2. LITERATUR TARAMASI
Bu bölümün amacı; değer, pazar yönlülük ve kalite gibi kavramların literatürde nasıl tanımlandığını incelemek ve hizmet sürecinde lojistik değer ve ek değer kavramlarının yeniden yorumlanmasına ilişkin yaklaşımları gözden geçirerek bunlarla ilgili teorik modelleri tanıtmaktır.
2.1. Literatürde Değer ve Ek Değer Kavramı
Üzerinde birkaç yüzyıldan beri tartışılan değer kavramı literatürde çok farklı anlamlarda kullanılmaktadır. Bu farklılıklar söz konusu kavramın çok çeşitli alanlarda kullanılmasından kaynaklanmaktadır (Rutner ve Langley, 2000: 75). Değer kavramının kullanımındaki bu farklılık, yönetim literatürüne de yansımıştır. Örneğin finansçılar, hissedar değerini; çevre teorisyenleri, çıkar gruplar değerini; pazarlamacılarda müşteri değerini savunmuşlardır (Khalifa, 2004: 646).
Önceleri fonksiyonellik/maliyet biçiminde formüle edilen ve sadece fiyatla ilişkilendirilen değer kavramı (Emiliani, 2001), sonraları daha çok pazar yönlülük kavramıyla birlikte telaffuz edilmeye başlanmıştır (Swenson, 2003: 391). Pazarlamada müşteri değerinin ön plana çıkması; müşteri yönlülüğün, pazar yönlülüğün en temel bileşeni olmasından kaynaklanmaktadır (Slatter ve Narver, 1995).
Swenson (2003), müşterilerin bakış açısıyla değeri; "arzu, istek ve gereksinmeleri karşılayan mal ve hizmet niteliklerinin karşıtlarına göre tercih edilmesine neden olan inanç" olarak tanımlamıştır. Benzer şekilde Porter'ın (1999) "Müşterilerin mal ve hizmetler için gönüllü olarak ödeme yapmasını sağlayan istek" şeklinde yaptığı tanımda değerin müşterilerinin algıladığı yararlar dizisi olduğunu ifade etmektedir.
Woodruff (1997), araç-sonuç modeli çerçevesinde müşteri değerini; müşterinin nihai hedefine u laşmasını kolaylaştıran kullanımdan kaynaklanan sonuçlar (faydalar) üzerinde etkili olan ürün veya hizmet nitelikleriyle ilgili yapılan kişisel tercih olarak tanımlamıştır.
Mentzer ve arkadaşları (1997), modelin arzu edilen sonuçları yaratacak niteliklerin ulaşılmak istenen hedeflere göre belirlenmesi nedeniyle, üstten aşağıya doğru işleyen hiyerarşik bir yapıya sahip olduğunu savunmuştur. Model değer kavramını müşterinin bakış açısıyla açıklama getirmesine rağmen ek değer ayrımı konusunda bir fikir vermemektedir. Oysaki Kano modeli olarak bilinen müşterilerin algıladığı değeri açıklayan değer bileşen modeli, ek değer kavramına açıklık getirecek bir modeldir. Modelde değerin üç bileşenini tanımlanmaktadır. Rahman (2004). Bunlar; temel gereksinmeler, performans gereksinmeleri ve çekici hizmet gereksinimidir (Şekil 2).
Temel gereksinmeler, genellikle alınacağı varsayılan temel ürün ve hizmet niteliklerinden oluşur. Varlıkları onları tarafsız noktada bırakırken, yoklukları memnuniyetsizlik yaratır (id, 2004). Hizmet sektöründe temel gereksinmeleri karşılayan hizmetler, çekirdek hizmet nitelikleri olarak tanımlanabilir. Çekirdek hizmetler işletmelerin pazarda bulunuş nedenini açıklar. Bununla beraber yapılan odak grup araştırmaları, müşterilerin her zaman olağandışı istekleri olmadığını, sadece kolaylaştırıcı hizmetlerle yararları artırılan temel hizmetlerin de yüksek düzeyde tatmin yaratabileceğini göstermiştir (Öztürk, 2003).
Performans gereksinmeleri, tatmin düzeyinin oransal olarak karşılanma derecesine bağlı gereksinim türüdür. Tek boyutlu olarak tanımlanan performans gereksinmeleri, açıkça talep edilen gereksinim türü olup, ne kadar fazla karşılanırsa, o kadar fazla; ne kadar az karşılanırsa o kadar az tatmin yaratırlar (Matzler,1996). Hizmet sektöründe performans gereksinimi karşılayan hizmetler, kolaylaştırıcı hizmetler olarak da tanımlanabilir. Kolaylaştırıcı hizmetler, müşterilerin çekirdek hizmetleri kullanabilmesi için verilmesi gereken ek hizmetlerdir (Öztürk, 2003).
Çekici hizmet gereksinmeleri, Normal olarak müşteriler tarafından bilinmeyen, tahmin edilemeyen veya beklenmeyen hizmet gereksim türüdür. Varlıkları yüksek düzeyde tatmin, zevk hatta heyecan uyandırırken, yoklukları tarafsız noktada yer alır. Beklenmeyen hizmetler genellikle yenilikler vasıtasıyla ortaya çıkar. Yeniliklerin başlıca kaynakları; teknoloji, yetenek ve beceriyi içeren bilgi ve değer zincirini anlamayı mümkün kılan ilişki şebekesidir. Hizmetlerdeki yeniliklerin bir diğer kaynağı da iş süreçlerinin etkinliğini artırmaya yönelik teknolojiye dayanmayan yaratıcı faaliyetlerden de oluşabilir (Chapman ve diğerleri, 2003). Hizmet sektöründe çekici hizmetler destekleyici hizmetler olarak tanımlanabilir. Destekleyici hizmetler, hizmetin yapılmasını kolaylaştırmaktan ziyade hizmetin değerini artırmaya ve rakiplerden farklı hizmet vermeye olanak sağlayan hizmetlerdir. Bu tür hizmetler fazladan verilen hizmetler şeklinde de ortaya çıkabilir. Ancak destekleyici hizmetlerle kolaylaştırıcı hizmetler arasında ayrım yapmak her zaman kolay olmayabilir (Öztürk, 2003). Örneğin ambalajlama çekirdek hizmet olan taşıma hizmetini kolaylaştıran bir hizmet olarak düşünülebileceği gibi, tutundurma amaçlı kullanıldığında destekleyici hizmet olarak düşünülebilir. Ancak bu şekildeki bir mantık yürütme bazı durumlarda belirsizliklerin kaynağını oluşturabilir.
Değer bileşeninden hareketle ek değerin yorumlanmasına katkı sağlayacak bir başka yaklaşım, fayda-maliyet modelidir. Bu modelde Groth (1994), toplam müşteri yararını, fayda değeri ve duygusal değer olarak tanımlamıştır. Yazar, müşterilerin bir mal ve hizmeti satın alma nedenlerinin sadece somut yararları nedeniyle değil, duygusal gereksinimlerini ne ölçüde karşılayıp karşılamadığına bağlı olduğunu savunmuştur. Benzer şekilde, Khalifia (2004), müşteri değerinin büyük ölçüde algılamaya bağlı olduğunu; algılamanın da müşteriye bakış açısı, ilişki düzeyi, müşteri ihtiyaçları ve müşteri yararı olmak üzere dört faktör tarafından etkilendiğini ileri sürmüştür. Müşteriye bakış açısı; müşteriye sadece müşteri ya da kişi olarak davranılmasını ifade ederken, ilişki düzeyi, ilişkilerin sadece ticari işlemlerle sınırlı kalması veya karşılıklı etkileşime dayanan yoğun ilişkilerin geliştirilmesini ifade etmektedir. Diğer son iki faktörden müşteri ihtiyaçları, müşteri gereksinmelerinin fayda, psikolojik veya bunların kombinasyonundan oluşabileceği; müşteri yararının da soyut yada somut nitelikte olabileceğini ifade etmektedir.
Yazar, değer yaratılmasında bu faktörlerin etkili olması nedeniyle müşteri değerini bu dört faktöre dayandırılarak oluşturmak gerektiğini savunmuş ve bunları yarattıkları değer hiyerarşisi içinde fonksiyonel, çözümleyici, deneyim sağlayıcı ve anlam olmak üzere sıralamıştır
Yazara göre fonksiyonellik, temel ürün ve hizmet çıktısını; çözüm, kurma ve bakım faaliyetleri gibi fazladan verilen hizmetleri; deneyim, kendisini değişim sürecinin parçası gibi hisseden müşterinin duygusal faydasını; anlam ise, deneyimin şimdiki zamanla bağlantısını ifade etmektedir.
Bütün bu yaklaşımlar değer ve ek değerin açıklanması ve yorumlanmasına önemli katkılar sağlamakla birlikte, her birinin değer ve ek değer kavramının sadece bir yönünü açıklaması bu yaklaşımların bir arada düşünülmesi gerektiğini göstermektedir. Diğer taraftan değer ve ek değer kavramıyla ilgili olarak yaşanan önemli bir karmaşada kalite kavramının zaman zaman değer kavramıyla eşanlamlı kullanılmasıdır (Novack ve diğerleri, 1994).
Nüve Forum » akademik » Meslek Yüksek Okulları