Nüve Forum


Heyelan Etütleri hakkinda Samsun Heyelanı ile ilgili bilgiler


3.7. Çeşitli Şev Hareketleri Heyelan, aslında belli, tariflenmiş bir hareket olduğu halde, heyelandan bahseden herhangi bir makale veya eserde, Krip akıcı (çok hassas) killerdeki heyelanlar, Solifluction, çığlar gibi arazinin diğer

Like Tree16Likes

Cevapla

 

LinkBack Seçenekler Stil
  #11  
Alt 31.08.07, 08:53
Meraklı
 
Üyelik tarihi: Jan 2007
İletiler: 171
Ugur Kuran yakında çok ünlü biri olacak!Ugur Kuran yakında çok ünlü biri olacak!
Standart 3.7. Çeşitli Şev Hareketleri

3.7. Çeşitli Şev Hareketleri

Heyelan, aslında belli, tariflenmiş bir hareket olduğu halde, heyelandan bahseden herhangi bir makale veya eserde, Krip akıcı (çok hassas) killerdeki heyelanlar, Solifluction, çığlar gibi arazinin diğer denge bozukluklarına da yer vermek adet haline gelmiştir. Her mühendis arazide diğer hareket tiplerine rastlayabileceğinden, bu noktalara kısaca değinerek ana konu olan heyelanın daha iyi anlaşılması sağlanacaktır.
__________________
[CENTER][URL="http://www.nevart.net/"][IMG]http://www.nuveforum.net/galeri/data/500/logooson.jpg[/IMG][/URL][/CENTER]

University of Istanbul, Institute of Geophysics Imperial Collage, University of London
Alıntı ile Cevapla
  #12  
Alt 31.08.07, 08:54
Meraklı
 
Üyelik tarihi: Jan 2007
İletiler: 171
Ugur Kuran yakında çok ünlü biri olacak!Ugur Kuran yakında çok ünlü biri olacak!
Standart 3.8. Krip (Creep)

3.8. Krip (Creep)

Krip yer çekimi tesirlerine ilave olarak kar,yağmur,don,ısı tesirleriyle, şişme ve büzülme, donma ve erime sonucu su muhtevasında ve sıcaklıkta meydana gelen değişmeler gibi mevsimsel iklim olayları etkisiyle kohezyonlu zeminlerde meydana gelir. Kripte hareketin hızı yılda cm.ler hatta mm.ler mertebesindedir. Yerçekiminden doğan krip çok derin
zonlara inebildiği halde iklimsel olaylardan doğanlar bu olayların etkileyebildikleri zonların derinliği ile sınırlıdırlar. Kripte stabil ve hareket eden zonlar arasında kesin bir sınır yoktur. Yerçekiminden doğan krip uzun süreli bir plastik deformasyonun sonucudur.
__________________
[CENTER][URL="http://www.nevart.net/"][IMG]http://www.nuveforum.net/galeri/data/500/logooson.jpg[/IMG][/URL][/CENTER]

University of Istanbul, Institute of Geophysics Imperial Collage, University of London
Alıntı ile Cevapla
  #13  
Alt 31.08.07, 08:55
Meraklı
 
Üyelik tarihi: Jan 2007
İletiler: 171
Ugur Kuran yakında çok ünlü biri olacak!Ugur Kuran yakında çok ünlü biri olacak!
Standart 3.9. Akıcı Killerdeki Heyelanlar

3.9. Akıcı Killerdeki Heyelanlar

8 veya daha büyük hassasiyetli denizel orijinli kil çökeltilerinde özel bir türde kitle hareketleri meydana gelir. Denizin çekilmesi nedeniyle, İskandinavya ve Kırım***8217;da olduğu gibi yüksek tuz ihtiva eden denizel killer deniz seviyesinin üstünde kalırlar. Zeminin boşluk suyundaki tuz muhtevasının tedricen azalması, zeminin floküle (petek) (kardan ev gibi bir
strüktür.) yapıdan dağınık (danesel bir strüktür) yapıya dönüşmesine yol açar. Bu olay bu çökeltilerinin kayma direncinin azalması sonucunu doğurur. Zemin tuzunun yıkanması durumunda zeminin su muhtevası değişmez. Kayma direncinin azalması bu tür killerin viskoz bir sıvı gibi davranarak kaymasına yol açar. Bu olay geriye doğru gelişen bir karakter gösterir. Çok az eğimli veya hemen hemen yatay durumdaki şevlerde bile çok geniş alanlara yayılabilir. Olay çok hızlıdır.
__________________
[CENTER][URL="http://www.nevart.net/"][IMG]http://www.nuveforum.net/galeri/data/500/logooson.jpg[/IMG][/URL][/CENTER]

University of Istanbul, Institute of Geophysics Imperial Collage, University of London
Alıntı ile Cevapla
  #14  
Alt 31.08.07, 08:56
Meraklı
 
Üyelik tarihi: Jan 2007
İletiler: 171
Ugur Kuran yakında çok ünlü biri olacak!Ugur Kuran yakında çok ünlü biri olacak!
Standart 3.10. Soliflüksiyon (Solifluction)

3.10. Soliflüksiyon (Solifluction)

Donlu bölgelerde donmuş yüzeysel tabakalar yazın sıcaklığa bağlı olarak bir sınıra kadar erirler. Suya doygun bu yüzeysel tabakalar donmuş, dolayısıyla geçirimsiz durumda olan alttaki tabakalar üzerinde hareket edebilirler. Bu olay çok az eğimli şevlerde bile meydana gelebilir.
__________________
[CENTER][URL="http://www.nevart.net/"][IMG]http://www.nuveforum.net/galeri/data/500/logooson.jpg[/IMG][/URL][/CENTER]

University of Istanbul, Institute of Geophysics Imperial Collage, University of London
Alıntı ile Cevapla
  #15  
Alt 31.08.07, 08:56
Meraklı
 
Üyelik tarihi: Jan 2007
İletiler: 171
Ugur Kuran yakında çok ünlü biri olacak!Ugur Kuran yakında çok ünlü biri olacak!
Standart 3.11.Çığlar

3.11.Çığlar

Çığlar esas olarak kar ve buzdan oluşurlar. Ancak yöresel koşullara bağlı olarak zemin kitlelerini de bünyelerine alabilirler veya oluşumları sırasına yolları üzerindeki zeminleri kazanabilir ve bünyelerine alabilirler. Zaten pür çığlar (zemin ihtiva etmeyen) bile, mühendislik açısından heyelanlar gibi pek çok sorunlar doğururlar.
__________________
[CENTER][URL="http://www.nevart.net/"][IMG]http://www.nuveforum.net/galeri/data/500/logooson.jpg[/IMG][/URL][/CENTER]

University of Istanbul, Institute of Geophysics Imperial Collage, University of London
Alıntı ile Cevapla
  #16  
Alt 31.08.07, 09:00
Meraklı
 
Üyelik tarihi: Jan 2007
İletiler: 171
Ugur Kuran yakında çok ünlü biri olacak!Ugur Kuran yakında çok ünlü biri olacak!
Standart Türkiyenin Heyelan ve Makrosismik Durumlarına Genel Bir Bakış

4. TÜRKİYENİN HEYELAN VE MAKROSİSMİK DURUMLARINA GENEL BİR BAKIŞ

Türkiye dünya deprem haritalarında ***8220;Kuzey Anadolu fay hattı***8221; olarak bilinen ve uzunluğu 1000 km yi aşan bulan aktif bir deprem kuşağı üzerinde bulunmaktadır. Bu fay doğuda Van ilimizden başlayarak kuzeybatıda uzanmakta olan daha sonrada önemli bir kısmı Karadeniz kıyı şeridine paralel ve 50-80 km kara içerisinde devam etmektedir.(Kuran 1975). Tarihi depremlerin meydana geldiği fay kuşağı bilahare güneybatıya yönelip Edremit***8217;in kuzeyinde son bulmaktadır. (Şekil 4.a.) Diğer önemli bir deprem kuşağı Antakya, Maraş, Malatya, Erzincan ve Kars illerimiz üzerinden geçen bir hattır. Bu harita hazırlanırken Karnik 1969, Ambraseyes, 1971 Kuran , 1975, Güçlü, Ketin 1967, kaynaklarından istifade edilmiştir. Ayrıca heyelanlarla ilgili gelişmeler Taşdemiroğlu 1970 çalışmalarından yararlanılmıştır.

Hazırlanan haritada ayrıca Kuzey Anadolu Fay hattı üzerinde 1939-1966 yılları arasında tahripkar depremlerle birlikte oluşan fay kırıklarının yerleri ve boyutları da gösterilmiştir. Yıkıcı depremler ve bunlarla birlikte oluşan fay kırıkları sırasıyla 1939 Erzincan depremi,
1942 Erbaa-Niksar arasında meydana gelen fay kırığı, bir yıl sonra meydana gelen 1943 depremi ve Amasya ile Kastamonu arasında meydana gelen fay kırığıdır. 1944 de meydana gelen depremle birlikte Bolu ile Kastamonu arasında büyük bir fay kırığı meydana gelmiştir.
1967 Mudurnu vadisi depremi ile meydana gelen fay kırığı ve 1953 Yenice-Gönen depremiyle hasıl olan fay kırığı haritada gösterilmektedir. Ayrıca 1957 Abant ve civarında eydana gelen deprem ve bununla birlikte meydana gelen kırık dikkati çekmektedir.Kuzey Anadolu Fay hattı üzerinde yeni bir aktivite 1966 da Erzincan***8217;ın güney doğusunda görülmektedir. Bu depremle oluşan fay kırığı Kuzeybatı-Güneydoğu istikametinde gelişme göstermektedir. Bütün bu tahripkar depremlerle oluşan faylar Kuzey Anadolu fay zonunda karakteristik en-echelon (kademeli) tipte kırıklar meydana getirmişlerdir. Heyelan sahalarıyla deprem episantrlarının aynı harita üzerinde işlenmesi şu hususları ortaya koymaktadır.

Mevcut heyelanların büyük bir kısmı tahripkar depremlerin meydana geldiği Kuzey Anadolu fay hattıyla Antakya-Kars hattı arasındaki aktif deprem kuşağı üzerinde yoğunlaşmaktadır. Özellikle 1939,1943 ve 1944 yıllarında oluşan fay kırıkları boyunca ve bu fayların uçlarında heyelanların yoğunlaştığı dikkati çekmektedir. Ege Bölgesinde de M>7 olan depremler civarında da aktif heyelan sahaları yer almaktadır. Konya ve civarında ise hem deprem episantrlarının ve hem de aktif heyelan merkezlerinin azaldığı dikkati çekmektedir.

Göller bölgesinde kaya düşmeleri, heyelanlar ve büyük magnitüdlü depremler görülmektedir. Etüt sahamız olan Samsun-Hava Alanı ve civarı özellikle tahripkar depremlerin oluştuğu, 1939,1942 ve 1943 fay kırıklarına çok yakın olduğu görülmekte ve özellikle 1938 yılında meydana gelen bir depremde bazı evlerin zarar gördüğü ve repliklerin ise Samsun***8217;da 2-3 ay
süreyle devam ettiği bilinmektedir. Etüt sahamızda görülen kırık sistemlerinin doğrultularıyla ana fay doğrultuları arasındaki benzerlikler ve ilişkilere Bölüm (8-6) da yer verilecektir.
__________________
[CENTER][URL="http://www.nevart.net/"][IMG]http://www.nuveforum.net/galeri/data/500/logooson.jpg[/IMG][/URL][/CENTER]

University of Istanbul, Institute of Geophysics Imperial Collage, University of London
Alıntı ile Cevapla
  #17  
Alt 31.08.07, 09:50
Meraklı
 
Üyelik tarihi: Jan 2007
İletiler: 171
Ugur Kuran yakında çok ünlü biri olacak!Ugur Kuran yakında çok ünlü biri olacak!
Standart 5. Samsun Hava Alanı Heyelanına İlişkin Ön Bilgiler

5. SAMSUN HAVA ALANI HEYELANINA İLİŞKİN ÖN BİLGİLER

Samsun Hava alanı 1958 yılında hava trafiğine açılmıştır. Sonraları pist boyutları ihtiyacı karşılayamamış emniyet sahalarında ve pist başlarına ilaveler yapılmıştır. Şekil 5.a.
Bu çalışmalar sırasında pist yanında (güneybatı) heyelan görülmüş bu durum Hava Meydanları ve Akaryakıt Tesisleri İnşaat Reisliğinin 13 Mart 1967 tarih ve 2337 sayılı yazıları ile Karayolları Genel Müdürlüğüne bildirilmiştir. Karayolları ve Hava alanları arasında yapılan protokol antlaşması üzerine Karayolları Araştırma Fen Heyeti Müdürlüğünden İnş.Yük.Müh. Turhan Utku ile Jeomorfolog Talat Uysal görevlendirilmiştir.
İlk etütler yapılarak görüşlerini bir ön rapor ile belirtmişlerdir. (Utku , Uysal 1967).

Hava alanı inşaatı sırasında yapılmamış olan 60 m lik toprak dolgu emniyet pisti, alan işletmeye açıldıktan sonra eksikliğini hissettirmiş, heyelan projesi ile birlikte buranın da ele alınması istenmişti. Daha önce beton pist başında (kuzey) 10 m uzunluğunda bir imla teşkil edilmişse de derhal kaydı görülmüştür. Yeni inşa edilecek emniyet pistinin tamamen heyelanlı
arazi üzerine oturtulması gereği ile proje hazırlanmış bu projede yüzey drenaj ve kılçık drenajları ile 3 m eninde 7 m derinliğinde 170 m boyunda istinat duvarı önerilmiştir.( Utku 1967) .Daha sonra proje müh. İnsiyatifi ile duvar ebatları en 3.78 m minimum derinlik 9.60 m uzunluğu 170 m olmak üzere inşaatı 24.12.1968 de tamamlanmıştır.

Pist yanı istinat duvarı ise projesinde öngörülen boyutlarda 7 m derinlik ve 3 m en ve 116 m uzunluğunda olmak üzere inşa edilmiş. 18.11. 1968 de pist başı projelerinde detayları verilen pareler ve şutleriyle birlikte teslim alınmıştır. Kısa müddet sonra istinat duvarlarında ve arazide çatlaklar belirmiş araştırma Fen Heyeti Müdürlüğünden İnş.Yük.Müh. Talat Dada heyelan sahasında etütlerini yapmıştır.

Neticede drenaj derinliğinin projesine uygun olmadığını, pist yanı istinat duvarının ise projesine uygun inşa edildiği halde duvar hafriyatından çıkarılan malzemenin düzensiz bir şekilde duvar önünde bırakılmasının suların göllenmesine sebep olduğu belirtilmişti (Dada 1969).
Toprak dolgu emniyet pisti inşaatını tehlikeye düşürdüğü için tekrar yerinde çalışmalar kararlaştırılmış 10 adet sondaj ile zemin durumu ve yeraltı su seviyesi incelenmiştir.

Açılan sondaj deliklerine sonradan plastik borular (Alkathene tüp) yerleştirilerek kayma yüzeyi tespit edilmeye çalışılmıştır. Arazi ve laboratuar çalışmaları sonunda Heyelanlı kütlenin yaklaşık olarak 3 m ile 6 m ler arasında mevcut suların tesiri için çeşitli yüzeyler boyunca kaydığı tahmin edilmiştir. Yer altı sularının pist sonu yani dolgunun başlangıcından itibaren yapılacak derin drenaj sistemi ile kestirilmesi önerilmiştir. Drenaj derinliği en derin yer altı su seviyesi (7.5o m) nin altına inecek şekilde minimum 8 metre derinlik 200 m uzunluğunda uygun görülmüştür.(Balkır 1970). Ancak, inşaata başlamadan evvel yeniden tahkik sondajlarının yapılması öngörülmüş 22.4.1972 tarihinde bitmek üzere 9 adet sondaj ile 3 adet el burgusu çalışması yapılmıştır. Neticede drenaj projesinde değişiklikler yapılmış minimum 8 m olan drenaj derinliği bir miktar arttırılmıştır.(Balkır 1972).

Drenaj projesi Karayolları 7. Bölge Müdürlüğünce minimum derinlik 9.6 m, uzunluğu 200 m olmak üzere Ocak 1973 tarihinde tamamlanmıştır.
__________________
[CENTER][URL="http://www.nevart.net/"][IMG]http://www.nuveforum.net/galeri/data/500/logooson.jpg[/IMG][/URL][/CENTER]

University of Istanbul, Institute of Geophysics Imperial Collage, University of London
Alıntı ile Cevapla
  #18  
Alt 31.08.07, 09:57
Meraklı
 
Üyelik tarihi: Jan 2007
İletiler: 171
Ugur Kuran yakında çok ünlü biri olacak!Ugur Kuran yakında çok ünlü biri olacak!
Standart İnceleme Alanı Genel Jeolojisi

6. İNCELEME ALANI GENEL JEOLOJİSİ

İnceleme alanının genel jeolojisi haritası Şekil 6.1 de verilmiştir.

6.1. Stratigrafik Jeoloji
İnceleme alanı ve çevresinde altı kaya birimi ayırt edilmiş ve haritası yapılmıştır. Bu birimlerin stratigrafik yönden istiflenmesi aşağıda verilmiştir.
Senozoyik, Alüvyon, Tersiyer, Neojen, Üstte kil, altta jips bantlı marn, Paleojen, Eosen

i) Volkanik seri (Andezit, Bazalt, Tüf, Aglomera)
ii) Fliş
Mesozoyik, Kretase
i)Fliş
ii) Kireçtaşı


Aşağıda eskiden başlanarak bu birimlerin özellikleri açıklanmıştır.
Mesozoyik, Kireçtaşı İnceleme alanı içinde yersel olarak Mahmur Dağı kuzey ve kuzeybatısında görülürler. Kireçtaşı beyazımsı gri, mavimsi,
çoğun masif veya kalın tabakalı ve kristalendirler. Alt kretase yaşlıdırlar.

i) Fliş
Bu birim sahilden 10 km kadar içerden başlar ve güneye doğru geniş bir alanı kaplar. Fliş, marn, kumtaşı ve kiltaşı tabakalarından oluşur. Ardalanmaya yer yer marnlı kireçtaşları ve konglomeralar katılır. Ayrıca sahile yakın kısımlarda seyrek volkanik katkılar görülür. Marn ve marnlı kireçtaşları gri ve kirli yeşil, kumtaşı, kiltaşı ve konglomeralarda çoğunlukla
koyu renklidirler. Kumtaşı ve konglomeralarda çimento kireçtir. Yol yarmalarında çok güzel tabakalanma gösteren flişte tabaka kalınlıkları 10-50 cm arasındadır. Volkanik katkılar ise 5-25 m lik kalınlıklar gösterir. Yer yer fosil izlerinde rastlanan flişte marn ve kiltaşı tabakalarında yersel şistiyet görülür.

Senozoyik, Eosen
i) Fliş
Bu birim kumtaşı, kiltaşı marn ve konglomera tabakalarından oluşmuş olup, birim içinde seyrek olarak volkanik tüf ve aglomera katkıları görülür. Güzel tabakalanma kesitleri veren birimde tabaka kalınlıkları 5-10 cm arasında değişir.

Volkanik Seri
İnceleme alanında yaygın olan bir birimdir. Çoğunlukla ayırt edilemeyen andezit, bazalt, aglomera ve tüf karmaşığı yapısındadır. Eosen yaşlı bu iki birim sahada Kuzeybatı- Güneydoğu doğrultusunda, genişliği 5-12 km arasında değişen bir şerit şeklinde uzanır.

Tersiyer, Neojen
i) Kil-Marn
Bölgede Neojen, Samsun ili yerleşme alanını içine alıp SW doğrultusunda uzanır. Bu birim çeşitli amaçlarla açılmış derin kuyu verilerine göre, üst düzeylerde kil, alt düzeylerde ise Jips arabantlı, sarı renkli marn özelliğinde devam eden birimde, daha sonra mavi, kurşuni renkli jipssiz marn tabakaları görülür. İl sınırları içindeki aktif heyelanları kapsayan birimdir.

Kuarterner
i) Alüvyon
Marn ve kürtün ırmaklarının yataklarında biriktirdiği, kalınlığı 10-35 m
arasında değişen çakıl-kum, kıyı şeridi boyunca sel sularının ve akış gösteren derelerin birikinti materyali ile denizel orijinli kum-çakıl karışımları bu birimi teşkil eder.
__________________
[CENTER][URL="http://www.nevart.net/"][IMG]http://www.nuveforum.net/galeri/data/500/logooson.jpg[/IMG][/URL][/CENTER]

University of Istanbul, Institute of Geophysics Imperial Collage, University of London
Alıntı ile Cevapla
  #19  
Alt 31.08.07, 09:58
Meraklı
 
Üyelik tarihi: Jan 2007
İletiler: 171
Ugur Kuran yakında çok ünlü biri olacak!Ugur Kuran yakında çok ünlü biri olacak!
Standart 6.2. Volkanizma

6.2. Volkanizma

Bölgede, volkanizma, üst Kretase içinde başlar Eosen ve Eosen sonrasında da aralıklı olarak devam eder. Bu durum, gerek inceleme alanında gerekse Karadeniz kıyı bölgesinde açıkça gözlenir. Üst Kretase Fliş birimi içinde, kalınlığı 5-25 m arasında değişen andezit sill***8217;lerinin yer aldığı, ayrıca bazalt aglomera ve tüflerinde gerek ara tabakalar halinde gerekse üst düzeylerde olmak üzere stratifikasyona katıldıkları gözlenir. İki birim ile temsil edilen Eosen***8217;de ayrı ayrı görülen andezit, bazalt, tüf ve aglomeralar yanında, fliş biriminde de ara tabakalar halinde volkanikleri ve hatta fliş birimlerini birbirinden ayırt etmek güçtür. Ancak Eosen fliş serisinin belirgin rengi olan sarı renk yardımıyla ve fosil muhtevasıyla iki zaman arasında bir ayrım yapmak mümkün olabilmektedir.
__________________
[CENTER][URL="http://www.nevart.net/"][IMG]http://www.nuveforum.net/galeri/data/500/logooson.jpg[/IMG][/URL][/CENTER]

University of Istanbul, Institute of Geophysics Imperial Collage, University of London
Alıntı ile Cevapla
  #20  
Alt 31.08.07, 10:00
Meraklı
 
Üyelik tarihi: Jan 2007
İletiler: 171
Ugur Kuran yakında çok ünlü biri olacak!Ugur Kuran yakında çok ünlü biri olacak!
Standart 6.3. Yapısal Jeoloji

6.3. Yapısal Jeoloji

İncelenen sahayı da içine alan Karadeniz Bölgesi, daha çok Alp***8217;in hareketlerinden etkilenmiştir. Bu kısımdaki Üst Kretase birimleri özellikle Laramien safhasında kıvrımlanmış, yer yer geniş dalgalı jüra tipi kıvrımların yanında karmaşık şekiller, devrik ve yatık antiklinal ve senklinaller oluşmuştur. Genellikle güneybatı-kuzeydoğu doğrultusunda bir sıkışmadan
etkilenmiş sahada, kıvrım eksenleri kuzeybatı-güneydoğu (NW-SE) doğrultusundadır. Sürüme kıvrımları ise doğu-batı (E-W) olup, devrilme kuzeye doğrudur. Kıvrımlanmanın yanında pek çok kırık hattı da oluşmuştur. Silsilelerin sahile bakan yüzünde, bilhassa basamak
şekilli faylar göze çarpar. Hatta denilebilir ki, sahil boyunca, yaklaşık doğu-batı istikametinde büyük bir kırık hattı uzanmaktadır. Tektonizma neticesi meydana gelen kırık hatları çoğunlukla alt yapıya kadar ulaşmakta böylece, gerek Kretase***8217;de gerekse Eosen***8217;de kırıklar boyunca andezit, bazalt, spilit, saha dışında da, dasit ve granodiyoritler yer yer yüzeye çıkmış, yer yerde stratifakosyona iştirak etmişlerdir. Faylar, aktivitelerini Neojen hatta Kuvarterner***8217;de sürdürmüş ve yeni volkaniklerin teşekkülüne yol açmıştır.

Üst Kretase ile Eosen arasında bir diskordansın mevcut olduğu ve Pirene safhasında denizin bölgeden çekildiği izlenir. Eosen fliş birimi sahile bakan kısımlarda denize doğru hafifçe meyillidir. Güneyde ise oldukça meyilli tabakalar görülür. Eosen sonrası, deniz yer yer çekilmiş Lagünler teşekkül etmiştir. Yer yerde denizel sedimanların biriktiği gözlenir ki bu, Miosen transgresyonuna bir işaret sayılır. (Karaalioğlu 1976).
__________________
[CENTER][URL="http://www.nevart.net/"][IMG]http://www.nuveforum.net/galeri/data/500/logooson.jpg[/IMG][/URL][/CENTER]

University of Istanbul, Institute of Geophysics Imperial Collage, University of London
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Tags
heyelanı, samsun

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Bütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 21:52 .