|
#1
|
Bunlara Baktınız mı?
01.12.08, 22:13
II. Dünya Savaşı'nın sonunda Çin yıkılmış bir ülkeydi. Köylüler 50 yıl boyunca ezilmişlerdi. Yabancı ordular ürünlerini çiğnemiş, çiftliklerini yağmalamıştı. Mao, zengin toprak ağalarının elinden topraklan alıp yoksul köylülere dağıtacağını söylüyordu. Milyonlarca köylü Mao'ya inandı ve komünistlerle birleşti. 1947'de Mao'nun Kızıl Ordu'su ile Kuomintang arasında iç savaş patlak verdi. Komünistler çok geçmeden savaşı kazandı. Çan KayŞek ile yandaşları Tayvan Adası'na çekilmek zorunda kaldı. 1 Ekim 1949'da Çin Halk Cumhuriyeti kuruldu. İlk iş toprağın paylaştırılması oldu. Toprak ağalarının topraklan köylülere dağıtıldı; kiracılarına kötü ve acımasızca davranmış olan ağalar cezalandırıldı. Yönetim köylüleri, kooperatiflerde birleşmelerinin yararlı olacağına inandırmaya çalıştı. Bu da, tarlalarını ve hayvanlarını birleştirmeleri, işleri de ortaklaşa yürütmeleri anlamına geliyordu. İkinci görev de sanayinin geliştirilmesi ve modernleştirilmesiydi. Büyük işyerlerine yönetim el koydu. 1952'de Beş Yıllık Plan yürürlüğe girdi. Halk kara ve demiryollarının, fabrikaların, barajlann yapımında elbirliğiyle çalıştı. Plan petrol üretiminin üç kat, çelik üretiminin dört kat artmasını sağladı. Böylece, Çin yarım yüzyıllık karmaşa döneminden çıkmaya başladı. Çin Halk Cumhuriyeti 1951'de Çin'in doğal bir parçası olarak gördüğü Tibet'i aldı; Kore Savaşı'nda (195053) Kuzey Kore'yi destekledi. Çin özellikle Afrika ve Güneydoğu Asya' daki bağımsızlık isteyen devrimci güçleri destekledi ve yoksul ülkelere yardım etti. Örneğin, Tanzanya'da TanZam Demiryolu'nun yapımına Çinli mühendislerin katkısı oldu. Çinli birlikler, 1962'de Hindistan, 1969'da ise SSCB ile sınır çatışmalanna girdi. Çin kendi nükleer silahlannı ve roketlerini geliştirdi. 1958'de Çin'deki gelişmenin çok yavaş olduğunu düşünen Mao "Büyük Atılım"ı başlattı. Sanayileşme amacından vazgeçilmemekle birlikte, ekonomide ağırlık köylere kaydırıldı. "Komün" denilen, değişik köylerden on binlerce köylünün bir araya toplandığı büyük üretim birimleri kuruldu. Bu birimler tarım ürünleri yetiştirmelerinin yanında kendi sanayilerini kurmaları için de özendirildi. Bu model ilk yıllarda karmaşa ve kaynak harcanmasına neden oldu. Kuraklık ve sellerin yol açtığı üç yıl süren kötü hasat da bu karmaşaya eklenince, açlık baş gösterdi ve ülke çapında büyük zorluklar çekildi. Mao 1966'da, kapitalist yola dönülmesini önlemek amacıyla "Kültür Devrimi"ni başlattı. Okullar ve üniversiteler kapatıldı; öğretmen ve öğrenciler üretime katkıda bulunmak üzere köylere gönderildiler. Üretimle doğrudan ilişkisi olmayan kafa emeğinin değersiz olduğu düşüncesi yaygınlaştı. "Kızıl Muhafızlar" bu yeni görüşlerin zorbalıkla yaşama geçirilmesine aracı oldular. Bu karışıklık sanayi ve tarımda gerilemeye neden oldu. Karşıt görüşteki komünist gruplar arasındaki yönetim mücadelesi Çin'in bazı kesimlerini iç savaşın eşiğine getirdi. 1968'de Kültür Devrimi'nin amacına ulaştığı açıklandı. İç barış sağlandıkça Çin'in dünyanın geri kalan bölümünden yahtılmışlığı da yavaş yavaş sona erdi ve 1971'de Birleşmiş Milletler'e katılarak Genel Kurul'da ve Güvenlik Konseyi'nde Tayvan'ın (Milliyetçi Çin) yerini aldı. 1976'da Başbakan Çu Enlay'ın (Zhou Enlai) ve Mao ÇeTung' un ölümleriyle birlikte eski önderlik anlayışı sona erdi (bak, Çu Enlay). Maocu dönemin sona ermesi büyük değişiklikler getirdi. En güçlüleri Deng Xiaoping olan yeni önderler "sürekli devrimin" sona erdirilmesini istediler. "Dörtlü çete" olarak adlandırılan, Mao'nun dul eşi ile üç arkadaşı iktidardan düşürüldü. Deng Xiaoping'in önderliğindeki Çin batıya açıldı; teknoloji, sanayi, inşaat ve ulaştırma alanlannm geliştirilmesi için yardım istedi. Binlerce Çinli bilim ve teknik konularında çalışmak üzere batı ülkelerine ve Japonya'ya gönderildi. Tüketim ve özel girişim konularında batılı ülkelerdeki bazı örnekler benimsenmeye başlandı. 1989'a gelindiğinde Çin'de yeniden toplumsal karışıklıkların başladığı görülmektedir. Kaynak:1-cilt:4 Nüve Forum » kütüphane » Toplum ve Yaşam » Genel Kültür » Genel Kültür -Ç- |
| Sponsorlar |
| |