Nüve Forum

Nüve Forum > akademik > Meslek Yüksek Okulları > Hemşirelik Yüksekokulu > Çocuk Cinsel İstismarına Psikodinamik Bakış Açısı Ve Hemşirelik Yaklaşımı-Psychodınamıc Aspects Of Child Sexual Abuse

Hemşirelik Yüksekokulu hakkinda Çocuk Cinsel İstismarına Psikodinamik Bakış Açısı Ve Hemşirelik Yaklaşımı-Psychodınamıc Aspects Of Child Sexual Abuse ile ilgili bilgiler


[coverattach=1]Psikiyatri hemşiresi, travma sonucu acı çeken bireylerle sık sık karşı karşıya kalır. Psikiyatri hemşiresi mağdur ve geride kalanlara terapötik bakım vermede önemli bir role sahiptir. Bu gözden geçirme yazısında çocukluk

Like Tree7Likes
  • 1 Post By SemaGürcan
  • 1 Post By SemaGürcan
  • 1 Post By SemaGürcan
  • 1 Post By SemaGürcan
  • 1 Post By SemaGürcan
  • 1 Post By SemaGürcan
  • 1 Post By SemaGürcan

Cevapla

 

LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 03.11.09, 12:41
Yardımcı Doçent
 
Üyelik tarihi: Sep 2008
İletiler: 4.173
SemaGürcan karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.SemaGürcan karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.SemaGürcan karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.SemaGürcan karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.SemaGürcan karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.SemaGürcan karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.SemaGürcan karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.
Standart Çocuk Cinsel İstismarına Psikodinamik Bakış Açısı Ve Hemşirelik Yaklaşımı-Psychodınamıc Aspects Of Child Sexual Abuse

[coverattach=1]Psikiyatri hemşiresi, travma sonucu acı çeken bireylerle sık sık karşı karşıya kalır. Psikiyatri hemşiresi mağdur ve geride kalanlara terapötik bakım vermede önemli bir role sahiptir. Bu gözden geçirme yazısında çocukluk çağı cinsel istismarı yaşamış bireylerde hemşirenin danışmanlık rolünü açıklamak amaçlanmaktadır. Bu gözden geçirme yazısında çocukluk çağı cinsel saldırısı son literatürlere dayanılarak değerlendirilmiş ve yaygınlığı, risk faktörleri, çocuk üzerindeki psikodinamik etkileri, terapötik girişimler yeni bulgulara dayanılarak özetlenmiştir. Cinsel istismar çocuklarda akut psikiyatrik semptomlara yol aça¬bilmektedir, yetişkinlik döneminde istismarın tıbbi ve psikiyatrik spekturumda yer alabilen etkileri olabilmektedir. Terapist hemşirenin psikolojik desteği, trav¬maya uğramış çocuk için bütüncül bakım açısından önemlidir. Çocukluk çağı cinsel istismarında travmatik dinamiğin ve sonraki döneme yansıyan etkilerinin anlaşılması, çocuğun kendini açması ve girişimlerin planlanması sırasında terapist hemşireye yaklaşımda kolaylık sağlar. Cinsel travmanın pek çok psiko¬patolojik sonuçları vardır, fakat psikopatoloji üzerindeki etkisi, çocuğun psiko-dinamik yapısını bütünüyle bozmaz. Bununla birlikte psikodinamik yapıda iyileşmenin sağlanmasıyla birlikte cinsel istismarın psikopatolojisi azalma eğilimi göstermektedir.

Psychiatric nurses are confronted oftenly with individuals who are suffering from the consequences of trauma. Psychiatric nurses have a genuine role in offering therapeutic care to victims and survivors. The aim of this paper is to review the nurse's role in counselling survivors of child sexual abuse. In this review, we examine the most recent literature on child sexual assault, and summarize new findings regarding prevalence, risk factors, psychodinamic effect on child and therapeutics interventions. Sexual abuse is associated with acute psychiatric symptomatology in children, possible effects of abuse on health in adult life and may progress to a spectrum of psychiatric (post-traumatic stress disorder )and medical disorders in adults. Psychological support by Therapist nurse are important in comprehensive care of traumatized child. Understanding the traumagenic dynamics of childhood sexual abuse and its after effects provides direction for the nurse therapist during both the child's disclosure and intervention planning. Sexual trauma status was associated with most of the psychopathology outcomes, but its impact on psychopathology was largely unmoderated by child psychodinamic structure. In addition to this the increased well-being of the child's psychodinamic structure was generally associated with lower psychopathology for sexual abuse sample.

GİRİŞ
Çocukluk çağı cinsel istismarı çocuğun hastalanmasına hatta ölü¬müne kadar varabilen psikolojik ve fizyolojik etkileri olan ve olumsuz süreci yetişkinlik çağına kadar uzanabilen bir şiddet türüdür. Bir yetiş¬kin ya da bir aile bireyi ve bir çocuk arasındaki veya çocuk ve arkadaşı arasındaki istenmeyen her türlü cinsel hareket çocuğun cinsel istismarı olarak kabul edilmektedir. Çocukların cinsel istismarına bütün toplum¬larda rastlanmakta ancak konunun tabu niteliği taşıması nedeniyle bu konuda güvenilir istatistik bilgiye ulaşmak zordur. Mevcut bir kaç araş¬tırma bu tip istismarın yaygın olduğunu ortaya koymaktadır. Bu çalış¬malarda cinsel istismarın fiziksel temas içeren (cinsel organlara dokun¬ma ve cinsel ilişkiye girme) ve içermeyen (örn., teşhircilik) şeklinde farklı şekillerde ortaya konduğu anlatılmaktadır (Finkelhor, Browne 1985, DiLillo 2001).
Hem kızlar hem de erkekler cinsel istismar kurbanı olabilir; ancak çoğu çalışma kızların erkeklerden 3 kat daha fazla olmak üzere istismar edildiklerini ve bu sayının bazen çok daha fazla olduğunu ortaya koy¬muştur. Finkelhor'a (1994) göre pek çok cinsel istismar kurbanı 7 yaşın¬dan küçüktür ve kızdır. Bununla birlikte, erkek çocukların istismarının açığa vurulması kızlara oranla daha az olabilir. Suçlularla yapılan bir çalışmada da çocukluk çağı cinsel istismarı oranının kadın mahkum¬larda yüksek olduğu bulunmuştur (Finkelhor, Browne 1985).
Cinsel istismar yetişkinlerin cinsel doyum için kandırarak, ikna ederek, ayartarak, zorlayarak veya mecbur ederek okşama, cinsel girişim gibi fiziksel temas içerirken, pornografik film izletme, yaşına uygun olmayan cinsel eğitim verme gibi fiziksel temas olmayan şeklinde de olabilmektedir (DiLillo 2001, Finkelhor, Browne 1985).
Çocuk, aile içinde şiddete doğrudan maruz kalmasa da çoğu zaman şiddet olgusuna tanık olmaktadır. Şiddete tanık olan bu çocuklar diğer istismar edilmiş çocuklarla aynı türden belirtileri gösterebilmek¬tedir. Yani, çocuk doğrudan cinsel bir girişime maruz kalmasa da çocuğun gözünün önünde cinsel eylemin gerçekleşmesi çocukta cinsel istismardaki benzer bulguların yaşanmasına neden olmaktadır (Tajima 2000).
Çocukluk çağı cinsel istismarları çoğu zaman hiç kimseye söylen¬mez. Gerçekler yetişkinliğe kadar çocuk tarafından saklanır. Bu şiddet çoğunlukla günahından dolayı cezalandırılacağı ya da terk edileceğine dair hislerle, utanç ve suçluluk duyguları ile saklanır. Ancak çocuk cinsel istismar sırasında saklanamayacak kadar fiziksel olarak zarar görmüşse ortaya çıkar (Friedrich et all 2001). Çoğu zaman sağlık profes¬yonelleri tarafından tanılanması ile cinsel istismar, çocuğun korunma altına alınması ile son bulur ve bu adımın ardından çocuğun yaşadığı ambivalan duyguların (ikilemlerin), çatışmaların değerlendirildiği tedavi süreci başlar.
Bu gözden geçirme yazısında çocuk cinsel istismarının psikodina-mik açıdan değerlendirilmesi yapılarak, çocuk üzerindeki etkilerinin ve cinsel istismar yaşayan çocuklara psikiyatri hemşiresinin dinamik yaklaşımlarının neler olacağı yer alacaktır.

Gülseren KESKİN*-Olcay ÇAM**
* Ege Üniversitesi İzmir Atatürk Sağlık Yüksekokulu, 35100 Bornova/İZMİR
** Ege Üniversitesi Hemşirelik Yüksekokulu, 35100 Bornova/İZMİR
Eklenmiş Resim
Dosya tipi: jpg nursing1.jpg (29,3 KB (Kilobyte), 29x kez indirilmiştir)
__________________
[CENTER][URL="http://www.nevart.net/"][IMG]http://www.nuveforum.net/galeri/data/500/2602.jpg[/img][/url]
Güzel Sanatlar Fakültesi/Lisesi Yetenek Sınavlarına Hazırlık Kursu
Resim Yağlı Boya Hobi Kursu
Hızlı ve Etkili Okuma Kursu
Çocuklar için Hızlı Okuma Kursu
Çocuklar için Resim Kursu
Diksiyon Kursu
Nefes Teknikleri Kursu
Kişisel Gelişim Kursları[/CENTER]
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 03.11.09, 12:41
Yardımcı Doçent
 
Üyelik tarihi: Sep 2008
İletiler: 4.173
SemaGürcan karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.SemaGürcan karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.SemaGürcan karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.SemaGürcan karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.SemaGürcan karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.SemaGürcan karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.SemaGürcan karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.
Standart Çocuk Cinsel İstismarına Psikodinamik Bakış Açısı Ve Hemşirelik Yaklaşımı-Psychodınamıc Aspects Of Child Sexual Abuse

Cinsel istismara maruz kalan çocuklarda aile dinamikleri
Araştırmalar cinsel istismara maruz kalan çocukların %25' inin 7 yaş altında olduklarını ortaya çıkarmıştır (Fontanella et all 2000, Friedrich et all 2001). Pek çok profesyonel okul öncesi çağda cinsel istis¬marın tanılanmasının oldukça zor olduğunu ifade etmektedir. Çünkü çocuklar istismar açısından yaralanma olasılığı oldukça yüksek olan banyo yapma, tuvalet alışkanlığını kazanma gibi pek çok alışkanlığı kazanmada yetişkinlere bağımlıdırlar. Aile bireyleri tarafından gerçekle¬şen cinsel istismar ise genellikle 5 yaşının altında başlamaktadır. Çoğu cinsel istismar olgusunda istismarcı, çocuk tarafından tanınan birisidir (Fontanella et all, 2000) ve pek çok istismar türü okul öncesi çağda daha sık yaşanmaktadır. Cupoli ve Sewel 1988 yılında yaptıkları araştır¬mada çocukların penetrasyon (cinsel birleşme) şeklinde yaşadıkları cinsel istismarın %57 sinin 6 yaşın altında gerçekleştiğini bildirmiş¬lerdir. Bununla birlikte çocukluk çağı cinsel istismar kurbanlarının seyrek olarak tıbbi sorunlarla hastaneye getirildiği gözlenmiştir (Muram 2003).
Cinsel istismarın aile orjini ile doğrudan ilişkisi vardır. Çocuk cinsel istismarı yaşanan ailelerde aile içi işlevler de bozulma, dezorga-nizasyon yaşanır. Aile içi etkileşimin değişmesi, bakımın azalması, madde kullanımının artması, suç içeren davranışların fazla olduğu görülür. Aile içinde iletişim sorunları yaşanır. Kişiler arasında duygusal yakınlık yoktur, sosyal izolasyon yaşanır. Aile dışı etkileşimde sorun yaşanmamasıyla birlikte, yaşanan pek çok çatışma, aile içi etkileşim sorunlarından kaynaklanır. Çocuk cinsel istismarının yaşandığı aile¬lerde daha fazla boşanma ve ikinci evlilik söz konusudur. Aile içinde bir çocuk istismara uğruyorsa diğer çocukların da istismara uğrama olası¬lığı artar (Nair et all. 2003).
Cinsel istismarı hazırlayan etmenler arasında annenin erken yaşta ölümü, ruh sağlığı bozuk aile üyesinin olması, ebeveynlerin boşanmış olması sayılabilmektedir. Anne sıcaklığının olmaması (Peters 2001), babanın baskıcı yapısı, ebeveynleri arasındaki çatışmalar (Edward & Alexander 1992), aile desteğinin eksikliği, aile içi bağlılığın azalması çocuğun bağlanma sürecinde problem yaşanmasına neden olur ve bu yapı cinsel istismarı hazırlayıcı aile yapısını ortaya çıkarır (Alexander et all. 1998). Bowlby' nin (1977) bağlanma teorisine göre; önceleri bakıcı ve çocuk arasındaki ilişkide biyolojik temele dayalı bir anlam vardır, çocu¬ğun beslenmesi, uyuması gibi yaşamasını sağlayamaya yönelik bir ilişki geliştirilir. Çocuk bakıcısının kendisine karşı olumsuz bir davranışı ya da tepkisi ile karşılaştığında, buna karşı farklı tepki verme sürecine girer. Bu negatif tepki sürecinde geri çevrilme ve çatışma yaşanırsa, çocuk bu negatif tepkiyi ya görmezden gelir ya da abartılı tepki sürecine girer ve bu bağlanma sürecinde anksiyete dolu tehlikeli stratejiler geliştirme-ye yönelir. Bu kişiler arası geliştirilen stratejiler benlik tarafından kabul edilebilir hale getirilir. Bu patolojik bağlanma süreci genellikle aykırı davranışlar, şaşkın bir görünüm, sterotipik davranışlar şeklinde gözlenir. Dezorganize (organizasyonu bozulmuş) olmuş bağlanma genellikle çocuk- luk çağı anksiyetesinin kaynaklarından olan korku dolu davranışlar olarak belirir. Bu dinamik genellikle bilişsel yıkıma ve ilişkilerde den-gesizliğe neden olan disfonksiyonel ailede yaşamış olan cinsel istismara uğramış kişilerde gözlenir. Bağlanma patternleri yaşam olaylarına, bağ-lanılan nesneye, gelişimsel faktörlere bağlı olarak değişim göstertir. Ancak patolojik ebeveynlere karşı geliştirilen istenmeyen bağlanma şekli kişi-nin çocukluk dönemine ait travmatize anılarına blok koyması ile kişide yaşamını sürdürür. Korkuyla ilişkili bu avoidant (çekingen) bağımlılık şekli inkara, dissosiasyona (ayrılmaya) neden olur (Anderson, Alexander 1996) ve her geri çevrilmede, kişinin ebeveyn olma sürecinde ya da çözüme kavuşmamış her travmasında tekrar tekrar yaşanır. Avoidant bağlanma şekli çocuğun ileriki yaşantısında ayrılma bireyleşmede prob-lem yaşamasına neden olur (DiLillo 2001, McCarthy, Taylor 1999).
__________________
[CENTER][URL="http://www.nevart.net/"][IMG]http://www.nuveforum.net/galeri/data/500/2602.jpg[/img][/url]
Güzel Sanatlar Fakültesi/Lisesi Yetenek Sınavlarına Hazırlık Kursu
Resim Yağlı Boya Hobi Kursu
Hızlı ve Etkili Okuma Kursu
Çocuklar için Hızlı Okuma Kursu
Çocuklar için Resim Kursu
Diksiyon Kursu
Nefes Teknikleri Kursu
Kişisel Gelişim Kursları[/CENTER]
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 03.11.09, 12:43
Yardımcı Doçent
 
Üyelik tarihi: Sep 2008
İletiler: 4.173
SemaGürcan karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.SemaGürcan karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.SemaGürcan karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.SemaGürcan karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.SemaGürcan karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.SemaGürcan karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.SemaGürcan karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.
Standart Çocuk Cinsel İstismarına Psikodinamik Bakış Açısı Ve Hemşirelik Yaklaşımı-Psychodınamıc Aspects Of Child Sexual Abuse

İstismarcı Bireyin Özellikleri
Çalışmalar devamlı olarak göstermektedir ki kurbanın cinsiyeti ne olursa olsun faillerin çoğu erkektir ve kurban tarafından kim oldukları bilinmektedir. Faillerin birçoğu da çocukluklarında cinsel istismara uğramışlardır. Cinsel istismarcı birey genelde düşük sosyoekonomik ve eğitim düzeyine sahip olup aile yapısı genelde tek ebeveynli (evlilik dışı çocuk) ailedir. Geniş aile yapısı, aile içi çatışmaların yoğunluğu, ebe¬veynde ya da çocukta mental hastalığın olması, kişilik bozukluğunun varlığı, dürtü denetim bozukluğunun varlığı, cinsel istismarı uygulayan kişinin sosyal destek eksikliği ve stresi, istismarı uygulayan kişinin de ev içinde şiddet olgusunun yer alması söz konusudur (Tardif et all 2005, So-kum Tang, Davis 1996).
Cinsel istismarın uygulayıcısı bireyler bunun yanlış olduğunun bilincindedir ve gizlenmesi gerektiğini düşünürler. Bu kişilerin empati duyguları yoktur ya da sınırlıdır, karşısındakini nesne olarak görür, böylece ne hissedeceğini, ne yaşayacağını algılayan, bencil ve kendi arzularını ertelemekten uzak kişilerdir. Bu kişiler tacizi sıklıkla tekrar¬larlar ve koşullarını kimsenin onu fark etmediği bir zamana göre ayar¬larlar. Diğerlerine güven duymayan güçsüz, çaresiz, bağımlı bir yapıda olan istismarcı birey kendi ailesinde izole bir yaşamı tercih eder. Ailenin sosyal ağı ve desteği en az düzeydedir (So-kum Tang, Davis 1996).
İstismarcı bireyin doyumu erteleme kapasitesi azalmıştır. Gergin¬lik, haz alma ve acıdan kaçma durumunda, çatışmanın ortadan kalk¬ması, doyumu ertelemek yerine, kolay, kabul edilebilir bir nesneye gerginliği boşaltmak şeklinde gerçekleşir (So-kum Tang, Davis 1996). Cinsel istismarcı kişiler, çaresizlik, bağımlılık süreçlerinde sorun yaşar¬lar. Engellenmeye karşı düşük toleransı olan kişilerdir. Kendilerin de var olan düşük özsaygı ve suçluluğu bastırıp karşıt tepki kurarak saldırgan davranış şeklinde çocuğa yansıtma eğilimi içerisindedirler. Çoğu zaman duygusal açıdan var olan yetersizlikleri nedeniyle gerçekçi yaklaşımlarda bulunamazlar. Karşılanmamış doyum nedeni ile anksi-yete yaşarlar ve çevresine saldırganlık şeklinde bu enerjiyi aktarırlar. Duygusal yetersizlikleri aynı zamanda narsizimle karakterizedir. İlişki¬lerinde ön plana çıkardıkları ben merkezcilik yetişkin ilişkilerine girmel¬erini engeller. Kendi kazanımlarıyla o kadar ilgilidirler ki başkalarının ihtiyaçlarını tanımlamaları oldukça güçtür. Narsistik yapıları nedeni ile diğer kişileri kendi gereksinimleri karşılamaktan sorumlu bireyler olarak algılarlar. Bu yapıdaki ebeveynler genelde bakmakla sorumlu oldukları çocuklardan gerçekçi olmayan beklentiler içerisine girerler. Çocuklarını cinsel açıdan istismar eden ebeveynler kendi beklentilerini karşılayan çocuğu 'iyi çocuk', kendi beklentilerini karşılamayan çocuğa kötü çocuk' tanımlaması yaparlar. Bu dinamik, öfkeyle paralel olarak gelişir ve engellenmesi olanaksız bir istismar vakası olarak kendini gösterir (Tardif et all 2005).
Cinsel istismarcı birey; psikodinamik teoriye göre gelişmemiş (immatür) duygusal durum özellikleri nedeni ile patolojik bir şekilde çocuğu cinsel açıdan çekici bulur, kişi çocuğu himayesi altına almak ister, yada kendisi çocukluğunda benzer bir travma yaşamıştır. Kişi pornogarfik stimülasyon sonrasında dürtülerini denetlemede güçlük yaşar. Genelde önceki dönemlerde yetişkinle olan ilişkilerinde sürekli reddedilen bireyin çocukla bitmeyecek bir ilişkiye girmesi yada ilişkiyi geliştirmeye çalışması patolojik düşüncenin temel yapısını oluşturur. İstismar sırasında, istismarcı birey çocuktan ödül aldığını ya da onu mutlu ettiğini düşünür. Çocukluk döneminde özdeşim yapacağı birisi¬nin olmaması, sosyal bileşenler açısından patolojik bir aile yapısına sahip olma, mental geriliğin olması, düşük benlik saygısına sahip olma, destek sistemlerinden yoksun bir birey olması istismarcı bireyin diğer özellikleri arasına girmektedir (Tardif et all 2005).
İ stismarcı birey tarafından çocuğun yalnız olduğu, danışabileceği birileri yanında olmadığı bir durum tespit edildiğinde çocuğa karşı istismar gerçekleşmektedir. İstismarcı genelde ev içinden bir üye yada ailenin yakın bir arkadaşı şeklinde karşımıza çıkmaktadır. Kişi çocukla iyi bir arkadaşlık kurar, aralarında sıcak, yakın bir ilişki oluşmasını sağlar. Seçim sonrasında çocuğa karşı yakınlık davranışında farklılaş¬malar yaşanır. Yakınlaşma cinsel yönden yakınlaşma şeklindedir. İlk istismar girişiminde çocuk farklı yaklaşımı sezerse bundan rahatsız olur ve istismarcının yaklaşımını geri çevirir. Bu durumda istismarcı kişinin çocuğu tehdit ettiği yada ödül yolu ile ikna etmeye çalıştığı gözlenir. Cinsel istismardan korunmayla ilgili bilgi alırsa ve kendisine yapılanın doğru olmadığını fark eder ve söylenmesi gerektiğini öğrenirse, çocuklar sırlarını en yakın arkadaşları ile paylaşmak isteyebilirler (Tardif et all
2005).
Çocuk cinsel istismarında amaç genelde kurbanı incitmeye çalış¬maktır. Kurban ise sadece ne olduğunu pek anlayamadığı bir durum içerisindedir ve gelecekte daha iyi olacağı, daha fazla cinsel istismar epizotlarının yaşanmayacağına inanır. Mantığa büründürerek suçu kendisi kabullenir. Bu kurbanlık döngüsü, değişik koşullar tarafından bozulana dek (çocuğun ölmesi, ciddi yaralanmaların oluşmasına kadar) devam eder (Finkelhor, 1994).
__________________
[CENTER][URL="http://www.nevart.net/"][IMG]http://www.nuveforum.net/galeri/data/500/2602.jpg[/img][/url]
Güzel Sanatlar Fakültesi/Lisesi Yetenek Sınavlarına Hazırlık Kursu
Resim Yağlı Boya Hobi Kursu
Hızlı ve Etkili Okuma Kursu
Çocuklar için Hızlı Okuma Kursu
Çocuklar için Resim Kursu
Diksiyon Kursu
Nefes Teknikleri Kursu
Kişisel Gelişim Kursları[/CENTER]
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 03.11.09, 12:43
Yardımcı Doçent
 
Üyelik tarihi: Sep 2008
İletiler: 4.173
SemaGürcan karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.SemaGürcan karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.SemaGürcan karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.SemaGürcan karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.SemaGürcan karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.SemaGürcan karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.SemaGürcan karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.
Standart Çocuk Cinsel İstismarına Psikodinamik Bakış Açısı Ve Hemşirelik Yaklaşımı-Psychodınamıc Aspects Of Child Sexual Abuse

Çocuk Cinsel İstismarının Çocuk Üzerindeki Dinamikleri
Küçük çocuklar normal olarak, karanlık korkusu gibi "sıradan" anksiyetelerini bile, eğer "iyi davranırlarsa" gelecekte ödüllendirilecekleri şeklinde iyimser kompanze edici doyum düşlemleriyle yatıştırırlar. Bu türden düşlemler, tehdit içeren durumlarda etkili bir biçimde iç rahatlatır. Cinsel istismara uğrayan çocuklar da benzer düzenekleri kullanırlar. Sevgi dolu ilişkileri ve gelecek mutlulukları hayal ederler.
Cinsel istismarcı birey; psikodinamik teoriye göre gelişmemiş (immatür) duygusal durum özellikleri nedeni ile patolojik bir şekilde çocuğu cinsel açıdan çekici bulur, kişi çocuğu himayesi altına almak ister, yada kendisi çocukluğunda benzer bir travma yaşamıştır. Kişi pornogarfik stimülasyon sonrasında dürtülerini denetlemede güçlük yaşar. Genelde önceki dönemlerde yetişkinle olan ilişkilerinde sürekli reddedilen bireyin çocukla bitmeyecek bir ilişkiye girmesi yada ilişkiyi geliştirmeye çalışması patolojik düşüncenin temel yapısını oluşturur. İstismar sırasında, istismarcı birey çocuktan ödül aldığını ya da onu mutlu ettiğini düşünür. Çocukluk döneminde özdeşim yapacağı birisi¬nin olmaması, sosyal bileşenler açısından patolojik bir aile yapısına sahip olma, mental geriliğin olması, düşük benlik saygısına sahip olma, destek sistemlerinden yoksun bir birey olması istismarcı bireyin diğer özellikleri arasına girmektedir (Tardif et all 2005).
İ stismarcı birey tarafından çocuğun yalnız olduğu, danışabileceği birileri yanında olmadığı bir durum tespit edildiğinde çocuğa karşı istismar gerçekleşmektedir. İstismarcı genelde ev içinden bir üye yada ailenin yakın bir arkadaşı şeklinde karşımıza çıkmaktadır. Kişi çocukla iyi bir arkadaşlık kurar, aralarında sıcak, yakın bir ilişki oluşmasını sağlar. Seçim sonrasında çocuğa karşı yakınlık davranışında farklılaş¬malar yaşanır. Yakınlaşma cinsel yönden yakınlaşma şeklindedir. İlk istismar girişiminde çocuk farklı yaklaşımı sezerse bundan rahatsız olur ve istismarcının yaklaşımını geri çevirir. Bu durumda istismarcı kişinin çocuğu tehdit ettiği yada ödül yolu ile ikna etmeye çalıştığı gözlenir. Cinsel istismardan korunmayla ilgili bilgi alırsa ve kendisine yapılanın doğru olmadığını fark eder ve söylenmesi gerektiğini öğrenirse, çocuklar sırlarını en yakın arkadaşları ile paylaşmak isteyebilirler (Tardif et all
2005).
Çocuk cinsel istismarında amaç genelde kurbanı incitmeye çalış¬maktır. Kurban ise sadece ne olduğunu pek anlayamadığı bir durum içerisindedir ve gelecekte daha iyi olacağı, daha fazla cinsel istismar epizotlarının yaşanmayacağına inanır. Mantığa büründürerek suçu kendisi kabullenir. Bu kurbanlık döngüsü, değişik koşullar tarafından bozulana dek (çocuğun ölmesi, ciddi yaralanmaların oluşmasına kadar) devam eder (Finkelhor, 1994).
__________________
[CENTER][URL="http://www.nevart.net/"][IMG]http://www.nuveforum.net/galeri/data/500/2602.jpg[/img][/url]
Güzel Sanatlar Fakültesi/Lisesi Yetenek Sınavlarına Hazırlık Kursu
Resim Yağlı Boya Hobi Kursu
Hızlı ve Etkili Okuma Kursu
Çocuklar için Hızlı Okuma Kursu
Çocuklar için Resim Kursu
Diksiyon Kursu
Nefes Teknikleri Kursu
Kişisel Gelişim Kursları[/CENTER]
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 03.11.09, 12:44
Yardımcı Doçent
 
Üyelik tarihi: Sep 2008
İletiler: 4.173
SemaGürcan karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.SemaGürcan karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.SemaGürcan karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.SemaGürcan karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.SemaGürcan karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.SemaGürcan karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.SemaGürcan karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.
Standart Çocuk Cinsel İstismarına Psikodinamik Bakış Açısı Ve Hemşirelik Yaklaşımı-Psychodınamıc Aspects Of Child Sexual Abuse

Çocuk Cinsel İstismarının Çocuk Üzerindeki Dinamikleri
Küçük çocuklar normal olarak, karanlık korkusu gibi "sıradan" anksiyetelerini bile, eğer "iyi davranırlarsa" gelecekte ödüllendirilecekleri şeklinde iyimser kompanze edici doyum düşlemleriyle yatıştırırlar. Bu türden düşlemler, tehdit içeren durumlarda etkili bir biçimde iç rahatlatır. Cinsel istismara uğrayan çocuklar da benzer düzenekleri kullanırlar. Sevgi dolu ilişkileri ve gelecek mutlulukları hayal ederler.
Ayrıca gerçeği disosiye edebilirler ya da çarpıtabilirler. Böylece bazı şeylerin olmadığına, fiziksel, duygusal ya da cinsel olarak kötüye kulla¬nanın güvendikleri anne ya da babaları değil, başka birisi olduğuna ya da olan bitenin o kadar da acı verici olmadığına kendilerini inandıra¬bilirler (Bal et all 2003).
Cinsel istismara uğramış bireylerde bir "enkapsülasyon sürecin¬den söz edilmiştir. Bu süreç şu şekilde gerçekleşir: İstismarcı, çocuğun sessiz kalmasını ister ve çocuk da korkudan boyun eğer. Sonuç olarak, çocuğun psişik enerjisi burada tükenir ve olgunlaşma kesintiye uğrar. Üstbenlik gelişimi, çocuğun kendilik duygusu, uyarılabilirlik (arousal) ya da inhibisyon yetileri, beden durumu hakkında farkındalık, kişisel güç duygusu, kendi kendini rahatlatma, kendini koruma üzerine yıkıcı etkiler ortaya çıkar (Vahip 2002). Çocuğun cinsel istismarı erken yaşlar¬da olduğunda, örselenmenin kendisi ve ana baba ya da çocuktan sorumlu olan kişilerce yüzüstü bırakılma, kandırılma, ihanete uğrama nedeniyle, olağan koruyucu düşlemler daha fazla ya da daha az kulanı-labilir hale gelir. Hatta benliğin olgunlaşma sürecinin bazı yönleri ketle-nebilir. Çocuklukta benliğin normal olgunlaşma süreci düşlemler çevre¬sinde gelişir. Benliğin olgunlaşma sürecindeki bu türden kesintiler, kendilik imgesinin bütünleşmesine bir engel oluşturabilir ve gelecekteki gelişim üzerinde yıkıcı etkiler doğurabilir, zedelenebilirliğe zemin hazır¬layabilir. Bu erken örseleyici yaşantılar, gelecekteki kötüye kullanılmaya verilecek yanıtı da şekillendirir (Bal et all 2003).
Cinsel istismara karşı çocuğun tepkisi korku, depresyon, dissosi-yatif şikayetler, davranış, okul, cinsel problemler gibi değişik şekillerde olabilmektedir. Çocukluk çağında cinsel istismar öyküsü olanlarda yük¬sek oranda travma sonrası stres bozukluğu belirtilerine rastlanmaktadır (Bal et all 2003). Benzer şekilde ergenler de cinsel istismara negatif benlik imajı, negatif kendilik kavramı, negatif beden imajı ile karşılık vermektedirler (Finkelhor, 1994).
Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu, ikincil enürezis ve enkoprezis cinsel istismar kurbanlarında daha sık ortaya çıkmaktadır (Elliot, Peterson 1993). Disosiasyon, ruhsal travmaya karşı ilkel bir savunma olarak kabul edilmektedir. İstismarın erken döneminde, amnezi, trans benzeri durumlar ve uyurgezerlik ortaya çıkabilmektedir. Kişiler arası ilişki kurma ve sosyal ilişkileri sürdürebilme becerisi, cinsel istismardan olumsuz olarak etkilenmektedir. Bu kişilerin ya ilişki kur¬maktan kaçındıkları ya da aşırı yakınlık gereksinimi duyup çok sayıda, fazla beklentili ve kontrol edici ilişki kurdukları gözlenmektedir. Her iki tip ilişki de işlevsellikten uzak olmakta ve genellikle yalnızlıkla sonlan-maktadır (Kendall, Tackett 2002). Bu çocuklarda konversiyon tepkile¬rine de yüksek oranda rastlanılmaktadır. Aynı zamanda bu çocuklarda öfke tepkileri, zayıf dürtü kontrolü, karşı olma ve karşı gelme bozuk¬luğu da gözlenebilmektedir (Gorey, Leslie 1997).
Çocuğun cinsel istismarında, istismarla birlikte yaşanan travma-tik cinsellik, ihanete uğramışlık hissi, güçsüzlük, stigmatizasyon (dam¬galanma) gibi dört travmatik dinamik yer alır. Bu dinamikler travmaya farklı bir yan katar, travmatik olayın etkilerini ağırlaştırır ve çocuğun dünyaya bilişsel ve duygusal uyumuna zarar verir. Travma sonrasında çocuğun benlik algısında değişmeler, duygulanım sürecinde bozulmalar yaşanır (Davis, Petretic-Jackson 2000).
İ hanet, yetişkinin kişiler arası işlevlerinde de etkili olan dikkat çekici bir yapıdır. Genellikle çocuklar yetişkinlerin onları koruyacağına ve onlara karşı dürüst davranacaklarına inanırlar. Ne zamanki çocuk istismara uğrar, yetişkin ona kasten zarar verir, çocuğun güvenlik ve emniyet hissi kırılır, çocuk kendisine ihanet edildiğini hissetmeye başlar. Çocuk yetişkinin kasten ona zarar verdiğini, ona yalan söyle¬diğini, kendi ilgisi ve zevki için ona baktığını keşfetmeye başlar. İstismar açığa çıktığında aile çocuğa destek olmaz, onu koruma altına almazsa çocuğa karşı ikinci bir ihanet daha yapılmış olur. İstismarcı, çocuğun yakını ise çocuğun ihanete uğramış olma hissi artar. Çocukluk çağında yaşanan bu ihanete uğramışlık ve kayıp hissi, çocuk gelişimi devam ettiği süreçte diğer ilişkilerine yansıyarak büyür (Davis, Petretic-Jackson 2000). Finkelhor ve Brown'a göre ihanet sorunu, yargılamada zayıflamaya yol açar, kişi ümitsizce kendisine karşı dürüst olabilecek kurtarıcı ilişkiler aramaya yönelir. İstismara uğramış kişi bu ihanete öfke ile tepki verir. Öfkenin etrafa yayılması ile ileriki yıllarda deneyim-lenen pek çok evlilik çatırdamaya başlar. Bu kişiler çok yakın ilişkilerin¬de bile şüphe yaşar, onlardan uzaklaşır, tümüyle bir ilişki kurmaktan kaçınır. İhanete karşı geliştirilen bu tepkiler kişinin sağlıklı yakın ilişkiler kurmasını engeller.
İ kinci bir travmatik dinamik etki de cinsel gelişimde yaşanır. Cinsellikten kasıt çocukluk çağında cinsel hislerin, davranışların oluşum ve yaşam süresini ifade eder. İstismar sonrasında kişiler arası işlevlerde bozuklukları ve uygun olmayan ilişkilerin geliştirilmesi söz konusu olur. Cinsel istismar ile birlikte erken yaşlarda cinsel farkın-dalık yaşanmış olur. Bu travmatik deneyim çocuğu erotik davranışlar sergilemeye yöneltir; diğer çocuklarla cinsel içeriği olan oyunlar oyna¬maya yönelir ve her davranışında agresyon sergiler ya da şiddete karşı boyun eğici ve kabullenici davranarak şiddet görmeye devam ederler (Yates 1982, Ornduff, Kelsey & Oleary 2001). İstismar sonrasında yetişkinlik döneminde kompulsif bir şekilde cinsel deneyimlere yönelir. Bir başka bakış açısına göre ise bu gerçek anlamda seks değil bir şekilde yoğun olan öfkenin, kinin, kendisine döndürülmesini ifade eder.
Gelişi güzel pek çok partnerle cinsel ilişki kişinin benliği ile ilgili yıkıcı dürtülerin bir araya geldiği karmaşık davranışlar bütünüdür. Bu cinsel istek fazlalığı fiziksel acının içerisinde yer alan duygusal boyutun gizlen¬mesine yardımcı olan güç sağlamaya çalışma ve kontrolü ele almanın ifadesidir (Westerlund 1992).
Çocukluk çağı istismarı yaşayan kişi yakın ilişkilerinde sürekli olumsuz bir beklenti içerisine girer ve partner ilişkilerinde sorunlar yaşar, ancak cinsel istismar öyküsüne sahip erkeklerin %60'ı, kadın¬ların %40'ı partnerlerini terk etmede zorlanırlar (Berlin, Dodge 2004). Bunun ötesinde çocukluk çağı cinsel istismar öyküsü olan kişi yetişkin¬likte cinsel şiddet uygulamaya yönelebilir ya da bu yetişkinler ileride kendi çocuklarına karşı cinsel ya da fiziksel istismar davranışlarına yönelebilirler (Finkelhor & Brown 1985).
Üçüncü dinamik; güçsüzlüğün ifadesi ile ilgili olup, genellikle etkinliğin sağlanabilmesi için çocuk tarafından karşı gelme, karşıt olma davranışına yönelme şeklinde gösterilir. Bu dinamik istismarcı tarafın¬dan çocuğa sürekli saldırıda bulunulması ile gerçekleşir. Çoğu zaman çocuk bu istismarı içeren davranışı kontrol altına alamaz, eğer bu istis¬mar hareketine dur diyecek olsa toplum ve ailenin tarafından ona ina¬nılmayacağı ya da aynı hareketin tekrar yapılacağı yönünde istismarcı tarafından yöneltilen tehdit davranışlarını içeren pek çok engelle karşı karşıya kalır. Bu zarar verileceği yönünde yapılan tehditler çocukta güç¬süzlük hissinin artmasına neden olur. Bu güçsüzlük hissi sonraki ilişki¬lerinde istismara uğrayan çocuğun istismarla ilgili farkındalık yaşama¬sına neden olabilir; bedenlerini kontrol edemediklerine dair his, onların kasıtlı olmayan bir şekilde tekrar şiddet görme riskini arttırabilir. Istis-mara uğrayan pek çok kişi kontrolün kaybedilmesi ile ilişkili olan anksi-yetenin, bu dinamiğin kökeninde yer aldığını ifade eder (Finkelhor & Brown 1985, Davis, Petretic-Jackson 2000).
Dördüncü dinamik ise; stigmatizasyon yani damgalanma ile ilgili¬dir, pişmanlık, utanç ve suçluluğu içeren negatif bir süreçtir ve bu yapılar çocuğun benlik imajında bir araya gelirler. Bu dinamik çocuğun istismarcı tarafından azarlanması, ensestin ilişki içerisinde gizlenmesi, toplum ve aile tarafından çocuğa tepki verilmesi ile ortaya çıkar. Dam¬galanma süreci sonraki kişiler arası ilişkilerinde pek çok değişik şekilde tekrar tekrar yaşanır. İstismara uğrayan kişi istismarın yükünü etrafına zarar verdiği ve bu yüzden hak ettiği şeklinde yaşamaya devam eder. Bu negatif benlik imajı nedeni ile kendini diğer insanlardan izole eder ya da kendi bedeni üzerinde diğer insanların hakkı olduğuna inanır. Bu suçluluk ve utanç bu dinamiğin uzun döneme projeksiyonu ile yaşanır (Davis, Petretic-Jackson 2000).
Briere'e (1992) göre cinsel istismar çocuğun çocukluk çağında kişiler arası ilişkilerinin gelişiminde iki farklı şekilde güçlük yaşamasına neden olur. İlki; yetişkinlik döneminde devam eden kognitif yapıda ve tepkilerde geliştirilen yeniden organizasyon sürecidir. Bu süreç diğerle¬rine karşı güvensizlik, gün geçtikçe güçlenen korku ve öfke, düşük benlik saygısı, çocuğun kendilik algısında olumsuz yönde değişim, yakın kişiler arası ilişkilerinde ambivalans ya da ilişkiyi tamamen terk etme şeklinde yaşanmaktadır. Özellikle randomize çalışmalarda çocukluk çağı cinsel istismarı ve tecavüzün yetişkinlik döneminde kronik olarak benliğe karşı yıkıcı davranışların sergilenmesine yol açtığı belirlenmiştir (Martin 1996). Cinsel istismarla birlikte sıkça rastlanan borderline yapıda suisid girişimi, cinsel organına yönelik cinsel işlevin kaybına neden olabilecek boyutlarda zarar verme eylemi gözlenir (Brodsky et all, 1997). Yaşanan ikinci güçlük ise devam eden istismar sürecine uyum sağlama şeklinde olmaktadır. Bu uyum tepkileri çekingenlik, pasiflik ya da cinselliğe aşırı yönelim olarak gerçekleşmektedir. Ayrıca bu süreç çocuğun yaşamla uyum yeteneğini bozmakta, aile içi ilişkilerinde sorun¬lar yaşamasına neden olmaktadır. Bu şekilde çocuğun psişik enerjisi tükenmekte, olgunlaşma kesintiye uğramaktadır (Vahip 2002).
Cinsel istismarı yaşayan çocuklar yakın arkadaşlıklarında dostlu¬ğa varan ilişki daha az yaşarlar ve daha fazla çatışmayla karşılaşırlar. Akranları arasında daha az popülariteye sahiptirler. Daha fazla agres-yon yaşarlar, sosyal iletişimlerden kaçınırlar, geri çekilirler, sosyal izo¬lasyon yaşarlar. Bu çocuklar bazı zamanlarda kişiler arası ilişkilerinde başa çıkılması zor kişiler haline bürünürler, şüphe ve korkuya dayalı ilişki geliştirirler. Yetişkinlik döneminde de bu problemler yaşanmaya devam eder ve bu kişiler ilişkilerinde sürekli olarak doyumsuzluk yaşar¬lar (Mullen et all 1994).
Ornstein'ın (1981) belirttiği gibi, erken çocukluk dönemindeki nar-sistik zedelenmeler akut ya da kronik narsistik öfke ile sonuçlanmak¬tadır. İntikam ihtiyacı narsistik öfkenin karakteristik bir özelliğidir: zedelenmiş kendilik (ya da grup kendiliği) intikam yoluyla onarıma ihti¬yaç duyar. Yani; grandiyöz kendiliğe karşı gerçekleşen hakaretin leke¬sini temizleyerek kendiliği geçici olarak güçlendirir. Geçmişin narsistik zedelenmelerini tazmin etmek için tekrar tekrar girişimde bulunulur, bu yapı çocuğa güçlü bir ayna tutar. Bu aynalar çocuğa intikamı da bera¬berinde taşıyan narsisistik öfkeyi barındırmaları için çocukların görünür bir reddedilme, istismar, ihmal yaşamak zorunda olmadığını söyler ve çocuk istismar sürecinde başetme düzeneklerini kullanır. İstismar ile başetme kaçınma davranışı ve pozitif düşünme şeklindedir. Aslında kaçınma davranışı uygun olmayan bir durumdur, fakat istismara uğra¬mış çocuk bunu depresif durumdan uzaklaşmak için kullanır. Bazen kaçınma davranışı huzursuzluğun artması, ani öfkelenme, risk davra¬nışları (kendine zarara verme vb) şeklinde ortaya çıkar. Depresyon, düşük benlik saygısı, borderline davranışlar, anksiyete, fiziksel istismar gören çocuklardan daha fazla, cinsel istismara maruz kalmış çocuklarda gözlenmektedir (Bal et all 2003).
__________________
[CENTER][URL="http://www.nevart.net/"][IMG]http://www.nuveforum.net/galeri/data/500/2602.jpg[/img][/url]
Güzel Sanatlar Fakültesi/Lisesi Yetenek Sınavlarına Hazırlık Kursu
Resim Yağlı Boya Hobi Kursu
Hızlı ve Etkili Okuma Kursu
Çocuklar için Hızlı Okuma Kursu
Çocuklar için Resim Kursu
Diksiyon Kursu
Nefes Teknikleri Kursu
Kişisel Gelişim Kursları[/CENTER]
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 03.11.09, 12:44
Yardımcı Doçent
 
Üyelik tarihi: Sep 2008
İletiler: 4.173
SemaGürcan karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.SemaGürcan karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.SemaGürcan karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.SemaGürcan karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.SemaGürcan karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.SemaGürcan karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.SemaGürcan karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.
Standart Çocuk Cinsel İstismarına Psikodinamik Bakış Açısı Ve Hemşirelik Yaklaşımı-Psychodınamıc Aspects Of Child Sexual Abuse

Çocuk Cinsel İstismarında Psikodinamik Hemşirelik Girişimleri
Cinsel istismar olgularında sağlık çalışanlarının en önemli rolü riskli grubun varolan parametrelerinin tanımlanması ve önlemeye yöne¬lik girişimlerin uygulamaya konulmasıdır. Arıkan ve arkadaşlarının Atatürk Üniversitesi ve Numune Hastanesinde yaptıkları çalışmada, yer alan hemşirelerin %71'inin, çalıştıkları servislerde en az bir defa çocuk istismarı ile karşılaştıkları saptanmıştır (Arıkan ve ark 1999). İstismarı önlemeye yönelik girişimler birincil, ikincil ve üçüncül olmak üzere üç kısımda incelenir (Hoff, Ross 1995):
Birincil önleme: Cinsel istismarı önlemeye yönelik halka yapıla¬cak eğitimi, şiddeti tanımlamaya ve kriz durumundaki girişimlere yöne¬lik sağlık ekibine yapılacak eğitimi, şiddet ve istismar ile ilgili risk grup¬larının tanımlanmasını, risk altındaki kişilere danışmanlık ve koruyucu hizmetlerin sağlanmasını, çatışma ve stres yönetimini içerir. Bu amaçla ülkemizde hemşirelerin istismar ve ihmal olgularını tanılayabilmeleri için ölçek geliştirilmiştir (Uysal, Erefe 1999).
İkincil önleme: İkincil önleme çalışmaları daha çok cinsel istis¬mar davranışı sonrasında genellikle hastayı ilk gözlemleyen hemşire ve diğer ekip elemanlarının girişimlerini içerir.
Okul öncesi çağda profesyonellerin cinsel istismar ile ilgili varolan fenomenleri dikkatli bir şekilde değerlendirmesi gerekir. Çocuğa karşı yumuşak bir uslup kullanarak istismarı gösteren davranışları ortaya çıkarabilecek bir yaklaşım sergilenmelidir (Roberts, 2000).
Okul öncesi çağda çocuklar kendilerini sözel ifade etmekte zorlan¬makla kalmazlar aynı zamanda yanında bulunan kimselerden utanabi¬lirler ya da yaşadığı deneyimi anlatmakta güçlük çekebilirler, ya da bu durumdan ötürü korku yaşıyor olabilirler. Bu travmanın çocuk tarafın¬dan oyun yardımı ile anlatılmasına yardımcı olunabilir. Şiddet süreci genellikle kademeli olarak belirli bir ilerleyici süreci kapsar. Cinsel İstismar ilk meydana geldiğinde, çocuk bunu genelde kendi rızası ile meydan gelmiş gibi algılar ve bu durumdan ötürü suçluluk duymaya başlar. Egosantrik düşünce ile suçluluk hislerinin bağışlanmasına yar¬dımcı olur. Çocuk gerçekleri rasyonalize ederek kabullenme sürecine gider (Berliner & Conte, 1990). Piaget' ye göre bu travmatik yapıda çocuklardaki düşüncenin merkezinde 'ona ne olmuştu, her şeyin nedeni o idi' şeklinde ilüzyonel düşünce yer alır.
Kötü muamele gören çocuklarda dil ile ilgili işlevlerde de problem¬ler yaşanır (Eckenrode et all 1995). Kötü muamelenin yaşandığı aile¬lerde çoğul problem odakları vardır. İletişim problemi yaşanan ailelerde, sıklıkla aile yapısı bozulmuştur, çoğu zaman mesajın içeriği önemli değildir, sürekli birbirlerinin sözünü keserler, aile içinde görevler sıklık¬la değişir, bir aile üyesi diğerini dinlemek istemez. Eşler arasında sözel iletişim sınırlıdır, çocuklarla kurulan iletişimde baskılanma mevcuttur. Bu ailede yaşayan çocuk kendi hislerini ifade etmekten çekinir, aile içinde soru sorulmadıkça konuşmaması gerektiğini öğrenmiştir. Bu süreçte çocuğun kendisini ifade etmesi için cesaretlendirilmesi önem taşır (Peleikis et all 2004).
Çocukta cinsel istismarın tanılanmasında çocuğun yaşına uygun olarak cinsel davranış gösterip göstermediği ölçütü kullanılır. Çocukta yaşına uygun olmayan şekilde cinsel rol davranışları, teşhircilik, cinsel anksiyete, aşırı cinsel ilgi, yaşına uygun olmayan cinsel konuşmalar, cinsel girişimler, cinsel istismarın habercisi olabilirler. Bunların dışında diğer oyun arkadaşları ile cinsel oyunların oynanması, çeşitli objelerin cinsel bölgelere değdirilmeye çalışılması, yetişkinlere karşı provakatif davranışlar sergileme şeklinde de gerçekleşebilir. Bu tür davranışlar cinsel istismar yaşamış olan çocukların %35' inde gözlenmektedir. Ancak buna benzer davranışlar zaman zaman davranış problemleri olan çocuklarda, fiziksel istismar gören çocuklarda, aile içinde çocuğun dışında şiddet olgusunun var olduğu durumlarda da gözlenebilmektedir
(Friedrich et all 2001).
Cinsel istismar pek çok psikolojik distresi de beraberinde getirir. İlerleyen zamanla birlikte çocukta yargılama sürecinde değişmeler yaşa¬nır. Bu travma kişi tarafından içselleştirilir. Travma bir kez yaşanmışsa kişi tarafından böyle bir şeyin tesadüfen onun başına geldiği şeklinde yorumlanır; uzun dönem devam etmişse olağan olarak değerlendirilme¬sine yol açar (Steel et all 2004). Uzun dönem devam eden şiddete karşı kişi farklı şekillerde kontrolü ele alma girişimlerinde bulunur. Çocuk ya istismarın bütün sorumluluğunu üzerine alır veya istismar olayı ile yüzleşir ya da istismarı içselleştirir. İçselleştirme içerisinde bağlılık stillerinin de önemli rolü vardır. Geçmişte ebeveynle yaşanan bağlanma stili, yetişkinlikte partnerle yaşanan bağlanma stiline aktarılır (Alexander et al. 1998). Çocukluk döneminde kaçınma, karşı gelme-karşıt olma, ambivalan bağlanma stili geliştirilir. Bu dönemde öncelikle cinsel istismara uğrayan çocuk ile uyumlu, dostça, güvenilir bir ilişki kurulmalıdır. Çocuğun cinsel istismar ile ilgili hikayesini, birlikte oyna¬nan oyunlar ya da resim yolu ile anlatması sağlanabilir. Ya da çocuk ile güncel konulardan konuşurken istismar olayının gündeme getiril¬mesi olasıdır. İstismar olayı ortaya çıkarıldıktan sonra çocuğun verdiği tepkilerin değerlendirilmesine ihtiyaç duyulur (Roberts 2000).
Cinsel istismara uğrayan çocuk kendinden utanmaya başlar ve utanma davranışının ardından yardım aramada güçlük çeker, bu davra¬nışı kontrol altına alamaz ya da istismardan kaçınamaz, kardeşlerini korumakta güçlük çeker (Celano et all 2002). Kendinden utanma davra¬nışı sonrasında flashbackler (yineleyen hatırlamalar), gece kabusları gibi posttravmatik semptomlar yaşanmaya başlar (Barker-Collo et all. 2000). Bu dönemde çocuğa gevşeme teknikleri öğretilebilir. Çocuğun hisleri ile ilgili haklı yada haksız, iyi ya da kötü şeklinde yargılamalarda bulunul-mamalıdır. Cinsel istismara uğramış olan çocuğa derecelendirme oyunu öğretilir: Çocuktan deneyimlediği hislerini derecelendirmesi istenir. Çocuğun yaşadığı gerilimi tespit etmek için duygularını KÖTÜYÜM-ÜZGÜNÜM- ÇOK KÖTÜYÜM şeklinde derecelendirmesi istenir. Bu dönemde çocuğun tanımladığı utanç-suçluluk gibi duyguları üzerinde durulması ve istismarın sorumlusu olmadığının anlatılması gerekir. Çocuk yoğun distres nedeni ile zorluk yaşıyorsa, çocuğu ailesinden bir yetişkine bunu anlatması yolunda cesaretlendirmek önemli gelişme sağlayabilir (Reid, Long 2002).
Çocuk ile BU BENİM HATAM DEĞİL oyunu oynanır. Öfkesinin şiddetini çığlık yardımı ile anlatmasını sağlamak, çocukta rahatlama sağlamanın bir başka yoludur. Terapist hemşire, çocuğu istismarı söyle¬mesi yolunda cesaretlendirir. Özellikle çocuktan bunu, bağırarak söyle¬mesi istenir (Lewin 1995).
Çocuğun cinsel istismar konusunda eğitilmesi de dikkat edilmesi gereken konulardandır. İstismarı uygulayan kişi tanımlandıktan sonra, doğru olan tensel dokunuş ve yanlış-kötü olan tensel dokunuş arasın¬daki fark çocuğa anlatılır. Cinsel istismara uğrayan çocukla istismar sonrası kendisinde fark ettiği olumsuz gelişmeler üzerine konuşulur (korku gelişimi, altını ıslatma). İstismara uğrayan çocukların hislerin¬den bahsedilmesi, bu şekilde çocuğun kendi hislerini anlatması konu¬sunda cesaretlendirilmesi diğer yetişkinlerle çocuğun bakımının sağla¬nıp sağlanmadığı ve koruma altına alınıp alınmayacağı konusunda konuşulması önem taşır (Lewin 1995).
Cinsel istismar sonrasında aileye yaklaşım da önemlidir. Aile üyeleri tarafından kurbanın suçlanmaması yönünde ailenin eğitilmesi gerekir ve ailenin bu gerçekle yüzleşebilmesi sağlanmalıdır, inkar önlen¬melidir. Aile içi dinamikler belirlendikten sonra, varolan stres faktörleri ve istismarı hazırlayıcı durumlar ortaya çıkarılmalıdır. Aile bireylerinin birbirleri ile ilgili hisleri ve ev içinde istismara uğrayan çocuğun konu¬mu tartışılmalıdır. Cinsel istismara uğrayan çocuk ve aile üyeleri ile ortak bir görüşme yardımı ile istismar olayı tartışılmalıdır. Aile ile yapı¬lan görüşmelerde özellikle aile üyelerinin istismar kelimesini kullanma¬larının sağlanması gerekir. İstismara uğrayan çocuğun güvenliği ile ilgili sınırlılıkların yaşanıp yaşanmadığı ortaya çıkarılmalıdır. Gelecekte olabilecek istismar durumlarına karşı istismara uğramış olan çocuk ve diğer kardeşleri koruma altına alınmalıdır (Wyszynski 2000).
Üçüncül önleme: Bazı çocuklar için cinsel istismarın etkileri çok ciddi boyutlardadır ve uzun sürelidir; ancak, hepsi de yetişkinliğe kadar uzanan etkilerin altında kalmayacaktır. Cinsel istismar, uzun bir dönem devam etmişse, bir baba ya da baba figürü tarafından gerçekleştirilmiş¬se, penetrasyon meydana gelmişse ve zor ve şiddet kullanılmışsa uzun dönemli zararlara yol açacaktır. Çocuğun çabuk iyileşme yeteneği (esnekliği) ve yaşadığı istismarı açığa vurduğunda aldığı tepkiler de uzun dönemli sonuçları etkileyecektir. Bu açıklamayı yapan çocuklara inanılırsa ve destek görürlerse, sonuçların şiddeti daha az olur.
Tersiyer önleme girişimleri cinsel istismar sonrasında oluşan fizik¬sel ve psikososyal travmanın uzun dönem etkilerini en aza indirmeye yönelik girişimleri kapsar (Reid, Long 2002). Hastanın ileride yaşaya¬bileceği şiddet davranışları engellenmelidir. Çocuğun cinsel istismarla ilişkili his ve davranışları kontrol altına alınmalıdır. Benlik saygısı ve pozitif benliğin oluşturulmasına yönelik girişimler arttırılmalıdır (Glod 1993).
Çocuğun cinsel istismarının en önemli özelliği tekrarlayıcı yönü¬nün olmasıdır. Önceki travma izleri detaylı öykü aldıktan sonra çocukla kognitif gelişimine uygun bir şekilde görüşme yapmak esastır. Hemşire, çocuğun deneyimlerini, kognitif algılama sürecini etkin bir empatik yaklaşımla değerlendirir. Çocuğun duygusal ve cinsel sağlık durumu tespit edilir. Travmatik yaşantı ile ilgili terapötik süreç planlanır. Prob¬lemli olan duygu ve düşüncelerin davranışa olan etkisi izlenir. Çocuğun bedenini korumaya yönelik davranışların geliştirilmesi önemlidir. Çocuk için hedeflenen, çocuğun istismara karşı gösterdiği tepkiyi anlamaya çalışmak, deneyim sonrası semptomlarını izlemek, bu durumla ilgili olarak geliştirdiği baş etme mekanizmalarını tespit etmek ve çocuğun bu konudaki hislerini, davranışlarını, düşüncelerini tartışmaktır. Psikodi-namik hemşirelik yaklaşımında önemli olan çocuğun yaşına uygun bilişsel gelişiminin olup olmadığını tespit etmektir. Bu dönemdeki çocu¬ğa yaklaşım çocuğun istismar olayını tanımlamasına yardımcı olacaktır (Lewin 1995, Roberts 2000). Baş etme mekanizmalarının tanımlanması ile çoğu zaman çocuğun istismarla ilgili duygularına ilişkin olarak orta¬ya koyduğu davranışsal süreç tespit edilir. Baş etme, stresli yaşantı ile duygusal etkileşim arasındaki ilişkiyi ele verir. Lazarus (1993)' e göre baş etmede iki önemli kategori yer alır: Bunlar problem merkezli baş etme ve duygu merkezli baş etmedir. Problem merkezli baş etmede, istismara uğramış olan çocuğun stres yönetimi, üstesinden gelebilme davranışlarını geliştirme ve öneri verme süreci yer alır. Duygu merkezli baş etmede ise çocuğun strese karşı vermiş olduğu yanıt incelenir. Bu yanıt genelde fantezi kurma ve imajinasyon ögelerinin içinde yer aldığı kaçınma davranışı olarak ortaya çıkabilir (Sigmon et all 1996).
Bu dönemde çocuğa gevşeme teknikleri öğretilebilir ve uygulana¬bilir. Çocuk sistematik olarak değerlendirilir. Negatif ve yıkıcı davranış¬ların oluşmasındaki duygusal durum tanılanır ve önlemeye girişimler planlanır. Öfke yönetimi yine bilişsel yapılandırıcı sistem içerisinde yer alır.Çocuk öfkelendiğinde, problemi ile baş edemediğinde ona yardımcı metod olarak kullanılabilir. Özellikle kaçınma davranışının tanımlanma¬sında işe yarayan bir tekniktir (Roberts 2000).
__________________
[CENTER][URL="http://www.nevart.net/"][IMG]http://www.nuveforum.net/galeri/data/500/2602.jpg[/img][/url]
Güzel Sanatlar Fakültesi/Lisesi Yetenek Sınavlarına Hazırlık Kursu
Resim Yağlı Boya Hobi Kursu
Hızlı ve Etkili Okuma Kursu
Çocuklar için Hızlı Okuma Kursu
Çocuklar için Resim Kursu
Diksiyon Kursu
Nefes Teknikleri Kursu
Kişisel Gelişim Kursları[/CENTER]
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 03.11.09, 12:45
Yardımcı Doçent
 
Üyelik tarihi: Sep 2008
İletiler: 4.173
SemaGürcan karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.SemaGürcan karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.SemaGürcan karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.SemaGürcan karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.SemaGürcan karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.SemaGürcan karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.SemaGürcan karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.
Standart Çocuk Cinsel İstismarına Psikodinamik Bakış Açısı Ve Hemşirelik Yaklaşımı-Psychodınamıc Aspects Of Child Sexual Abuse

SONUÇ
Hemşirenin buradaki rolü, öncelikle çocuk istismarını tanılaya-bilmesi olup, mağduru anlamaya çalışarak, yardım ve destek sunabil¬mesi olarak sıralanabilir. Hemşire tarafından yapılan iyi bir değerlen¬dirme, iyi bir girişimi ve yapılandırılmış bir uygulamayı getirir. İstismar döngüsünün kırılması açısından hemşire önemli bir yere sahiptir. Çocuk sağlığına yaklaşımda, istismarın erken tanısı ve çözümünde hemşirenin de içinde olduğu multidisipliner bir yaklaşım gereklidir. Tüm disiplinlerin ortaklaşa çalıştığı bu yaklaşım sayesinde çocuğun topluma ve okula tekrar kazanımı sağlanacaktır. Bunun için, hemşirelik girişimlerinin esas alındığı, istismara uğramış çocuğun ailesinin de terapi sürecine dahil edildiği aile merkezli eğitim ve destek program¬larının yürütülmesi gerekmektedir.
Eklenmiş Dosya
Dosya tipi: pdf cilt21sayi2-2005-ÇOCUK CİNSEL İSTİSMARINA PSİKODİNAMİK BAKIŞ AÇISI VE.pdf (205,3 KB (Kilobyte), 54x kez indirilmiştir)
__________________
[CENTER][URL="http://www.nevart.net/"][IMG]http://www.nuveforum.net/galeri/data/500/2602.jpg[/img][/url]
Güzel Sanatlar Fakültesi/Lisesi Yetenek Sınavlarına Hazırlık Kursu
Resim Yağlı Boya Hobi Kursu
Hızlı ve Etkili Okuma Kursu
Çocuklar için Hızlı Okuma Kursu
Çocuklar için Resim Kursu
Diksiyon Kursu
Nefes Teknikleri Kursu
Kişisel Gelişim Kursları[/CENTER]
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Tags
abuse, açısı, aspects, bakış, child, cinsel, çocuk, hemşirelik, psikodinamik, sexual, yaklaşımı-psychodınamıc, ıstismarına

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Bütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 04:13 .