Nüve Forum

Nüve Forum > akademik > Fen Edebiyat Fakültesi > Arkeoloji ve Sanat Tarihi Bölümü > Rhodiapolis Çevresi Yüzey Araştırmaları-Surveys around Rhodiapolis

Arkeoloji ve Sanat Tarihi Bölümü hakkinda Rhodiapolis Çevresi Yüzey Araştırmaları-Surveys around Rhodiapolis ile ilgili bilgiler


Rhodiapolis Çevresi Yüzey Araştırmaları: GAGAE/Gaxe 2007-Surveys around Rhodiapolis: GAGAE/Gaxe 2007 Rhodiapolis Kazıları ve Çevresi Yüzey Araştırmaları kapsamında, Rhodiapolis'in yakın çevresinde bulunan alanlar taranmaya ve yerleşimler-kalıntılar incelenmeye ve değerlendirilmeye başlanmıştır. İdebessos,

Arkeoloji ve Sanat Tarihi Bölümü Arkeoloji sözcüğü, Yunanca Arkhaios (eski) ve logos (bilim) sözcüklerinin birleştirilmesi yoluyla türetilmiştir. Sanıldığının aksine arkeoloji, bir tarih bilim dalı değil; kazı ve araştırmalar yoluyla insanlığın kültür tarihini aydınlatmaya çalışan, bu bağlamda da tarih bilimine katkı veren bir bilim alanıdır.

Like Tree7Likes
  • 1 Post By CiwCiw
  • 1 Post By CiwCiw
  • 1 Post By CiwCiw
  • 1 Post By CiwCiw
  • 1 Post By CiwCiw
  • 1 Post By CiwCiw
  • 1 Post By CiwCiw

Cevapla

 

LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 16.01.09, 21:14
Administrator
 
Üyelik tarihi: Aug 2006
İletiler: 21.463
Blog Başlıkları: 13
CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!
Standart Rhodiapolis Çevresi Yüzey Araştırmaları-Surveys around Rhodiapolis

Rhodiapolis Çevresi Yüzey Araştırmaları: GAGAE/Gaxe 2007-Surveys around Rhodiapolis: GAGAE/Gaxe 2007

Rhodiapolis Kazıları ve Çevresi Yüzey Araştırmaları kapsamında, Rhodiapolis'in yakın çevresinde bulunan alanlar taranmaya ve yerleşimler-kalıntılar incelenmeye ve değerlendirilmeye başlanmıştır. İdebessos, Akalissos, Melanippe, Atrasos, Korydalla, Madamissos gibi yerleşimler bu kapsamda detaylı yüzey araştırmaları programına alınmıştır. Rhodiapolis çevre araştırmalarında amaç kentin yakın çevresinde yer alan yerleşimleri inceleyip Rhodiapolis'in içinde yer aldığı bölgeyi topluca değer*lendirebilmek ve kentin tarih ve kültürünü ve de siyasi-sosyal-ticari ilişkilerini bütünüyle anlayabilmektir. Bunlardan ilki, bugüne dek resmi ve kapsamlı bir yüzey araştırması yapılmamış olan Gagai'dir. 2007 yazında yapılan çalışmalarla kentte bulunan tüm kalıntılar detaylıca incelenmiş ve Geodetic GPS (GNSS) yardımıyla yerleşimin ilk kez bir haritası çıkarılmıştır (Res. 1).
Kumluca'nın Mavikent Beldesi içinde Aktaş Harabeleri/ Asartepe olarak adlandırılan yerleşimin adı Carruba'ya göre, "Eski Anadolu dillerinde bulunan 'hahha' kelimesinden gelmektedir. Likçe'de 'gaxe' olarak yazılır.

resim1.jpg
Res. 1 GPS ile haritalarına çalışmaları
Fig. 1 Mapping with GPS

Within the Excavations at and Surveys around Rhodiapolis Project, surveys were initiated in the areas surrounding Rhodiapolis, exploring and evaluating the ruins and settlements. Consequently settlements such as Idebessos, Akalissos, Melanippe, Atrasos, Korydalla and Madamissos were taken into the programme for detailed surveys. The goal of the Surveys around Rhodiapolis is to obtain a broad evaluation of the region and to comprehend as a whole the history and culture, as well as the political-social-commercial relations of the city. The first site within this survey project was Gagai, where to date, no official and comprehensive surveys have been undertaken. In the 2007 campaign all the remains in the city were explored in detail and for the first time a map of the city was prepared using Geodetic GPS (GNSS) (Fig. 1).
According to Carruba, the name of the settlement known as Aktas Harabeleri/Asartepe lying within the borders of the Mavikent Beldesi of Kumluca came from the word "hahha" in the ancient Anatolian languages. This name was recorded as gaxe in the ancient Lycian language.
Gagai "rises at this corner of cultural change where the two seas (the Mare Pamphylium and the Mare Lycium) meet" as Cape Gelidonya formed the border between the Persian controlled and the Hellene controlled seas recorded in the Peace of Kallias of 449 B.C. During the Classical period the coinage records the city as being within the territory of Limyra together with the adjacent settlements including Melanippe at Karadz Limani which was a settlement of "a small village within the territory of Gagai as of the Hellenistic period". Gagai established a sympoliteia with Rhodiapolis and Korydalla. Curiously enough, Korydalla was the leading member of this union of three cities. In this corner of southeast Lycia, a powerful league was established by small cities and even smaller settlements within their territories (For the settlements at Cape Gelidonya and comprehensive new
Gagai, "İki denizin (Mare Pamphylium ve Mare Lycium) buluştuğu bu kültürel değişim köşesinde yükselir". Bu köşedeki Gelidonya Burnu İ.Ö. 449 Kallias Barışı ile Persler ve Yunanlılar arasında deniz egemenlik sınırı oluşturuyordu. Klasik Dönem ile ilgili elimizde sikkeden öte bir veri bulunmamaktadır. Buna göre de Limyra'nın Klasik Dönem bölge egemenliği bu yerleşimleri de kap*sıyordu. Karaöz Limanı'ndaki Melanippe "Helenistik Çağ'dan itibaren Gagai'nin egemenlik alanında küçük bir köy" yerleşimidir. Gagai, Rhodiapolis ve Korydalla ile birlikte bir sympoliteia oluşturmaktaydı. İlginç bir biçim*de bu üçlü birliğin önde geleni Korydalla'dır. GD Likya'nın bu köşesinde küçük kentlerin oluşturduğu ve onlara bağlı daha küçük yerleşimlerle birlikte oluşan bir güç birliği söz konusuydu (Gelidonya Burnu yerleşimleri ve bu bölgenin tarihini değiştirecek olan yeni kapsamlı veriler için bk.: N. Çevik - S. Bulut, "The rediscovery of GAGAE /'GAXE' in the south-east corner of Lycia. New finds from the total surface surveys", Adalya XI, 2008, 63-98).
kaynak
Nevzat ÇEVİK - Süleyman BULUT - İsa KIZGUT
ANMED SAYI: 2008-6


__________________
NEVART AKADEMİ
www.nevart.net
Güzel Sanatlar Fakültesi/Lisesi Yetenek Sınavlarına Hazırlık Kursu
Resim Yağlı Boya Hobi Kursu
Hızlı ve Etkili Okuma Kursu
Çocuklar için Hızlı Okuma Kursu
Çocuklar için Resim Kursu
Disleksi Eğitimi
Okuma Güçlüğü
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 16.01.09, 21:33
Administrator
 
Üyelik tarihi: Aug 2006
İletiler: 21.463
Blog Başlıkları: 13
CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!
Standart Rhodiapolis Çevresi Yüzey Araştırmaları-Surveys around Rhodiapolis

Yol
Gagai, Patara, Milarium Lyciae'nin doğruladığı doğal arazi izlencesine göre, İ.S. 1. yy.'da, Limyra-Korydalla-Gagai-Korykos güzergâhında yer almaktadır. Deniz yolu bağlantıları da öncelikle Karaöz (Korsan Koyu) ve olası¬lıkla Finike limanları aracılığıyla sağlanıyor olmalıydı. Kara ve deniz yollarının kontrolü de, her yanı rahatlıkla gören Gagai kulesinden yapılmaktaydı. Kente çıkan yol doğu kesimden şehre bağlanıyordu. Aşağı kentte hamam ve diğer yapı kalıntılarının bulunduğu alandan doğuya yönelip, yamaç başlangıcında çatallanıyor ve biri güne¬ye aşağı akropole, diğeri de doğuya nekropol vadisine yöneliyordu. Nekropol boyunca ilerleyen ve bugün de çoğunlukla izlenen yol dönerek yukarı akropole çıkmak üzere güneye, tepeye yöneliyordu ve akropol surlarının kuzeydoğusundaki içerlek korunaklı kapıyla da sur içine giriyordu. Gagai yerleşimi yukarı akropol, aşağı akropol, tepenin eteğinde düzlükteki kalıntılar (Roma Dönemi Kamu Merkezi) ve nekropol olarak dört ana grupta incelenir.

Road
Gagai is located on the route Limyra-Korydalla-Gagai-Korykos in the Ist century A.D., as confirmed by the Miliarium Lyciae of Patara, conforming to the topogra¬phy. Maritime connections must have been provided from the harbors, firstly from Karaöz (Korsan Koyu) and possibly also from Finike. Control over the land and sea routes was provided by the Gagai tower located and constructed to overlook this region. The road leading to the city connected to it on the east. The road turned east from the area with the bathhouse and other building remains in the lower city and then forked into two - one leading to the lower acropolis to the south and the other to the necropolis valley to the east. Then the road crossed the necropolis and it still can be followed today; then it turned south to the hill with the upper acropolis. The road reached the upper acropolis at the well-protected recessed gate on the northeast side of the acropolis fortifications. The settlement at Gagai was explored in four areas: the upper acropolis, the lower acropolis, the remains on the flat area on the slope of the hill (the public centre during the Roman period) and the necropolis.

__________________
NEVART AKADEMİ
www.nevart.net
Güzel Sanatlar Fakültesi/Lisesi Yetenek Sınavlarına Hazırlık Kursu
Resim Yağlı Boya Hobi Kursu
Hızlı ve Etkili Okuma Kursu
Çocuklar için Hızlı Okuma Kursu
Çocuklar için Resim Kursu
Disleksi Eğitimi
Okuma Güçlüğü
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 16.01.09, 21:37
Administrator
 
Üyelik tarihi: Aug 2006
İletiler: 21.463
Blog Başlıkları: 13
CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!
Standart Rhodiapolis Çevresi Yüzey Araştırmaları-Surveys around Rhodiapolis

Yukarı Akropol
Burası aslında Gagai'nin, en erken mimari kalıntılarının tespit edildiği erken yerleşimidir. Yukarı Kale, KD-GB yönünde, tamamen doğal topoğrafyanın şekliyle yaklaşık dikdörtgen formda biçimlenmiştir. Yapı tekniği, kireç harcıyla örülmüş moloz taştır. Erken Bizans karakterindedir. Yaklaşık 500. m toplam uzunluktaki sur duvarları kesintisiz izlenebilmektedir, girişi, KB taraftadır. Ana giriş lentosu dışında korunmuştur. Kapı aralığı 1.45 m., kapı ardı boşluğu 2 m.'dir. Kalenin kuzeybatısındaki en yük¬sek noktasında Geç Klasik-Erken Helenistik, iki odalı bir kule bulunmaktadır. Kule KB'da Rhodiapolis'i, doğuda Gelidonya Burnu'nu görmektedir. Tüm denize ve Kumluca deltasına egemen bir noktadadır. Burası 162 m. denizden yüksekliğiyle, Gagai'nin en yüksek noktasıdır. Kalenin en alçak yeri denizden 150 m. yüksekliğiyle doğu kesimdir.
Akropolün en üst kesiminde bulunan ve olasılıkla da Geç Klasik - Erken Helenistik Dönem'e ait olan kule, 1.55 m. kalınlığında duvarlara sahiptir (Res. 2). Bugün Türk Bayrağı dalgalanmaktadır. Dikdörtgen planlı kule¬nin ölçüleri 8.10x18.00 m.'dir. Bu kulenin doğusunda ikinci bir kule daha bulunmaktadır. Burada sadece blok¬ların kaya tabanları ve birkaç duvar bloğu kalmıştır. Ön alanlı kulenin ölçüleri 8.40x5.20 m.'dir. Ön alanın bir kısmını bazilika apsisi işgal etmiştir. Aradaki boşluk sadece 4.60 m.'dir. Kuleler birbirleriyle bağlantılıdır. Bağlantı duvarları kilisenin G nefinin iç duvarı olarak kullanılmıştır.
resim2.JPG
Res. 2 Erken Helenistik Kule'nin eğimli duvarları
Fig. 2 Tapering walls of the Early Hellenistic Tower
The Upper Acropolis
This is indeed the early settlement at Gagai where the earliest architectural remains have been identified. The Upper Fortress is almost rectangular in shape extending in a northeast-southwest direction responding to the topography. It was built from rubble and lime mortar and is of an Early Byzantine character. The fortification walls of about 500 m. in length can be followed without any interruption and their entrance is on the northeast. The entrance has survived intact except for the lintel. The doorway is I.45 m. wide and there is an empty area of 2 m. in depth behind the entrance. On the highest point on the northwest is a tower with two rooms dating from the Late Classical - Early Hellenistic period. The tower looks over Rhodiapolis to the northwest and Cape Gelidonya to the east. It is located at a point dominating the entire sea and the Kumluca delta at an altitude of I62 m. above sea level and is the highest point of Gagai while the lowest eastern part of the fortress is I50 m. above sea level.
The tower, where the Turkish flag flies today, is located on the highest point of the acropolis and possibly dates from the Late Classical - Early Hellenistic period has walls 1.55 m. thick (Fig. 2). This rectangular tower meas¬ures 8.10x18.00 m. To its east is a second tower which has survived as a few blocks from the walls and the rock footings of the blocks. This second tower with a front area measures 8.40x5.20 m. This fore area has been partially filled by the apse of the later basilica. The gap between these towers is only 4.60 m. and they are connected with each other. The connecting walls were then used to form the inner wall of the south aisle of the church.

__________________
NEVART AKADEMİ
www.nevart.net
Güzel Sanatlar Fakültesi/Lisesi Yetenek Sınavlarına Hazırlık Kursu
Resim Yağlı Boya Hobi Kursu
Hızlı ve Etkili Okuma Kursu
Çocuklar için Hızlı Okuma Kursu
Çocuklar için Resim Kursu
Disleksi Eğitimi
Okuma Güçlüğü
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 16.01.09, 21:38
Administrator
 
Üyelik tarihi: Aug 2006
İletiler: 21.463
Blog Başlıkları: 13
CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!
Standart Rhodiapolis Çevresi Yüzey Araştırmaları-Surveys around Rhodiapolis

Kilise
Akropolün batısında doğu-batı yöneliminde konumlan-mıştır. Erken kulelerin arasına, kuleleri birleştiren duvar üstüne yerleştirilmiştir. Bazilikal planlıdır. Kesme taşlarla örülü dış duvarları ve moloz-harçla örülü iç duvarları vardır. 4 basamağı görülen synthronon ana kayaya oyu-ludur. Nartekse ilişkin bir duvar gözlemlenmemiştir. Girişten apsis içine kadar 20 m. uzunlukta ve toplam 13.24 m. genişliktedir. Kilise planı ve özellikle işçiliğiyle İ.S. 5. yy.'dan olmalıdır.
Tüm tepeyi çevreleyen sur duvarlarının iç kesimlerinde çoğu yerde organik birimler oluşturulmuştur. Özellikle güney kesimde sura bitişik ve paralel çok sayıda birim birbirine bağlantılı olarak inşa edilmiştir. Bunların bir kısmı konut, penceresiz ve kapısız olan bazıları da sarnıç ve depo özellikleri göstermektedir.

Church
The church extends in an east-west direction in the west part of the acropolis. It is located between the two early period towers, on top of the wall connecting these towers. It measures 20 m. long from the entranceway to the inside of the apse and 13.24 m. wide in total. No evi¬dence for a narthex has been found. This basilical church was built with cut stones on the exterior walls and with rubble-mortar on the interior. Of the synthronon, four of the steps remain visible carved into the bedrock. The layout and especially the workmanship indicate a date after the 5th century A.D.
Inside the fortifications surrounding the entire hill are organic units and, especially on the south there are numerous interconnected units adjoining and parallel to the fortification wall. Some served as houses while those without windows or doors were employed as cisterns and storehouses.

__________________
NEVART AKADEMİ
www.nevart.net
Güzel Sanatlar Fakültesi/Lisesi Yetenek Sınavlarına Hazırlık Kursu
Resim Yağlı Boya Hobi Kursu
Hızlı ve Etkili Okuma Kursu
Çocuklar için Hızlı Okuma Kursu
Çocuklar için Resim Kursu
Disleksi Eğitimi
Okuma Güçlüğü
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 16.01.09, 21:40
Administrator
 
Üyelik tarihi: Aug 2006
İletiler: 21.463
Blog Başlıkları: 13
CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!
Standart Rhodiapolis Çevresi Yüzey Araştırmaları-Surveys around Rhodiapolis

Aşağı Akropol
Aşağı akropol ilk tepenin sınırlarında denize bakar. Deniz düzleminden yükselen ilk tepenin üzerinde dağı-lıdır. Alanı sur duvarları çevreler. Duvar altlarında hibrit mekanların kaya tabanları ve kaya duvarlarının yüzeyle¬rinde kiriş yuvaları bulunur. Kulenin malzemesi moloz taş ve taşların çevresinde seramiklerden oluşur. Bu haliy¬le İ.S. 10-12. yy. Bizans yapısallığındadır. Duvarlar ise büyük güçlü taşlar kullanılmıştır. Aralarında seramik parçalarına rastlanır. Bunlar da İ.S. 6.-7. yy. karakteri göste¬rir. İlk yoğun Arap akınları sırasında yapılmış olmalıdır.

The Lower Acropolis
The lower acropolis looks over the sea from the edge of the first hill and lies across the top of the first hill rising from sea level. The area is surrounded by fortification walls. At the foot of the walls are the rock-cut floors of hybrid rooms and on the surfaces of the rock walls are rock-cut beam holes for wooden beams. The tower was built from rubble stones surrounded by tiles pieces and this type of construction suggests it was built in the I0th-I2th century A.D. by the Byzantines. The walls were built with large, strong stones with tile fragments in between them indicating a date in the 6th-7th centuries A.D. constructed at the time of the first Arab raids into this region.

__________________
NEVART AKADEMİ
www.nevart.net
Güzel Sanatlar Fakültesi/Lisesi Yetenek Sınavlarına Hazırlık Kursu
Resim Yağlı Boya Hobi Kursu
Hızlı ve Etkili Okuma Kursu
Çocuklar için Hızlı Okuma Kursu
Çocuklar için Resim Kursu
Disleksi Eğitimi
Okuma Güçlüğü
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 16.01.09, 21:51
Administrator
 
Üyelik tarihi: Aug 2006
İletiler: 21.463
Blog Başlıkları: 13
CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!
Standart Rhodiapolis Çevresi Yüzey Araştırmaları-Surveys around Rhodiapolis

Düzlükteki Kalıntılar
Roma Dönemi Kamu Merkezi: Akropolün batı ve kuzeybatısında bugün seralar ve portakal-limon bahçeleri olan, aşağı akropolün kuzeyinde başlayan düzlükte bazı kalıntılar görülmektedir. Tarım ve narenciye faaliyetleri nedeniyle azı kalmış kalıntıların bir kısmının işlevi ve yapısallığı tanımlanabilmektedir. Bunlar tiyatro?, hamam, aquadukt, nymphaion, bazilika?, agoradır. Roma Döne-mi'nden oldukları anlaşıldığı halde, işlevleri bilinmeyen başka kalıntılar da vardır. Yerleşimin Roma Dönemi kamu merkezinin bu düzlükte olduğu bellidir. Bu alanda çok yoğun Roma Dönemi günlük kullanım kapları ve mimari kiremit ve tuğla parçaları tespit edilmiştir. Sahil yolundan Gagai levhasının olduğu yerden seralar-evler arasından geçildiğinde düzlükte ilk kalıntılar görülür. Bunlardan ilki bir kısmı yıkılmış olan silindirik sarnıçtır. Kalın duvarlı sarnıç harç ve büyük moloz taşlarla örülüdür. Çevresinde çok sayıda Roma günlük seramik parçaları görülür. Sarnıcın 40 m. kuzeyinde iki odası anlaşılan sağlam korunmuş bir Bizans yapısı daha bulunur.
Hamam: Rhodiapolis'te 2007 yılı kazılarıyla ortaya çıkardığımız Opramoas Anıtı yazıtlarında, Opramoas'ın Gagai'ye, bir "balneion" yapımı için 18.000 dinar yardım verdiği yazmaktadır. Bugün tamamen cangılla örtülü olan hamam yapısı tiyatroyla başlaya düzlükte 40 m. KB'dadır. Çoğunlukla tahrip olmuş 3 bölümlü küçük bir hamamdır. İlk bölüm 16.50x7.00 m. ölçülerinde, hamamın KD uzanan frigidarium ve apoditerium işlevlerini birlikte karşılayan en büyük mekandır. Hamamın, 1.90 m. genişlikteki ana girişi bu bölümün doğu duvarında bulunan 3.50 m. genişliğindeki bir kemer içindedır. G-K yönünde beşik tonozla örtülüdür. Bu kesimdeki duvarlar 6.50 m. yüksekliğinde korunmuştur. Diğer iki bölüm ilk bölümün batı duvarına bitişik yan yana uzanmaktadır. Frigidariumdan, 1.00 m genişliğinde bir kapıyla girilen ilk bölüm 4.60x4.60 m. ölçülerindeki küçük tepidarium-dur. Bu bölümün mozaik zemininden büyük bir kısmı toprak altında korunmuştur. Tepidariumun K duvarı ortasından 1.00 m. genişliğinde başka bir kapıyla caldariu-ma girilir. 5.40x8.50 m. ölçülerindeki bölüm tonozla örtülüdür. Beklendiği gibi doğu ve güneye cephelidir. Bölümün doğu ve güneyinde, yaklaşık 3x6 m.'lik kesi¬minde hypokaust sistemi sağlam korunmuştur (Res. 3). Bugün çok küçük bir açıklıktan içine girilebilmektedir. 1.30 m. yükseklikteki suspensura duvar diplerinde köşe¬li ortalarda yuvarlak tuğlalardan oluşan, 0.55 m. aralıklı pilaeler üzerinde durmaktadır. Kaldariumun K duvarının B sonunda hypokaustuna bağlı preafurnium sağlam korunmuştur. Hamamın KD köşe duvarı hamam kuzeyine doğru devam edip sonra batıya ve sonra tekrar kuzeye dönmektedir. Hamamla bu duvarlar arasında kalan yaklaşık 200 m2'lik alan hamamın palaestrası olarak kullanılmış gibi görünmektedir. Küçük yerleşimlere özgü hamamların yapısallığı ve planları konusunda bilgi veren bir hamam daha keşfedilmiş ve Likya hamamları koleksiyonuna bir örnek daha katılmıştır.
resim3.JPG
Res. 3 Hamam. Hypokaustum
Fig. 3 Bathhouse, hypocaust
The remains on the flat area
Public Centre of the Roman period: The flat area extend¬ing on the west and northwest of the acropolis to the north of the lower acropolis, now full of greenhouses and orange-lemon orchards, also contain some ruins, damaged as a result of agricultural activities, some of these ruins can still be identified: the theatre?, bathhouse, aqueduct, nymphaeum, basilica? and agora. There exist also other remains dating from the Roman period but having today an unclear function. It is clear that the Roman period public centre of the settlement was located in this flat area. Extensive pottery remains of daily household wares, architectural tiles and brick fragments all from the Roman period have been identified. From the coastal road where the signpost to Gagai is found, past the greenhouses and houses are the first remains. Firstly there is a cylindrical cistern, partially collapsed. This cistern with thick walls was built from mortar and large rubble. Around it are numerous potshards of Roman period daily ware. 40 m. north of the cistern there is a well-preserved Byzantine structure having two rooms.

__________________
NEVART AKADEMİ
www.nevart.net
Güzel Sanatlar Fakültesi/Lisesi Yetenek Sınavlarına Hazırlık Kursu
Resim Yağlı Boya Hobi Kursu
Hızlı ve Etkili Okuma Kursu
Çocuklar için Hızlı Okuma Kursu
Çocuklar için Resim Kursu
Disleksi Eğitimi
Okuma Güçlüğü
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 16.01.09, 22:08
Administrator
 
Üyelik tarihi: Aug 2006
İletiler: 21.463
Blog Başlıkları: 13
CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!
Standart Rhodiapolis Çevresi Yüzey Araştırmaları-Surveys around Rhodiapolis

Nymphaion?: Hamamın yaklaşık 50 m. doğusunda yamaç başlangıcında yarım yuvarlak bir yapı saptanmıştır. Hamama bakmaktadır. K taraftan, yamaç paralelinde kente gelen aquaduktun uzantısı bu yapıya yönelmekte¬dir. 3.23 m. çapında ve yarım yuvarlaktan biraz fazla dönen ve ön kesimde, iki yandan düz duvar çıkıntılarıyla cephelenen yapının yarım kubbeyle örtüldüğü anlaşıl¬maktadır. Bu küçük yapının zeminindeki gereğinden fazla harçlı taş dolgunun nedeni havuzda sürekli bulu¬nan su olmalıdır. Ön kesim toprak altında olduğu için su yapısının ön kesim formu hakkında bir fikrimiz bulun¬mamaktadır. Yapı büyük bir olasılıkla Roma Dönemi nymphaionudur.

Tiyatro: Hamamın güneyinde yamacın başladığı kesimde doğal bir çanak bulunmaktadır. Burada bir zamanlar demir kenetlerle bağlı düz blokların bulunduğu arazinin bugünkü sahibi Turgut Demir tarafından babasından duyduğu bilgi olarak aktarılmıştır. Yoğun cangıl içindeki çanak içinde bugün sadece 2 blok saptanabilmiştir. Bunlar cavea sonunda set oluşturan sıraya ait olmalıdır. Alandan anlaşılan çok küçük bir tiyatronun varlığıdır.

Aquadukt: Yerleşimin K'de, Karaveliler Mahallesi için¬den, KD-GB yönünde Mavi kente doğru ilerleyen aquaduktun 250 m.'lik kısmı çoğunlukla ayakta izlenebilmektedir. Sağlam korunmuş 23 ayak sayılmaktadır (Res. 4). Gagai aquaduktü, en yakınında bulunan ve olasılıkla aynı tarihte Opramoas desteğiyle inşa edilmiş olan Korydalla aquaduktuyla teknik ve malzeme açısından da benzerdir. Aquaduktun yönelimi düzlükteki kamu merkezine hamama doğrudur. İlk buluştuğu yapı da nymphaion ve hamam olmalıdır. Opramoas'ın yaptırdığı hamamla aynı zamanda yapılmış olması beklenir.
Düzlükte bulunan, bazılarının fonksiyonu anlaşılamayan (Res. 6) kısmen korunmuş yapı kalıntıları bu kesimde Roma Dönemi kamu merkezi olduğunu anlatmaya yet¬mektedir. Hamam ve tiyatro çanağı arasında kalan düzlük agora olmalıydı. Kaynaklarda bahsedilen Asklepaie şenlikleri ve diğer etkinlikler ve toplantılar burada ger¬çekleşiyor olmalıydı.

Nekropol: Akropolün kuzey eteğinde, kentin akropole çıkan yolunun çevresinde, daha çok da kuzeyindeki eğimli yamaç boyunca kayalıkta dağılıdır. Mezarların görünen çoğunluğu (13 adet) Roma Dönemi kaya mezarlarıdır (Res. 5). Kalanların çoğu yeraltı oda meza¬larıdır. 1 adet arkosoliuma ve 1 adet de yeraltı örme sandukaya rastlanmıştır.

Buluntular: Aşağı Akropol'de gözlemlediğimiz yüzey buluntularının büyük çoğunluğu Roma ve Bizans günlük kullanım seramikleridir. İçlerinde 1 adet siyah cidarlı Helenistik seramik dikkat çekmektedir. Bir kısım Bizans seramikleri de görülmektedir. Bunlar dışında iki ayrı alanda çok sayıda mimari malzeme bulunmaktadır. Mavikent Yalı İlk Öğretim Okulu bahçesinde genellikle Geç Roma ve Bizans dönemlerine ait çok sayıda sütun parçası, başlık ve altlık çevreden taşınmıştır. Diğer toplama alanı Mavikent Yapraklı mezarlığıdır. Mezarların yapımında ve mezar taşı olarak genellikle Bizans kilise malzemesi olan bloklar ve sütun parçaları kullanılmıştır.
Yüzey buluntularının en önemlileri: Gagai tepesi fay zonu içindeki mağarada erken göçük altında bulunmuş olan EBÇ seramiği, üzerinde Tanrıça Athena Parthenos bulunan bir Roma dönemi yüzük taşı, 7 adet yazıtlı ve bezekli mezar sunağı, Septimius Severius ve oğulları dönemine ait 1 mil taşı, 1 adet klasik (430-420) ahtapotlu ve Athena başlı sikke ve Apollon Patroos'lu Birlik dönemi sikkesi ile Artemis-Nemesis betimli Roma dönemi (Caracalla ve Gordianus) sikkeleri vardır. Sikke ve yazıtlardan bir kısmı daha önce bazı araştırmacılar tarafından yayınlanmıştır.

Bathhouse: The inscriptions on the Opramoas Monument in Rhodiapolis uncovered in 2007 state that Opramoas gave 18,000 denarii to Gagai for the construction of a balneion. The bathhouse building which is concealed entirely under dense jungle-like vegetation is located 40 m. northwest in the flat area starting from the theatre. It is a small bathhouse, mostly in ruins, containing three sections. The first hall measuring 16.50x7.00 m. is the largest hall which served as both the frigidarium and apodyterium extending towards the northeast. The main entrance to the bathhouse is 1.90 m. wide and is within a 3.50 m. wide arch in the east wall of this hall. The hall is covered by a barrel vault in a south-north direction. The walls of this hall have survived to a height of 6.50 m. The other two halls extend side by side on the west of the first hall. A doorway 1.00 m. wide leads into the small tepidarium measuring 4.60x4.60 m. and the greater part of its mosaic floor has survived beneath the earth. Another doorway 1.00 m. wide in the middle of the north wall leads into the caldarium which measures 5.40x8.50 m. covered by a vault and, as would be expected it faces east and south. Its hypocaust has sur¬vived intact in an area of 3x6 m. in the east and south parts (Fig. 3). Today a very small aperture leads into here. The suspensura 1.30 m. h. rest upon brick pilae -angular at the corners and round in the middle - placed 0.55 m. apart. The praefurnium is intact connecting to the hypocaust at the west end of the north wall of the caldarium. In the northeast the wall continues north, then turns west and then turns north again. The area between the bathhouse and these enclosing walls is about 200 sq. m. and would have served as the palaes¬tra. This bathhouse provides another example of the baths in small settlements providing us with information concerning their layout and structures and has now been incorporated into the corpus of Lycian baths.

Nymphaeum?: There is a semicircular building at the beginning of the slope, lying 50 m. to the east of the bathhouse and which faces the bathhouse. To the north, the extension of the aqueduct running parallel to the slope turns toward this building. The building is slightly larger than a semicircle with a diameter of 3.23 m. On the front it has two straight wall projections and it was understood to have been roofed by a semi dome. The concerning its form. This building was probably a nymphaeum dating from
the Roman period.

Theatre: There is a natural bowl where the slope begins to the south of the bathhouse. The landowner Turgut Demir has stated that his father used to tell of the cut stone blocks connected with iron clamps found on this piece of their land. Today only two blocks have been identified within the extensive jungle-like vegetation. These must have belonged to the row that formed a set at the end of the cavea. What can be inferred from this site is that here was located a small theatre.

Aqueduct: The aqueduct extends in the north of the set¬tlement, through the Karaveliler Mahallesi, toward Mavikent, in a northeast-southwest direction. A section about 250 m. long of this aqueduct can be followed, with 23 piers still standing (Fig. 4). The aqueduct of Gagai resembles both in technique and materials the nearby aqueduct of Korydalla which was built with financial support from Opramoas and is possibly of the same date. The aqueduct extends toward the bathhouse in the public centre in the flat area and would have first reached the nymphaeum or the bathhouse. It may have been built at the same time as the bathhouse that was commissioned by Opramoas.
The extant building remains on this flat area are clear evidence to suggest the public centre of the settlement during the Roman period was located here, although the functions of some of these buildings remain unidentified (Fig. 6). However, the flat area between the bathhouse and the theatre-bowl would have been the agora where the festival of Asklepiae and other such activities that are mentioned in ancient sources took place.

Necropolis: The necropolis extends along the road lead¬ing to the acropolis, on the north slopes of the acropolis, and is mainly scattered in the rocks on the sloping terrain on the north. Most of the 13 visible tombs are rock-cut tombs dating from the Roman period (Fig. 5) and most of those that have survived and are visible are under¬ground chamber tombs. We also noted one arcosolium and one underground built sarcophagus.

Small finds: The vast majority of surface finds observed on the lower acropolis belong to household wares of daily use dating from the Roman and Byzantine periods. One single piece of black glazed Hellenistic pottery is therefore noteworthy in addition to some Byzantine ceramics. In addition, in two distinct areas there are numerous architectural materials. Numerous column fragments, capitals and column bases, mainly of Late Roman and Byzantine date have been brought to the yard of the Mavikent Yalı Primary School. Another area where this material has collected is in the Mavikent Yapraklı Cemetery where stone blocks and column frag¬ments from Byzantine churches were employed in tombs and as tombstones. The most important surface finds are as follows: EBA pottery found beneath an early rockfall in the cave on the fault line of Gagai hill; a Roman period bezel ring decorated with a depiction of Athena Parthenos; seven tomb altars with inscriptions and deco¬rations; a milestone dating from the reign of Septimius Severus and his sons; a coin depicting the head of Athena and an octopus dating from the Classical period (430-420); a Lycian League coin with Apollo Patroos; Roman coins dating from the reigns of Caracalla and Gordianus with Artemis-Nemesis. Some of these coins and inscriptions have been previously published by some other researchers.
resim4.JPG
Res. 4 Aquadukt. Bugün de kullanımda!
Fig. 4 Aqueduct, still in use!
resim5-6.jpg
Res. 5 Kaya mezarlarından bir örnek
Fig. 5 An example for the rock tombs
Res. 6 Roma kent merkezindeki yapı kalıntılarından biri
Fig. 6 Remains of a building in the Roman period city centre
kaynak
Nevzat ÇEVİK - Süleyman BULUT - İsa KIZGUT
ANMED SAYI: 2008-6

Eklenmiş Dosya
Dosya tipi: pdf 2008_29.pdf (971,3 KB (Kilobyte), 13x kez indirilmiştir)
__________________
NEVART AKADEMİ
www.nevart.net
Güzel Sanatlar Fakültesi/Lisesi Yetenek Sınavlarına Hazırlık Kursu
Resim Yağlı Boya Hobi Kursu
Hızlı ve Etkili Okuma Kursu
Çocuklar için Hızlı Okuma Kursu
Çocuklar için Resim Kursu
Disleksi Eğitimi
Okuma Güçlüğü
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Tags
araştırmaları-surveys, çevresi, rhodiapolis, yüzey

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Bütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 06:43 .