Nüve Forum

Nüve Forum > akademik > İlahiyat Fakültesi > Ekonomik ve toplumsal sorunları çözmede Dinin rolu

İlahiyat Fakültesi hakkinda Ekonomik ve toplumsal sorunları çözmede Dinin rolu ile ilgili bilgiler


Toplumsal yaptırımlar: Toplumsal yaptırımların da yasal yaptırımlar kadar olayları önlemede etkili olduğu unutulmamalıdır. Toplumlar müesses nizama (modern devlete) geçmeden önceleri töre denilen yazılı olmayan kanunlarla yönetiliyorlardı. Törelerin evrensel kurallara uyup

İlahiyat Fakültesi Tefsir, Hadis, Fıkıh, Kelam, Tasavvuf, İslamiyetin mistik boyutu, Allah'ın varlığı ve nitelikleriyle ilgili konuları ele alan bir bilim kolu, tanrı bilimi, teoloji, metodoloji

Cevapla

 

LinkBack Seçenekler Stil
  #21  
Alt 10.07.08, 08:32
Tez
Ziyaretçi
 
İletiler: n/a
Standart Ekonomik ve toplumsal sorunları çözmede Dinin rolu

Toplumsal yaptırımlar: Toplumsal yaptırımların da yasal yaptırımlar
kadar olayları önlemede etkili olduğu unutulmamalıdır. Toplumlar müesses
nizama (modern devlete) geçmeden önceleri töre denilen yazılı olmayan
kanunlarla yönetiliyorlardı. Törelerin evrensel kurallara uyup uymadığı bir
tartışma konusudur. Biz buna girecek değiliz. Ancak törelerin, bireyleri suç
işlemekten uzaklaştırdığı bir gerçektir. Türk kültürünün egemen olduğu küçük
ve orta ölçekli yerleşim birimlerinde (kasabalarda) meydana gelen olaylarla,
kozmopolit kentlerde işlenen olaylar oranlandığında kasabalarda işlenen
olaylar daha azdır. Çünkü bilinme, kınanma ve ayıplanma bu insanları
açık olarak suç işlemekten uzaklaştırmaktadır. Kozmopolit kentlere yerleşen
bir çok birey kınanma ve ayıplanma korkusunu atarak içinde bulunan gerçek
benini ortaya koymaktadır. O, artık orada giyimini değiştirmiş, farklı bir
birey görünümünde, toplumun kişilik haklarına daha rahat müdahale edebilmektedir.
Her kozmopolit kentte bulunan bireyler aynı davranışı gösterecek diye
bir kural da yoktur. Toplum kendi kültürel değerlerinden uzaklaşırsa aykırı
davranışların olması doğal olacaktır. Çünkü Kur***8217;an, ***8220;Bir toplum kendilerindeki
özellikleri değiştirinceye kadar Allah, onlarda bulunanı değiştirmez***8221;88
diyerek konunun önemini belirtmektedir.

Alıntı ile Cevapla
  #22  
Alt 10.07.08, 08:34
Tez
Ziyaretçi
 
İletiler: n/a
Standart Ekonomik ve toplumsal sorunları çözmede Dinin rolu

Dinsel yaptırımlar: Yasal ve toplumsal yaptırımlardan önce dinsel
yaptırımlar gelmektedir. Çünkü din doğrudan bireyle ilgilidir. İyi bir dini
eğitim alan bir insan önce kendisini terbiye eder. İyi bireylerden meydana
gelen toplum huzurlu bir toplumdur. Orada çok fazla yasal ihlaller olmaz.
Aslında bir toplumda bu üç yaptırım iyi kurulur ve bunlar arasında iyi bir
insicam olursa sosyal patlamalar pek olmaz.
Bu üç yaptırımı şöyle bir örnekte değerlendirelim. Beyni ve gönlü dinsel
terbiye ile dolu, toplumun yaptırıcılığı ve yasalara bağlı olarak sabahleyin
arabasına binen bir sürücü, ilk planda kurallara uymanın bir vatandaşlık görevi
olduğunu bilir. Bunu yapmaz ise ve yapacağı sürücü hatasından dolayı
kendi malına veya başkasının malına zarar vereceğini düşünür ve hatası cana
mal olacaksa, cana kıymanın haram olduğunu bilir ve buna göre kontrollü
hareket eder. İkinci olarak trafik kurallarına uymayarak yapacağı yanlışlıktan
dolayı çevresi ve toplum tarafından kınanacağını bildiğinden ötürü kendini
kontrol altına alır ve kural dışı hareket etmez.Üçüncü yaptırım da yasal müeyyidelerdir.
Eğer kuralsız hareket ederse bunun cezasız kalmayacağını düşünür
ve trafik kurallarına uyar.
Sondan başa doğru olaya baktığımız zaman yasal yaptırımlar bilindiği
ve tespit edildiği zaman etkin olur. Bilinmez ve görülmez ise yaptırım uygulanmaz.
Her zaman aynı suçu işleyenlere aynı ceza verilemez. Diğer yandan
toplumun ve çevresinin kınamasını düşünmeyen biri rahatlıkla hareket eder
ve kuralsızlıkla kötü örnek olabilir. Fakat gerçekten kendini dinsel sorumlulukta
hisseden bireye gelince o, mümkün olduğunca başkalarına zarar vermeyecek
ve yasalara aykırı hareket etmeyecektir. Yaptığı bir yanlışlıktan
dolayı kesinlikle karşılığını göreceğini bildiğinden kural dışı hareket etmeyecektir.
Bu olayda dinsel yaptırımlar önce birey, sonra da toplum bazında
çok önemli bir etkinliğe sahip olmaktadır. Çünkü toplumlar bireylerin birleşmesinden
meydana gelmektedir. Bireyler düzelir ise toplum kendiliğinden
düzelecek ve yasal yaptırımlara da fazla gerek kalmayacaktır.
Bir yasa üç boyutlu ele alındığında daha kalıcı olacaktır. Dinsel etki,
sosyal kınanma ve yasal uygulamalar. Dinsel etkilerin yasal bir suç teşkil
etmediği herkesçe bilinen bir gerçektir. Dinsel etkiler, kişi ile Allah arasında
kurulan bir bağdır. Çoğu olayın karşılığı ahirete bırakılmıştır. Ancak inanan
insan, dünya ve ahiret mutluluğunu esas almaktadır. Dinsel inançlar beyinle
(kalp) ilgilidir. Beyin diğer bir ifadeyle akıl, insan organizmasının hareketinin
kumanda merkezidir. Organizma beynin kumandasına göre hareket eder.
Tıpkı otomobili yönlendiren bir sürücü gibidir. Sürücü otomobilini nasıl
kullanırsa araç ona göre hareket eder. O halde bireysel ve toplumsal olayların
önlenmesinde insan beyni yani belleği (hafıza) iyi yönlendirilmelidir.
Beyin (kalp) iyi ve güzel şeylerle doldurulursa orada kötülüğe yer kalmaz.
Toplumsal hafızada böyledir. Bir ülkenin bireyleri bir milleti millet yapan
değerler diye tanımlanan kültürel değerlerine sahip çıkarsa daha sağlam bir
bünye oluşur. Böylece yenilikler eskinin güzel şeyleri üzerine kurulur.
Yukarıdaki sürücü örneğini üç yaptırım açısından tekrar ele alacak olursak;
sürücü dinsel düşünceyi tam uygularsa, cana, mala kıymanın haram
olduğunu bilir ve trafik kullarına uyar. İkinci olarak trafik kurallarına uymadığı
zaman toplum tarafından kınanır ve ayıplanır endişesiyle hakkına razı
olur. Üçüncü olarak ise kurallara uymadığı zaman yasayı ihmal edeceğini çiğneyemez. Konuya girerken tespit ettiğimiz olayları böyle üç boyuttan ele
alarak değerlendirmek gerekir. Bir olaya tek bir noktadan bakarak çözüm
aramak eksik olur kanısındayım.
Kişiye insan olma özelliğini kazandıran kültürel edinimlerdir. Akıl, sahip
olduğu organizmanın motoru olduğu gibi, toplumsal hafızalar da mensubu
bulunduğu toplumun şekillenmesinin en önemli yaptırım biçimleridir
Onun için dinin ve toplumsal değerlerin hiçbir zaman göz ardı edilmemesi
gerekir.
Bir toplumun düşünsel ve toplumsal uygulamaları iyi bir yere yerleştirmeden
yasal yaptırımlarla hem güvenliği sağlaması ve hem de ekonomik
zorluğu yenmesi kolay değildir. Toplumların değişimleri kültürel değerleriyle
örtüştüğü zaman daha kolay gelişme olur. Beyin, toplum ve uygulamalar
ayrı telden çalarsa orada istenen uyum sağlanamaz. Müslüman mahallesinde
salyangoz satma atasözümüz bu durumu iyi ifade etmektedir.
Müslüman toplumun ekonomik anlayışında İslam dininin ve özellikle
onun Peygamberinin uygulamaları son derece önemlidir. Çalışmamızın başında
belirttiğimiz gibi yıllardır ülkemizin mücadele ettiği ekonomik sıkıntı,
toplumsal güvensizlik ve moral (ahlakî) değerlerin çöküşünün önlenmesi
için bireylere oto kontrol sağlayacak din terbiyesi her kademede ihmal edilmemelidir.


Kaynak

Eklenmiş Dosya
Dosya tipi: pdf 06RamazanHurc.pdf (459,5 KB (Kilobyte), 14x kez indirilmiştir)
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Tags
çözmede, dinin, ekonomik, rolu, sorunları, toplumsal

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Bütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 15:10 .