Nüve Forum

Nüve Forum > akademik > İlahiyat Fakültesi > İslam Hukukundaki ***8220;İcma***8217;***8221; İle Modern Hukuktaki ***8220;İctihadı Birleştirme Kararı***8221; Arasında Bir Mukayese

İlahiyat Fakültesi hakkinda İslam Hukukundaki ***8220;İcma***8217;***8221; İle Modern Hukuktaki ***8220;İctihadı Birleştirme Kararı***8221; Arasında Bir Mukayese ile ilgili bilgiler


[coverattach=1]Bu çalışmada, İslam hukukundaki İcma***8217;, modern hukuktaki İçtihadı Birleştirme kararı ile karşılaştırılmıştır. İcma***8217;, farklı iki döneme ( Sahabe Dönemi ve Sahabeden Sonraki dönem ) ait olmak üzere ele alınmıştır. Sahabe

İlahiyat Fakültesi Tefsir, Hadis, Fıkıh, Kelam, Tasavvuf, İslamiyetin mistik boyutu, Allah'ın varlığı ve nitelikleriyle ilgili konuları ele alan bir bilim kolu, tanrı bilimi, teoloji, metodoloji

Like Tree4Likes
  • 1 Post By Zehravî Zeytuna
  • 1 Post By Zehravî Zeytuna
  • 1 Post By Zehravî Zeytuna
  • 1 Post By Zehravî Zeytuna

Cevapla

 

LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 12.07.09, 08:11
Uzman
 
Üyelik tarihi: May 2008
İletiler: 2.134
Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!
Standart İslam Hukukundaki ***8220;İcma***8217;***8221; İle Modern Hukuktaki ***8220;İctihadı Birleştirme Kararı***8221; Arasında Bir Mukayese

[coverattach=1]Bu çalışmada, İslam hukukundaki İcma***8217;, modern hukuktaki İçtihadı Birleştirme kararı ile karşılaştırılmıştır. İcma***8217;, farklı iki döneme ( Sahabe Dönemi ve Sahabeden Sonraki dönem ) ait olmak üzere ele alınmıştır. Sahabe Dönemindeki İcma***8217; ile modern hukuktaki İçtihadı Birleştirme Kararı arasında çok önemli ortak noktaların varlığı üzerinde durulurken, Sahabe Döneminden Sonraki İcma***8217;ın bunlardan farklı olduğu vurgulanmış ve bu İcma***8217; hakkındaki eleştirilir dile getirilmiş ve değerlendirilmiştir. Özellikle bu İcma***8217;ın ***8220;değiştirilemez ***8220; ve ***8220; ondan farklı bir görüş ileri sürüleme ***8220; özelliklerinin, yeni ilmi içtihatların ortaya çıkması konusundaki olumsuz etkisine dikkat çekilmiştir. İcma***8217;da bulunanların böyle bir niyeti ve amacı olduğunu söylemek mümkün değil ise de sonuç itibariyle bu durumun meydana geldiğini söylemek mümkündür.

İn this article, the consensus in the İslamic Law is compaired with the decesion to unite of the conviction in the Modern Law. The consensus has been studied on twu periods that are differents. ( Sahabe Period and Post- Sahabe Period.)
There is an important similarity between the consensus which had been made in Sahabe period and the decesion to unite of the conviction in Modern Law. But Post- Sahabe Period***8217;s consensus is wery different from those which we explained in this study.
And we especially attracted atlantion that the point of unchanged and no opposition convition about the consensus made in second period. This period has negative role on the İslamic Law. İt is not possible to say that the scholars who have conviction have not purpose like that. But, this negative position has made in İslamic Law in Post- Sahabe Period.

Makale yazarı
Yrd. Doç. Dr. Hasan TANRIVERDİ
Dicle Üniversitesi İlahiyat Fakültesi İslam Hukuku Öğretim Üyesi



Nüve Forum
Eklenmiş Resim
Dosya tipi: jpg İslamic-Law-.jpg (22,4 KB (Kilobyte), 31x kez indirilmiştir)
__________________
[CENTER][URL="http://www.nevart.net/"][IMG]http://www.nuveforum.net/galeri/data/500/2602.jpg[/img][/url]
Güzel Sanatlar Fakültesi/Lisesi Yetenek Sınavlarına Hazırlık Kursu
Resim Yağlı Boya Hobi Kursu
Hızlı ve Etkili Okuma Kursu
Çocuklar için Hızlı Okuma Kursu
Çocuklar için Resim Kursu
Diksiyon Kursu
Nefes Teknikleri Kursu
Kişisel Gelişim Kursları[/CENTER]

Konu ghostgirl tarafından (12.07.09 saat 13:49 ) değiştirilmiştir..
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 12.07.09, 08:11
Uzman
 
Üyelik tarihi: May 2008
İletiler: 2.134
Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!
Standart İslam Hukukundaki ***8220;İcma***8217;***8221; İle Modern Hukuktaki ***8220;İctihadı Birleştirme Kararı***8221; Arasında Bir Mukayese

GİRİŞ
Bu çalışmada, yüzyıllarca süren uygulanışıyla hukuk tarihimizde önemli bir yere sahip olan İslam hukukunun temel kaynaklarından biri olan ***8220;İcma***8217;***8221; ile, bir yasanın boşluklarını dolduran ve bağlayıcı güçte yeni bir hukuk kuralı meydana getirdiği için yürürlük kaynağı olarak kabul edilen modern hukuktaki ***8220;İçtihadı Birleştirme Kararı***8221; arasında bir mukayese yapılacaktır. Modern hukukta (Türk Medeni Kanunu 1.md.), hakkında kanuni bir hüküm bulunmayan bir konuda hakimin örf ve adete göre hükmetmesi, örf ve adet de yoksa kendi içtihadıyla konuyu hükme bağlaması hususu yer aldığı gibi, İslam hukukunda da, hakkında Kitab ( Kur***8217;an-ı Kerim) ve Sünnette (Peygamberin söz ve uygulamaları) hüküm bulunmayan bir konuda kendi içtihadıyla hüküm verme yetki ve görevi kadıya verilmiştir. Ayrıca, modern hukuka göre, eğer bu konuda içtihadı birleştirme kararı varsa hakimin buna uyma zorunluluğu olduğu gibi, İslam hukukuna göre de, icma***8217;ın varlığı durumunda kadı***8217;nın bu icma***8217;a uymak zorunda olduğu kabul edilmiştir. Görüldüğü gibi icma***8217; ve içtihadı birleştirme kararı, kurallar arası hiyerarşik sıralama ve bağlayıcılık konularında benzer konumdadırlar.

İcma***8217;, Sahabe Döneminde, Halifenin başkanlığındaki şuranın hukuki bir uygulama ile ilgili kararı ile oluşurken, bu dönemden sonra farklı bir alana kaydırılmış ve herhangi bir asırda bütün İslam müçtehitlerinin herhangi bir hukuki hüküm üzerinde ittifak etmeleriyle oluşacağı kabul edilmiştir.

İcma***8217;daki bu farklılaşmadan dolayı, ilk önce ***8220;Sahabe Dönemindeki İcma***8221; ile ***8220;İçtihadı Birleştirme Kararı***8221; mukayeseli bir şekilde ele alınacak, daha sonra ***8220;Sahabe Döneminden Sonraki İcma***8217;***8221; ele alınıp değerlendirilecek ve hakkındaki eleştiriler dile getirilecektir.
__________________
[CENTER][URL="http://www.nevart.net/"][IMG]http://www.nuveforum.net/galeri/data/500/2602.jpg[/img][/url]
Güzel Sanatlar Fakültesi/Lisesi Yetenek Sınavlarına Hazırlık Kursu
Resim Yağlı Boya Hobi Kursu
Hızlı ve Etkili Okuma Kursu
Çocuklar için Hızlı Okuma Kursu
Çocuklar için Resim Kursu
Diksiyon Kursu
Nefes Teknikleri Kursu
Kişisel Gelişim Kursları[/CENTER]
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 12.07.09, 08:13
Uzman
 
Üyelik tarihi: May 2008
İletiler: 2.134
Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!
Standart İslam Hukukundaki ***8220;İcma***8217;***8221; İle Modern Hukuktaki ***8220;İctihadı Birleştirme Kararı***8221; Arasında Bir Mukayese

1. SAHABE DÖNEMİNDEKİ ***8220;İCMA***8217;***8221; İLE MODERN HUKUKTAKİ ***8220;İÇTİHADI BİRLEŞTİRME KARARI***8221;
Sahabe dönemindeki İcma***8217;ın tam olarak anlaşılabilmesi için, bu İcma***8217;ın örnekleri özerinde açıklamalar yapıp belirli bir tanıma doğru gitmenin daha yararlı olacağı kanaatindeyim. Çünkü daha sonra İçtihadı Birleştirme Kararı da aynı metotla ele alınacak ve böylece aralarında iyi bir mukayese yapma olanağı elde edilmiş olacaktır.

A. Sahabe Dönemindeki İcma***8217;
İslam hukuku metodolojisi (Usulü***8217;l-Fıkh) kaynaklarında, bu dönemin icma***8217;ı için verilen örnekler arasında genellikle şu üç örnek yer almaktadır.[1]

1. Peygamberin vefatından sonra kimin halife olacağı konusunda sahabe arasında ihtilaflar çıktı. Toplumda etkinliği olan kişiler arasında yapılan istişare ve tartışmalardan sonra Hz. Ebubekir***8217;in halifeliği icma***8217; ile kabul edildi.
2. Hz. Ebubekir***8217;in hilafeti döneminde ***8211;Peygamberin döneminde olduğu gibi- zekat, devletin görevlendirdiği kişiler tarafından toplanırdı. Bazı zenginler zekat vermeyince Hz. Ebubekir, bunlardan zekatın zorla alınması ve gerekirse bunlarla savaşmak gerektiğine dair düşüncesini dile getirdi. Başta Hz. Ömer olmak üzere bazı sahabiler buna karşı çıktılar. Ama yapılan istişare ve görüşmelerin sonunda Hz. Ebubekir***8217;in düşüncesi icma***8217; ile kabul edildi.
3. Peygamber vefat ettiğinde Kur***8217;an toplanıp kitap haline getirilmiş değildi. Hz. Ömer, Kur***8217;an***8217;ın kitap haline getirilmesi gerektiğine dair düşüncesini Halife olan Hz. Ebubekir***8217;e açıkladı. Hz. Ebubekir ilk önce ***8220;Peygamberin yapmadığı bir şeyi biz nasıl yaparız.***8221; diyerek karşı çıktı. Ama yapılan istişare ve görüşmelerden sonra Hz. Ömer***8217;in görüşü icma***8217; ile kabul edildi ve bu işi yapmak için bir komisyon kuruldu.

Bu örneklerden yola çıkarak sahabe dönemindeki İcma***8217;ı şöyle tanımlayabiliriz: İcma***8217;; hukuki bir sorunu çözmek üzere, yetkili kişiler ( Ülü***8217;l-emir) in etkin ve ehil olan kişilerle yaptığı istişare sonucu alınan karardır.

Bu tanımdan anlaşılmasına rağmen şu iki noktayı özellikle belirtmekte fayda vardır.

Birincisi: İstişarenin içinde, İslam hukukunda Ülü***8217;l-emir denilen yetkililer vardır.[2] Bu istişare sonunda alınan karara uymak, Kur***8217;an***8217;daki Ülü***8217;l-emre itaat ( Nisa.59 ) prensibinin bir gereği olup, bu kararın ilim adamları olan müçtehitler arasında hiçbir muhalefet olmadan oy birliğiyle kabul edilmesinden dolayı değildir. Oysa ***8211;ilerde açıklanacağı gibi - sahabe döneminden sonraki icma***8217;da bu düşünce vardır.

İkincisi: İstişare sonucu alınan kararın Halifenin görüşü olması da şart değildir. Üçüncü örnek bunu açıkça göstermektedir.

Sahabe dönemindeki bu icma***8217; uygulamasıyla İcma***8217;a önemli bir fonksiyon verildiği aşikardır.[3]

B. İçtihadı Birleştirme Kararı
Buna Türk Ceza Kanunu***8217;ndan bir örnek verelim. TCK. 285.maddesi ***8220;İftira***8221;yı bir suç olarak kabul etmekte ve son fıkrasında da müfterinin ***8220;rücu***8217;***8221;unu hafifletici sebep olarak kabul etmektedir. Ancak ***8220;İnkar etmek***8221; rücu***8217; anlamına gelir mi ? Bu konuda TCK. da herhangi bir hüküm olmadığından dolayı, konu hakimin takdirine kalan içtihadi bir konu olmuştur. Yargıtay, kendisine intikal eden bu konudaki davalardan birinde ( 4.Ceza Dairesinin 29.4.1947 tarih ve 5017/6924 sayılı kararı ) inkarı rücu***8217; olarak kabul ederken, diğerinde ( 4. Ceza Dairesinin 29.1.1951 tarih ve 541/541 sayılı kararı ) rücu***8217; olarak kabul etmemiştir. Bu farklı içtihatlar arasındaki ihtilafı ortadan kaldırmak ve uygulamada birliği sağlamak amacıyla Yargıtay, konuyla ilgili bir İçtihadı Birleştirme Kararı almıştır ( 21.1.1959 tarih ve 12/3 sayılı kararı ). Bu İçtihadı Birleştirme Kararında, rücu***8217;un hakikate dönmek, mağdur hakkında yapılan ihbarın gerçek olmadığını açıklamak ve böylece suçu kabul etmek anlamını taşıdığı, inkar etmek ise gerek lügat manasıyla ve gerek hukuki terim olarak, isnat edilen suçun kabul edilmemesi anlamına geldiği ve inkar eden kişide ahlaki redaet bakımından bir ısrarı belirttiği ve açıklanan bu sebeplerle inkarın rücu***8217; anlamını taşımadığına karar verilmiştir.[4]

İçtihadı Birleştirme Kararının oluşum seyrini bize gösteren bu açık örneğe ek olarak şu noktaları belirtmekte fayda vardır.

Birincisi: Önceleri, içtihadı birleştirme kararı alma yetkisine sahip sadece bir ***8220; İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu ***8220; vardı ve bu kurul Yargıtay***8217;ın hukuk ve ceza dairelerinin tümünün bir araya gelmesiyle oluşuyordu. Bu büyük genel kurulun toplanıp karar almasının zorluğu dikkate alınarak, Hukuk Genel Kurulu ve Ceza Genel Kuruluna da bu kararı alma yetkisi verilmiştir.[5]

İkincisi: İçtihadı birleştirme kararı çıkarma işi Yargıtay***8217;a özgü bir şey olmayıp, Danıştay ve Askeri Yargıtay***8217;da da mevcuttur.[6]

Üçüncüsü: Bu yüksek mahkemelerin çıkardığı İçtihadı Birleştirme Kararları, her birinin kendi alanlarındaki daire, mahkeme ve birimleri bağladığından dolayı yasa niteliğindedirler. Bu durum ise, Anayasanın öngördüğü yetki ayrılığı prensibine ( md. 7. 8. 9 ) uymadığı gerekçesiyle eleştirilmektedir.[7]

Verilen bu bilgilere dayanarak İçtihadı Birleştirme Kararını ***8220; Yüksek mahkemelerin (Yargıtay, Danıştay ve Askeri Yargıtay ) çeşitli daire, hatta aynı daire veya Genel Kurullarının kararları arasında aynı konuda farklılıkların olması durumunda ortaya çıkan içtihat farklılığını gidermek ve uygulamada birliği sağlamak amacıyla yetkili kurullarınca çıkarılan karardır.***8221; diye tanımlayabiliriz.

C. Sahabe Dönemindeki İcma***8217; ile İçtihadı Birleştirme Kararı Arasında Bir Mukayese
Her iki konuda da verilen bilgileri değerlendirdiğimizde, detaydaki farklılıkları da dikkate alarak asli konulardaki ortak noktalarını şöyle sıralamamız mümkündür.

1. Her ikisinde de çözülmesi istenen sorun, hukuk bilim adamları arasındaki teorik ihtilaf olmayıp hukuki bir uygulamadaki ihtilaftır.[8] Bu temelde aynı olmalarıyla birlikte, detayda aralarında şu fark vardır; İcma***8217;da genellikle uygulama için daha önce herhangi bir karar alınmış değildir ama bir karar almak için yapılan istişarede farklı görüşler ortaya çıkmıştır ve bu görüşlerden biri tercih edilerek uygulama için tek bir kararın çıkışı sağlanmıştır. İçtihadı Birleştirme Kararında ise, önceden çıkarılmış farklı kararların birleştirilmesi yoluna gidilmektedir.
2. Her ikisinde de, çözülmesi istenen sorun hukuki bir uygulamadaki ihtilaf olunca, bunu çözme işi de bilim adamlarına değil yetkililere verilmiştir. Bu konuda da detayda aralarında şöyle bir fark vardır: Sahabe dönemindeki yönetimde, çağdaş devlet sistemlerindeki ***8220;Erkler Ayrılığı ***8220; prensibi olmadığı için, İcma***8217; kararını da bütün erkleri elinde bulunduran Halife ve Şura***8217;sı almıştır. İçtihadı Birleştirme Kararını ise, yargı konusunda yetkili olan kurullar almaktadır. Ancak, çıkarılan İçtihadı Birleştirme Kararı benzer olaylarda da bağlayıcı kabul edildiğinden ***8211; daha önce belirtildiği gibi- yasa niteliğinde kabul edilmiş ve Yargının yetkisi dışında olması hasebiyle eleştirilere maruz kalmıştır. Eğer sadece ilgili davada bağlayıcı kabul edilseydi bu eleştiriler de olmazdı. Nitekim Avrupa hukuk sisteminde de İçtihadı Birleştirme Kararı olduğu ancak benzeri olaylarda bağlayıcı kabul edilmediği belirtilmekte ve bizdeki İçtihadı Birleştirme Kararının bize özgü bir karar olduğu dile getirilmektedir.[9]
Burada şunu belirtmek isterim ki, İslam hukuku kaynaklarında (Fıkıh kitapları) olduğu gibi Türk Hukuk Tarihi kaynaklarında da, İslam hukukunun üçüncü kaynağı olarak kabul edilen İcma***8217;ın ***8220;İtiraz kabul etmez ve ondan farklı bir görüş ileri sürülemez.***8221; nitelikte olduğu belirtilmektedir.[10] Bu özellikler ise ***8211;ilerde açıklanacağı gibi- sahabe döneminden sonraki icma***8217;ın özellikleridir ve Osmanlı hukuk sisteminin kaynağı olarak kabul edilen Hanefi mezhebi de bu tür icma***8217;ı kabul etmiştir.[11] Buna dayanarak, modern hukukumuzdaki İçtihadı Birleştirme Kararının yasa niteliğindeki bağlayıcı özelliğinin de, hukuk tarihimizde yer alan İcma***8217;ın bir özelliğinin yansıması olduğunu söylemenin, fazla yadırganacak bir yorum olmayacağı kanaatindeyim.
3. Her ikisinin de bağlayıcılık nedeni, bütün hukuk bilim adamları tarafından oy birliğiyle kabul edilmeleri değil yetkili kişiler tarafından çıkarılmalarıdır. İlerde açıklanacağı gibi, sahabe döneminden sonraki icma***8217;ın bağlayıcılık nedeni, bütün fıkıh müçtehitleri tarafından oy birliğiyle kabul edilmesi olarak gösterilmiştir.
4. Her ikisi de, oluşturulduğu yolla değiştirilebilirler. Her birine ayrı birer örnek verelim.

a) Sahabe dönemindeki bir İcma***8217;ın yine bir İcma***8217; ile değiştirilmesine örnek olarak şunu verebiliriz: Sahabe arasında ***8220;Kayıp develerle karşılaşıldığında ne yapmak gerekir ? ***8220; sorusu tartışılmış ve Peygambere sorulmuştur. Peygamber ***8220; Ona karışmayın. Sahibi bulana dek, o kendi su ve yiyecek ihtiyacını temin eder.***8221; emrini vererek karışılmama yönünde hüküm vermiştir. Toplumda mal güvenliğinin tam olarak sağlanmış olmasının bir sonucu olan bu hüküm, ilk iki halife döneminde de aynen devam etmiştir. Ancak, şartların değiştiğini ve kayıp develere karışmamanın hırsızlıklara zemin hazırladığını düşünen üçüncü halife Hz. Osman, devenin yakalanıp satılmasını ve sahibi ortaya çıkıncaya dek parasının muhafaza edilmesini öngören bir karar almış ve bu karar İcma***8217; ile kabul edilmiştir. Parası yerine devenin, sahibine teslim edilmesinin daha uygun olacağını düşünen dördüncü halife Hz. Ali, sahibi ortaya çıkıncaya dek masrafları Beytülmalden karşılanmak üzere, devlet tarafından tahsis edilen yerde tutulmasını öngören bir karar almış ve bu karar İcma***8217; ile kabul edilmiştir.[12] Burada, Hz. Osman döneminde alınan İcma***8217; kararı ile şartların değişmesinden dolayı Sünnetin uygulamadan kaldırıldığı görülürken, Hz. Ali döneminde alınan İcma***8217; kararı ile de, önceden alınmış bir İcma***8217; kararının değiştirildiği açıkça görülmektedir.

b) İçtihadı Birleştirme Kararının yine bir İçtihadı Birleştirme Kararı ile değiştirilmesine Borçlar Hukukundan bir örnek verelim: Türk Borçlar Kanunu 83/1 maddesi şöyle demektedir.***8221; Mevzuu para olan borç memleket parasıyla ödenir.***8221; Buradaki ***8220;Memleket Parası***8221;ndan maksat nedir ? Başka bir ifade ile, Osmanlı döneminde para olarak kabul edilen ***8220;Altın Sikkeler***8221; şimdi de para sayılır mı ? Bu konuda farklı içtihatlar ortaya çıkınca, Yargıtay Genel Kurulu 4.6.1941 tarihinde çıkardığı İçtihadı Birleştirme Kararında, altın sikkeye para niteliği verilemeyeceği ve artık kanuni rayıcı olmayan misli bir mal hükmünde olduğuna dair içtihatta bulunurken, sonradan bu kararını değiştirmiş ve 1.4.1953 tarihinde çıkardığı yeni bir İçtihadı Birleştirme Kararında, altın sikkeleri tedavülden kaldıran bir kanun hükmü olmadığını ileri sürerek bunların milli para sayılmaları gerektiğine dair bir içtihatta bulunmuştur.[13] Bu örnekte açıkça görüldüğü gibi, bir İçtihadı Birleştirme Kararı sonradan çıkarılan yeni bir İçtihadı Birleştirme Kararı ile değiştirilmiş ve eski hüküm ortadan kalkmıştır.
__________________
[CENTER][URL="http://www.nevart.net/"][IMG]http://www.nuveforum.net/galeri/data/500/2602.jpg[/img][/url]
Güzel Sanatlar Fakültesi/Lisesi Yetenek Sınavlarına Hazırlık Kursu
Resim Yağlı Boya Hobi Kursu
Hızlı ve Etkili Okuma Kursu
Çocuklar için Hızlı Okuma Kursu
Çocuklar için Resim Kursu
Diksiyon Kursu
Nefes Teknikleri Kursu
Kişisel Gelişim Kursları[/CENTER]
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 12.07.09, 08:16
Uzman
 
Üyelik tarihi: May 2008
İletiler: 2.134
Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!
Standart İslam Hukukundaki ***8220;İcma***8217;***8221; İle Modern Hukuktaki ***8220;İctihadı Birleştirme Kararı***8221; Arasında Bir Mukayese

1. SAHABE DÖNEMİNDEKİ ***8220;İCMA***8217;***8221; İLE MODERN HUKUKTAKİ ***8220;İÇTİHADI BİRLEŞTİRME KARARI***8221;
Sahabe dönemindeki İcma***8217;ın tam olarak anlaşılabilmesi için, bu İcma***8217;ın örnekleri özerinde açıklamalar yapıp belirli bir tanıma doğru gitmenin daha yararlı olacağı kanaatindeyim. Çünkü daha sonra İçtihadı Birleştirme Kararı da aynı metotla ele alınacak ve böylece aralarında iyi bir mukayese yapma olanağı elde edilmiş olacaktır.

A. Sahabe Dönemindeki İcma***8217;
İslam hukuku metodolojisi (Usulü***8217;l-Fıkh) kaynaklarında, bu dönemin icma***8217;ı için verilen örnekler arasında genellikle şu üç örnek yer almaktadır.[1]
1. Peygamberin vefatından sonra kimin halife olacağı konusunda sahabe arasında ihtilaflar çıktı. Toplumda etkinliği olan kişiler arasında yapılan istişare ve tartışmalardan sonra Hz. Ebubekir***8217;in halifeliği icma***8217; ile kabul edildi.
2. Hz. Ebubekir***8217;in hilafeti döneminde ***8211;Peygamberin döneminde olduğu gibi- zekat, devletin görevlendirdiği kişiler tarafından toplanırdı. Bazı zenginler zekat vermeyince Hz. Ebubekir, bunlardan zekatın zorla alınması ve gerekirse bunlarla savaşmak gerektiğine dair düşüncesini dile getirdi. Başta Hz. Ömer olmak üzere bazı sahabiler buna karşı çıktılar. Ama yapılan istişare ve görüşmelerin sonunda Hz. Ebubekir***8217;in düşüncesi icma***8217; ile kabul edildi.
3. Peygamber vefat ettiğinde Kur***8217;an toplanıp kitap haline getirilmiş değildi. Hz. Ömer, Kur***8217;an***8217;ın kitap haline getirilmesi gerektiğine dair düşüncesini Halife olan Hz. Ebubekir***8217;e açıkladı. Hz. Ebubekir ilk önce ***8220;Peygamberin yapmadığı bir şeyi biz nasıl yaparız.***8221; diyerek karşı çıktı. Ama yapılan istişare ve görüşmelerden sonra Hz. Ömer***8217;in görüşü icma***8217; ile kabul edildi ve bu işi yapmak için bir komisyon kuruldu.

Bu örneklerden yola çıkarak sahabe dönemindeki İcma***8217;ı şöyle tanımlayabiliriz: İcma***8217;; hukuki bir sorunu çözmek üzere, yetkili kişiler ( Ülü***8217;l-emir) in etkin ve ehil olan kişilerle yaptığı istişare sonucu alınan karardır.

Bu tanımdan anlaşılmasına rağmen şu iki noktayı özellikle belirtmekte fayda vardır.

Birincisi: İstişarenin içinde, İslam hukukunda Ülü***8217;l-emir denilen yetkililer vardır.[2] Bu istişare sonunda alınan karara uymak, Kur***8217;an***8217;daki Ülü***8217;l-emre itaat ( Nisa.59 ) prensibinin bir gereği olup, bu kararın ilim adamları olan müçtehitler arasında hiçbir muhalefet olmadan oy birliğiyle kabul edilmesinden dolayı değildir. Oysa ***8211;ilerde açıklanacağı gibi - sahabe döneminden sonraki icma***8217;da bu düşünce vardır.

İkincisi: İstişare sonucu alınan kararın Halifenin görüşü olması da şart değildir. Üçüncü örnek bunu açıkça göstermektedir.

Sahabe dönemindeki bu icma***8217; uygulamasıyla İcma***8217;a önemli bir fonksiyon verildiği aşikardır.[3]

B. İçtihadı Birleştirme Kararı
Buna Türk Ceza Kanunu***8217;ndan bir örnek verelim. TCK. 285.maddesi ***8220;İftira***8221;yı bir suç olarak kabul etmekte ve son fıkrasında da müfterinin ***8220;rücu***8217;***8221;unu hafifletici sebep olarak kabul etmektedir. Ancak ***8220;İnkar etmek***8221; rücu***8217; anlamına gelir mi ? Bu konuda TCK. da herhangi bir hüküm olmadığından dolayı, konu hakimin takdirine kalan içtihadi bir konu olmuştur. Yargıtay, kendisine intikal eden bu konudaki davalardan birinde ( 4.Ceza Dairesinin 29.4.1947 tarih ve 5017/6924 sayılı kararı ) inkarı rücu***8217; olarak kabul ederken, diğerinde ( 4. Ceza Dairesinin 29.1.1951 tarih ve 541/541 sayılı kararı ) rücu***8217; olarak kabul etmemiştir. Bu farklı içtihatlar arasındaki ihtilafı ortadan kaldırmak ve uygulamada birliği sağlamak amacıyla Yargıtay, konuyla ilgili bir İçtihadı Birleştirme Kararı almıştır ( 21.1.1959 tarih ve 12/3 sayılı kararı ). Bu İçtihadı Birleştirme Kararında, rücu***8217;un hakikate dönmek, mağdur hakkında yapılan ihbarın gerçek olmadığını açıklamak ve böylece suçu kabul etmek anlamını taşıdığı, inkar etmek ise gerek lügat manasıyla ve gerek hukuki terim olarak, isnat edilen suçun kabul edilmemesi anlamına geldiği ve inkar eden kişide ahlaki redaet bakımından bir ısrarı belirttiği ve açıklanan bu sebeplerle inkarın rücu***8217; anlamını taşımadığına karar verilmiştir.[4]

İçtihadı Birleştirme Kararının oluşum seyrini bize gösteren bu açık örneğe ek olarak şu noktaları belirtmekte fayda vardır.

Birincisi: Önceleri, içtihadı birleştirme kararı alma yetkisine sahip sadece bir ***8220; İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu ***8220; vardı ve bu kurul Yargıtay***8217;ın hukuk ve ceza dairelerinin tümünün bir araya gelmesiyle oluşuyordu. Bu büyük genel kurulun toplanıp karar almasının zorluğu dikkate alınarak, Hukuk Genel Kurulu ve Ceza Genel Kuruluna da bu kararı alma yetkisi verilmiştir.[5]

İkincisi: İçtihadı birleştirme kararı çıkarma işi Yargıtay***8217;a özgü bir şey olmayıp, Danıştay ve Askeri Yargıtay***8217;da da mevcuttur.[6]

Üçüncüsü: Bu yüksek mahkemelerin çıkardığı İçtihadı Birleştirme Kararları, her birinin kendi alanlarındaki daire, mahkeme ve birimleri bağladığından dolayı yasa niteliğindedirler. Bu durum ise, Anayasanın öngördüğü yetki ayrılığı prensibine ( md. 7. 8. 9 ) uymadığı gerekçesiyle eleştirilmektedir.[7]

Verilen bu bilgilere dayanarak İçtihadı Birleştirme Kararını ***8220; Yüksek mahkemelerin (Yargıtay, Danıştay ve Askeri Yargıtay ) çeşitli daire, hatta aynı daire veya Genel Kurullarının kararları arasında aynı konuda farklılıkların olması durumunda ortaya çıkan içtihat farklılığını gidermek ve uygulamada birliği sağlamak amacıyla yetkili kurullarınca çıkarılan karardır.***8221; diye tanımlayabiliriz.

C. Sahabe Dönemindeki İcma***8217; ile İçtihadı Birleştirme Kararı Arasında Bir Mukayese
Her iki konuda da verilen bilgileri değerlendirdiğimizde, detaydaki farklılıkları da dikkate alarak asli konulardaki ortak noktalarını şöyle sıralamamız mümkündür.
1. Her ikisinde de çözülmesi istenen sorun, hukuk bilim adamları arasındaki teorik ihtilaf olmayıp hukuki bir uygulamadaki ihtilaftır.[8] Bu temelde aynı olmalarıyla birlikte, detayda aralarında şu fark vardır; İcma***8217;da genellikle uygulama için daha önce herhangi bir karar alınmış değildir ama bir karar almak için yapılan istişarede farklı görüşler ortaya çıkmıştır ve bu görüşlerden biri tercih edilerek uygulama için tek bir kararın çıkışı sağlanmıştır. İçtihadı Birleştirme Kararında ise, önceden çıkarılmış farklı kararların birleştirilmesi yoluna gidilmektedir.
2. Her ikisinde de, çözülmesi istenen sorun hukuki bir uygulamadaki ihtilaf olunca, bunu çözme işi de bilim adamlarına değil yetkililere verilmiştir. Bu konuda da detayda aralarında şöyle bir fark vardır: Sahabe dönemindeki yönetimde, çağdaş devlet sistemlerindeki ***8220;Erkler Ayrılığı ***8220; prensibi olmadığı için, İcma***8217; kararını da bütün erkleri elinde bulunduran Halife ve Şura***8217;sı almıştır. İçtihadı Birleştirme Kararını ise, yargı konusunda yetkili olan kurullar almaktadır. Ancak, çıkarılan İçtihadı Birleştirme Kararı benzer olaylarda da bağlayıcı kabul edildiğinden ***8211; daha önce belirtildiği gibi- yasa niteliğinde kabul edilmiş ve Yargının yetkisi dışında olması hasebiyle eleştirilere maruz kalmıştır. Eğer sadece ilgili davada bağlayıcı kabul edilseydi bu eleştiriler de olmazdı. Nitekim Avrupa hukuk sisteminde de İçtihadı Birleştirme Kararı olduğu ancak benzeri olaylarda bağlayıcı kabul edilmediği belirtilmekte ve bizdeki İçtihadı Birleştirme Kararının bize özgü bir karar olduğu dile getirilmektedir.[9]
Burada şunu belirtmek isterim ki, İslam hukuku kaynaklarında (Fıkıh kitapları) olduğu gibi Türk Hukuk Tarihi kaynaklarında da, İslam hukukunun üçüncü kaynağı olarak kabul edilen İcma***8217;ın ***8220;İtiraz kabul etmez ve ondan farklı bir görüş ileri sürülemez.***8221; nitelikte olduğu belirtilmektedir.[10] Bu özellikler ise ***8211;ilerde açıklanacağı gibi- sahabe döneminden sonraki icma***8217;ın özellikleridir ve Osmanlı hukuk sisteminin kaynağı olarak kabul edilen Hanefi mezhebi de bu tür icma***8217;ı kabul etmiştir.[11] Buna dayanarak, modern hukukumuzdaki İçtihadı Birleştirme Kararının yasa niteliğindeki bağlayıcı özelliğinin de, hukuk tarihimizde yer alan İcma***8217;ın bir özelliğinin yansıması olduğunu söylemenin, fazla yadırganacak bir yorum olmayacağı kanaatindeyim.
3. Her ikisinin de bağlayıcılık nedeni, bütün hukuk bilim adamları tarafından oy birliğiyle kabul edilmeleri değil yetkili kişiler tarafından çıkarılmalarıdır. İlerde açıklanacağı gibi, sahabe döneminden sonraki icma***8217;ın bağlayıcılık nedeni, bütün fıkıh müçtehitleri tarafından oy birliğiyle kabul edilmesi olarak gösterilmiştir.
4. Her ikisi de, oluşturulduğu yolla değiştirilebilirler. Her birine ayrı birer örnek verelim.
a) Sahabe dönemindeki bir İcma***8217;ın yine bir İcma***8217; ile değiştirilmesine örnek olarak şunu verebiliriz: Sahabe arasında ***8220;Kayıp develerle karşılaşıldığında ne yapmak gerekir ? ***8220; sorusu tartışılmış ve Peygambere sorulmuştur. Peygamber ***8220; Ona karışmayın. Sahibi bulana dek, o kendi su ve yiyecek ihtiyacını temin eder.***8221; emrini vererek karışılmama yönünde hüküm vermiştir. Toplumda mal güvenliğinin tam olarak sağlanmış olmasının bir sonucu olan bu hüküm, ilk iki halife döneminde de aynen devam etmiştir. Ancak, şartların değiştiğini ve kayıp develere karışmamanın hırsızlıklara zemin hazırladığını düşünen üçüncü halife Hz. Osman, devenin yakalanıp satılmasını ve sahibi ortaya çıkıncaya dek parasının muhafaza edilmesini öngören bir karar almış ve bu karar İcma***8217; ile kabul edilmiştir. Parası yerine devenin, sahibine teslim edilmesinin daha uygun olacağını düşünen dördüncü halife Hz. Ali, sahibi ortaya çıkıncaya dek masrafları Beytülmalden karşılanmak üzere, devlet tarafından tahsis edilen yerde tutulmasını öngören bir karar almış ve bu karar İcma***8217; ile kabul edilmiştir.[12] Burada, Hz. Osman döneminde alınan İcma***8217; kararı ile şartların değişmesinden dolayı Sünnetin uygulamadan kaldırıldığı görülürken, Hz. Ali döneminde alınan İcma***8217; kararı ile de, önceden alınmış bir İcma***8217; kararının değiştirildiği açıkça görülmektedir.

b) İçtihadı Birleştirme Kararının yine bir İçtihadı Birleştirme Kararı ile değiştirilmesine Borçlar Hukukundan bir örnek verelim: Türk Borçlar Kanunu 83/1 maddesi şöyle demektedir.***8221; Mevzuu para olan borç memleket parasıyla ödenir.***8221; Buradaki ***8220;Memleket Parası***8221;ndan maksat nedir ? Başka bir ifade ile, Osmanlı döneminde para olarak kabul edilen ***8220;Altın Sikkeler***8221; şimdi de para sayılır mı ? Bu konuda farklı içtihatlar ortaya çıkınca, Yargıtay Genel Kurulu 4.6.1941 tarihinde çıkardığı İçtihadı Birleştirme Kararında, altın sikkeye para niteliği verilemeyeceği ve artık kanuni rayıcı olmayan misli bir mal hükmünde olduğuna dair içtihatta bulunurken, sonradan bu kararını değiştirmiş ve 1.4.1953 tarihinde çıkardığı yeni bir İçtihadı Birleştirme Kararında, altın sikkeleri tedavülden kaldıran bir kanun hükmü olmadığını ileri sürerek bunların milli para sayılmaları gerektiğine dair bir içtihatta bulunmuştur.[13] Bu örnekte açıkça görüldüğü gibi, bir İçtihadı Birleştirme Kararı sonradan çıkarılan yeni bir İçtihadı Birleştirme Kararı ile değiştirilmiş ve eski hüküm ortadan kalkmıştır.

Makale yazarı
Yrd. Doç. Dr. Hasan TANRIVERDİ
Dicle Üniversitesi İlahiyat Fakültesi İslam Hukuku Öğretim Üyesi


[1] Bkz. Razi Fahreddin. el-Mahsul fi İlmi Usulil-Fıkh. Farazdak mat. Yay. Riyad. c. 2 s. 190 Esnevi Cemaleddin. et-Temhid fi Tahrici***8217;l-Furu***8217; ala***8217;l-Usul. Risale yay. Beyrut. s. 139 ; Gazali Muhammed. el-Mustasfa min İlmi***8217;l-Usul. Daru ihyai***8217;t-Turasi***8217;l-Arabi yay. Beyrut. c. 1 s. 205 ;Amedi Seyfeddin. el-İhkam fi Usuli***8217;l-Ahkam. Daru***8217;l-Marife yay. Beyrut. c. 1 s. 278
Şaban Zekiyyuddin. İslam Hukuk İlminin Esasları. Çev. İbrahim Kafi Dönmez. Türkiye Diyanet Vakfı yay. Ankara. 1990 s. 102 ; Eşkar Ömer Süleyman. Tarihü***8217;l-Fıkhi***8217;l-İslami. Darü***8217;n-Nefais yay. Kuveyt 1989 s. 78
Genel olarak İslam hukukunda icma***8217;ın 763 konuda oluştuğu zikredilmektedir. Bkz. Nisaburi Muhammed. el-İcma***8217;. Daru***8217;n-Nedve yay. ( 3. baskı) İskenderiye. Kitapta konular rakamlar verilerek sıralanmıştır.
[2] Birinci örnekte yetkili kişiler yoktur diye bir soru akla gelebilir.Ancak şunu unutmamak gerekir ki, Ehl-i Sünnet anlayışına göre halifenin seçimi halka bırakıldığı için, o zamanki şartlarda halkı temsilen istişareye katılan bu etkin kişiler aynı zamanda o konunun yetkili kişileri olarak kabul edilirler
[3] Bkz. Erdoğan Mehmet. İslam hukukunda Ahkamın Değişmesi. Marmara Ünv. İlh. Fak. Yay. İstanbul 1990. s. 60
[4] Bkz. Önder Ayhan. Türk Ceza Hukuku Özel Hükümler. Beta yay. (2. baskı ) İstanbul. 1987. s. 302
[5] Bkz. Bilge, Necip. Hukuk Başlangıcı. Ankara Ünv. Hukuk Fak. Yay. Ankara. 1975. s. 126
[6] Bkz. 6 ocak 1982 tarih ve 2575 sayılı Danıştay Kanunu md.40 ve 27.06.1972 tarih ve 1660 sayılı Askeri Yargıtay Kanunu md.32.
[7] Bkz. Teziç, Erdoğan. Anayasa Hukuku. Beta yay. İstanbul. 1986. s.70
[8] İcma***8217; için ***8220; Her asırda, ortaya çıkan yeni problemleri halli ve İslam hukukunun dinamizmini temin için önemli bir müessesedir.***8221; Denilmiştir. Bkz. Cin, Halil ***8211; Akgündüz, Ahmet. Türk Hukuk tarihi. Osmanlı Araşt. Vakfı yay. İstanbul 1995 s. 158. Bu özelliğin sadece Sahabe dönemindeki icma***8217; için rahatlıkla söylenebileceği kanaatindeyim.
[9] Bkz. Bilge, Necip. İçtihatların Birleştirilmesi Yolu İlgili Bazı Sorunlar. Ankara Ünv. Huk. Fak. Yay. No:415. Ankara. 1977. s. 12, 13
[10] Bkz. Subki, Ali. el-İbhac fi Şerhi***8217;l-Minhac. Darü***8217;l-Kütübi***8217;l-İlmiye yay. Beyrut. C. 2 s. 254; Uçok Coşkun, Mumcu Ahmet. Türk Hukuk Tarihi. Ankara Ünv. Huk. Fak. Yay. 4. baskı. Ankara. 1982. s. 51, 52 ; Bu konuda Molla Hüsrev şöyle der: İcma***8217; kesin bağlayıcıdır, çünkü onun nassların önüne geçmesi bunu gerektirmektedir. Kesin olmayan, kesin olanın önüne geçemez. Bkz. Molla Hüsrev. Mir***8217;a tü***8217;l- Usul fi Şerhi Mirkati***8217;l- Vusul. Eser Kitabevi yay. İstanbul. s. 422; İzmiri de, bu durumu açıklarken aynı eser üzerindeki Haşiyesinde şöyle der: İcma***8217;ın, nassların ( Kitab ve Sünnet) önüne geçmesinin sebebi onun neshedilmeme özelliğidir, çünkü nasslar kesin olmasına rağmen neshe uğramışlardır. Aynı görüş için bkz. Büyük Haydar Efendi. Usul-i Fıkıh Dersleri. Üçdal yay. ( 2. baskı ) İstanbul 1966 s. 341
[11] İcma***8217;, bütün İslam hukukçularını bağladığı için kazai yönden İçtihadı Birleştirme Kararına benzetilebileceği zikredilmiştir. Bkz. Cin, Halil-Akgündüz, Ahmet. Türk Hukuk Tarihi. Osmanlı Araştırmaları vakfı yay. İstanbul 1995. c. 1 s. 157
[12] Bkz. Zeydan Abdülkerim. el-Medhal. Risale yay. Beyrut. 1996. s. 104; Her iki halifenin de aldığı kararlar, Sahabe dönemindeki İcma***8217; tanımına göre icma***8217; olarak nitelendirilir. Müellif bu kararlar için ***8220;icma***8217;***8221; tabirini kullanmadığı gibi, daha önce zikrettiği ***8220;Müellefe-ı kuluba zekat verilmemesi kararı***8221;nı da icma***8217; olarak nitelendirmemiştir. Halbuki bu karar sahabe icma***8217;ına dayanmaktadır. Bkz. Zuhayli Vehbe. el-Fıkhu***8217;l-İslami ve Edilletuh. Daru***8217;l-Fikr yay. Şam. c. 2 s. 872
[13] Bkz. Tekinay, Selahattin Sulhi. Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Filiz Kitapevi yay. (6. baskı) İstanbul. 1988. s. 1028 vd.
[14]Bazı kaynaklarda farklı kelime ve tabirler kullanılmışsa da bu tarif, İcma***8217;ın özünü dile getirme açısından en uygun tarif olarak kabul edilmektedir. Geniş bilgi için bkz Amedi Seyfeddin, el-İhkam fi Usuli***8217;l-Ahkam. Daru***8217;l-Marife yay. Beyrut. c. 1 s. 199 ; Razi Fahreddin. a. g. e. c. 2 s. 20, vd. Buhari Abdülaziz. Keşfü***8217;l-Esrar an Usuli***8217;l-Bezdevi. Daru***8217;l-Kutubi***8217;l-Arabi yay. Beyrut. c. 3 s. 227 Şevkani Muhammed. İrşadü***8217;l-Fuhul ila Tahkiki***8217;l-Hak min İlmi***8217;l-Usul. Mustafa el-Halebi mat. Yay. Kahire. s. 71 Gazali Muhammed. el-Mustasfa. a. g. e. c. 1 s. 173 Şaban Zekiyyüddin. İslam Hukuk İlminin Esasları. Çev. İbrahim Kafi Dönmez.TDV yay. Ankara. s. 91 Türk Hukuk Lugatı. Türk Hukuk Kurumu . Başbakanlık Basımevi yay. 4. baskı Ankara 1998. İcma mad. s. 141
[15] Bkz. Büyük Haydar Efendi. a. g. e. s. 340
[16] Sahabe döneminde, icma***8217;da bulunanların başında yetkililer bulunmaktadır. Bu yetkililer aynı zamanda müçtehittir. Ama genel anlamda ***8220;Müçtehit ***8220; olabilmek için ***8220; Yetkili olmak ***8220; şart değildir. Bkz. Dönmez İbrahim Kafi. İslam Hukukunda Müçtehidin Naslar Karşısındaki Durumu ile Modern Hukuklarda Hakimin Kanun Karşısındaki Durumu Arasında Bir Mukayese. Marmara Ünv. İlahiyat Fak. Dergisi. S. 4 İstanbul 1986 s. 31
[17] Bkz. Tehanevi Muhammed Ali. Keşşafu İstilahati***8217;l-Funun. Kahraman yay. İstanbul. 1984. c. 1 s. 239 ; Buhari Abdülaziz. a. g. e. c. 3 s. 235 Serahsi Muhammed. Usul. Darü***8217;l-Marife yay. Beyrut. c. 1 s. 310 el- Hudari Muhammed. Usulü***8217;l- Fıkıh. el-Mektebetü***8217;t-Ticariye yay. Mısır 1969 s. 271 Büyük Haydar Efendi . a. g. e. s. 342,344 ;Bu konuda Hanefi usul alimlerinin ittifakı olduğu da dile getirilmektedir. Bkz. İslam Ansiklopedisi. TDV yay. ***8220; İcma***8221; mad. (Yaz: İbrahim Kafi Dönmez ) İstanbul. 2000 Molla Husrev. Mir***8217;atü***8217;l- Usul fi Şerhi Mirkati***8217;l- Vusul. Eser Kitabevi yay. İstanbul. s. 428
[18] Bkz. Mahalli Celal. Şerhu Cem***8217;il-Cevami***8217;. Darü***8217;l-Kutubil-İlmiye yay. Beyrut. c. 2 s. 234, 235 Aslında İcma***8217;, görüş ayrılıklarını azaltma yöntemi olarak alınmamalıdır. Pratik sonucu itibariyle, islamı temsil eden temel hükümlerle ilgili nasslar üzerinde zorlanmış yorumlara başvurma kapısını kapatarak, her zaman ve mekanda Müslümanların birliğini temsil eden temel hükümlerin korunmasını sağlayan bir ilke olarak düşünülmelidir. Bkz. İslam Ansiklopedisi. TDV yay. ***8220; İcma***8221; mad. İstanbul 2000. s. 429
[19] Bkz. Isfahani Şemseddin. Şerhü***8217;l-Minhac li***8217;l-Beyzavi. Mektebetü***8217;r-Rüşd Yay. Riyad. 1999. c. 1 s. 484
Sübki Ali. a. g. e. c. 2 s. 254 Amedi Seyfeddin. a. g. e. c. 3 s. 173 Aynı görüş için bkz. Ebu Zehra Muhammed. İslam Hukuku Metodolojisi. Çev. Abdulkadir Şener. Fon mat. Yay. Ankara 1981. s. 183 Çevirmen ise dipnotunda, İçtihat içtihadı nakzetmez diyerek bunu mümkün görmektedir.
[20] Bkz. Şirbini Abdurrahman. Takrir bi***8217;l-Hamiş ala Cem***8217;iL-Cevami. Darü***8217;l-Kutubi***8217;l-İlmiye yay. Beyrut. c. 1, s. 237 Hukukta yararların sağlanması ( Celbü***8217;l- Mesalih ) ve zararların önlenmesi ( Der***8217;ül- Mefasid ) kesin olarak istenmekte ve külli bir kaide olarak kabul edilmektedir.Bkz. İbn Aşur Muhammed Tahir. İslam Hukuk Felsefesi. Çev. Vecdi Akyüz. Mehmet Erdoğan. Rağbet yay. İstanbul 1999 s. 121
[21] Bkz. Serahsi. a. g. e. c. 2 s. 116 Ayrıca bkz. Hamidullah Muhammed. İslamda Devlet İdaresi. Çev. Kemal Kuşçu. Nur yay. Ankara 1979. s. 61,62
[22] Bkz. Amedi. a. g. e. c. 3 s. 173 Isfahani. a. g. e. c. 1 s. 477,478 Azınlığın görüşünü dikkate almadan, Ayetin Ayet ile ve Sünnetin sünnet ile neshedildiği konusunda ittifakın olduğunu ileri sürenler de vardır. Bkz. Endülüsi İbn Hazm. el-İhkam fi Usuli***8217;l-Ahkam. Darü***8217;l-Hadis yay. Kahire. c. 4 s. 505
[23] Şurb haddinin 80 sopa olarak Hz. Ömer döneminde icma***8217; ile belirlendiğine dair Bkz. Serahsi. a. g. e. c. 1 s. 301
[24] Şurb haddinin Hz. Ömer***8217;in vefatından sonra 80***8217;den 40***8217;a indirildiğine dair Bkz. Endülüsi İbn Hazm el-İhkam fi Usuli***8217;l-Ahkam. Darul-Hadis yay. Kahire. c. 4 s. 505 Ancak İbn Hazm, bu indirimi tazir olarak eklendiğine inandığı 40 sopa için geçerli olduğunu söylemektedir.Çünkü ona göre, icma***8217; değiştirilemez ve ona muhalefet edilemez.
[25] Bkz. Isfahani. a. g. e. c. 2 s. 581 Attar Hasan. Haşiye ala Cem***8217;il-Cevami***8217;. Darü***8217;l-Kutubi***8217;l-İlmiye yay. Beyrut. c. 2 s. 229 Cuveyni Abdulmelik. el-Burhan fi Usuli***8217;l-Fıkh. Darü***8217;l-Vefa yay. Kahire. c. 1 s. 432 el-Hudari Muhammed. Usulü***8217;l-Fıkıh el-Mektebetü***8217;t-Ticariye yay. Mısır 1969. s. 274, 275 el-Hudari Muhammed İslam hukuk tarihi. Çev. Haydar Hatipoğlu. Kahraman yay. İstanbul s. 144 Aydın M. Akif. Türk Hukuk Tarihi. Beta yay. (3.baskı ) İstanbul 1999 s. 37 Şaban Zekiyyüddin. İslam hukuk İlminin Esasları. Çev. İbrahim Kafi Dönmez. Türkiye Diyanet Vakfı yay. Ankara. S. 101, 102 Zerka Ahmed Çağdaş Yaklaşımla İslam Hukuku. Çev. Servet armağan. TİMAŞ yay. İstanbul c. 1 s. 62 İslam Ansiklopedisi. TDV yay. İcma***8217; mad. s. 429 Ayrıca bkz. Bilmen Ömer Nasuhi. İstilahat-ı Fıkhiye Kamusu. İstanbul. 1967. c. 1 s. 170 İmam Şafii***8217;nin icma***8217;ın imkanına itirazı için bkz Ebu Zehra Muhammed. İslam Hukuku Metodolojisi. Çev. Abdulkadir Şener. Fon mat. Yay. Ankara 1981 s. 172, 173
[26] Bkz. Ebu Zehra Muhammed. a. g.e. s. 183 Ayrıca bkz. Ahmed Hasan The Classical Definition of İjma: The Nature of Consensus. İslamic Studies Winter 1975/4 s. 263 vd.
[27] Bkz. Hallaf Abdulvahap. İslam Hukuk Felsefesi. Çev. Huseyin Atay. Ankara Ünv. İlahiyat Fak. Yay. s. 230 vd. .
[28] Bkz. Şevkani Muhammed. İrşadu***8217;l-Fuhul. Darü***8217;l-Fikir yay. Beyrut. 1992. s. 134 Bu itibarla ***8220;Sahabilerden başkalarının icma***8217;ını bilmiyoruz ***8220; diyenlerin sözünde gerçek payı vardır. Ahmed b. Hanbel, üzerinde icma***8217; olduğu iddia edilen meseleler hakkında ***8220; Bu konuda ihtilafı bilmiyorum.***8221; demekle yetinirdi. Bkz. Ebu Zehra Muhammed. İslam Hukuku Metodolojisi. Fon mat. Yay. Ankara 1981 s. 175 Zahiriler de sadece Sahaba icma***8217;ını kabul ederler. Bkz. Goldziher İgnoz. Zahiriler. Çev. Cihad Tunç. Ankara Ünv. İlh. Fak. Yay. Ankara 1982. s. 30, 31
[29] Bkz. Gazali Muhammed. el-Menhul min Ta***8217;likati***8217;l-Usul. Daru***8217;l-Fikir yay. Şam. ( 2. baskı ) s. 306 Cuveyni. a. g. e. c. 1 s. 435 Attar Hasan. a. g. e. c. 2 s. 210 İmam Şafii, İcma***8217;ı sadece farizalarda (hükümleri nasslarla sabit olanlar ) kabul eder. Buna göre icma sadece teyit edici niteliktedir. Bkz. Ebu Zehra Muhammed. eş-Şafii. Darul-Fikr yay. Şam s. 266
[30] Bkz. Teziç Erdoğan. Anayasa hukuku. Beta yay. İstanbul. 1986. s. 70 Kuru Baki. İçtihatların Birleştirilmesi Yolu İle İlgili Bazı Sorunlar. Ankara Ünv. Hukuk Fak. Yay. Ankara. 1977. s. 11
[31] Bu şartları dile getiren çoğunluk ve karşı çıkan bazı İslam hukukçularının görüşleri için bkz. Mahalli Celal. Şerhu Cem***8217;il-Cevami***8217;. Darü***8217;l-Kutubi***8217;l-İlmiye yay. Beyrut. c. 2 s. 213, 214 vd. Isfahani. a. g. e. c. 2 s. 628 vd. Serahsi. a. g. e. c. 1 s. 302 Buhari Abdülaziz. a. g. e. c. 3 s. 260
[32] Bkz. Büyük Haydar Efendi. a.g.e. s. 341
[33] ***8220;Cemaat en az üç kişiden oluşur ***8220; ilkesinden yola çıkarak ***8220; İcma***8217;da en az üç müçtehidin olması şarttır.***8221; diyenler de olmuştur. Bkz. el-Hudari Muhammed Usulü***8217;l-Fıkıh.a. g. e. s. 270
[34] Müçtehit, icma***8217;dan sonra içtihadından dönerse, dönüşü muteber değildir. Bkz. Büyük haydar Efendi. a. g. e. s. 341
__________________
[CENTER][URL="http://www.nevart.net/"][IMG]http://www.nuveforum.net/galeri/data/500/2602.jpg[/img][/url]
Güzel Sanatlar Fakültesi/Lisesi Yetenek Sınavlarına Hazırlık Kursu
Resim Yağlı Boya Hobi Kursu
Hızlı ve Etkili Okuma Kursu
Çocuklar için Hızlı Okuma Kursu
Çocuklar için Resim Kursu
Diksiyon Kursu
Nefes Teknikleri Kursu
Kişisel Gelişim Kursları[/CENTER]
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 07.02.13, 10:15
Acemi
 
Üyelik tarihi: Feb 2013
İletiler: 1
ftmkandemir doğru yolda ilerliyor.
Standart Cevap: İslam Hukukundaki ***8220;İcma***8217;***8221; İle Modern Hukuktaki ***8220;İctihadı Birleştirme Kararı***8221; Arasında Bir Mukayese

makaleyi bütün halinde bulabilir mıyız?
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Tags
“ıcma’”, “ıctihadı, arasında, aura cleanmax, birleştirme, hukuktaki, hukukundaki, ihlas temizlik robotu, kararı”, modern, mukayese, ıle, ıslam

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Bütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 11:17 .