Nüve Forum

Nüve Forum > akademik > Meslek Yüksek Okulları > Tükenmişlik Sendromuna Bir Örnek: Zihinsel Engelli Öğrencilere Egitim Veren Öğretmenlerin Mesleki Tükenmişlik Düzeyi

Meslek Yüksek Okulları hakkinda Tükenmişlik Sendromuna Bir Örnek: Zihinsel Engelli Öğrencilere Egitim Veren Öğretmenlerin Mesleki Tükenmişlik Düzeyi ile ilgili bilgiler


[coverattach=1]Tükenmişlik Sendromuna Bir Örnek: Zihinsel Engelli Öğrencilere Egitim Veren Öğretmenlerin Mesleki Tükenmişlik Düzeyi-An Example For Burnout: Special Education Educator's Burnout Level And Some Variables Öğretmenlik meslegi,gelecegin yetişkinleri öğrencilerin yetistirilmesi,gelisimleri,egitimleri açisindan

Cevapla

 

LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 11.03.10, 10:12
ekince
Ziyaretçi
 
İletiler: n/a
Standart Tükenmişlik Sendromuna Bir Örnek: Zihinsel Engelli Öğrencilere Egitim Veren Öğretmenlerin Mesleki Tükenmişlik Düzeyi

[coverattach=1]Tükenmişlik Sendromuna Bir Örnek: Zihinsel Engelli Öğrencilere Egitim Veren Öğretmenlerin Mesleki Tükenmişlik Düzeyi-An Example For Burnout: Special Education Educator's Burnout Level And Some Variables
Öğretmenlik meslegi,gelecegin yetişkinleri öğrencilerin yetistirilmesi,gelisimleri,egitimleri açisindan diger meslekler arasinda stratejik bir önem tasimaktadir. Buna karsin ögretmenlik meslegi, bazi stres kaynaklarindan dolayi ruh sagligi açisindan riskli bir meslektir. Literatürde, olumsuzluklarin yasanmasi, enerjinin kaybi ya da fiziksel rahatsizliklarla karakterize, ruhsal ve fiziksel enerji azalmasi durumu " Tükenmislik sendromu" olarak karsimiza çikmaktadir. Bu çalismada,özel egitim kurumlarinda çalisan ögretmenlerin,özürlü çocuklarin özelliklerine ve gereksinimine iliskin özel uygulamalar ve mesleki sorumluluklari nedeniyle bu sendroma yakin olduklari düsünülerek,mesleki tükenmislik düzeyleri ile cinsiyet,yas, sosyo-ekonomik düzey algisi, hizmet süresi, is arkadaslarindan destek görme, üstlerinden takdir görmeleri incelenmeye çalisilmistir.
Arastirmaya Izmirll merkezinde bulunan özel egitim kurumlarinda görev yapan 48 ögretmen katilmistir. Veri toplama araci olarak Maslach Tükenmislik Envanteri- Ögretmen Formu ve Kisisel Bilgi Formu kullanilmistir.
Elde edilen bulgulara göre,özel egitim ögretmenlerinin tükenmislik sendromunun alt ölçümlerinden duyarsizlasma puaninin erkek ögretmenlerde daha yüksek çiktigi bulunmustur. Sosyo-ekonomik düzey algisi ile tükenmislik puanlari karsilastirildiginda,kendisini orta sosyo¬ekonomik düzeyde hissedenlerin en sansli durumda olduklari görülmektedir. Is arkadaslarindan destek görme ve tükenmislik alt ölçümleri birlikte degerlendirildiginde is arkadaslarindan destek görenlerin görmeyenlere oranla duygusal tükenme ve duyarsizlasma puanlarinin anlamli düzeyde düsük çiktigi bulunmustur. Ögretmenlik mesleginin toplumda hak ettikleri yeri bulup bulmamasina iliskin görüsleri ile tükenmislik düzeyleri karsilastirildiginda mesleklerinin hak ettigi yeri bulmadigini düsünenlerin duygusal tükenmislik düzeyi digerlerinden önemli düzeyde yüksek çikmistir. Üstlerinden takdir görmedigini düsünen ögretmenlerin duygusal tükenme ve duyarsizlasma puanlari takdir gördügünü düsünenlerden daha yüksek bulunmustur.

An Example For Burnout: Special Education Educator's Burnout Level And Some Variables
Teaching profession is a strategic occupation in that it conributes to educating the adults of the future. However,depending on some stress sources related with the occupation teachers have a special risk for menthal health.Depending on literature, negative life events,loss of energy and formation of some physical discomfort is defined as"burnout sendrom".
With the belief that this group of teachers were closer to the risk of burnout because of the responsibilities they carry in relation with the needs of the special education children the aim of the study was to investigate the burnout syndrome of special education teachers in relation with their sex, age, socio-economic status, perceived support from collegues, beliefs on status of their occupation, and appreciation from their administors. The sample of this study consists of 48 special education teachers teaching at different special education institutes at Izmir. Maslach Burnout Inventory-Teacher Form and Personal Information Survey were used for gathering the data.
The analysis of the data demonstrated that sex is positively related with special education teachers emotional burnout and insensitiveness level. Men have higher scores in these subdimensions. Participants from middle socio-economic status are seen to have the lowest scores in all dimensions. Participants that perceive support from collegues are seen to have significantly lower scores on emotional burnout and insensitiveness dimensions. Special education teachers who think that the status of their occupation is low in society are seen to have higher scores in emotional burnout. Beliefs about appreciation from their administors are seen to be related with burnout level of special education teachers. Participants that believed that they were not appreciated by their administrators have significantly higher scores on emotional burnout and insensitiveness subdimensions.

GIRIS
Türkiye'de 1999 yili verilerine göre 3 Milyon civarinda özürlü birey bulunduğu tahmin edilmektedir ve bunun büyük bir kismini zihinsel engelliler olusturmaktadir. Milli Egitim Bakanligina bagli kurumlarda ise sadece toplam ögrenci sayisi içindeki payi %1.7 düzeyinde olacak sekilde ögrencilere egitim verilmektedir (1) Özürlü çocuklarin egitimi söz konusu oldugunda bu alanda görev yapan ögretmenlerin de en az aileler kadar sabir ve özveri göstermeleri gerektigi açiktir. Öte yandan özürlü çocuklarin, normal akranlarina göre bakim ve egitiminin daha fazla sabir ve özveri gerektirdigi ve daha zorlayici olabildigi bilinmektedir.Nitekim en stresli meslekler arasinda sayilan ögretmenlik meslegi, özürlü çocuklarin egitimi söz konusu oldugunda bu çocuklarin kis isel özelliklerinden dolayi daha da stresli hale gelmektedir. Özellikle, ögrencilerle dogrudan temasin yogunluguna bagli olarak, özel egitim ögretmenlerinin diger ögretmenlere oranla tükenmisligi daha fazla yasamaya yatkin olduklari belirtilmektedir (2). Doğrudan temasin yoğunluğunun yani sira, çalisilan çocuklarin özellikleri, gereksinimlerinin karsilanmasi ve bu çocuklari kontrol etmede güçlüklerinin olmasi, öğretimin zor olmasi ile öğretim sürecinden doyum saglayamamalari da tükenmislik açisindan özel egitim ögretmenleri için risk faktörleridir (3). Öğretmenlik, alan ve meslek bilgisinin yani sira özveri, hosgörü, sürekli kendini yenileme, meslegi severek yerine getirme gibi özellikleri de gerektiren bir meslektir.Ancak su da unutulmamalidir ki, ögretmenlik meslegi, bazi stres kaynaklarindan dolayi, özellikle ögretmenlerin ruh sagliginin olumsuz yönde etkilenebilmesi açisindan da riskli bir meslektir. Bu tür etkilenmeler, ögrencileri için çok önemli olan ögretmenin, ögrencilerine, isine, diger insanlara karsi ilgisini, sevecenligini ve mesleki rolünün gerektirdigi sorumluluklari yerine getirmedeki etkililigini azaltabilir. Literatürde bu tür olumsuzluklarin yasanmasi, yani enerjinin kaybi ya da asiri talepler sonucu bazen fiziksel rahatsizliklarla karakterize, ruhsal ve fiziksel enerji azalmasi durumu "tükenmislik (burnout)" olarak karsimiza çikmaktadir. Ögretmen tükenmis-liginin sonucunda olusan sorunlar ne yazik ki, yalnizca o kisiyi ilgilendirmekle kalmayip onun ötesinde ögrencilere, okula, veliye, kendi yakin çevresine de yansimaktadir. Bu durumda verilen egitim-ögretim hizmetlerinin nitelik ve niceliginde belirgin bozulmalar görülmektedir (4).
Bu temel nedenlerden dolayi ögretmenlerin tükenmislik konusunda bilgilenme, nedenleri anlama ve bas etmek için gereken önlemleri ögrenmede yardima gereksinim duyduklari açiktir. Bu çalismada, özel egitim kurumlarinda çalisan ögretmenlerin, mesleklerinin onlara yükledigi sorumluluklar ve özel uygulamalar nedeniyle bu sendroma yakin olduklari düsünülerek mesleki tükenmislik düzeyleri arastirilmaya deger bulunmustur. Literatür incelendiginde, yurt disinda tükenmislik ve ögretmen tükenmisligi konusunda yapilmis çok sayida arastirma olmasina karsin yurt içinde konuyla ilgili çalismalarin özellikle son yillarda arttigi görülmektedir.
Tükenmislik sendromu fiziksel, duygusal ve zihinsel bulgu ve belirtiler içerir. Fiziksel tükenmislik belirtileri; kronik yorgunluk, güçsüzlük, enerji kaybi, bas agrilari, bulanti, kramplar, bel agrisi, uyku bozukluklari gibi degisik sorun ve yakinmalari içerir. Duygusal tükenmislik bulgulari, depresif duygulanim, kendini desteksiz ve güvensiz hissetme, ümitsizlik, evde gerginliğin artisi, kizginlik, huzursuzluk, mutsuzluk gibi negatif duygulanimlarda artis, nezaket, saygi ve dostluk gibi olumlu duygulanimlarda azalma içermektedir. Zihinsel tükenmislik bulgulari doyumsuzluk, kendine, isine ve genel olarak yasama karsi olumsuz tutumlari kapsar. Tükenmislik sendromu ilerledikçe isi önemsememe ve isi birakma, gibi davranislar görülür.
Ilk kez Freudenberger tarafìndan ortaya atilan tükenmislik kavrami, genelde mesleki stres ile birlikte meslek stresinin bir türü ya da bir sendrom olarak ele alinmistir. Örnegin Edelwich ve Brodsky, "Bir çalismanin ne kadar yogun oldugunun fark edilmesindeki duygulanim", Cherniss, "Asiri stres ya da doyumsuzluga tepki olarak isten geri çekilme", Bailey, "idealizm, enerji ve amacin ilerleyen bir kaybi", Dolan "kisisel kaynaklarin sona dayandigi, sürekli ümitsizlik ve negativizmin aldigi enerjinin tükenisi durumu olarak tanimlamislardir. (4, 5, 6, 7).
En yaygin tükenmislik tanimi, Maslach ve Jackson tarafìndan kullanilan üç bilesenli tükenmislik tanimidir. Maslach ve Jackson tükenmisligin tanimini yaparken duygusal tükenme, duyarsizlasma ve kisisel basari yetersizligine iliskin duygulari sinifladiklari üç ayri kategoriyi ortaya koymuslardir. Burada önemli olan, tükenmisligin sürekli bir degisken olmasi ve bireylerin hep ya da hiç seklinde siniflandirilmamasidir. Duygusal tükenme, çogunlukla bireyde diger insanlara yardim ederken, istenen psikolojik ve duygusal taleplerin asiriligi yüzünden ortaya çikan bitkinlik durumunu ifade eder. Ikinci boyut olan duyarsizlasma, insanlara nesnelermis gibi davranmayi ifade eder. Tükenmisligin üçüncü boyutu ise düsük kisisel basari duygularidir. Bu boyut çabalarin olumlu sonuçlar üretmede sürekli basarisiz kaldigi durumlari ifade etmektedir (8).
Bu çalismada ögretmenlerin tükenmislik düzeyi ile bazi degiskenlerin iliskisine bakilmis ve su sorulara yanit aranmistir:
1. Ögretmenlerin tükenmislik düzeyleri (duygusal tükenme, duyarsizlasma, kisisel basari alt boyutlari) onlarin bireysel ve mesleki özelliklerine göre önemli farkliliklar göstermekte midir?
2. Zihinsel engelli ögrencilerle çalisan ögretmenlerin tükenmislik düzeyi (Duygusal Tükenme, Duyarsizlasma, Kisisel Basarisizlik Duygusu) bazi kisisel özelliklerine göre (Cinsiyet, yas, sosyo-ekonomik düzey algisi) farklilasmakta midir?
3. Zihinsel engelli ögrencilerle çalisan öğretmenlerin tükenmislik düzeyi (Duygusal Tükenme, Duyarsizlasma, Kişisel Basarisizlik Duygusu) is ortami ile ilgili bazi (Is arkadaslarindan destek görme, üstlerinden takdir görme) degiskenlere göre farklilik göstermekte midir?

Yrd.Doç.Dr.Günseli GIRGIN*, Yrd.Doç.Dr.Asuman BAYSAL**
* Dokuz Eylül Üniversitesi Buca Egitim Fakültesi, Izmir ** Rüstü Ünsal Polis Meslek Yüksek Okulu, Izmir
Eklenmiş Resim
Dosya tipi: gif special education.gif (48,0 KB (Kilobyte), 22x kez indirilmiştir)
Eklenmiş Dosya
Dosya tipi: pdf khb_004_04-172.pdf (70,7 KB (Kilobyte), 36x kez indirilmiştir)

Konu CiwCiw tarafından (11.03.10 saat 10:16 ) değiştirilmiştir.. Sebep: içerik düzenlendi
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Tags
düzeyi, egitim, engelli, mesleki, öğrencilere, öğretmenlerin, örnek:, sendromuna, tükenmişlik, veren, zihinsel

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Bütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 03:24 .