Nüve Forum


Genel Kültür hakkinda Eski Çocuk Oyunları ile ilgili bilgiler


Bir dönemler bizim mahalledeki “gençler”, “kız oyunu” diye bilinen lastik ve sek sek ile de hayli ilgilenmiştik. Yoğurtçular, şerbetçiler (bunu attım galiba) vb enteresan kategorileri vardır lastiğin, bilen bilir… Tabii

Like Tree13Likes
  • 3 Post By Jeli
  • 3 Post By Jeli
  • 3 Post By Jeli
  • 3 Post By Unrealseptic
  • 1 Post By ghostgirl

Cevapla

 

LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 15.03.09, 11:07
Jeli - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Profesör
 
Üyelik tarihi: Oct 2006
İletiler: 7.003
Jeli öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Jeli öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Jeli öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Jeli öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Jeli öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Jeli öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Jeli öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Jeli öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Jeli öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Jeli öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Jeli öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!
Standart Eski Çocuk Oyunları

Bir dönemler bizim mahalledeki “gençler”, “kız oyunu” diye bilinen lastik ve sek sek ile de hayli ilgilenmiştik. Yoğurtçular, şerbetçiler (bunu attım galiba) vb enteresan kategorileri vardır lastiğin, bilen bilir…
Tabii ki futbol topu her Türk genci gibi bizim de bolca zamanımızı kaplardı. İddialı maçlarda çift kaplı top kullanırdı -ki çocuk oyunu olmadığını oynayanlar bilir-. Orta-gol, sayımızın yetmediği ya da dar alanda hızla bir şeyler yapmak istediğimizde başvurduğumuz oyundu; başka mahallelerde de oynanmış mıdır bilemem. Alman kale’yi bilmiyorum, biz Japon kale oynardık…
Ama şimdinin TV kanalları ve gazetelerine göre son derece geniş bir spor yelpazemiz vardı, belirtmeden geçemeyeceğim. Sokağı enlemesine geçen bir ağ (=ip) gerip voleybol oynamak ya da civarın ustalarına yaptırılan potalara basket atmak da listemizde yer alıyor. Olimpisttik yahu!
[coverattach=1]

Orta-gol
Oldukça basit bir top, hatta futbol, oyunudur. Alışıldık kuzenlerinden başlıca farkları: Tek sayıda oyuncu ile oynanır, sokağı boylamasına değil enlemesine kullanır, kesinlikle bir saat gerektirir. Öncelikle kaldırımda uygun iki ağaç belirlenerek kale oluşturulur. Sonra takımlar seçilir: Bir kaleci (tarafsız), iki takım (en uygun sayı 3 kişi olmakla birlikte abartılırsa 4 kişiye kadar çıkılabilir, ama bu kalabalıkta ne gol olur ne de zevki çıkar, 2 kişilik takımlarla ise gol atmak hayli zorlaşacaktır). Kaleci kaleye geçer, doğal olarak. Her takımın eşit süresi vardır. Bu süre boyunca bu takım “hücum”, diğeri de “savunma” oynayacaktır. Amaç, yine doğal olarak, gol atmaktır. Ancak bunun yolu, oyunun isminin de gayet güzel belirlediği gibi, orta yapmaktan geçer, çalım vb. güzellikler yasaktır. Hatta orta yapıldıktan sonra top yere değdiğinde hücum hakkı sona erer, gol olmuşsa olmuştur, olmamışsa yeniden orta yapılır. Savunma yapan takım topu olabildiğince uzağa atarak süre geçirmeye çalışır. Hücum yapan takım da olabildiğince seri ve hızlı gol atmaya. Hücum takımı gol sahasında bir kişi eksik olduğundan son derece efor gerektiren bir oyundur. Buna karşın kişi eksikliğini şaşırtmacalarla ve baskın gollerle bertaraf etmek gerektiğinden zekâ da gerektirir. Özellikle sayının az ya da tek olduğu hallerde, zaman sıkıntısı varken (akşam son oyun vb), fazla koşuşturmaca istenmediğinde (yazın sıcak vakitlerinde) son derece iyi gider. Bildiğimiz kaplı (plastik) toplarla oynanabileceği gibi aslen meşin topla icra edilmesi tavsiye olunur.
Tornet
Kendisine çeşitli yörelerde “bilyeli”de denir. Mahallenin Formula 1 yarış arabalarıdır. Özellikle yokuşu bol olan semtlerde revaçtadır.
Oturak olarak kullanacağınız bir tahtanın altına iki çubuk çakar, bu çubukların ucuna da teker yerine geçecek birer bilyeli rulman takarsınız. Dönüş kontrolü için bazılarında ön takım ayakla yönlendirilebilecek şekilde çakılmış olur.
Her çocuğun bahsi geçen bilyeli rulmanları bulamayacağı ortada. Dolayısı ile bu tornet sahibi çocukların çevresinde bir de pit ekibi oluşur. Hep beraber komşu mahallenin ekibiyle yarışılır.
Çoğu zaman oyun çarpılan bir duvar, taş sonucunda küçük sıyrıklar ve tornetin hasar görmesi ile sonlanır.
Çivi
Tek gerekliliğin bir çivi ya da çakı olduğu, çamurda oynanan güzel bir oyunumuzdur. iki ya da daha fazla kişi merkeze konmuş bir noktaya ulaşmaya çalışır ve çevresine dair çizerler. Bu daireler çizilirken bir birlerinin çizgileri üzerinden geçmemeli ve sınırların dışına düşümemelidir. Çizgi çizmek için gerekli noktayı ise elinizdeki çiviyi çamura saplayarak belirlersiniz.
Genel de bu oyun annenizden çamurla oynadığınız için azar hatta dizleriniz çamurlanmış ise bir tokat ile sonlanır.
Dekman
Kovboyculuk, askercilik olarak da isimlendirilebilir. Vahşi Batı’da, ilkel çağlarda ya da en son okuduğunuz çizgi romanda geçen bölge ve tarihi konu almasına göre oyunda küçük farklılıklar olur. Sanırım oyunun adı Vahşi Batı çizgi romanlarındaki (Teksas, Tommiks, Zagor) İngilizce efektlerden gelmekte (örneğin köpekler “bark bark” diye havlar, kurşunlar “ziv ziv” diye geçer, yumruklar “smack!” diye atılır. )
Mahallenin çocukları iki gruba ayrılır ve oyunun temasına göre kovboy/kızılderili, Alman/Amerikalı olur. gene oyunun temasına göre kullanılan silahlar da değişir. En popüleri tabancalardır. Karşılıklı “dışın dışın” sesleri ile ateş edilir. Çoklukla “öldün çık” diye biter.
Genellikle oyun öldün-ölmedin tartışması ile çıkan gerçek kavga ile biter.
Eğer çevrenizde marangoz abileriniz varsa onlara yalvar yakar olarak, ok-yay, kılıç, kalkan gibi daha gerçekci donanımlar elde edebilirsiniz. Tabi bu tür donanımlar ile oynanan oyunların sonunda çoğu zaman küçük çürük ve yaralanmalar olur.
Tüf Tüf
Tek ihtiyacınız yarım metre uzunluğunda bir elektirk borusu ve bunun ile atacağınız kağıt rulolardır. Tabi bir de bunları atarak rahatsız edeceğiniz arkadaşlara ihtiyacınız var. Bu boruların üst üste bağlanması ile dürbünlü olarak tabir edilen daha canti ve göz alıcı oyuncaklarınız olabilir. Ayrıca atacağınız kağıt tüf tüf ruloları yerine başka şeylerde kullanabilirsiniz. Örneğin çitlembik bunun için biçilmiş kaftan olabilir.
Ayrıca tükenmez kalem dışı (Bic markalar tavsiye edilir) ile küçük kağıt parçaları atabileceğiniz, taşınabilir modeller de yapabilirsiniz. Böylece ders sırasında sınıfın diğer köşesinde oturan arkadaşınızı rahatsız etmeniz mümkündür. bir süre sonra mermilerin kütlelerinin en az yüzde 50’si oranında tükürük taşımaya başlayacak olması, saldırının keyfini daha da artırır. Özellikle bu oyun, öğretmene yakalanılarak biter.
Misket
Oyuna belirlenen açılış sayısındaki misketi yatırabilen herkes katılabilir. Bütün misketler yanyana dizilir. Ardından bir baş belirlenir (Bazı oyunlarda sıralama atışında en yakına atmış oyuncu belirler ). Sonra da oyuna katılan oyuncular misketlerini atarlar. Oyunun bir sonraki aşamasına ilk başlayacak olan kişi misketini en uzağa atmış olandır.
Bir sonraki adımda atışınız ile belirlenmiş olan baş tarafına en yakın mümkün ise baş tarafından vurmak hedefinizdir. Ne kadar baştarafta vurursanız o kadar misketi alırsınız. Oyuncular sırayla alabildikleri kadar misketi toplar ve bir sonraki tarafına geçerler. Eğer atışınız misket çizgisinin bu tarafında kalmışsa oyun dışı kalırsınız.
Oyunun devamı olarak eğer bütün misketler toplanmamış ise diğer taraftan bir seri atış daha yapılır. Burada da en uzaktaki taş sahibi ilk atış hakkına sahiptir. Eğer hâlâ ortada misket var ise bir sonraki tura yere kalır.
Burada genelde atış yapılan güzel iri misketlere “kaflik” dendiğini de belirtelim.
Gazoz Kapağı
Bir misket oyunu taklidir. Burada oyun araçlarınız misket yerine gazoz kapakları ve elinize oturan bir taş parçasıdır. Mermerden olanları tercih sebebidir.
Alman Kale
Amaç topu yere düşürmeden kale olarak belirlenen yere gol atmaktır. Genelde 3 ya da 4 kişinin oynadığı bu oyunda topu yere düşüren ya da topu auta atan kişi kaleye geçer.
Kale olarak seçilen yer genelde Fatmanım teyzenin giriş kat demirleri olduğu için, Fatmanım Teyze sonunda bağırır, çağırır ve oyun sona erer.
Kafa Karış
Çukur diye de bilinen bir misket oyunudur. Amaç, rakibin misketini çukurdan uzak tutmaktır. Kullanılacak misket kaflik, gaflik, kafalık, kafçik diye adlandırılır ve son derece önemlidir.
Kafliği eskitmenin bu oyunda işe yaradığı söylense de bilimsel olarak kanıtlanamamıştır.
Telli Araba
Plastik arabanın, tepesinden uzunca bir tel takılarak yönlendirilmesi ile çeşitli oyunlara vesile olur.
Yarış yapıldığında, yarışı her zaman en iyi koşan çocuk kazanır. Bir de çocukların, trafik kurallarını ihlal etmeyi öğrendikleri bir oyundur.
Köşe Kapmaca
Sokakta da oynanabilmesine rağmen genelde evlerde oynanan bir oyundur. Televizyonun günlük yaşamdaki hakimiyeti henüz kurulmamışken, özellikle havanın erken karardığı ve soğuk olduğu kış günlerinde, ailecek gidilen komşu ziyaretlerinde bir araya gelen çocuk kalabalığı tarafından evin büyüklerin oturmadığı bir kısmında oynanır. Kural basittir. Kişi sayısından 1 az köşe belirlenir, bir kişi ebe olur, diğerleri köşeler arasında yer değiştirirken ebe boş bir köşeyi ele geçirmelidir. Köşe değişirken açıkta kalan da ebe olur. Oyun için en az 3 kişi gerekir ama ideal rakam 5-6′dır.
Genelde gürültünün artması sonucu annelerden birinin kızması sonucunda biter. Yerini eninde sonunda benzer bir gürültü seviyesine varacak başka bir oyun alır.
Kimin Eli Kimin Üstünde
Köşe kapmaca oynayacak kadar köşe ya da yer yoksa oynanabilecek bir oyundur. Köşe kapmacadaki gibi en az üç kişi gerekir ama ideal rakam 5-6′dır. 1 kişi ebe olur ve yerde yüz üstü kapaklanır. Diğerleri ellerini onun sırtında üst üste koyarlar. Ellerin konması bittikten sonra sorarlar “En üstte kimin eli var?”. Eğer bilirse en üstte eli olan ebe olur, bilemezse, gıdıklamadan cimdiklemeye kadar çeşitli şiddetlerde cezalardan birine çarptırılır.
Eğer gürültü nedeniyle dışardan müdahale ile bitmemiş ise sürekli bilemeyip ebe olan kişinin mızıkması sonucunda biter.
El Kızartmaca
Eğer üç kişi değilseniz ve dışarı çıkıp oyun arkadaşı da bulamıyorsanız, işte size İki kişi ile oynanan bir refleks oyunu. Bir kişi ellerini açar diğeri de ellerini onun üzerine koyar. Elleri üstte olan kişi ( ebe ) ellerinin üzerine vurulmadan ellerini kaçırmalıdır. Vurmayı başaramayan ebe olacaktır.
Oyun kızarmış eller ve birinin ağlamasıyla biter.
Kaynak

Eklenmiş Resimin Önizlemesi
Eski Çocuk Oyunlarý-misketler.jpg  
__________________
Mankind differs from the animals only by a little, and most people throw that away.

Nuve Muzemizi gezdinizmi?
sanal resim galerim
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 15.03.09, 11:09
Jeli - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Profesör
 
Üyelik tarihi: Oct 2006
İletiler: 7.003
Jeli öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Jeli öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Jeli öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Jeli öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Jeli öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Jeli öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Jeli öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Jeli öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Jeli öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Jeli öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Jeli öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!
Standart Cevap: Eski Çocuk Oyunları

Merenden 1-8
Benim çocukluk yıllarım evde geçti. Salim diye bir ******** vardı beni her gördüğünde pataklayan, bu yüzden 3-4 yaşımdan ilkokulun sonuna kadar neredeyse dışarı hiç çıkmadım. Evde Ana Britannica okumacılık, sabahları lazımlık ile salona gelip test çözmecilik filan oynadım.
Fakat ortaokulda İzmir’e taşınınca, bendeniz aniden çiçek gibi açıldım. Allahım yerimde duramıyordum. Böyle bir koşuşturmaca, kızlar, futbol konuşan gençler… Bunca yıl evde oturmanın acısını çıkarıyordum.
Bir sorun vardı ama. Millet yukarda da adı listelenmiş olan kimi oyunlar oynuyordu deliler gibi. Misket oynuyorlardı mesela, ama öyle böyle değil, hepsi yılların uzmanı, gazoz kapakları, çamura saplanan çiviler filan diğer aklıma gelenler şimdi düşününce. Hiç birini beceremiyordum ben ve bu kabul edilebilir bir şey değildi.
Bir gün dedim ki, “bir oyun bulayım, herkes onu oynasın” (çocuk olunca hayaller bu ciddiyet ve içerikte oluyor işte). Eh.. Tabi milleti yeni bir oyunu oynamaya ikna etmek için önce yeni bir oyun olmalı idi ortada. Bir akşam oturdum elimde neler var, neler yapabilirim diye baktım, düşündüm. Hem beceriye dayalı, hem biraz şans gerektiren, hem çekişmeye müsait, hem kalabalık oynanabilecek, hem de kolay öğrenilebilecek filan bir oyun gerekli idi. İşim zordu.
Bizim mahallede bir park vardı, eski püskü idi, küçük çocuklar bile pek sevmezlerdi. Düşünürken o parktaki aletleri de kullanarak futbol topu ile oynanacak küçük bir oyun geldi aklıma. Şimdilerde Moleskine’im içinde bir yaprakta yaşayan bu oyunun size göndermek için bir fotoğrafını çektim (Moleskin notundaki koordinatlar buraya tekabül ediyor). Moleskin’e aklıma geldiği kadarını yazdığım kurallar ilk kurallar idi, daha sonra bir çok ekleme yapıldı fakat ana tema pek değişmedi.

Bu oyun o kadar tuttu ki, farklı mahallelerden insanlar geliyorlardı oynamaya. Turnuvalar yapılıyordu ortaokul çocukları arasında. Öyle ki ben 2 yıl sonra İzmir’den Ankara’ya dönüp, Ankara’da geçirdiğim 3 yıldan sonra annemin yanına yeniden döndüğüm zaman hâlâ bu oyunu oynayan çocuklar görüyordum.
Oyuna isim koymak gelmemişti aklıma aceleden. Bu yüzden herkes kendisine göre bir isim buldu. Bizim mahallede farklı aşağı mahallede farklı isimler ile anılırdı. Fakat 1-8 en çok ve en bilinen adı idi sanırım. 4-5 yıl sonranın veletleri de bu şekilde anıyorlardı.
Eh.. Tabi 1-8′i bilmezsiniz siz. Öyle çelik-çomak, yılan, tornet gibi meşhur değildir. Fakat sırf PR eksikliği ve bu parkın aynısının başka bir yerde olmaması yüzünden 1-8′in Evka II sitesi sınırları içerisinde kalmış olması sizi yanıltmasın. O kadar zevkli idi ki yerel bir aktivite olarak nesilden nesile oynandı
Bu oyunda genelde iddia mevzusu gazoz filan oluyordu. Gazozlar da aynı mahalle içindeki bir bakkaldan alınıyordu tabi.
Oyun yüzünden bakkalın gazoz satışı artmış olacak ki, bakkal teyze oyuna sponsor olmuştu ve bir kutu beyaz yağlı boya ile top atılan duraklar ve kaydırağın alt kısmı boyanmıştı
__________________
Mankind differs from the animals only by a little, and most people throw that away.

Nuve Muzemizi gezdinizmi?
sanal resim galerim
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 15.03.09, 11:10
Jeli - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Profesör
 
Üyelik tarihi: Oct 2006
İletiler: 7.003
Jeli öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Jeli öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Jeli öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Jeli öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Jeli öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Jeli öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Jeli öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Jeli öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Jeli öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Jeli öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Jeli öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!
Standart Cevap: Eski Çocuk Oyunları

Aliden
Güzel sanatlar fakültesinin bölüm başkanı profesör/baskıcı/sert bir babanın, çocuklarına gereğinden fazla titizlenen İranlı/psikolog/öğretmen bir annenin çocuğu olmak, hem çok zordur hem de “kurbanı” yaratıcı olmaya iter. Mahalleden az arkadaşınız vardır, var olanlar da top oynamaya çağırmazlar sizi, çünkü ne “topa depmeyi” bilirsiniz ne de “üç kornerin bir penaltı” ettiğini…
Ne yapacaksınız? Siz de benim gibi kızlarla oynamaya başlayacaksınız elbet! Kızlar hem erken geliştiklerinden hem de 5-6 yaşındaki erkek haytalar onlara “fazla çocukca” geldiğinden ve daha o yaşlarda “olgun erkeklerden” hoşlanmaya başladıklarından, bendeniz ansızın kızlarla oyun oynarken buldum kendimi!
Şimdi sıra geldi bir kısmı “kırmızı noktalı”, kız oyunlarını anlatmaya…
Evcilik
Yeryüzünün muhtemelen en eski ve “ömür boyu” oynanmaya devam eden tek oyunudur. Kaç yaşında olduğunuz farketmez, 7’sinde de 77’sinde aynı kapıya çıkar! 7 yaş ve öncesinde oynanan hali, her iki taraf için daha az zararlıdır. “Evin hanımı” çamurdan yemekler yapar, erkek ise dışardan yemekte kullanmak üzere (sümüklü böcek, gazoz kapağı, çalı çırpı) çeşitli malzemeleri toplar ve eve getirir. Bir saat geçtikten sonra yalancıktan akşam gelir ve kızla erkek birbirine sarılarak uyuma numarası yaparlar.
Doktorculuk
Evciliğin “level atlamış” halidir. Birbirine sarılarak uyumak artık “kesmediğinden”, taraflar sırayla hastalanır. Diğer taraf “Doktor” rolünü oynar ve karşı tarafın kukusuna/pipisine bakar. Oyun, her iki tarafın “ufkunu açması” yönünden son derece faydalıdır. Oyun, iyi bir aile kızının safça bir kıskançlıkla evde annesine “Benim niye Ahmet’inki gibi bir pipim yok?” diye sormasıyla ebediyyen sona erer. Bu aşamadan sonra temizinden bir “Osmanlı tokadı” ile tanışmak, sünnetten sayılır.
Lambada
Lambada çılgınlığının azıya alıp da edepsizliğin arş-ı âlâya vurduğu o güzel günlerde kızlarla oynadığımız bir oyundu. Ayrıntılarını anlatmayayım, ayıp olur. Bir nevi “trencilik oyunu” diyelim en iyisi… Tek farkı, bu oyunda kimsenin en önde, yani şimendifer olmayı istememesiydi.
Lastik
Eğlenceli tek kız oyunudur denilebilir. Uzun bir don lastiği ve bol sayıda kızla oynanır. Ayak bilekleri seviyesinde (birler) başlayan oyun, yavaş yavaş yukarı doğru yükselir. Önce baldır seviyesine (ikiler) yükselen lastik; sırasıyla diz kapağı (üçler), kalça (dörtler) ve hatta kalça (beşler) seviyesine kadar yükselir. Her seviye içinde bir seri farklı adımlamayı içeren oyunların (İspanyollar, İtalyanlar, Türkler gibi) gerçekleştirilmesiyle bir “kama” tamamlanır.
Bu oyunun rakip mahalle ya da apartmandan kızların karşılıklı rekabetiyle kızışarak gerçek bir “deathmatch”a dönüşmesi de görülmedik şey değildir…
Saylon Galaktika
Aslında bir kız oyunu değildir ama anlatayım. Bir kâğıdın farklı uçlarında olacak şekilde, “n sayısı” kadar üçgen ve yuvarlak çizilir. Yuvarlaklar Saylonları, üçgenlerse Galaktika gemilerini temsil eder. Kurşun kalemin en üstündeki tepesinden bastırıp kağıt üzerinde kaydırarak karşınızdaki gemilerden birini vurmaya çalışırsınız. Kalemin dudaklar arasında tutularak, dille itilen şekli çok daha heyecanlıdır. “Space Arcade” oyunlarının tillahını daha o yıllarda yaratmıştık anlayacağınız
Arko ile “traş keyfi”
Aslında bu bir oyundan çok, genç dimağlar için hayvanlık yapma okasyonudur. Bunun için tercihan şehir merkezinde, önünden yol geçen apartmanlardan birinin üst katında oturmak gereklidir. Anne-babanın evde olmadığı, yağmurlu bir günde yapılan bu oyun için gerekli olacak malzemeler şöyle: Bol miktarda sofra peçetesi ve babanın traş köpüğü (basınçlı kutulu olanlardan).
Yağmurlu bir günde, bir katını açacağınız peçetenin içine traş köpüğünü bolca sıkın. Peçetenin patlamamasına dikkat ederek yola bakan pencereye doğru yönelin. Aşağıdan hızla geçen arabaların üzerine artık bombalarınızı bırakabilirsiniz!
Her türlü isabet 1, ön cama isabetse 3 puan sayılır. Arabanın o panikle direğe ya da önündeki araçlara çarpmasıysa 20 puanlık bonus kazandırır. Araçlar ön camlarında patlayan bombayı silecekleriyle temizlemeye çalıştıkça, traş köpüğünün yağmurun da etkisiyle köpürmesi, oyunu daha da keyifli hale getirecektir. (Not: Bu hayvanlık bana değil, arkadaşım Dinçer Karaca’ya aittir.)
__________________
Mankind differs from the animals only by a little, and most people throw that away.

Nuve Muzemizi gezdinizmi?
sanal resim galerim
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 15.03.09, 11:15
Unrealseptic - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Ordinaryüs
 
Üyelik tarihi: Feb 2008
Nereden: kocaeli
İletiler: 14.891
Unrealseptic öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Unrealseptic öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Unrealseptic öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Unrealseptic öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Unrealseptic öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Unrealseptic öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Unrealseptic öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Unrealseptic öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Unrealseptic öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Unrealseptic öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Unrealseptic öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!
Standart Cevap: Eski Çocuk Oyunları

ehuehue cok teşekürler jelim bi an çocukluğuma gittim yaf ehuehe kibrit kutularında bile oyun oynardık o zaman böle oyuncak lar nerde ehuehue deli gibi misket ve top aynardık
__________________

Güzel Sanatlar Fakültesi/Lisesi Yetenek Sınavlarına Hazırlık Kursu
Resim Yağlı Boya Hobi Kursu
Hızlı ve Etkili Okuma Kursu
Çocuklar için Hızlı Okuma Kursu
Çocuklar için Resim Kursu
Diksiyon Kursu
Nefes Teknikleri Kursu
Kişisel Gelişim Kursları
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 15.03.09, 14:02
ghostgirl - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Genel Yönetici
 
Üyelik tarihi: Jan 2008
Nereden: Mersin
İletiler: 13.554
ghostgirl öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!ghostgirl öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!ghostgirl öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!ghostgirl öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!ghostgirl öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!ghostgirl öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!ghostgirl öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!ghostgirl öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!ghostgirl öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!ghostgirl öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!ghostgirl öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!
Standart Cevap: Eski Çocuk Oyunları

Evet yaf valla çocukluk günlerim aklıma geldi ne oyunlar oynardık ...hey gidi günler heyyyyyy.....Saol jelicim..
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Tags
çocuk, eski, oyunları

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Bütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 01:41 .