|
#1
|
|
05.08.08, 23:12
Yavuz Sultan Selim | Yavuz Sultan Selim | Yavuz sultan selim'in hayatı | Yavuz Sultan Selim - küpeli - küpe | Yavuz Sultan Selimin Şah İsmaile Mektubu!! | Yavuz Sultan SELİM Yavuz Sultan Selim, 1470’te Amasya’da doğdu. Bu tarihte babası Şehzâde Bâyezid Amasya sancak beyi idi. Bir müddet İstanbul'da dedesi Fatih Sultan Mehmed'in yanında kalıp saray terbiyesi gördü. 1481'de babası padişah olunca, yanına annesi Gülbahar Ayşe Hatun verilerek Trabzon'a sancak beyi olarak gönderildi. Şehzâde Selim, 1510'a kadar 29 yıl bu sancağı yönetti. 1512'de 12.Osmanlı padişahı olarak tahta geçti. 1514-1515 tarihindeki İran seferiyle Osmanlı sınırını Tebriz ve Bağdat’a ve Kafkasya'nın orta kesimine dayadı. Çaldıran Meydan Muharebesi'nde dünyanın ikinci devleti ve ordusu olan Safevîler'i mağlup edip Şah İsmail’in Anadolu üzerindeki ajan faaliyetlerine son verdi. 2 yıl 2 ay (1516-1518) süren Mısır seferinde Büyük İskender’i, Cengiz'i ve Timur'u dize getiren Tih Sahrasını yorgun askerleriyle geçti. Mercidabık ve Ridaniye Meydan Muharebe-leriyle Suriye, Lübnan, Filistin, Mısır, Sudan, Hicaz ve Yemen fethedildi. Yavuz Sultan Selim, mukaddes emânetleri İstanbul’a getirterek hilafeti Osmanl ı Devleti uhdesine aldı ve ilk Osmanlı halifesi oldu. 1520'de Çorlu yakınlarında şirpençeden vefat etti. Üstün zekâlı, cesur, harp sanatında emsalsiz bir kumandandı. Bir karara varmadan önce etrafıyla istişare eder, konuyu inceletir, kararı verdikten sonra radikal şekilde ve tavizsiz uygulardı. Uyuşuk hale gelmiş devlet yönetimine büyük aktivite getirdi. Cihan siyasetine tamamen vâkıftı. Doğu meselesini hallederken Avrupa devletleri ile sulh halinde yaşamaya gayret etti. Sade ve basit giyinen Sultan Selim, ilim ve sanat erbabını her vesileyle teşvik etmiştir. Mısır seferi sırasında Muhyiddîn-i Arabî'ye duyduğu hürmet sebebiyle Şam'da onun türbesini inşa ederek yanına câmi ve imâret yaptırmıştır. 29 Ağustos 1516'da Halep Camii'nde İslâm Halifesi sıfatıyla hutbedeki "Hâkimü'l-Harameyn" ifadesine saflardan itiraz etmiş ve "Ben, Harameyn-i Şerîfeyn'in hâkimi değil hâdimi (hizmetçisi)yim.” demiştir. Mısır seferi dönüşünde kendisini karşılamak üzere İstanbul sokaklarına dökülen halkın tezahüratından rahatsız olduğu için Anadolu yakasında geceyi beklemiş ve bir kayığa binerek gizlice saraya girmiştir. Arapça ve Farsça'yı i yi bilen Sultan Selim'in resim ve hatta özel kâbiliyeti vardı. Dîvân'ını Farsça yazmış olup, Türkçe perakende şiirleri de vardır. Bunların ona ait olup olmadığı hususunda mutlak bir kanaat yoktur. NAZM Merdüm-i dîdeme bilmem ne füsûn etdi felek Giryemi kıldı füzûn, eşkimi hûn etdi felek Şîr ler pençe-i kahrımdan olurken lerzân Beni bir gözleri âhûya zebûn etdi felek KIT'A Milletimde ihtilâf u tefrika endîşesi Kûşe-i kabrimde hattâ bî-karâr eyler beni İttihâdken savlet-i a'dâyı def'a çâremiz İttihâd etmezse millet dâğdâr eyler beni kaynak Nüve Forum » kütüphane » Kültür » Edebiyat » Edebiyatçılar » Şairler » Divan Edebiyatı Şairleri »
__________________ ![]() Kendini Kozasına Kapatmış Orada Yaşamaya Çalışan Bir Tırtılım Ben... |
| Sponsorlar |
| |
![]() |
| Tags |
| selİm, sultan, yavuz |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|