Nüve Forum

Nüve Forum > kütüphane > Toplum ve Yaşam > Genel Kültür > Genel Kültür -A- > ARAP EDEBİYATI- İslam Öncesi Dönem'de Arap Edebiyatı- Abbasiler Dönemi

Genel Kültür -A- hakkinda ARAP EDEBİYATI- İslam Öncesi Dönem'de Arap Edebiyatı- Abbasiler Dönemi ile ilgili bilgiler


Anadili Arapça olan kavim ve ulusların ortaya koymuş oldukları edebiyat yapıtlanm kapsar. Arapça Arabistan Yanmadası'nda ilkçağlardan beri kullanılan bir dildir. İslam dininin ortaya çıkışından sonra yayılarak İspanya'dan Endonezya'ya kadar uzanan

Cevapla

 

LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 20.11.08, 17:52
Şebnem - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Profesör
 
Üyelik tarihi: Sep 2006
İletiler: 6.616
Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!
Standart ARAP EDEBİYATI- İslam Öncesi Dönem'de Arap Edebiyatı- Abbasiler Dönemi

Anadili Arapça olan kavim ve ulusların ortaya koymuş oldukları edebiyat yapıtlanm kapsar. Arapça Arabistan Yanmadası'nda ilkçağlardan beri kullanılan bir dildir. İslam dininin ortaya çıkışından sonra yayılarak İspanya'dan Endonezya'ya kadar uzanan bir alanda 600 yıl boyunca kültür dili durumuna gelmiştir.

İslam Öncesi Dönem'de Arap Edebiyatı
Cahiliye Dönemi adı da verilen İslam Öncesi Dönem'de Arap edebiyatında şiirin özel bir yeri vardı. Devesinin sırtında uzun çöl yolculuklarına çıkan Bedeviler'in söyledikleri türküler Arap şiirinin kaynağını oluşturur. Yiğitliği, sevgiyi, çöl yaşamını anlatan bu türkülere "deveci türküsü" anlamına gelen hida denir. Göçer çöl insanının söylediği bu türküler kentlerde söylenmeye başlanınca belli değişikliklere uğrayarak kesin ölçüler kazanmıştır.
İslam öncesi Arap şiirinden günümüze kalan en önemli örnek Mııallakatü'sSeb'a'dır ("Yedi Askı"). Bu şiirler Ukaz panayırında düzenlenen bir şiir yarışmasında beğenilerek Mısır ketenine yazılmış ve Kabe'ye asılmıştı. Hidalarla benzer konulan işleyen bu şiirlerde gelişmiş bir dil ve anlatım görülür. Hangi yıllarda yazıldığı kesin olarak bilinmeyen Yedi Askı şiirlerini İmruü'1Kays (ölümü 550), Tarafe ibnü'1Abd (539564), Haris bin Hilliza (ölümü 570), Amr bin Kulsum (ölümü 600'den önce), Antere bin Şeddad (ölümü 600), Züheyr bin Ebu Sulme (ölümü 608), Lebid (ölümü 661) adlı şairler yazmıştır.
Yedi Askı şairleri dışında ünü günümüze kadar gelmiş başka şairler de vardır. Koltuğunun altında uzun bir bıçak taşıdığı için Teabbata Şarran adıyla bilinen şair bunlardandır. Şiirlerinde üstüne binerek dolaştığı koçundan, hayal ettiği korkunç yaratıklardan söz eder. Kurnazlığı ve savaşçılığı üzerine birçoköykü anlatılan Şanfara, karşılıklı söyledikleri yergilerle ün kazanmış Evs elHadıra ile Zabban İslam öncesi dönemin başlıca şairlerindendir.
Bu dönemde muamma (bilmece), hayvan masalları, efsane ve halk öyküleri gibi düzyazı türleri de gelişmiştir. Şamar adı verilen ve kent kent dolaşılarak anlatılan söylence ve öyküler daha sonra yazıya geçirilmiştir.

İslam'ınİlk Dönemi ve Emeviler
İslamiyet'in kurucusu Hz. Muhammed'in döneminde, ölçülü ve uyaklı bir dili olan Kuran' in özel bir yeri vardı. Seci denen uyaklı Kuran dili özellikle ilk surelerde şiir düzeninde, çok duygulu ve etkileyicidir. Önceleri şairlere karşı bir tavır içinde olan Hz. Muhammed daha sonra toplumdaki etkilerini görerek onlarla iyi ilişkiler içine girmiş, İslamiyet'in savunuculuğunu yapan şairlerle dostluk kurmuştur. Bunlardan Hassan bin Sabit "Peygamber'in şairi" sanını almıştır.
Emeviler döneminde şiir dinsel konuların dışına çıkarak gündelik yaşamla da ilgilenmeye başladı. Ömer bin Abdullah (ibn Ebi Rabia), Haris bin Halid, Abdullah bin Ömer elArci, Kays bin Zerih (ölümü 710), Ahtal, Cerir (yaklaşık 650729) ve Ferezdak (641728 ya da 730) gibi şairler günlük yaşamla ilgili şiir ve yergileriyle ün kazandılar.

Abbasiler Dönemi
Abbasiler döneminde Bağdat bir kültür ve sanat merkezi oldu. Arapça çok geniş bir alana yayılarak kültür dili haline geldi. Halife ve zenginler bilgin ve sanatçıları desteklediler. Zenginlerin koruması altına giren şairler efendilerini öven şiirler yazıyordu. Şairlerin bir araya gelerek aralarında yarışmalar düzenlemeleri de şiirin gelişmesine katkıda bulundu. Beşşar bin Bürd (ölümü 873) ve Ebu Nuvas (747813) zevk ve eğlenceyi konu alan şairlerin önde gelen temsilcileridir. Halid ve Sibeveyhi gibi dilciler Arapça'nın dilbilgisi kurallarını saptadılar. Yunanca'dan yapılan çeviriler yabancı kültürlerle ilişki kurulmasını sağladı.
Bu dönemde, Bağdat dışında da önemli şairler yetişti. Çoğunlukla geleneğe bağlı olan bu şairlerden Mütenebbî (905965) şan ve
şöhret duygularını dile getiren şiirler yazdı. Ebu Temmam (804845), kendinden önceki şairler üzerine Hamse adlı büyük bir derleme hazırladı.
Araplar'ın en gözde şairlerinden biri olan Ebu'1Âlâ elMaarri (9731057) Suriye'de yaşadı; saray şiirine karşı bir şiir anlayışı geliştirdi. Şiirlerinde dönemin toplumsal adaletsizlik, acı ve ölüm gibi sorunlarını ele aldı. Bilgiye ulaşmanın yolu olarak iman yerine aklı savundu. İslam'ın cennetcehennem anlayışını yergi diliyle eleştirdi ve saray şairlerini "cennetcehennem bekçileri" diyerek alaya aldı.
Türk edebiyatını da etkileyen Tasavvuf şiiri de bu dönemde doğdu (bak. Tasavvuf). Dinsel kurallar karşısında hoşgörü ve inanç özgürlüğünü savunan Tasavvufçular, halifelerce hoş görülmeyerek cezalandırıldılar. Tasavvuf şairlerinin en ünlülerinden Hallacı Mansur (858922) Tann'nın kendisinde yansıdığını söylediği için öldürülerek derisi yüzüldü.
Abbasiler döneminde seci denen ölçülü, uyaklı düzyazı yapıtları da hızla çoğaldı. Öncelikle Kuran ayetlerini ve hadisleri (Hz. Muhammed'in sözleri) yorumlamak amacıyla yazılan düzyazı, savaşları anlatan yapıtlarla gelişti. Bu dönem yazarlarının en tanınmışları Ebubekir elHarizmi (935993) ve Hemedanî' dir (9691008). Harirî (10541122) makame (küçük öykü) türünün Arap edebiyatına girmesini sağladı. Bu dönemde Basra ve Küfe okulları ile Nizamiye medreselerinde dilbilim çalışmaları yapıldı. İlk Arapça dilbilgisi kitabı bu dönemde yazıldı. Dilbilim alanında çalışmalarıyla ünlü yazar Ebu Hayyan Türkçe üzerine de dört kitap yazdı.
İspanya'da I. Abdurahman'm kurduğu Endülüs Emevi Devleti (7561031) döneminde de edebiyat, müzik, bilim ve sanat alanında yeni gelişmeler görüldü. Arap edebiyatı batı edebiyatı ile tanışma olanağı buldu ve yeni kaynaklarla zenginleşti. Aşk, övgü ve ağıt şiirleriyle tanınan İbn Zeydun (100371), gülmece, aşk, şarap, kadın gibi konuları işleyen gezgin şair İbn Kuzman (1078 ya da 10801160) bu dönemin en ünlü şairleridir. Endülüs döneminde düzyazı alanında da önemli yapıtlar verildi. İbn Tufeyl'in (110685) yazdığı Hayy ibn Yakzan adlı roman Ortaçağ Avrupa'sında yaygın bir üne kavuştu ve birçok batı diline çevrildi.
Arapİslam dünyasında parçalanmaların başlaması ve yeni odakların oluşmasıyla Bağdat, Nişabur, Kahire, Kurtuba (Cordoba) ayrı birer kültür merkezi durumuna geldi. Tuğrai (Ölümü 1119), Bahaeddin Züheyr (11861258) gibi şairler, gezgin İbn Battuta (130469) ve büyük bir İslam tarihçisi olan İbn Haldun (13321406) bu dönemin ünlü yazarlarındandır. Arap düzyazı edebiyatının en tanınmış yapıtıBinbir Gece Masalları'mn da ilk kez 14.16. yüzyıllarda derlendiği sanılmaktadır.

Uyanış Dönemi
Araplar'ın elNahda dedikleri uyanış dönemi 19. yüzyılda başladı. Arap ülkeleri arasında Mısır, batı uygarlığının ürünlerine yönelen ilk ülke oldu. Modern okullar açıldı, kitaplıklar kuruldu, çeşitli yapıtlar Arapça'ya çevrildi. Mısır'da Batılılaşma akımını başlatanlar Lübnanlı ve Suriyeli Hıristiyan Araplar'dı. 16. yüzyıldan beri batı okullarında eğitim görmüş bir Hıristiyan aydın kuşağı yetişmişti. Halep Hıristiyanları arasında 17. yüzyıl sonuna doğru an Arapça akımı gelişmeye başladı. 1725'te Halep Marunileri'nin piskoposu Cermanos Ferhat (ya da Cebril bin Ferhat), kendi çevresinde bir edebiyat okulu kurarak Arapça dili üzerine araştırmalara girişti. Lübnan'da şairler ve yazarlar yeni bir edebiyat dili oluşturmaya başladılar. Mecma'elBahreyn (1850) adlı yapıtıyla Nazif bin Abdullah elYazıcı (180071) bu şairlerin öncülerindendir. Ayrıca Butrus elBüstani (181983) dilbilim ve ansiklopedik kitaplarıyla bu akımın gelişmesine katkıda bulundu. Mısır'da Ahmad Şauki (18681932) Mısır'ın kurtuluş savaşını yansıtan şiirleriyle, Suriyeli Corci (ya da Jirji) Zeydan (18611914) tarihsel romanlanyla bu akımın öncülüğünü yaptılar. Arap edebiyatı rönesansı olarak da bilinen bu dönemdeki gelişmelere karşın Arap edebiyatçıları çok zengin bir birikime dayanan eski Arap edebiyatının etkisinden kurtulamamışlardı.

Çağdaş Edebiyat
İlk çağdaş edebiyat örnekleri I. Dünya Savaşı sonrasında görülmeye başladı. Bu dönemin
yazarları daha çok İngiliz ve Fransız edebiyatının etkisinde kalarak Romantizm'i {bak. Romantizm) benimsediler. Bunun yanı sıra, Mısırlı Muhammed Teymur (18921921) ile kardeşi Mahmud Teymur (d. 1894) ve Tahir Laşin gibi kısa öyküler yazan yazarlar ortaya çıktı. Mahmud Teymur yapıtlarında Mısır'ın toplumsal yaşamını, paşaların egemenliği altındaki ülkesinin insan ilişkilerini, düzenin bozukluklarını gerçekçi bir bakışla yansıttı. Lübnanlı Marun Abud (18861962) öykü ve romanlarında Lübnan köylülerinin yaşamlarını yazdı.
Lübnan'dan ABD'ye göçen bir grup aydın, ABD'de ingilizce ve Arapça dergiler, kitaplar yayımladılar. Eski edebiyat geleneğini yadsıyıp yeni bir anlatım biçimi oluşturmaya çalışan bu aydınların en ünlüsü Halil Cibran'dır.
II. Dünya Savaşı'ndan sonra, yurtlan İsrail' ce işgal edilen Filistin halkının direnişi edebiyatı da etkiledi. Halkının acılannı yansıtan Filistinli şair ve yazarlar özellikle 1967'den sonra adlannı duyurmaya başladılar. Çağdaş Filistin şiirinin ilk öncüleri olan İbrahim Tukan, Fatva Tukan, Abdurrahim Mahmud, Ebu Salma gibi şairlerin açtığı yolu, günümüzde Mahmud Derviş (1941), Şamili elKasım (1939), Tevfik elZeyyat (1940), Salim Sabran (1938), Mahmud Sobh (1936), Favaz İd (1940), Muin Besisso (1943), Ahmed Dahbar (1946) ve Remi Derviş (1941) gibi şairler izlemektedir.
Günümüzde Arap edebiyatı, her ülkenin ulusal özelliklerine göre gelişmektedir. Arap şair ve yazarlann ürünleri ülkelerinin toplumsal ve kültürel özellikleriyle sıkı sıkıya bağlıdır. Bu edebiyatçıların başında Mısırlı Necip Mahfuz gelir. 1988'de Nobel Edebiyat Ödülü' nü kazanan Mahfuz 1911'de Kahire'de doğdu. İlk romanlarında tarihsel konuları işledi. ElKahira elcedide (1945; "Yeni Kahire"), Han elHalili (1946) ve Arka Sokak {Sokak elMidak; 1947) gibi romanlanyla ün kazandı. 1959'da ElAhram gazetesinde yayımlanmaya başlayan Evlad Haratina ("Mahallemizin Çocukları") romanıyla dinsel çevrelerin tepkisini üzerine çekti. Mahfuz romanlannda kent yaşamını aynntılarıyla betimler ve kahramanlannın ruhsal yapılarını ustalıkla anlatır.


Kaynak:1 Cilt 1
__________________

Güzel Sanatlar Fakültesi/Lisesi Yetenek Sınavlarına Hazırlık Kursu
Resim Yağlı Boya Hobi Kursu
Hızlı ve Etkili Okuma Kursu
Çocuklar için Hızlı Okuma Kursu
Çocuklar için Resim Kursu
Diksiyon Kursu
Nefes Teknikleri Kursu
Kişisel Gelişim Kursları
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Tags
abbasiler, arap, dönem'de, dönemi, edebiyatı-, edebıyati-, öncesi, ıslam

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Bütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 23:42 .