunda söz verilirse ertesi gün belirtilerin yeniden ortaya çıktığı dikkatimizi çeker. Hafta sonları genellikle okula uyum güçlüğü olan çocuklar için aktif olabildikleri ve okul baskısı olmaksızın diledikleri biçimde eğlenebildikleri en sevilen dönemdir.

</B>Okula Uyum Güçlüğünün Psikolojik Temelleri
Diğer uyum güçlüklerinde olduğu gibi, okula uyumun güçlüğünün de psikolojik temeli geniştir. Okul korkusu olan çocukların görünüşte korkmak için hiç bir nedenleri yoktur. Aslında onlar için bu korkuya temel teşkil eden noktalar bulunmaktadır. Bunların başında, aşırı baskı ortamının ağırlıkta olduğu bir aile ortamı sayılabilir.

</B>Yapılan araştırmalar, okul korkusunun genellikle annelerine aşırı bağlı çocuklarda sıklıkla yaşandığını göstermiştir. Bu tip annelerde çocuğun ihtiyaçlarına karşı aşırı duyarlılık, tüm gereksinimlerini kendileri karşılama ve sürekli olarak hayal kırıklığına uğratmama çabası olduğu gözlenir.

</B>Okul korkusu olan çocukların babalarında da eşleriyle işbirliği durumu görülür. Bu tip babalar ev ortamında kurallar oluşturma ve takip etme misyonu yerine, sürekli bir huzur ve sükuneti tercih edebilirler.

</B>Okul Korkusunu Tetikleyen Diğer Etmenler
Elbette ki çocuğun okul korkusunun gelişmesinde aile yapısı tek etken değildir. Bunun dışında; değişiklik, sıkıntı, anne ya da babanın bir rahatsızlık yaşıyor olması, evde yangın çıkması, yeni yaşanmış bir hırsızlık olayı da çocuğun evden uzaklaşmasını zorlaştırıp kendini evde bulunmakla sorumlu tutmasına neden olabilir. İşte yaşamın ilk yıllarında oturtulan bu tip bir anne çocuk ilişkisi, çocuğun okula başladığı ilk dönemlerde güçlük yaşanmasına neden olabilir. Genelde aşırı koruyucu ortamlarda yetiştirilmiş bir çocuk, ilk kez bulunduğu okul ortamında doğal olarak korkular yaşayabilir.

</B>Okul Korkusu Olan Çocuklarla Başa Çıkabilmek İçin
Anne Babalara Öneriler


</B>Çocuğunuzun Okuldan Kaçmadığından Emin Olun
Çocuğunuz okuldan ne kadar korkarsa korksun sorunun tek çözümü her gün okula gitmeye devam etmesidir. Çocuğun okula devamını sağlamak ve bundan emin olmak anne babanın sorumluluğundadır. Anne baba olarak çocuğu korktuğu bir şeyi yapmaya zorlamak zor olabilir. Ama onu okula mutlaka göndermelisiniz. Çocuğun evde geçirdiği süre uzadıkça okula dönmesi de o kadar zorlaşır. Evde uzun zaman kalan çocuk evden ayrılmakta güçlük çeker, okula dönme endişesi artar, sınıfa adapte olmakta güçlük çeker ve derslerden geri kalır. Çocuğun okula gitmek istemediği ilk gün ona tepkinizi belirtin; bunun kabul edilemez bir durum olduğunu ve durumun sonuçlarıyla yüzleşmesi gerektiğini aktarın. Çok gerek duyulursa, okula gitmenin yasal bir zorunluluk olduğunu ve yasalara karşı gelinemeyeceğini anlatabilirsiniz.

Çocuğun Okuldan Kaçma Sebeplerini Bulun
Çocuğunuzun okuldan kaçmasının çeşitli nedenleri olabilir. Anne baba olarak çocuğun okuldan sadece sıkılarak mı kaçtığını ya da daha derin bir problemin işareti mi olduğunu ayırt etmek önemlidir. Bu noktada çocukla karşılıklı güven ilişkisi üzerine oturtulmuş sağlıklı bir diyalog, siz ve çocuğunuz için faydalı olacaktır. Çocuğunuzun bir gün boyunca okulda yaşadığı her şey sohbet konusu olabilir. Bu sohbetler sırasında dikkat edeceğiniz tek nokta çocuğun kendini sohbete hazır hissetmesi ve konuşmayı kendinin başlatmasıdır.

</B>Özellikle okulun ilk günü yaşananlar hakkında ayrıntılı konuşmalısınız. Dikkat etmeniz gereken noktalar çocuğun sınıfla, öğretmeniyle uyumu ve arkadaş ilişkileridir. Sınıf öğretmeninin de çocuğun okuldan kaçma nedenleriyle ilgili fikirleri olabilir. Çocuğun sınıf içindeki durumunu en iyi gözlemleyecek kişi öğretmen olduğuna göre okula uyum sorunu ile başa çıkmada veli-öğretmen işbirliğinin önemi açıkça görülmektedir.

</B>Çocuğunuzun Korku Duyduğu Öğretmeni ve Sınıfı Tanımasına Yardımcı Olun
Yeni okula başlayan çocuklarda okul korkusu genellikle okul kavramının tam oturmamasından kaynaklanmaktadır. Çocuğunuzun okul korkusunu yenebilmesinin tek yolu öğretmenine güven duyması ve günlük akışa uyum sağlamasıdır.

</B>Okulun ilk günleri çocuk bir yandan anne baba gözetimi altında olmak bir yandan da çevreyi keşfetmek ister. Bu nedenle sadece okulun ilk günlerinde çocuğun okula anne baba tarafından getirilmesi güven duygusunu destekleyici bir faktör olabilir. Öte yandan, çocuğun okula adaptasyon süresinin çok fazla uzamaması ve öğretmen öğrenci ilişkisinin en kısa zamanda başlayabilmesi için anne baba kısa bir süre sonra yavaşça geri çekilmelidir. Böylece çocuğun okula ait olma hissi zamanla artacak ve endişe oranı azalacaktır.

</B>Her çocuğun evde sahip olduğu ve kendiyle özdeşleştirdiği bazı nesneler vardır. Bunlar evi ve aileyi temsil ettiği için çocuğun yanında bulunabilir. Bu eşyalar yerine yenisi konabilecek, kolay kaybolmayacak eşyalar olarak seçilmelidir.

</B>Kendinizdeki ve Çocuğunuzdaki Ayrılık Endişesini Azaltın
Güven, çocuğun yeni çevrelere uyum göstermesi ve ayrılma zorluklarının üstesinden gelebilmesinde çok önemlidir. Burada yapılması gereken şey anne baba olarak çocuğunuzdan uzakta olduğunuzda bile onu sevdiğiniz ve okul bittiği zaman tekrar bir araya geleceğiniz mesajını vermektir.

</B>Çocuğun okula gideceği ilk gün olumlu olun, onu sevdiğinizi söyleyin ve okulda güvende olacağını belirtin. Eğer okulun ilk günüyle ilgili endişeleriniz çok fazlaysa, çocuğunuzun öğretmeniyle önceden buluşmalı ve bu ayrılığın daha kolay yaşanması için işbirliği yapmalısınız. Bizim çocuğa duyduğumuz güven onun korkularıyla baş edebilmesi için en önemli silahtır.

Okulun ilk günü çocukla birlikte evden çıktığınızda ona sakin, gerginlikten uzak ve mutlu görünmeye çalışmanız önemlidir. Her ne kadar çocuğunuzun okula başlaması belli bir çağın sona erdiği anlamına gelse de kaygılarınızı çocuğunuza yansıtmayın. Çocuğunuz onu bıraktığınız anda tedirginlik yaşarsa onu rahatlatmaya çalışın ve her şeyin yolunda gideceğini söyleyin. Okulla ilgili olumlu bir yaklaşım hem sizin endişenizi belli etmemenizi sağlayacak hem de çocuğunuzun endişesini azaltacaktır.

</B>Korkunun Kaynağını Bulun ve Yok Etmeye Çalışın
Çocuğunuzun okul korkusu, okul içinde maruz kaldığı herhangi bir kötü davranış ya da deneyimden kaynaklanıyor olabilir. Okulun açıldığı bu ilk dönemlerde yaşanan kötü bir tecrübe çocuğun kendini savunmasız hissetmesine, okuldan soğumasına ve kaçmasına neden olabilir. Eğer böyle bir tablo yaşanıyorsa, öncelikle çocuğun sorun yaşadığı arkadaşı ile bire bir diyalog kurması ve kendi başına çözüm yolları araması sağlanmalıdır. Bu yaklaşıma rağmen bir sonuç alınamıyorsa, çocuğumuzun kendini güvende hissetmesini sağlamak için öğretmenden yardım isteyebilirsiniz.

</B>Çocuğunuza Korkularının Üstesinden Gelmesi İçin Çeşitli Yollar Öğretin
Uygulanabilecek bazı teknikler çocuklarımıza korkularıyla yüzleşme ve kontrol altına alma olanağı sağlayabilir. Kolayca uygulanabilecek bu teknikler okul çağındaki çocukların karşılaştıkları güçlüklerin üstesinden gelmede onlara yardımcı olabilir. Bu tekniklerin en başta gelenlerinden birisi ""hayal etme çalışmasıdır"". Bu teknikte çocuktan hoş bir olayı ya da mutlu bir anını hatırlaması istenir. Daha sonra çocuk hayali olarak kendini bu olayın içine sokar ve o anı tekrar yaşamış olur. Kendini zorda hisseden çocuk bu tekniği uyguladığında gevşer ve rahatlar. Bir süre için korkularından uzaklaşmış, mutlu bir olaya odaklanmış olur. Hayali arkadaş yani çocuğun hayali olarak kendini koruyan ve sorunlarını paylaşan bir arkadaş yaratması da bir diğer tekniktir. Bu ve bunun gibi basit teknikler, okula yeni başlayan çocukların korkularıyla baş etmelerinde yardımcı olmak açısından idealdirler.

</B>Evde Kalmaktansa, Okula Gitmeyi Tercih Edilir Hale Getirin
Anne babaların sıklıkla düştükleri hata, çocuklarının okula gitmedikleri günlerde onları evde ödüllendirmeleridir. Bu çoğu zaman farkında olmadan yapılan bir hatadır. O gün kendini iyi hissetmeyen ve evde kalan çocuk, anne ya da babası tarafından sevdiği aktiviteler ile ödüllendirilirse, okuldan kaçma davranışını yineleyecektir. Örneğin hastalık nedeniyle okula gitmeyen bir çocuk, o günü yatakta yatarak geçirmelidir. Eğer çocuk bir okul günü evde kalıyorsa, o günü kitap okuyarak ya da ders çalışarak geçirmelidir. Bu ve bunun gibi kısıtlamalar sizlere evde kalmanın cezalandırılması gibi görünmemelidir. Aksine, sergilenen tavır okuldan kaçma davranışına yönelik pozitif bir yaklaşımınızın olmadığını göstermektedir.

</B>Okul Korkusu Olan Çocuklarla Başa çıkabilmek İçin Öğretmenlere Öneriler

</B>İlk Gün Kendinizi ve Okulu Çekici Kılın
Öğretmenlerin ilk günle ilgili amaçları, öğrencileri sevdiğini göstermek kadar, onlara birçok yeni şeyler öğreteceğini anlatmak olmalıdır.

</B>İlk dersteki izlenim çok önemlidir. Öğretmene ve derse yönelik olumlu ve olumsuz tutumlar ilk derste şekillenmeye başlar. Tüm öğrencilerin katılımıyla gerçekleştirilen bir grup etkinliği öğretmenin kendisini ve dersi çekici kılması adına etkili olabilir.

</B>Küçük öğrenciler öğretime kısa süren derslerle başlamalı, sunu eğlenceli olmalı ve etkinlik grupla birlikte sürdürülmelidir. Bunu öğrencilerin tek başlarına yapabilecekleri çalışmalar izleyebilir. Öğretmen sınıf içinde dolaşarak, iyi çalışma örneklerini ödüllendirmelidir. Böylece iyi çalışmanın kuralları öğretilmiş olur. Daha sonraları çocukların birbirlerini tanıyacakları etkinliklere yer verilebilir.

</B>Çocuk İçin Bir Bilinmez Olan Okul Kavramı Hakkında Konuşun
Okulun ilk günü sınıf içinde sıcak ve samimi bir ortam yaratarak çocuğun okulu reddetme olasılığını azaltabilirsiniz. Özellikle anaokulu, hazırlık sınıfları ve ilköğretimin ilk kademelerinde çalışan öğretmenler yeni gelinen bir çevreye adaptasyon sürecinde çok hoşgörülü olmalıdırlar. Ayrıca öğretmenler tarafından unutulmaması gereken bir diğer nokta da bu ayrılık sürecinde anne babanın da en az çocuk kadar zorluk yaşadığı gerçeğidir. Genellikle okulun ilk günleri öğretmenler için, sınıf içinde her çocuğun tepkisine cevap verecekleri, sabır gerektiren bir dönem olarak karşılarına çıkacaktır.

</B>Anne Babalara Bu Sürecin Normal ve Geçici Olduğu Mesajını Verin
Öğretmenler gelecek öğretim yılında öğrencilerden neler beklenebileceği konusunda anne babaları bilgilendirebilirler. Çocuğun gelişiminin ne düzeyde olduğunu söyleyebilirler. Anne baba çocuğun gelişimi konusunda bir endişe yaşıyorsa benzer zorluklara diğer çocuklarda da rastlanabildiğini, bu davranışının yaşına göre normal olduğunu, bu dönemi atlatmasını kolaylaştırmak için neler yapabileceğini, eğer ciddi boyutlarda bir problem yaşanıyorsa neler yapabileceğini açıklayabilirsiniz.

</B>Diğer Çocukların Uygulayabileceği Korkutma ve Alaya Karşı Dikkatli Olun
Alay etme, dışlama dikkatli gözlemler sonucunda fark edilebilir. Bu tür olumsuz davranışlarla karşılaşan öğrencilere öğretmenleri destek olmalı ve güvenini tekrar kazanması için yardım etmelidir. Aynı zamanda alay eden, dışlayan öğrenciye de olumsuz davranışının yaratabileceği sonuçlar çocuğun anlayabileceği tarzda anlatılmalıdır.

</B>Çocuğun Yaşadığı Zorlukların Üstesinden Gelmesinde Ona Yardımcı Olun
Çocuğun yaşadığı ayrılma zorluklarının üstesinden gelmek için öğrencinin okula biraz daha erken gelmesi sağlanabilir. Böylece çocuğun okula uyum sağlamasına yardımcı olunabilir. Aynı zamanda okuldan ayrılma sırasında ona ekstra destek sağlanabilir. Öğretmen ayrıca çocuğa gün içinde destek ve cesaret vererek yanında olduğunu hissettirmelidir.

</B>***8226; Öğretmen çocuğun sınıf içinde mutlu olabilmesi ve sınıf ortamına katılımın sağlanması konusunda gerekli desteği göstermeye hazır olmalıdır.
***8226; Öğretmen çocuğu rahatlattıktan sonra ona bazı görevler ve sorumluluklar vererek önemini ve işlevini vurgulamalıdır.

</B>Kaynakça:
***8226; Haluk Yavuzer; Okul Çağı Çocuğu
***8226; Ümran Korkmazlar; Ana Baba Okulu
***8226; Lütfü İlgar;Yaşadıkça Eğitim Dergisi
***8226; YA-PA Yayınları Anaokulundan İlkokula

















Okulu oyun dünyası olarak göstermeyin

Çocuğun okul fikrine alışma sürecinde en önemlisi, yeni adım atacağı bu dünyayı önceden tanıması. Anne babaların çocuğun daha sonra hayal kırıklığı yaşamaması için, okul hakkında gerçek bilgiler vermesi gerekiyor..

Okul, çocuğun gelişiminde önemli adımlardan biridir. Okula başlama çocuk için yeni ve karmaşık bir sosyal çevreye girmek, birey olarak toplumda yer almak, dış dünyaya açılma anlamını taşır. Okul sürecinin başlamasıyla çocuğunuzda kişiliğini kazanmaya yönelik çabalar artar. Çocuğunuz sizi ve başkalarını etkiler. Psikolojik olarak sizden ya da başkalarından etkilenir. Çocuğunuz kendi iç zenginliği ile artık çevreye daha fazla açılmaya başlar. O güne kadar sadece anne, babası, kardeşi ve kendisi varken, artık dünyada başkalarının da olduğu bilincine varır.

YENİ BİR SÜREÇ BAŞLIYOR
Anaokuluna gittiğinde sınıf arkadaşları sınıf öğretmeni, diğer sınıflardaki çocuklar, diğer sınıfların öğretmenleri, okul müdürü, arkadaşlarının anne ve kardeşleri ile ilkokuldaki çevresi ile çocuğunuz hızlı bir sosyal gelişim sürecine girer. Çocuğunuz yeni olan bu sosyal ortamda çevresini etkilediği gibi çevresinden de etkilenecektir. Çocukta meydana gelen değişimleri fark edebilmek için öncelikle çocuğun gelişim dönemlerinin özelliklerini bilmek faydalı olur. Okul ve aile, bireylerin eğitiminde birbirlerini tamamlayan oldukça önemli kurumlardır. Çocuk, aile ve ev ortamının dışında ve ondan farklı olan yeni bir ortama girme, "okula" başlama göreviyle erken yaşlarda karşı karşıya kalır. Çocukların büyük bir kısmı okula uyum sağlarken, bir kısmı da uyum sağlamada zorlanır.

BİLGİLENDİRME ÇOK ÖNEMLİ
Çocuğu, okula başlamadan önce okula gideceği konusunda bilgilendirmek ve psikolojik olarak okula hazırlamak çok önemlidir. Aileler okullar açılmadan birkaç ay önce çocuğa okula başlayacağını söylemelidir. Çocuk hangi okula gideceği, okulun nasıl bir yer olduğu, okulda arkadaşları ve öğretmenlerle birlikte neler yapacağı konularında bilgilendirilmelidir. Çocuğun hangi okula gideceği konusunda da fikrinin alınması önemlidir. Çocuk bu kararın alınmasında katkısının olduğunu düşünürse okulunu daha çok sever ve motivasyonu artar. Ayrıca, ailesinin kendi kararlarına değer verdiğini düşünür ve böylece kendine güveni de artar. Okul açılmadan birkaç hafta önce çocuğun okulu ziyaret etmesi, sınıfları, bahçeyi gezmesi sağlanmalıdır. Çocuk okul konusunda ne kadar çok bilgi sahibi olursa, okula başladığında yaşayacağı korku ve kaygı da o kadar az olur. Bu nedenle, yalnız okul konusunda değil, çocuğun maruz kalacağı olaylar, kişiler ya da durumlar konusunda önceden bilgilendirilmesi çocuğun ruh sağlığını koruyucu bir etkiye sahiptir.

















En büyük karşılaşmaya hazırlanırken...


Yaşar Özay



YENİ öğretim yılı 17 Eylül 2007 Pazartesi günü başlıyor. Bu yıl, 15 milyon öğrenci ve 620 bin öğretmen ders başı yapacak. Geçen yıl olduğu gibi ilköğretime yeni başlayacak öğrenciler için "okula uyum programı" çerçevesinde ders zili 10 Eylül 2007 Pazartesi günü çalacak. Bu yıl ilköğretimde 1.5 milyon, anaokullarında ise 400 bin öğrenci ilk defa okula merhaba diyecek. Yeni öğretim yılında öğrenciler kadar aileler de heyecanlılar. Eğitimin ilk basamağında olan çocukların en büyük korkuları okul. Uzmanlar, bu korkuyu anne ve babaların da yaşadığını belirtiyor. Öğrenci velilerinin kafalarında okul ve çocukla ilgili binlerce soru var. Çocuğum okula uyum sağlayacak mı? Okulda nasıl beslenecek? Okul fobisini nasıl yenecek? Aile olarak çocuğuma nasıl destek verebilirim? Okulun ilk günü neler yapmalıyım? Çocuğunuz öğretmeniyle anlaşabilecek mi? Bu soruların sayısını çoğaltmak mümkün. Gazeteniz SABAH bu yazı dizisinde öğrenci velilerin tüm sorunlarına eğitim uzmanları ve psikolojik rehberlik birimi uzmanlarına sorarak çözüm önerileri hazırladı. Çocukların okula anlamlı ve mutlu bir başlangıç yapmaları için velilerin yapması gerekenleri belirledi. Çocuğunuzun okula yaratıcı, mutlu ve deneyimlerle dolu bir başlangıç yapmasını istiyorsanız, bu yazı dizisini kaçırmayın.











Bütün hazırlıklarda onun da fikrini alın


ÇOCUKLARIN başarılı bir okul hayatı yakalamaları ve onlara bu dönemde yardımcı olmaları için anne babalara bazı görevler düşer:

* Çocuğunuzu okula başlamadan önce bilgilendirmek ve psikolojik olarak hazırlamak önemlidir. Hangi okula gideceği okulda neler yapacağı, arkadaşları ve öğretmenleri ile birlikte okuma yazma öğreneceği konularında bilgi verilmelidir. Başlayacağı okulu ve sınıfı önceden gidip birlikte gezilmelidir.

* Çocuğa ilkokul abartılarak çok eğlenceli ve çok mutlu olacağı bir yer olarak aktarılmamalı. Daha sonra hayal kırıklığına uğramaması için gerçekçi yorumlar yapılmalı.

* Okul alışverişi ve kırtasiye malzemeleri seçilirken çocuğun fikri sorulmalı.

* Anne babalar çocuğa kendi okul yaşantılarıyla ilgili güzel anılarını anlatarak okulu sevdirebilir. Bunun dışında okuma yazma öğrendiklerinde nasıl kazançları olduğunu çocuğa aktarabilir.

* Evde yaşına uygun kurallara uyan çocuk okulda uyması gereken kuralları çabuk benimser. Evdeki ve okuldaki kuralları benimseyen çocuğun sorumluluk duygusu gelişir. Bunun başarılı okul yaşamı için önemi büyüktür.

* Çocukların okula uyumunu sağlamak amacıyla okulların rehberlik servisleri adaptasyon çalışmaları yapar. Buna rağmen çocuk hâlâ okula gitme konusunda isteksiz hırçın ve saldırganca davranışlar gösteriyor ve uyumsuzluk yaşıyorsa bir uzmandan yardım alınmasında fayda vardır.

Konu nuvekolik tarafından (28.08.07 saat 14:03 ) değiştirilmiştir..
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 24.08.07, 21:01
nuvekolik
Ziyaretçi
 
İletiler: n/a
Standart Cevap: çocuk ve okul

İlk gün sendromuna karşı panzehir, ilgi


Yaşar Özay



Okuldaki ilk gün, aynı zamanda çocuğunuzun hayatındaki en kritik dönüm noktalarından da biri. Siz rahat ve ilgili davranırsanız, o da bu günü stressiz atlatır..

İlk okul günü çocukların hayatlarında önemli yer tutar. Yıllar geçse de ilk okul gününde yaşanan olaylar unutulmaz. Bu önemli günde çocuk en duyarlı durumdadır. Her karşılaştığı olay, anne ve babasın tutumu çocuğu aşırı derecede etkiler. Anne ve babasından ilk defa ayrılacağı için yalnız kaldığında ne yapacağını düşünür. Genç beyninde farklı hayaller kurar. Bu görüntüsü anne ve babasını da etkileyebilir. Okul günü evdeki aşırı stres çocuğun üzerinde ağır bir yük getirebilir. Psikolog Buğra Kara, bu stresler için şu önerilerde bulunuyor:

İLK GÜN KENDİNİZ ALIN

*
Birlikte evden çıktığınızda, çocuğunuza sakin ve mutlu görünmeye dikkat edin.

* Birlikte, güzel bir kahvaltı yapın.

* Çocuğunuz, onu bırakacağınız an tedirgin görünmeye başlarsa, ona her şeyin yolunda gideceğini, arkadaşlarının ve öğretmeninin onu sabırsızlıkla beklediğini ifade edin.

* Vedalaşmanızı kısa tutun ve okuldan ayrılın. Okul sırasında siz yanında olmasanız da çocuğunuz stresle baş edebilecek, sınıfına girdiği birkaç dakika içinde rahatlayacaktır.

* Ayrılmadan önceki konuşmanızda çocuğunuza, okul çıkışı, tam zamanında onu almak için geleceğinizi söyleyin. Özellikle okulun ilk günü, zorluk yaşayan çocuğunuzu servise bindirmek yerine, anne-babadan birinin gelip alması ve verilen sözün tutulması çok önemlidir.

AKŞAM OKULDAN BAHSEDİN

*
Eve geldiğinizde, çocuğunuzun okulda yaşadıklarıyla ilgili onunla konuşun. Her gün, okuldan sonra, eğer isterse okulda yaşadıklarını anlattığında onu zevkle dinleyeceğinizi ifade edin.

* Bir sonraki gün için, çocuğunuzun giysilerini ve çantasını birlikte hazırlayın. Çocuğunuzun erken yatmasına dikkat edin. Bilinçli ve samimi tutumunuz sonucu çocuğunuz bu düzene yavaş yavaş uyum sağlayacaktır. Siz ve çocuğunuz zor bir gün geçirmişseniz, anne-baba olarak kendinizi ve tutumlarınızı değerlendirebilirsiniz.

* Çocuğunuzun bu mutlu başlangıcını ilk günün akşamında minik bir parti ile kutlayabilir, ailenizle birlikte duygu paylaşımı yapabilirsiniz.
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 24.08.07, 21:01
nuvekolik
Ziyaretçi
 
İletiler: n/a
Standart Cevap: çocuk ve okul



Tek çocuk sorun mu?

Tek çocuğun davranışlarındaki problemlerin sorumlusu anne ve babalar. Disiplinde tutarsızlık olmaması gerekiyor. Çocuğun üç yaşından sonra bir yuvaya verilmesi öneriliyor..


PSİKOLOG Acelya Şahin tek çocukların, diğer bütün çocuklar gibi problemsiz bir yaşam sürdürebileceklerini, önemli olanın, anne - babaların onlara karşı tutumları olduğunu söyledi. Günümüzde tek çocuklu ailelerin sayısının giderek artığına dikkat çeken Psikolog Şahin, ikinci bir çocuk yapmanın anne ve babaların en zor aldıkları kararların başında geldiğini ifade ediyor. Şahin'in verdiği bilgiye göre, tek çocukla yetinen aileler onu aşırı koruma ve kollama eğilimine girebiliyor, ortaya çıkabilecek her türlü problemde kendilerinde bir hata aramaya başlıyorlar. Bu da çocuğa uygulayacakları disiplinde dengesizliklere yol açıyor. Şahin "İlk üç yılda bütün çocuklar tek bir kişinin sürekli ilgisine muhtaçtır. Ancak 3 yaşından sonra tam bir sosyalleşme ve birey olma dönemine girilir. Yuva gibi sosyal bir kuruma gitmek çocuğun sosyal ihtiyaçlarını karşılamak için önemlidir" diyor.

İLKOKULA başlamadan önce çocuğun ana sınıfına veya kreşe gitmiş olması okula adaptasyon sürecini çok kolaylaştırır ve kısaltır. Çocuklar eğitim hayatına başlarken izlenebilecek en sağlıklı ve doğru yol günün belli saatlerinden tüm güne haftanın belirli günlerinden tüm haftaya doğru kademeli bir geçiştir. Örneğin, çocuğun anaokuluna haftada iki yarım gün başlayıp üçdört aylık bir zaman içerisinde beş tam gün okula gitmeye başlaması daha sağlıklıdır. Böylece çocuk okula daha kolay adapte olur.


Kendi okul anılarınızdan bahsetmeniz, çocuğun olumsuz değerlendirmelerinin önüne geçip alışmasını sağlayabilir.

* Anne-babalar çocukları hiç bir zaman okula göndermekle tehdit etmemeli ve okula gitmeyi bir ceza olarak sunmamalıdır.

* Bazı çocukların okula başlama dönemleri kardeşlerinin doğduğu döneme denk gelebilir. Çocuk ev ortamından kardeşi nedeniyle uzaklaştırılıyor düşüncesine kapılabilir. Anne-babanın bu durumda daha dikkatli olması gerekir.
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 25.08.07, 13:42
nuvekolik
Ziyaretçi
 
İletiler: n/a
Standart Cevap: çocuk ve okul

Nedensiz karın ağrısı korkunun belirtisi


Yaşar Özay



Okula yeni başlayan çocuğunuz karın ve baş ağrısı, mide bulantısı gibi sorunlar yaşıyorsa, şikâyetlerinin nedeni fiziksel değil tamamen psikolojik olabilir..

Okula adapte olamayan çocukların bazılarında "okul korkusu" diyebileceğimiz bir sorun ortaya çıkar. Çocuk okula gitme konusunda isteksizlik gösterebilir. Hatta, kimi çocuklarda çok sık ağlamalar veya sabah okula giderken huysuzlanma, inatçılık yapma gibi şikayetler görülebilir. Okul korkusu bazı çocuklarda kusma, mide bulantısı, karın ağrısı, baş ağrısı ya da uykusuzluk gibi belirtilerle kendini gösterebilir. Anne-babaların okula yeni başlayan çocuklarında gördükleri bu tip belirtileri yalnızca fiziksel bir rahatsızlık olarak değerlendirmemeleri, bunun okula adaptasyon güçlüğü nedeniyle ortaya çıkabilen psikolojik bir sorun da olabileceğini göz önünde bulundurmaları gerekir.

KURALLARA UYMAMA
Bunun dışında, okula gitme konusunda bir sorun yaşamadığı halde, okuldaki düzene uyum sağlamak konusunda sorun yaşayan çocuklar da vardır. Bu tip çocuklar okuldaki kurallara uyum sağlamada sorun yaşarlar. Bu davranışlarının altında aileye karşı öfke ve güvensizliği ifade etme isteği yatıyor olabilir. Ancak, gerek okul korkusu gerekse okul uyumsuzluğu konularında aile bir uzmandan yardım almalıdır. Çünkü okul yaşamının başlangıç döneminde bu tip sorunlar yaşayan çocukların tüm öğrenim yaşamları olumsuz etkilenebilir. Ayrıca, tamamen bu soruna bağlı olarak bir takım psikolojik sorunlar da ortaya çıkabilir.
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 25.08.07, 13:43
nuvekolik
Ziyaretçi
 
İletiler: n/a
Standart Cevap: çocuk ve okul



Ödevlere yardım etmek doğru bir yöntem mi?




ANNE-babaların ders konusundaki yaklaşımı mümkün olduğunca olumlu olmalıdır. Çocuğa derslerini yapması konusunda zaman zaman hatırlatmalarda bulunmak doğaldır, ancak bunu yaparken anne-babanın kullandığı üslup önemlidir. Anne-baba, ödevlerin yapılması konusunda bir sorun ortaya çıktığında, çocuğun ödevini yapmak yerine çocukla birlikte ve çocuğu yönlendirerek sorunu çözmelidir. Çocuk "Becerikli değilim, annem-babam bu sorumluluğu verebilecek kadar bana güvenmiyor, güvenilir değilim" diye düşünebilir. Bu, çocuğun kendine güveninin azalmasına yol açar.

Yayın tarihi: 25 Ağustos 2007, Cumartesi
Web adresi: SABAH - 25 Ağustos 2007, Cumartesi - Ödevlere yardım etmek doğru bir yöntem mi?
Tüm hakları saklıdır.
Copyright © 2003-2007, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.

Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 25.08.07, 13:43
nuvekolik
Ziyaretçi
 
İletiler: n/a
Standart Cevap: çocuk ve okul

Anaokulunda ilk gün stresi

OKULA yeni başlayan her çocuk aynı tepkiyi göstermez. Anaokuluna başlayan çocukların zaman ve uzaklık kavramı tam oturmadığı için, ilk kaygıları bu yönde olur, "Evimize ne kadar uzaklıktayım? Annem beni alacak mı? İhtiyaçlarımı kime söyleyeceğim? Ev kuralsız bir yerdi. Her şeyi kuralla yapacak olmak sıkıcı."

FAZLA ZORLAMAYIN
Çocuk, bu soruların cevaplarını yaşayarak öğreneceği için kaygıları da yüksek olmaktadır. İlk gün okulda 1- 2 saat kalmak, annesinin onu ne zaman alacağını saat üzerinden göstermesi, öğretmenle tanıştırıp, nasıl yardımlar isteyeceğini anlatması çıkacak sorunları azaltabilmektedir. İlk birkaç gün çocuğun görebileceği bir yerde oturup oradan ayrılmamak da yararlı olabilir. Daha önce okula gitmemiş bir çocuk için 10 günü aşan ve hiç azalmayan uyum sorunları varsa anaokuluna gitme durdurulmalıdır. Çünkü, çocuk okula gitmek için henüz hazır değildir. Daha önce anaokuluna gitmiş çocuklarda uzun tatil sonrasında okula dönüş güç olabilir, ama okul, tanıdıkları bir yer olduğu için, burada yaşanan kaygı daha kısa sürede atlatılabilmektedir. Taviz vermeden eski düzeni içinde çocuğun anaokuluna gidip gelmesi sağlanmalı ve çocuğun evde kalmasına izin verilmemelidir.
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 26.08.07, 09:01
nuvekolik
Ziyaretçi
 
İletiler: n/a
Standart Cevap: çocuk ve okul



Okul korkusu


Yaşar Özay



Çocuğun uyum sağlamasını engelleyen korkulardan biri de okul korkusudur. Üstünde durulmazsa çocuğun eğitim sürecini ciddi olarak etkiler..


Çocuklar için korku da, diğer duygular gibi normal yaşamın bir parçasıdır. Çocukların korkularını ifade edebilmeleri olumlu ve sağlıklı büyümelerini sağlar. Normal korkular, çocuğun çevresine uyum sağlamasının ve kaygılarla baş etmesinin bir yoludur. Diğer bir ifadeyle, çocukların güvende olmalarını sağlamada korkunun da rolü vardır. Çocuğun uyum sağlamasını engelleyen korkular da vardır ki, bunlardan biri de okul korkusudur. Okul korkusunun her çocukta rastlanan bir durum olduğu söylenemez. Ancak, ortaya çıkması halinde, çocuğun akademik yaşantısını olumsuz etkileyebilir.

ÖZELLİKLERİ

*
Okul korkusu olan çocuk, okulu sever ve okula gitmeyi başarırsa örnek bir öğrenci olabilir.

* Genelde aile bireyleri dışındaki yabancı kişilerle sosyal ilişki kurmakta güçlük çeker ve utangaçtır.

* Genellikle başarı kaygısı olan uslu, uyumlu, aşırı onay bekleyen, ailesine bağımlı çocuklardır.

* Okul korkusu, okula giden çocukların yaklaşık yüzde 2'sinde görülmektedir.

* Yanında anne ya da babası olmadan sınıfa girmek istemez.

* Evde kaldığı sürece mutludur.

* Arkadaş ilişkilerinde ve sosyal faaliyetlerde etkindir.

* Liseye gidenlerde de görülebilir ancak belirtiler ilkokula başlayan çocuktaki kadar kuvvetli ve zorlu değildir. Yaş büyüdükçe görülme sıklığı azalmaktaysa da tedavi güçleşmektedir.

* Okul korkusu, okuldan kaçma ve okul fobisi ile karıştırılabilmekte, bazen bu üçünü birbirinden ayırmak güç olabilmektedir. Ancak aslında hem belirtiler hem de davranışı ortaya çıkaran etkenler farklıdır.

OKULDAN KAÇMA
Okuldan kaçmada, okul korkusu yoktur, bedensel yakınmalar çok seyrek görülür, saldırgan davranışlar ve umursamazlık vardır. Disiplin sorunu çok fazladır. Öğrenme ve başarı motivasyonu genellikle düşüktür. Evde çocuğa karşı ilgi azdır ve sevgisiz bir ortam vardır. Çocuğun okula gitmediğinden anne babasının bilgisi yoktur. Çünkü okula gitmediği zaman genellikle evde kalmaz.

OKUL FOBİSİ
Okul fobisinde, çocukta çeşitli derecelerde psiko-somatik belirtiler görülür. Bunlar; mide bulantısı, karın ağrısı, kusma, baş dönmesi şeklindeki bedensel yakınmalardır. Bu yakınmalar, sabahları okula gitmeden önce ya da pazar akşamları görülür. Okula gitmeyeceği söylenince tüm yakınmalar biter. Okulda disiplin sorunu yoktur. Öğrenme ve başarı motivasyonu genellikle yüksektir.


OKUL fobisinde, çocukta çeşitli derecelerde psiko-somatik belirtiler görülür. Bunlar; mide bulantısı, karın ağrısı, kusma, baş dönmesi şeklindeki bedensel yakınmalardır. Bu yakınmalar, sabahları okula gitmeden önce ya da pazar akşamları görülür. Okula gitmeyeceği söylenince tüm yakınmalar biter. Okulda disiplin sorunu yoktur. Öğrenme ve başarı motivasyonu genellikle yüksektir.

Yayın tarihi: 26 Ağustos 2007, Pazar
Web adresi: SABAH - 26 Ağustos 2007, Pazar - Fobik bir hal
Tüm hakları saklıdır.
Copyright © 2003-2007, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.



Okul korkusu belirtileri

* Heves ve enerji kaybı oluşmaya başlamışsa,

* Alıngan ve sinirli olma halinde arttıysa,

* İştahsızlık ve uykuda huzursuzluk varsa,

* Okul etkinliklerine karşı pasif, içe kapanık ve utangaç davranıyorsa,

* Okulda ve evde daha çok nedensiz ağlamaya, kavga etmeye ve dikkat çekmeye çalışmaya başladıysa,

* Evde kalmak ve okul ödevlerini kaçırmak arasında seçim yapamayıp aşırı kaygılı olduysa,

* Sık sık hasta olmadığı halde baş veya karın ağrısı bahane ederek şikâyet ediyorsa,

* Okula giderken ağlama, hastalanma ya da okula gitmeyi istememe davranışları geliştiriyor ve evde kalınca bunlar kayboluyorsa,

* Bir sef e r d e günlerce okula gitm e d i ğ i oluyorsa,

* Okula gitmediği için suçluluk duymuyorsa...


Korkunun nedenleri

Okula bağlı nedenler
* Kuralcı bir öğretmen ya da başka bir okul personeli,

* Uygun olmayan bir sınıf içi yerleştirme,

* Teneffüs, sesli okuma, sınıf önünde ders anlatma, beden eğitimi gibi etkinliklerden korkup, gerçekleştirmede güçlük çekmesine rağmen bunları yapması için zorlanması,

* Okulda ya da okul yolunda fiziksel olarak tehdit edici bir yerin yada birilerinin olması,

* Okulda hırpalanmasına, reddedilmesine veya kavga etmesine yol açacak bir sosyal beceri eksikliği.

Ailevi nedenler
* Asıl korkulan şey okul değil evden, anneden ayrılmaktır

* Aile bireylerinin birbirlerine aşırı bağlı ve çoğu zaman bağımlı olması,

* Anne ve babanın çocuğun kendilerine bağlı ya da bağımlı kalmasını istemesi,

* Anne babanın kendilerine ve çocuklarına bir şey olacağı konusunda yoğun kaygı duyması,

* Çocuğun, anne ya da babasının yokluğunda kendisine ya da anne babasına bir şey olacağından korkması,

* Boşanma, anne veya babanın başka biriyle evlenmesi,

* Maddi sorunlardan kaynaklanan stresli bir ev yaşamı,

* Çocuğun yeni bir kardeşin doğması, taşınma, hastalık, yakın birinin ölümü gibi bir stres faktörünün olması.
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 27.08.07, 16:49
nuvekolik
Ziyaretçi
 
İletiler: n/a
Standart Cevap: çocuk ve okul



Öğrenmenin farklı çeşitleri var


Yaşar Özay



Çocuğunuzun dağınık masasına hemen müdahale etmeyin. Onun öğrenme yönteminden kaynaklanabilen bu dağınıklıkta, kendine has bir düzen olabilir..


HERKES öğrenebilir ama herkes aynı şekilde öğrenemez. Bir çocuğun öğrenme stilini belirleyip gerekli düzenlemeleri yaparak başarısı artırılabilir. Okullar açılmadan çocuğunuzun nasıl öğrendiğini keşfedin. Öğrenim Stili testi İstanbul'da Bilfen Okulları ile Ankara Maya Okulları'nda gerçekleştiriliyor. Bilfen İlköğretim Okulları Koordinatörü Nurşen Kayatürk, Bireysel Öğrenme Modeli adı altında yapılan test sonucunda ortaya çıkan özelliklere bakarak ailelerin çocuklarının başarısını arttırabileceklerini, bu konuda okul olarak onlara destek vereceklerini söyledi.

Görsel öğrenenlerin özellikleri
* Çalışmalarında harita, grafik, resim kullanmayı tercih eder.

* Şekilleri üç boyutlu düşünebilir.

* Yalnız çalışmayı tercih eder.

* Sessiz ortamda çalışmaktan hoşlanır.

* Dinleme aktivitelerini sevmez.

* Sözlü yönergeleri takip etmekte zorlanır; arka arkaya talimatta kafası karışır.

* Çalıştıkları masa ve oda düzenlidir.

* Kavramı gözünde canlandırır.

* Çalışırken renkli kalemlerle çalışmayı, önemli yerlerin altını çizmeyi sever.

* İsim ve olayları not alarak öğrenir.

* Görünüş ve kıyafetine özen gösterir.

Aileye öneri:

*
Çalışırken masası dağınık bile gözükse kendine has bir düzeni olduğundan müdahale etmeyin. Çünkü bu durum çocuğunuz için bir düzendir ve çalıştığı konuyu hatırlamasına yardımcı olur. Unutmayın ki, tarihte parlak zekalarıyla ünlü pek çok zeki isim, aynı zamanda dağınıklıklarıyla da dikkatleri üzerine çekmiştir.

* Eğitim araçları arasında bulunan görsel materyallerden, değirlerine göre daha fazla etkilendiğinden televizyon ve bilgisayar onun için birer öğretim aracı olarak kullanılabilir. Ancak kullanım saati belirli olmazsa ve izlenen programlar konusunda seçici davranılmazsa bunlar onun için bir tuzak haline gelebilir.

* Ders çalışırken konu ile ilgili kavram haritası oluşturması ve kendine has resimli notlar alması başarısını destekler.



DİNLEYEREK öğrenmeyi tercih eder. Sözel yönergeleri izlemekte başarılıdır. Kolay ezberler ve ezberlediklerini kolay hatırlar. Yabancı dilde başarılıdır. Çalışırken müzik dinlemeyi sever. Okumaktansa dinlemeyi tercih eder. Okurken dudaklarını kıpırdatır; okuma hızları düşüktür. Yazılıdan ziyade sözlü sınavda başarılı olurlar.

Aileye öneri:

*
Dinlediği konuları, size anlatmasını isteyin. Okuma becerisini geliştirici çalışmalar yaptırın.

* Ödevlerini yaparken soruları sesli olarak tekrar etmesinin onun için yararlı olacağını anlatın. Çalışırken arka planda sözsüz müzik çaldığında onu engellemeyin.

TAKLİT ederek, deneyerek, dokunarak öğrenmeyi tercih eder. Laboratuar ortamında öğrenmekten çok hoşlanır. Masa başında uzun süre oturamaz; çalışırken yere uzanır veya yatakta çalışır. Kısa periyotlarda ve hareket ederek çalışır. Yazım hatalarını çok yapar. Okumayı sevmez. Eşyalarının dağınık olmasından rahatsız olmaz.

Aileye öneri:

*
Ders çalışırken küçük molalar verip yerinden kalkmasına ve hareket etmesine izin verin.

* Çalıştığı konuyu uygulamasına olanak sağlayın. En iyi yaparak öğrendiğini unutmayın. Zaman zaman ayakta çalışmasını sağlamak için, odasında ayaklı yazı tahtası bulundurun



Çocuklar bilgisayarla ne zaman tanışmalı?

26 YILLIK eğitimci Florya Bahçeşehir Koleji Müdürü Sedat Karan, ailelerin bilgisayar çağında en büyük problemlerinden birinin çocuklarının bilgisayar ile ne zaman tanışması gerektiği konusu olduğunu belirterek, şu önerilerde bulunuyor: "Bilgi aracı olan eğitimin vazgeçilmesi sayılan bilgisayarlar, çocukların elinde bilgi, oyun ve zararlı bir alete dönüşmektedir. Bu konuda yapılan yasaklamalar, sıkı kontrollar sonuç vermemektedir. Çünkü üretilen bilgisayarlar yetişkinler için üretilmiştir. Son yıllarda ABD'de bu konuya çözüm bulmak için Inter okul bilgisayarları üretildi. Dünyanın en büyük şirketlerinden biri olan Intel'in üretiği bu bilgisayarlar okul çantası özelliği taşımaktadır. Öğrenciler tüm okul bilgilerini bu çanta yardımıyla ulaşabilmekteler. Ayrıca aileler evlerinden çocuklarının neler yaptığını izleyebilmekte, çocuklarıyla haberleşebilmekteler. Bu açıdan çocukların bilgisayar ile tanışma yaşının 7 olması gerektiğini düşünüyorum. Tüm eğitim kurumlarının destekleyici eğitim aracı olarak hazırlanan okul bilgisayarlarını kullanmaları gerektiğini düşünüyorum."






Öğretmenler zorlamalardan kaçınmalı

BİLFEN İlköğretim Okulu Rehberlik Bölüm Başkanı Psikolojik Danışman Başak Cenani çocukların okul korkusunu atlatmaları için annebabalar ile öğretmenlere önerilerde bulundu.

* Çocuğun okulda kendini terkedilmiş hissetmesine yol açacak davranışlardan kaçınmalıdır

* Kaygısı anlayışla karşılanmalı naz, numara yapıyorsun gibi şeyler söylenmemelidir. Çünkü çocuk gerçekten kaygı duymaktadır.

* Okulda çocuğun ilgisini çekecek sınıf içi aktiviteler çoğaltılabilir.

* Çocuk sınıf içi çalışmalara katılmaya zorlamaktan kaçınılmalı, başlangıçta kolaylıkla üstesinden gelebileceği görevleri alması için yüreklendirilmelidir.

* Özendirme girişimleriyle birlikte artan oranlarda, gerekirse önce bir saat, sonra yarım gün ve sonunda tam gün okula gelmesi sağlanabilir.

* Annelerinde okula gelmeleri ve çocuk kendini rahat hissedinceye kadar kısa bir süre sınıfta oturmaları sağlanabilir.

* Çocuk okuldan uzak kalmamalıdır, sınıfa girmiyorsa bile okul bahçesinde durabilir.
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 30.08.07, 18:28
nuvekolik
Ziyaretçi
 
İletiler: n/a
Standart Cevap: çocuk ve okul

Psikiyatrist Prof. Dr. Arif Verimli, okul fobisinin bir çocukluk hastalığı olduğunu belirterek, ailelerin bu konuyu ciddiye almalarını istedi.

Aksi halde hastalığın kronikleşeceğini söyleyen Verimli, 6-11 yaş arası çocuklarda daha sık görülen okul fobisinin, kız öğrencilerde görülme oranının yüzde 13, erkek öğrencilerde görülme oranının ise yüzde 9 olduğunu bildirdi.

"Okul korkusu da diyebileceğimiz okul fobisi, hem psikolojik (ağlama, sinirlilik, saldırganlık gibi normal olmayan davranışlarla) hem de fiziksel (baş ağrısı, mide bulanması, iştahsızlık) gibi bir takım sorunlarla kendini gösterir" diyen Verimli, okul fobisinin en çok eylül, ekim aylarında ve okulun ikinci yarı dönemi başlamadan önce kendini gösterdiğini kaydetti.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Tags
çocuk, okul

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Bütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 02:19 .