iconBütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 12:52 . | Nüve Foruma Hoşgeldiniz! Forumumuzdan yararlanmak için lütfen Üye Olun !

» Nüve Forum » kütüphane » Kültür » Nüve Müze » Atatürk ve Kurtuluş Savaşı Müzesi » Büyük Taarruz » Büyük Taarruz (26 Ağustos 1922)

Konu kapatılmıştır.
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 29.05.08, 09:23
Standart Büyük Taarruz (26 Ağustos 1922)

29.05.08, 09:23



buyuk-taarruz-26-agustos-1922-buyuk-taarruz-jpg
 
Büyük Taarruz (26 Ağustos 1922)
Sakarya'da muharip gücünün yarısını kaybeden Yunan ordusu demir yolunu ve köyleri tahrip ederek Afyon, Kütahya, Eskişehir hattına geri döner. Sakarya Zaferi üzerine Fransızlarla yapılan anlaşmalarla Hatay dışında güney sınırımız, Kars anlaşması ile de doğu sınırımız kesinleşir. Dört yandan kuşatılmış, yoksul, silâhları elinden alınmış, ordusu dağıtılmış bir millet, kuzey, doğu ve güneydeki bütün cepheleri tasfiye etmiş, hemen hemen hiçten yola çıkarak bu noktaya gelmiştir. Karşısında yalnız ingilizlerin desteklediği Yunan ordusu kalmıştır. Şimdi Türk'ün zamanıdır.

Ordu kesin zafer için Yunanlıları ve ingilizleri uyandırmadan, büyük bir gizlilik
 
buyuk-taarruz-26-agustos-1922-buyuk-tarruz26-august-1922-jpg
içinde taarruz hazırlıklarına başlar. Ordu pek çok güçlük aşılarak insan, silâh, uçak ve araç bakımından takviye edilir. Türk Taarruz plânı çok kısaca şöyle özetlenebilir: Çok iyi tahkim edilmiş Afyon cephesini yararak sayıca ve silâhça daha üstün olan Yunan ordusunun izmir'le bağlantısını kesmek ve sarıp yok etmek. Kuzeydeki büyük birlikler düşmana sezdirilmeden, sessizce Afyon karşısında toplanır. 24 Ağustos günü İstanbul ve dünya ile haberleşme kesilir ve sınırlar kapatılır. 25 Ağustos'ta taarruza katılacak bütün birlikler yerlerini alırlar. Başkomutan Mustafa Kemal Paşa, taarruzu, yarma bölgesini bütünüyle gören Kocatepe'den yönetecektir.

26 Ağustos 1922 günü sabah saat 5.30'da Kocatepe'de tüm topların gürlemesiyle Türk büyük taarruzu başlar. Gece Ahır Dağı'nı aşmış olan Türk süvari kolordusu da Yunan cephesinin gerisine geçmiştir. Demir yolu ve telgraf bağlantılarını keser, çala kılıç Yunan birliklerinin arasına dalar. Ordu fırtına gibi esmektedir. Yunanlıların onca emek ve umutla tahkim ettikleri tepeler ard arda düşmeye başlar.

buyuk-taarruz-26-agustos-1922-buyuk-taarruz-26-august-1922-jpg
 
O kadar güvenilen Yunan cephesi ertesi günü öğleye doğru yarılır. Birlikler sel gibi Afyon'un arkasındaki ovaya akarlar. Yunan ordusu bir vuruşta üçe bölünmüştür. Büyük bölüm eriye eriye, daha önceden tahkim edilmiş olan Dumlupınar hattına çekilmeye çalışır. Ama başaramaz. 29 Ağustos gecesi Yunan ordusunun çekilme yolu bir Türk tümeni tarafından kesilecektir. Plân amacına ulaşmış, Yunan ordusunun büyük bölümü 30 Ağustos günü Dumlupınar önünde sarılmıştır. Başkomutan bu son aşamayı ateş hattına kadar gelerek izlemiş ve gerekli emirleri vermiştir. Birinci ve İkinci Yunan Kolordusu'nun komutan ve karargâhları, bağlı birlikleri, beş tümen ve yüzlerce top ateşten çemberin içinde kalır. Dağ yolundan kaçabilenler de iki gün içinde yakalanıp esir edileceklerdir. Yunan başkomutanı ile bir kolordu ve üç tümen komutanı Türk ordusuna teslim olur.

Başkomutan Mustafa Kemal Paşa 1 Eylül 1922 günü ordulara bir emir yayımlar. Emir şu ünlü cümleyle bitmektedir: "Ordular! İlk hedefiniz Akdeniz'dir, ileri!" Ordu kanatlanmış gibi Akdeniz'e doğru akmaya başlar. Piyade süvari ile, kağnılar kamyonla yarışmaktadır. Vatan, uğrunda kan ve can veren çocuklarına geri dönmektedir.

Türk süvarileri, 9 Eylül 1922 günü üç yıldır bayrağına hasret halkın sevinç çığlıkları ve gözyaşları arasında İzmir'e girer. Kuzeydeki 11. Yunan Tümeni de komutanıyla birlikte esir edilecektir. 18 Eylül'de kurtulabilen bir avuç son Yunan askeri de gemiye binerek Anadolu'dan ayrılır. Acı günler sona ermiş, vatan geri alınmıştır.

11 Ekim'de Mudanya Mütarekesi, Ateşkes Anlaşması imzalanır. Yunanistan
 
buyuk-taarruz-26-agustos-1922-buyuk-taarruz1-jpg
altüst olmuştur. Kral Konstantin tahtını terk etmek zorunda kalır. İngiltere Başbakanı Lloyd George iktidardan ayrılır. İstanbul'daki işbirlikçiler yurt dışına kaçarlar. Doğu Trakya Türk görevlilere teslim edilir. Ankara barış görüşmeleri için Lozan'a davet edilir. Türkiye Büyük Millet Meclisi 1 Kasım 1922 günü beklenen kararını verir, saltanatı kaldırır. Artık çağ dışı olmuş köhne rejim ebediyen sona erer.

Lozan Antlaşması ile eski bütün hesaplar tasfiye edilir, Türkiye tam bağımsız, yeni bir devlet kimliğine kavuşur. Bazılarının hayal bile etmeye cesaret edemedikleri amaç, gerçek olmuştur. Başta Atatürk olmak üzere, bu dirilişi sağlayan; sivil asker, kadın erkek, genç yaşlı bütün kahramanlarımızı saygı ve minnetle anıyoruz..




buyuk-taarruz-26-agustos-1922-buyuk-taarruz2-jpg
 
The Great Attack (August 26, 1922)
After losing halfits strength at Sakarya, the Greek army retreated to the Afyon-Kütahya-Eskişehir line, destroying villages and the railroad along the way. The victory at Sakarya led to agreements with the French, stabilising Turkey's southern border beyond Hatay, and, with the Treaty of Kars, settling the eastern border as well. Surrounded on allfour sides, impoverished, deprived ofıveapons, its army scattered, a nation had risenfrom the depths to conauer the enemy to the north, east and south. Now, ali that remained was the zoest, and the Greek army, supported only by the British. Turkey's time had come.

Preparations for an offensive ıvere surrounded by great secrecy, lest the Greeks or British discover them. The Turkish army wercame many difficulties, fortifying itself in terms of troops, zoeapons, planes and land vehicles. Stili, itfaced a Greek army that was much larger and better armed. The Turkish plan of attack was to break through the well-fortified Afyon front, cut the links with İzmir, surround the Greek army, and destroy it. Without alerting the enemy, the Turkish units in the north met up silently at Afyon. On August 24, the borders were closed, and Communications were cut with istanbul and the outside world. By August 25, ali the units that were to take part in the offensive hadfallen into position. Commander-in-chief Mustafa Kemal ıvould folloıu the whole offensive from Kocatepe, which overlooked the point of attack.

At 530 on the morning ofAugust 26, 1922, to the sound of artillery at Kocatepe, the Turks initiated their great attack. When night fell, the Turkish cavalry corps crossed the Ahır Mountains and passed behind the Greek lines. They cut the railıoay and telegraph lines, and moved through the Greek units ıvith their swords. The army raged like a storm.

One by one, it captured the heights, which the Greeks had worked so hard, and ıvith such hope, tofortify. By noon the next day, the front the Greeks had been so confident in ıvas to fail to pieces. Turkish units poured onto the plain beyond Afyon, splitting the Greek army in three in a single blow. The bulk of the Greek army began to disintegrate. it attempted to retrench to itsformer position at Dumlupınar, but it ıvould not succeed. On the night of August 29, a single Turkish division cut off the Greek army's line of retreat. The Turkish plan worked. On August 30, most of the Greek army ıvas encircled in front of Dumlupınar. İn the last stages ofthe fighting, Commander-in-chief Mustafa Kemal descended to thefiring line to watch the battle's progress and issue his orders at close range. The headauarters and commander of the Grek First and Second Corps and the units attached to them were surrounded byfive Turkish divisions and hundreds ofcannon. Troops who managed toflee över the mountains were captured loithin two days. The Greek commander in chief, one corps commander and three divisional commanders surrendered to the Turkish army.

On September 1,1922, Commander-in-chief Mustafa Kemal issued an order to his armies, which ended in words that would go dozvn in history: 'Armies! Forıvard! Your goal is the Mediterranean!' The army began to pour doıvn towards the Mediterranean as if on loings. The infantry raced with the cavalry, and ox-carts raced with lorries. The children loho had given off their blood and their lives in the service of their country were returning home.

Turkish cavalry forces entered İzmir on September 9,1922. They were met by tears and rejoicing from the population, whofor three years had waited longingly for their flag to return. İn the north, the Greek 11 th Division and its commander were captured. İn September, a handful of remaining Greek soldiers saüed away from Anatolia. The long days of suffering had come to an end; the motherland was restored.

The Mudanya Armistice was signed on October 11. Greece was in chaos. King Constantine had no choice but to abdicate. British Prime Minister Lloyd George stepped down. Collaborators in istanbul fled overseas. Eastern Thrace was handed över to Turkish officials. Ankara was invited to attend peace talks in Lausanne. On November 1,1922, the Turkish Parliament, as expected, abolished the sultanate. An out-dated, obsolete reğime was göne forever.

The Treaty of Lausanne settled ali the outstanding accounts; Turkey became afully independent nation and a new country. The aspiration, that some had not even had the courage to dream, had finally come true. We offer our deepest respect and gratitude to ali our heroes - to Atatürk, and to the Turkish people - men and women, young and old - who made this resistance possible.


Uyarı:Burada yer alan kaynaklar ancak sayfaya link verilerek alıntı yapılabilir.

» Nüve Forum » kütüphane » Kültür » Nüve Müze » Atatürk ve Kurtuluş Savaşı Müzesi » Büyük Taarruz
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Sponsorlar
Konu kapatılmıştır.

Tags
turk buyuk taarruzu, to ataturk, telgraf baglantilari, dumlupinar, demir yolu

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may post new threads
You may post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz