Nüve Forum

Nüve Forum > akademik > Meslek Yüksek Okulları > Hemşirelik Yüksekokulu > Tüberküloz Algısı Ve Tedaviye Uyum-The Perception Of Tuberculosis And Treatment Adaptation

Hemşirelik Yüksekokulu hakkinda Tüberküloz Algısı Ve Tedaviye Uyum-The Perception Of Tuberculosis And Treatment Adaptation ile ilgili bilgiler


[coverattach=1]Akciğer tüberkülozu özellikle az gelişmiş ülkelerde morbidite ve mortaliteye neden olan bulaşıcı bir enfeksiyon hastalığıdır. Bulaştırıcılığm yüksek olması, tedavinin uzun sürmesi, hasta ve ailelerinin toplum tarafından izolasyonu, tüberküloz oluşumu hakkındaki

Cevapla

 

LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 12.11.09, 13:44
Yardımcı Doçent
 
Üyelik tarihi: Sep 2008
İletiler: 4.173
SemaGürcan karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.SemaGürcan karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.SemaGürcan karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.SemaGürcan karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.SemaGürcan karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.SemaGürcan karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.SemaGürcan karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.
Standart Tüberküloz Algısı Ve Tedaviye Uyum-The Perception Of Tuberculosis And Treatment Adaptation

[coverattach=1]Akciğer tüberkülozu özellikle az gelişmiş ülkelerde morbidite ve mortaliteye neden olan bulaşıcı bir enfeksiyon hastalığıdır. Bulaştırıcılığm yüksek olması, tedavinin uzun sürmesi, hasta ve ailelerinin toplum tarafından izolasyonu, tüberküloz oluşumu hakkındaki yanlış inançlar ve hasta ihmali tedavi başarısını etkilemektedir.
Bu makalede tüberküloz tedavi ve yönetimini etkileyen faktörler ve başa çıkma stratejileri üzerinde durulacaktır.

Pulmonary tuberculosis is an infection disease which leads to morbidity and mortality especially in low level developed country.
Its high infectiousness feature, its long treatment time, isolation of patients and their parents by the society, false belief about tuberculosis development and patient default affects success of treatment.
In this article we will dwell upon effecting factors tuberculosis treatment and management, and strategies which ensures accopmlishment.


Ayşe ÇİL-Nermin OLGUN
Marmara Üniversitesi Hemşirelik Yüksekokulu, İç Hastalıkları Hemşireliği Anabilim Dalı, Haydarpaşa Kampüsü, Üsküdar/İSTANBUL
Eklenmiş Resim
Dosya tipi: jpg Tuberculosis.JPG (29,4 KB (Kilobyte), 27x kez indirilmiştir)
__________________
[CENTER][URL="http://www.nevart.net/"][IMG]http://www.nuveforum.net/galeri/data/500/2602.jpg[/img][/url]
Güzel Sanatlar Fakültesi/Lisesi Yetenek Sınavlarına Hazırlık Kursu
Resim Yağlı Boya Hobi Kursu
Hızlı ve Etkili Okuma Kursu
Çocuklar için Hızlı Okuma Kursu
Çocuklar için Resim Kursu
Diksiyon Kursu
Nefes Teknikleri Kursu
Kişisel Gelişim Kursları[/CENTER]
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 12.11.09, 13:45
Yardımcı Doçent
 
Üyelik tarihi: Sep 2008
İletiler: 4.173
SemaGürcan karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.SemaGürcan karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.SemaGürcan karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.SemaGürcan karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.SemaGürcan karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.SemaGürcan karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.SemaGürcan karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.
Standart Tüberküloz Algısı Ve Tedaviye Uyum-The Perception Of Tuberculosis And Treatment Adaptation

GİRİŞ
Tüberküloz hastalığı mycobacterium tuberculosis ve nadiren mycobacterium bovis'in neden olduğu enfeksiyon hastalığıdır (Bürger-Mildenberger 2002, Hough and Hag 2001, Selçuk 1998). Dünya nüfusu¬nun yaklaşık 1 /3'ü tüberküloz basili ile enfektedir. Her yıl 8 milyon kişide aktif tüberküloz gelişmekte ve 2 milyondan fazla kişi bu hastalık nedeniyle yaşamını yitirmektedir (Davey 2002). Tüberküloz vakalarının
%95'i ve tüberküloza bağlı ölümlerin %98'i gelişmemiş ülkelerde ortaya
çıkmaktadır (Birol 2003).
Enfeksiyon bir kişiden diğer bir kişiye damlacık enfeksiyonu yolu ile bulaşmaktadır. Bulaşıcılık hasta kişinin çevresini enfekte etme potansiyeline, bulunulan ortamın koşullarına ve bulaşma süresine bağlıdır. Tedavi edilemeyen bulaşıcı nitelikteki bir hasta iki yıl içinde 22-28 kişiyi enfekte etmektedir. Kişinin bulaştırıcı olması için aktif tüberküloz hastası olması gerekmektedir (Birol 2003, Karayel ve ark 1 998, Selçuk 1 998). Aktif tüberkülozlu kişilerin bulaştırıcılığı iki hafta¬lık tedaviden sonra basil sayısının ve öksürüğün azalmasına bağlı olarak büyük oranda ortadan kalkmaktadır (Birol 2003, Selçuk 1 998). Tüberküloz yalnız solunum yolu dışında sindirim yoluyla da bulaşır. İnek sütü ile bulaşan (bovin) tüberküloz basili insanlarda sindirim sistemi enfeksiyonlarına neden olur (Birol 2003).
Ciddi beslenme bozukluklarında ve immün sistemin baskılandığı durumlarda tüberküloz oluşma riski artmaktadır. Tüberküloz hastalığı riskini arttıran durumlar şunlardır:
1. Son 2 yıl içinde tüberküloz enfeksiyonu (reenfeksiyon)
2. Yetersiz tedavi görmüş veya hiç görmemiş kişilerde radyolojik olarak eski tüberküloz enfeksiyonu bulguları
3. Gastrektomi
4. Kronik malabsorbsiyon sendromları
5. İdeal beden ağırlığından %10 veya daha düşük ağırlık
6. Uzun süreli kortikosteroid tedavisi
7. Diyabetes mellitus
8. Baş boyun kanserleri
9. Renal yetmezlik
10. HIV enfeksiyonu
11 . İ laç bağ ı mlı l ı ğı
12. Hematolojik/retiküloendotelyal sistem hastalıkları (Birol 2003,
Selçuk 1 998).
Hemşire riskli grupların uygun tedavi, bakım ve izlemlerinde rol almasının yanında tüberküloz hakkında eğitici rol üstlenerek tüberküloz oluşma riskini azaltacak ve oluşan tüberkülozun erken dönemde tanı¬lanıp tedaviye başlanmasında anahtar rol oynayacaktır.
Tüberkülozun Tedavi ve Kontrolü 4 Temel Faktöre Bağlıdır
1. İlaç tedavisi
2. Hasta Eğitimi
3. Ultraviyole ışık kullanımı
4. Hastanın kaldığı odanın havalandırılması (Luckman and Sorenson 1990).
1- İlaç Tedavisi
Tüberküloz tedavisinde kullanılan ilaçlar majör (birinci seçenek) ve minör (ikinci seçenek) ilaçlar olarak 2 grupta toplanmaktadır. Majör ilaçlar Isoniazid, Rifampin, Streptomisin, Pirazinamid ve Etambutol'den oluşmaktadır. Etki ve güvenilirlik yönünden tübekülozun en iyi ilaçları Isoniazid ve Rifampindir. (Fekete 1998, Gazioğlu 1997, Selçuk 1998, Umut ve Yıldırım 2001).
Tüberküloz tedavisine bağlı olarak ilaç yan etkileri ve ilaç toksi-sitesi gelişebilir. Isoniazid, Ripampin ve Pirazinamid kullanımında kara¬ciğer toksisitesi gelişebileceğinden bu ilaçlarla tedaviye başlamadan önce hepatik fonksiyonlar kontrol edilmelidir. Ayrıca antitüberküloz tedaviye başlamadan önce renal fonksiyonlar kontrol edilmeli, gereki¬yorsa doz ayarlaması yapılmalıdır. Etambutol başlamadan önce görme düzeyi test edilmeli, streptomisin kullanan hastalar işitme fonksiyonu yönünden değerlendirilmelidir (Gazioğlu 1997, Hough ve ark 2001, Umut ve ark 2001 ). Rifampisin idrar, gözyaşı, ter, tükrük, gibi tüm vücut sıvılarını kavun içi renge boyar. Hastalara bu konuda bilgi veril¬melidir. İlaç yan etkileri ve ilaç toksisite belirtilerini izlemek ve bu belirtiler hakkında hastalara eğitim vermek hemşirenin sorumluluğu altındadır (Umut ve ark 2001 ).
Tüberküloz tedavisi, başlangıç yoğun tedavi evresi ve idame tedavi evresi olmak üzere iki evrede uygulanır. Başlangıç yoğun tedavi evresi veya erken bakterisidal evre, tedavinin başlangıcından itibaren 1-3 ay (ortalama iki ay) süre ile 3-5 bakterisidal ilaç kombinasyonunun genel¬likle günlük olarak uygulanmasıyla yapılan tedaviyi kapsar. İkinci evre ise; 4-6 ay boyunca genellikle 2-3 bakterisidal ilacın kullanımını kapsar (Kocabaş 1996).
__________________
[CENTER][URL="http://www.nevart.net/"][IMG]http://www.nuveforum.net/galeri/data/500/2602.jpg[/img][/url]
Güzel Sanatlar Fakültesi/Lisesi Yetenek Sınavlarına Hazırlık Kursu
Resim Yağlı Boya Hobi Kursu
Hızlı ve Etkili Okuma Kursu
Çocuklar için Hızlı Okuma Kursu
Çocuklar için Resim Kursu
Diksiyon Kursu
Nefes Teknikleri Kursu
Kişisel Gelişim Kursları[/CENTER]
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 12.11.09, 13:46
Yardımcı Doçent
 
Üyelik tarihi: Sep 2008
İletiler: 4.173
SemaGürcan karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.SemaGürcan karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.SemaGürcan karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.SemaGürcan karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.SemaGürcan karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.SemaGürcan karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.SemaGürcan karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.
Standart Tüberküloz Algısı Ve Tedaviye Uyum-The Perception Of Tuberculosis And Treatment Adaptation

Günümüz dünyasında gözlenen tüberküloz salgınının temel nede¬ni, özellikle gelişmekte olan ülkelerde saptanan hastaların ancak yarı¬dan azının tam olarak tedavi edilebiliyor oluşudur. Bu sorunun çözümü için Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından önerilen yaklaşım, özellikle tedaviye uyumsuz ve uyumsuzluk riski yüksek hastalarla, ARB (Aside Rezistan Bakteri) pozitifliği saptanan tüm tüberkülozlu hastaların doğ¬rudan gözlem altında (Directly Observed Therapy: DOT) kısa süreli tedavi rejimleri kullanarak tedavi edilmeleridir. Önerilen bu uygulamada hedef; hastaların ilaçlarını bir sağlık personeli veya görevlendirilen bir başka kişinin denetimi altında içmelerinin sağlanmasıdır. İlaç uygulaması bir sağlık kuruluşunda veya hastanede gerçekleştirilebilir. Ancak hastanın evinde, iş yerinde ya da okulda tedavinin uygulanması hem daha pratik hem de daha ekonomiktir. DOT uygulaması ile birlikte tedaviye uyum¬suzluk ve direnç gelişiminin önlenmesi, böylece tedavinin başarı oranı¬nın yükseltilmesi amaçlanmaktadır. Hastanın lezyonlarındaki basiller kullanılan ilaçlara duyarlı olduğu sürece, doğrudan gözlem altında uygulanan tedavi rejimlerinin etkinliği %95-100 düzeyindedir. Tedavinin tamamlanmasından sonraki 2-5 yıllık dönemde reenfeksiyon gelişme oranı ise %5'in altındadır (Kocabaş 1996). Synder ve arkadaşla-rının yaptığı bir çalışmada; DOT'un hastalığın önlenmesinde yüksek oranda etkili olduğu ayrıca tüberküloz tedavisi nedeniyle kişi başına düşen harcamaları azalttığı gösterilmiştir (Synder ve ark 1999). Amerika'da yapılan tedaviyi tamamlamaya yönelik bir çalışmada; tüberküloz teda¬visini kendi kendine uygulayan (Self Administered Therapy: SAT) birey¬ler ile tedavilerini doğrudan gözlem altında uygulayan bireyler karşılaş¬tırılmış, tedavilerini doğrudan gözlem altında uygulayanların %52'sinin tedaviyi tamamladığı saptanmıştır. Burada tedavinin doğrudan gözlem altında uygulanmasına rağmen tüberkülozlu hastalarda tedaviyi tamam¬lama oranının düşük olduğuna dikkat çekilmiştir (Davidson 1998).
Başarılı bir tüberküloz tedavisi için, hastalığın tanısı ve uygun bir tıbbi tedavi programına başlanması yanında, hastanın tedavi süresince yakından izlenmesi ve ilaçlarını düzenli olarak alması sağlanmalıdır. Bu amaçla, tedaviye başlamadan önce hasta ile yakın diyalog geliştirmek, hastalığı ve tedavisi hakkında hastayı bilgilendirmek büyük önem taşır. Hasta eğitimi hemşirenin sorumluluğu altındadır ve hastaların tedaviye uyumlarını arttırmada vazgeçilmezdir (Kocabaş 1 996). Tüberküloz teda¬visinde en önemli problem hastanın tedaviyi tamamlamaması, yarıda bırakmasıdır. Tüberküloz kliniğinde, tedaviyi tamamlamama genellikle en az %15, yaygın olarak %40-60 oranında görülmektedir. Tedaviyi tamamlamama tedavi yetersizliğine ve ilaca dirençli mikroorganizmala¬rın oluşmasına neden olmaktadır. Genellikle tedavi programı ilk 6 ayda yarıda bırakılır (Daniel 1991). Çil ve Olgun'un yaptığı bir çalışmada tüberküloz tedavisi gören hastaların maddi imkansızlıklar (%50), bilgi¬sizlik (%33) ve sağlık kuruluşlarına ulaşamama (%12.5) nedenleri ile tedaviyi tamamlayamadığı saptanmıştır (Çil ve Olgun 2004).
Pasif vaka bulma tüberküloz kontrol programlarının önemli bir kısmını oluşturmaktadır. Toplumun tüberkülozlu bireylere karşı olan tutumu, tüberküloz algıları ve tüberküloz hakkındaki inançları pasif vaka bulmayı önemli derecede etkilemektedir. Long ve arkadaşları Vietnam'da tüberkülozlu ve tüberkülozlu olmayan gruplarla odak grup görüşmesi yapmışlar ve görüşmeye katılan bireylerin tüberküloz hakkın¬daki bilgi düzeylerinin iyi olduğunu saptamışlardır. Görüşmeye alınan bireyler tüberkülozu bulaşıcı, tehlikeli ve bakterilerin neden olduğu enfeksiyöz bir hastalık olarak ifade etmişlerdir. Özellikle köyde yaşayan ve hastalıkları geleneksel yöntemlerle tedavi eden yaşlı bireyler tüber¬külozu; genetik tüberküloz, çok çalışanları özellikle de çok çalışan erkekleri etkileyen fiziksel tüberküloz, çok fazla endişelenme nedeniyle oluşan ve kadınları etkileyen mental tüberküloz ve solunum yoluyla bulaşan bakteriyel tüberküloz olarak dört gruba ayırmışlardır (Long ve ark 1999). Ülkemizde tüberküloz ve tüberkülozlu bireylerle ilgili yaygın olarak kullanılan ifadeler ise; "kara sevdaya yakalandı", "ince hastalık", "çok çalışmaktan verem oldu", "sülalelerinde veremli var, onlara kız verilmez" şeklindedir.
Johannson ve arkadaşları; sağlık çalışanları ve hastalar tarafın¬dan tüberkülozun fakir insanları etkileyen "kirli" bir hastalık olarak algılandığını ifade etmişlerdir. Ayrıca tüberkülozlu hastalar, diğer kişiler tarafından önemsenmediklerini ve daha az saygı gördüklerini ifade etmişlerdir. Bu sosyal dışlanma hissinin tıbbi tedavi ve bakım almayı engellediği; sıklıkla bireysel ilaç kullanımına yol açtığı ve antitüberküloz ilaçları eczanelerden reçetesiz olarak almaya neden olduğu saptanmıştır (Johannson ve ark 1 996). Khan ve arkadaşlarının yaptığı çalışmada ise Pakistan'da tüberküloz hastalarının büyük bir kısmının fakir olduğu, fakat buna rağmen hastaların başlangıçta özel muayenehaneye gitmeyi tercih ettikleri bildirilmiştir. Ayrıca hastaların tüberkülozu tedavi edile¬mez bir hastalık olarak düşündüğü ve bu nedenle de tedavi gördüklerini açıklama konusunda isteksiz davrandıkları belirlenmiştir (Khan ve ark 2000).
Westaway'ın 1990 yılında yaptığı bir çalışmada hastaların %87'si-nin tüberkülozu bir çok insanı etkileyen bir hastalık olarak algıladıkları, buna rağmen ailelerinin risk altında olmadığını düşündükleri belirlen¬miştir. Ayrıca hastaların tüberkülozun önlenmesinin kolay olduğu, teda¬vi sonrası tam bir iyileşme olduğu, arkadaşlar ve aile tarafından kabul edilebilir bir hastalık olduğunu düşündükleri saptanmıştır (Westaway 1 990). Kelly'in yaptığı tanımlayıcı araştırmada; hastaların tüberkülozu tıbbi bir durum olarak anladıkları ve kendilerini hastalık taşıyıcı olarak algıladıkları halde, yakınları ve aileleri tarafından izole edilmemek için tanılarını gizledikleri görülmüştür (Kelly1999). Amerika'da 14.727 kişiy¬le yapılan görüşme sonrası Amerikan halkının tüberküloz hakkında düşük düzeyde bilgiye sahip olduğu, buna rağmen tüberküloz hakkında bilgi düzeylerini yüksek olarak algıladıkları saptanmıştır (Ailinger ve ark 2003).
__________________
[CENTER][URL="http://www.nevart.net/"][IMG]http://www.nuveforum.net/galeri/data/500/2602.jpg[/img][/url]
Güzel Sanatlar Fakültesi/Lisesi Yetenek Sınavlarına Hazırlık Kursu
Resim Yağlı Boya Hobi Kursu
Hızlı ve Etkili Okuma Kursu
Çocuklar için Hızlı Okuma Kursu
Çocuklar için Resim Kursu
Diksiyon Kursu
Nefes Teknikleri Kursu
Kişisel Gelişim Kursları[/CENTER]
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 12.11.09, 13:46
Yardımcı Doçent
 
Üyelik tarihi: Sep 2008
İletiler: 4.173
SemaGürcan karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.SemaGürcan karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.SemaGürcan karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.SemaGürcan karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.SemaGürcan karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.SemaGürcan karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.SemaGürcan karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.
Standart Tüberküloz Algısı Ve Tedaviye Uyum-The Perception Of Tuberculosis And Treatment Adaptation

Görüldüğü gibi tüberküloz oluşumu, bulaşma yolları ve tedavisi hakkındaki yanlış inançlar tüberkülozlu bireylerin tedavisini önemli ölçüde etkilemektedir. Ayrıca bulaşma yolları hakkındaki yanlış inançlar tüberkülozlu bireylerin ve ailelerinin dışlanmasına neden olmaktadır. Bu sosyal dışlanmayı engellemek amacıyla tüberkülozlu bireyler tedavi olmamakta veya tedaviye geç başlayabilmekte ve bu süre içerisinde has¬talığı diğer kişilere bulaştırabilmektedirler. Yine hastaların daha önce antitüberküloz tedavi gördüklerini gizlemeleri nedeniyle yanlış ilaç tedavisi başlanabilmekte ve dirençli tüberküloz vakaları oluşabilmek¬tedir. Bir çok kısırdöngüyü içinde barındıran tüberküloz tedavisinde başarıyı arttırmak için öncelikle toplumun, tüberkülozlu bireylerin/ ailelerinin ve sağlık ekibinin tüberküloz oluşumu, bulaşma yolları ve tedavisi konusunda eğitilmesi gerekmektedir. Eğitimler hastaların teda¬viye uyumunu arttıracak, sosyal izolasyonu, bulaştırıcılığı azaltacak ve dirençli tüberküloz vakalarının oluşmasını engelleyecektir. Bu eğitim¬lerde hemşireler aktif olarak rol almalı ve tüberkülozla başetmeyi kolaylaştırmalıdırlar.
2- Hasta Eğitimi
Hasta eğitimi sıklıkla hemşirenin sorumluluğu altındadır. Hemşire öncelikle hastaların eğitimi için zaman ayırmalı, gerçekçi hedefler doğ¬rultusunda uygun eğitim materyalleri kullanarak hasta eğitimi yapma¬lıdır. Eğitimler sırasında hastaların soru sorabilecekleri ve kafalarına takılan soruları tartışabilecekleri bir ortam yaratılmalıdır. Tüberkülozlu bir kişiye hemşirenin yardımcı olma yeteneği hasta bireyin hastalığa bakış açısı ile yakından ilgilidir. Bu nedenle hemşirenin öncelikle has¬tanın hastalığa bakış açısını değerlendirmesi gerekir (Luckman ve ark 1990).
Almanya'da sağlık eğitimi daha önceleri sadece hekimler tarafın¬dan yapılırken 19001ü yıllardan itibaren hemşireler tarafından yapılma¬ya başlanmıştır (Boggatz 2003). Peru'da ilaca dirençli tüberkülozlu hastaların tedavilerine katılan hemşirelerin çalışması ile ilgili 5 yıl süren bir araştırma yapılmış ve sonuçta hemşirelerin tedavi programı içinde yer alan bir çok aktiviteyi yerine getirme konusunda sorumluluk aldığı saptanmıştır. Bu aktivitelerin; hasta tanılama, tedavi öncesi ve tedavi sırasında hastayı değerlendirme, beklenmeyen durumlara başarılı bir şekilde müdahale etme, ilaca dirençli tüberküloz konusunda hastalara ve diğer sağlık ekibine eğitim yapma ve ekip üyeleri arasındaki iletişimi sağlama olduğu saptanmıştır (Palacios ve ark 2003).
Başlıca eğitim konuları hastalığın niteliği, tedavinin gidişi ve ama¬cı olmalıdır. Enfeksiyonun yayılımını önlemede, el yıkama, tek kulla¬nımlık kağıt mendil kullanımı ve öksürürken ağızın kağıt mendil ile kapatılması önemlidir. Hastaya; ilaçlarını düzenli alması ve bunun gerekçeleri, balgamını bir kaba toplaması, birlikte olduğu kişilerle hekim sakıncası olmadığını söyleyinceye kadar kapalı ortamlarda uzun süre kalmaması, hastanede ya da evde tek başına yatma nedenleri açıklan¬malıdır. Hastaya çocuklarla birlikte olmaması, bulunduğu yeri yeterli havalandırması, aşırı yorgunluktan sakınması; gece hayatı, uykusuzluk, sigara, alkol gibi vücut direncini düşüren alışkanlıklardan sakınması konusunda eğitim verilmelidir. Ayrıca hastalar ilaçların yan etkisi hakkında bilgilendirilmeli, tedaviyi tamamlamalarına rağmen uzamış öksürük, ateş, kilo kaybı gibi belirtiler gelişmesi durumunda bir sağlık kuruluşuna başvurmaları gerektiği konusunda eğitim verilmelidir (Çelikoğlu 1995, Çöplü 1995, Kocabaş 1996). Maske kullanan hastalar¬da solunum nedeniyle bir süre sonra maskede nemli bir ortam oluş¬makta ve bu nemli ortam maskede mikroorganizmaların üremesini kolaylaştırmaktadır. Bu durumu engellemek için hastaların 2-3 saat aralarla maskelerini değiştirmeleri gerektiği anlatılmalıdır. Ayrıca rutin kullanılan maskeler dışında tüberküloz izolasyonunda özel filtreli mas¬kelerin kullanılması koruyucu olmaktadır. Bu konuda sağlık çalışan¬larının özellikle de hemşirelerin dikkatli olması gerekmektedir (Bürger-Mildenberger 2002).
Liam ve arkadaşlarının yaptığı retrospektif bir çalışmada tüber-külozlu hastaların hastalıkları hakkında bilgilerinin sınırlı olduğu, yaş ile tüberküloz hakkındaki bilgi düzeyi arasında negatif bir korelasyon olduğu saptanmıştır. Ayrıca eğitim alan hastalarda bilgi düzeyinin arttı¬ğı ve hastaların %67.8'inin reçete edilen tedaviyi tamamladığı belirlen¬miştir. Tedaviye bağlı olarak şikayetleri azalan hastaların bir kısmının kendilerini iyileşmiş olarak kabul ettikleri ve tedaviyi yarıda bıraktıkları belirlenmiştir (Liam ve ark 1 999). Messmer ve arkadaşları tüberküloz tanısı konmuş AIDS'li hasta bakımı hakkında hemşirelere eğitim ver¬mişler ve eğitimin enfeksiyon kontrolü ile ilgili olarak hemşirelerin bilgi düzeylerini ve davranışlarını değiştirip değiştirmediğini araştırmışlardır. Eğitim sonrası hemşirelerin tüberküloz hakkındaki bilgi düzeyleri art¬mış, üniversal önlem protokolleri ve solunum izolasyonu ile ilgili bilgile¬rinde gelişme olduğu saptanmıştır. Buna rağmen AIDS hakkındaki bilgi düzeylerinde ve en önemlisi hastalara bakım davranışlarında somut bir artış olmamıştır (Messmer ve ark 1 998). Burada verilecek eğitimin içeri¬ğinin gereksinimler ve istenen değişiklikler doğrultusunda planlanması gerektiği sonucuna varabiliriz. Hemşirelerde davranış değişikliği oluş¬turmak için öncelikle eğitimler sırasında uygulamalara yer verilmesi ve hasta bakımının hasta üzerine olan olumlu etkilerinin paylaşılması gerekmektedir.
__________________
[CENTER][URL="http://www.nevart.net/"][IMG]http://www.nuveforum.net/galeri/data/500/2602.jpg[/img][/url]
Güzel Sanatlar Fakültesi/Lisesi Yetenek Sınavlarına Hazırlık Kursu
Resim Yağlı Boya Hobi Kursu
Hızlı ve Etkili Okuma Kursu
Çocuklar için Hızlı Okuma Kursu
Çocuklar için Resim Kursu
Diksiyon Kursu
Nefes Teknikleri Kursu
Kişisel Gelişim Kursları[/CENTER]
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 12.11.09, 13:47
Yardımcı Doçent
 
Üyelik tarihi: Sep 2008
İletiler: 4.173
SemaGürcan karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.SemaGürcan karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.SemaGürcan karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.SemaGürcan karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.SemaGürcan karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.SemaGürcan karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.SemaGürcan karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.
Standart Tüberküloz Algısı Ve Tedaviye Uyum-The Perception Of Tuberculosis And Treatment Adaptation

Rycroft-Malone ve arkadaşlarının yaptığı tanımlayıcı bir araştır¬mada hemşirelerin ilaç eğitiminde sıklıkla ilacın adı, kullanış amacı, rengi, kullanılacak tablet sayısı, zamanı ve uygulama sıklığı hakkında basit bilgiler verdikleri saptanmıştır (Rycroft-Malone ve ark 2000). Hem¬şirelerin ilaç tedavisinin önemi, sürekliliği ve izlem ile ilgili eğitim yapma işlevlerini yerine getirmede eksik olduğunu söyleyebiliriz. Hemşireler hastalığın iyileşmesi ve bulaştırıcılığın ortadan kalkması için ilaçların tedavi süresince düzenli kullanılması gerektiği, düzensiz ilaç kullanımı sonucu tedaviye dirençli tüberkülozun oluşacağı konusunda hastalara eğitim vermelidirler. Ayrıca ilaç yan etkileri ve bu yan etkiler görüldü¬ğünde hekime başvurmaları gerektiği anlatılmalıdır. İlaç eğitiminde bu noktaların vurgulanması hastaların tedaviye uyumunu arttıracaktır.
3- Ultraviyole Işık Kullanımı
Aktif tüberkülozlu kişinin odasına yerleştirilen ultraviyole ışık tüberküloz basillerini öldürür. Utraviyole ışığın göze olan zararını önle¬mek amacıyla kaynak göz kontağının olduğu seviyenin üzerine konul¬malıdır. İyi ventilasyon tüberküloz basillerini ortadan kaldırmada önem¬lidir, ancak organizmaların azalmasını sağlamada ultraviyole ışıktan daha az etkiye sahiptir (Luckman ve ark 1990).
4-Hasta Odasının Havalandırılması
Odanın ventilasyonu basil çekirdeklerinin havadan temizlenmesi açısından önemlidir. Aktif tüberkülozlu kişilerin odaları saat başı hava-landırılmalıdır. Havalandırmanın özellikle gündüz saatlerinde yapılması ve soğuk havalarda yaşlı bireylerin korunması gerekmektedir. Hasta odasının havalandırılmasında mümkünse negatif basınçlı klimalar kullanılmalıdır (Luckman ve ark 1 990).
Sonuç olarak; tüberküloz tedavisinin uzun sürmesi, semptomla¬rın iyileşmesi nedeniyle tedavinin yarıda bırakılması, ilaçlara direnç gelişmesi, tüberkülozlu bireylerin sosyal izolasyonu nedeniyle tanılarını gizlemeleri ve tüberküloz oluşumu, bulaşması ve tedavisi ile ilgili yanlış inançlar hastalık ihmaline yol açmaktadır.
Hastalık ihmalini engellemek için öncelikle tüberkülozlu bireyleri /ailelerini toplumu hastalığın oluşumu, bulaştırıcılık, tedavi, izlem ve bakım konusunda eğitmek gerekmektedir. Tedaviye uyumu arttırmak amacıyla hasta izlemlerinin düzenli yapılması, uyum problemi olan has¬taların hastanede yatmaları sağlanmalıdır. Sağlık bakım profesyonelle¬rinin tedavi, bakım ve izlem sırasında hastalığın psikososyal boyutunu da kapsayacak şekilde girişimlerde bulunmaları hasta uyumunu arttı¬racaktır.
Eklenmiş Dosya
Dosya tipi: pdf cilt21sayi2-2005-TÜBERKÜLOZ ALGISI VE TEDAVİYE UYUM.pdf (103,8 KB (Kilobyte), 41x kez indirilmiştir)
__________________
[CENTER][URL="http://www.nevart.net/"][IMG]http://www.nuveforum.net/galeri/data/500/2602.jpg[/img][/url]
Güzel Sanatlar Fakültesi/Lisesi Yetenek Sınavlarına Hazırlık Kursu
Resim Yağlı Boya Hobi Kursu
Hızlı ve Etkili Okuma Kursu
Çocuklar için Hızlı Okuma Kursu
Çocuklar için Resim Kursu
Diksiyon Kursu
Nefes Teknikleri Kursu
Kişisel Gelişim Kursları[/CENTER]
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Tags
adaptation, algısı, perception, tedaviye, treatment, tuberculosis, tüberküloz, uyum-the

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Bütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 08:21 .