Nüve Forum

Nüve Forum > akademik > İlahiyat Fakültesi > Modern Arap Şiirinde Yeni Sufilik

İlahiyat Fakültesi hakkinda Modern Arap Şiirinde Yeni Sufilik ile ilgili bilgiler


Modern Arap Şiirinde Yeni Sufilik Giriş XIX. yüzyılda gerçekleşen yenilenmeden beri, Arap şiirinin biçim ve tekniğinde bir çok değişme meydana gelmiştir. Hem Arap-İslam geleneği hem de yabancı kültürlerin etkilemesine karşın,

İlahiyat Fakültesi Tefsir, Hadis, Fıkıh, Kelam, Tasavvuf, İslamiyetin mistik boyutu, Allah'ın varlığı ve nitelikleriyle ilgili konuları ele alan bir bilim kolu, tanrı bilimi, teoloji, metodoloji

Cevapla

 

LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 17.07.08, 11:36
Uzman
 
Üyelik tarihi: May 2008
İletiler: 2.134
Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!
Standart Modern Arap Şiirinde Yeni Sufilik

Modern Arap Şiirinde Yeni Sufilik

Giriş
XIX. yüzyılda gerçekleşen yenilenmeden beri, Arap şiirinin biçim ve tekniğinde bir çok değişme meydana gelmiştir. Hem Arap-İslam geleneği hem de yabancı kültürlerin etkilemesine karşın, körü körüne taklitten sakınmaya özen gösteren modern bir sanat oluşmuştur. Yeni çağın ruhunu yansıtan Arap şiiri, modern insanın tecrübelerinin tam bir düzenlemesidir. Onun (modern Arap şiirinin) göze çarpan olgularından biri de, çağdaş ideolojileri, felsefeleri ve tecrübeleri açıklamak için, tasavvufî kavramları, simgeleri ve motifleri kullanmasıdır.1
Arap şiirindeki tasavvufî boyutlar, tevbe ile başlayan ve en yüksek manevî makam olan tevhidde son bulan tasavvufî düşüncenin hemen hemen bütün tezahürlerini yansıtır.2 Klasik sufî şairlerin aksine, modern şairler yaşanan bir tasavvufî hayat tarzını benimsemezler.
Yeni tasavvufî eğilimin merkezinde yer alan şairler: Mısırlı Salah ***8216;Abdussabur3 (1931-1981); Suriyeli Adunis lakabıyla tanınan Ali Ahmed Said (d. 1930)4 (Snir, 1994) ve Iraklı Abdulvehhâb el-Beyyâtî***8217;dir.5 Modern Arap nesrinde de - ayrı bir kapsamlı çalışma gerektiren - dikkate şayan benzer bir eğilim vardır. Önde gelen çağdaş Arap yazarların eserlerini zikretmek için, Nobel Ödülü sahibi Necib Mahfuz (d. 1911)***8217;un eserlerinin özellikle 1960***8217;larda basılmış olanlarını hatırlatmak yeterlidir.6


Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 17.07.08, 11:38
Uzman
 
Üyelik tarihi: May 2008
İletiler: 2.134
Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!
Standart Modern Arap Şiirinde Yeni Sufilik

Genel Arkaplan
İlk tasavvufî Arap şiiri, M.S. IX. Yüzyılın başında tasavvufî düşüncenin gelişmesiyle birlikte ortaya çıktı ve bundan sonraki bir kaç yüzyıl içinde gelişti. Onun öncüleri, ilk sufîlerin içeriklerinde Allah sevgisini ifade ettikleri tabi (spontaneous) şiirsel sözlerinden ibaretti. Bu duygulara dünyevî zevklerin terki ve maddî varlığın reddi eşlik etti. Kayda değer ortaçağ şairleri: Rabiatü***8217;l-Adeviyye (ö. 185/801), Hallâc diye tanınan Hüseyin İbn Mansur (ö. 367/977), Ömer İbnü***8217;l-Farid (ö. 633/1235) ve Muhyiddin İbnü***8217;l-Arabî (ö. 638/1240)***8217;dir. Tasavvuf şiiri Arapça***8217;nın dışında diğer dillerde de ***8211; özellikle Farsça***8217;da ***8211; gelişti.7 Hz. Peygamber Muhammed [as] için övgü şiirleri8 (medâihu nebeviyye) diye yeni bir sufî şiir tarzının geliştiği XIII. yüzyıldan bize ulaşanların en meşhuru Mısırlı şair Şerefüddin el-Bûsirî (ö. 1295)***8217;nin yazdığı el-Bürde idi. Hz. Peygamber [as]***8217;in yeleğini (bürde) ona hediye ettiren bir görüntüyle inişinden dolayı şairin harikulade şifa gören hafızasında yazılan bu şiirin kırkın üzerinde taklidi ve bundan daha fazla şerhi yapılmış; uğursuzluk ve hastalığa karşı özel güçlere sahip olduğu düşünülmüştür.9
Bununla birlikte tasavvufî şiir, İbnü***8217;l-Farid***8217;in şiirine bir şerh de yazan Abdulganî en-Nablûsî (1640-1731), Hasan Rıdvan (1824-1892) ve Ali Akl (1894-1948) gibi dönemlerinin arka planına dayanan birkaç şairin eserinin dışında ilk dönemleri karakterize eden gayret ve tabiilik (spontaneous) özelliğini kaybetti. Günümüzde ortaya çıkan Arapça tasavvufî-dinî şiir, öncellikle sufî tarikatların çerçevesinde yazılmış ve genellikle Mısır***8217;da Sufî Tarikatlar Yüksek Konseyi***8217;nin yayın organı Mecelletü***8217;t-Tasavvufi***8217;l-İslamî gibi kendilerine yakın dergiler tarafından basılmıştır.
XIX. yüzyılın ikinci yarısında Arap şiirinin yeniden canlanması seküler şiirdeki tasavvufî boyutların görülmeye başladığına işaret eder. Mahmud Sami el-Barudî (1839-1904), Ahmed Şevkî (1868-1932), Hafız İbrahim (1871-1032), Cemil Sıdki ez-Zehevî (1863-1936) ve Maruf er-Rusafî (1875-1945) gibi yeni çağın klasik şairleri, önceki dönemlere ait mirasa ve özellikle de mu***8216;âraza10 vasıtasıyla benzer kaliteyi elde etmeye çalışan Abbasi döneminin mükemmel şiir eserlerine döndüler. Bu şairlere model olarak hizmet veren eserler arasında yukarıda bahsedilen el-Bürde gibi tasavvufî şiirler de vardı. Bununla birlikte, böyle taklitlerin, açıklama vasıtalarını iyileştirmek için, Allah sevgisine ait gerçek duyguları elde etmek için gayret etmeğe ihtiyacı vardı. Onlar sadece marjinal olarak tasavvufun temel kavramlarını ele alırken öncelikle ilk dönem sufî şiirini ve Hz. Peygamber [as]***8217;i öven şiirleri taklit etme konusunda yoğunlaştılar.
Romantik şairlerin eserlerinde mitolojik unsurları bir araya getiren panteist tecrübeler kadar, kendi kişiliklerine vurgu yapan bir değişim de görüldü. Bunların arasında Cubrân Halil Cubrân (1883-1931), Mihail Nuayma (1889-1988) ve Nesib Ariza (1887-1941) gibi aslında New York***8217;ta aktif olan Hıristiyan şairler kadar; Mısırlı Ahmet Zeki Ebu Şadî (1892-1955), İbrahim Naci (1893-1953) ve Ali Mahmud Taha (1902-1949); Tunuslu Ebu***8217;l-Kasım Şa***8217;bî (1909-1934) ve Sudanlı Yusuf Beşir et-Ticanî (1910-1937) gibi Müslüman şairler de vardı.
Bilim ve teknolojinin insanın kurtuluşuna sebep olabileceği inancını zayıflatan II. Dünya savaşını müteakip, ilk dönem tasavvufunun saf değerlerine dönmek için bir eğilim hissedilir. Bu eğilim, ilk olarak önceden solcu (siyasî görüş açısından) olan Müslüman şairlerin eserlerinde görülmektedir. Onlar, modern kültüre sahip insanların yabancılaşmasının/yalnızlığının anlamını açıklamaya ve hissettikleri ruhsal boşluğu doldurmaya gayret ederken tasavvufa sığındılar. XIX. yüzyılın ortalarından itibaren tasavvuf edebiyatının yayılması; rasyonel olmayan ancak mistik bir şekilde renklenen sembolizm, sürrealizm ve romantizm gibi modern batı edebiyatı akımlarının etkilediği Arap şiirindeki mistik eğilime katkı sağladı.


Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 17.07.08, 11:40
Uzman
 
Üyelik tarihi: May 2008
İletiler: 2.134
Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!
Standart Modern Arap Şiirinde Yeni Sufilik

Tasavvuf ve Şiir
En yoğun dinî tecrübe (tasavvufî tecrübe) ile şiir arasında bir çok benzerlik vardır.11 İçinde bulunulan duygusal tecrübeyi kelimelerle tam olarak nakletmenin imkansız olduğu sıkça iddia edilmesine rağmen, bunların her ikisi de ruhta yer alır ve sözlü açıklamayı kabul ederler. Hem sufîlerin, hem de şairlerin geleneksel dil vasıtasıyla tecrübelerini açıklamağa muktedir olamadıklarını iddia etmesi, bu tecrübelerin dilin imkanlarının ötesine uzandığından dolayı genel bir durumdur. Kelimelerle tanımlama yapmanın imkansızlığı hem sufîler hem de şairlerin ideali olan sessizliği meydana getirir. Zira gerçekten sufîler gibi bazı şairler de sessizliğin derinliğine veya sessizliği arzu ettiğini açıklamaya yönelmiştir.
Tecrübelerini ve gayretlerini açıklamanın zorluğuna rağmen bu duygular sufîler ve bazı şairler tarafından telaffuz edilir; aksi takdirde, hiç kimse onların varlığından haberdar olamaz. Bu amaç için sembolizm, synaesthesia12 ve oxymoron13 gibi farklı şiirsel araçlar kullanılır. Şairlerin dili, gizlilik eğiliminde olan tecrübelerini tanımlamaya gayret eden sufîlerin diline oldukça fazla benzer. Sürrealizm bu alandaki şiir üzerinde özellikle de, hem tasavvuf hem de şiirde meşhur olan ***8220;irticalen yazma***8221; alanında güçlü bir etkiye sahip oldu.
Arap şairler, özdeş oldukları iddia edilse bile tasavvufî tecrübenin makamları ile şiirin yaratıcı süreci arasında paralellik bulurlar. Mesela ***8216;Abdussabur, yaratıcı sürecin yegane teorisini oluşturan şiirin yaratıcı süreci ile tasavvufî tecrübe arasında paralellik bulmak için, ilk tasavvufî metinlerin pek alışık olunmayan bazı yorumlarını (şerhlerini) yapmaya kadar gider. Onun teorisi Plato, Aristotle ve Nietzsche***8217;nin düşüncesinin bazı unsurlarına dayanmasına karşın, son şekliyle bu kaynaklardan ayrılır ve tasavvufî bir görünüm kazanır.14
Bu teoriye göre, bir şiirin oluşturulmaya başlama fikri, tasavvufî tecrübenin başlangıç makamlarından birini gösteren bir tasavvufî terim olan el-vârid***8217;e benzer.15 Üretme döneminden sonra, et-telvîn ve***8217;t-temkîn denilen yaratıcı sürecin ikinci makamı gelir ki; bu, bir sufînin vecd halinden geçmesine ve tevhide (cem***8217;, fenâfi***8217;llâh) kadar uzanan manevi yoldaki diğer bir makamda karar kılmasına işaret eden tasavvufi bir terimdir.16 et-Temkîn, ya bir vecd halinde karar kılma, ya da İbnü***8217;l-Arabî***8217;nin tanımladığı gibi hâlu ehli***8217;l-vüsûl17 (en yüksek tasavvufî seviyeye ulaşanların içinde bulundukları hal) anlamına gelirken, et-telvîn bir vecd halinden diğerine sürekli değişme anlamındadır. ***8216;Abdussabur, bu tasavvufî terimi yaratıcı sürecin ikinci aşamasını tarif etmek için kullanır ve onu şairin şiirini ürettiği bir makam olarak görür.
Bundan sonra şairin, el-vâridin başlangıcından önceki olağan haline dönüşü olan üçüncü ve son makam gelir. Onun önündeki tabloda vecd halindeyken yazdığı şiir vardır. İşte bu anda, onun eleştiren rasyonel aklı; şiir okuyucuya sunulmadan önce uygunsuz kelimeleri vb. şeyleri değiştirip, vezinde ve kafiyedeki sapmaları düzelterek yapılan işi güzelleştireceğinden dolayı kendisini tecrübeden tamamen ayırmalıdır. Bu son safhada şiirin büyüklüğüne yaklaşmak için şairin tecrübeden ayrılması gerektiğini iddia eden T. S. Eliot***8217;un, ***8220;Sanatçı ne kadar olgunlaşırsa, kendisinde mevcut olan ayrılık, o kadar acı çeken insan ve yaratıcı bir zihin olur***8221;18 ifadesindeki ruh halini anlamak zor olmayacaktır
Lyrical Ballads (1800)***8217;ın ikinci baskısının önsözündeki Wordsworth***8217;un: ***8220;Şiir güçlü duyguların kendiliğinden taşmasıdır: O, kaynağını sakinlikte yeniden toplanan duygudan alır.***8221;19 sözleri zikretmeğe değerdir. ***8216;Abdussabur, ***8220;Ben en yüksek duygu içinde olduğum zaman asla yazmadım***8221;20 ve bir başka yerde de ***8220;Şair içindeki duyguların kabarmasıyla hemen duygularını açıklamaz***8221;21 diyerek bunu bizzat yaşantısıyla kanıtlamıştır.
Daha ötesi tecrübe, genelde mistisizmdeki22 özelde de tasavvuftaki gibi insan diliyle tamamıyla açıklanamaz.23 ***8216;Abdussabur da, şairin yaratıcı süreçteki durumunu tasvir ederken, seyr-i süluk***8217;ta (ilahî öze doğru manevi yolculukta) ilerleyen sufî imajını ödünç alır. O, Aristocuların gizli hisleri açığa vurma düşüncesine yeni bir anlam yükleyen, şiirin yaratıcı sürecinin hedefindeki sufî unsurları da görür.24
Şiir ve tasavvuf için diğer bir belirgin özellik de, gerçeğin ötesine yani ilham alemine geçiştir. Bu sebepten şairin eski imajı bir peygamber gibi yeniden düşünüldü. Bu imaj romantik şiirde yaygın olup, hala post-modern şairler tarafından kullanılır.25 Buna ilaveten, çağdaş şairlere göre vizyon (er-rü***8217;ya) hem sufîlikte hem de şairane tecrübelerde mühim bir yere sahiptir. Alemi yeniden oluşturan vizyon, bilinen gerçeğin ve alışılmış idrakin ötesine geçişe işaret eder. O, farklı bir ışıkla alışılmış gerçeklikteki şeyleri görmeyi ve dış görünüşlerden uzaklaşmayı da içerir.26
Tasavvufî tecrübe, ona el-ahvâl mevâhib (tasavvufî haller ilahî ihsanlardır) dendiği için ilahi bir ihsandır.27 Bazen şair, İslâm öncesi Arap toplumunda yaygın olan şaire, cinler ve şeytanlarla temas halinde bir varlık olarak bakan anlayışa göre bir deli veya mecnunla da kıyaslanır.28 Bu durum, şiirin Eski Yunan kültürü29 ve özellikle de Plato***8217;nun öğretilerinden gelen30 daha yüce bir kaynağa sahip görünümünün yansıması olan romantik şiirde oldukça yaygındır.31 Duyarlılığın tasavvufi görüntüleriyle, psikolojik haller veya deliliğin birleştirilmesini bu bakışla ifade etmek ilginçtir.32
Şiir ve tasavvuf, sufîlere göre ilahî öze doğru yolculuk (seyr-i sulûk) ta bir engel olan rasyonel düşünceyi reddetmede de birleştirilmiştir.33 Tasavvufî düşünceye göre, ilahî öz (hakikat) ile bağlantı yalnız kalple kurulabilir.34 Romantizm, sembolizm ve sürrealizm gibi rasyonel olmayan ekollerde yaygın olan bu görünüm, Arap şiirindeki yeni sufî eğilimde de sıkça müşahede edilmektedir.
Diğer bir görünüş de, sufîlerin Allah tasavvuruna benzeyen bir aşığın tasavvurundaki gibi tasavvufi olmayan amaçlar için sufîlerin kendilerini ifade ettikleri, tevekkül, kerâmât, hırka, vüsûl, vecd, dervîş, fenâ ve mûrîd vb. tasavvuf terminolojisinin kullanmasıdır. Bunun ötesinde bir çok tasavvufî terimin orijinal anlamları kaybedilmiş ya da tamamen farklı bir bağlamda kullanılmıştır. Bu olay, diğer dinlerde ve dillerde açık olan dinî terimlerin sekülerleştirilmesine ilişkin daha genel bir eğilimin parçasıdır. Tasavvufî olmayan başka amaçlar için tasavvufî terimlerin kullanımı, kendilerini sufî geleneğe kaptırmış Müslüman şairler arasında daha açık bir şekilde göze çarpmaktadır.

Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 17.07.08, 11:42
Uzman
 
Üyelik tarihi: May 2008
İletiler: 2.134
Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!
Standart Modern Arap Şiirinde Yeni Sufilik

Tasavvufî Zühde Ait Unsurlar
İlk dönem Müslüman zahitliği ya da zühdü, tasavvufun tarihî temelidir ve onun bir çok belirgin özelliği daha sonra İslam tasavvufuna ait teorilerde özümsenmiştir. İlk dönem İslam zühdünün öncelikli üç boyutu çağdaş Arap şiirinde şöyle yansıtılır:

1. Felsefi Boyut
Ruhun arzusu, hakir görülen vücut hapishanesinden ilahi özle birleşmeye kaçmak olduğu için ruh ve beden arasındaki dualizm İslam zahitliği ve tasavvufunun temel tezahürüdür.35 Bu motif, özellikle üç büyük tek tanrılı dindeki mistisizmin gelişmesinde büyük etkisi olan Yeni Eflatunculuktan tasavvufa geçti. Çağdaş şiirde küçümsenen bedene ve ilahi öz olarak ruha referans, genellikle bir dinin veya romantik dünya görüşünün sonucu değil, daha ziyade modern dünyadaki hayatın anlamının araştırması ve yabancılığın bir açıklamasıdır.

2. Varoluşçu (Existentialist) Boyut
İlk zahitler (zühhâd) ve sûfiler (el-guraba; yani ***8220;garipler***8221; denilen) gibi çağdaş şairler de, gerçekliği reddetme ve ondan uzaklaşma duygularını açıklarlar. Bu varoluşçu boyut 1950'lerin sonundan beri çok güçlü bir şekilde sürdürülmektedir. Müslüman ve Hıristiyan şairler, varlığın gizemini keşfetmek için, hayal gezintilerine çıkarak hayatın anlamı ve amacını düşünürler. Onlar sık sık kaçış olmadığını gördükleri insan varlığının tabiatı konusunda derin depresyona müptela olurlar. Onlar bu fikirleri somutlaştırmak için, Bişr İbnü***8217;l-Haris el-Hafî (ö. 227/841),36 Sindibâd37 ve Sisyphus38 gibi tasavvufî, folklorik ve mitolojik imajları kullanırlar. İnsanın bu dünyadaki yabancılığı, sık sık vücut hapishanesindeki ruhun yabancılaşması ile kıyaslanır.39 Pek az şair, köyden gelen şairin şehir hayatının karşıklığıyla yüzyüze geldiği zaman içine düştüğü şoku belirterek, modern kültürdeki yabancılaşmaya kendilerinin yüklediği anlamı açıklar.40
Varlığın değersizliği inancına uygun olarak yabancılaşma hissi, sıklıkla varoluşçu (existentialist) felsefedeki gibi yolun kaçınılmaz bir kaybedilmesi olarak tanımlanır41 İnsanın varoluşu trajik ve saçma olup; yabancılaşma, gariplik, ruhsal bozukluk ve keder bir insan olarak tabiatı gereği onun karakterini etkiler. Mesela bu duygulara ait ifadeler J.P. Sartre***8217;nin Les Mots unun42 Arapça çevirisindeki bir parağrafın43 etkilediği ***8216;Abdussabur***8217;un Musafir Leyl (Gece Yolcusu) piyesinde bulunur.44

3. Zühd Boyutu
Tasavvufî düşüncede dünyevi hayatın inkarı, sufîyi Allah***8217;tan uzaklaştıran bedenin arzularını reddetmesindeki kadar ölümü arzulama ifadesinde de bulunur. Aynı şekilde, çağdaş şairler bu dünya ve onun kibirlerinden nefretlerini açıklayıp, onun zevklerinden kaçınırlar ve gerçek hayatın kapısı olan ölümü arzu ederler. Bununla birlikte, ilk zahitler arasında bu dünyadaki hayatın inkarı özellikle belirgin ve ölümü arzulamak sınırlı iken, - muhtemelen Hz. Peygamber***8217;in bir hadisi onu yasaklamıştı- çağdaş şairler sık sık ölümü arzu ettiklerini açıklarlar. Bununla birlikte, özellikle onların bu dünyadaki hayata isteksizliği, ya da nefreti açık değildir. İlk zahitlerin aksine, çağdaş şairler bu dünyadaki hayata karşı konuşmazlar, daha ziyade modern uygarlıktaki hayata karşı konuşurlar. Zira onlar, teknoloji ve bilime köle olmaktan kurtaracak geçmişin sadeliğini ve arlığını arzularlar. Daha da ötesi, ilk sufîler ve zahitlerin aksine çağdaş şairler zahidâne görüşlerini pratiğe geçirmezler.


Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 17.07.08, 11:43
Uzman
 
Üyelik tarihi: May 2008
İletiler: 2.134
Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!
Standart Modern Arap Şiirinde Yeni Sufilik

Aydınlanma, Vecd ve Vahdet-i Vücut Boyutları
Her sufî***8217;nin kalbinde Allah***8217;ı arzulama yatar. İnsan ilişkilerindeki gibi bu sufî arzusu sevginin bir şekli kabul edilir. Çağdaş şiirdeki bu sevginin ifadesi yaklaşık olarak her zaman sufî gelenek, yoğun ekzotik kullanım45 ve şarap sembolizmiyle46 yakın ilişkide görünür. Bu sevgi, ilk tasavvufî gelenekteki gibi sevenler arasında -Allah ve şair- bir sırdır ve o ilk ilham edildiği gibi devam etmez.
Bazı eserler, Allah ve Sufî***8217;nin özdeşleştiği ve bütün ayrılıkların yok olduğu tasavvufî birliği (cem***8216;) de içeren en yüksek aydınlanma, vecd ve vahdet-i vücut makamlarını tanımlarlar.47 Bu anlamda önemli eserlerden biri Adûnîs***8217;in Kitabü***8217;t-Tehevvülât ve***8217;l-hicra fî ağâlimi***8217;n-nehâr ve***8217;l-leyl (Gece ve Gündüz Bölgelerindeki Göç ve Değişimler Kitabı)48 Simyevî değişim ve dönüşümleri toplayan bu eser açık bir şekilde vecde ve vahdet-i vücutçuluğa aittir. Bu kitabın çoğu, sürrealizm ile tasavvuf arasındaki yakın benzerlik hususunda Adûnis***8217;in bakışına uygun olarak sürrealist bir psikolojik değerlendirmedir.49
Sufî ile yeni tasavvufî şiir arasındaki esas farklılıkları, ilk sufîler ile modern şairlerin dünya görüşlerindeki farklılıklar takip edebilir. Yani, dinî şiir seküler şiire karşıdır. Şüphesiz modern tasavvufî şiir, esasen ilk sufî şairler tarafından açılan daireye yakındır.
İlk sufî eserleri karakterize eden basitlik ve tabiilik tasavvufî aşkın çağdaş şairâne ifadesinde yeniden canlandırılır. Mesela, Mısırlı genç şair Vefa Vecdî***8217;nin şiiri;50 aralarındaki 1200 yıl civarındaki aralık ve öncelikteki dinî samimiyetin azlığına rağmen ilk kadın sufîye Rabiatü***8217;l-Adeviyye***8217;nin şiirlerinden daha çok hatırlanır.

Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 17.07.08, 11:44
Uzman
 
Üyelik tarihi: May 2008
İletiler: 2.134
Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!
Standart Modern Arap Şiirinde Yeni Sufilik

Sosyal Değerlerin Hizmetindeki Tasavvufî Terimler
1960***8217;ların başlangıcından beri kişisel tecrübelerin ifade edilmesinin yanında sosyal dünya görüşleriyle sufî geleneğinden kavramları ve şahısları toplamak için bir eğilim oluştu. Bu yeni atılımda, yol gösteren ve akımın önemli temsilcileri olan ***8216;Abdussabur ve el-Beyyâtî gibi şairlerdi. Onlar, çok yenilikçi ve orijinal tarzdaki fikirlerini ifade etmek için sufî eğilimleriyle sosyal görüşleri bir araya getirmeyi başardılar. Onlar bu amaçtan dolayı, görüşlerini ifade edebilecekleri ve yeni boyutlar ekleyebilecekleri uygun simaları araştırmak için ilk sufî kaynaklarına müracaat ettiler. Sufî veli Hallâc bu tip şiirlerde çok sıkça kullanılan bir simadır.51 Temel fikir Allah***8217;la bağ kurmak için tasavvufî çabanın sosyal adalet uygulamasıyla bir arada değerlendirmeden anlaşılamayacağıdır.
Tam bir sosyal adaleti sağlama gayretiyle sufî vizyonunu bir araya getiren benzer bir tasavvufî sosyal dünya görüşü de, Necib Mahfuz***8217;un eserlerinde olduğu gibi nesirde ortaya çıktı. Hem şiirde, hem de nesirdeki tasavvufî-sosyal görünüşün bu tipine ait görünüşün belirmesi açıkça, 1950***8217;lerin ortasında Arap ülkelerindeki politik olaylar ve Stalinci suçların açığa çıkmasındaki solcu dünya görüşleriyle Arap entellektüellerinin hayal kırıklığına bağlanır.


Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 17.07.08, 11:46
Uzman
 
Üyelik tarihi: May 2008
İletiler: 2.134
Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!
Standart Modern Arap Şiirinde Yeni Sufilik

Sonuç
Çağdaş Arap şairleri, ilk tasavvuf terimleri ve sembolizmini, onlara başka anlamlar yükleyerek oldukça sık kullanırlar. Onlar laik (seküler) şairler gibi sosyal görüşleri kadar duygularını ve tecrübeleri ifade etme konusunda yoğunlaşırken, nadiren kendilerini tasavvufî terimlerin önceki anlamlarıyla ilişkilendirirler. Yeni tasavvuf şiiri Hz. Peygamber [as]***8217;in ve sufî şeyhlerin tasavvufi eğitiminden geçerek dolaylı ve doğrudan Allah***8217;la bağ kurmada ve kendiliğinden olmada eski tasavvufî şiire benzer.
Yeni sufî eğilimin; Hıristiyan Yusuf el-Hal (1912-1987) ve Halil Havi (1925-1982); Yahudi ***8220;sufî şair***8221; lakaplı Murad Mikâil (1906-1986) ve Bahaî Müeyyed İbrahim (1910-1987) gibi Müslüman olmayan şairleri de içine alan belli başlı şairleri coğrafi açıdan farklı bölgelere mensuptur. Bununla birlikte tasavvufî gelenek onların kültürel mirası olduğu kadar dinî mirası da olduğu için, yeni eğilimin önceki Müslüman şairleri de kapsadığını söylemeye gerek yoktur. Genelde tasavvufî motiflere yönelen çağdaş şairler, kendileri için bir hayat tarzı olmayan tasavvufu ve onu yaşayan sufîleri pratikte takip etmiyorlar.
Yeni tasavvufi eğilimin Arap edebiyatı tarihinde oynayacağı rolü ilk etapta belirlemek zordur. Ona yönelik faktörler özellikle de modern uygarlıktaki insanın kötü durumu, etkisi kolayca değerlendirilebilecek faktör değildir. Yalnız, daha uzak bir perspektiften bakmak, bu eğilimin modern Arap edebiyatındaki gerçek yerini değerlendirmeği, Arap dünyasındaki daha önceki süreci ve onu yansıtan maneviyatçı eğilimleri belirlemeği mümkün kılacaktır.


kaynakpdf
Eklenmiş Dosya
Dosya tipi: pdf hisimsek.pdf (212,6 KB (Kilobyte), 58x kez indirilmiştir)
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Tags
arap, modern, sufilik, yeni, şiirinde

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Bütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 21:26 .