Nüve Forum

Nüve Forum > akademik > Meslek Yüksek Okulları > Hemşirelik Yüksekokulu > Gebelerin Ruhsal Belirti Dağılımlarının İncelenmesi

Hemşirelik Yüksekokulu hakkinda Gebelerin Ruhsal Belirti Dağılımlarının İncelenmesi ile ilgili bilgiler


[coverattach=1]Gebelerin Ruhsal Belirti Dağılımlarının İncelenmesi-Investigation Of Pregnants' Psychiatric Symptoms Bu çalışmada gebelerde ruhsal belirtiler ve bu belirtileri etkileyebilecek faktörler araştırılmıştır.Tanımlayıcı tipte olan bu çalışma gerekli izinler alındıktan sonra, Kasım 2001-

Cevapla

 

LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 06.12.09, 08:32
Çılgın
 
Üyelik tarihi: Jul 2008
İletiler: 833
MelisAycan artık çok görkemli biri.MelisAycan artık çok görkemli biri.MelisAycan artık çok görkemli biri.MelisAycan artık çok görkemli biri.MelisAycan artık çok görkemli biri.MelisAycan artık çok görkemli biri.MelisAycan artık çok görkemli biri.MelisAycan artık çok görkemli biri.MelisAycan artık çok görkemli biri.MelisAycan artık çok görkemli biri.
Standart Gebelerin Ruhsal Belirti Dağılımlarının İncelenmesi

[coverattach=1]Gebelerin Ruhsal Belirti Dağılımlarının İncelenmesi-Investigation Of Pregnants' Psychiatric Symptoms
Bu çalışmada gebelerde ruhsal belirtiler ve bu belirtileri etkileyebilecek faktörler araştırılmıştır.Tanımlayıcı tipte olan bu çalışma gerekli izinler alındıktan sonra, Kasım 2001- Ocak 2002 tarihleri arasında Ege Üniversitesi Hastanesi Obstetri Polikliniği ve Prof. Dr. Hayri Üstündağ Kadın Hastalıkları ve Doğum Hastanesi Obstetri Polikliniğine başvuran 94 gebede yapılmıştır. Veri toplama aracı olarak gebelerin tanıtıcı özelliklerini içeren "Bireysel Bilgi Formu" ile ruhsal belirtileri değerlendirmek amacıyla Hisli ve Durak tarafından (1994) geçerlik ve güvenirlik çalışması yapılan Kısa Semptom Envanteri (KSE) kullanıl¬mıştır. Araştırma kapsamındaki gebelerin yaş ortalaması 26,36 ± 5,93, gebelik sayısı ortalaması 2,26 ± 1, 70'dir. Gebelerin %51' i okuryazar yada ilk okul mezunu, %90,4' ü resmi nikahlı ve %54,3' ünün büyük şehre göç ettiği belirlen¬miştir. Gebelerin %11,7' sinin fiziksel, %7,4' ünün ruhsal bir hastalığı olduğu saptanmıştır. Gebelerin %69,1' i gebelik sırasında en fazla desteği eşlerinden aldıklarını, %22,3 ünün gebelik sırasında eşiyle olan ilişkinin iletişim yönünden etkilendiğini düşündüklerini belirtmişlerdir. Gebelerin, KSE Puan ortalamaları 44,78 ±27,26dir. Bu çalışmada gebelerde KSE toplam puan ortalamalarını etkilemeyen faktörler göç etme durumu, ruhsal bir hastalığın bulunuşu, eş ile ilişkinin etkilendiğinin düşünülmesi, eğitim, medeni durum, gelir, fiziksel hastalık hikayeleri olarak belirlenmiştir.

This study investigated psychiatric symptoms and effective factors of this symptoms in pregnancy. Between november 2001 and January 2002, 94 pregnant women which were admitted Ege University Hospital obstetry polyclinic and Professor doctor Hayri Üstündağ obstetry and gynecology hospital obstetry polyclinic investigated as a descriptive study under their permission. Data was collected by "Individual Knowledge Form" that was included pregnancy women's descriptive characteristics whichwas developed by researchers and "Brief Symptom Inventory "(BRI) for evaluating of psychiatric symptoms which validity and reliability tests was made by Hisli and Durak (1994). Mean age of pregnant women was 26,36 ± 5,93 and mean pregnancy rate was 2,26 ± 1, 70. More than half of pregnant (51%) graduated primary school or only literate, the most of the pregnant married and more than half immigrated small to big city. Eleven point seven percent of pregnant had physical, 7,4% of pregnant women had psychological disorders. The most of pregnant women (69,1%) taken mainly psychological support from their husbands, 22,3% of pregnant women considered to change of relation with their husbands. BRI mean score of pregnant women was 44, 78 ± 27,26. This result was considered to decreasing of distribution rate of psychological symptoms. BRI mean sore was not affected by immigration, had psychological disorders, communication with her husband, income, marital status, history of physical disorders in this study.

Şeyda Dülgerler-Esra Engin-Gül Ertem
*Ege Üniversitesi Hemşirelik Y.O., Psikiyatri Hemşireliği Anabilim Dalı. **Ege Üniversitesi Ödemiş Sağlık Y.O., Doğum Kadın Sağlığı Ve Hastalıkları Hemşireliği Anabilim Dalı
Eklenmiş Resim
Dosya tipi: jpg pregnancy_1.jpg (16,3 KB (Kilobyte), 33x kez indirilmiştir)
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 06.12.09, 08:34
Çılgın
 
Üyelik tarihi: Jul 2008
İletiler: 833
MelisAycan artık çok görkemli biri.MelisAycan artık çok görkemli biri.MelisAycan artık çok görkemli biri.MelisAycan artık çok görkemli biri.MelisAycan artık çok görkemli biri.MelisAycan artık çok görkemli biri.MelisAycan artık çok görkemli biri.MelisAycan artık çok görkemli biri.MelisAycan artık çok görkemli biri.MelisAycan artık çok görkemli biri.
Standart Gebelerin Ruhsal Belirti Dağılımlarının İncelenmesi

GİRİŞ
Çocuk doğurma ve anne olma kadınların en önemli özelliğidir. Doğurganlıkları ile neslin devamını sağlayan kadınların yaşamında gebelik önemli bir yer tutar. Her gebelik sağlıklı kadınlar için bile risk yaratır. Döllenme ile başlayan ve doğumla sona eren gebelik periyodu, gebe ve fetüste fizyolojik, psikolojik değişikliklerin meydana geldiği doğal bir süreçtir. Gebelik, kadın rolünün ötesinde anne rolüne ilişkin tüm duygusal, yaşamsal, ruhsal, davranışsal beklenti, çatışma, umut ve arzuları ön plana çıkaran bir dönemdir. Kadının ruhsal durum ve yaşantısı, gebeliğin gidişini etkilediği gibi; gebeliğin kendisi de ruhsal-duygusal yaşantılar üzerinde önemli yansımalar yaratır. Bazı gebelerde daha önceki yaşamlarına ilişkin nörotik belirti ve kaygılar azalır. Gebe¬lik kadınlara bir kendine güven, varlığını ortaya koyma, seçkinlik ve değer duygusu verir. Bu dönem bazı gebeler için bağımlılık gereksinim¬lerini, çevreden ilgi, destek ve yardım beklentilerini daha kolay ortaya koyabilecekleri bir zamandır. Bir kısım gebe ise panik ve korku yaşar. Doğumda sakat kalacakları veya ölecekleri endişesine kapılırlar. Gebenin bu ruhsal reaksiyonları çocuğuna ilişkin endişeleri, sakat kalma gibi korkuları gebelik komplikasyonlarının seyrini etkiler. Kişilik ve duygu yaşantısı bozuk, yetersiz kadınlar, bedensel ve ruhsal açıdan çocuksu kadınlar ya da mazoistik eğilimli kadınlarda bu dönemler daha güç yaşanmaktadır (Özkan 1993).
Gebeliği kadın yaşamında değişik ve yeni rollere uyum gerektiren bir kriz dönemi olarak da görmek mümkündür. Yeni içsel ve kişilerarası
yapılanmalara götüren ve nihayet yetişkin ebeveyne uyumu gerekli kılan bir fizyolojik, psikofizyolojik, psikososyal bir süreçtir (Appleby 1989).
Temel gelişimsel ve psikolojik zorluklar gebeliğin evrelerine göre değişiklik gösterebilir. Gebe kadın özellikle ilk trimestrde bir dizi ruhsal ve duygusal süreçleri yaşar. Bu dönemde yorgunluk, bulantı ve kusma gibi fizyolojik belirti ve bulgulara paralel olarak oral döneme gerileme özellikleri ortaya çıkar. Sıklıkla hafif düzeyde de depresif ruh hali ortaya çıkar. ancak bu durum ikinci ve üçüncü trimestrlere kadar devam etmez. Gebenin kendi vücudunda taşıdığı bebekle olan ilişkisi, geçmişte kendi annesi ile ve ailesiyle yaşadığı duyguları ortaya çıkarır. Kendisi anne rolüne uyum sağlarken kendi annesiyle yaşadığı özdeşleşmeye ilişkin duygular ön plana çıkar. Bazı kadınlar bu dönemde destek bulacakları yada özdeşleşecekleri anne modeli ararlar. Vücut imajı değiştikçe yakın çevrede eşin ve aile bireylerinin ve sosyal çevrede diğer insanların tutumlarıyla karşılaşırlar. Hamile bir kadın bir çok kişide kendi anıları ve özlemleri ile bağlı güçlü duygular ortaya çıkarır. İnsan hayatında cinselliğin ve yaşam planlanmasının en yoğun konuşulduğu dönem kuşkusuz gebeliktir (Özkan 1993).
Gebelik ilerledikçe doğum, bebeğin sağlığı ve anneliğe ilişkin kay¬gılar ortaya çıkar. Bebeğin zedelenmesi ve ölümüne ilişkin ya da kendi sağlığına ilişkin korkular yaşanan fiziksel huzursuzluğu da ha arttırır. Huzursuzluk, uykusuzluk, sabırsızlık, kaygılı bekleyiş, doğumla bebek¬ten ayrılmayı daha da güçleştirir. Gebe kadın genel olarak biraz çocuk-laşır, duyarlı hale gelir ve derinliklerdeki ruhsal yaşantılar ve çatışmalar su yüzüne çıkar. Tüm bunlar daha sonraki anneliğe uyumu etkiler. Hamilelikte diğer önemli faktör, kadının içsel duygu durumunu doğru¬dan etkileyen eşin tutumu ve içinde yaşadığı psikososyal çevredir (Santiago et al 2001, Szigethy Ruiz. 2001, Hendrick 2002).
Kadının hamileliği evlilik ilişkisinde yeni değişiklikleri gündeme getirir ve müstakbel babaya belirli görevler yükler. Erkek bir taraftan eşindeki fiziksel ve ruhsal değişikliklerden etkilenir. Diğer taraftan ken¬disinin ilk çocukluk yıllarından bu yana annesi babası ve kardeşleri ile yaşadıkları ilişki biçimi ve eşlik eden duygu durumları su yüzüne çıkar. Kadının duygusal olarak kendi içine kapanması erkekte ihmal edildiği düşüncesini ortaya çıkarabilir. Diğer yandan kadının çalışıyor olması ile işinden ayrılmak zorunda kalması hem doğrudan hamile kadın üzerinde hem de eşinde sosyal ve ekonomik endişeler yaratır. Erkeğin destek ve güven ve yakın ilgisi ikisinin de yaşadığı ruhsal karmaşayı azaltır. Erkek çeşitli zorlanmalarla ne kadar başarılı biçimde baş edebilirse kadının uyum sağlamasını o kadar cesaretlendirebilir. Öte yandan daha önceki kişisel ve eşler arasındaki çatışmalar çözümlenmemiş ise veya erkeğin yapısı ve olgunluğu, yardımcı olmaya, paylaşmaya, destek olmaya
uygun değilse kadının baş edebilmesi ve yükü ağır olacaktır. Bu kapsamda erkeğin de müstakbel baba olarak baştan itibaren kadının hamileliğinin takibinde ve doğumda birlikte olması, hamilelik ve doğumun ilişkilerini derinleştirmesi ve birlikte ebeveyn rolüne hazırlanmaları yönünde çok önemli katkı sağlar. Bunun yanında ailedeki diğer çocukların kadın ve erkeğin anne, babasının, aileyi etkileyen diğer kişilerin tutum, yaklaşım ve arzuları kadının uyumunu destekleyici olabileceği gibi güçleştirici de olabilir. Fakat hamile kadın ve eşi bilmelidir ki tüm bu insanların davranış ve yönelimlerini belirleyen faktörler çoğunlukla kendi geçmişleri ve görüşlerine ilişkindir (Kumar 1984, Rosenthal 1994, Karanisoğlu 1991).
Gebelik süresince ve doğumda gebe ile sağlık ekibi arasındaki ilişki çok önemlidir. Genellikle gebe kadın hekimine, hemşiresine, ebe¬sine olumlu duygularla bağlanır ve transferans yaşar. Sağlık ekibinin ilgisi, yaklaşımı ve açıklamalarıyla gebe kadının bir çok kaygı ve endişesi giderilebilir (Özkan 1993).
Ekip üyeleri arasında bu anlamda etkin bir yeri olan hemşirelerin anneye duygusal destek verebilmesi için , gebeliğin kadının ve ailenin yaşamındaki yerini araştırması,olumlu ve olumsuz duyguların açıklanması için anneyi desteklemesi, ambivalan duyguları arttıran olguları belirlemesi, kadının, gebeliğin sorunlarını ve sorumluluklarını paylaşmak istediği kişiyi belirlemesi, yaşanan anksiyetenin derecesini belirlemesi gerekir.
Bu bilgiler doğrultusunda planlanan bu araştırma, gebelerde ruhsal belirtileri ve ruhsal belirtileri etkileyebilecek faktörleri saptamak amacıyla yapılmıştır.
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 06.12.09, 08:34
Çılgın
 
Üyelik tarihi: Jul 2008
İletiler: 833
MelisAycan artık çok görkemli biri.MelisAycan artık çok görkemli biri.MelisAycan artık çok görkemli biri.MelisAycan artık çok görkemli biri.MelisAycan artık çok görkemli biri.MelisAycan artık çok görkemli biri.MelisAycan artık çok görkemli biri.MelisAycan artık çok görkemli biri.MelisAycan artık çok görkemli biri.MelisAycan artık çok görkemli biri.
Standart Gebelerin Ruhsal Belirti Dağılımlarının İncelenmesi

GEREÇ VE YÖNTEM
Bu çalışma, gebelerin ruhsal belirti dağılımları ve bu belirtileri etkileyebilecek faktörleri saptamak amacıyla planlanmış tanımlayıcı ve kesitsel türde bir araştırmadır. Araştırma, E.Ü.T.F. Hastanesi Obstetri Polikliniği ve Prof. Dr. Hayri Üstündağ Kadın Hastalıkları ve Doğum Hastanesi Obstetri Polikliniği'nde Kasım 2001 -Ocak 2002 tarihleri arasında yapılmıştır.
Araştırmanın evrenini, her iki hastanenin obstetri polikliniğine başvuran gebeler oluşturmuştur. Araştırmada ayrıca bir örneklem seçimi yöntemine başvurulmamış olup, 6 Kasım 2001-31 Ocak 2002 tarihleri arasında rutin kontrolleri için bu polikliniklere başvuran ve araştırmaya katılmayı kabul eden gebeler araştırmanın örneklemini oluşturmuştur (n=94).
Araştırmada gerekli verileri toplayabilmek için 2 tür soru formu kullanılmıştır. Bunlardan ilki araştırmacılar tarafından geliştirilen ve gebelerin tanıtıcı özelliklerini içeren "Bireysel Bilgi Formu" dur. Bu form gebelerin yaş, eğitim durumu, medeni durum, ailelerinin kaç kişiden oluştuğu, göç etme durumu, gelir durumu, fiziksel ve ruhsal hastalık bulunma durumu, gebelik sayısı, gebelik sırasında geçirilen önemli bir rahatsızlık olma durumu, gebelik sırasında en fazla destek aldığı yakın/yakınları, gebeliğin eşiyle ilişkisini etkilemesini düşünme duru¬mu, eş ile ilişkinin ne yönden etkilendiğini düşünme olmak üzere toplam 14 sorudan oluşan bir soru formudur. Araştırmada kullanılan ikinci form ise Kısa Semptom Envanteri (KSE)'dir. KSE, Ruhsal belirtileri değerlendirmek amacıyla Hisli ve Durak tarafından (1994) geçerlik ve güvenirlik çalışması yapılan 53 madde ve 10 alt ölçekten oluşan bir formdur. Ölçeğin puan aralığı "0-212" arasında değişmek¬tedir. Puan yükseldikçe ruhsal semptomların sıklığının arttığı şeklinde değerlendirme yapılmaktadır. Alt ölçek puanları, her alt ölçeği oluştu¬ran maddelere verilen puanların toplamının madde sayısına bölünme¬siyle elde edilir. Alt ölçek puanları 0,00 ile 4,00 arasındaki değerlerde olabilmektedir. Bu değerlendirmenin yanı sıra, KSE' nin asıl işlevselli¬ğini gösteren değerlendirmeler Rahatsızlık Ciddiyeti İndeksi (RCİ)dir. Rahatsızlık ciddiyet indeksi puanının 1.00'ın altında olması, belirtiler-deki psikopatolojik bir durumun varlığını göstermektedir.
Araştırmadan elde edilen verilerin değerlendirmesi SPSS 10.00 for Windows paket programında yapılmıştır. Veriler kodlanıp min -max tutarlık kontrolü yapıldıktan sonra, gebelerin tanıtıcı özelliklerine iliş¬kin bulguların sayı ve yüzde dağılımları, KSE ve alt ölçek puan ortalamaları ve standart sapmaları hesaplanmıştır. Gebelerin KSE ve alt ölçek puan ortalamalarının gebelerin tanıtıcı özelliklerine göre dağılım¬ları arasında fark olup olmadığını test etmek için ise t test ve ANOVA yapılmıştır. İleri analizler için ise Scheffe testi kullanılmıştır.
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 06.12.09, 08:35
Çılgın
 
Üyelik tarihi: Jul 2008
İletiler: 833
MelisAycan artık çok görkemli biri.MelisAycan artık çok görkemli biri.MelisAycan artık çok görkemli biri.MelisAycan artık çok görkemli biri.MelisAycan artık çok görkemli biri.MelisAycan artık çok görkemli biri.MelisAycan artık çok görkemli biri.MelisAycan artık çok görkemli biri.MelisAycan artık çok görkemli biri.MelisAycan artık çok görkemli biri.
Standart Gebelerin Ruhsal Belirti Dağılımlarının İncelenmesi

BULGULAR ve TARTIŞMA
Gebelerin tanıtıcı özellikleri incelendiğinde;
Çalışma kapsamındaki gebelerin yaş ortalamalarının 26,36 ± 5,93 olduğu saptanmıştır. Öztürk ve Şirin (2000) tarafından yapılan doğum yapan annelerde algılanan sosyal destek faktörlerinin ve bunlara etki eden faktörlerin incelenmesi konulu çalışmada da annelerin yaş ortalamalarının 26.22 ± 4,32 olarak bulunduğu belirtilmiştir. Bu bulgu, şimdiki çalışma bulgusuyla benzerlik göstermekte olup, anne olma yaşının genç yetişkinlik dönemi olduğu söylenebilir.
Gebelerin yarısının (% 51,1) okur yazar/ilk okul mezunu olduğu saptanmıştır (Tablo1). Bu bulgu, Öztürk ve Şirin' in (2000) çalışmasın¬daki kadınların eğitim durumlarıyla paralellik göstermektedir.
Gebelerin büyük çoğunluğunun (% 90,4) resmi nikahlı olduğu, gebelerin yarısının İzmir iline başka bir yerleşim yerinden göç ettikleri saptanmıştır (Tablo 1).
Gebelerin yarısı (% 52,2) gelirlerinin gidere göre dengeli olduğunu belirtmişlerdir. Gebelerin % 88,3' ünün fiziksel bir hastalığı olmadığı, tamamına yakınının (% 92,6) ruhsal bir hastalığı olmadığı saptanmıştır
(Tablo 1). Araştırma kapsamına alınan gebelerin bir fiziksel ya da ruhsal hastalık açısından risk taşımadıkları söylenebilir.
Gebelerin yarısından fazlası (% 69,1) gebelikleri sırasında en fazla yakınlık ve desteği eşlerinden aldıklarını belirtirken, yine yarısından fazlası (% 67) gebelik sürecinin eşi ile olan ilişkisini etkilemediğini ifade etmiştir (Tablo 1).
Gebelerin % 10,6' sı gebelikleri sırasında eşleriyle ilişkilerinin cinsel yönden etkilendiğini belirtirken, % 22,3' ü eşleriyle ilişkilerinin iletişim yönünden etkilendiğini belirtmiştir (Tablo 1).
Gebelerin ruhsal belirti dağılımları incelendiğinde;
Puan ranjları göz önüne alındığında (0-13) gebelerin anksiyete ve paranoid düşünce alt ölçekleri puan ortalamalarının orta düzeye yakın oldukları görülmektedir. Araştırma kapsamındaki gebelerin son trimes-trda olmaları, doğum, bebek bakımı ve doğumdan sonra değişecek ya¬şam düzenleri ile ilişkili endişe taşımaları, anksiyete ve paranoid düşün¬ce belirtilerinin diğer belirtilerden fazla olma nedeni olabilir. Gebelerin diğer ruhsal belirti dağılımları sırasıyla somatizasyon, OKB, depresyon, hostilite, kişilerarası duyarlık, fobik anksiyete, psikitozisizm olarak belirlenmiştir (Tablo 2). Gebelerin KSE Ölçeği toplam puan ortalama¬larına bakıldığında, puan aralığı ile değerlendirildiğinde bu puanın oldukça düşük bir değer olduğu söylenebilir. Ancak gebelerin rahatsızlık ciddiyet indeki puan ortalamaları 1.00' in altında bir değerdedir. Dolayı¬sıyla gebelerin var olan psikiyatrik semptomlarının psikopatolojisinin ciddi olduğu söylenebilir.
Gebelerin Kısa Semptom Ölçeği toplam puan ortalamalarının bazı değişkenlere göre dağılımları incelendiğinde, gebelerin yaş, gebelik sayı¬sı, medeni durumları, tedavi gerektiren fiziksel bir hastalığı olma duru¬mu, tedavi gerektiren ruhsal hastalık olma durumu, göç etme, eğitim
durumları, gelir durumları, eş ile olan ilişki durumu ve bu ilişkinin gebelik nedeniyle etkilenme durumuna göre dağılımları istatistiksel olarak farklı olmadığı saptanmıştır (p>0,05).
Gebelerin Kısa Semptom Alt Ölçekleri puan ortalamalarının bazı değişkenlere göre dağılımları incelendiğinde; gebelerin eğitim durumla¬rına göre paranoid düşünceler alt ölçeği puan ortalamaları dağılımla¬rında anlamlı bir fark olduğu saptanmıştır (F=3,272 p=0,025). Okur yazar olmayan gebelerin paranoid düşünce puan ortalamalarının diğer¬lerine göre daha düşük olduğu saptanmıştır (scheffe). Bu bulgu, okur yazar ya da daha eğitimli gebelerin gebelik ve doğum süreci ile ilgili bilgileri okuma yoluyla öğrendiklerini ve bu öğrenmenin paranoid dü¬şünceleri arttırdığını, buna karşılık okur yazar olmayan gebelerde böyle bir öğrenme olmadığı için paranoid düşüncelerin olmadığını düşündür¬müştür.
Gebelerin medeni durumlarına göre fobik anksiyete puan ortala¬maları (F=4,592 p=0,013) ve psikotisizm puan ortalamaları (F=5,561 p=0,005) dağılımlarında istatistiksel olarak anlamlı bir fark olduğu saptanmıştır. Resmi nikahı olan gebelerin fobik anksiyete puan ortala¬maları diğerlerine göre daha düşük iken, imam nikahlı olan gebelerin psikotisizm puan ortalamalarının anlamlı düzeyde yüksek olduğu saptanmıştır.
Gelir durumuna göre gebelerin kişilerarası duyarlık (F=4,080 p=0,020), depresyon (F=5,096 p=0,008), anksiyete (F=3,178 p=0,046), paranoid düşünce (F=3,479 p=0,035), psikotisizm (F=4,467 p=0,014) puan ortalamaları dağılımlarının anlamlı düzeyde farklı olduğu saptan¬mıştır. Gelirlerinin giderlerinden az olduğunu ifade eden gebelerin kişilerarası duyarlık, anksiyete, paranoid düşünce puan ortalamalarının istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek olduğu saptanırken, depresyon ve psikotisizm puan ortalamaları dağılımlarının farkının hangi gruptan kaynaklandığı istatistiksel olarak saptanamamıştır.
Tedavi gerektiren bir fiziksel hastalığa sahip olma durumuna göre KSE alt ölçek puan ortalamalarına bakıldığında; fiziksel bir rahatsızlığı bulunduğunu ifade eden gebelerin somatizasyon (t=3,560 p=0,001),
kişilerarası duyarlık (t=2,632 p=0,010), rahatsızlık ciddiyet indeksi puan ortalamalarının (t=2,795 p=0,006) istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek olduğu saptanmıştır.
Gebelik sırasında geçirilen önemli bir rahatsızlık olma durumuna göre KSE puan ortalamaları incelendiğinde; gebelik sırasında rahatsızlık yaşayan gebelerin somatizasyon(t=2,314 p=0,023), OKB (t=2,141 p=0,035), paranoid düşünce (t=2,795 p=0,006) alt ölçeği puan ortalama¬larının dağılımlarının anlamlı düzeyde yüksek olduğu saptanmıştır.
Gebelikleri sırasında eşleriyle ilişkilerinin etkilendiğini ifade eden gebelerin somatizasyon (t=2,478 p=0,015) ve anksiyete bozukluğu (t=2,274 p=0,025) alt ölçekleri puan ortalamalarının anlamlı düzeyde yüksek olduğu istatistiksel olarak saptanmıştır.
Gebelerin gebelikleri sırasında en fazla destek aldıkları kişi/ kişile¬re göre KSE alt ölçek puan ortalamaları dağılımları incelendiğinde ise; gebelikleri sırasında en fazla desteği kendi ailelerinden aldıklarını ifade eden gebelerin rahatsızlık ciddiyet indekslerinin anlamlı düzeyde yüksek olduğu (F=3,103 p=0,031), arkadaşlarından ve kendi ailelerinden destek aldıklarını ifade eden gebelerin depresyon (F=4,561 p=0,005) ve paranoid düşünce (F=3,156 p=0,029) puan ortalamalarının istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek olduğu saptanmıştır. Gebelik her kadın için kriz durumu oluşturması ile birlikte bu durumun üstesinden gelmesi kadının yaşı, sosyal statüsü, algıladığı sosyal destekle yakından ilişkilidir. Kendi arkadaşlarından ve ailesinden destek aldığını ifade eden gebelerin evlilik ve eşleriyle olan ilişkileri sorgulanmamıştır. Ancak bu gebelerin eşlerinden destek alamamaları, yaşamlarıyla ilgili daha endişeli olmaları nedeniyle depresif semptomlarının daha fazla olduğu şeklinde yorumlanabilir. Tortumluoğlu ve ark (2003) çalışmalarında gebelerin içinde yaşadıkları aile tipinin aile ortamının denetim ve birlik-beraberlik içinde algılamaları arasında anlamlı fark oluşturduğunu saptamışlardır. Bu bulguyla birlikte düşünüldüğünde eşleriyle birlik-beraberlik yada sağlıkları konusunda eşlerinin denetimini hissedemeyen gebelerin paranoid düşünceleri de artmakta, dolayısıyla güven duy¬gusundan yoksun anne adayları olmalarına nedeni olduğu şeklinde yorumlanabilir.
Gebelerin göç etme durumlarına göre kısa semptom alt ölçek puan ortalamaları dağılımları arasında istatistiksel olarak anlamlı düzeyde fark olmadığı saptanmıştır.
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 06.12.09, 08:36
Çılgın
 
Üyelik tarihi: Jul 2008
İletiler: 833
MelisAycan artık çok görkemli biri.MelisAycan artık çok görkemli biri.MelisAycan artık çok görkemli biri.MelisAycan artık çok görkemli biri.MelisAycan artık çok görkemli biri.MelisAycan artık çok görkemli biri.MelisAycan artık çok görkemli biri.MelisAycan artık çok görkemli biri.MelisAycan artık çok görkemli biri.MelisAycan artık çok görkemli biri.
Standart Gebelerin Ruhsal Belirti Dağılımlarının İncelenmesi

SONUÇ VE ÖNERİLER
Çalışma kapsamındaki gebelerin yaş ortalamalarının 26,36 ± 5,93 olduğu, yarısının (%51,1) okur yazar/ ilk okul mezunu olduğu, büyük çoğunluğunun (%90,4) resmi nikahlı olduğu, gebelerin yarısının İzmir iline başka bir yerleşim yerinden göç ettikleri, yarısının (%52,2) gelirlerinin gidere göre dengeli olduğu, %88,3' ünün fiziksel bir hastalığı olmadığı, tamamına yakınının (%92,6) ruhsal bir hastalığı olmadığı sap¬tanmıştır. Gebelerin yarısından fazlası (%69,1) gebelikleri sırasında en fazla yakınlık ve desteği eşlerinden aldıklarını belirtirken, yine yarısın¬dan fazlası (%67) gebeliğin eşi ile olan ilişkisini etkilemediğini ifade etmiştir. Gebelerin %10,6' sı gebelikleri sırasında eşleriyle ilişkilerinin
cinsel yönden etkilendiğini belirtirken, %22,3' ü eşleriyle ilişkilerinin iletişim yönünden etkilendiğini belirtmiştir.
Gebelerin anksiyete ve paranoid düşünce alt ölçekleri puan ortalamalarının orta düzeye yakın oldukları görülmektedir. Araştırma kapsamındaki gebelerin son trimestrda olmaları, doğum, bebek bakımı ve doğumdan sonra değişecek yaşam düzenleri ile ilişkili endişe taşıma¬ları, anksiyete ve paranoid düşünce belirtilerinin diğer belirtilerden fazla olma nedeni olabileceği şeklinde yorumlanmıştır. Gebelerin diğer ruhsal belirti dağılım sıklıkları sırasıyla somatizasyon, OKB, depresyon, hostilite, kişilerarası duyarlık, fobik anksiyete, psikitozisizm olarak belirlenmiştir (Tablo 2). Gebelerin KSE Ölçeği toplam puan ortalamala¬rının ise oldukça düşük bir değer olduğu söylenebilir.
Gebelerin kısa semptom ölçeği toplam puan ortalamalarının, gebelerin yaş, gebelik sayısı, medeni durumları, tedavi gerektiren fiziksel bir hastalığı olma durumu, tedavi gerektiren ruhsal hastalık olma duru¬mu, göç etme, eğitim durumları, gelir durumları, eş ile olan ilişki durumu ve bu ilişkinin gebelik nedeniyle etkilenme durumuna göre dağılımlarının istatistiksel olarak farklı olmadığı saptanmıştır (p>0,05).
Gebelerin Kısa Semptom Alt Ölçekleri puan ortalamalarının bazı değişkenlere göre dağılımları incelendiğinde; Okur yazar olmayan gebelerin paranoid düşünce puan ortalamalarının diğerlerine göre daha düşük olduğu, resmi nikahı olan gebelerin fobik anksiyete puan ortala¬maları diğerlerine göre daha düşük iken, imam nikahlı olan gebelerin psikotisizm puan ortalamalarının anlamlı düzeyde yüksek olduğu, gelirlerinin giderlerinden az olduğunu ifade eden gebelerin kişilerarası duyarlık, anksiyete, paranoid düşünce puan ortalamalarının istatistik¬sel olarak anlamlı düzeyde yüksek olduğu saptanırken, depresyon ve psikotisizm puan ortalamaları dağılımlarının farkının hangi gruptan kaynaklandığı istatistiksel olarak saptanamamıştır. Fiziksel bir rahatsız¬lığı bulunduğunu ifade eden gebelerin somatizasyon, kişilerarası duyar¬lık, rahatsızlık ciddiyet indeksi puan ortalamalarının istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek olduğu, gebelikleri sırasında rahatsızlık yaşa¬yanların somatizasyon, OKB, paranoid düşünce alt ölçeği puan ortala¬malarının dağılımlarının anlamlı düzeyde yüksek olduğu, gebelikleri sırasında eşleriyle ilişkilerinin etkilendiğini ifade eden gebelerin somati-zasyon ve anksiyete bozukluğu alt ölçekleri puan ortalamalarının anlamlı düzeyde yüksek olduğu, gebelikleri sırasında en fazla desteği kendi ailelerinden aldıklarını ifade eden gebelerin rahatsızlık ciddiyet indekslerinin anlamlı düzeyde yüksek olduğu, arkadaşlarından ve kendi ailelerinden destek aldıklarını ifade eden gebelerin depresyon ve paranoid düşünce ortalamalarının istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek olduğu saptanmıştır.Gebelerin göç etme durumlarına göre kısa
semptom alt ölçek puan ortalamaları dağılımları arasında istatistiksel olarak anlamlı düzeyde fark olmadığı saptanmıştır.
Tüm bu bulgular doğrultusunda gebeliğin hem kadın hem bebek hem de aile için kriz dönemi olduğu, bu dönemde kadının olabildiğince profesyonel destek ve sosyal destek alabilmesinin sağlıklı bir gebelik süreci geçirmesinde etkili olabileceği söylenebilir. Dolayısıyla sağlık profesyonellerinin gebelik sürecinde anne adaylarının, hem fiziksel sağ¬lık hem de ruhsal sağlıklarının tam bir iyilik halinde olabilmesi için gerekli değerlendirmeleri yapmaları, bu değerlendirmelerin sadece riskli gebeliklerde değil tüm anne adayları ile yapılması, yeni bir yaşamın vereceği kaygı nedeniyle kadınların gebelikleri sırasında ruhsal bir takım problemler yaşayabilmeleri ve bu problemlerin erken tanınma¬ması nedeniyle psikiyatrik semptomların artarak ciddi boyutlara ulaş¬masını önleyebilmek ve lohusalık döneminde görülebilecek ruhsal sıkın¬tıları engelleyebilmek için anne adaylarının gebelik süreciyle beraber ruhsal yönden de izlenmesi, bu izlemin ve değerlendirmenin rutin bir uygulama olması, gebelerin ruhsal yönden değerlendirilebilmesi için disiplinler arası liyezon oluşturulması, bu alanda çalışabilecek uzman konsültasyon liyezon psikiyatri hemşirelerinin doğum ve kadın sağlığı ve hastalıkları alanında görev yapmaları, ülkemizde benzer çalışmaların daha büyük popülasyonlarda yapılması önerilebilir.
Eklenmiş Dosya
Dosya tipi: pdf Gebelerin Ruhsal Belirti Dağılımlarının İncelenmesi ve Hemşirelik Bakımı.pdf (192,0 KB (Kilobyte), 256x kez indirilmiştir)
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Tags
belirti, dağılımlarının, gebelerin, ruhsal, ıncelenmesi

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Bütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 00:17 .