Nüve Forum

Nüve Forum > kütüphane > Kültür > Kültür Tarihi > Konya'nın Geleneksel Eğlence Kültürü - Traditional Entertainment Culture in Konya

Kültür Tarihi hakkinda Konya'nın Geleneksel Eğlence Kültürü - Traditional Entertainment Culture in Konya ile ilgili bilgiler


Şivlilik Şivlilik kelimesinin anlamına dair kesin bir bilgi olmamakla birlikte eskiden Konya'da çocuklar yırtıcı, göçmen bir kuş olan ve yerel ağızda "Cüllülük" adıyla bilinen kuşa çıkardığı ses dolayısıyla şivlilik derlerdi.

Kültür Tarihi Kültürel hareketler, Bayraklar, Eğitim tarihi, Filateli, Heraldik, Kültürel hareketler, Nümismatik, Sanat tarihi, Soybilim,

Like Tree13Likes

Cevapla

 

LinkBack Seçenekler Stil
  #11  
Alt 07.11.08, 18:03
Çılgın
 
Üyelik tarihi: Jan 2008
İletiler: 781
Blog Başlıkları: 56
Yıldız Ünalay artık çok görkemli biri.Yıldız Ünalay artık çok görkemli biri.Yıldız Ünalay artık çok görkemli biri.Yıldız Ünalay artık çok görkemli biri.Yıldız Ünalay artık çok görkemli biri.Yıldız Ünalay artık çok görkemli biri.Yıldız Ünalay artık çok görkemli biri.Yıldız Ünalay artık çok görkemli biri.Yıldız Ünalay artık çok görkemli biri.Yıldız Ünalay artık çok görkemli biri.
Standart Şivlilik

Şivlilik
Şivlilik kelimesinin anlamına dair kesin bir bilgi olmamakla birlikte eskiden Konya'da çocuklar yırtıcı, göçmen bir kuş olan ve yerel ağızda "Cüllülük" adıyla bilinen kuşa çıkardığı ses dolayısıyla şivlilik derlerdi. Prof. Dr. Mustafa Kafalı şivlilik eğlencesini leylek, kartal, çaylak gibi göçmen kuşların dönüşünü kutlamaya yönelik bir Nevruz eğlencesi olarak yorumlamaktadır (1995: 27). Ancak araştırmalar sadece Konya'da yaşanan bu tür bir eğlencenin Nevruzdan ziyade İslâm inanç ve gelenekleriyle bağlantılı olduğunu ortaya koymaktadır. Buna göre, üç aylar olarak bilinen "Recep" "Şaban" ve "Ramazan"ın Müslüman Türkler arasında özel bir yeri vardır. Bunlardan ilk ikisi "İlk Namaz" ve "Orta Namaz" olarak da bilinir. Şivlilik, "İlk Namaz" ayının ilk Perşembe günü, çocukların ellerindeki torbalarla kapı kapı dolaşarak kuru ve kabuklu yiyecek toplamalarının adıdır. Bu tür bir eğlence yalnız Konya'da yaşanmaktadır. Ancak, şivlilik sadece kuru yemiş toplamaktan ibaret değildir. Günlerden beri devam eden bir sürecin son noktasıdır. (Sakaoğlu, 1985b: 137; 2000: 86)
"İlk Namaz" (Recep) ayına bir aydan daha fazla bir süre önce gençler ve çocuklar arasında hazırlıklar başlar. Bir ay boyunca her gece artan bir heyecanla devam eden eğlencelerde trampetler çalınır, kavallar öttürülür. Bu gecelerin en belirgin özelliğini de rengarenk fenerler teşkil eder. Bu fenerler evvelce mahallenin gençleri tarafından yapılır, yarım veya bir tabaka "eser-i cedid" kağıdı üzerine rengarenk boyalarla çeşitli resimler ve şekiller çizilirdi. Bilhassa at, ata binmiş bir kahraman, örneğin Şah İsmail, Âşık Kerem resimleri en çok kullanılanlardandı. Daha sonraki yıllarda İstanbul'dan hazır olarak gelen fenerler
Attarlar Çarşısı'nda satılmaya başlanmıştır. Fenerlerde kullanılan mumlar ise önceleri iç yağından yapılır, dipleri de kırmızı veya yeşile boyanırdı. Sonraları ise, ispermeçet mumu kullanılmaya başlanmıştır.
Haftalar boyunca devam eden gece eğlenceleri, akşam yemeğinin alelacele yenilip dışarıya çıkılmasıyla başlar ve gece geç saatlere kadar sürerdi. Fenerler, sokağın iki duvarı arasına gerilmiş iplere asılır, kandil yaklaştıkça fenerlerin sayısı, kaval ve trampetlerin gürültüleri de artardı.5 Geceler eğlenceleri bu minval üzere devam ederken, "Recep" ayının ilk perşembe gecesine gelinirdi. O gece "Regaib Kandili" olduğu için mahalle camiinde Mevlid-i Şerif kıraat edilir, o günün sabahında da çocukların haftalardan beri beklediği "şivlilik" toplanırdı. Çocuklar kalabalık gruplar hâlinde ellerinde torbalarla kapı kapı dolaşır ve torbalarını doldururlardı. Çocuklara daha çok kuru üzüm, leblebi, incir, iğde, şeker, vs. verilirdi. Kapı kapı dolaşırken de şu sözler söylenirdi (Sakaoğlu, 1985b: 137; 2000: 86):
"Şivli şivli şişirmiş, Ergen oğlan bişirmiş, İki çörek bir börek, Bize namazlık gerek. Şivlilik..."
Çocukların şivlilik toplamaları öğleye kadar devam eder, dolaşmaya yakın komşulardan başlanır, uzak semtlere kadar gidilirdi. Toplanan yiyeceklerin bir kısmı dolaşma esnasında yenildiği için acıkma söz konusu olmazdı. O sabahın büyükler açısından taşıdığı değer ise daha başka olurdu. Hemen her evde "bişi" adı verilen bir hamur yiyeceği yapılır, pekmezle yapılan un helvası ile akraba ve komşuların bilhassa fakir olanlarına dağıtılırdı. "Bişi" yapılırken pek alışık olunmadığı için zeytin yağı yerine şırlan/şırlağan (susam yağı) kullanılır ve mutlaka perşembe günü pişirilip dağıtılırdı. Yapılması ve dağıtılması geciktirilmezdi. Bunun için Konya'da şöyle bir atasözü bile vardır. "Namaz geçtikten sonra şırlağan yağını başına dök." Bu söz zamanında yapılmayıp geciktirilmiş işler için kullanılır (Sakaoğlu, 1985b: 137-138; 2000: 83-89; Kafalı, 1995: 2728; And, 1974: 96).

Alıntı ile Cevapla
  #12  
Alt 07.11.08, 18:06
Çılgın
 
Üyelik tarihi: Jan 2008
İletiler: 781
Blog Başlıkları: 56
Yıldız Ünalay artık çok görkemli biri.Yıldız Ünalay artık çok görkemli biri.Yıldız Ünalay artık çok görkemli biri.Yıldız Ünalay artık çok görkemli biri.Yıldız Ünalay artık çok görkemli biri.Yıldız Ünalay artık çok görkemli biri.Yıldız Ünalay artık çok görkemli biri.Yıldız Ünalay artık çok görkemli biri.Yıldız Ünalay artık çok görkemli biri.Yıldız Ünalay artık çok görkemli biri.
Standart Tekecik Gezme Gecesi

Tekecik Gezme Gecesi
Tekecik gezmesi, Toroslar'ın kuzey eteğinde yer alan Bozkır ve Hadim gibi çok dar bir bölgede bilinen, çobanlarla köyün delikanlılarının bir araya gelerek yaptıkları eğlencedir. Anadolu'nun bir çok yöresinde delikanlıların yaptığı bazı eğlencelerle ortak yönleri varsa da ağırlığını bu bölgeye özgü şekiller belirler.
Tarım ve hayvancılıkla geçinen bu bölgelerde kasım ayı gelmeden elli gün önce tekeler (erkek keçi) sürüden ayrılır, sadece tekelerin ya da oğlakların olduğu bir başka sürüye katılarak, iki ay keçilerden uzak tutulur. Bundan maksat, keçilerden uzak kalan tekelerin iyice kızışmasıdır. Kasım'dan on gün önce ya da on gün sonra da çiftleşmek üzere tekeler sürüye bırakılır. Bu arada köyün delikanlıları kendi odalarında toplanıp "Tekecik Gezme Gecesi" ni kararlaştırılır ve çobana haber gönderilir. Buna da "Çobana salık gönderme" denir. Çoban duruma göre bir veya iki besili tekeyi çanlar ve çıngıraklarla donatır. Bu tekelerle birlikte elinde çanları sallayarak delikanlı odasına gider ve şu tekerlemeyi söyler (Sakaoğlu, 1985c: 127-129):
"Teke kattık duydunuz mu? Selâm verdik aldınız mı? Tek tekecik tekecik, Ballı yağlı tekecik, Bal olmazsa yağ olsun, Verenin evine buğday yağsın, Vermeyenin evine taş yağsın."
Odada bulunan delikanlılar da hep birlikte şu tekerleme ile cevap verirler:
"Ekiz ekiz guzulasın, Dördü sekiz guzulasın, Verenin bir oğlu olsun, Vermeyenin yağır başlı bir gızı olsun, Verenin ambarı buğdayla dolsun."
Bu tekerlemenin ardından delikanlılar ellerinde kap kacak ve heybelerle "Tek tekecik tekecik" diye bağrışarak köydeki evleri dolaşmak üzere yola çıkarlar. O gece delikanlılar bütün köyü bir tek ev bırakmadan dolaşırlar. Kapılar sıra ile çalınır. Eğer açılmakta geç kalınırsa küfür edilir. Kapıyı açanlar hiçbir şey vermezse de tavuğu çalınır ya da kapısı taşlanır. Kapıyı açanlar evlerinde ne varsa, ekseriyetle arpa, buğday, bulgur .vb. zahirenin yanı sıra pekmez verirler. Evleri dolaşırken toplanan pekmezlerin helkelerden su gibi içilmesi de dolaşmanın ilgi çekici yanlarından birisidir.
Eğlencenin yapılacağı gecenin mehtaplı olması tercih nedenidir. Ancak her zaman mehtaplı bir gece denk gelmeyebilir. Böyle durumlarda da maşala (meşale) yakılır. Sokaktaki eğlenceli saatler sona erince odaya dönülür ve toplanan zahire çobana verilir. Buna karşılık çoban da ya süslü tekeyi ya da bir başka tekeyi delikanlılara hediye eder. Bu teke başka bir gün delikanlı odasında kesilir ve yenilir. Kalan etler de bir başka zaman yenilmek üzere kavurma yapılır. Yeme içme faslının ardından "Konyalı", "Çiftetelli", "Sepetçioğlu" oyunları oynanır, hikâyeler ve masallar anlatılır. Vaktiyle kız kaçıranlar, askerliğini yapmış olanlar, ava gidenler de bu konularda hatıralarını anlatırlar. Eğlencenin müzik kısmında ise; cura, saz, zilli def, keman, kaval gibi çalgılar çalınır. Geç vakitlere kadar süren eğlencede bilhassa çobandan kaval çalması istenir (Sakaoğlu, 1985c: 127-129).

Alıntı ile Cevapla
  #13  
Alt 07.11.08, 18:08
Çılgın
 
Üyelik tarihi: Jan 2008
İletiler: 781
Blog Başlıkları: 56
Yıldız Ünalay artık çok görkemli biri.Yıldız Ünalay artık çok görkemli biri.Yıldız Ünalay artık çok görkemli biri.Yıldız Ünalay artık çok görkemli biri.Yıldız Ünalay artık çok görkemli biri.Yıldız Ünalay artık çok görkemli biri.Yıldız Ünalay artık çok görkemli biri.Yıldız Ünalay artık çok görkemli biri.Yıldız Ünalay artık çok görkemli biri.Yıldız Ünalay artık çok görkemli biri.
Standart Konya'nın Geleneksel Eğlence Kültürü - Traditional Entertainment Culture in Konya

Türkler Anadolu'ya ilk geldiklerinde kendi sayılarının en az on katı daha kalabalık bir halkla karşılaşmış, kendi getirdiklerini orada bulduklarına katarak kaynaşmıştır. Selçuklu ve Osmanlı döneminde de bir yandan çok farklı etnik, dinî, tasavvufî ve fikrî grupların etkileşimi sonucu, bir yandan da, farklı ülkelerden; örneğin İran'dan, Orta Asya'dan, Hindistan'dan ve Arap ülkelerinden gelen kültürlerin, yerli Hıristiyan kültürle kaynaşması sonucu Konya'da heterojen bir kültürel yapı oluşmuştur. Dolayısıyla 1071 yılından sonra Türk yurdu olan Konya'nın yaşayan kültürü de geçmişte yaşadığı kültürün izlerini taşımaktadır. Geleneksel kültür modern kültür etkileşiminde geleneksel kültürün en önemli taşıyıcısı olan eğlence kültüründe de söz konusu kültürün etkilerini görmek mümkündür.
Konya'nın bugün yaşayan kültürünün iki temel ayırt edici özelliği bulunmaktadır. Bunlardan biri, Konya'yla özdeşleşmiş muhafazakârlık, diğeri de, bu muhafazakârlıkla kısmen önemli zıtlıklar içeren eğlence hayatıdır. Muhafazakâr kültürün temelleri, Selçuklu döneminden başlayarak Osmanlı döneminde doruk noktasına ulaşan medreseleşme faaliyetlerine dayanmaktadır. Osmanlı'nın çöküş döneminde uzun yıllar süren savaşların, yoksulluğun ve disiplinsizliğin getirdiği başıboşluğun da etkisiyle sosyal hayatta gevşemeler baş göstermiştir. Bu dönemde, muhafazakâr kültürün ve ozan kültürünün içinde zaten var olan, ancak mümkün olduğunca eğlence amacıyla kullanılmayan müzik, şiir ve edebiyat eğlenceye dönüşmüştür.
Eğlence hayatının geleneksel kuralları da giderek gevşemiş ve en sonunda asayişi zedeleyecek boyuta ulaşmıştır. Bu dönem, Konya folklorunun ve halk müziğinin geliştiği, buna bağlı olarak eğlence hayatının dolu dizgin yaşandığı bir kültürel dönem olmuştur. Hâlihazırda mevcut bulunan eğlence kültürü, her ne kadar dış etkilere maruz kalmaktaysa da, Cumhuriyet döneminde gelişen geleneksel kültürün izlerini taşımaktadır. Şüphesiz yeni kültürlerin, yeni hayat tarzlarının etkisi, eğlence kültürünü olduğu kadar muhafazakâr kültürü de etkilemektedir. Ancak, günümüz modern zamanlarında söz konusu eğlence kültürünün örneklerinin bir bir kaybolduğu ya da kaybolmaya yüz tuttuğu da bir gerçektir.
Konya'nın geleneksel kültürünü araştıran ve konuyla ilgili derlemeler yapan araştırmacılar, geleneksel eğlence kültürünün kitle iletişim araçlarının, özellikle de televizyonun gelişimine bağlı olarak kaybolmaya yüz tuttuğunu ya da yok olduğunu savunmaktadırlar. Kuşkusuz bu durum, salt televizyonun değil, büyüyen ekonomik kalkınmanın, kentleşmenin, küreselleşmenin, toplumun öteki alanlarındaki modernleşme eğilimlerinin de bir sonucudur. Ancak unutulmamalıdır ki, televizyon tüm bunların iletişimsel desteğini vererek katalizör görevi görmüştür. Elektronik kitle iletişim medyasının ortaya çıkışıyla eğlencenin doğası da değişmiş, eğlence ve oyun bir katılım faaliyetinden görsel bir gösteriye dönüşmüştür. ©


KAYNAKLAR
And, Metin (1974), Oyun ve Bügü: Türk Kültüründe Oyun Kavramı, İstanbul, Türkiye İş
Bankası Kültür Yayınları, Sanat Dizisi: 17. Arabacı, Caner (1998), Konya Medreseleri, Konya Ticaret Odası Yayınları, Konya. Arabacı, Caner (2003), "Yeşildağ'da Oyun ve Eğlence Kültürü-1", Çalı Kültür Sanat Dergisi,
Ekim-Kasım, S. 57, Konya. Bayram, Mikail (1999), "Anadolu Selçukluları Zamanında Konya'da Dinî ve Fikrî Hareketler",
Dünden Bugüne Konya'nın Kültür Birikimi ve Selçuk Üniversitesi, Konya, Selçuk
Üniversitesi Yayınları.
Caferoğlu, Ahmet (1994), Anadolu Dialektolojisi Üzerine Malzeme II: Oyunlar, Tekerlemeler, Yanıltmaçlar ve Oyun Istılahları: Konya, Isparta, Burdur, Kayseri, Çorum, Niğde Vilayetleri Oyunları, Ankara, Atatürk Kültür Dil ve Tarih Yüksek Kurumu T.D.K. Yayınları, S. 587.
Cenikoğlu, G. Tarıman (1998), Akşehir'de Sıra Yarenleri, İstanbul, Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı Yayınları.
Çay, Abdülhaluk (1993), Türk Ergenokon Bayramı Nevruz, Ankara, Türk Kültürünü Araştırma Enstitüsü yayınları, No:128.
Genç, Reşat (1995), "Türk Tarihinde ve Kültüründe Nevruz", Türk Kültüründe Nevruz Uluslararası Bilgi Şöleni Bildirileri, Haz. Sadık Tural, Ankara, Atatürk Kültür Dil ve Tarih Yüksek Kurumu, Atatürk Kültür Merkezi Yayını, S. 100, Kongre ve Sempozyum Bildirileri Dizisi, S. 5.
Gül, Muammer, Bayram, Atilla & Hakkoymaz, Oğuzhan (2003), Selçukludan Günümüze Konya'nın Sosyo-Politik Yapısı, Konya, Konya İl Emniyet müdürlüğü AR-GE Yayınları, No: 1.
Güldağ, Ahmet (2002), "Kırklı Yıllardaki Yeşil Meramdan", Baharda Yazda Meram, Meram Belediyesi Dergisi, S. 11-12, Mart-Ağustos.
Güngör, Harun (1995), "Önasya Kültürlerinde Yeniden Doğuş ve Türklerde Nevruz", Türk Kültüründe Nevruz Uluslararası Bilgi Şöleni Bildirileri, Haz. Sadık Tural, Ankara, Atatürk Kültür Dil ve Tarih Yüksek Kurumu, Atatürk Kültür Merkezi Yayını, S. 100, Kongre ve Sempozyum Bildirileri Dizisi, S. 5.
Güzel, Abdurrahman (1995), "XIV - XV Yüzyıl Edebiyatında Nevruz ve Nevruziyeler", Türk Kültüründe Nevruz Uluslararası Bilgi Şöleni Bildirileri, Haz. S. Tural, Ankara, Atatürk Kültür Dil ve Tarih Yüksek Kurumu, Atatürk Kültür Merkezi Yayını, S. 100, Kongre ve Sempozyum Bildirileri Dizisi, S. 5.
Güzel, Abdurrahman (1996), "Tür Kültüründe Nevruz ve Milli Birlik-Beraberlik", Nevruz ve Gelenekler: Türk Dünyasında Nevruz İkinci Bilgi Şöleni Bildirileri, Haz. Sadık Tural & Elmas Kılıç, Ankara, Atatürk Kültür ve Tarih Yüksek Kurumu Atatürk Kültür Merkezi Yayınları, No: 116, Kongre ve Sempozyum Bildirileri Dizisi, S. 7,
Horvath, Bela (1997), Anadolu 1913, Çev. Tarık Demirkan, İstanbul, Tarih Vakfı Yurt Yayınları.
Işık, Ali (2001), "Hıdrellez ve Konya'da Bazı Hıdrellez İnanç ve Gelenekleri", 2. Folklor ve Halk Edebiyatı Kongresi, Haz. Feyzi Halıcı, Konya, Konya Büyükşehir Belediyesi Kültür Müdürlüğü Yayınları, No: 42.
Kabadayı, Abdülkadir (2003), "Cumhuriyet Devrinde Konya'da Oynanan Çocuk Oyunları ve Bu Oyunların çocuğun Gelişimi ve Eğitimine Katkıları", Konya Kitabı VI, Konya, İpek Yolu Konya Ticaret Odası Dergisi, Özel Sayı, Aralık.
Kafalı, Mustafa (1995), "Türk Kültüründe Nevruz ve Takvim", Türk Kültüründe Nevruz Uluslararası Bilgi Şöleni Bildirileri, Haz. Sadık Tural, Ankara, Atatürk Kültür Dil ve Tarih Yüksek Kurumu, Atatürk Kültür Merkezi Yayını, S. 100, Kongre ve Sempozyum Bildirileri Dizisi, S. 5.
Karpuz, Haşim (1999), "Konya'da Selçuklu, Karamanoğlu ve Osmanlı Medreseleri", Dünden Bugüne Konya'nın Kültür Birikimi ve Selçuk Üniversitesi, Selçuk Üniversitesi Yayınları, Konya.
Küçükbezirci, Seyit (1960), Issız Yuvalar, Konya, Umut Yayınevi.
Küçükdağ, Yusuf (1999), "Osmanlı Dönemi Konya Tekke ve Zaviyeleri", Dünden Bugüne Konya'nın Kültür Birikimi ve Selçuk Üniversitesi, Konya, Selçuk Üniversitesi Yayınları.
Küçükdağ, Yusuf ve Arabacı, Caner (1999), "Osmanlı Dönemi Konya Medreseleri", Dünden Bugüne Konya'nın Kültür Birikimi ve Selçuk Üniversitesi, Selçuk Üniversitesi Yayınları, Konya.
Ocak, A. Yaşar (1990), İslâm-Türk İnançlarında Hızır Yahut Hızır-İlyas Kültü, Ankara,
Türk Kültürünü Araştırma Enstitüsü Yayınları: 113. Odabaşı, A. Sefa (1998), 20. Yüzyıl Başlarında Konya'nın Görünümü, Konya, T.C. Konya
Valiliği İl Kültür Müdürlüğü Yayınları. Odabaşı, A. Sefa (1999), Geçmişten Günümüze Konya Kültürü, Konya, Selçuklu Belediyesi
Kültür Müdürlüğü Yayınları. Odabaşı, A. Sefa (2000a), Dünden Bugüne Konya Türküleri, Konya, T.C. Konya Valiliği İl
Kültür Müdürlüğü Yayınları. Odabaşı, A. Sefa (2000b), "Konya Nostaljisinden Esintiler, Geçmişten Konya Oturak Alemi Üzerine Bir Yazı ve Düşündürdükleri", Yeni Gazete, 14-16 Şubat. Özönder, Hasan (1999), "Selçuklu, Beylik ve Osmanlı Dönemlerinde Konya'da Sanat Hayatı",
Dünden Bugüne Konya'nın Kültür Birikimi ve Selçuk Üniversitesi, Konya, Selçuk
Üniversitesi Yayınları.
Sakaoğlu, Saim (1985a), "Yüzük Oyunu", Görgü Ansiklopedisi: Geleneklerimiz, Göreneklerimiz, Tercüman Gazetesi Eki.
Sakaoğlu, Saim (1985b), "Şivlilik", Görgü Ansiklopedisi: Geleneklerimiz, Göreneklerimiz, Tercüman Gazetesi Eki.
Sakaoğlu, Saim (1985c), "Tekecik Gezme Gecesi", Görgü Ansiklopedisi: Geleneklerimiz, Göreneklerimiz, Tercüman Gazetesi Eki.
Sakaoğlu, Saim (1996), "Eski Konya'da Sultan Navrız Gelenek ve İnanmaları", Nevruz ve Gelenekler: Türk Dünyasında Nevruz İkinci Bilgi Şöleni Bildirileri, Haz. Sadık Tural ve Elmas Kılıç, Ankara, Atatürk Kültür ve Tarih Yüksek Kurumu Atatürk Kültür Merkezi Yayınları, No: 116, Kongre ve Sempozyum Bildirileri Dizisi, S. 7.
Sakaoğlu, Saim (2000), Çaybaşı Yazıları, Konya, Meram Belediyesi Kültür Yayınları.
Sakman, M. Tahir (1999a), Mazhar Sakman, Konya, T.C. Konya Valiliği İl Kültür Müdürlüğü Yayınları.
Sakman, M. Tahir (1999b), "Bir Konya Gecesi", Yeni Meram Gazetesi, 18 Şubat. Sakman, M. Tahir (1999c), "Yeni Nesil Konya Oturağı", Yeni Gazete, 8 Haziran. Sakman, M. Tahir (2001), Dünden Bugüne Konya Oturakları, İstanbul, Milenyum Yayınları. Sural, Mahmut (1975), "50 Yıl Önceden Bu Yana Her Yönüyle Konya", Yeni Konya Gazetesi, 11,17,18 Aralık.
Tanpınar, A. Hamdi (1988), Beş Şehir, İstanbul, Milli Eğitim Gençlik ve Spor Bakanlığı Yayınları.
Tekin, Mehmet (1999), "Nevruz (Yeni Gün) Coğrafyası ve Nevruzun Akdeniz Bölgesine Yansımaları" Türk Dünyasında Nevruz Üçüncü Uluslararası Bilgi Şöleni Bildirileri 18-20 Mart 1999 Elazığ, Haz. Elmas Kılıç, Atatürk Yüksek Kurumu Atatürk Kültür Merkezi Yayını: 207, Kongre ve Sempozyum Bildirileri:17.
Tosun, Bekir (2001), Bozkır ve Çevresi Yelbeği, İstanbul, Ekip Matbaası.
Ülker, A. Ulvi (2003), Kültür Diliyle Bozkır, İstanbul, Bozkır Çevresi ve Köyleri Yardımlaşma Derneği yayını.
Yuvalı, Abdülkadir (1995), "Nevruz Bayramı ve Çarşamba Günleri", Türk Kültüründe Nevruz Uluslararası Bilgi Şöleni Bildirileri, Haz. Sadık Tural, Ankara, Atatürk Kültür Dil ve Tarih Yüksek Kurumu, Atatürk Kültür Merkezi Yayını, S. 100, Kongre ve Sempozyum Bildirileri Dizisi, S. 5.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Tags
culture, eğlence, entertainment, geleneksel, konya, konya'nın, kültürü, traditional

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Bütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 00:58 .