Nüve Forum

Nüve Forum > kütüphane > Kültür > Edebiyat > Dünya Edebiyatı > Kıbrıs'ta Türkçe, Kıbrıs'ta Yazı Dili - Konuşma Dili - Ağız, Kıbrıs Ağızları, Ses

Dünya Edebiyatı hakkinda Kıbrıs'ta Türkçe, Kıbrıs'ta Yazı Dili - Konuşma Dili - Ağız, Kıbrıs Ağızları, Ses ile ilgili bilgiler


[coverattach=1] Kıbrıs ağızları (aşağıda KA) ilgi çekici özellikleriyle dil ilişkileri, dil tabakalaşması, diyalektoloji gibi alanlarda yapılacak araştırmalar açısından adeta bir laboratuar durumundadır. Aşağıda şimdiye kadarki yayınlar ve kendi derlemelerimiz yardımıyla

Like Tree16Likes

Cevapla

 

LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 09.11.08, 10:10
Profesör
 
Üyelik tarihi: Feb 2008
Nereden: Istanbul
İletiler: 7.768
Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.
Standart Kıbrıs'ta Türkçe, Kıbrıs'ta Yazı Dili - Konuşma Dili - Ağız, Kıbrıs Ağızları, Ses

[coverattach=1] Kıbrıs ağızları (aşağıda KA) ilgi çekici özellikleriyle dil ilişkileri, dil tabakalaşması, diyalektoloji gibi alanlarda yapılacak araştırmalar açısından adeta bir laboratuar durumundadır. Aşağıda şimdiye kadarki yayınlar ve kendi derlemelerimiz yardımıyla bu ağızlar hakkında genel bilgi verilecek, adı geçen ağızlar üzerinde yapılan incelemelerin sonuçları sunulacaktır. Amaca uygun olarak konuların ayrıntılarına fazla girilmeyecektir. KA'dan örnekler verilirken, amacımız fonetik ayrıntıları yansıtmak olmadığı için standart alfabeye yakın, sadece fonemlerin gösterildiği bir transkripsiyon sistemi kullanılacaktır.


[coverattach=2]Açıklamaları belgelemek için verilen örnekler, kaynaklar gösterilmemiş ise kendi derlemelerimizden alınmıştır.



Kaynak
Nurettin Demir
Başkent Üniversitesi


Eklenmiş Resimin Önizlemesi
Kýbrýs'ta Türkçe, Kýbrýs'ta Yazý Dili - Konuþma Dili - Aðýz, Kýbrýs Aðýzlarý, Ses-cyprus-history4.jpg   Kýbrýs'ta Türkçe, Kýbrýs'ta Yazý Dili - Konuþma Dili - Aðýz, Kýbrýs Aðýzlarý, Ses-_cyprus.jpg  
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 09.11.08, 10:22
Profesör
 
Üyelik tarihi: Feb 2008
Nereden: Istanbul
İletiler: 7.768
Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.
Standart Kıbrıs Ağızları

KA terimini, Kıbrıs'ta konuşulan ve standart dilden olduğu gibi Türkçenin geri kalan ağızlarından da belli özelliklerle ayrılan Türkçenin bütününü göstermek için kullanmaktayız. Sınırları bu şekilde çizilen KA, kendi içinde de çeşitlenmelere sahiptir. Bazı özelliklerine aşağıda işaret edeceğimiz KA'nı, Kıbrıs'ın 1571 yılında Osmanlılarca fethinden itibaren değişik tarihlerdeki göçler, sürgünler yoluyla adaya gelen Türkler konuşur. Bu ağızlar varlıklarını kendilerine özgü şartlar altında devam ettire gelmişlerdir. Türkiye sınırları içerisindeki ağızlardan farklı olarak bir adada konuşulmaktadırlar. Bir adada konuşuldukları için Türkçenin diğer varyantlarından doğal bir sınırla ayrılmışlar ve standart dilin ve/veya diğer varyantların etkisine son zamanlara kadar kapalı kalmışlardır. Yıllarca bir arada yaşadığı Rumca ve İngilizce gibi dillerle yoğun bir etkileşim içindedirler. Bu etkileşim, KA'na has biçimlerin gelişmesinde önemli bir rol oynamış olmalıdır. Bunun yanında 1974 sonrasında adaya yeni göçlerin olması, ulusal düzeyde yayın yapan özel televizyon kanallarının yaygınlaşması, adada üniversitelerin açılması sonucu her yıl belli sayıda gencin eğitim amacıyla Kıbrıs'a gelmesi gibi nedenlere bağlı olarak son yıllarda KA ile Türkçenin öteki varyantları arasındaki ilişkiler artmış, bu da adadaki Türkçede yeni çeşitlenmelere neden olmuştur.

Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 09.11.08, 10:23
Profesör
 
Üyelik tarihi: Feb 2008
Nereden: Istanbul
İletiler: 7.768
Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.
Standart KA Araştırmalarının Durumu

Hakkında ilk bilimsel verileri Hasan Eren'e borçlu olduğumuz KA, Türkçenin günümüzde en fazla ilgi gören ağız grubunu oluşturur. Eren, 1959 yılında adaya yapmış olduğu üç aylık bir araştırma gezisi sırasında bazı köylerden derlediği malzeme yardımıyla Kıbrıs ağzının kökeni meselesini ele almıştır (1963). Uzun bir süre bu araştırma tek olarak kalmış, sonuçları KA'yla ilgili görüşlere temel oluşturmuştur. Bunu takip eden yıllarda Türkiye'deki üniversitelerde okuyan Kıbrıslılar kendi ağızları hakkında lisans tezleri hazırlamışlardır (kaynakça için bk. Sağol 1997). Bu tezleri hazırlayanlar ileriki yıllarda da KA'yla ilgilenmeye devam etmişlerdir (bkz. örn. Gürkan 1997, Saraçoğlu 1992, Taşçı 1986). Kıbrıs'ta kurulan üniversiteler bünyesinde dille ilgili bölümlerin de açılması sonucunda adaya gelen bilim adamları dikkatlerini Kıbrıs'ta konuşulan Türkçeye yöneltmişler, böylece Kıbrıs'ta Türkçeyi konu alan yayınlarda son yıllarda dikkat çekici bir artış olmuştur. Bu çalışmalarda farklı ilgi alanları görülmektedir. Çalışmaların bazılarında standart Türkçe hareket noktası olarak alınıp KA'daki standart Türkçeden ses, biçim ve anlamca ayrılan yönler üzerinde durulmaktadır (bkz. Eren 1963, Duman 1999, 2000, Argunşah 2001). Bunun yanında KA'nın belli özelliklerinin standart Türkçeden bağımsız olarak ele alındığı çalışmalar da yapılmıştır (Demir 2002a, 2002b, 2002c, 2002d, 2002e; Duman 2000; İmer 2001; Öztürk 2000; 2001; Vancı 1990). Bu arada bir bibliyografya denemesi (Sağol 1997) ve KA ile ilgili yayınları değerlendiren bir çalışma da (Argunşah 2000) basılmıştır. Ayrıca TD'nin 614 ve sayılarında içerisinde KA hakkında popüler yazılar da yer almıştır (örn. Demir 2003, Argunşah 2003, Çelebi 2003; Duman 2003).

Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 09.11.08, 10:24
Profesör
 
Üyelik tarihi: Feb 2008
Nereden: Istanbul
İletiler: 7.768
Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.
Standart KA'nın Kökeni

KA'nın kökeni sorunu üzerinde duran Eren, derlemiş olduğu sözlüksel malzeme yardımıyla KA'nın oluşumunda önce Konya ve yöresi, sonra da Antalya, İçel, Alanya gibi yerlerden gelen göçlerin rol oynadığı sonucuna varmıştır (1963). Bu durum, adanın fethinden sonra Kıbrıs'a gönderilen Türk nüfus hakkındaki tarihi belgelerle de örtüşmektedir. Eren'in görüşleri başka araştırmacılar tarafından da kabul edilmiştir. Türkçenin ağızlarıyla ilgili dil ölçütleri esas alınarak yapılan iki sınıflandırma denemesindeki ölçütler, bu yaygın görüşü destekler niteliktedir (Kral 1980, Boeschoten 1991, 154'den; Karahan 1996). Örnek olarak Kral'ın Türkçenin ağızlarını sınıflandırırken kullandığı 18 kritere göre, Kıbrıs ağızları 3. ve 4. gruptaki ağızlarla 13 ölçütte örtüşmektedir. Bunlardan 3. grubu Afyon, Antalya, Aydın, Balıkesir, Burdur, Denizli, Eskişehir, İsparta, İzmir, Manisa, Muğla ve Uşak illeri ağızları, 4. grubu ise Ankara, İçel, Kayseri, Kırşehir, Konya, Nevşehir, Niğde ve Yozgat ağızları oluşturur.
Arkaik söz varlığında, genel geçer görüşe temel oluşturan yakınlığa rağmen KA, söz varlığı da dahil olmak üzere dilin hemen hemen her alanında kendine has özelliklere sahiptir. Bu özelliklerinden hareketle KA'nın Türkçenin yerel varyantları içerisinde ayrı bir ağız grubu olarak görülmesinin uygun düşeceği kanaatindeyiz. Başka çalışmalarımızda (2002b, 2002d, 2002e) bazılarını ayrıntılı olarak da incelemiş olduğumuz bu özelliklerden bir kısmı, sadece standart Türkçede ve ağızlarda değil Türk dünyasının hiçbir yerinde görülmezler. Adaya değişik zamanlarda gerçekleşmiş olan göç dalgaları, Kıbrıs ağızlarının ilişkide bulunduğu diller, son yıllarda standart Türkçenin değişmelerde yön gösterici etkisi, ağızların sosyal statüsü, en azından Türkiye açısından bakınca küçük de olsa bağımsız bir ülkenin konuşma dilini oluşturması gibi, dil değişmelerinde önemli olabilecek dil içi ve dil dışı etkenleri göz önüne getirince, adadaki Türkçenin bugünkü durumunun ne kadar karmaşık olduğu ve Eren'in görüşünün tarihi açıdan doğru olsa bile, KA'nın Türkçenin ağızları arasındaki bugünkü yerini açıklamaya yetmeyeceği kendiliğinden anlaşılır. 1974 sonrası gelişmeler Türkçe açısından adadaki dil durumunu daha da karmaşık hale getirmiştir. Fakat bütün karmaşıklığına rağmen gelişmeler gözümüzün önünde cereyan ettiğinden dildeki değişme sürecinin nasıl işlediğini sebep ve sonuçlarıyla birlikte tespit etmemiz mümkündür.

Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 09.11.08, 10:25
Profesör
 
Üyelik tarihi: Feb 2008
Nereden: Istanbul
İletiler: 7.768
Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.
Standart Kıbrıs'ta Yazı Dili - Konuşma Dili - Ağız

Yerel iz taşımamak, prestije sahip, seçilmiş ve kodlanmış, bölgeler üstü bir standart dilin gerek konuşulan gerekse yazılan varyantlarının en önemli işaretleri arasında sayılır. Elbette standart diller de bir yerel konuşma biçimine dayanabilirler; ama toplumun geneli tarafından kabul gördükten sonra, resmi ve yarı resmi ortamlarda başka bölgelerin insanları tarafından da kullanılırlar. Yazılı standartla konuşulan standart arasında önemli farklar olabilir. Ama bir üst varyant olarak belli durumlarda standart dilin kullanılması genellikle bağlayıcıdır. Standart varyant aynı zamanda yerel konuşma biçimlerindeki değişmelerde yön göstericidir.
Kıbrıs'taki standart yazı dili Türkçenin standart dil olarak geçerli olduğu herhangi bir bölgedekinden farklı değildir. Yerel ve sosyal herhangi bir iz taşımayan standart konuşma dili olarak da Kıbrıs'ta en ideal, en doğru kabul edilen ve okullar, resmi daireler, üst düzey görevler gibi standart dilin kullanılması beklenen durumlarda konuşma standardının bölgeye has özelliklere rağmen Türkiye'dekiyle örtüştüğünü, en azından bunun ulaşılmak istenen biçim olarak kabul edildiğini söyleyebiliriz. Ancak Kıbrıs'ta yaygın olan konuşma dili, KA dediğimiz konuşma varyantlarının bütününden oluşmaktadır.
Günlük hayatta ağız kullanımı Türkiye'de de yaygındır. Ama bugün Türkçenin yerel varyantlarının prestije sahip olduğunu söylemek zordur. Özellikle standart dilin baskın olarak kendini hissettirdiği her ortamda birincil, yani konuşanın da farkında olduğu ağız özelliklerinin kullanılmasından kaçınılır. Kıbrıs'ta ise durum farklıdır. Yazılı bir Kıbrıs standardı yoksa da Kıbrıs ağzının değişik seviyedeki okul, resmi daire, radyo-televizyon, meclis gibi, standart dilin en üst seviyede kullanılması beklenen her türlü ortamda konuşulduğu kolayca gözlemlenebilir. Bu yönüyle Kıbrıs ağızları Türkiye içerisinde konuşulan ağızlara göre çok daha prestijli bir konuşma varyantı olarak karşımıza çıkmakta, ağızların taşıdığı olumsuz yan anlamların hiç birisine sahip görünmemektedir. Öyle ki ilkokul çocuklarının dil edinimiyle ilgili bir çalışma, KKTC ilkokul öğrencilerinin yazılı anlatımlarında görülen standart yazı dilinden sapmaların çoğunlukla konuşma dilinin yazı diline aktarılmasından kaynaklandığını göstermiş; konuşma dilinin yazı diline aktarılması sonucunda konuşma dilindeki ses değişmelerinin yazıda kendini gösterdiğini ortaya koymuştur (Pehlivanlı 2000: 11). Okullarda öğretmenlerin yerel ağzı kullanmaları standart yazı dili eğitiminin en önemli sorunları arasında görülmektedir. Yerel konuşma standardının Kıbrıs'ta çok baskın olması, standart konuşma dili kullanımının yaygınlaşmasını engellemiştir. Sadece 1974 sonrasında adaya gelenlerin konuşmalarında KA'na has özelliklere daha az rastlanmaktadır. Ancak aşağıda göreceğimiz kimi özellikler bunların konuşmalarında da görülmektedir.

Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 09.11.08, 10:26
Profesör
 
Üyelik tarihi: Feb 2008
Nereden: Istanbul
İletiler: 7.768
Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.
Standart Ses Bilgisi

KA, sahip oldukları sesler açıdan Türkçenin diğer ağızlarından ayrılmazlar. Buna göre standart Türkçede de bulunan 8 ünlü (a, e, ı, i, o, ö, u, ü) yanında, Türkçenin öteki ağızlarının çoğu gibi kapalı e fonemine de sahiptirler. KA, aynı şekilde ünsüzler açısından da prensip olarak standart Türkçeyle örtüşürler. Ancak kimi ses olayları açısından bunlar, genel olarak Türkçeden olduğu gibi, köken olarak bağlantılı oldukları var sayılan ağızlardan da farklıdırlar.
Kıbrıs ağızlarının genelini temsil edebilecek en belirgin ses özelliği şüphesiz Arapça ve Farsça kökenli kelimelerdeki asli veya ayın, hemze gibi harflerle gösterilen gırtlak seslerinin Türkçede uzunluk olarak algılanmasıyla ortaya çıkan ikincil uzun ünlülerin kısalmasıdır: madem < ma'dem, lazım < lâzim, malum < ma'lüm, cami < câmi' vb. Arapça ve Farsça kelimelerdeki ünlü uzunlukları kaybolurken, Türkçe kelimelerde zaman zaman ikincil olarak ortaya çıkmış uzun ünlülere rastlanmaktadır: bâ < bana, sâ < sana, bicez < birceğiz "bir tane" gibi. Ancak KA'nda bu tür ikincil uzunluklar da pek yaygın değildir. Örnek olarak kimi ağızlarda yapmâcân, beklecek olarak karşımıza çıkan söyleyişler burada yapmaycam, bekleycek olmaktadır.
(1) Bicez gün belamı bulacam dedi geçirmeycem dedi. = ST "Bir gün belamı bulacağım, [artık Kuzeye yolcu] geçirmeyeceğini dedi".
KA'nın belirgin ses özellikleri arasında iki ses türemesi olayını da sayabiliriz. Bunlardan ilki, işaret zamirlerinin bulunma hali eki almaları durumunda, hal ekinden önce gelen bir /ş/ sesidir: buraşta, oraşta, şuraşta. Söz konusu zamirlerin Türkiye ağızlarında böyle bir /ş/ sesi eklenmesiyle kullanıldığına dair elimizde herhangi bir bilgi olmadığı gibi şimdilik bu /ş/ sesinin nasıl ortaya çıktığı konusunda ipucu verebilecek gelişme safhalarını gösteren bir veri de bulunmamaktadır.
Ses türemesi örneklerinden ikincisini, soru ekinden sonra ortaya çıkan ve daha çok Gazimağusa bölgesinde rastlanan bir /z/ oluşturur: yapmaz mızdı, yapma mızdı, deme mizdi, orda mızdı. Bu türemede ilk akla gelen sebep olumsuz geniş zaman ekini örneksemedir. Ancak örneklerde de görüldüğü gibi /z/ türemesine isimlerden sonra gelen soru eklerinde de rastlanmaktadır.

Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 09.11.08, 10:28
Profesör
 
Üyelik tarihi: Feb 2008
Nereden: Istanbul
İletiler: 7.768
Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.
Standart Ünlü Uyumları, Morfoloji, Çekim morfolojisi

Ünlü Uyumları
Kıbrıs ağızlarında hem artlık-önlük hem de düzlük-yuvarlaklık uyumu yaygındır. Öyle ki standart Türkçede ünlü uyumu dışında kalan, başka dillerden kopyalanmış kelimelerin bile uyuma bağlı olduğunu görüyoruz: vakıt, fakır vb. Buna karşılık standart Türkçede uyuma bağlı kullanılırken Kıbrıs ağızlarında sadece art ünlülü varyantları bulunan ekler veya edatlar da vardır. Bunlar, şart eki -sa, zarffiil ekleri -(y)kan, -(X)kan ve -Xnca, ile edatının bitişken şekli -Xnan ve da edatıdır:
(2) Tabii ben geni güneydeykan tanırdım = ST 'Tabii ben onu güneydeyken tanıyordum'.
(3) Neysa geşdik oraşdan tamam dedi devam edin dedi asger. Geşdik, geçinca duyarık Memed Dayı der gorkuyu atdınız artık dedi. = ST 'Neyse, oradan geçtik, tamam, devam edin, dedi asker. Geçtik, geçince Mehmet dayı, korkuyu attınız artık, dediğini duyuyoruz'.
(4) Oğlan beğenmessa ne olur? = ST 'Oğlan beğenmezse ne oluyor'.
(5) Ertesi sabah erkenden fırınnara verirdik badadezleri, etlerinan beraber = ST 'Ertesi sabah erkenden patatesleri etler ile fırınlara verirdik'.
(6) Geceleyin da ışık goyardık, dolma sarardık, köfde yapardık = ST 'Geceleyin de ışık koyar, dolma sarar, köfte yapardık'.
Morfoloji
Yapım eklerinin envanteri bakımından KA'na has biçimlerden söz etmek, şimdiki bilgilerimiz ışığında zordur. Ancak birkaç ekin KA'na özgü kullanılışları vardır. Bunlardan birisi küçültme, sevimlileştirme gibi işlevleri olan -cXk ekinin kullanım sıklığıdır.
(7) Beş on dane goyuncuk var = ST 'Beş on tane koyun var'.
(8) Gızcık, benim gız gucağımdaydı = ST 'Kızcağız, benim kız kucağımdaydı'.
Duman, ekin Kıbrıs ağızlarındaki bu kullanım sıklığının Türkçenin kendi içerisinde bir gelişme olduğu görüşündedir (2000). EAT dönemi eserlerinden seçtiği örneklerle bu görüşünü destekler. Ama EAT ile günümüz KA arasında uzun bir tarihi boşluk söz konusudur. Ayrıca Türkçenin diğer ağızlarında böyle bir sıklık yaygın değildir. Yeterli ayrıntı çalışması olmadan, adı geçen ek sıklığını başka bir dilin etkisine bağlamak da yanlıştır. Bu yüzden -cAk ekinin kullanım sıklığının nedeni KA'nın bir çok özelliği gibi, henüz araştırılmayı beklemektedir.
Yapım morfolojisinde isimden soyut isim, yer adı, alet adı gibi isim türeten -lAk ekinin Baf bölgesinden gelenlerin yaşadığı Akdoğan, Akıncılar bölgesi ağızlarında çokluk anlamıyla da kullanılabilmesi dikkat çekicidir. Ama bu özellik, adanın geneli için geçerli değildir.
(9) İnsanlık da hal iyne adsan yere düşmez = ST 'Hal o kadar kalabalık ki iğne atsan yere düşmez'.
(10) O gadar tavuşanlık da vuramaylım bi tane = ST 'O kadar çok tavşan var, bir tane vuramayalım mı?'
Çekim morfolojisi
KA'nı diğer ağızlardan ayıran önemli özelliklerin çoğu, çekim morfolojisinde, bilhassa da fiil çekimi morfolojisinde ortaya çıkar. Türk dilinin bilinen tarihi içerisinde fiil çekim morfolojisi isim çekimine göre çok daha karmaşık süreçlerden geçmiştir. Aynı durum KA'nda da görülür.

Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 09.11.08, 10:35
Profesör
 
Üyelik tarihi: Feb 2008
Nereden: Istanbul
İletiler: 7.768
Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.
Standart İsim çekimi, Fiil Çekimi, Şimdiki Zaman - Gelecek Zaman

İsim çekimi
İsim çekim morfolojisinde az sayıda da olsa KA'na has özellik vardır. Bunların en dikkat çekici olanı bildirme eki -dAr'ın standart Türkçeye veya Türkçenin diğer ağızlarına oranla çok daha sık kullanılmasıdır:
(10) Usda seni isdeller dedim telehonda dedim gene. Sor dedi gene dedi baa kimdir = ST 'Usta telefonda seni isterler dedim ona. Sor ona dedi bana, [arayan] kim?'
(11) Geldik köye o gün da aklımdadır abam bişirdiydi magarına tavuunan, çok eyi hatırlarım = ST 'Köye geldiğimiz o gün aklımda, ablam tavuklu makarna pişirmişti, çok iyi hatırlıyorum'.
Bildirme eki, standart Türkçede sonuna geldiği kelimenin anlamını kuvvetlendirebildiği gibi anlama şüphe de katabilmektedir. İşlevce, batı dillerindeki, örn. İng. "to be", Alm. "sein" fiillerinin karşılığı olabilirse de bugünkü Türkçede bir ismin yüklem olarak kullanılabilmesi için zorunlu olan bir öğe değildir. Asker(dir). Kıbrıs ağızlarında ise ek, standart Türkçedekinden çok daha sık olarak isim cümlelerinde yüklemin sonuna gelebilmektedir. Burada bir sıklık kopyalaması söz konusu olmalıdır (kopyalama terimi ve türleriyle ilgili olarak bkz. Johanson 1992).
İsim çekimindeki bir başka dikkate değer özellik de yukarıda işaret edildiği gibi ile edatının -(y)nan, -Xnan biçiminde ekleşerek araç bildirmek için kullanılmasıdır. Ekin sonundaki ünlü, daha önce de söylendiği gibi, artlık-önlük uyumuna girmez:
(12) E neyinan gideceyik = ST 'E, ne ile gideceğiz?'
(13) Körebe? Gözlerimizi bağlardık, bir mendilinan gözleri bağlanır, kimi yakalanırsa o dutulur = ST 'Körebe mi? Gözlerimizi bağlardık, bir mendil ile gözleri bağlanır, kim yakalanırsa o tutulur'.
(14) Gara Memed dedikleri bir adamnan tanışdım = ST 'Kara Mehmet dedikleri bir adamla tanıştım'.
İlgi hali ekinin ünlülerden sonra -(y)Xn biçiminde gelebilmesi de, yukarıdakiler kadar dikkat çekmeyen, ama KA'nı aynı kökten geldiği var sayılan ağızlardan ayıran bir başka özelliktir:
(15) Arabayın içine çekdim = ST 'Arabanın içine çektim'.
(16) On gün galdım Larnakayın içinde = ST 'Larnaka'nın içinde on gün kaldım'.
(17) Orda okuduk birinciyi bitirdik, ikinciyin da ilk dönemini rahatlığınan okuduk = ST 'Orada okudum. İlkokulu bitirdim, ortaokulun da ilk dönemini rahatlıkla okudum'.
Fiil Çekimi
Fiil çekiminde kullanılan iyelik kökenli kişi ekleri -m, -n ~ n, 0, -k, -nXz, -Ar, zamir kökenli kişi ekleri ise -Xm ~ -Xn, -n ~ n ~ sXn, 0, -Xk, -sXnXz, -Ar biçimindedir. Aşağıdaki kalıplarda da göreceğimiz gibi kişi eklerindeki bu gelişmelere Türkçenin başka ağızlarında da rastlanır. Asıl KA'na has özellikler ise kiplerde, özellikle de kiplerin kullanılışında kendini gösterir. Kip eklerinin neredeyse hepsi biçimsel, ama daha da önemlisi anlamsal bir takım farklılıklara sahiptirler.
Şimdiki Zaman - Gelecek Zaman
Türkçenin tarihi dönemlerinde olduğu gibi şimdiki zamanın geniş zaman ekleriyle ifade edilmesi; bir başka deyişle yeni şimdiki zaman eklerinin gelişmemiş olması, fiil morfolojisinde Kıbrıs ağızlarının en dikkat çekici yönlerinin başında gelir. Buna göre çalışırık, ST'de çalışıyoruz veya çalışırız'a karşılık olabilmektedir.
Şimdiki zaman işlevini de hala üzerinde taşıyan geniş zaman eklerinin KA'ndaki çekim kalıbı şöyledir:
Yap-ar-ım / yapar-ın
yap-ar-ık
Yap-a-n/yap-a-n
Yap-ar /yap-ar-sınız/ yap-al-lar
Olumsuz
Yapma-m/Yapma-n
Yapma-y-ız/Yapmaz-sınız
Yapmaz/Yapmaz-lar
Verilen çekim kalıbında da görüldüğü gibi geniş zaman ekleri, olumsuz çekimde biçimce standart Türkçeden ayrılmazlar; ekler burada -Ar, -(AA)r şeklindedir. Sadece 2. teklikte olumlu fiillerde ekteki /r/, olumsuz fiilde ise /z/ sesi düşmüştür. Kişileri gösteren eklerin 2. teklik ve 1. çokluk kişide sırasıyla -n ve -Ak olması veya 1. teklikte -An biçiminin de görülmesine diğer ağızlarda da rastlanır. Ayrıca 3. çokluk kişide /r/ sesiyle biten fiillerde, gene ağızların büyük bir bölümünde olduğu gibi, gerileyici benzeşme ile -rl- > -ll- değişmesi ortaya çıkar: yap-ar-lar > yap-al-lar.
Verilen yapısal farklar bir yana, ekte KA'na has olan asıl durum işlevde ortaya çıkmaktadır. Buna göre, geniş zaman eki olarak bilinen -(A)r, -Ar bu ağızlarda, eskiden taşımakta olduğu şimdiki zaman işlevini bugün de yerine getirmektedir. Aşağıdaki ilk cümlede -(A)r, -Ar, ederik, gelirim, alırık, giderik örneklerinde geniş zaman, sonraki cümlelerdeki yazar, gelirim, gelir'de ise şimdiki zaman işleviyle kullanılır. Bakın ve bakdım da o anda görülen noktada fiilin gösterdiği oluşun gerçekleşmekte olduğuna işaret eder:
(18) Saat bir buçukda işden paydoz ederik. İki buçukda gelirim köye. Bizim yaz gış hep aynidir. Her gün altı buçuk yediye çeyrek gala iş alırık. Altı buçukda giderik iş yerine. = ST 'Saat bir buçukta işten paydos ederiz. İki buçukta köye gelirim. Bizim yaz kış hep aynı. Her gün altı buçuk yediye çeyrek kala iş alırız. Altı buçukta iş yerine gideriz'.
(19) Ben İsgeledeyim dedim. İşden gelirim aha bakın otomobilin üsdünde yazılar yazar dedim, işden gelirim falan dedim ben. = ST 'Ben İskele'deyim, İşten geliyorum, işte bakın otomobilin üstünde yazılar yazıyor, işten geliyorum falan dedim ben'.
(20) Bakdım aynadan iki dane ışık gelir arkadan Leymosundan taraf. = ST 'Aynadan baktım. Arkadan, Limasol tarafından iki tane ışık geliyor'.
KA'nda şimdiki zaman - geniş zaman ayrımının olmaması ve yeni -Ayor ekinin varyantlarının az kullanılması, bu ekin tarihi gelişimiyle yakından ilgili olmalıdır. KA Anadolu'daki köklerinden ayrıldığı zaman şimdiki zaman yenilenmesinin ilgili ağızlarda sonuçlanmamış olduğunu düşünmek mümkündür.
Yeni bir şimdiki zaman ekine ihtiyaç duyulmamasında KA'nın bir arada yaşadığı Rumcada böyle bir ayrımının olmaması da etkili olmuş olabilir (KA'da şimdiki zamanla ilgili daha geniş bilgi için bk. Demir 2002g). Gerçi KA'da seyrek olarak -Xyor biçimine de rastlanmaktadır; ama 21. örnekte de görüldüğü gibi bunların bir kısmının standart Türkçenin etkisiyle ortaya çıkan yeni gelişmeler olduğu açıktır. bilemeyyoruk gibi örnekler ise KA'nda şimdiki zaman eki yenilenmesinin başladığını ancak gelişmediğini düşündürmektedir.
(21) Usda dedi baa nere gidiyon dedi baa, dedim gene asger gelir arkadan usda dedim gene. Rum asgeri gelir dedim, bak gene dedim, ilgilen dedim gene, sokuldum içeri ben. Torbaynan beraber godum urubaları çıkdım. Deyiyor asger usdaya düdük çalarık diyor ne durmadı arabanız diyor. = ST 'Usta bana nereye gidiyorsun dedi. Ona arkadan asker geliyor usta dedim, Rum askeri geliyor, bak ilgilen dedim ona. İçeri gittim. Elbiseleri torbayla birlikte koyup çıktım. Asker ustaya, düdük çalıyoruz, arabanız niye durmadı diyor'.

Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 09.11.08, 10:38
Profesör
 
Üyelik tarihi: Feb 2008
Nereden: Istanbul
İletiler: 7.768
Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.
Standart Dolaylılık - Geçmiş Zaman, Gelecek Zaman, Diğer Ekler

Dolaylılık - Geçmiş Zaman
Kıbrıs ağızlarının fiil morfolojisinde ilk bakışta pek göze batmayan, ancak Kıbrıs ağızlarının geneli için geçerli olan özelliklerden birisi de -mXş ekinin seyrek kullanılması, daha doğrusu dolaylılık ifadesinin gelişmemiş olmasıdır:
(22) Birisi atıldı dedi, Vuda guyusunda bir deve geberdi. = ST 'Birisi atıldı ve Vuda kuyusunda bir deve gebermiş dedi'.
(23) Adam da gorgdu o şeyden sora, vurma olayından sora, döndü geldi evine yatdı. Az saat çok saat sonura /.../ iki gişi geldi /.../ Gak gedelim dedi da sen bir adam vurdun. Muakeme edeceyik seni. = ST 'Adam o vurma olayından sonra korkmuş, dönmüş gelmiş evine yatmış. Bir müddet sonra /... / iki kişi gelmiş /.../. Kalk gidelim, sen bir adam vurmuşsun, seni yargılayacağız, demiş'.
(24) E nedir o dabanca, kim goydu oraya? Uzandım bagdım dabanca yog. Meyer arabanın glajıynan isdobunu gördüler bunnar, kölge akseddi döşemeye, dabanca bellediler. 'E, o tabanca nedir, kim koydu oraya. Uzandım baktım tabanca yok? Meğer bunlar arabanın debrejiyle firenini görmüşler, döşemeye gölge aksettiği için tabanca sanmışlar'.
Örneklerimizde de görüldüğü gibi -mXş ekinin eksikliğine paralel olarak -dX ekinin işlev alanında da bir genişleme söz konusudur. Buna göre -dX, Türkçenin diğer ağızlarında pek rastlanmayan bir şekilde dolaylılık, aktarılan bilginin duyma, işitme, genel tecrübelerden hareketle çıkarsama vb. yollarla dolaylı olarak edinildiğini anlatmak için de kullanılmaktadır (Trabzon ağızlarındaki benzer durum için bkz. Brendemoen 1996, 199 vd.).
Gelecek Zaman
KA'nın diğer kip eklerinde de ayrıntılı olarak incelenmeyi bekleyen farklılıklar vardır. Şart ekinin, ön ünlülü varyantının olmadığına ve yalnızca art ünlülü -sa olarak kullanıldığına yukarıda işaret edilmişti. Gelecek zaman eklerinde de işlevden çok şekilce bir farklılık vardır. Aşağıdaki çekim kalıbında 1. ve 2. teklik kişi ile 1. çokluk kişi çekiminde KA'na has biçimler kullanılmaktadır. Özellikle 1. kişilerdeki kullanılışlar KA için tipiktirler.
yapacayım/yapacayık
yapacan ~ yapacan/yapacaksınız
yapacak /yapacaklar

Diğer Ekler
Gereklilik eki olarak bilinen -mAlI KA'da kullanılmamaktadır. Bu ekin taşıdığı anlam, aşağıda da göreceğimiz gibi lazım, lüzum biçimleriyle tasviri olarak verilmektedir. Emir-istek için kullanılan -AyIm, -AsIn, -sAn, -AlIm, -AsAnAz, -sAnnAr ekleri aynı zamanda bağımlı cümleler kurmak için kullanılabilmektedir. Hint-Avrupa dillerinde olduğu gibi sağa dallanan ve genellikle ana cümlenin öğesi olarak kullanılan bağımlı cümlelerin yüklemleri emir-istek eklerinden birisini almaktadır:
(25) Usda ben çabalarım gaçayım gideyim kuzeye = ST 'Usta ben kuzeye kaçıp gitmeye çabalıyorum'.
(26) Ben isderdim o sanatı da öğreneyim = ST 'Ben o sanatı da öğrenmek istiyordum'.
(27) Gorkarım dedi bu saatda gideyim Duzlaya dedi = ST 'Bu saatte Tuzlaya gitmeye korkarım, dedi'.

Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 09.11.08, 10:41
Profesör
 
Üyelik tarihi: Feb 2008
Nereden: Istanbul
İletiler: 7.768
Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.
Standart Söz Dizimi, İstek, Gereklilik

Söz Dizimi
KA'nın standart Türkçeden en fazla ayrıldığı alan söz dizimidir. Standart Türkçede eklerle ifade edilen kimi hususlar KA'da ağırlıklı olarak tasviri biçimde dile getirilirler. Bunların ayrıntıları ve incelikleri üzerinde durmamız bu çalışma çerçevesinde mümkün değildir. Aşağıda sadece çok belirgin birkaç örneğe işaret etmekle yetineceğiz.
İstek
Söz dizimi alanında en göze batan özelliklerden birisi istek cümlelerin yapısıdır. İstek cümleleri Türkçede -mA(k) (+ iyelik) + iste- ile ifade edilir: Gitmek istiyorum. Bu işleviyle iste- fiilinin bir yardımcı fiil olarak alınıp alınamayacağı tartışmalıdır, ama bu bizim konumuzun dışındadır. KA'da ise istek tamamıyla Hint-Avrupa dillerinde olduğu gibi çekimli iste- fiilinden sonra isteneni gösteren bağımlı cümleciğin getirilmesiyle yapılır. Burada ikinci fiil emir-istek eklerinden uygun olanı alır. Öznenin aynı veya farklı olmasına göre istek ifade eden cümlelerin çekim kalıbı aşağıdadır (konuyla ilgili daha fazla bilgi için bk. Demir 2003.
Özneler aynı ise
1. P. Sg. İsderim gideyim
2. P. Sg İsden gidesin
3. P. Sg İsder gidsin
1. P. Pl. İsderik gidelim
2. P. Pl. İsdersiniz gidesiniz
3. P. Pl. İsdeller gidsinner
(28) İstedi okulagidsin. = ST 'Okula gitmek istedi'.
(29) Böyükgızını isderyollasın. = ST 'Büyük kızını yollamak istiyor'.
(30) İsder alayım bir arabacıkgendine = ST 'Ona bir araba almamı istiyor'.
Özneler farklı ise
isder gideyim
isder gidesin
isder gidsin
isder gidesin
isder gidesiniz
isder gidsinner
Gereklilik
KA'nın söz dizimi özelliklerinden birisi de yukarıda da işaret edildiği gibi gerekliliğin ifadesinde ortaya çıkar. Standart Türkçede -mAlI ekiyle ya da -mA + iyelik + gerek/lazım veya -mAk gerek/lazım ile ifade edilebilen gereklilik, Kıbrıs ağızlarında lazım/lüzum + fiil+emir-istek ekiyle dile getirilmektedir.
(31) Lüzum gideyim = ST 'Gitmem lazım'.
(32) Bu arada tabii dönünca da geldim yukarı, lazım bisikleti alayım da gideyim aşşaa ben tekrar. = ST 'Bu arada tabi dönünce yukarı geldim, bisikleti alıp da aşağı tekrar gitmem lazım'.
(33) Lazım anlasın benim Türk oldu:mu = ST 'Benim Türk olduğumu anlamalı'.
(34) Lazım gidelim eve da yemek yeylim = ST 'Eve gidip yemek yemeliyiz'.

Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Tags
ağız, ağızları, dili, konuşma, kıbrıs, kıbrıs'ta, ses, türkçe, yazı

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Bütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 03:18 .