Nüve Forum

Nüve Forum > akademik > Meslek Yüksek Okulları > Hemşirelik Yüksekokulu > Kalp Yetmezliğinde Sağlık Davranışları, Sağlığa Verilen Önem Ve Yaşam Kalitesi İlişkisinin İncelenmesi

Hemşirelik Yüksekokulu hakkinda Kalp Yetmezliğinde Sağlık Davranışları, Sağlığa Verilen Önem Ve Yaşam Kalitesi İlişkisinin İncelenmesi ile ilgili bilgiler


[coverattach=1]Kalp Yetmezliğinde Sağlık Davranışları, Sağlığa Verilen Önem Ve Yaşam Kalitesi İlişkisinin İncelenmesi-Examining Relationship Among Health Behaviours, Importance Of Health And Quality Of Life In Heart Failure Bu araştırma, kalp yetmezlikli

Cevapla

 

LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 30.12.09, 07:03
Çılgın
 
Üyelik tarihi: Jul 2008
İletiler: 838
MelisAycan artık çok görkemli biri.MelisAycan artık çok görkemli biri.MelisAycan artık çok görkemli biri.MelisAycan artık çok görkemli biri.MelisAycan artık çok görkemli biri.MelisAycan artık çok görkemli biri.MelisAycan artık çok görkemli biri.MelisAycan artık çok görkemli biri.MelisAycan artık çok görkemli biri.MelisAycan artık çok görkemli biri.
Standart Kalp Yetmezliğinde Sağlık Davranışları, Sağlığa Verilen Önem Ve Yaşam Kalitesi İlişkisinin İncelenmesi

[coverattach=1]Kalp Yetmezliğinde Sağlık Davranışları, Sağlığa Verilen Önem Ve Yaşam Kalitesi İlişkisinin İncelenmesi-Examining Relationship Among Health Behaviours, Importance Of Health And Quality Of Life In Heart Failure
Bu araştırma, kalp yetmezlikli hastalarda sağlık davranışları, sağlığa veri-len önem ve yaşam kalitesi arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla analitik bir çalışma olarak planlanmıştır.
Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Kardiyoloji Servisine ve Kalp Yetmezliği Polikliniğine Mayıs 2001-Kasım 2001 tarihleri arasında başvuran ve kalp yetmezliği tanısı alan 102 hasta araştırma kapsamına alınmıştır.
Araştırmadan veriler, Hasta Bilgi Formu, Sağlık Davranışları Ölçeği, Sağlığın Önemi Ölçeği ve Yaşam Kalitesi Ölçeği kullanılarak toplanmıştır.
Elde edilen verilerin değerlendirilmesinde, yüzdelik, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve Pearson'un Moment Çarpımı Korelasyon Analizi kullanılmıştır.
Araştırmanın sonuçlarına göre; hastaların % 73.5'inin erkek olduğu, % 37.3'ünün 60 yaş ve altı grupta yer aldığı ve % 57.8'inin 25 aydan fazla süredir kalp yetmezliği ile yaşadığı belirlenmiştir. Hastaların sağlık davranışlarının (puan ortalaması 59.2549) ve yaşam kalitelerinin (puan ortalaması 50.3431) orta düzeyde olduğu, cinsiyet ve eğitim durumundan etkilendiği saptanmıştır. Sağlığa verilen önem (puan ortalaması 8.75) ise ortalama değerin üzerinde bulunmuştur. Hastaların yaşam kalitesi ile sağlık davranışları arasında da pozitif bir ilişki saptanmıştır.

This research was planned to examine the relationship between health behaviours and importance given to health and quality of life in patients with heart failure, as an analytic study.
102 patients who referred to Cardiology Service and Heart Failure Polyclinic of Ege University Medical Faculty Hospital between the dates of May 2001-November 2001 and had diagnosis of heart failure were enrolled in this research.
In the research, researcher collected the data by using following tools; Patient Information Form, Health Behaviours Scale, Importance of Health Scale, Quality of Life Scale.
In the assessment of data obtained, percĞntage, One-Way Variance Analysis (ANOVA) and Pearson's Moment Product Correlation Analysis were used.
According to the results of the research the followings were determined; 73.5 % were male, 37.3 % were sixty years and lower, 57.8 % living with heart failure over twenty five month of the patients. It was determined quality of life (mean score= 50.3431) and health behaviours (mean score=59.2549) of the patients were in intermediate level, was affected from gender and education. The importance given to health (mean score= 8.75) was found above the mean value. It was established that there was a positive relationship between quality of life and health behaviours of patients.

Serap ÖZER-Gülümser ARGON
Ege Üniversitesi Hemşirelik Yüksekokulu İç Hastalıkları Hemşireliği Anabilim Dalı
Eklenmiş Resim
Dosya tipi: jpg Heart Failure.jpg (94,2 KB (Kilobyte), 30x kez indirilmiştir)
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 30.12.09, 07:04
Çılgın
 
Üyelik tarihi: Jul 2008
İletiler: 838
MelisAycan artık çok görkemli biri.MelisAycan artık çok görkemli biri.MelisAycan artık çok görkemli biri.MelisAycan artık çok görkemli biri.MelisAycan artık çok görkemli biri.MelisAycan artık çok görkemli biri.MelisAycan artık çok görkemli biri.MelisAycan artık çok görkemli biri.MelisAycan artık çok görkemli biri.MelisAycan artık çok görkemli biri.
Standart Kalp Yetmezliğinde Sağlık Davranışları, Sağlığa Verilen Önem Ve Yaşam Kalitesi İlişkisinin İncelenmesi

GİRİŞ
Hemşireliğin kuramsal ve kavramsal çatısı "sağlık" üzerine odak¬lanmıştır. Bu nedenle son yıllarda hemşire kuramcılar ve araştırıcılar, sağlık davranışları, sağlığa verilen önem ve insan sağlığını etkileyen faktörler ile ilgili çalışmalara yönelmişlerdir. Bu çalışmaların amacı, bireyin yaşamı boyunca kendi yaşam davranışları ile sağlıklı kalmasını sağlamaktır (Esin, 1997).
Sağlığın tanımı gerçekten karmaşık olup farklı açılardan incelene¬bilir ve farklı tanımlara rastlanabilir (Akça, 1998). Literatürde sağlığın kelime anlamını açıklayan yaklaşık bin tanım bulunabileceği bildiril¬mektedir (Esin, 1997). Dünya Sağlık Örgütü'ne (DSÖ) göre sağlık, "sa¬dece hastalığın veya sakatlığın olmaması değil, kişinin fiziksel, sosyal ve psikolojik açıdan tam bir iyilik hali içinde olması" şeklinde tanımlan¬maktadır (Akça, 1998; Birol, Akdemir, Bedük, 1995; Potter, Perry, 1985). Özetle bireyin günlük yaşamındaki kişisel ihtiyaçlarını ve tutku¬larını da gerçekleştirmesine olanak tanıyan bir kaynaktır (Enç, 1 998).
Sağlık davranışı ise bireyin sağlıklı olmak için inandığı ve yaptığı herhangi bir faaliyeti; sağlıklı olduğu zaman hastalığı önleyici davranışı olarak tanımlanmaktadır (Walker, Sechrist, Pender, 1987).
İnsanların sağlıklarında herhangi bir sapma olduğunda, yaşam¬dan aldıkları doyum azalabilir. Bu noktada hemşireliğin rolü ve amacı; bireye kendi bakımını yapar hale gelinceye dek yardımcı olmak; en kısa zamanda bireyin kendi bakımını üstlenmesini, gereksinimlerini karşıla¬yabilmesini sağlamak ve tüm bu süreçlerde yaşam doyumunu en üst düzeye çıkarmaktır (Pınar, 1995).
Kronik hastalıklar arasında, insidans ve prevelans oranları açısın¬dan önemli bir yere sahip olan konjestif kalp yetmezliği (KKY), sık acil yardım ve hastane tedavisi gerektiren bir hastalıktır. Neden olduğu fiziksel ve psikososyal sorunların özelliği ve yoğunluğundan dolayı, KKY'nin tedavisi karmaşık ve zor olmaktadır (Durademir, 1999).
KKYTi bir hastada fonksiyonel kapasite sınırlandığı ve çok sayıda semptom bulunduğu için yaşam kalitesi bozulmaktadır (House-Fancher, Griego, 1996). Yapılan bir çalışma KKY nedeniyle hastaların cinsel aktiviteleri de dahil olmak üzere birçok aktivitesinin kısıtlandığını göstermiştir (Jaarsma, Dracup, Walden, et all, 1996). KKY prognozu kötü olabilen bir hastalık olduğu için günümüzde önemli bir klinik ve sağlık bakım sorunu olarak düşünülmektedir (House-Fancher, Griego, 1996).
Kalp yetmezliğinin başarılı bir şekilde yönetimi, hastaların ve aile¬lerinin büyük ölçüde yaşam şekli değişikliklerine uyumunu gerektir¬mektedir. İlaç tedavisi hastaların günde birçok kez kullanmaları gere¬ken ilaçları içerebilir. Diyet ve günlük yaşam aktiviteleri hastaların arzu ettikleri, gelenekleri ve kültürel yapıları ile çatışmalar yaratabilecek değişiklikler gerektirebilir. Hastalar yeni kısıtlamalarla, sınırlılıklarla yaşama fikrine ve sorumluluğuna psikolojik olarak uyum sağlamalıdır. Bu önlem ve gerekliliklerden herhangi birini başarmada yetersizlik yaşam kalitesinde düşmeye, gereksiz hastane yatışlarına ve erken ölümlere yol açmaktadır. Bu nedenle hastalarda yaşam kalitesini yükselten ve semptomları düzelten farmakolojik olmayan girişimlerin geliştirilmesi gerekmektedir (Enç, 1 998).
KKYTi hastalarda yaşam kalitesinin arttırılması; hastanın hastalık hakkında bilgilendirilmesini, davranış değişikliği başlatılmasını, hasta¬ların değerlerinin, inançlarının, amaçlarının, sağlıklarına verdikleri öne¬min ve bunları etkileyen faktörlerin değerlendirilmesini, hastaların has¬talığa uyum sağlamasını ve yaşam şeklinde değişiklikler yapmasını, planlanan bakıma aktif olarak katılımını ve işbirliğini gerektirmektedir. Hem hastalığın ortaya çıkardığı sorunların belirlenmesi ve izlenmesinde hem de karmaşık tedavi protokollerinin uygulanmasında hasta ve ailesinin aktif katılımı ve uyumu önem taşımaktadır (Durademir, 1 999).
Bu bilgilerin ışığı altında planlanan bu araştırmanın amacı; kalp yetmezlikli hastaların, sosyo-demografik ve hastalıkla ilgili özelliklerini, sağlık davranışlarını, sağlığa verdikleri önemi, yaşam kalitelerini ve bunları etkileyen etmenleri belirlemek, sağlık davranışları, sağlığa veri¬len önem ve yaşam kalitesi arasındaki ilişkiyi incelemektir.
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 30.12.09, 07:05
Çılgın
 
Üyelik tarihi: Jul 2008
İletiler: 838
MelisAycan artık çok görkemli biri.MelisAycan artık çok görkemli biri.MelisAycan artık çok görkemli biri.MelisAycan artık çok görkemli biri.MelisAycan artık çok görkemli biri.MelisAycan artık çok görkemli biri.MelisAycan artık çok görkemli biri.MelisAycan artık çok görkemli biri.MelisAycan artık çok görkemli biri.MelisAycan artık çok görkemli biri.
Standart Kalp Yetmezliğinde Sağlık Davranışları, Sağlığa Verilen Önem Ve Yaşam Kalitesi İlişkisinin İncelenmesi

GEREÇ VE YÖNTEM
Tanımlayıcı ve analitik türde olan araştırma kapsamına; Mayıs 2001-Kasım 2001 tarihleri arasında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Kardiyoloji Servisi ve Yoğun Bakım Ünitesinde yatan ve Kalp Yetmezliği Polikliniği'ne kontrole gelen, durumu stabil, kalp yetmezliği tanısı en az altı ay önce konmuş, son altı ay içinde çekilen ekokardiyogramda ejeksiyon fraksiyonu (EF) % 40 ve altında olan, son bir yıl içinde myokard infarktüsü geçirmeyen, iletişim kurmada güçlüğü olmayan ve araştırmaya katılmayı kabul eden, rastgele örnekleme tekniği kullanılarak seçilen 1 02 kalp yetmezlikli hasta alınmıştır. Dolayısıyla araştırma sonuçları Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Kardiyoloji Kliniği'ne kalp yetmezliği nedeniyle başvuran hastalarla sınırlıdır.
Araştırmada veri toplama aracı olarak; birey ve hastalığa ilişkin bilgileri içeren Soru Formu, Kalp Yetersizliği Sağlık Davranışları Ölçeği, Sağlığın Önemi Ölçeği ve Yaşam Kalitesi Ölçeği olmak üzere dört formdan yararlanılmıştır.
I. Soru Formu
Kalp yetmezliği ile ilgili benzer çalışmalar göz önüne alınarak hazırlanan soru formu, birey ve hastalığa ilişkin hastadan ve dosyadan alınan tanımlayıcı bilgileri, aile ve arkadaş ilişkileri gibi kişiler arası etkileşimi gösteren iki soruyu, sağlık durumunun nasıl algılandığını belirleyen bir soruyu içermek üzere dört bölümden oluşmaktadır.
II. Kalp Yetersizliği Sağlık Davranışları Ölçeği
Ölçek; 1998 yılında Nuray Enç tarafından konu ile ilgili literatür taramaları yapılarak hazırlanmış olup; kalp yetmezliği olan bireylerin sağlık davranışlarını saptamaya yönelik olarak toplam 24 madde içermektedir (Enç, 1 998). Ölçeğin tüm maddeleri olumludur. Puanlama 1'den 4'e kadardır. "Hiçbir zaman" yanıtı için 1, "Bazen" yanıtı için 2, "Sık sık" yanıtı için 3, "Düzenli olarak" yanıtı için 4 puan verilerek sayısal değerler elde edilmektedir. Böylece ölçekten en düşük 24, en yüksek 96 puan alınmaktadır. Değerlendirmede düşük puanlarda kalp yetmezliği sağlık davranışlarının yetersiz olduğu, yüksek puanlarda ise
kalp yetmezliği sağlık davranışlarının yeterli olduğu şeklinde yorum yapılmaktadır.
III. Sağlığın Önemi Ölçeği
Wallston ve arkadaşları tarafından geliştirilen ölçek Esin (1 997) tarafından İngilizce'den Türkçe'ye uyarlanarak geçerlilik ve güvenilirlik çalışmaları yapılmıştır; Enç (1 998) tarafından da kalp yetmezlikli hasta¬lara uygulanmıştır. Ölçekte 1 0 madde bulunmaktadır (Esin, 1 997). Bireyden 1 0 maddeyi önem derecesine göre; her bir maddenin sol başı¬na 1 'den 1 0'a kadar sayılar yazarak sıralandırması istenmektedir. Sağ¬lık maddesinin başına yazılan sayı 11 'den çıkarılarak ölçeğin puanı elde edilmektedir. Ölçekten en düşük 1 , en yüksek 1 0 puan alınmaktadır. Yüksek puan yüksek sağlık değerine sahip şeklinde yorumlanmaktadır.
IV. Yaşam Kalitesi Ölçeği
Araştırmada kullanılan Yaşam Kalitesi Ölçeği (Sol Ventrikül Disfonksiyonu Anketi-LVD-36), kalp yetmezlikli hastalarda sol ventrikül disfonksiyonunun günlük yaşam ve iyilik hali üzerine etkisini ölçmek amacıyla Leary ve Jones tarafından (2000) yılında geliştirilmiştir. Bu ölçek aynı zamanda hastalığın etkisini, tedavinin etkinliğini değerlen¬dirmeyi amaçlamaktadır ve 36 soru içermektedir. Sorular iki seçenekli (Doğru/Yanlış) bir dizide hastalara sunulmaktadır. Doğru cevaplar toplanıp, toplam yüzde olarak ifade edilmektedir. Ölçekten 0-1 00 arası puan alınmaktadır. Ölçekten elde edilen puan arttıkça yaşam kalitesi azalmaktadır.
Bu ölçeğin, Türk hastalara uygulanabilirliğini belirlemek üzere geçerlilik ve güvenilirlik çalışmaları yapılmıştır. Geçerlilik çalışmasına yönelik olarak; dil geçerliliği ve içerik geçerliliği (Kendall İyi Uyuşum Katsayısı: W(35)=0.2356, p<0.05) çalışmaları yapılmış, güvenilirlik çalışmasına yönelik olarak ise; zamana karşı değişmezlik için Pear-son'un Moment Çarpımı Korelasyon Katsayısı (r= 0.8759), İki Yarım Test Güvenilirliği, Cronbach Alfa Katsayısı (0.90-0.75), iç tutarlılık için Pearson'un Moment Çarpımı Korelasyon Katsayısı hesaplanmıştır.
Araştırmanın yürütülebilmesi için Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Başhekimliği'nden, Kardiyoloji Anabilim Dalı'dan ve ölçekleri kullanmak için de geliştiren kişilerden yazılı izin alınmıştır. Soru formu kalp yetmezliği polikliniğine haftanın bir günü randevu ile gelen hastalara (yaklaşık 3-5 hasta), hekim kontrolünden ve poliklinik dosya kayıtlarının incelenmesinden sonra araştırmacı tarafından soru cevap yöntemi ile uygulanmıştır. Uygulamadan önce, hastalara araştırmanın amacı ve formların içeriği hakkında açıklamalarda bulunulmuş, katı¬lımları için onayları alınmıştır. Hastaların soruları yanıtlaması yaklaşık
30-40 dakika sürmüştür. Hasta ile ilgili bazı bilgiler hasta dosyasından ve hekiminden alınmıştır.
Araştırmanın amacına uygun olarak toplanan verilerin değerlen¬dirilmesinde SPSS paket programı versiyon 1 0.0 kullanılmıştır. Hasta¬larla ilgili verilerin sayı ve yüzde dağılımları elde edilmiş, Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA), Pearson'un Moment Çarpımı Korelasyon Analizi ve Tukey testinden yararlanılmıştır.
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 30.12.09, 07:06
Çılgın
 
Üyelik tarihi: Jul 2008
İletiler: 838
MelisAycan artık çok görkemli biri.MelisAycan artık çok görkemli biri.MelisAycan artık çok görkemli biri.MelisAycan artık çok görkemli biri.MelisAycan artık çok görkemli biri.MelisAycan artık çok görkemli biri.MelisAycan artık çok görkemli biri.MelisAycan artık çok görkemli biri.MelisAycan artık çok görkemli biri.MelisAycan artık çok görkemli biri.
Standart Kalp Yetmezliğinde Sağlık Davranışları, Sağlığa Verilen Önem Ve Yaşam Kalitesi İlişkisinin İncelenmesi

BULGULAR Hastalara ve Hastalığa İlişkin Bulgular
Araştırma kapsamına alınan hastaların % 73.5'i erkektir, % 37.3'ü 60 yaş ve altı grupta yer almaktadır. Tüm hastalar için belirlenen yaş ortalaması 63.78±11.45'dir. Hastaların % 83.3'ü evli, % 31.4'ü ilkokul mezunu ve % 92.2'si çalışmamaktadır. Sosyal güvence açısından dağılımlar incelendiğinde; % 69.6'sının emekli sandığı, % 11.8'inin de SSK'dan yararlandığı saptanmıştır.
Hastaların hastalık süreleri incelendiğinde; % 28.4'ünün 6-12 ay, % 13.7'sinin 13-24 ay, % 57.8'inin ise 25 aydan fazla süredir kalp yetmezliği tanısı ile yaşadıkları belirlenmiştir. Hastaların % 30.5'inde kalp yetmezliği dışında hipertansiyon, % 25.8'inde diabetes mellitus, % 8.6'sında solunum sistemi hastalığı, % 3.9'unda gastrointestinal sistem sorunları saptanırken, % 28.1'inde kalp yetmezliği dışında başka bir hastalığın olmadığı belirlenmiştir. Hastaların hastanede yatma durum¬ları incelendiğinde; % 70.6'sının kalp yetmezliği nedeniyle daha önce¬den hastanede yattığı ve % 34.7'sinin tanı aldıktan sonra hastaneye yatış sayısının dörtten fazla olduğu saptanmıştır.
Araştırma kapsamına alınan 1 02 hastanın rahatsızlık duyduğu semptomlar incelendiğinde; % 50.7'sinin solunum sıkıntısından, % 1 4.0'ının fiziksel aktivitelerdeki zorluktan, % 9.9'unun yorgunluk/ güçsüzlükten, % 7.0'ının sıkıntılı uykudan, % 9.2'sinin ödemden, % 5.6'sının ise göğüs ağrısından rahatsızlık duyduğu saptanmıştır.
Araştırmaya katılan hastaların % 94.1'ine doktor tarafından bir diyet önerildiği; hastaların % 39.2'sinin önerilen bu diyete aynen uydu¬ğu, % 37.3'ünün kısmen uyduğu, % 23.5'inin ise önerilen diyete uyma¬dığı saptanmıştır. Hastaların % 50.0'ına egzersiz önerildiği; egzersiz önerilen hastaların % 46.1'inin bu egzersizi yaptığı, % 53.9'unun ise yapmadığı belirlenmiştir.
Hastaların kalp yetmezliği ciddiyetlerini belirlemek için New York Kalp Derneği (NYHA) sınıflaması kullanılmıştır. Bu sınıflamaya göre %
50.0'ının II. grupta, % 34.3'ünün III. grupta yer aldığı saptanmıştır. Hastaların EF değerleri incelendiğinde; % 4.9'unda EF'nin % 1 9 ve altında, % 64.4'ünde % 20-30 arasında, % 31.7'sinde ise % 31-40 arasında olduğu belirlenmiştir.
Hastalar aile ilişkileri açısından incelendiğinde; çoğunluk (% 57.8) aile ilişkilerinin iyi olduğunu belirtmiştir. Hastaların % 31 .4'ü arkadaş ilişkilerini çok iyi, % 63.7'si ise iyi olarak değerlendirmiştir. "Şu anki
sağlık durumunuzu nasıl değerlendiriyor sunuz?" sorusuna, hastaların çoğunluğu (% 58.8) iyi yanıtını vermiştir.
Sağlık Davranışlarına İlişkin Bulgular
Araştırmaya katılan kalp yetmezlikli hastaların sağlık davranışları puan ortalaması 59.25 olarak bulunmuştur.
Cinsiyet ve sağlık davranışları arasındaki ilişki incelendiğinde; sağlık davranışları erkeklerde kadınlara oranla daha yeterli düzeyde bulunmuştur (F= 11.394; p< 0.05) (Tablo 1).
Araştırmaya katılan hastaların yaş grupları ile sağlık davranışları toplam puan ortalamaları arasındaki ilişki incelendiğinde; yaş grupları ile sağlık davranışları puan ortalaması arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık saptanmamıştır (F=0.197; p> 0.05) (Tablo 1).
Sağlık davranışları puan ortalamasının okur yazar ve ilkokul mezunu olan hastalarda okur yazar olmayanlara göre, yüksekokul mezunu olanlarda ortaokul ve lise mezunlarına göre anlamlı derecede yüksek olduğu saptanmıştır (F= 12.097; p< 0.05) (Tablo 1).
Hastaların kalp yetmezliği tanısının belirlenme zamanı ile sağlık davranışları puan ortalaması arasındaki ilişki incelendiğinde; araların¬da istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmamıştır (F=2.404; p> 0.05) (Tablo 1).
Hastaların hastanede yatma durumu ile sağlık davranışları puan ortalaması arasındaki ilişkiye bakıldığında; hastanede yatan ve yatma¬yan hastaların ortalama puanları arasında anlamlı bir fark bulunma¬mıştır (F= 1.240; p> 0.05) (Tablo 1).
Araştırma kapsamına alınan hastaların kalp yetmezliği sınıfı ile sağlık davranışları toplam puanı arasındaki ilişki incelendiğinde; istatistiksel açıdan anlamlı bir farklılık saptanmamıştır (F= 1.781; p> 0.05) (Tablo 1).
Hastaların EF değerleri ile sağlık davranışları toplam puanı arasındaki ilişki incelendiğinde; EF ile sağlık davranışları puanı
arasında istatistiksel açıdan anlamlı bir farklılık saptanmamıştır (F= 1.160; p> 0.05) (Tablo 1).
Sağlığa Verilen Öneme İlişkin Bulgular
Sağlığa verilen önem (puan ortalaması 8.75) ortalama değerin üzerinde bulunmuştur ve sağlığa verilen önem ile sosyo-demografik ve hastalıkla ilgili özellikler arasında anlamlı bir farklılık saptanmamıştır.
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 30.12.09, 07:07
Çılgın
 
Üyelik tarihi: Jul 2008
İletiler: 838
MelisAycan artık çok görkemli biri.MelisAycan artık çok görkemli biri.MelisAycan artık çok görkemli biri.MelisAycan artık çok görkemli biri.MelisAycan artık çok görkemli biri.MelisAycan artık çok görkemli biri.MelisAycan artık çok görkemli biri.MelisAycan artık çok görkemli biri.MelisAycan artık çok görkemli biri.MelisAycan artık çok görkemli biri.
Standart Kalp Yetmezliğinde Sağlık Davranışları, Sağlığa Verilen Önem Ve Yaşam Kalitesi İlişkisinin İncelenmesi

Yaşam Kalitesine İlişkin Bulgular
Araştırmanın örneklemini oluşturan kalp yetmezlikli 1 02 hasta¬nın ortalama yaşam kalitesi puanı 50.34 olarak saptanmıştır. Hasta¬ların yaşam kalitesi puanları ile bağımsız değişkenler arasındaki ilişki Tablo 1 'de gösterilmiştir.
Hastaların cinsiyetlerine göre yaşam kalitesi toplam puan ortala¬malarının dağılımı incelendiğinde; erkek hastaların puan ortalamasının kadın hastaların puan ortalamasından daha yüksek olduğu ve aradaki farkın istatistiksel açıdan anlamlı olduğu saptanmıştır (F=1 0.1 48;
p<0.05).
Hasta yaşının yaşam kalitesi toplam puanı üzerine etkisi incelen¬diğinde; hastaların yaşı ile yaşam kalitesi puan ortalaması arasında istatistiksel açıdan anlamlı bir farklılık saptanmamıştır (F=1 .039; p> 0.05).
Eğitim durumu ile yaşam kalitesi arasındaki ilişki incelediğinde ise; eğitim durumu ile yaşam kalitesi puan ortalaması arasında istatis¬tiksel olarak anlamlı bir farklılık olduğu ve bu farklılığın okur yazar olmayanlar ile lise-fakülte mezunları arasında ve okur yazar olanlar ile fakülte mezunları arasında olduğu saptanmıştır (F=3.853; p< 0.05)
Kalp yetmezliği tanısının belirlenme zamanı ile yaşam kalitesi pu¬an ortalaması arasında anlamlı bir farklılık saptanmamıştır (F=3.447;
p> 0.05).
Araştırmaya katılan hastaların hastanede yatma durumu ile yaşam kalitesi puan ortalamaları arasındaki ilişki incelendiğinde; has¬tanede yatan hastaların yaşam kalitelerinin yatmayanlara göre daha iyi olduğu ve aradaki farkın istatistiksel açıdan anlamlı olduğu saptan¬mıştır (F=8.982; p< 0.05).
Hastaların kalp yetmezliği sınıfı ile yaşam kalitesi arasındaki ilişki incelendiğinde; kalp yetmezliği sınıfı ile yaşam kalitesi toplam puanı arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık olduğu saptanmıştır. Bu farklılığın NYHA VI. grup hastaları ile NYHA II. ve I. grup hastaları, NYHA III. grup hastaları ile NYHA II. ve I. grup hastaları arasında
olduğu bulunmuştur (F=1 5.799; p< 0.05).
Araştırmaya katılan hastaların EF değerleri ile yaşam kalitesi toplam puan ortalamaları karşılaştırıldığında; gruplar arasında istatis¬tiksel açıdan anlamlı bir fark olmadığı saptanmıştır (F= 1.094; p> 0.05).
Sağlık Davranışları, Sağlığa Verilen Önem ve Yaşam Kalitesi Arasındaki İlişki
Sağlık davranışları, sağlığa verilen önem ve yaşam kalitesi arasındaki ilişki Tablo 2'de gösterilmiştir. Tabloda görüldüğü gibi, hastaların sağlık davranışları ve yaşam kalitesi arasında pozitif bir ilişki bulunmuştur (r= 0.31, p< 0.05).
Sağlığa verilen önem ile yaşam kalitesi (r= -0,028, p> 0,05) ve sağlık davranışları (r=-0.1 22, p> 0.05) arasında anlamlı bir ilişki bulunmamıştır.
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 30.12.09, 07:07
Çılgın
 
Üyelik tarihi: Jul 2008
İletiler: 838
MelisAycan artık çok görkemli biri.MelisAycan artık çok görkemli biri.MelisAycan artık çok görkemli biri.MelisAycan artık çok görkemli biri.MelisAycan artık çok görkemli biri.MelisAycan artık çok görkemli biri.MelisAycan artık çok görkemli biri.MelisAycan artık çok görkemli biri.MelisAycan artık çok görkemli biri.MelisAycan artık çok görkemli biri.
Standart Kalp Yetmezliğinde Sağlık Davranışları, Sağlığa Verilen Önem Ve Yaşam Kalitesi İlişkisinin İncelenmesi

TARTIŞMA
Hastalara ve Hastalığa İlişkin Bulguların İncelenmesi
Hastaların çoğunluğunun (% 70.6) hastaneye yatmış olmasının nedeni olarak, kalp yetmezliği semptomlarının diğer bütün kronik has¬talıkların semptomlarında olduğu gibi değişik zaman periyotları içeri¬sinde tekrar ortaya çıkışı gösterilebilir.
Bu araştırmada hastaların en fazla rahatsızlık duyduğu semptomun Bennet, Cordes, Westmoreland ve arkadaşlarının (2000) çalışma sonuçlarına paralel olarak solunum sıkıntısı olduğu bulunmuştur.
Bu araştırmadan elde edilen sonuçlara göre, hastaların % 39.2'sinin diyetine uyması sevindirici bir sonuç olarak kabul edilebilir. Hastaların diyet rejimlerine uymamalarının kalp yetmezliğini kontrolden çıkaran etkenler arasında yer aldığı literatürde belirtilmektedir (Andreoli, Bennet, Carpenter ve ark. 1993). Evangelista, Berg ve Dracup (2001) çalışmalarında hastaların % 71.0'ının diyetine zayıf uyum gösterdiklerini belirlemişlerdir.
Hastaların çoğunluğunun 20-30 arasında EF değerine sahip olması Dayi, Akbulut, Akköz ve arkadaşlarının (2001 ) çalışma sonuçları ile benzerlik göstermektedir.
Hastaların büyük bir kısmının aile ilişkilerinin iyi olmasına ilişkin sonuç Enç'in (1998) çalışma sonuçlarına paralellik göstermektedir.
Sağlık durumunu "iyi" olarak algılayanların olumlu davranış kaz¬anma düzeyinin "çok iyi", "kötü" ve "çok kötü" algılayanlara göre daha yüksek bulunduğu Esin'in (1997) çalışmasında belirtilmektedir. Bu araştırmada hastaların çoğunluğunun (% 58.8) sağlık durumlarını "iyi" olarak algıladıklarını belirtmeleri literatüre uygunluk gösteren sevin¬dirici bir sonuçtur.
Sağlık Davranışlarına İlişkin Bulguların İncelenmesi
Hastaların sağlık davranışlarının (puan ortalaması 59.25) orta düzeyde olduğu ve sağlık davranışlarının cinsiyet ve eğitim durumun¬dan etkilendiği, buna karşılık yaş grubu, tanının belirlenme zamanı, hastanede yatma durumu, kalp yetmezliği sınıfı ve EF değerinden etkilenmediği belirlenmiştir. Araştırmanın cinsiyet ve sağlık davranışları arasındaki ilişkiyi gösteren bu bulguları Enç'in (1 998) sonuçları ile paralellik göstermektedir.
Hastaların yaş grupları ile sağlık davranışları puan ortalaması arasında anlamlı bir farklılık olmamasına karşın 60 yaş ve altı grupta
yer alan hastaların sağlık davranışlarının (puan ortalaması 60.05) daha yeterli düzeyde olduğu söylenebilir. Bu sonuç 60 yaş ve altı grupta yer alan hastaların sağlıklarına daha fazla dikkat ettiklerini düşün¬dürmektedir.
Enç'in (1 998) çalışma sonuçlarına paralel olarak elde edilen diğer bir sonuca göre de; eğitim düzeyi hastaların sağlık davranışlarını etkilemekte ve eğitim düzeyi arttıkça sağlık davranışlarının yeterlilik düzeyi de artmaktadır.
Araştırma sonuçları; kalp yetmezliği tanısının belirlenme zamanı ile sağlık davranışları arasındaki ilişki açısından da Enç'in (1 998) sonuçları ile aynı paraleldedir.
Araştırmada kalp yetmezliği sınıfının sağlık davranışları üzerinde istatistiksel olarak etkili olmadığı sonucu elde edilmesine karşın, sağlık davranışları puan ortalamalarına bakıldığında NYHA I. grupta yer alan hastaların sağlık davranışlarının diğer gruplara oranla daha yeterli düzeyde olduğu söylenebilir. Bu doğrultuda kalp yetmezliği daha az ciddi olan hastaların olumlu sağlık davranışı geliştirme düzeyi daha iyidir yorumu getirilebilir.
EF değeri düşük olan hastaların aktivitelerinin kısıtlanması yaşam kalitesinde düşmeye neden olacağından özellikle bu gruptaki hastaların olumlu sağlık davranışları geliştireceği düşünülmektedir. Nitekim bu çalışmada EF değeri ile sağlık davranışları arasında anlamlı bir ilişki bulunamamasına karşın, düşük EF'ye sahip hastaların sağlık davranışları daha yeterli düzeyde bulunmuştur.
Yaşam Kalitesine İlişkin Bulguların İncelenmesi
Araştırmada hastaların yaşam kalitesinin orta düzeyde olduğu (puan ortalaması 50.34) ve yaşam kalitesinin cinsiyet, eğitim durumu, hastaneye yatma durumu, kalp yetmezliğinin sınıfından etkilendiği, buna karşılık yaş grubu, tanının belirlenme zamanı ve EF değerinden etkilenmediği saptanmıştır.
Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre; erkek hastaların kadın hastalara oranla yaşam kalitelerini daha düşük olarak algıladıkları söylenebilir. Yapılan birçok çalışmada ise erkeklerin yaşam kalitesinin kadınlara oranla daha iyi düzeyde olduğu saptanmıştır (Chin, Goldman, 1998; Cline, Willenheimer, Erhardt ve ark. 1999; Petrie, Dawson, Murdoch ve ark. 1999; Rector, Francis, Cohn, 1987). Bu araştırmada erkek hastaların yaşam kalitelerinin daha düşük olması; hastalığa iyi uyum sağlayamadıklarını ve baş etme düzeylerinin yeterli olmadığını düşündürmektedir.
Araştırma sonuçları doğrultusunda; eğitim durumu yükseldikçe hastaların yaşam kalitelerinin azaldığı söylenebilir. Durna'nın (1994) farklı bir kronik hastalık grubunda yaptığı çalışmasında da bu sonuç¬lara paralel sonuçlar elde edilmiştir.
Araştırmaya katılan hastaların hastanede yatma durumu ile yaşam kalitesi puan ortalaması karşılaştırıldığında; hastanede yatma deneyimi yaşayan kalp yetmezlikli hastaların yaşam kalitelerini (puan ortalaması 48.84) daha iyi algıladıkları söylenebilir. Bu sonuç hasta¬nede yatma deneyiminin hastaların optimal sağlık seviyesine ulaşma çabalarını olumlu yönde etkilediği şeklinde yorumlanabilir.
NYHA IV. grupta yer alan hastaların yaşam kalitelerinin daha düşük olması beklenirken, bunun tersi bir sonuç elde edilmiştir. Bu sonuç, ciddi kalp yetmezliğine sahip hastaların hastalığa iyi uyum sağ¬ladıklarını bunun da kabullenmenin bir göstergesi olduğunu düşündür¬mektedir. Rector, Kubo ve Cohn (1 987), Riedinger, Dracup ve Brecht (2000) çalışmalarında NYHA sınıfı arttıkça yaşam kalitesinin azaldığını saptamışlardır.
Hastaların yaşlarının yaşam kalitesi puanlarını etkilememesi, kalp yetmezliğinin ve semptomlarının tüm hastalarda aynı etkiyi yaptığı şeklinde yorumlanabilir.
Durademir (1 999) de çalışmasında bu araştırma bulgularına benzer şekilde kalp yetmezliği tanısının belirlenme zamanı ile yaşam kalitesi puan ortalaması arasında anlamlı bir ilişki olmadığını belirtmektedir.
Bu araştırmanın sonuçlarına paralel olarak Dracup, Walden, Stevenson ve ark., (1992), Rector, Kubo ve Cohn (1987) da yaptıkları çalışmalarda hastaların EF'si ile yaşam kalitesi arasında bir ilişki olma¬dığını saptamışlardır.
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 30.12.09, 07:08
Çılgın
 
Üyelik tarihi: Jul 2008
İletiler: 838
MelisAycan artık çok görkemli biri.MelisAycan artık çok görkemli biri.MelisAycan artık çok görkemli biri.MelisAycan artık çok görkemli biri.MelisAycan artık çok görkemli biri.MelisAycan artık çok görkemli biri.MelisAycan artık çok görkemli biri.MelisAycan artık çok görkemli biri.MelisAycan artık çok görkemli biri.MelisAycan artık çok görkemli biri.
Standart Kalp Yetmezliğinde Sağlık Davranışları, Sağlığa Verilen Önem Ve Yaşam Kalitesi İlişkisinin İncelenmesi

Sağlık Davranışları, Sağlığa Verilen Önem ve Yaşam Kalitesi Arasındaki İlişkinin İncelenmesi
Araştırmada hastaların yaşam kalitesi ile sağlık davranışları arasında pozitif bir ilişki olduğu, hastaların yaşam kalitesi puanı arttıkça sağlık davranışları puanının da arttığı saptanmıştır. Hastalığa ilişkin sağlık davranışlarının yeterlilik düzeyi arttıkça yaşam kalitesi düşmektedir. Bireylerin hastalıkları nedeniyle normalde belki de yapmadıkları beslenme ile ilgili önlemler, ilaç kullanma, tansiyon ve nabız kontrolü, laboratuvar tetkikleri gibi bazı sağlık davranışlarını
düzenli olarak yapmak durumunda olmaları nedeniyle, yaşam kalitelerinin azaldığı şeklinde bir algılamaları olduğu söylenebilir. Yaşam kalitesi ve sağlık davranışları üzerine cinsiyet, eğitim durumu, hastanede yatma durumu ve hastalık sınıfı değişkenleri de benzer etkiye sahip değişkenler olarak saptanmıştır. Bu bulgulardan sağlığa verilen önemin yaşam kalitesini ve sağlık davranışlarını etkilemediği sonucu çıkarılabilir.

SONUÇ VE ÖNERİLER
Kalp yetmezliği olan hastalarda sağlık davranışları, sağlığa verilen önem ve yaşam kalitesi arasındaki ilişkinin incelendiği bu araştırmada; hastaların yaşam kalitesinin orta düzeyde olduğu (puan ortalaması 50.34) ve yaşam kalitesinin cinsiyet, eğitim durumu, hastanede yatma durumu ve kalp yetmezliği sınıfından etkilendiği, sağlık davranışlarının (puan ortalaması 59.25) orta düzeyde olduğu, cinsiyet ve eğitim duru¬munun sağlık davranışları üzerinde etkili olduğu belirlenmiştir. Sağlığa verilen önem (puan ortalaması 8.75) ise ortalama değerin üzerinde bulunmuş olup ve sağlığa verilen önem ile sosyo-demografik ve hastalıkla ilgili özellikler arasında anlamlı bir farklılık saptanmamıştır. Diğer yandan yaşam kalitesi ve sağlık davranışları arasında pozitif bir ilişki olduğu bulunmuştur.
Elde edilen bu sonuçlar doğrultusunda;
• Hastalara hastalık, hastalığa bağlı oluşabilecek şikayetler, ilaçların etki ve yan etkileri, düzenli aralıklarla nabız sayma, tansiyon, kan kolesterol düzeyini ölçtürme, düzenli kilo kontrolünün önemi ve aşılanma gibi konularda eğitim yapılması,
• Hastalarda, sağlık davranışlarının amacının yaşam kalitesini azaltmak değil, yaşamlarına daha kaliteli yaşam yılları katmakla ilgili olduğu konusunda inanç geliştirilmesi,
• Hasta eğitiminin hastanın hastaneye yatması ile birlikte başlatılması ve taburculuk eğitiminin planlanıp uygulanması,
Yapılan eğitimin etkililiğinin değerlendirilmesi,
Farklı uzmanlık alanlarındaki bilgilerin aktarımı için disiplinler arası işbirliği ve ekip yaklaşımının sağlanması,
Kalp yetmezlikli hastaların yaşam kalitesi ile ilgili hemşirelik araştırmalarının arttırılması,
Kalp yetmezlikli hastalara bakım veren hemşirelerin, yaşam kalitesi ve yaşam kalitesini etkileyen faktörler konusunda bilgilendirilmesi ve bu bilgileri hemşirelik uygulamalarına yansıtması için desteklenmesi,
Hemşireler tarafından hastaların yaşam kalitelerinin düzenli olarak değerlendirilmesi önerilebilir.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Tags
davranışları, kalitesi, kalp, önem, sağlığa, sağlık, verilen, yaşam, yetmezliğinde, ılişkisinin, ıncelenmesi

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Bütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 19:06 .