Nüve Forum

Nüve Forum > akademik > İlahiyat Fakültesi > Kelam***8217;da Akıl İman İlişkisi: Temel Teolojik Yaklaşımlar

İlahiyat Fakültesi hakkinda Kelam***8217;da Akıl İman İlişkisi: Temel Teolojik Yaklaşımlar ile ilgili bilgiler


ÖZET Dinlerin ve teolojik sistemlerin temel tartışma alanlarından biri olan akıl iman ilişkisi, vahyin rasyonel temellendirilmesine paralel olarak ele alınmış, teolojilerin kurumsallaşma sürecini belirleyen en önemli sorunlarından biri olmuştur. İslam

İlahiyat Fakültesi Tefsir, Hadis, Fıkıh, Kelam, Tasavvuf, İslamiyetin mistik boyutu, Allah'ın varlığı ve nitelikleriyle ilgili konuları ele alan bir bilim kolu, tanrı bilimi, teoloji, metodoloji

Cevapla

 

LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 15.03.12, 21:34
Haluk Koç - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Güvenilir
 
Üyelik tarihi: Jan 2007
İletiler: 1.883
Haluk Koç doğru yolda ilerliyor.
Standart Kelam***8217;da Akıl İman İlişkisi: Temel Teolojik Yaklaşımlar

ÖZET
Dinlerin ve teolojik sistemlerin temel tartışma alanlarından biri olan akıl iman ilişkisi, vahyin rasyonel temellendirilmesine paralel olarak ele alınmış, teolojilerin kurumsallaşma sürecini belirleyen en önemli sorunlarından biri olmuştur. İslam teolojisinde, akıl iman ilişkisi bağlamında üç tür iman temellendirilmesinden söz edilebilir. Bunlardan birincisi selefi yaklaşım tarafından benimsenen ve selef yöntemine uygun olarak tasarlanan habere/nakle dayalı iman temellendirilmesidir. Bu temellendirme biçimini bir tür entelektüel pasiflik olarak adlandırmak mümkündür. Kelamcılarca benimsenen ikinci temellendirme biçiminde imanın, ağırlıklı olarak akli ve bilişsel bir olgu olduğu üzerinde durulmaktadır. İmanın kalp fiilleri şeklinde tanımlandığı üçüncü tarz temellendirmede, duygu ve ahlak boyutuna vurgu yapılmaktadır.
Giriş
İslam düşüncesini oluşturan ilk ve özgün paradigmalardan biri olan Kelam***8217;ın nihai hedeflerinden biri, İslam inanç ilkelerini Kur***8217;an***8217;dan tespit etmek, bunları akıl yoluyla temellendirmek ve açıklamak, diğer dünya görüşlerine karşı savunmak şeklinde belirlenmiştir. Bu hedefin belirlenmesinde, bir yandan Kur***8217;an***8217;ın indiği dönem ve kültürel coğrafyada özellikle irfani bilgiye dayalı inanç ve öğretilerin yaygınlığı ve geçerliliği diğer yandan buna bağlı olarak İslam vahyinin akla ve aklın işlevselliğine yönelik olağanüstü vurgusu önemli rol oynamıştır.
İslam vahyinin her fırsatta referansta bulunduğu ***8220;nuha***8221;, ***8220;hicr***8221;, ***8220;hikmet***8221;, ***8220;basar***8221;, ***8220;kalp***8221;, ***8220;taakkul***8221;, ***8220;tefekkür***8221;, ***8220;tezekkür***8221;, ***8220;tedebbür***8221;, ***8220;tefakkuh***8221;, ***8220;furkan***8221; ve ***8220;nazar***8221; gibi akıl yürütme biçimleri Kelamcılar tarafından belirlenen epistemolojik yolun temel taşlarını oluşturur. Bir bütün olarak varlığın akliliğini çağrıştıran bu akıl yürütme biçimlerinin yaygın bir biçimde kullanımı, Müslüman bireye, çeşitli nedenlerle üzeri örtülmüş olan fıtratın yeniden keşfedilmesi ve hatırlanması gibi bir sorumluluk yüklemektedir. Bu sorumluluk duygusundan hareketle Müslüman teologlar, çok erken dönemde, vahyin akla uygun felsefi ifadesini yaratmayı ve geliştirmeyi kendileri için vazgeçilmez bir hedef olarak görmüşlerdir.
Tanrı***8217;nın iman ve ahlaka ilişkin temel düsturları vahiy yoluyla Hz. Muhammed***8217;e bildirdiği ve onun da bunları insanlara olduğu gibi ilettiği gerçekliğinden hareketle Müslüman teologlar, düşünce sistemlerini ispat ve savunma karakterli olarak inşa etmeye çalışmışlardır. Akli ve argümantasyona dayalı Kelami düşüncenin en önemli tartışma alanlarından biri imanın temellendirilmesine yöneliktir. İmanın hangi epistemolojik gerekçelere dayalı olarak temellendirileceği konusu, erken dönemde karşılaşılan tarihsel, siyasal, sosyal ve kültürel gelişmelerle ilgili olduğu kadar, vahyin, insandan Tanrı***8217;nın varlığını, birliğini, gücünü ve kudretini fark etmesini ve takdir etmesini talep
Kelam***8217;da Akıl İman İlişkisi: Temel Teolojik Yaklaşımlar 51
ederken akla, araştırmaya, keşfetmeye ve anlamaya yönelik vurgusuyla da ilgilidir. Bu durum Müslüman teologların zihninde ister istemez vahyi tasdik ile akıl arasında nasıl bir ilişki kurulması gerektiği sorusunu yaratmıştır. Aslında bu sorun bütün büyük dinlerin ve bunlara bağlı doktrinlerin ortaya çıktıkları andan itibaren karşılaştıkları ortak kaderi olmuştur.
İslam teoloji geleneğinde iman ve ahlakın savunusunda en genel anlamda Nakil/Haber, akıl ve irfan merkezli olmak üzere üç tür kelam yapma biçiminden(vahyi kelam-akli kelam-irfani kelam)1 söz edilebilir. Vahyi tasdik ile akıl ya da nakil ile akıl arasındaki ilişki bu kelam yapma biçimlerine göre şekillenmiştir. Müslüman geleneğinde teolojik yapılanma süreci, hadisçiler ve bazı fakihler tarafından temsil edilen nakle olabildiğince bağlı rivayet eğilimi, filozoflar ve kelamcılar tarafından temsil edilen nassın hikmet ve maksadını ön plana çıkaran rey eğilimi ve şeriat, tarikat ve hakikat olgusunu bir süreç olarak gören tasavvufçular tarafından temsil edilen dinsel mükaşefe/tecrübe olmak üzere üç farklı eğilim2 şeklinde gelişmiştir. Genel olarak ***8220;ehlü-l hadis***8221;, ***8220;ehlü***8217;r-rey***8221;, ehlü***8217;t-tasavvuf şeklinde adlandırılan zihinsel işleyiş biçimleri, sadece iman alanını değil, ibadet ve muamelat konularını da kapsayan bir ayrışmadır. Çağdaş İslam bilimcilerden el-Cabiri İslam kültürünün akıl yapısını oluşturan bu ayrışmayı ve buna bağlı epistemolojileri ***8220;beyan***8221;, ***8220;burhan***8221; ve ***8220;irfan***8221; şeklinde adlandırmaktadır.3 Bu çalışmada ağırlıklı olarak Kelami düşüncenin akıl-iman ilişkisini temellendirme biçimi üzerinde durulacaktır. Bu yüzden felsefi ve tasavvufi tezlere değinilmeyecektir.
İslam teoloji tarihinde, şahısların kendilerine özgü yaklaşımları istisna tutacak olursak, teolojik sistemlerin genel geçer yapılarına uygun, akıl ile vahiy arasında kurdukları ilişkiye bağlı olarak üç türlü iman temellendirmesinden söz edilebilir.
1 Fazlurrahman, ***8220;vahyi kelam***8221; ifadesini teolojinin, ***8220;akli kelam***8221; ifadesini ise filozofların geliştirdiği ilahiyat için kullanmaktadır. Bkz. Fazlurrahman, İslam ve Çağdaşlık, Ankara, 1990, s.55. Biz ise vahyi kelam ifadesi ile hadis taraftarlarının kelam yapma biçimini, akli kelam ifadesi ile de kelamcıların ve filozofların fizik, metafizik ve ahlaka ilişkin kelam yapma biçimlerini kastediyoruz.
2 Bu eğilimlerden Nascılık; naklin, yani Kur***8217;an ve hadisin zahiri anlamına bağlı kalmayı, iman ile ilgili meselelerde tartışmayı reddetmeyi benimsemiş, akıl ve akıl yürütmeyi bağlayıcı bulmamıştır. Akılcılık ise, akla birinci derecede değer vermeyi, akıl ile bağdaşmayan nakli tevil etmeyi, aklın tefekkür vetiresine aykırı tekliflerin Allah***8217;tan gelmeyeceğini ve dinde tabiat kanunlarına karşı bir şeyin bulunmasının ilahi hikmete uygum olmayacağını savunmuştur. Geniş bilgi için bkz. Yörükan, Y. Ziya, ***8220;İslam Akaid Sisteminde Gelişmeler***8221;, A.Ü.İ.F. Derg., C. II, Sayı: 2-3, Ankara, 1953, s.129-133.
3 Geniş bilgi için bkz. Cabiri, Arap-İslam kültürünün Akıl Yapısı, İstanbul, 2000, s.17, 329, 483.
MAHMUT AY
DOÇ. DR., ANKARA Ü. İLAHİYAT FAKÜLTESİ
kaynak
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Tags
akıl, kelâm’da, temel, teolojik, yaklaşımlar, ılişkisi:, ıman

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Bütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 00:28 .