|
#1
|
Bunlara Baktınız mı?
20.11.08, 18:52
Büyük Alfred İngiltere' yi Danlar'ın istilasından kurtaran kraldır. Bugünkü Danimarkalılar'ın ataları olan bu savaşçı Vikingler'e birçok kez yenilmiş, ama sonunda onları ülkesinden çıkarmayı başarmıştır. Alfred bu savaşlardan birinden dönerken yaşlı bir kadının kulübesinde konaklamıştı. Kralı tanımayan kadın onu ateşte pişen çöreklere bakmakla görevlendirmiş, derin düşüncelere dalarak çörekleri yakınca da dikkatsizliği yüzünden azarlamıştı. Alfred, Thames Irmağı'nın güneyindeki Wessex Krallığı'nı yönetiyordu. O zamanlar İngiltere'de ayrı ayrı birçok krallık vardı. İsveç'ten gelerek Danimarka'ya yerleşen Danlar iyi eğitilmiş ateşli savaşçılardı ve Avrupa'nın birçok yeri ile İngiltere'nin öteki bölgelerini daha önce istila etmişlerdi. İlk gelişlerinde Wessex ordularını da yendiler ve Alfred ancak para karşılığında bu istilacıları ülkesinden çıkarabildi. Birkaç yıl sonra Danlar, kralları Guthrum' un yönetiminde yeniden geldiler. Ama bu kez hazırlıklı olan Alfred 878'de D anlar'ı Edington'da yendi. Guthrum Wessex'i terk etmeyi ve Hıristiyan inancına uygun olarak vaftiz edilmeyi kabul etti. Danlar 892'de üçüncü kez Wessex'e geldiğinde Alfred iyice hazırlanmıştı ve İngiltere'nin bütün halkı bu savaşta onu önderleri olarak görüyordu. Alfred ordusunu savaşa hazırlayabilmek için köylülerin yansını toprakta çalıştırırken, yarısına savaş eğitimi verdirmiş ve bu grupları belirli aralarla değiştirerek her zaman savaşa hazır eğitimli bir ordu kurmuştu. Ayrıca Danlar'ı denizde de yenmek için büyük bir filo donatmış ve her biri kendi çevresindeki bölgeyi koruyacak olan bir dizi kale yaptırmıştı. Bütün bunlara karşın Alfred'in orduları ancak dört yıl sonra, 896'da Danlar'ı ülkeden çıkarabildi. Alfred'in bu zaferi, o yıllarda Avrupa'da birçok yeri istila eden Danlar için ilk büyük yenilgiydi. Korkunç savaşlardan sonra ülkesinde düzeni yeniden sağlayan Alfred, adaleti gerçekleştirebilmek için eski İngiliz yasalarına açıklık getirdi, yoksulları koruyacak yasalar koydu. Dan istilaları sırasında öğrenime ayıracak zaman bulamamıştı, ama sonradan sarayında bir okul kurdu ve öbür ülkelerden bilginleri öğretmen olarak çağırdı. Savaşta çok zarar gören manastırları yeniden eğitim ve bilim yuvalarına dönüştürmek için uğraştı. ALGLER bak. Yosunlar. ALIÇ, gülgiller familyasından bir grup dikenli çalı ve ağaççığın ortak adıdır. Anayurdu kuzey yarıkürenin ılıman bölgeleri olan bu bitkiler genellikle ormanlık ve taşlık yerlerde yetişir. Türkiye'de yabani olarak yetişen 20 kadar alıç türü vardır. Bunlardan en yaygını, hemen her bölgede yetişen ve meyveleri ipe dizilerek satılan Crataegus orientalis'ûı. Bu türe Anadolu'da geyikdikeni de denir. Öbür alıç türlerinin de yemişen, ekşimuşmula, edran gibi ilginç adları vardır. Alıç ağacının gövde kabuğunda o kadar çok çatlak ve yarık vardır ki, ağaç olduğundan daha yaşlı görünür. Bitkinin dalları oldukça esnek, körpe yaprakları ise koyu zümrüt yeşilidir. Yabani alıçlardan çoğunun çiçekleri kar gibi bembeyaz kümeler oluşturur. Park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen türlerin çiçekleri ise genellikle pembe ya da parlak kırmızıdır. Alıcın küçük ve yuvarlak meyveleri bitkinin türüne göre 5 mm ile 2 cm çapında, san, kırmızı ya da turuncu renktedir. Tadı genellikle hafif ekşimsi olan bu meyveler tıpkı elma gibi bir "yalancı meyve"dir. Yani çiçek sapı şiskinlesmiş ve gerçek meyve olan yumurtalığı dıştan kuşatmıştır (bak. Meyve) . Kışın dondurucu soğuklar başladığında alıcın meyvesi kuşlann en önemli yiyeceği olur. Bu yüzden Anadolu'da bazı alıç türlerine kuşyemişi de denir. Alıcın sert ve sağlam odunundan tokmak, alet sapı ve oymabaskı bloklan yapılır. Tansiyon düşürücü, damar sertliğini önleyici ve sinirleri yatıştırıcı özellikler taşıyan çiçekleri de birçok ilacın hammaddesidir. Kaynak:1 Cilt 1 » Nüve Forum » kütüphane » Toplum ve Yaşam » Genel Kültür » Genel Kültür -A- |
| Sponsorlar |
| |