Nüve Forum

Nüve Forum > kütüphane > Toplum ve Yaşam > Genel Kültür > Genel Kültür -K- > Köprü-Tarihçesi, Başlıca köprü tipleri, Tekniklerin gelişimi

Genel Kültür -K- hakkinda Köprü-Tarihçesi, Başlıca köprü tipleri, Tekniklerin gelişimi ile ilgili bilgiler


[coverattach=1] KÖPRÜ a. 1. Bir ulaşım yolunun, bir sukemerinin, bir boruhattının, bir akarsuyu, bir deniz yolunu, bir çöküntüyü ya da bir ulaşım yolunu aşmasını sağlayan yapı. (Köprü bir gediği yüksekten

Cevapla

 

LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 07.01.11, 13:36
Selim Hoytur - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Profesör
 
Üyelik tarihi: Aug 2006
İletiler: 5.844
Selim Hoytur öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Selim Hoytur öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Selim Hoytur öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Selim Hoytur öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Selim Hoytur öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Selim Hoytur öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Selim Hoytur öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Selim Hoytur öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Selim Hoytur öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Selim Hoytur öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Selim Hoytur öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!
Standart Köprü-Tarihçesi, Başlıca köprü tipleri, Tekniklerin gelişimi

[coverattach=1] KÖPRÜ a. 1. Bir ulaşım yolunun, bir sukemerinin, bir boruhattının, bir akarsuyu, bir deniz yolunu, bir çöküntüyü ya da bir ulaşım yolunu aşmasını sağlayan yapı. (Köprü bir gediği yüksekten aşıyorsa ve bir çok açıklıktan oluşuyorsa genellikle viyadük adını alır. Yalnızca yayaların geçişine olanak veren yapılara İse yaya köprüsü denir.) [Bk. ansikl. böl. Bayınd.]

—2. iki grup ya da iki kimse arasında olası bir ilişkinin, bir bağlantının simgesi: Bir ülkeyle köprü kurmak. Sevgi ve dostluk köprüsü.
—3. Köprü altı çocuğu, evi barkı olmayan, kimi kimsesi bulunmayanlar İçin kullanılır.
-- Köprü başı --->> KÖPRÜBAŞI.
-- Köprüleri atmak, yakmak, girişilen ya da başlanılan bir işten artık geriye dönme, vaz geçme olanağı bırakmayacak bir durum yaratmak.
-- Köprünün, köprülerin altından çok su geçti, bir durumun zamana bağlı olarak değiştiğini, eski koşulların yerini yenilerinin aldığını belirtmek için söylenir.

—Ask. Bailey köprüsü, bir ya da iki kat meydanfe getirecek şekilde, İkili ya da üçlü kalaslarla kurulan köprü.
-- Piyade köprüsü, piyadelerin bir akarsuyu hızla geçmelerine olanak veren hafif köprü. (Bk. ansikl. böl.)
-- Tank köprüsü, orta uzunlukta bir kesik arazi üzerine, zırhlı araçların geçişini sağlamak amacıyla hızla kurulabilen, hareket edebilir, motorlu köprü.
-- Yüzer köprü, tekneler üzerine oturmuş bir tahliyeden meydana gelen köprü.

—Ask. havc. Hava köprüsü, kara ya da deniz ulaştırmasının çok yavaş olduğu ya da gerçekleşemediği bir alanda birbirinden ayrılan iki nokta arasında, ulaştırma uçaklarının yoğun trafiği. (1936'da General Franco'nun kıtalarının, italyan uçaklarıyla Fas'tan ispanya'ya ulaştırılması, tarihin ilk hava köprüsü deneyimi oldu. 1948 ve 1949'da Berlin ablukası sırasında Amerikalılar hava köprüsüyle kentin ikmalini sağladı.

İkinci Kıbrıs Barış harekâtı'ndan sonra

TC Karayolları ve Türk hava kuvvetleri'nin uzman istihkâm personeli gerekli malzeme İle Kıbrıs'a giderek günümüzde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin uluslararası havalimanı olarak kullanılan Ercan havalimanı inşaatını çok kısa zamanda tamamlamıştır. Havalimanı ve terminal binaları bittikten sonra Türk hava kuvvetleri tarafından kurulan hava köprüsüyle malzeme ve personel taşınmasına devam edilmiştir.)

—Bayınd. Askılı köprü, tahliyesi, kulelerin üzerinden geçen ya da kulelere tutturulan eğimli doğrusal kablolarla asılmış köprü.
-- Asma köprü, yolu (genellikle karayolu) taşıyan sistemi, ana taşıyıcı kablolar ile bunlara bağlanmış askı çubuklarından oluşan köprü. (Bu ana taşıyıcı kablolar, üst bölümlerinden kulelerin üzerine dayanır ve modern köprülerde, açıklıkların tümünü tek bir uzunluk halinde kaplayarak uçlarından ankraj yoluyla ankraj kütlelerine ya da kuyularına tutturulur.)
-- Basküllü köprü, tahliyesi, yatay bir eksen çevresinde dönerek ya da dişli çembersel bir alan
üzerinde yuvarlanarak eğik olarak kalkan hareketli köprü.
-- Demiryolu köprüsü, üzerinden demiryolu geçen köprü.
-- Döner köprü, alt geçit ya da geçitlerin açılması, tabiiye ya da tahliyelerin düşey bir eksen çevresinde dönmesiyle gerçekleştirilen hareketli köprü.
-- Hareketli köprü, ayakları sabit olarak kurulan, ancak açıklığı ya da açıklıkları, seyre elverişli bir ya da birçok geçiş oluşturmak için yatarak, kalkarak, dönerek ya da yuvarlanarak açılan köprü.
-- iner kalkar köprü, tahliyesi, iki kule boyunca yükseltmeyle elde edilen düşey bir ötelenmeyle, yatay konumunu koruyarak yükselen hareketli köprü.
-- Karayolu köprüsü, üzerinden karayolu geçen köprü.
-- Kendinden ankrajlı asma köprü, kablo uçlarının oluşturduğu yatay çekme kuvvetinin, tabiiye boyunca aktarılarak dengelendiği ve ankraj kütle ya da kuyularının yalnız düşey kaldırma kuvvetine karşı koyduğu asma köprü.
-- Sürgülü köprü, hareketli açıklığın boy yönünde sürülmesıyle açılarak seyir geçidi oluşturan hareketli köprü.

—Denizbil. Buz köprüsü (Québec kökenli terim), iki kıyıyı, ya da bir adayı kıyıya bağlayan ve kıyıda oturanlar tarafından köprü olarak kullanılan buz örtüsü.
—Denize. Kaptan köprüsü, bir gemide üstyapıların üzerinde yer alan, bir bordadan diğerine uzanan ve seferdeyken seyirle görevli mürettebatın durduğu kapalı yer. (Bk. ansikl. böl.)
—Deric. Bir kemer; bir kayış, bir bilezik vb. boyunca kayan ve bunlar kapatıldığında serbest ucun içinden rahatça geçmesini sağlayan deri ya da herhangi bir malzemeden yapılmış parça.
—Dişç. cerr. Eteik dişlerin yerini doldurmak amacıyla bir ya da birçok aralığı içine alan, destek dişlerine bağlı sabit protez.
—Dokubil. Hücrelerarası bağlantı köprüleri, komşu hücrelerin zarları arasından geçerek birleşen protoplazma bağlantıları. (Malpighi sümüksü cismi [üstderi] hücrelerarası bağlantı köprüleriyle yani dikenlerle [dikenli hücreler] belirgindir.)
—Dy. Döner köprü, merkezinde düşey bir yatakla desteklenen ve iki ucu bir yuvarlanma yolu üzerinde hareket eden tekercikler üzerine oturan çembersel hareketli metal köprü. (Döner köprünün tümü kanal adı verilen kâgir bir kaplamanın içinde bulunur. Bu köprü kendi merkezinin çevresine yayılan bir yol grubuna bağlanan bir demiryolunu taşır. Döner köprü bir deponun dışındaki rotondlara ve hat demetlerine ulaşmaya olanak verir; bunun yanı sıra lokomotifleri, kimi zaman da öteki demiryolu taşıtlarını döndürmek için de kullanılır.)
-- Geçit köprüsü, yapım sırasında dolguların iki ucu arasında kurulan çatma servis köprüsü.
—El sant. - KÖK.

—Elekt. Köşegenlerinden birinde bir akım kaynağı ve diğerinde bir ölçüm aygıtı yer alan bir dörtgenin dört kolu üzerine yerleştirilmiş dört devre elemanı (dirençler indüktanslar, kapasiteler, vb.) içeren düzenek. (Örneğin dirençlerin karşılaştırılması için Wheatstone köprüsü; indüktansların karşılaştırılması için Maxwell ve Wien köprüleri; kapasitelerin karşılaştırılması için Sauty ve Schering köprüleri.)
—Havc. Binmeyi ya da inmeyi sağlamak için bir uçağın kapısının önüne getirilen hareketli düzen. (En basit köprüler, kötü havalarda yolcuları koruyacak bir düzeneği olmayan merdivenlerdir; önemli havaalanı terminallerinde köprüler, genellikle yüksekliği ayarlanabilen ve uçağın kapısı önüne getirilen, yönlendirilebilir teleskobik tünel şeklindedir.)

—Isıbil. ve Soğut. san. Isıl köprü, bir yerin, bir konutun ısıl yalıtımında çatı, destekler, tespit öğeleri, derzler, borular vb. gibi, yalıtımı kesintiye uğratan ve ısının geçmesine olanak veren bölgeler.
—inş. Oluk köprüsü, ingiliz tipi bir dam oluğunda destek ayağını yerinde tutan küçük metal halka.
-- Parmaklık köprüsü, bir tabanı andıran ve bir parmaklıkta çubukların her birinin alt bölümüne tespit edilen bezeme.

—isi. Sırat köprüsü ---> sırat.

—istihke. Asma köprü - asma.
-- Kaldırma köprü, bir karşı ağırlıkla dengelenen ve yatay bir eksen etrafında hareket edebilen köprü birimi. (Köprünün sabit bir elemanı üzerine ya da çukurun kenarına indirilen kaldırma köprü, bir yapının kapısına ulaşmayı sağlar; kaldırıldığında, girişi engeller.)
-- Panel köprü, personelin ve araçların derin dere yataklarından geçebilmesi için, panel denilen çelik kirişlerden ve ahşap döşemeden yapılan köprü.
-- Yüzücü köprü, duba, sal ya da botlar üzerinde kurulan köprü. (Kurulup sökülebilen bu köprüler, kullanım amaçlarına ve kuruldukları yere göre değişik tiptedirler.)

—Kâğ. san. Elle kâğıt yapımında kalıbın verjelerini taşıyan çubukların ya da ağaç çıtaların her biri. (Köprülerin sayısı ve aralarındaki uzaklık zamanla değiştiğinden düzenlenişleri ve verje çizgilerinin görünümü bir kâğıdın yaşını saptamayı sağlar.)
—Müz. EŞİK'in eşanlamlısı.
-- Özellikle bir sonatın allegro bölümünde, birinci temadan ikinciye geçişi belirten pasaj.
--AABA yapısındaki 32 ölçülük bir caz temasının, genellikle 8 ölçü tutan orta bölümü (B).
—Oto. Arka köprü, arka tekerlekleri devindirip bir taşıtta, arka dingilden ve motor devinimini tekerleklere ileten kimi organlardan oluşan bütün. (Genellikle kamyonlarda, traktörlerde ve otobüslerde bulunur.)
—Polim. Üçboyutlu ya da ağlaşık bir polimerin zincirleri arasındaki eklenme yeri. (Köprü, bir polimerin bireşimi [fenoplast, aminoplast] ya da ayırma işlemi sırasında [doymamış poliester] oluşabilir.)
—Saraç, ve Marokene. Deriden yapılmış bir parçanın ön bölümüne konan, topaktan geçen ve bir deri parçası ya da dille tutturulan kapama öğesi.
—Sil. Tetik köprüsü, ateşli bir silahın tetiğini koruyan parça.

—Spor. Kayağın ıspatulasına ve arka kısmına yük verilmediği zaman, kayak tabanının uzunlamasına aldığı eğrilik. (Kayağın, kayakçının ağırlığına ve hızına göre en iyi biçimde düz durmasını sağlar.)
-- Ayaklar ve eller yerde, gövde arkaya doğru bükülerek yapılan yumuşama hareketi.
-- Güreşte, güreşçinin baskıya karşı, baş ve ayak üzerinde durarak yay şekli alması.
-- Köprü kurmak, jimnastikte elleri arkadan yere dayayıp ayak uçlarını da yere basarak vücudu yay gibi germek.
-- Köprüye gelmek, güreşte köprü durumuna düşmek.

—Tekst. Kadifede, özellikle de frize kadifede, ütüden sonra bağlanmamış bir ya da birçok ipliğin dokuma yüzeyinde yüzmeler oluşturmasıyla görülen üretim hatası.

—fiyat. Oyuncuların üstüne çıkmak zorunda oldukları bazı dekorasyonların arkasına yerleştirilen düzenek.
-- Servis köprüsü, dekorcuların çalışmasını kolaylaştırmak amacıyla sahne üstüne yerleştirilmiş hafif çatma.

—ANSİKL. Ask. • Yüzer köprü. Akarsuları ve kesik araziyi aşmak için, ya mürettebatın yanında taşıdığı ve prefabrike, organik maddelerden imal edilmiş malzemelerden ya da çeşitli malzemelerin isteğe göre birleştirilmesiyle yerinde kurulan köprülerden yararlanılır.

ikinci Dünya savaşı'nda Müteffikler, 1943'ten itibaren amerikan yapımı malzemeler kullandılar:

—piyade tümeni için US M2 köprüsü; kontrplaktan yapılmış ve prefabrike yürüme yollarından meydana gelen bu köprü, 2'şer 2'şer birleştirilmiş gemiler üzerine tespit edilir;

—zırhlı tümen için Treadway köprüsü; şişme dubalar üzerine oturan ve yürüme yolları çelikten olan bu köprünün parçaları (2 duba, 4 yürüme yolu ve diğer ek parçalar), bir kompresörü ve portik'i bulunan özel bir Brockway kamyonuyla taşınır ve yerleştirilir.

Başka bir çözüm de, ingiliz yapımı Bal-ley köprüsüdür; bu sistem, kalaslardan bir kafes meydana getirecek şekilde, çok dayanıklı standart çelik parçalarla elde kurulabilir ve köprü-yol ya da VF'den, asma köprü ve gemi köprülere kadar (J 49) pek çok amaçla kullanılabilir. Sözgelimi, 1944'te Yukarı Alsace'ta ilerleyen I. fransız ordusu on beş günde 128 köprü kurmak zorunda kalmıştı.

ikinci Dünya savaşı'ndan sonra, eski tekniklerin daha gelişmiş biçimleri uygulandı: Treadvvay tipi köprünün genelleştirilmiş biçimi olan 60 T US köprüsü ile, tahliyesi birleştirilmiş tekneler üzerine yerleştirilen batmaz kalaslardan meydana gelen, tamamı alüminyum alaşımından M4 köprüsü. Bu iki tipin elemanları birleştirilerek elde edilen bir başka köprüyse M4T6'dır. Bu köprü halen Türk kara kuvvetlerinde de kullanılmaktadır.

Gillois malzemelerinin geliştirilmesiyle, 1955'ten sonra tam bir teknik devrim gerçekleştirildi. Sistemin temel elemanı bağımsız amfibi bir araçtır: bir Diesel motoruna sahip olan bu araç, motorize birliklerle aynı hızda hareket edebilir ve iki türlü hizmet verebilir:

—aralıklı olarak geçişi sağlamak üzere motorlu bir sal gibi çalışabilir; —8 m'lik bir tabiiye elemanı taşıyan bir köprü aracı olarak doğrudan suya girebilir ve 4 kişilik mürettebatın yardımıyla, kendi eşi olan diğer araçlara doğrudan bağlanarak, bir buçuk saatten kısa bir sürede kurulan 100 m'lik bir köprünün bir parçasını meydana getirebilir; ayrıca bu köprü açılıp kapanabilir.

Gene bu modele benzeyen motorlu eşlik köprüsü, ingiliz yapımı eski Scissor Bridge esas alınarak yapılmıştır; hidrolik bir kriko yardımıyla yükseltilen, kesik araziyi kapatacak bir tahliyesi vardır.
—Arazi aşma teknolojisi, bir yandan Gillos'nun çözümleri yönünde gelişirken, bir yandan da, zırhlı araçları amfibi ya da suya dalabilecek duruma getirip, köprülere bağımlı kalmaktan kurtarmaya çalışılmaktadır.

Yüzer köprülerin sayısı sınırlı olduğundan, taktik durum elverişli hale gelir gelmez bunları kaldırmak ve yerlerine sabit köprüler koymak gerekir.

Piyade köprüsü. Bu köprülerin, yan yana iki ya da üç piyadenin, ya da beraberlerindeki araç ve gereçlerin (ağır silahlar, motorlar, vb.) geçmesi için yeterli olması gerekir. Geçilecek yerin özelliğine göre istihkâm subayı tarafından, yüzer dayanaklar (Habert torbaları, şişer şamandıralar, ağaç ya da fıçı sallar), sabit dayanaklar üzerine (kaydıraklı dayanaklar, küçük kazıklar) ya da dayanak kullanmaksızın (merdivenler, direkler, kirişler) yerleştirilir. II. Dünya savaşı'ndan sonra, yan yana ve uç uca birleştirilebilir kirişlerden oluşan ve birliğin 150 m'lik bir geçidi malzemesiz, 50 m'lik bir geçidi ise malzemeli olarak geçmesine olanak veren modeller bulunmuştur.
—Bayınd. Avrupa'da XIX. yy.'dan başlayarak sanayisel ekonominin gelişmesi ve demiryolu ile karayolu ağlarının yayılması çok sayıda köprünün yapımını gerektirdi; ayrıca, demiryolu ağlarının çiziminde ancak yumuşak rampalara ve büyük çaplı kavislere izin verildiğinden birçok viyadük yapmak zorunlu oldu. XX. yy.'da, iki dünya savaşı nedeniyle birçok yapının yıkılmış olması ve seyir gabarilerinin genel olarak büyümesi, birçok köprünün takviye edilme, değiştirilme ya da yeniden yapılma zorunluluğunu doğurdu. Aynı şekilde karayolu ve otoyolu ağlarının gelişmesi de birçok yeni yapının oluşturulmasına neden oldu; özellikle otoyol ağları, eş düzeydeki kesişmelerin yasak oluşu nedeniyle çok sayıda küçük yapının ve güzergâhın elden geldiğince doğrusal olması gerekliliği nedeniyle de uzun ve çok yüksek birçok otoyol viyadüğünün yapımını gerektirdi. Dolayısıyla, karayolu ve demiryolu köprüleri tekniği, yarım yüzyıldan beri çok büyük bir değişikliğe uğradı; bu değişikliği olanaklı kılan başlıca etkenler, gereçlerin (çelikler, çimentolar vb.) kalitesindeki gelişmeler, yeni çözümlerin (askılı köprüler, ortotrop plak döşeme vb.) getirilmesi, elektronik hesaplardaki ilerlemeler ve otomatik resmin kullanımı, özellikle de yaklaşık 1950'den başlayarak ön-gerllmeli beton tekniğinin çok geniş bir kullanım alanında gösterdiği olağanüstü gelişmedir. Yapıların özellikle de olağan yapıların sayısındaki artış, belli sayıdaki durumlarda esnek bir standartlaştırmaya, boyuna (kirişler) ya da enine (vusuar) dilimlerle prefabrike üretime ve köprüler,
özellikle de öngerilimli köprüler alanında belli bir ölçüde sanayileşmeye yönelmeyi sağladı.

Birçok köprü yapımcısı, köprülerde, yararlılık işlevini aşmayı ve bir güzellik anlayışına ulaşmayı başardılar. Gard köprüsünden Lüksemburg'daki Adolphe köprüsüne değin birçok kâgir köprü, bu estetik kaygısının belirgin örnekleridir. Aynı nitelik birçok büyük "normal" metal yapıda, birçok uzun asma ve askılı köprüde, betonarme büyük kemer köprülerde (Plougastel köprüsü, La Caille köprüsü, Sydney'de Gladesville köprüsü) ve büyük açıklıklı birçok öngerilmeli köprüde ağır basar. Bu köprülerin çoğu görkemlilikleri ve kolaylıkla anlaşılabilen işlevsel nitelikleriyle gerçekten etkileyicidir.

Köprülerin estetiği, tasarımdaki açıklığa ve belirginliğe, genel çizgilerin pürüzsüzlüğüne, yüzeylerin görünümüne (özellikle metal köprülerde boyanın rengine ve birleştirmelerin sadeliğine), güneşin, aydınlatmanın ve gölgenin köprü yüzeyindeki oyunlarına, yapıyla bulunduğu bölge arasındaki uyuma bağlıdır. Köprü, çevresine, bu çevre ister bir manzara,ister bir kent olsun, bir güzellik katmalıdır.

kaynak:2-cilt:12
Eklenmiş Resimin Önizlemesi
Köprü-Tarihçesi, Baþlýca köprü tipleri, Tekniklerin geliþimi-kopru.jpg  
__________________

Güzel Sanatlar Fakültesi/Lisesi Yetenek Sınavlarına Hazırlık Kursu
Resim Yağlı Boya Hobi Kursu
Hızlı ve Etkili Okuma Kursu
Çocuklar için Hızlı Okuma Kursu
Çocuklar için Resim Kursu
Diksiyon Kursu
Nefes Teknikleri Kursu
Kişisel Gelişim Kursları
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 07.01.11, 14:02
Selim Hoytur - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Profesör
 
Üyelik tarihi: Aug 2006
İletiler: 5.844
Selim Hoytur öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Selim Hoytur öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Selim Hoytur öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Selim Hoytur öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Selim Hoytur öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Selim Hoytur öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Selim Hoytur öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Selim Hoytur öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Selim Hoytur öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Selim Hoytur öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Selim Hoytur öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!
Standart Köprüleri sistematik olarak sınıflandırma ilkeleri

Köprüleri sistematik olarak sınıflandırma ilkeleri

Köprüleri sistematik olarak sınıflandırmada birçok ölçütten yararlanılır:
—yapının "temel" işlevi ve özellikle de taşınan yolun ya da geçişi sağlanan "akış-kan"ın cinsi: karayolu köprüsü (araçlar ve genellikle, aynı zamanda da yayalar için); yaya köprüsü (yalnızca yayalar için); otoyol köprüsü; demiryolu köprüsü; kanal -köprü; bent (örneğin Gard köprüsü).

Köprülerin birçoğunun tek bir temel İşlevi vardır; diğer durumlarda, karmaşık İşlev, bir köprüler kümesinin bir araya gelişi (katlı otoyol kavşakları) biçiminde görülür. Kimi durumlarda, özellikle de kentlerde, köprülerin su, gaz, elektrik enerjisi, iletişim, kent ısıtma vb. borularının geçişine olanak sağlamak gibi ihmal edilemeyecek ikincil işlevleri de olabilir. Bazı eski töprüler (Cahors'daki Valentrö köprüsü gibi tahkim edilmiş köprüler) geçişi yasaklama işlevi de görürlerdi. Kimi köprülerin üzerinde, eskiden olduğu gibi günümüzde de evler bulunur;

—yapının boyuna doğrultuda taşıyıcı sistem tipi: özellikle "basit" (izostatik) kirişli köprüler yani yalnız iki serbest mesnede oturanlar; sürekli (hiperstatik) kirişli köprüler yani ayakları üzerinde kesintisiz devam edenler; kiriş gergili köprüler (bow -strings); kemer köprüler (ankastre ya da iki ya da üç eklemli); tahliyesi üstte, arada ya da altta olan köprüler; tabliyeye ankastre eğik (verev) ayaklı köprüler (bu köprüler hemen hemen kemerler gibi çalışırlar); asma köprüler (olağan ya da kendinden ankrajlı); askılı köprüler...;
— "ana malzeme"nin cinsi: ahşap köprü, kâğir köprü, metal (dökme demir, demir, çelik, alüminyum alaşımları) köprü, betonarme köprü, "beton-çelik" kompo-zit (beton plağı çalışmaya katılan) köprü, öngerilmeli köprü;

—enine biçiminin tipi: yanal ana kirişli (özellikle göreli olarak dar olan demiryolu ve otoyolu köprülerinde kullanılan bu kirişler genellikle kafes biçimindedir) köprüler; karayollarında görev yapan çok kirişli köprüler (genellikle göreli olarak geniş olan köprüler için kullanılır); geniş kemer köprüler ya da çok kemerli, kirişi tek gövdeli ya da sandık kirişli köprüler...;
—açıklık sayısı;
—yapı için öngörülen kalıcılık özelliği: geçici köprü, yarıgeçici köprü, kalıcı köprü; —mesnetlerinin sabit ya da yüzer olma özelliği (örneğin yüzer köprüler); —yapıların taşınabilirlik ya da taşınamaz-lık özelliği. Bailey köprüleri, Gillois köprüleri gibi taşınabilir olan köprüler, genellikle "askeri" amaçlıdır. Ayrıca "sökülebilir metal viyadükler" de vardır; —tahliyenin sabit ya da hareketli (yapı sabit bir bölgede olduğundan) olma özelliği: sabit köprüler; hareketli köprüler. Sabit bir yerdeki köprü tahliyesinin hareketliliğini belirten hareketli köprü kavramı ile değişik bölgelerde, özellikle de farklı ya-

pılarla (Bailey gereci) kullanım olanağı sağlayan taşınabilirlik özelliğini karıştırmamak gerekir.

Köprülerin sistematik olarak sınıflandırılmasında yukarıda belirtilen birçok ölçüte başvurulmasına karşılık, bu çokölçütlü sınıflandırma yönteminin her zaman yeterli bir tanımlamaya götürdüğü de söylenemez: örneğin bir asma köprü her zaman bir metal köprüdür; bir hareketli köprü ister istemez bir metal köprüdür. Yazının devamında, ana malzemenin özelliğine ve yapının taşıyıcı sistemine dayanan daha yalın ve dar bir sınıflandırma kullanılacaktır. Bu bakımdan, bir ilk yaklaştırımla üç kategori ayırt edilir: mesnetleri üzerine pratik olarak yatay itki uygulamayan kirişli köprüler; özellikle kenar ayakları üzerine yatay itki uygulayan kemer köprüler; ankraj kütleleri üzerine yatay çekme uygulayan asma köprüler, itki uygulayan eğik (verev) ayaklı çerçeve köprüler ya da uç mesnetlerine pratik olarak çekme kuvveti uygulamayan kendinden ankrajlı asma köprüler gibi özel köprü tiplerini de göz önünde bulundurmak gerekir. Metal köprüler alanında, hareketli köprüleri ayrı olarak ele almak gerekir.

kaynak:2-cilt:12
__________________

Güzel Sanatlar Fakültesi/Lisesi Yetenek Sınavlarına Hazırlık Kursu
Resim Yağlı Boya Hobi Kursu
Hızlı ve Etkili Okuma Kursu
Çocuklar için Hızlı Okuma Kursu
Çocuklar için Resim Kursu
Diksiyon Kursu
Nefes Teknikleri Kursu
Kişisel Gelişim Kursları
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 07.01.11, 16:47
Selim Hoytur - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Profesör
 
Üyelik tarihi: Aug 2006
İletiler: 5.844
Selim Hoytur öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Selim Hoytur öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Selim Hoytur öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Selim Hoytur öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Selim Hoytur öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Selim Hoytur öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Selim Hoytur öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Selim Hoytur öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Selim Hoytur öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Selim Hoytur öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Selim Hoytur öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!
Standart Başlıca köprü tipleri, Tekniklerin gelişimi

Tarihçe. Başlıca köprü tipleri.

Tekniklerin gelişimi.


Ahşap köprüler. Geçmişte çok sık olarak kullanılan (örneğin İ.Û. 54'te Sezar tarafından Ren üzerine kurdurulan köprü) bu tip köprülerden günümüzde yalnızca geçici köprülerin yapımı için yararlanılmaktadır. Bu son kullanış biçimiyle ahşap, ikinci Dünya savaşı'ndan sonra ulaşım hatlarının yeniden kurulmasında önemli bir rol oynadı.

Kâgir köprüler. Bu tip yapılarda, kemer biçimi, taşlara ve taşların derzlerine basınç etkisi yaparak dayanıklılık sağlar. Çinliler en eski zamanlardan beri bu tür köprüler yapmışlardı. Romalılar bu türün kullanımını sukemerleriyle güvenli geçişler sağlamak ve büyük çöküntüleri aşmak amacıyla sistemli olarak geliştirdiler. Beşik kemer biçimini ya da buna benzer bir biçimi kullanıyorlardı. Ortaçağ'da, beşik kemerlerin ve sivri kemerlerin kullanımıyla (Cahors'daki ValentrĞ köprüsü) yapımına yeniden başlanan kâğir köprüler, sonradan daha yaygınlaştı. Peronnet, XVIII. yy.'ın ortasında, ayakların genişliğini azaltarak ve çok basık kemerler kullanarak bu tekniklere en gelişmiş biçimlerini kazandırdı. XIX. yy.'da, özellikle demiryollarının gelişmesi nedeniyle kağir köprülerin ve büyük viyadüklerin sayısı arttı. Aynı yüzyılın ikinci yarısında ve XX. yy.'ın başında, Lüksemburg'daki Adolphe (1903'te 84 m açıklıkla) köprüsünün yapımcısı olan Séjourne kâğir köprüler tekniğinin yeni bir atılım yapmasını sağladı. 1905'te Almanya'da, Plauen köprüsü (açıklığı 90 m) yapıldı. Kâğir köprülerin yapımı, yüksek maliyetleri nedeniyle XX. yy.'ın ortasında terk edildi.

Metal köprüler. Eskiden demir ya da dökme demirden (font) yapılan bu köprüler, yaklaşık yüz yıldan beri çelikten yapılmaktadır. Birkaç yeni yapıda alüminyum alaşımları kullanılmıştır.

Dökme demir'den köprülerin yapımına, XVIII. yy.'ın sonunda ingiltere'de başlandı. Dökme demirin çekme kuvvetine karşı dayanımı düşük olduğundan ana yapılar kemerlerden oluşuyordu; ayrıca bu malzeme çok kırılgandı ve ortaya çıkan çatlaklar, birçok dökme demirden köprünün yeniden yapımını gerektiriyordu.

Demir, XIX. yy.'ın başından başlayarak, kirişli köprüler, kemer köprüler ve asma köprüler gibi çok çeşitli yapıların gerçekleştirilmesini sağladı. Kirişli (genellikle kafes biçiminde) köprülere örnek olarak Eiffel'in Dordogne (Saint-André-de-Cubzac) üzerinde kurduğu büyük karayolu ve demiryolu köprüleri ile Britannia köprüsü gösterilebilir. Kemer köprüler arasında ise yine Eiffel'in yaptığı Garabit viyadüğü (1884, açıklığı 165 m) sayılabilir. Diğer yandan, demir XIX. yy.'ın başından beri asma köprü'lerin yapımında kullanıldı. Buna örnek olarak Niagara üzerinde kurulan asma demiryolu köprüsü (1855, açıklık 230 m) gösterilebilir.

Metalürjide kaydedilen ilerlemeler sayesinde, metal köprüler, çelik kullanımıyla birlikte önemli bir gelişme gösterdi. XX. yy.'ın ortasından başlayarak, çeliğin hem dayanım hem de kaynaklanırlık niteliklerinin iyileştirilmesi, dolayısıyla da eski perçinli birleştirmelerin yerine dayanımı yüksek, kaynaklı ya da cıvatalı birleştirmelerin kullanılması ve değişik biçimlerin (eğik ayaklı çerçeve köprüler, plak döşemeler...) benimsenmesi yeni gelişmelere olanak verdi.

—Kirişli köprüler. Bu tipin eski örnekleri arasında konsol kirişli Firth of Forth köprüsü (1890, merkezi ana açıklıkları 521 m uzunlukta olan), yeni örnekleri arasında ise Niteröl'de, Rio de Janeiro koyu üzerindeki Rio köprüsü (1974, merkez açıklığı 300 m) sayılabilir.

—Eğik ayaklı büyük çerçeve köprüler. Yeni bir tip olan bu köprülerin en belirgin örneği, italya'da Sfolassa üzerindeki köprüdür (376 m).

—Çelik kemer köprüler. Bu gruba giren köprüler arasında Mississippi üzerindeki Saint-Louis köprüsü (1874) ve açıklığı 500 m'yi geçen Sydney kemeri ile New York' taki Kill Van Kull kemeridir.

—Asma köprüler. Bu tip yapılardaki en son gelişmelere çok büyük açıklığı olan yeni köprülerde rastlanır. Taşıyıcı kablolar, ya fabrikada almaşık bükümle temel kablolar biçiminde (yaygın fransız yöntemi) ya da koşut tellerle yapım yerinde (yaygın amerikan yöntemi) üretilir. Asma köprüler çok çeşitlidir Modern asma köprülerde tümü asılı olan üç köprü açıklığı bulunur; tahliyeleri (yalnızca Severn üzerindeki köprü hariç), düşey biçim değiştirmeleri sınırlayan bükülmezlik (rijitlik) kirişlerlyle donatılmıştır; ayrıca, köprü eksenine dik rüzgâra, burulmaya, aerodinamik etkilere karşı yüksek bir dayanım göstermelidirler. Kuleleri metal ya da betonarmedir. Büyük modern asma köprülere örnek olarak şu yapılar gösterilebilir: San Fransisco'da-ki Golden Gate köprüsü (merkez açıklığı 1 280 m), Forth (1964) ve Lizbon (1966) köprüleri, merkez açıklığı 1 074 m olan Boğaziçi köprüsü (1973), Severn köprüsü (Birleşik Krallık), New York'taki Verrazano köprüsü (1934, merkez açıklığı 1 298 m), Hymber köprüsü (Birleşik Krallık, merkez açıklığı 1 396 m).

—Askılı köprüler. Genellikle metal olan bu tip yapıların öngerilmeli betondan yapılmış birkaç örneği de vardır. Çoğu zaman kablo olan askı, bir ucundan kuleye tutturulan diğer ucundan da köprü tahliyesini taşıyan doğrusal bir elemandır; bazıları asma köprülerin kablolarıyla aynı yapıda olmakla beraber çok güçlü "öngerilmeli kablolar"dan oluşanları da vardır. Askı ağları ya koşut ya da kendi aralarında yelpazelenen askılardan oluşabilir. Askılı köprülerde, askı ağları köprünün iki kenarında da bulunabilir; kimi yapılarda ise tek bir merkez ağı vardır. Askıların kulelerden geçen ve kulelere bağlanan noktaları, tek bir noktada toplanabilir (yelpazeyi andıran düzenleme); buna karşılık, askılar kendi aralarında koşut da olabilir (harp biçimi düzenleme). Tek kuleli bakışımsız köprüler de vardır. Bu gruba giren örnekler arasında Tuna üzerindeki Bratislava köprüsü (tek kuleli) ve Salnt-Nazaire köprüsü (1975, iki kuleli, merkez açıklığı 404 m) sayılabilir.

Hareketli köprüler. Sürgülü köprüler, döner köprüler, basküllü köprüler ve İner kalkar köprüler bu gruba girer. Örnekleri arasında iner kalkar Brest ve Rochefort-sur -Mer (yükselen açıklığı yaklaşık 90 m) köprüleri ile çift açıklıklı, gizli mekanizmalı Martigues köprüsü (Bouches-du-Rhöne) sayılabilir.

Betonarme köprüler, ilk kez XIX. yy.'ın sonunda yapılmaya başlanan betonarme köprüler XX. yy. başından başlayarak çok önemli bir gelişme gösterdi. Birinci Dünya savaşı'nın yol açtığı yıkımlar bu köprüler için çok elverişli bir ortam yaratmıştı, ancak XX. yy. ortalarından başlayarak öngerilmeli beton köprülerin gelişmesi, bu köprülerin uygulama alanını daralttı.

Kirişli köprüler. Basit mesnetlenmlş (izostatik) köprüler, sürekli (hiperstatik) köprüler, konsol kirişli köprüler; kiriş ger-gili köprüler (kirişli köprülere benzer) gibi çeşitli boyuna ve enine biçimlerde sayısız uygulaması vardır.

Kemer köprüler. Özellikle büyük ya da çok büyük açıklıklı olanları, betonarme

köprülerin en belirgin örneklerini oluşturur; ancak son yıllarda kemer kalıplarının çok pahalı oluşu nedeniyle büyük kemerlerin kullanımı terk edilmiştir. Kemer köprülerin en ilginç örnekleri arasında şu yapılar sayılabilir: isveç'teki Sandö köprüsü (1943, 264 m), Porto köprüsü (1963, 270 m), Brezilya ve Paraguay arasında, Paraná üzerindeki köprü (1964, 290 m) ve Sydney'deki Gladesville köprüsü (1964, yaklaşık 305 m).

Öngerilmeli beton köprüler. Öngerilmeli beton köprüler İlk kez XX. yy.'ın ortasında yapılmaya başladı; tasarım düzeyinde büyük sürekli kirişler ile inşaat düzeyinde ardışık konsollamaların yapım alanına girmesi, bu tekniğin 60'lı yıllardan başlayarak daha da belirginleşen önemli bir gelişme göstermesini sağladı. Ûngerilme tekniği, çelik ve betonarme köprüler tekniğini açıkça geride bıraktı. Öngerllmeli beton köprüler beraberinde önüretimi ve sanayileşmeyi de getirmektedir. Öngeril-menin babası Freyssinet, düşüncelerini ve yapılarını ayrıntılı bir biçimde açıklamıştı. Özellikle, yüksek nitelikli betona şiddetli basınç etkisi yapan, kuvvetli bir biçimde gerilmiş ve dayanımı yüksek kabloların kullanımını (yaygın fransız tekniği) salık veriyordu. Kimi ülkelerde İse öngerilme telleri kullanılıyordu (yaygın alman tekniği). Özellikle kısa kirişler için "yapışkan teller" de kullanılır. Öngerilmeli kabloların birim gücü yüzyılın ortasından beri sürekli arttı. Birçok öngerilme verme yöntemi (başlangıcında, betonarme yöntemlerinde olduğu gibi) düşünüldü. Öngerilmeli betondan, kirişli köprüler, eğik ayaklı çerçeve köprüler, kemer köprüler ve hatta askılı köprüler yapıldı.

Kirişli köprüler. Bu tip köprüler başlangıçta kısa aralıklarla yan yana yerleştirilen basit kirişlerden oluşuyordu. Kirişler arasındaki aralık daha sonradan arttı. Basit kirişler ilkesi, eskiden olduğu gibi günümüzde de birim açıklıkları kısa olan köprülerin ve viyadüklerin yapımında yaygın olarak uygulanmaktadır; ancak bu tekniğin ilk uygulamasından başlayarak, göreli olarak daha uzun açıklıklar da elde edildi. Daha sonra, genellikle ardışık konsollamayla yapılan sürekli kirişli köprülere yönellndi ve bu anlayış büyük bir bölümü çok önemli olan bir köprü neslinin ortayaçıkmasına neden oldu. Diğer yapım teknikleri arasında yer alan ardışık konsollu yapımda, beton ya her köprü inşaat dilimi için "hareketli donanımlar" üzerinde yerinde dökülür ya da önüretimli beton parçalar yerlerine, çeşitli yöntemlerle yerleştirilir. Kirişler genellikle profilden ya da sandık kesitlidir.
Ongenime tekniğinin ortaya çıkışından beri, öngerllmell beton kirişli-ayaklı çerçeve köprüler de yapıldı. Kimi büyük kemer köprülerde de öngerllmeli beton kullanıldı. Diğer yandan, tahliyeye dolaylı olarak etki eden boyuna basınç etkileri nedeniyle, askılı köprü tipi, bu basınç etkilerine karşı iyi bir dayanım gösteren betonun mekanik eylemsizliği sayesinde çok ilginç yapıların gerçekleştirilmesini sağladı.

kaynak:2-cilt:12
__________________

Güzel Sanatlar Fakültesi/Lisesi Yetenek Sınavlarına Hazırlık Kursu
Resim Yağlı Boya Hobi Kursu
Hızlı ve Etkili Okuma Kursu
Çocuklar için Hızlı Okuma Kursu
Çocuklar için Resim Kursu
Diksiyon Kursu
Nefes Teknikleri Kursu
Kişisel Gelişim Kursları
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 07.01.11, 16:49
Selim Hoytur - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Profesör
 
Üyelik tarihi: Aug 2006
İletiler: 5.844
Selim Hoytur öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Selim Hoytur öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Selim Hoytur öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Selim Hoytur öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Selim Hoytur öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Selim Hoytur öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Selim Hoytur öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Selim Hoytur öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Selim Hoytur öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Selim Hoytur öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Selim Hoytur öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!
Standart Öngerilmeli beton köprüler

Öngerilmeli beton köprülerin en önemlileri arasında şunlar sayılabilir:

—basit kirişli köprüler için: Karakaya baraj gölü üzerindeki demiryolu köprüsü (1987; toplam açıklığı 2,5 km), Tancarville asma köprüsü'nün ve Bordeaux asma köprüsü'nün sol sahil yaklaşım viyadükleri, Lille'deki çok büyük açıklıktı Hippodrome köprüsü; Pontchartrain gölü (ABD) üzerindeki 17 m'lik 2 232 açıklığa ve yaklaşık 38 km'lik bir toplam uzunluğa sahip köprü;

—ardışık konsollamalarla yapılan açıklıkları sürekli köprüler için: 172 m açıklıklı Ottmarsheim köprüsü; Bendorf köprüsü (A.F.C.) [1964, merkez açıklığı 208 m]; Urado koyu (Japonya) üzerindeki Koçi köprüsü (merkez açıklığı 230 m);

—eğik ayaklı çerçeve köprüler için (Freyssinet'in 1950'ye doğru Marne üzerine yaptığı ve standartlaşma ile sanayileşmeyi önemli ölçüde geliştiren 74 m'lik beş özdeş köprüden başka): Rhöne üzerindeki La Voulte demiryolu köprüsü; eğik ayakları arasındaki açıklığın, tabanda 186 m, tabiiye düzeyinde ise 147 m olduğu yeni Bonhomme köprüsü (Morbihan);

—kemer köprüler için Caracas'taki otoyol viyadükleri;

—son olarak da askılı köprüler için: çok açıklıklı ve 8,5 km'den fazla bir toplam uzunluğa sahip Maracaibo köprüsü (Venezuela, 1962); Sen üzerindeki Brotonne köprüsü (1977).

Anadolu köprüleri. Anadolu köprülerinin bilinen en eski örneği, Boğazköy'de (Hattuşaş), Ambarlıkaya ile Büyükkaya arasındaki uçurum üzerine kurulmuş hitit köprüsüdür. Hitit mimarlığının başyapıtlarından olan bu köprünün geniş basamaklı taş yatakları ve zıvana delikleri günümüze değin ulaşmıştır. Romalılar ve Bizanslılar dönemlerinde kâgir, sağlam köprüler yapılmıştır; bunlar çoğunlukla sivri temer-lidir. Sonraki dönemlerde çeşitli onarımlar geçiren bu yapılar özgün biçimleriyle günümüze gelememiştir. IV. yy.'dan Taş köprü de denen Adana köprüsü (Seyhan nehri üzerinde), Osmanlı döneminde yenilenmiştir (XIX. yy.). Yazıtında mimarının Auksentios olduğu bildirilmektedir. Ceyhan üzerindeki Misis köprüsü de aynı dönemdendir. Sakarya nehri üzerindeyken, nehir yatağının değişmesiyle açıkta kalan iustlnianos köprüsü (Beşköprü) 40 m uzunluğunda, sekiz kemerli bir yapıdır En büyük kemer açıklığı, 23 m'dir. Bir ucunda küçük bir capella vardır. Dönemin bir başka örneği, Keban baraj gölü alanında kalan Karamağara köprüsüdür.

Büyük Selçuklu ve ilk türk beylikleri dönemlerinden kalan yapılar arasında köprüler de vardır. Özellikle G.-D. Anadolu' da, Artuklu döneminden, tasarımları ve bezemeleriyle ilgi çeken örnekler bulunmaktadır: Dicle üzerinde Hasankeyf köprüsü (1116), Silvan'da Malabadi köprüsü (1147), Cizre'de Dicle köprüsü (1164), Çermik yakınında Haburman köprüsü (1179), Devegeçidisuyu köprüsü (1218), Mardin yakınında Dunaysır köprüsü (1204). Anadolu Selçukluları döneminde, önemli ker-vanyolları üzerinde köprü yapımı sürmüştür. Bunlar çoğunlukla üstü düz ya da iki yana eğimli, sivri kemerli (yuvarlak kemerli çok azdır), bir ana gözle, bunun yanlarında yer alan eş büyüklükte açıklıklardan oluşan yapılardır. Köprü gözlerinin düz bir eksen üzerinde olması ve bakışıksız tasarımlar da Selçuklu köprülerinin özelliklerln-dendir. Yapı gereci olarak taş ve bir ölçüde de iran'ın etkisiyle tuğla kullanılmıştır. G.-D. Anadolu'daki köprülerde eski türk hayvan takvimleriyle ilişkili motiflere, öteki bölgelerde bulunan örneklerdeyse bitkisel bezemelere ve rozetlere rastlanır. XIII. yy.'da yapılmış köprülerin otuz kadarı (on biri yazıtlı) bilinmektedir Kızılırmak üzerinde dokuz köprü bulunmaktadır. Bunların ilki, Kayseri'deki, tek sivri kemerli Tekgöz köprüsü'dür(1202). Kırşehir'deki, sivri kemerli on üç gözlü Keslkköprü (1251), Sivas'taki, biri on yedi, ötekisi iki gözlü iki bölümden oluşan mimarisiyle dikkati çeken Kesikköprü (XIII. yy.),Erkilet-Boğaz-lıyan yolundaki, 150 m uzunluğunda, kırmızımsı renkte yontma taştan on beş gözlü Çokgöz köprüsü (XIII. yy.), belirtilmesi gereken örneklerdir. Afyonkarahisar'da Akarçay üzerindeki Altıgöz köprüsü (1209), küçük, yuvarlak altı gözlüdür. Ankara'da Çubuk suyu üzerindeki Akköprü (1222), kesme taştan, yedi sivri kemerli bir yapıdır. Akşehir-llgın yolundaki Argıthan köprüsü (1243), sivri kemerli iki gözden meydana gelir ve geometrik motiflerle süslüdür. Tokat'ta Yeşilırmak köprüsü (1250), Gaziantep'te Debbağhane köprüsü (1259), Erzurum'da Aras nehri üzerindeki, sivri kemerli yedi gözlü Çoban (Pasinler) köprüsü (1271-1297) önemli örneklerdir. Antalya'da, Köprüçay üzerindeki Ala-ettin köprüsü (XIII. yy.), kırık çizgi biçiminde planı, uzun, yüksek mimarisiyle dikkati çeker. Köprü mimarisi yönünden ilginç yörelerden biri de, Amasya'dır. Kentin içinden geçen Yeşilırmak üzerinde değişik dönemlerden köprüler vardır. Huandha-tun (Kuş) köprüsü (XIII. yy.) basık kemerli, dört gözlü yapısıyla, dönemin örneklerinden ayrılır, iltekingazi köprüsü, Sultan-mesut köprüsü de Amasya'daki XIII. yy. örnekleridir.

Beylikler dönemi köprüleri de Selçuklu üslubunu sürdürmüştür. Ancak bunlarda sivri kemerin tersine, yuvarlak kemer yaygındır. Daha çok Karamanoğulları bölgesinde görülen bu köprüler arasında Ermenek'te XIV. yy.'dan Görlem köprüsü (Ala köprü), üç kemerli Bıçakçı köprüsü (kemer ayakları üstünde yuvarlak açıklıklar vardır) belirtilebilir.

Osmanlı döneminde de köprü mimarisi önemini sürdürmüştür. Bunların çoğu taştandır, bir bölümü de seferler sırasında ahşaptan inşa edilmiştir (Meriç üzerindeki XIV. yy.'dan Murat I köprüsü). Bu köprülerde yeniden sivri kemerler kullanılmaya başlanmıştır. Bunlar ya tek gözlü, iki yana eğimli ya da eş büyüklükte açıklıklardan meydana gelen düz ya da az eğimli örneklerdir. Bursa'daki Nilüferhatun köprüsü (XIV. yy.), sivri kemerli dört gözlüdür. Ergene ırmağı üzerindeki Uzunköprü (1443/1444) 1393 m uzunluğunda, 5,5 m genişliğinde, 174 gözlü önemli bir yapıdır, kemerlerinin bir bölümü sivri, bir bölümüyse yuvarlaktır. Köprü ayakları arasında ve kemerlerin kilit taşlarında yer alan çeşitli hayvan figürleri, bitkisel ve geometrik motifler zamanla silinmiştir. Edirne Sa-rayiçi'ndeki 120 m uzunluğunda, on sivri kemerli Şehabettinpaşa (Saraçhane) köprüsü (1451) mihrap biçimindeki köşkü, mermer parmaklıklı balkonu ve üçgen biçimindeki selyaranlarıyla dikkati çeker. Bursa'da Gökdere üzerindeki Setbaşı köprüsü (XV. yy. başı), Murat ll'nin yaptırdığı Irgandı köprüsü (1442), Tunca nehri üzerindeki hafif sivri kemerli üç gözden oluşan Fatih köprüsü (1452), dönemin önemli örnekleridir. Bayezit II zamamında B.'dan D.'ya uzanan yollar üzerinde Osmancık (Çorum), Edirne, Geyve ve Saru-han'da birer köprü yaptırılmıştır. Osmancık'ta Kızılırmak üzerindeki Sultanbayezitveli (Koyunbaba) köprüsü (1484) on beş kemerli, ince görünümlü bir yapıdır. Edirne'deki Bayezit köprüsü, Bayezit külliye-si'ni kente bağlar (1488), Geyve'deki iki büyük sivri kemerli Bayezit köprüsü (1495/1496), istanbul'dan Amasya'ya uzanan yolda önemli bir geçitti. Mimar Sinan' ın köprülerindeyse çevre koşullarına uygunluğun yanı sıra, sanatla işlevselliğin kaynaştığı görülür. Sinan'ın ilk köprülerinden biri, istanbul'da Harami deresi üzerindeki Kapıağası köprüsü'dür. Yanlara doğru hafif eğimli yapı, sivri kemerli üç gözlüdür. Ayaklarda hafifletme gözleri, yanlarda boşaltma gözleri vardır. Silivri çayı üzerindeki Silivri köprüsü (1568), Marmara'ya koşut uzanan, basık kemerli otuz iki gözden oluşur. Lüleburgaz çayı üzerindeki Sokullumehmetpaşa köprüsü (1565), ortada iki büyük, yanlarda birer küçük sivri kemerli dört gözden meydana gelir. Sinan'ın bu türde en önemli yapıtıysa Büyükçekmece köprüsü'dür (1564-1567). Hafif eğimli dört ayrı bölümden oluşan bu köprüde, bölümler D.'dan B.'ya doğru yedi, yedi, beş ve dokuz sivri kemerlidir, istanbul yönünden birinci bölümdeki karşılıklı köşklerden birinin altındaki kemerde Mimar Sinan'ın imzasıyla gül motifi işlenmiştir. Trakya'da Ergene ırmağı üzerindeki Sinanlı (Mehmetpaşa) köprüsü de bu türün güzel örneklerindendir. Özellikle ayaklardaki yuvarlak ya da bursa kemeri biçimindeki hafifletme gözleri dikkati çeker. Lüleburgaz'daki Sokullumehmetpaşa köprüsü ile Gebze-izmit arasında, Dil deresi üzerindeki Kanunisultansüleyman köprüsü, dönemin öteki önemli örnekleridir. XVII. yy.'da anıtsal köprülere rastlanmaz. Edirne'deki on kemerli Ekmekçizadeahmetpaşa köprüsü (1608-1615) Sedefkâr Mehmet Ağa'nın yapıtıdır. Babaeski' deki Murat IV köprüsü (1633), yazıt köşkü ve balkonuyla dönemin özgün örneklerindendir. Gaziantep ve Diyarbakır'daki Murat IV köprüleri, Bursa'da Nilüfer çayı üzerindeki Abdalçelebi köprüsü, Van'daki Hoşap (Güzelsu) köprüsü, istanbul'da Topkapı dışında Davutpaşa kışlası yakınındaki Gençosman köprüsü XVII. yy.'ın öteki örnekleridir. Daha sonraki yüzyıllarda bu türde önemli yapılara rastlanmaz; eski köprüler onarılarak kullanılmıştır. Günümüzdeyse bu tarihsel köprülerin bir bölümünün yanına çağdaş tekniklerle yenileri inşa edilmiştir (Hasankeyf, Dicle, Malabadi, Büyükçekmece köprüleri), istanbul boğazı üzerinde de Boğaziçi köprüsü ve Fatih Sultan Mehmet köprüsü yer alır.

—Denizc. Kaptanın sesli olarak serdümene komutlar verebilmesini sağlamak için önce çarklı gemilerde kullanılan ve iki davlumbaz arasına yerleştirilen köprü, daha sonra orta kasaranın üstünde yer alan ve seyirle görevli (manevralar, dümen tutma, gözlemler...) mürettabın durduğu bir platforma dönüştü. Günümüzde, ticaret gemilerinde genellikle geminin kıçına, kasaranın üzerine yerleştirilen köprü, daha geniş anlamda dümenevini ve telsiz kamarasını belirtir; ayrıca otomatik gemilerin makine merkezinden ve yükleme merkezinden oluşur. Dümenevinde, gemi kumanda aygıtlarından başka, seyir aygıtlarının tümü, harita masası ve gemicilikle ilgili kitaplar bulunur

—Dişç.cerr Bir köprünün çatısı madenden, özellikle platin-altın, altın-paladiyum ya da nikel-krom-kobalt alaşımından yapılır ve öteki dişlerle aynı renkte seramik ya da reçine ile kaplanır Köprü, her iki uçta, destek olacak dişlere tespit edilir Köprü, karşısına denk gelen dişlerle tam uyum içinde kenetlenmelidir. Çıkarılıp takılabilen diş protezlerinin sağlam tutunabilmesi için de bir tespit köprüsü yapılabilir.

—Elekt. Wheatstone köprüsü. A ve B'de dallanmış bir devre varsa ve C ve D arasına, yani iki kol arasına, C ve D arasından hiçbir akım geçmeyecek şekilde bir köprü atılmak isteniyorsa, doğru akımda şu bağıntının varlığı kolaylıkla gösterilir; r,r4 = r,r3; burada rv r2, r3, rA AC, CB, AD, DB kollarının dirençleridir. Bu düzenek iki direnci karşılaştırmayı sağlar; karşılaştırılması istenen dirençler, ABCD dörtgeninin kollarından ikisinin yerine yerleştirilir, diğer iki direncin değeri bilinmektedir; G galvanometresinin hiçbir akım göstermemesi için gereken yapılır.

Wheatstone köprüsü alternatif akımla beslenirse denge koşulu aynı kalır, ancak kolların dirençleri yerine kompleks empe-danslarını yazmak gerekir. Denge kontrolü için bir galvanometre yerine bir telefon ya da alternatif akıma duyarlı herhangi bir aygıt kullanılır.

—Istihkc. Müstahkem kentler ve tahkim edilmiş yapılar, çoğunlukla, kapılara dik olarak yerleştirilmiş köprülerle aşılabilen hendeklerle çevrelenmişti. Kapıya ulaşılmasını engellemek ya da kapıyı çabucak açmak için, tahliyeye ait kalasları sökmek veya takmak yeterli oluyordu. XIII. yy.'dan başlayarak, sabit bir eksen etrafında eklemlenen, karşı ağırlıklarla dengelenen ve hızla kalkıp inebilen kaldırma köprüler kullanıldı. Metalürjideki ilerlemeler sayesinde XIX. yy.'ın sonunda, geçiş yönünde ya da buna dik yönde içeri çekilebilen kayar köprüler yapmak mümkün oldu. Maginot hattı da (1936) dahil, bu tarihe dek kullanılan çok sayıda sistemin hepsine hareketli köprüler adı verilir.

—Oto. Arka köprü, konik çark çiftinden, diferansiyelden ve devindirici tekerlekleri tahrik eden yarı-millerden oluşur. Ayrıca askı donanımı yaylarını içerir ve frenleme organlarını taşır. Arkadan itişli binek arabalarında arka köprü soğukçekme saçtan yapılmış ve elektrik kaynağıyla birleştirilmiş iki yarım çeneden meydana gelir. Sânayi taşıtlarında ise bu bölüm, dökülmüş ya da kalıpta dövülmüş üç çelik parça içerir: tam merkezde diferansiyeli taşıyan karter, karterin her iki yanında "dingil borusu" denen ve içinde tekerlek milinin döndüğü bir boru ve bu borunun üzerinde göbekler ve askı donanımı yayları bulunur. Otomobillerde, kardan kavrama arka köprüye bağlı bir borunun içindedir ve "devindirci dişli" denen konik bir dişli takımıyla son bulur; bu dişli takımı yarı-milleri tahrik eden diferansiyel kutusunun ayna dişlisiyle kavrama yapar. Bunların tümü konik çark çiftini oluşturur.

kaynak:2-cilt:12
__________________

Güzel Sanatlar Fakültesi/Lisesi Yetenek Sınavlarına Hazırlık Kursu
Resim Yağlı Boya Hobi Kursu
Hızlı ve Etkili Okuma Kursu
Çocuklar için Hızlı Okuma Kursu
Çocuklar için Resim Kursu
Diksiyon Kursu
Nefes Teknikleri Kursu
Kişisel Gelişim Kursları
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Tags
başlıca, gelişimi, köprü, köprü-tarihçesi, tekniklerin, tipleri

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Bütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 15:32 .