Nüve Forum

Nüve Forum > kütüphane > Toplum ve Yaşam > Genel Kültür > Genel Kültür -C-Ç- > Celali ayaklanmaları-nedenleri-sonuçları

Genel Kültür -C-Ç- hakkinda Celali ayaklanmaları-nedenleri-sonuçları ile ilgili bilgiler


Celali ayaklanmaları16. ve 17. yüzyıllarda, Anadolu'da toplumsal ve ekonomik yapının bozulmasından kaynaklanan ayaklanmalardır. Celali adı, 1519'da Yavuz Sultan Selim döneminde devlete başkaldıran Bozoklu (Yozgat) Şeyh Celal'in adından kaynaklanmıştır. Dinsel görünümlü

Cevapla

 

LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 01.12.08, 21:33
Şebnem - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Profesör
 
Üyelik tarihi: Sep 2006
İletiler: 6.616
Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!
Standart Celali ayaklanmaları-nedenleri-sonuçları

Celali ayaklanmaları16. ve 17. yüzyıllarda, Anadolu'da toplumsal ve ekonomik yapının bozulmasından kaynaklanan ayaklanmalardır.
Celali adı, 1519'da Yavuz Sultan Selim döneminde devlete başkaldıran Bozoklu (Yozgat) Şeyh Celal'in adından kaynaklanmıştır. Dinsel görünümlü olan Şeyh Celal Ayaklanması önce Tokat yöresindeki AleviTürkmen halk arasında başladı. Devletin vergi toplayan memurlarının artan yolsuzluklarına karşı doğan hoşnutsuzluk kısa sürede binlerce çiftçinin bu ayaklanmaya katılmasına yol açtı. Köylerden kasaba ve kentlere yayılan ayaklanma kanlı bir biçimde bastırıldı. Şeyh Celal Anadolu halkı arasında büyük ün kazandı. Bundan sonra Anadolu'da çıkan ayaklanmalara Celali Ayaklanması, ayaklanmacılara da Celali dendi. Celali sözcüğü zamanla bir Osmanlı tarih terimi niteliği kazandı. En büyük Celali Ayaklanmaları 16. yüzyıl sonlarıyla 17. yüzyıl başlarında ortaya çıktı.
Celali Ayaklanmaları'nın Nedenleri
16. yüzyıl ortalarında Osmanlı Devleti'nde başlayan ekonomik ve toplumsal bunalım ayaklanmaların temel nedenidir. Büyük coğrafi keşifler sonucunda Anadolu ve Akdeniz üzerinden geçen uluslararası ticaret yolları eski önemini yitirdi. Buna bağlı olarak daOsmanlı Devleti'nin bu ticaretten elde ettiği gelir azaldı. Kanuni Sultan Süleyman döneminde (152066) başlayan ekonomik gerileme devlet gelirlerinin azalmasına, paranın değer yitirmesine, büyük bir işsiz kitlesinin ortaya çıkmasına yol açtı. Güçlenen Avrupa devletleri karşısında fetihlerin durması devletin savaş ganimetlerinin azalmasına ve savaş giderlerinin artmasına neden oluyordu. Devlet, gelirini çoğaltmak için vergileri artırdı. Artan vergileri ödeyemeyen köylüler işledikleri toprakları bırakmaya başladılar. Devlet paraya olan gereksinmesini gidermek için vergi gelirlerinin toplanması işini mültezim denilen kişilere vermeye başladı. Mültezimler kanunun emrettiğinden daha çok vergi toplamaya girişince köylüler topraklarını terk ettiler. Toprağını bırakıp işsiz kalan köylülere levent denildi. Leventler iş bulmak için kasaba ve köylere akın ettiler. Geçim yolu bulamayanlar ise eşkıyalığa başladılar.
Köylülerin yoksullaşması daha önceden köylü çocuklarının medreselere dolmasına yol açmıştı. Medrese eğitimi sonunda iş bulmaları güçleşen öğrenciler (suhte) de geçimlerini sağlamak için silahlanıp köyleri basıyorlardı.
Osmanlı toprak düzeninin bozulması nedeniyle Osmanlı eyalet ordusu, tımarlı sipahiler yerine eyalet yöneticileri, beylerbeyi ve sancakbeylerinin hizmetinde çalışan ücretli askerler olan sekbanlardan oluşturulmaya başlanmıştı. Savaş sırasında düzenli aylık alan sekbanlar barış zamanında aylıksız kalınca eşkıyalığa başlıyorlardı.
Anadolu'da ilk büyük Celali hareketleri medrese öğrencilerinin yani suhtelerin toplu olarak yol kesip, köy basıp eşkıyalık yapmalarıyla başladı. Medrese bitirmelerine karşın iş bulamayan öğrenciler Bursa, Bolu ve Samsun yörelerinde büyük ayaklanmalar başlattılar. Daha sonra levent ve sekban ayaklanmaları yaygınlaştı. Bu arada Osmanlı Devleti'nin yerel yöneticileri leventleri çevrelerinde toplayarak halktan yolsuz olarak vergi toplamaya ve zulmetmeye başladılar. III. Murad (157495), III Mehmed (15951603) ve I. Ahmed (160317) çıkardıkları adalet fermanları ile köylünün soyguncu, yönetici ve memurlara karşı silahla mücadele etmelerini istedi.
Anadolu'daki Önemli Celali Ayaklanmaları ve Önderleri
İlk tanınmış Celali önderi Bolu ve Gerede yöresinde 1581'de ortaya çıkan Köroğlu Ruşen'di. Önceleri bir yiğitbaşı olan Köroğlu Ruşen'in yaşamı ve yaptıkları halk arasında derin izler bırakmış, adına türküler yakılmış, destanlar söylenmiştir. Köroğlu destanı soyguncu devlet yöneticilerine, beylere başkaldıran Celali önderi Ruşen'in serüvenlerinden doğmuştur (bak. KÖROĞLU).
1598'e kadar yöresel hareketler biçiminde görülen Celali Ayaklanmaları Sivas ve Maraş bölgesinde ortaya çıkan Karayazıcı Ayaklanması ile nitelik değiştirdi. Sekban bölükbaşısı olan Karayazıcı'ya, dirlikleri ellerinden alınan sipahiler, çiftbozan köylüler, işsiz kalan sekbanlar, yönetimden hoşnut olmayan beyler, paşalar katıldılar. Önceki Celali topluluklarına göre çok kalabalık olan Karayazıcı ve yandaşları köylerle yetinmeyip, kasaba ve kentlere de saldırıp halkı soydular. Karayazıcı üzerine gelen Osmanlı ordusu karşısında Tokat'a çekildi ve 1601'de Canik'te (Samsun) öldü. Karayazıcı'nın ölümünden sonra ayaklanma kardeşi Deli Hasan'ın önderliğinde gelişti. Orta Anadolu'ya egemen olan Deli Hasan üzerine gönderilen Osmanlı ordusunu Kütahya'da kuşattı ve güç duruma düşürdü. Devlet bu Celali önderinden ancak onu paşa yapıp Bosna Beylerbeyliği'ne atayarak kurtulabildi. Ama Celali Ayaklanmalarının insan kaynağını oluşturan işsiz kitleler devletin bozulan düzeni yüzünden ortada kaldıklarından kargaşa dinmedi. Büyük Celali önderlerine devlet görevleri verilerek ayaklanmaları önleme siyaseti olayları alevlendirdi. 160307 arasında Celali Ayaklanmaları Anadolu'yu tümüyle kapladı. Bu dönemin en büyük Celali önderleri Tavil Ahmed, Canbulatoğlu ve Kalenderoğlu'dur. Bu yıllar Anadolu'da devlet otoritesinin ortadan kalktığı, köylülerin canlarını kurtarmak için ıssız yerlere, dağlara çekildikleri "büyük kaçgunluk" denilen yıllardır.
1606'da Avusturya seferi bitince sadrazam Kuyucu Murad Paşa Celali Ayaklanmalarını bastırmak üzere büyük bir orduyla Anadolu' ya geçti. 1610'a kadar yapılan savaşlarda pek çok Celali öldürüldü ve "büyük kaçgunluğa"
yol açan ayaklanmalar bastırıldı. 1622'de Erzurum Valisi Abaza Mehmed Paşa yeni bir ayaklanma başlattı. Bu ayaklanma yedisekiz yıl sürdü ve güçlükle bastırılabildi.
Sultan Deli İbrahim döneminde (164048) Sivas Valisi Vardar Ali Paşa ve İsparta yöresinde Kara Haydaroğlu ve Katırcıoğlu ayaklanmaları görüldü. Baş edilemeyen Katırcıoğlu devlet görevi aldı ve Karaman Beylerbeyliği'ne kadar yükseldi.
Köprülü Mehmed Paşa'nın sadrazamlığı zamanında 1658'de ayaklanan Abaza Hasan Paşa'ya da devlet görevi verildi. Anadolu'da 17. yüzyıl ortalarından sonra görülen yerel Celali toplulukları da II. Viyana Kuşatması'ndan sonra Avusturya ve müttefiklerine karşı sürdürülen savaşlarda askere gereksinim olduğundan ordu hizmetine alındılar.
Celali Ayaklanmalarının Sonuçları
Osmanlı toprak düzeninde başlayan değişim bu ayaklanmalar sonunda hızlanmıştır. Ağır vergileri ödeyemez duruma gelen ve "büyük kaçgunluk"ta canını kurtarmak için köylerini terk eden çiftçilerin toprakları mültezimlerin, yerel devlet yöneticilerinin eline geçti. Bu dönemde vergilerini ödemek için yüksek faizle borçlanan köylüler de topraklarını işleme hakkını tefecilere devretmek zorunda kaldılar. Osmanlı toprak düzeninin belkemiğini oluşturan tımarlı sipahilik önemini yitirdi. Ayaklanmaların yol açtığı güvensizlik ortamı kırsal bölgelerde yaşayan halkın kentlere göç etmesine ya da yollardan uzak, ulaşılması güç yerlerde yeni köyler kurmasına yol açtı.
Tarımsal üretim düştü, kıtlık ortaya çıktı. Tarım ürünlerinin fiyatları yükseldi. Yüzbinlerce insan canını, malını yitirdi. Birçok kent, kasaba ve köy yıkıma uğradı.


Kaynak:1-cilt:4

Nüve Forum
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Tags
celali

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Bütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 02:18 .