|
#1
|
|
31.08.08, 12:35
Araştırma, jinekolojik muayene sırasında kadınlarda oluşan anksiyeteye hemşirelik yaklaşımının etkisini saptamak amacıyla deneysel olarak yapılmıştır. Araştırma’nın örneklemini 52’si deney, 52’si kontrol almak üzere toplam 104 kadın oluşturmuştur. Deney grubuna muayene sırasında planlı hemşirelik girişimleri (Ek 1) uygulanmış, kontrol grubu ise poliklinik rutinleri uygulanarak muayene edilmiştir. Veriler, kadınların tanıtıcı özelliklerini ve muayeneye ilişkin anksiyete düzeylerini belirlemek amacı ile iki ayrı form kullanılarak toplanmıştır. Araştırma sonunda, jinekolojik muayene süresince her iki gruptaki kadınların anksiyete yaşadıkları, hemşirelik yaklaşımı uygulanan gruptaki kadınların, uygulanmayan gruptakilere oranla anksiyetelerinin daha düşük düzeyde olduğu ve bu muayene sonrası kontrollere gelme oranlarının daha yüksek olduğu saptanmıştır. The effects of nursing approach to the alleriatation aıvciety of the women coming the jynecologic examination. Purpose of the study was describe the effect of a nursing approach to the alleriatation anxiety of the women during the gynecologic examinations. There subjects included total of 104 women, half of women were control and remaning half were experimental ones. The experimental group was examined by means of a nursing apporoach programme by the researcher and controls examined by the usual policlinical routines. The data concerning the study were collected through use of two auestionnaires to determine the diagnostic and distingushing characteristics and anxiety of the women during the examinations. As a result of study, it was found that during the emminations the group without any nursing approach and the group with less arvciety complied with scheduled reexamine more freauently later. Samiye METE** * IV. Ulusal Hemşirelik Kongresinde bildiri olarak sunulmuştur, Ankara ** Yrd. Doç. Dr. D. E. Ü. Hemşirelik Yüksekokulu, İzmir » Nüve Forum » akademik » Meslek Yüksek Okulları » Hemşirelik Yüksekokulu »
__________________ “Devletlü, saadetlü Beyim hey!” |
| MelisAycan kullanıcısının bu bilgilendirici iletisine teşekkür eden üye : | ||
lolipop (31.08.08) | ||
| Sponsorlar |
| |
|
#2
| ||||
| ||||
| GİRİŞ Türkiye’de kadın sağlığı sorunlarının önemli boyutlarda olduğu bilinmektedir (SB,UNFPA,UNESCO 1995). Bu sorunların temelinde eğitim eksikliği, aşırı doğurganlık, istenmeyen gebelikler,tekrarlayan düşükler, doğum öncesi, doğum, doğum sonrası bakım yetersizlikleri, erken yaşta evlenmeler ve bunlara bağlı jinekolojik sorunlar yer almaktadır. Bu sorunların çözümlenebilmesi için toplumda kadın statüsünün yükseltilmesi, kadınların kendi sağlıkları ile ilgili olarak bilgilendirilmeleri, sağlık hizmetlerinden yararlanmayı bir gereksinim olarak görmeleri, sağlık kuruluşlarına rahatlıkla başvurabilir hale gelebilmeleri gerektiği düşünülmektedir. Oysa ülkemizde kadınların bilgi eksikliği, sağlık sorunlarını önemsememe, utanma, parasal sorunlar gibi nedenlerle sağlık kuruluşlarına başvurmadıkları belirtilmektedir (Ertekin 1988, Özcan 1991,Yılmaz 1988). Sağlık kuruluşlarına başvurduklarında ise hastalıklar, hastane ortamı, hastanede uygulanan tanı, tedavi işlemlerini bir tehlike olarak algılamaktadırlar. Hastane ortamına giren kadınlar, başkalarına bağımlı hale gelmekte, hastane ortamının yabancılığı, tanıma-dığı kişiler, bilinmeyen aletler, işlemler, tedaviler, korkutucu kurallar, anlaşılmayan tıbbi dil, klinik ortamda yaşanan günlük olaylar, birey-selliğin gözardı edilmesi ve mahremiyet gibi nedenlerle anksiyete yaşayabilmektedirler (Cengiz 1980, Birol 1985). Her birey alışageldiği yaşam içersinde, ne olduğunu tam olarak bilemediği bir durum ile karşılaştığı zaman anksiyete yaşar. Jinekolojik muayene de kadınlarda anksıyete yaratan önemli uygulamalardan birisidir. Jinekolojik muayenede kadının anksiyete yaşamasının nedenleri; yuka-rıda belirtilen nedenlere ilave olarak kadının cinselliği olumsuz olarak algılaması, sağlık personelinin olumsuz tutumu, muayene eden kişinin karşı cinsten olması, muayene pozisyonu ve kullanılan aletler, önceki olumsuz muayene deneyimleri, mahremiyete dikkat edilmemesidir (Billing 1977,Ertekin 1988, Jensen 1982, Jonsen 1987). Jinekolojik muayene sırasında yaşanan anksiyete, kadınların muayeneden kaçmalarına ve ancak sıkıntıları ile başedemeyecek duruma geldiklerinde hekime başvurmalarına neden olmaktadır. Bu durum hastalıkların erken tanı ve tedavisini güçleştirebilir ve belki de olanaksız hale getirebilir. Kadınların jinekolojik muayene sırasında yaşadıkları anksiyete azaltılabilirse, sonraki muayenelere daha rahat gelebilecekleri düşünülmektedir. Kadınlara jinekolojik muayene süresince verilecek hemşirelik hizmetleri ile anksiyetenin azaltılabileceğine ve kadınların daha rahat ve ağrısız bir muayene deneyimi yaşayabileceklerine inanılmaktadır. Kadınların olumlu izlenimler ve bilgilenme ile muayeneden ayrılmaları sağlandığında, muayene sonrası kontrollerine zamanında gelecekleri ve herhan-gibir sağlık sorunu olduğunda gecikmeden bir sağlık kuruluşuna başvurabilecekleri düşü-nülmektedir. Bu düşüncelerden yola çıkılarak yapılan bu araştırma jinekolojik muayeneye gelen kadınlarda oluşan anksiyeteye hemşirelik yaklaşımının etkisini saptamak amacıyla yapılmıştır. » Nüve Forum » akademik » Meslek Yüksek Okulları » Hemşirelik Yüksekokulu »
__________________ “Devletlü, saadetlü Beyim hey!” |
|
#3
| ||||
| ||||
| GİRİŞ Türkiye’de kadın sağlığı sorunlarının önemli boyutlarda olduğu bilinmektedir (SB,UNFPA,UNESCO 1995). Bu sorunların temelinde eğitim eksikliği, aşırı doğurganlık, istenmeyen gebelikler,tekrarlayan düşükler, doğum öncesi, doğum, doğum sonrası bakım yetersizlikleri, erken yaşta evlenmeler ve bunlara bağlı jinekolojik sorunlar yer almaktadır. Bu sorunların çözümlenebilmesi için toplumda kadın statüsünün yükseltilmesi, kadınların kendi sağlıkları ile ilgili olarak bilgilendirilmeleri, sağlık hizmetlerinden yararlanmayı bir gereksinim olarak görmeleri, sağlık kuruluşlarına rahatlıkla başvurabilir hale gelebilmeleri gerektiği düşünülmektedir. Oysa ülkemizde kadınların bilgi eksikliği, sağlık sorunlarını önemsememe, utanma, parasal sorunlar gibi nedenlerle sağlık kuruluşlarına başvurmadıkları belirtilmektedir (Ertekin 1988, Özcan 1991,Yılmaz 1988). Sağlık kuruluşlarına başvurduklarında ise hastalıklar, hastane ortamı, hastanede uygulanan tanı, tedavi işlemlerini bir tehlike olarak algılamaktadırlar. Hastane ortamına giren kadınlar, başkalarına bağımlı hale gelmekte, hastane ortamının yabancılığı, tanıma-dığı kişiler, bilinmeyen aletler, işlemler, tedaviler, korkutucu kurallar, anlaşılmayan tıbbi dil, klinik ortamda yaşanan günlük olaylar, birey-selliğin gözardı edilmesi ve mahremiyet gibi nedenlerle anksiyete yaşayabilmektedirler (Cengiz 1980, Birol 1985). Her birey alışageldiği yaşam içersinde, ne olduğunu tam olarak bilemediği bir durum ile karşılaştığı zaman anksiyete yaşar. Jinekolojik muayene de kadınlarda anksıyete yaratan önemli uygulamalardan birisidir. Jinekolojik muayenede kadının anksiyete yaşamasının nedenleri; yuka-rıda belirtilen nedenlere ilave olarak kadının cinselliği olumsuz olarak algılaması, sağlık personelinin olumsuz tutumu, muayene eden kişinin karşı cinsten olması, muayene pozisyonu ve kullanılan aletler, önceki olumsuz muayene deneyimleri, mahremiyete dikkat edilmemesidir (Billing 1977,Ertekin 1988, Jensen 1982, Jonsen 1987). Jinekolojik muayene sırasında yaşanan anksiyete, kadınların muayeneden kaçmalarına ve ancak sıkıntıları ile başedemeyecek duruma geldiklerinde hekime başvurmalarına neden olmaktadır. Bu durum hastalıkların erken tanı ve tedavisini güçleştirebilir ve belki de olanaksız hale getirebilir. Kadınların jinekolojik muayene sırasında yaşadıkları anksiyete azaltılabilirse, sonraki muayenelere daha rahat gelebilecekleri düşünülmektedir. Kadınlara jinekolojik muayene süresince verilecek hemşirelik hizmetleri ile anksiyetenin azaltılabileceğine ve kadınların daha rahat ve ağrısız bir muayene deneyimi yaşayabileceklerine inanılmaktadır. Kadınların olumlu izlenimler ve bilgilenme ile muayeneden ayrılmaları sağlandığında, muayene sonrası kontrollerine zamanında gelecekleri ve herhan-gibir sağlık sorunu olduğunda gecikmeden bir sağlık kuruluşuna başvurabilecekleri düşü-nülmektedir. Bu düşüncelerden yola çıkılarak yapılan bu araştırma jinekolojik muayeneye gelen kadınlarda oluşan anksiyeteye hemşirelik yaklaşımının etkisini saptamak amacıyla yapılmıştır. » Nüve Forum » akademik » Meslek Yüksek Okulları » Hemşirelik Yüksekokulu »
__________________ “Devletlü, saadetlü Beyim hey!” |
|
#4
| ||||
| ||||
| YÖNTEM Deneysel olarak planlanan araştırma, Fırat Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Doğum ve Kadın Hastalıkları Polikliniğinde yapılmıştır. Poliklinik hasta görüşmelerinin ve muayenelerin yapıldığı iki ayrı bölümden oluşmaktadır. Poliklinikte bir hekim ve bir yardımcı personel bulunmaktadır. Yardımcı Personel, bayan hastaları odaya almakta ve muayene için hazırlamaktadır. Poliklinikte muayeneler saat 8.00-12.00 arasında yapılmaktadır. Araştırmanın evrenini 1992 yılında Fırat Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Doğum ve Kadın Hastalıkları Polikliniğinde jinekolojik muayene olan kadınlar oluştur-maktadır (2200 kişi). Araştırmanın örneklemini 1 Ocak-31 Mart 1992 tarihleri arasında aşağıdaki özelliklere sahip olan 104 kadın (50 kadın deney, 50 kadın kontrol grubunda yer almıştır) oluşturmuştur. Deney ve kontrol grubundaki kadınların yaşadıkları anksiyete yönünden sağlık personelinden etkilenme durumlarını denkleyebilmek için her iki grupta da aynı hekim ve hemşirenin bulunması planlanmıştır. Poliklinikte çalışan hekimin görev süresi iki aydır. Bu nedenle iki ay süresince muayeneye gelen ve 20-40 yaş arası, evli, daha önce en az bir kez muayene olan, Türkçe bilen, en az ilkokul mezunu olan ve çalışmaya katılmayı kabul eden 104 kadın örneklemi oluşturmuştur. Çalışma, gelen kadınların biri deney, diğeri kontrol grubuna alınarak yürütülmüştür. Veriler, kadınların demografik özelliklerinin ve muayeneye ilişkin verilerinin toplandığı bir form ile Spielberg ve arkadaşları (Öner, Le Compte 1983) tarafından düzenlenen Durumluk ve Sürekli Anksiyete Ölçeği ile toplanmıştır. Deney grubuna alınan kadınlar, araştırmacı tarafından muayene odasına alınmış Durumluk Anksiyete ölçeği uygulanmış, daha sonra ek 1’de yer alan planlı hemşirelik yaklaşımı uygulanmış ve muayene sonrasında muayene anına ilişkin olarak Durumluk Anksiyete Ölçeği ve Sürekli Anksiyete Ölçeği uygulanmıştır. Kontrol grubuna alınan kadınlar yardımcı bayan personel tarafından kabul edilmiş ve personel muayene süresince kadına yardımcı olmuştur. Araştırmacı sadece formların doldurulması sırasında (muayene öncesi ve muayene sonrası) kontrol grubundaki kadınlar ile birlikte olmuştur. » Nüve Forum » akademik » Meslek Yüksek Okulları » Hemşirelik Yüksekokulu »
__________________ “Devletlü, saadetlü Beyim hey!” |
|
#5
| ||||
| ||||
| BULGULAR VE TARTIŞMA Araştırma kapsamındaki kadınların, %37.7’sinin 25-29 yaşları arasında, %50’sinin ilkokul mezunu, % 80.8’inin ev hanımı olduğu belirlenmiştir. Kadınların muayeneye geliş sayılarına bakıldığında, %86.5’inin 3 ve daha fazla kez muayeneye geldiği saptanmıştır. Tablo 1. Deney ve Kontrol Grubundaki Kadınların Sürekli Anksiyete Puan Ortalamaları Anksiyete Puanları Ortalamaları Grup.......X................S Deney......43.78.........9.06 Kontrol.....46.13.........9.87 t:1.2 p>0.05 Tablo 1’de deney ve kontrol grubundaki kadınların sürekli anksiyete puan ortalamaları görülmektedir. Deney ve kontrol grubunda yer alan kadınların sürekli anksiyete puan ortalamaları incelendiğinde (deney grubu 43.78, kontrol grubu 46.13), aralarında küçük bir farkın olduğu görülmektedir. Ancak sonuç istatis-tiksel olarak anlamsız bulunmuştur (p> 0.05). Sağlıklı ve Sağlıksız yetişkinlerde anksiyete ile ilgili yapılan araştırmalar incelendiğinde, sürekli anksiyete puan ortalamalarının 34.65 ile 47.13 arasında olduğu görülmüştür( Graham ve Conley 1971, Öner ve LeCompte 1983, Kum 1987, Gökdoğan 1989). Bu puanlar ile araştırmamızda yer alan kadınların sürekli anksiyete puanları benzerlik göstermektedir Tablo 2. Deney ve Kontrol Grubundaki Kadınların Muayene Öncesi Ve Muayene Sırasındaki Durumluk Anksiyete Puan Ortalamaları -----------------------Anksiyete Puan Ortalamaları .............................Deney................ ....Kontrol Muayene Zamanı.......X.......S...............X........S... .....t..........p Muayene Öncesi.......47.90.. 9.85........48.69....10.28...0.40...>0.05 Muayene Sırası.........44.28... 8.26.......54.42.... 9.55....5.80...<0.05 .................................t = 2.04 .................t = 2.95 ...................................p < 0.05.................p < 0.01 Tablo 2’ de, kadınların muayene öncesi ve muayene sırasındaki anksiyete puan ortalamaları görülmektedir. Deney grubunda yer alan kadınların muayene öncesi ve muayene sırasındaki durumluk anksiyete puanları karşılaştırıldığında, muayene sırasındaki durumluk anksiyete puan ortalamasının (44.28), muayene öncesine (47.90) göre daha düşük olduğu görülmektedir. Kadınlar, muayeneye geldikleri zaman utanma, ağrıdan korkma, sağlık personelinden çekinme gibi nedenlerden dolayı anksiyete yaşamaktadırlar. Araştırmamızda kadınlara normal poliklinik uygulamasından sadece 3-5 dakika fazla zaman ayrılması ile uygulanan hemşirelik yaklaşımı (EK 1) ile muayene sırasındaki anksiyetelerinin azaltılabildiği görülmüştür. Bu bulgu istatistiksel olarak da anlamlı bulunmuştur (P<0.05). Doner (1986) kişiye uygun olarak yapılan muayene öncesi hazırlığın daha az travmatize edici olduğunu vurgulamıştır. Willard (1986) jinekolojik muayene sırasında eğitim verilen kişilerin eğitimsiz kişilere göre muayene sırasında daha fazla olumlu duygu yaşadıklarını saptamıştır. Bu sonuç araştırmamız bulguları ile paralellik göstermektedir. Kontrol grubunda yer alan kadınların muayene öncesi ve muayene sırasındaki anksiyete puanları incelendiğinde ise, muayene öncesinde kadınların duydukları anksiyetenin muayene sırasında önemli ölçüde arttığı görülmektedir. Sonuç istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (p<0.01). Kontrol grubundaki kadınlara anksiye-telerinin azalmasını sağlayan herhangibir uygulama yapılmamıştır. Kadınların yüksek olan anksiyete seviyelerinin muayene anında daha da yükselmesi bu durumdan kaynaklanabilir. Kontrol grubundaki kadınların muayene sırasındaki anksiyete puanları (54.42), bazı çalışmalarda elde edilen ve çeşitli tanı ve tedavi işlemleri sıra-sında, hastalarda görülen anksiyete puan ortalamalarına (38.46-48.69) göre oldukça yüksektir (Öner ve LeCompte 1983,Graham ve Conley 1971, Kum 1987, Ertekin 1988, Gökdoğan 1989) Deney ve kontrol grubundaki kadınların muayene öncesindeki durumluk anksiyete puan ortalamaları karşılaştırıldığında ( deney grubunda 47.90, kontrol grubunda 48.69), aralarında fark olmadığı görülmektedir. Bu sonuç, istatistiksel olarak da anlamsız bulunmuştur (p>0.05). Bu bulgu Ertekin (1988)’in kadınların jinekolojik muayene öncesindeki durumluluk anksiyete düzeyleri ile ilgili araştırmasında elde ettiği puandan (55.21) daha düşük bulunmuştur. Bu sonuç, Ertekin’ in çalışmasında ilk kez muayene olan ve evli olmayan kadınların da yer alması nedeniyle, bizim çalışmamızda yer alan kadınlardan daha yüksek düzeyde anksiyete yaşamış olabileceklerini düşündürmektedir. Deney ve kontrol grubunda yer alan kadınların muayene sırasındaki durumluk anksiyete puan ortalamaları karşılaştırıldığında ise, deney grubundaki kadınların muayene sırasındaki durumluk anksiyete puan ortalamaları (44.28), kontrol grubundaki kadınların ortalamalarından (54.42) oldukça düşük bulunmuştur. Bu bulgu, istatistiksel olarak da anlamlı bulunmuştur (p <0.05). Ülkemizde hemşirelikle ilgili literatürde, hastaların tıbbi tanı ve tedavi işlemleri ile ilgili çeşitli düzeyde anksiyete yaşadıkları ve yaşanan anksiyetenin giderilmesinde hemşirelik girişimlerinin büyük yararı olduğu ortak bir sonuç olarak vurgulan-mıştır (Kum 1987,Aksoy 1983, Gökdoğan 1989). Willard’ın (1986) yaptığı araştırmada jinekolojik muayene sırasında bilgi verilen kadınların bilgi verilmeyenlere göre daha az anksiyete yaşadıkları saptanmıştır. Bu sonuç, araştırmamızın sonuçları ile parelellik göstermekte olup, bilgi verilen ve kişiye uygun muayene öncesi hazırlık yapılan kadınların anksiyete düzeylerinin düştüğü görülmüştür. Tablo 3’te görüldüğü gibi deney grubunda yer alan kadınların %78.8’i, kontrol grubundaki kadınların %40.4’ü muayeneden sonra kontrole gelmişlerdir. Tablodan da anlaşılacağı gibi, deney grubunda yer alan kadınların kontrole gelme durumları, kontrol grubundaki kadınlara göre daha fazladır. Çalışma sırasında deney grubunda yer alan kadınlara muayene sırasında sağlık sorunları hakkında açıklamalar yapılmış ve kontrole gelmenin önemi hakkında bilgi verilmiştir. Ayrıca hasta ve hemşire arasındaki olumlu ilişkinin, kadınların kontrole gelmelerini olumlu yönde etkilediği düşünülmektedir. Ekizler’in (1992), Genital enfeksiyonların önlenmesi ve tedavisinde sağlık eğitiminin etkisi’ni araştırdığı çalışmasında, eğitim verilen grubun kontrole gelme oranının (%96) eğitim verilmeyenlere oranla (%43.60) daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Bu bulgu, araştırmamızın bulguları ile benzerlik göstermektedir. Tablo 4’de jinekolojik muayene olan kadınların muayene sırasındaki durumluk ank-siyete puan ortalamaları ile kontrole gelmeleri arasındaki ilişki verilmiştir. Muayene sonrasında kontrole gelen kadınların, muayene sırasındaki durumluk anksiyete puan ortalamalarına bakıldı-ğında, deney grubunda yer alan kadınların muayene sırasındaki anksiyete puan ortalamalarının (40.31), kontrol grubundaki kadınların muayene sırasındaki anksiyete puan ortalamalarından (44.52) daha düşük olduğu görülmektedir. Ayrıca hem deney grubunda, hem de kontrol grubundaki kadınlardan kontrole gelenlerin muayene sırasındaki durumluk anksiyete puan ortalaması kontrole gelmeyenlere göre daha düşük olduğu görülmektedir. Bulgu istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (P< 0.05). Kadınların jinekolojik muayene sırasında düşük düzeyde anksiyete yaşamalarının, kontrole gelmelerini olumlu yönde etkilediği söylenebilir. Hastalıkların tedavisinde kontrollerin önemi bilinmektedir. Başlanan tedavinin olumlu sonuçlanması, kadınların düzenli olarak kontrole gelmelerini sağlayarak mümkün olabilir. Kadınların jinekolojik muayene sırasında duydukları anksiyetenin azaltılması kontrole gelme durumunu olumlu yönde etkilediği gibi, bundan sonraki hastalık yakınmalarında gecikmeden bir sağlık kuruluşuna başvurmalarını sağlanabilir. Kadınların kontrole gelme durumlarının eğitim durumlarına göre dağılımına bakıldığında kontrole gelen kadınların %59.7’sinin ortaokul veya lise mezunu, %40.3’ünün ilkokul mezunu olduğu, hem deney hem de kontrol grubunda eğitim düzeyi arttıkça kontrole gelme durumunun arttığı belirlenmiştir. Coşkun (1992) ve Ekizler (1991)de araştırmalarında eğitim düzeyinin artması ile kadınların muayene sonrası kontrollere gitme oranının arttığını sapta-mışlardır. Araştırmada, ayrıca çalışan kadınların çalışmayan kadınlara oranla daha yüksek oranda kontrole gittikleri belirlenmiştir. Çalışan kadınların %80’i, çalışmayan kadınların %58.8’i muayene sonrası kontrole gelmişlerdir. Çoşkun (1992) da yaptığı çalışmasında çalışan kadınların çalışmayanlara oranla daha yüksek oranda kontrole geldiklerini belirlemiştir » Nüve Forum » akademik » Meslek Yüksek Okulları » Hemşirelik Yüksekokulu »
__________________ “Devletlü, saadetlü Beyim hey!” |
|
#6
| ||||
| ||||
| SONUÇ Kadınların jinekolojik muayene sırasında yaşadıkları anksiyeteye hemşirelik yaklaşımının etkisini araştırmak amacıyla planlanan bu çalışmada, aşağıdaki sonuçlar bulunmuştur. 1. Deney ve kontrol grubunda yer alan kadınların sürekli anksiyete puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı fark yoktur. 2. Deney ve kontrol gruplarının muayene öncesi durumluk anksiyete puan ortalamaları arasında istatistiksel bir fark yoktur. 3. Muayene sırasında kontrol grubundaki kadınlar deney grubundaki kadınlara göre daha yüksek oranda anksiyete yaşamaktadırlar. 4. Hem deney hem de kontrol grubundaki kadınlar muayene sırasında, muayene öncesine göre daha yüksek oranda anksiyete yaşamak-tadırlar. 5. Jinekolojik muayene olan kadınlardan, deney grubunda yer alanların %78.8’i , kontrol grubunda yer alanların ise %40.4’ü muayene sonrası kontrolleri için polikliniğe başvurmuşlardır. 6. Eğitim düzeyi yüksek olan ve çalışan kadınlar daha yüksek oranda kontrollere gelmişlerdir. ÖNERİLER Yukarıdaki sonuçlar doğrultusunda ; 1. Jinekolojik muayeneye gelen kadınların muayene sırasında anksiyetelerini azaltmak ama-cı ile standardize edilmiş hemşirelik girişimlerinin yeraldığı bir formun hazırlanması, uygulan-ması ve hemşirelerin bu doğrultuda eğitilmeleri. 2. Hemşirelerin görev yapmadığı jinekoloji polikliniklerinde bu konuda eğitimli hemşirelerin görevlendirilmesi 3. Araştırmanın farklı ortam ve hemşirelerle tekrarlanması önerilebilir. HEMŞİRELİK YAKLAŞIMLARI 1. Hemşire muayeneye gelen kadını muayene odasına alır. 2. Hemşire ve hekim kadınla tanışır. 3. Kadın görüşme masasının karşısına oturtulur. 4. Hekim kadının öyküsünü alır. 5. Kadına muayene olması gerektiği söylenir. 6. Hemşire kadını muayene masalarının olduğu bölüme alır. 7. Hemşire muayenenin yapılacağı masayı, spekulumu ve lambaları gösterir. Spekulumun vaginayı görmek için kullanıldığını anlatır. Spekulumun antiseptik solüsyon içerisinde bekletildiğini böylece spekulumun temiz kaldığını söyler. 8. Hemşire kadına soyunması gerektiğini söyler. 9. Hemşire kadının muayene masasına geçmesine yardım eder. Kadına pozisyon almasında yardımcı olacağını söyler. Bunun için önce kadına muayene masasına oturması, daha sonra kendisini yukarıya doğru çekmesi gerektiğini anlatır. Daha sonra ayaklarını muayene masasının ayaklığına koymasını sağlamak için bacaklarından tutarak ayaklarını ayaklığa yerleştirir daha sonra kalçasından tutarak aşağıya doğru kayıp masada uygun pozisyon almasını sağlar.Hemşire işlemin başından sonuna kadar kadının vücudunun örtülü olmasını sağlar ve kadın uygun pozisyon alana kadar hiç soru sorulmaz. Soruları yanıtlamaya çalışan kadının konsantrasyonu ve algılaması bozulacağı için pozisyon alması güçleşecektir. 10. Kadın masaya yatırıldıktan sonra hekimin muayene için çağrılacağı, muayenenin ilk bölümünde genital organların dış görünümüne bakılacağı, daha sonra spekulum muayenesi yapılacağı ve en son olarak da elle mueyenenin yapılacağı anlatılır. 11. Hemşire, kadına muayene sırasında karın kaslarını gevşetmesi gerektiğini, bunun muayene sırasında daha az rahatsızlık duymasını ve hekimin daha rahat ve kısa sürede muayene yapmasını sağlayacağını anlatır. 12. Hemşire kadının gevşemesini sağlar; • Hemşire dokunmanın olumlu etkisinden yararlanmak amacıyla, muayene sırasında kadının elini tutar ve muayene süresince yanında olacağını belirtir. • Kadının başı 45 derece olacak şekilde yatırılır. Hemşire kadının kollarını göğsünün üzerinde birleştirmesini söyleyerek, burnundan derin bir nefes almasını ve ağzından üfleyerek vermesini söyler. Böylece solunumun ritmine konsantre olan kadının karın kasları gevşer. 13. Hekim muayene odasına çağrılır. 14. Hemşire kadının başucuna geçer. 15. Hemşire muayenenin her aşamasını kadına anlatır. 16. Muayene sırasında kadının sorduğu sorular cevaplanır. 17. Muayene bitiminde kadının masadan kalkmasına yardımcı olur. Masadan kalkarken önce kendisini yukarıya çekmesini, sonra masada oturmasını ve yavaş hareket ederek masadan inmesini söyler ve yardım eder. 18. Kadın giyindikten sonra muayene öncesi öykü alınan bölüme alınır ve hekim muayene bulguların açıklayıp önerilerde bulunduktan sonra, hemşire kadının varsa sorularını yanıtlar ve kontrole gelmesinin önemi konusunda bilgi vererir. (Açıklamalar kadına anlayabileceği şekilde yapılır.) Samiye METE** * IV. Ulusal Hemşirelik Kongresinde bildiri olarak sunulmuştur, Ankara ** Yrd. Doç. Dr. D. E. Ü. Hemşirelik Yüksekokulu, İzmir » Nüve Forum » akademik » Meslek Yüksek Okulları » Hemşirelik Yüksekokulu » Tabloların devamı ve KaynakPDF
__________________ “Devletlü, saadetlü Beyim hey!”Konu MelisAycan tarafından (31.08.08 saat 13:00 ) değiştirilmiştir.. |
| MelisAycan kullanıcısının bu bilgilendirici iletisine teşekkür eden üye : | ||
lolipop (31.08.08) | ||
| Sponsorlar |
| |