Nüve Forum

Nüve Forum > akademik > Meslek Yüksek Okulları > Hemşirelik Yüksekokulu > Kadının Aile İçinde Yaşanan Şiddete Bakışı

Hemşirelik Yüksekokulu hakkinda Kadının Aile İçinde Yaşanan Şiddete Bakışı ile ilgili bilgiler


[coverattach=1] Kadının Aile İçinde Yaşanan Şiddete Bakışı-The View of Womans' to The Violence Experienced Within the Family Bu çalışma, kadının aile içinde yaşanan şiddete bakışını belirlemek amacıyla tanımlayıcı olarak yapılmıştır.

Cevapla

 

LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 21.02.10, 13:27
Çılgın
 
Üyelik tarihi: Jul 2008
İletiler: 833
MelisAycan artık çok görkemli biri.MelisAycan artık çok görkemli biri.MelisAycan artık çok görkemli biri.MelisAycan artık çok görkemli biri.MelisAycan artık çok görkemli biri.MelisAycan artık çok görkemli biri.MelisAycan artık çok görkemli biri.MelisAycan artık çok görkemli biri.MelisAycan artık çok görkemli biri.MelisAycan artık çok görkemli biri.
Standart Kadının Aile İçinde Yaşanan Şiddete Bakışı

[coverattach=1] Kadının Aile İçinde Yaşanan Şiddete Bakışı-The View of Womans' to The Violence Experienced Within the Family
Bu çalışma, kadının aile içinde yaşanan şiddete bakışını belirlemek amacıyla tanımlayıcı olarak yapılmıştır. Araştırmanın evrenini Sivas İli Alibaba Mahallesi'nde oturan, 15-49 yaş grubunda olan 162 evli kadın oluşturmuştur. Evrenin tümü örnekleme alınmıştır. Veri toplama aracı olarak, literatürden yararlanılarak araştırmacılar tarafından oluşturulan soru formu kullanılmıştır. Soru formları kadınlarla yüz yüze görüşerek uygulanmıştır. Verilerin analizinde yüzdelik kullanılmıştır.
Verilerin değerlendirilmesi sonucunda kadınların %40,7'si aile içi şiddete maruz kaldıklarını, bunların %91'i eşi, %19,7'si eşinin yakınları tarafından kendilerine şiddet uygulan¬dığını belirtmiştir. Kadınların %56,9'u aile içinde şiddet uygula¬yanların erkekler olduğunu, şiddetin en çok kadınlara (%59.8) ve çocuklara (%32.4) uygulandığını belirtmişlerdir. Çalışmaya katılan kadınların büyük bir bölümünün (%59.7) şiddeti fiziksel şiddet olarak tanımladıkları, ekonomik ve cinsel şiddeti tanım¬layanların olmadığı görüldü. Kadınlar ekonomik yetersizliğin (%58,8) aile içi şiddeti artıran en önemli neden olduğunu belirtmişlerdir.

This study was made descriptively with the aim to defi¬ne the women's view to the violence experienced within the family. The researchs universe consist of 162 married women ages ranged from 15 to 49 years. The all population was taken by sampling. The questionaire form, which was formed after searching the literature by the authors was used as data collecting tool. The forms were applied to the women by interviewing face to face. In data analysis percentage was used.
According to the data analysis 40.7% of the women were exposed to violence within the family and 9% of them stated that their spouse, 19.7% of them stated that their spouse's relatives applied violence to them.
56.9% of the women stated that the men were most applying violence within the family and violence has been applied to 59.8% of the women and 32.4% of the children. The great amount of the women who entered to the study (59.7%) defined violence as physical violence, but no economical and sexual violence was noted. They defined the economical insufficiency of the women (58.8%) as the main cause of increased violence within family.

Nuran GÜLER **, Hatice TEL ***, Fatma ÖZKAN TUNCAY ****
** Cumhuriyet Üniversitesi Hemşirelik Yüksekokulu Halk Sağlığı Hemşireliği ABD. Kampus/SİVAS
*** Cumhuriyet Üniversitesi Hemşirelik Yüksekokulu Hemşirelik Esasları ABD.Kampus/SİVAS
**** Cumhuriyet Üniversitesi Hemşirelik Yüksekokulu İç Hastalıkları Hemşireliği ABD.Kampus/SİVAS
Eklenmiş Resim
Dosya tipi: jpg violence within family.jpg (12,1 KB (Kilobyte), 25x kez indirilmiştir)
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 21.02.10, 13:31
Çılgın
 
Üyelik tarihi: Jul 2008
İletiler: 833
MelisAycan artık çok görkemli biri.MelisAycan artık çok görkemli biri.MelisAycan artık çok görkemli biri.MelisAycan artık çok görkemli biri.MelisAycan artık çok görkemli biri.MelisAycan artık çok görkemli biri.MelisAycan artık çok görkemli biri.MelisAycan artık çok görkemli biri.MelisAycan artık çok görkemli biri.MelisAycan artık çok görkemli biri.
Standart Kadının Aile İçinde Yaşanan Şiddete Bakışı

GİRİŞ
Şiddet insan yaşamının her alanında görülebilen ve dünyada giderek artan önemli bir toplum sağlığı sorunudur. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) şiddeti, "fiziksel güç veya iktidarın kasıtlı bir tehdit veya gerçeklik biçi¬minde bir başkasına uygulanması sonucunda maruz kalan kişide yaralanma, ölüm ve psikolojik zarara yol açması ya da açma olasılığı bulunması" durumu olarak tanımlamaktadır (1). Şiddetin en yaygın görülen biçimi erkeğin kadına ve çocuğa karşı uyguladığı aile içi şiddettir (2,3). Dünya Sağlık Örgütünün 2002 yılında yayınla¬dığı raporunda, şiddetin en fazla aile ortamında ve kadı¬na yönelik olduğu bildirilmektedir (4).
Kadına yönelik şiddet coğrafi sınır, ekonomik ge¬lişmişlik ve öğretim düzeyine bakılmaksızın tüm dünyada ve kültürlerde son derece yaygın görülen bir olaydır (5¬8). Gelişmiş ülkelerde yapılan çalışmalarda kadınların 1/3'ü ile 2/3'ünün eşi tarafından şiddete maruz kaldığı saptanmıştır (1,9,10). Gelişmekte olan ülkelerde ise bu oran daha yüksek olup %20-50 civarındadır (10,11). Ülkemizde tıp fakültesi öğrencileri üzerinde yapılan bir çalışmada, öğrencilerin %68.3'ü annelerinin fiziksel ve sözel şiddete maruz kaldıklarını ifade etmişlerdir (12). Başbakanlık Aile Araştırma Kurumu tarafından yapılan bir çalışmada ise ailelerin %34'ünde fiziksel şiddet, %53'ünde sözel şiddet yaşandığı saptanmıştır (13).
Şiddet, bireyi fiziksel, duygusal ve sosyal yönden ciddi şekilde etkilemektedir. Şiddete maruz kalan kadın¬larda fiziksel yaralanmalar, bilinç kaybı, ilaç ve alkol kullanımı, depresyon, kabus görme, güvensizlik, uyku¬suzluk, intihar girişimleri, sosyal izolasyon, komplike baş ağrıları gibi bozuklukların yüksek oranda görüldüğü ve bu bireylerin benlik saygısının daha düşük olduğu bildi¬rilmektedir (7,14,15).
Aile içi şiddetin algılanması ve tanımlanması her zaman toplumun ve bireylerin kültürel değerleri üzerine şekillenmektedir. Bu nedenle şiddet kullanımı, toplumun benimsediği ve meşru gördüğü bir amaç için gündeme geldiğinde o davranışın şiddet olarak algılanıp algılan¬maması da oldukça güç olmaktadır (16). Birçok toplum¬da kadına şiddet uygulanması kabul edilir bir davranış olarak algılanmakta ve evliliğin sıradan bir özelliği olarak görülmektedir. Şiddete uğrayan kadınlar için güvenilir, ciddi destek sistemlerinin olmaması (10,17) ve aile şiddete yönelik yasal düzenlemelerde yetersizliklerin olması şiddetin artmasına katkıda bulunmaktadır (6).
Kadının şiddete bakış açısı yaşadığı toplumun kül¬türüne, mevcut yasal düzenlemelere, kadının eğitim ve sosyo-ekonomik düzeyine göre değişmektedir (18). Hemşireler hem mesleki sorumlulukları hem de toplu¬mun hizmet üreten kadın kesiminin önemli bir oranını oluşturmaları nedeniyle kadına yönelik şiddete karşı duyarlı olmalıdırlar. Bu noktada hemşirelere düşen en önemli sorumluluk, kadınları şiddetten korunma ve şiddete maruz kaldığı zaman neler yapması gerektiği konusunda bilgilendirmektir. Özellikle de birinci basa¬mak sağlık hizmetlerinde çalışan sağlık personelleri arasında kadınlara daha yakın olan halk sağlığı hemşire¬lerine önemli roller düşmektedir. Hemşireler kadınları şiddet türleri, şiddetin nedenleri ve sonuçları hakkında eğiterek ve olası çözüm yollarını öğreterek etkili olabilir¬ler (19,20). Toplumdaki şiddet olaylarının azaltılmasında konuyla ilgili toplumsal duyarlılıkların arttırılması önemli¬dir. Toplumda şiddete daha fazla maruz kalan grup olarak kadınların şiddeti nasıl tanımladıklarını, şiddeti nasıl algıladıkları inceleyen çalışmalardan elde edilen bulguların şiddete yönelik toplumsal duyarlılığın gelişti¬rilmesinde etkili olacağını düşünmekteyiz.
Bu çalışma, Sivas'ta evli kadınların aile içi şiddete bakış açısını saptamak amacıyla yapıldı.

GEREÇ ve YÖNTEM
Araştırma tanımlayıcı tipte olup, araştırmanın ev¬renini Sivas Alibaba Sağlık Ocağı bölgesinde Hemşirelik Yüksek Okulu 4. sınıf öğrencilerinin üç ay boyunca haf¬tada bir ziyaret ettikleri 15-49 yaş aralığında olan evli 162 kadın oluşturmuştur. Örnekleme, evrenin tamamı alınmıştır. Veri toplama aracı olarak araştırmacılar tara¬fından literatürden yararlanılarak hazırlanan soru formu kullanılmıştır (3,13,18). Öğrencilere uygulama öncesi bilgilendirme yapılmış ve her öğrenci ev ziyaretleri sıra¬sında kadınlarla yüz yüze görüşerek soru formunu uygu¬lamıştır. Verilerin istatistiksel analizinde yüzdelik kulla¬nılmıştır.

BULGULAR
Araştırmaya katılan 162 kadının %55.6'sı 25-44 yaş grubunda ve ilkokul mezunu ve %37.8'inin eşlerinin sürekli bir işi yoktu.
Tablo 1'de kadınların fiziksel şiddete maruz kalma durumları ve şiddet uygulayan bireylerin dağılımı yer almaktadır. Kadınların %40.7'si aile içi şiddete maruz kaldıklarını bildirdi. Bu kadınların %91'i eşi, %22.7'si eşinin yakınları ve %19.7'si ise kendi yakınları tarafın¬dan şiddete maruz kaldıklarını ifade etti.
Tablo 2'de kadınların ifade ettikleri aile içi şidde¬tin türlerine göre dağılımı yer almaktadır. Tabloya bakıl¬dığında kadınların yarıdan fazlası (%59.7) şiddeti fizik¬sel, %47.4'ü sözel, %21.4'ü duygusal şiddet olarak tanımlamışlardı. Kadınların hiçbiri cinsel ve ekonomik şiddeti ifade etmedi.
Tablo 3'de kadınların ifadelerine göre şiddet tür¬leri hakkında ayrıntılı bilgi verilmektedir. Fiziksel şiddet davranışları içinde ilk sırada dayak atma (%96.3), ikinci sırada sert cisimle vurma (%92.6), üçüncü sırada tokat atma (%90.7) yer almaktadır. Kadınların sözel şiddet davranışları içinde ise ilk sırada aşağılayıcı sözler söyle¬me (%57.4), ikinci sırada kişiyi küçümseme (%51.2), son sırada lakap takma (%38.9) yer almaktadır. Eko¬nomik şiddeti kadınların %50'si, parasını elinden almak, %39.5'i çalışmasını yasaklamak, harçlık vermemek ya da kısıtlamak olarak; cinsel şiddeti ise %70.4'ü isteme¬diği cinsel davranışa zorlanmak, %82.5'i tecavüze uğ¬ramak olarak tanımlamışlardır.
Tablo 4'de kadınların ifadelerine göre aile içinde en çok şiddet uygulayan ve şiddete maruz kalan bireyle¬rin dağılımı yer almaktadır. Tabloya bakıldığında kadınla¬rın yarıdan fazlası (%56.9) şiddet uygulayanların erkek¬ler, şiddete maruz kalanların ise daha fazla kadınlar (%59.9) ve çocuklar (%32.5) olduklarını ifade etmişler¬dir.
Kadınların ifadelerine göre aile içi şiddeti artıran olayların başında sırasıyla ekonomik yetersizlikler (%55.5), anlaşmazlık (%50.3) ve alkol kullanımı (%12.3) yer almaktadır (Tablo 5).
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 21.02.10, 13:32
Çılgın
 
Üyelik tarihi: Jul 2008
İletiler: 833
MelisAycan artık çok görkemli biri.MelisAycan artık çok görkemli biri.MelisAycan artık çok görkemli biri.MelisAycan artık çok görkemli biri.MelisAycan artık çok görkemli biri.MelisAycan artık çok görkemli biri.MelisAycan artık çok görkemli biri.MelisAycan artık çok görkemli biri.MelisAycan artık çok görkemli biri.MelisAycan artık çok görkemli biri.
Standart Kadının Aile İçinde Yaşanan Şiddete Bakışı

TARTIŞMA
Kadına yönelik şiddet dünyada, bütün kültürlerde ve toplumlarda yaygın olarak görülen evrensel bir olay¬dır. Kadına yönelik şiddet aile içinde ve dışında olmak üzere her iki alanda da yer almaktadır. Aile içinde şidde¬ti uygulayanlar olarak özellikle erkekler gösterilmektedir.
Yapılan bu çalışmada kadınların % 40.7'si aile içinde şiddete maruz kaldıklarını bildirmişlerdir (Tablo 1).
Evli kadınlar üzerinde yapılan bir çalışmada ka¬dınların %41.4'ünün fiziksel şiddete maruz kaldıkları belirlenmiştir (21). Yine Başbakanlık Aile Araştırma Kurumu'nun yapmış olduğu bir çalışmada ailelerin %34'ünde fiziksel şiddet olduğu belirlenmiştir (13). Literatürdeki bulgular ile yapılan bu çalışmanın bulguları benzerlik göstermektedir. Bilindiği gibi kadına şiddeti, tanıdığı, bildiği, güvendiği erkekler, herhangi bilinme¬yen, tanınmayan yabancılardan daha çok uygulamakta¬dırlar (15). Gelişmiş ülkelerde yapılan çalışmalarda gö¬rüşülen kadınların üçte bir ile üçte ikisinin eşi tarafından dövüldüğü belirlenmiştir (18,22). Özellikle gelişmekte olan ülkelerden oluşan 4 kıta ve 24 ülkede yapılan bir çalışmada, görüşmeye alınan kadınların %20-50'si eşle¬rinden fiziksel şiddet gördüklerini belirtmişlerdir (10). Bir başka çalışmada kadınların %19'unun eşleri tarafından, %38.2'sinin akrabaları, %22'sinin ise tanıdıkları tarafın¬dan şiddete uğradıkları belirlenmiştir (23). Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde yapılan çalışmalarda da ka¬dınların daha çok kendi eşleri tarafından şiddete maruz kaldıkları saptanmıştır (5,17,19,22).
Bu çalışmada cinsel ve ekonomik şiddeti ifade eden kadın yoktu. Yapılan çalışmalarda da ekonomik ve cinsel şiddetin daha az oranda ifade edildiği görülmek¬tedir (16,17,24). Ekonomik ve cinsel şiddetin kadınlar tarafından şiddet olarak tanımlanmaması, kadınların bu konudaki bilgilerinin yetersiz olduğunu ya da bu davra¬nışları şiddet olarak düşünmediklerini gösterebilir ya da karı koca arasında yaşanabilecek cinsel taciz olaylarının, evlilik ve aile yapısı içinde şiddetten sayılmaması ya da bir yabancı ile paylaşılamayacak derecede mahrem bir konu olarak algılanması düşünülebilir. Ayrıca kadınlar arasında fiziksel ve sözel şiddeti ifade edenlerin yüksek olmasının nedeni bu şiddet türlerinin toplumda daha fazla görülmesinden kaynaklanabilir.
Literatürde aile içinde asıl şiddete maruz kalanla¬rın kadınlar ve çocuklar oldukları belirtilmekte, şiddeti uygulayanlar olarak özellikle erkekler gösterilmektedir. Bu çalışmada da kadınların yarıdan fazlası şiddet uygu¬layan olarak erkekleri, şiddete maruz kalanlar olarak ise kadınlar ve çocukları ifade etmişlerdir. Yapılan bir çalış¬mada da kadınların %54.2'si şiddet uygulayıcısı olarak erkekleri, şiddete maruz kalanlar olarak ise kadınlar ve çocukları belirtmişlerdir (16). Neufeld (25) kadınların son bir yıl içinde aile içi şiddete maruz kalma oranlarının %23 olduğunu, Hyman ve ark ise (26) kadına şiddet uygulayanlarının %90-95'inin erkekler olduğunu bildir¬mektedir. T.C Başbakanlık Aile Araştırma Kurumu'nun verilerinde de kadınlara şiddet uygulayanların %96'den fazlasının erkekler, şiddete maruz kalanların %90'nından fazlasının kadınlar ve çocuklar olduğu belirtilmektedir (13). Fransa'da şiddet kurbanlarının %95'i kadınlardır (1).
Kadınların ifadelerine göre aile içinde şiddeti artı¬ran olayların başında ekonomik yetersizlik yer almakta¬dır (Tablo 5). Yapılan birçok çalışmada da aile içi şiddeti artıran olaylar arasında ekonomik yetersizlik ilk üç sırada yer almaktadır (13,16). Aynı zamanda kadınların aile içinde şiddeti artıran nedenler olarak ekonomik yetersiz¬liği/yoksulluğu ifade etmeleri, kendilerinin yoksul olma¬sıyla ilişkili olabilir. Bilindiği gibi yoksulluk ve baskı şiddet davranışının ortaya çıkmasında önemli faktördür. Düşük gelir düzeyi ile birlikte yaşanan stres ve kısıtlı kaynaklar şiddet riskini artırmaktadır.

SONUÇ ve ÖNERİLER
Yapılan bu çalışmada, kadınların %40.7'sinin aile içi şiddete maruz kaldığı, şiddete maruz kalan kadınlara %91'inin eşi, %19.7'sinin ise eşinin yakınları tarafından şiddet uygulandığı belirlenmiştir. Kadınların tamamının (%100) cinsel ve ekonomik şiddeti ifade etmedikleri, %56.9'unun aile içinde en çok şiddeti uygulayanların erkekler, şiddete maruz kalanların ise kadınlar (%59.8) ve çocuklar olduğunu düşündükleri saptanmıştır. Kadın¬lar şiddeti artıran en önemli durumun ekonomik yeter¬sizlik olduğunu belirtmişlerdir. Bu sonuçlar doğrultusunda;
Kadınların şiddetin tanımı ve şiddet içeren du¬rumlar konusunda eğitim yolu ile bilinçlendirilmesi ve danışmanlık hizmetlerine yönlendirilmesinin uygun ola¬cağı düşünülmüştür.
Eklenmiş Dosya
Dosya tipi: pdf 1104.pdf (158,1 KB (Kilobyte), 43x kez indirilmiştir)
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Tags
aile, bakışı, kadının, yaşanan, ıçinde, şiddete

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Bütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 12:37 .