Nüve Forum

Nüve Forum > akademik > Mühendislik Fakültesi > Su Ürünleri Fakültesi > Alveolar ayrışmanın kökeni

Su Ürünleri Fakültesi hakkinda Alveolar ayrışmanın kökeni ile ilgili bilgiler


GELİBOLU YARIMADASI BATI KIYILARINDA ALVEOLAR AYRIŞMANIN KÖKENİ ÜZERİNE İLK BULGULAR Gelibolu Yarımadası'nın batı kesiminde, Suvla Koyu kuzeyinde yer alan Büyükkemikli Burnu'nda alveolar ayrışmayı karakterize eden çeşitli spesifik ayrışma şekilleri gözlenmiştir.

Su Ürünleri Fakültesi Uygun balıkçılık yönetimiyle doğal su ürünleri kaynaklarından en iyi şekilde yararlanılması, ülkemizde hızla gelişen su ürünleri yetiştiriciliği ve ona bağlı olarak ortaya çıkan hastalıklar ve yem üretimi konusunda sektörün gereksinim duyduğu bilgi ve tekniklerin geliştirilmesi, su ürünlerinin uygun metotlarla taşınması, depolanması ve işlenmesi gibi

Cevapla

 

LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 13.08.08, 22:30
Selim Hoytur - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Profesör
 
Üyelik tarihi: Aug 2006
İletiler: 5.878
Selim Hoytur öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Selim Hoytur öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Selim Hoytur öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Selim Hoytur öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Selim Hoytur öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Selim Hoytur öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Selim Hoytur öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Selim Hoytur öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Selim Hoytur öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Selim Hoytur öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Selim Hoytur öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!
Standart Alveolar ayrışmanın kökeni

GELİBOLU YARIMADASI BATI KIYILARINDA ALVEOLAR AYRIŞMANIN KÖKENİ ÜZERİNE İLK BULGULAR

Gelibolu Yarımadası'nın batı kesiminde, Suvla Koyu kuzeyinde yer alan Büyükkemikli Burnu'nda alveolar ayrışmayı karakterize eden çeşitli spesifik ayrışma şekilleri gözlenmiştir. Arazi bulguları ve analitik veriler Oligosen kumtaşları üzerinde gelişen alveolar ayrışmanın karbonat çimentolu, biyotit ve plajiyoklaz bakımından zengin, orta-ince tekstürlü kumtaşları üzerinde yoğunluk kazandığını göstermektedir. Alveolizasyon ideal olarak 33-40° arasında denize doğru eğimli kumtaşı tabakalarının yüzeylerinde gelişmektedir. Ayrıca ayrışmanın kumtaşındaki mikro gözenek ve mikro çatlak sistemleri ile ilişkili olduğu ve gelgit içi zon boyunca biyojen kökenli şekillenme ile desteklendiği anlaşılmaktadır. Mayıs-Ağustos periyodunda etkili olan buharlaşma koşulları nedeniyle dalga yıkama zonu içerisinde tuz ayrıştırması etkilidir. Ayrıca güney sektörlü rüzgar etkisini dik açıyla alan tabaka alınları üzerinde ise elips şekilli ayrışma hücreleri ve tafoni oluşumları egemendir. Poligonal çatlak sistemlerinin demir oksit sıvanımından dolayı sertleşmiş olan kenar kısımları alveolizasyonu sınırlamaktadır.

Nüve Forum
__________________
NEVART AKADEMİ
www.nevart.net
Güzel Sanatlar Fakültesi/Lisesi Yetenek Sınavlarına Hazırlık Kursu
Resim Yağlı Boya Hobi Kursu
Hızlı ve Etkili Okuma Kursu
Çocuklar için Hızlı Okuma Kursu
Çocuklar için Resim Kursu
Disleksi Eğitimi
Okuma Güçlüğü

Konu Selim Hoytur tarafından (13.08.08 saat 22:52 ) değiştirilmiştir..
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 13.08.08, 22:35
Selim Hoytur - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Profesör
 
Üyelik tarihi: Aug 2006
İletiler: 5.878
Selim Hoytur öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Selim Hoytur öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Selim Hoytur öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Selim Hoytur öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Selim Hoytur öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Selim Hoytur öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Selim Hoytur öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Selim Hoytur öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Selim Hoytur öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Selim Hoytur öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Selim Hoytur öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!
Standart Alveolar ayrışmanın kökeni

Alveolar ayrışma; rüzgar erozyonu, eksfolias-yon, donma-çözülme, tuz ayrıştırması ve yağışa bağlı olarak, özellikle kumtaşları üzerinde tipik olarak gelişen balpeteği şekilli çözülme şekilleri için kullanılan teknik bir terimdir. Ağırlıklı olarak kumtaşlarında gelişen bu özel ayrışma süreci, jeomorfolojik, jeolojik, klimatolojik ve bilhassa kıyı bölgelerinde hidrodinamik ve biyolojik faktörlerin denetiminde oluşan, çok farklı boyut ve şekillerde balpeteği (honeycomb) biçimli erime boşlukları ile bunların boyutu 1 m ve daha büyük olanlarına karşılık gelen tafoni oluşumları ile temsil edilir. Bu şekillerin oluşumu konusunda ilk gözlemler Darvvin (1839) ve Dana (1849) tarafından Avustralya'da yapılmış, alveolar ayrışma terimi yanında bal peteği çözülmesi (honeycomb weathering), kaya kafesi (stone lattice) gibi değişik tanımlamalar öne sürülmüştür. Konuyla ilgili tanımlama ve teoriler, Mustoe (1982), Turkington
ve Phillips (2004) ve Turkington ve Paradise (2005) tarafından detaylı olarak ele alınmıştır.
Mevcut çalışmalara göre alveolar ayrışma değişik iklim koşulları altında, diyorit, tüf, aglomera ve kumtaşı gibi oldukça farklı kayaç türleri üzerinde gelişebilmektedir. Bunlar arasında, en çok rastlandığı için, en önemlisi olan kumtaşı üzerindeki alveolar ayrışmaya ait çok sayıda örnek vardır (Scherber, 1927; Bouchart, 1930; Rondeau, 1965; Mustoe, 1982; Kelletat, 1980; Mellor ve diğerleri, 1997; McBride ve Picard, 2004; Turkington ve Paradise, 2005). Bugüne dek en çok kabul edilen görüş alveolizasyonun tuz ayrıştırması denetiminde geliştiğidir (Evans, 1970; Bradley ve diğerleri, 1978; Mc Greevy, 1985; Cooke ve diğerleri, 1993). Alveolar ayrışmanın kökeni konusunda halen bir fikir birliğine varılma-makla birlikte, bu konuya yönelik olarak Türkiye kıyılarında henüz bir çalışma yapılmamıştır.
Bu çalışmada, Gelibolu Yarımadası'nın batı kesiminde, Suvla Koyu kuzeyinde yer alan Bü-yükkemikli Burnu'nda tespit edilen alveolar ayrışma çok disiplinli bir yaklaşımla ele alındı. Oligosen kumtaşları üzerinde gözlenen alveolar ayrışma sahasında (Şekil 1) alveoller ve tafoniler kıyı
çizgisinden +15 m seviyeye kadar geniş yer kaplar. Şekil ve boyut bakımından farklı alveol-lerin geliştiği bu kuşakta alveoller ve tafonilerin morfometrik özellikleri, kumtaşlarının petrografik yapısı ve kumtaşları üzerinde gözlenen eklem ve kırık sistemlerinin sistematiği incelendi. Ayrıca biyoerozyonel topluluğun birincil üreticileri olan mikroskobik epilit ve endolit organizmalar arasındaki ilişkiden kaynaklanan biyoerozyon ele alınarak, alveol ve tafoni çukurlarına yerleşen mak-roendolitik ve yüzey faunasının topluluk yapısı belirlenmeye çalışıldı. Deniz suyu ve deniz tuzu etkisi ile alveolar ayrışma arasındaki ilişki, iklim elemanlarının kumtaşı ayrışması üzerindeki etkileri, kumtaşları üzerindeki siyanobakteri yoğunluğu, çözülme süreçleri üzerinde sıcaklık, pH, tuzluluk gibi çeşitli fiziksel ve kimyasal faktörler üzerinde duruldu. Çalışma, incelenen alanda ayrışma üzerinde etkili olan jeomorfolojik, petrografik, yapısal, biyolojik ve deniz suyu/deniz tuzu etkileri konusunda devam etmekte olan araştırmanın ön bulgularını içermektedir.

Nüve Forum
__________________
NEVART AKADEMİ
www.nevart.net
Güzel Sanatlar Fakültesi/Lisesi Yetenek Sınavlarına Hazırlık Kursu
Resim Yağlı Boya Hobi Kursu
Hızlı ve Etkili Okuma Kursu
Çocuklar için Hızlı Okuma Kursu
Çocuklar için Resim Kursu
Disleksi Eğitimi
Okuma Güçlüğü

Konu Selim Hoytur tarafından (13.08.08 saat 22:51 ) değiştirilmiştir..
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 13.08.08, 22:41
Selim Hoytur - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Profesör
 
Üyelik tarihi: Aug 2006
İletiler: 5.878
Selim Hoytur öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Selim Hoytur öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Selim Hoytur öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Selim Hoytur öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Selim Hoytur öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Selim Hoytur öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Selim Hoytur öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Selim Hoytur öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Selim Hoytur öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Selim Hoytur öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Selim Hoytur öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!
Standart inceleme alanının genel jeolojik ve jeomorfolojik özellikleri

Önem (1974) ve Sümengen ve Terlemez (1991) tarafından jeolojisi detaylı olarak çalışılan inceleme alanı ve çevresinde Eosen-Oligosen yaşlı birimler yayılım gösterir. Sahada geniş mostralar veren ve üzerinde alveolar ayrışmanın geliştiği kumtaşları, Kellog (1973) tarafından Ko-rudağ formasyonu içinde değerlendirilmiş olup, kirli sarı renkli, laminalı, orta ve kalın tabaka kalınlığına sahiptir. Tabaka doğrultuları genel olarak K 50 D, eğim değeri 38-50 GD'dur (Levha I, Şekil 1). İçinde kalsit dolgular ve özellikle demir birikiminden kaynaklanan dirençli kabukların geliştiği ortagonal ve poligonal çatlak sistemleri egemen olarak KD-GB ve KB-GD doğrultuludur (Levha I, Şekil 2). Kumtaşı, Gökçen (1967) ve Kellog (1973) tarafından Keşan formasyonu olarak adlandırılan siltli masif çamurtaşı istifini uyumlu olarak üzerler.
Sahanın jeomorfolojisi genel olarak batı ve güneybatı yönünde hafifçe alçalan alçak plato düzlükleri ve bunlar arasında özellikle killi ve siltli birimler üzerinde gelişmiş yayvan yamaçlı vadiler ve küçük koylar ile temsil edilir. Ağırlıklı olarak kumtaşından oluşan Büyükkemikli Burnu, Üst Eosen ve Oligosen yaşlı kumtaşı, kireçtaşı ve silttaşlarından oluşan ve kuzeydoğudaki Karakol Dağı'ndan (141 m) güneybatıya doğru alçalan platonun bir uzantısını meydana getirir. KD-GB yönünde uzanan platonun kuzeybatıya bakan yamaçları 20° - 90° arasında eğimlidir. Bununla birlikte eğim genellikle 50° yi aşar. Sahada yüksek falezli kıyı tipi egemen olup, silttaşının yü-zeylendiği kesimlerde küçük koylar gelişmiştir. Büyükkemikli Burnu'nun güney kesiminde tabaka eğimlerinin güneydoğuya doğru olması nedeniyle tabaka yüzeyleri boyunca dalga aşındırması etkindir. Bu nedenle falez önlerinde yer alan abrazyon platformları geniş yer kaplar.

YÖNTEM
Alveolar ayrışmanın kökeni ve ayrışmayı yönlendirici faktörleri ortaya koymak amacıyla alveol oluşumunun gözlendiği ve gözlenmediği kumtaş-larından örnekler alındı. Alınan örneklerin standart ince kesitleri çıkarıldı ve Folk ve diğerleri (1970) sınıflamasına göre tanımlamaları yapıldı. Aynı örneklerin EDS (Energy Dispersive X-Ray Spectroscopy), SEM (Scanning Electron Micros-copy) analizleri yapılarak ayrışma üzerinde etkili olan mineralojik bileşim, çimento maddesinin türü ve sıkılığı ile element bileşimi incelendi. Ayrıca 22 ayrı noktada yapılan ölçümler ile sahadaki kumtaşları üzerinde çatlakların sistematiği ve geometrisi araştırıldı. Kıyı zonunda göz-lenen biyolojik türlerin belirlenerek kıyı şekillenmesi üzerindeki rolü açısından toplanan türler gruplan-dirildi ve bunların ayrışma üzerindeki etkileri değerlendirildi. Alınan deniz suyu örneğinin ICP-AES (Inductively Coupled Plasma-Atomic Emis-sion Spectroscopy) analizi yapılarak deniz suyu bileşiminin ayrışma üzerindeki etkisi araştırıldı (Çizelge -1).

ÖN BULGULAR
inceleme alanında alveolar ayrışmayı hazırlayıcı ve hızlandırıcı faktörlerin sunulduğu bu çalışmada erişilen ön bulgular aşağıda açıklanmaktadır:
Kumtaşının petrografik özelliklerinin alveolar ayrışmaya etkisi
Alveolar ayrışmanın geliştiği kumtaşı, Folk ve diğerleri (1970) sınıflamasına göre karbonat çimentolu, kil ve klorit mineral matriksli sarımsı renkte kuvarsarenit ve subgrovak türündedir. Kuvars, plajiyoklaz ve daha az oranda biyotit ve muskovit mineralleri içeren kayaç ayrıca bol miktarda serpantin, çört ve metamorfik kayaç kırıntıları içeren orta-ince taneli bir tekstüre sahiptir. Kayanın ayrışma üzerindeki denetleyici rolü özellikle kil, plajiyoklaz ve biyotit minerallerinin bulunma oranına bağlıdır. Alveolizasyonun geliştiği ve gelişmediği kumtaşlarının ince kesitlerinin karşılaştırmasında görüldüğü gibi, kumtaşında plajiyoklaz ve biyotit miktarının artması alveolar ayrışmanın gelişimini olumlu yönde etkilemektedir. Alveolar ayrışmanın yoğun olarak geliştiği kumtaşı, karbonat çimentolu, ince taneli kuvarsarenit bileşimindedir. Kayaç plajiyoklaz açısından zengin olup taneli doku gösterir (Levha I, Şekil 3). Alveol oluşumu gözlenmeyen kumtaşı örneğinde ise dalgalı sönmeli, yuvarlağımsı ve genelde köşeli kuvars teneleri egemendir (Levha I, Şekil 4). Mikalar, çubuksu, bir yönde iyi dilinim gösteren az orandaki muskovitten oluşur. Çimento maddesi sıkı karbonat çimento olup, kayaç mikalı subgrovak türündedir.
Alveolar ayrışmanın gelişimi öncelikle kumtaşında mineral taneleri ve kaya kırıntılarını birbirine bağlayan karbonat çimentonun varlığı ile ilgilidir. Bu durum alınan kayaç örneklerinin EDS analizlerinden de anlaşılmaktadır. Daha yüksek oranda Ca++ içeren kumtaşında alveol gelişimi daha yoğun gelişmiştir (Çizelge - 2a). Element analizi sonuçları, kayada demir ve magnezyum gibi erimeyi yavaşlatan unsurların varlığını da göstermektedir. Bu durumda Ca++ miktarı az, buna karşın Mg++ ve Fe++ açısından zengin olan kumtaşlarında alvelizasyon durdurmakta veya önemli ölçüde sınırlanmaktadır (Çizelge - 2b).
Kaya örneklerinin taramalı elektron mikroskop görüntüleri incelendiğinde, kumtaşının mikrogö-zenek ve mikroçatlak içeriğinin de oluşum üze
rinde denetleyici olabileceği görülmektedir. Al-veol gelişiminin çok yoğun olduğu kumtaşına ait görüntü incelendiğinde kayacın mikro gözenek ve bu gözenekler arasında izlenen mikro çatlaklar açısından zengin olduğu görülür (Levha II, Şekil 1). Gözenek boyutları genel olarak 50-100 um arasında olup, elips şekilli gözenekleri birbirine bağladığı gözlenen çatlaklar 100-400 um arasında uzunluğa sahiptir. Alveolizasyonun gelişmediği kumtaşında ise, kayacın mika pulları açısından zengin olduğu ve daha kesif yapılı bir karbonat çimentoya sahip olduğu görülmektedir (Levha II, Şekil 2).
Deniz suyu ve tuzunun alveolar ayrışma ile ilişkisi
Kurak dönemdeki güçlü buharlaşma koşullarında kristalize olan tuzun kaya yüzeyi ve alve-ol duvarlarında yarattığı basınç ile alveolar ayrışma arasındaki kuvvetli ilişki en çok kabul gören görüştür (Evans, 1970; Bradley ve diğerleri, 1978; Mc Greevy, 1985; Cooke ve diğerleri, 1993; Rodriguez-Navarro ve diğerleri, 1999). İnceleme alanında kurak dönemde (Temmuz-Ağustos 2006) yapılan gözlemler dalgayla savrulan deniz suyunun 5 m yüksekliğe kadar erişebildiğini göstermektedir. Nitekim, belirtilen yükseltiler arasında kumtaşı tabaka yüzeylerinde, çatlaklarda ve alveol içlerinde tuz birikimi yoğun olarak gözlenmektedir. Deniz suyunun içerdiği tuzun ayrışma üzerindeki rolünü ortaya koymak amacıyla bazı jeokimyasal analizler yapılmıştır.
Deniz suyundan alınan örneğin ICP analizi sonuçlarına göre higroskopik olarak bilinen NaCI dalga ile püskürtülen ana bileşendir ve önemli kimyasal reaksiyonlara yol açabilmektedir (And-rews ve diğerleri, 2004). ICP analizleri sonucunda elde edilen değerler Çizelge 1'de sunulmuş olup, alveolar ayrışmanın gelişimi ile ilgili olarak aşağıdaki reaksiyonun etkili olduğu öne sürülebilir:
H2S04 (aer) + NaCI (aer) ^ HCI (g) + NaHS04
Buna göre deniz suyu aerosol oluşumuna farklı derecede etki edebilir. Bu durum, ayrışma
nın hızlanacağı daha asid bir ortam yaratacaktır. Reaksiyonun geçerliliğini doğrulamak amacıyla PHREEO.C programı kullanılmış (Parkhurst ve Appello, 1999), böylece kimyasal ürünlerin dağılımını ve konsantrasyonunu belirlemek mümkün olmuştur. T (°C), pH ve ortalama majör element konsantrasyonları gibi fiziksel ve kimyasal parametrelere dayalı olarak hesaplamalar yapılmıştır. Sonuçta Na+ ve Cr hem serbest iyonlar hem de iyon çiftleri (NaCI°) olarak mevcuttur ve bu durumda alveolar ayrışmaya yol açacak olan asidik ortamı sağlayan reaksiyonun ana bileşeni durumundadır.

Nüve Forum
__________________
NEVART AKADEMİ
www.nevart.net
Güzel Sanatlar Fakültesi/Lisesi Yetenek Sınavlarına Hazırlık Kursu
Resim Yağlı Boya Hobi Kursu
Hızlı ve Etkili Okuma Kursu
Çocuklar için Hızlı Okuma Kursu
Çocuklar için Resim Kursu
Disleksi Eğitimi
Okuma Güçlüğü

Konu Selim Hoytur tarafından (13.08.08 saat 22:50 ) değiştirilmiştir..
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 13.08.08, 22:44
Selim Hoytur - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Profesör
 
Üyelik tarihi: Aug 2006
İletiler: 5.878
Selim Hoytur öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Selim Hoytur öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Selim Hoytur öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Selim Hoytur öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Selim Hoytur öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Selim Hoytur öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Selim Hoytur öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Selim Hoytur öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Selim Hoytur öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Selim Hoytur öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Selim Hoytur öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!
Standart Alveolar ayrışma şekillerinin morfolojik ve morfometrik özellikleri

Çalışma sahasında alveolar ayrışma ile ilgili mevcut literatürde tartışılan oluşumlara ait birçok örnek (dairevi ve elips şekilli alveol, kaplumbağa sırtı yapısı, tendril, tafoni vb.) bulunmaktadır. Oluşan şekiller arasında, dairevi, yer yer çatlak sistemleri denetiminde elips şekilli olan ayrışma hücreleri egemendir. Ancak bu şekillerin dağılışında ve boyut özelliklerinde kumtaşının petrografik özellikleri yanında biyojen etkiler, tabaka eğimi, tuz ayrıştırması, rüzgara açık olma durumu ve liken ayrıştırması gibi farklı etkenlerin rol oynar. Bu amaçla seçilen bir hat boyunca deniz seviyesi ile Büyükkemikli Burnu'nun maksimum 15 m yükseklikteki seviyesi arasında 4 ayrı noktada, alveollerin derinlik, genişlik ve uzunluk ölçümleri dikkate alınarak 50'şer alveol ölçümü gerçekleştirilmiştir.
ilk iki ölçüm sahası gelgit içi kuşakta, 0-1 m yükselti basamağında yer alır. Bunlardan ilkinde, K60D doğrultu ve 37° GD dalışlı kumtaşı tabakaları üzerinde yapılan ölçümlerde alveollerin 15 mm - 65 mm uzunluk, 15 mm - 50 mm genişlik ve 10 mm - 45 mm derinliğe sahip oldukları görülmektedir. Dairevi ve elips şekilli alveoller egemen olmakla birlikte Semibalanus balanoides ve Litiorina neritoides türlerinin yoğun yaşadığı kısımlarda alveol duvarlarının genişlemekte ve şekillerin morfolojisi biyojen erozyon nedeniyle bozulmaktadır (Levha II, Şekil 3).
Aynı yükselti aralığında yapılan diğer bir ölçüm petrografik ve yapısal açıdan farklılık göstermeyen kumtaşı tabaka yüzeyinde yer alır. Burada en önemli değişim alveol boyutlarındaki büyümedir. Bu fark kumtaşı yüzeyinde Balanus topluluklarında^ ve bunların besin maddesi olan mavi-yeşil alg kolonilerindeki yoğunluk artışından kaynaklanır. Bu kesimde alveol duvarları ve tabanları yeşil alglerden yoğun olarak Enteromor-pha sp., Rhizoclonium tortuosum ve Cladophora sericea, mavi-yeşil alglerden Calotrix confervico-la, küresel bir form olarak Calothx confervicola, diatomelerden Amphora sp. ve Navicula sp. tarafından büyük oranda işgal edilmiştir. Ölçümler alveollerin uzun eksenlerinin 3.5 cm-10 cm arasında değiştiğini, genişliğin 2.5 cm-8 cm arasında olduğunu, derinliğin ise 1.5-6 cm arasında olduğunu göstermektedir. Özellikle derinlikteki artış ve iç içe gelişmiş huni (funnel) şekilli, yer yer birleşik alveol oluşumları belirleyici morfolojik özelliklerdir. Ancak bunda esas rol deniz suyunun püskürttüğü tuzun alveol taban ve duvarlarında birikerek kurak devrede kristalize olması suretiyle yaptığı ayrıştırma etkisidir. Bu nedenle alveol duvarlarının incelerek zamanla delindiği ve zamanla birleştiği görülmektedir (Levha II, Şekil 4 ve 5). Değişik boyuttaki alveolleri işgal eden Semibalanus balanoides (Linnaeus, 1758), Euraphia depressa, Euraphia depressa (Poli, 1795) ve bir gastropod olan Litiorina neritoides (Linnaeus, 1758) gibi denizel türler de biyojenik açıdan alveolizasyonu hızlandırmakta, ancak oluşan şekillerin morfolojisini bozmaktadır (Levha II, Şekil 6).
Üçüncü ölçüm noktası N70E doğrultulu, 30-38° ile güneydoğuya eğimli kumtaşı tabakaları üzerinde yer alır. Deniz seviyesinden itibaren 1-5-m arasındaki yükseltide yer alan bu kesimde ayrışma hücrelerinin uzunluğu 2 mm - 8,5 mm, genişliği 1.5 mm - 6 mm ve derinliği ise 1 mm-4 mm arasında değişir (Levha III, Şekil 1). Kırık sistemlerinin kesiştikleri kesimlerde ve güneybatı rüzgarlarının etkisini doğrudan karşılayan tabaka alınlarında ise uzamış ayrışma hücreleri yoğundur (Levha III, Şekil 2). Kalınlığı 20 cm'den az
olan tabakaların düzlemleri boyunca tafoni oluşumları gözlenmiştir (Levha III, Şekil 3). Ayrıca düzenli alveol çukurlarının yanında en azından bir yüzü açık olan ve alçak ve daha ince hücre duvarlarına sahip olan alveoller (tendriller) (Levha III, Şekil 4) ve şekli nedeniyle kaplumbağa sırtı olarak nitelendirilen alveolar ayrışma örnekleri de (Levha III, Şekil 5) tahrip olmakta olan kumtaşı yüzeylerinde yer yer görülmektedir.
Alveolar ayrışma ile ilişkisini araştırmak amacıyla seçilen son ölçüm noktası Büyükkemikli Burnu'nun denizden 15 m yüksekteki en yüksek seviyesinde liken topluluklarının bulunduğu kesimde yer alır. K85D doğrultulu ve 32° güneydoğuya eğimli kumtaşı tabaka yüzeyinde yapılan ölçümlerde alveol uzunlukları 3.5 mm - 1 mm, genişlikleri 2.5 mm - 1 mm ve derinlikleri 3 mm-11m arasında değişmektedir. Dairevi ve çok küçük boyutları ile göze çarpan bu ayrışma hücreleri Xantoha sp. tarafından yoğun olarak işgal edilmiştir (Levha III, Şekil 6).

DEĞERLENDİRME VE SONUÇLAR
Mevcut petrografik ve fiziko-kimyasal analiz sonuçlarına göre aşağıdaki sonuçlara varmak mümkündür.
inceleme alanında alveolar ayrışma kumta-şının mineralojik bileşimi, tekstürü, ve karbonat çimentosunun varlığı ve sıkılık derecesi ile ilgilidir. Alveoller düzenli olarak plajiyoklaz ve biyotit açısından zengin ince taneli, karbonat çimentolu kumtaşında gelişmektedir.
Kumtaşının element bileşimi alveolar ayrışmanın önemli bir parametresidir. Alveolar ayrışma Ca++ bakımından fakir, ancak Mg++ve Fe+ bakımından daha zengin olan kumtaşlarında ge-lişmemekte veya çok zayıf gelişmektedir.
Kumtaşının mikrogözenek ve mikroçatlak içeriği oluşumu denetleyen önemli bir etkendir. Kumtaşındaki polygonal çatlak sistemleri ise birçok yerde demir oksit dolgu ile sertleştiği için ayrışmanın yanal gelişimini sınırlamaktadır.
Çalışma sahasında gelgit arası kuşakta bulunan irili ufaklı alveoler çukurluklardan alınan kazıntı ve sulu örneklerin içerisinde yeşil alg grubundan Rhizoclonium tortuosum ve Cladophora sericea yoğun şekilde, mavi yeşil alg grubundan ipliksi Calothx confervicola ile küresel formlardan Chorooccus minör, diatome grubundan ise **-phora sp. ve Navicula sp. yoğun şekilde izlenmiştir. Bu algler topluluğu gastropodlardan bir grubun besin maddesidir. Devamlı ıslak kayaların üzerleri ve kenarlarında ise yeşil alglerden Enteromorpha sp. yoğun oranda gözlenmiştir. Kaya yüzeyinde mavi-yeşil ve sarımsı renklerin göründüğü alanlarda patella ve balanus türlerinin yoğun olarak izlenmesi, kurumuş bazı alveollerin içerisinde tuz birikintilerinin bulunması, keza kuru alveollerin içerisinde mavi-yeşil renklerin siyah renge dönüşmesi ve çatlakları doldurması ve bu çok dar ortamlarda denizel organizmaların metabolizma artıklarını bırakmaları ve organik asit salgılamaları biyolojik korozyon olarak adlandırılan bu süreç sonucunda kumtaşı ayrışmaya maruz kalmaktadır. Ayrıca bu algleri besin maddesi olarak kullanan kaya kazıyıcıları olarak Semibala-nus balanoides, Euraphia depressa, gastropod Littorina neritoides kumtaşı yüzeylerinde yoğun olarak gözlenmiştir. Bu denizel formların radula-ları karbonattan oluştuğu için, yaşamsal faaliyetleri sırasında karbonatlı kayaları ve kum taşlarını aşındırabilme özelliğine sahiptir. Sahada özellikle deniz seviyesinden itibaren ilk 1 metrelik yükselti kuşağında biyolojik ayrışma etkin olarak gerçekleşmektedir.
Yapılan 200 ölçüme göre alveol boyutları san-timetrik boyuttan desimetrik boyuta kadar çeşitli büyüklüktedir. Alveoler genelde dairevi şekilli olup, çatlak denetimli ayrışma hücrelerinde elips şekiller egemendir.
inceleme alanında Mayıs ve Ağustos ayları arasındaki kurak devrede tuz ayrıştırması etkindir. Tuz ayrıştırması sonucu alveol boyutlarında büyüme, alveol duvarlarında incelme ve huni şekilli alveol gelişimi söz konusudur. Rüzgarın tuzlu eriyiği hızla buharlaştırması nedeniyle, rüzgarı dik alan tabaka alınlarında tuz ayrıştırması daha etkili olmakta, deniz suyu bileşiminin jeokimyasal açıdan etkisi ve özellikle NaCI° çiftleri ayrışmayı önemli ölçüde etkilemektedir. Bununla birlikte ayrışma sürecinin kinetiğinin daha iyi anlaşılabilmesi açısından, örnekleme sayısının arttırılarak pH ve tuzluluk ile denizel formaların metabolizma atıkları ve asitlerinin ayrışma üzerindeki etkilerinin tartışılacağı bir çalışma başka bir yayında sunulacaktır.

Nüve Forum
Tablolar ve Kaynak PDF
Eklenmiş Dosya
Dosya tipi: pdf alveolar ayrisma.pdf (3,23 MB (Megabyte), 30x kez indirilmiştir)
__________________
NEVART AKADEMİ
www.nevart.net
Güzel Sanatlar Fakültesi/Lisesi Yetenek Sınavlarına Hazırlık Kursu
Resim Yağlı Boya Hobi Kursu
Hızlı ve Etkili Okuma Kursu
Çocuklar için Hızlı Okuma Kursu
Çocuklar için Resim Kursu
Disleksi Eğitimi
Okuma Güçlüğü

Konu Selim Hoytur tarafından (13.08.08 saat 22:49 ) değiştirilmiştir..
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Tags
alveolar, ayrışmanın, kökeni

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Bütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 07:31 .