iconBütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 00:52 . | Nüve Foruma Hoşgeldiniz! Forumumuzdan yararlanmak için lütfen Üye Olun !

» Nüve Forum » gazete haber ve makale yorumları » Tartışma Platformu » Kalite MESELESİ.

Tartışma Platformu Gündemdeki önemli konular ve onlar hakkında yapılan yorumları buradan okuyabilir, siz de kendi yorumunuzu paylaşabilirsiniz... Tartışmaya katılabilirsiniz.

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 06.04.07, 12:28
Standart Kalite MESELESİ.

06.04.07, 12:28



Burak ile Levent
Onun adı Burak... Kendisine medyada rastlamışsınızdır. Ya bir trafik kazasının kahramanı olarak, ya babasına borç verirken, ya da milyon dolarlık işlere imza atarken... 28 yaşında... Bilkent Üniversitesi'nde okurken, Londra'ya burslu olarak yollandı ve ekonomi eğitimi yaptı. Askerlik görevini henüz yapmadı... Tecilli!..
1988 Mayıs'ında bir trafik kazasında TRT İstanbul Radyosu Sanatçısı Sevim Tanürek'in ölümüne neden oldu. Şişli'de kırmızı ışıkta durmadı. Kazadan hemen sonra belediye arazözlerinin caddeyi baştan aşağıya yıkayarak 35 metrelik fren izini tamamen sildikleri, olayın cezai yönünün azaltılması için Burak'a kazadan sonra üç ay öncesine tarihli ehliyet verildiği, Sevim Tanürek'in yakınlarının azarlandığı, tanıkların hepsinin tehdit edilip korkutulduğu iddia edildi.
Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi, Burak için "kusursuzdur" raporu düzenledi. Ölen Sevim Tanürek 8/8 kusurlu bulundu!. Burak hapisten kurtuldu. Kusursuz raporunu veren dairenin Başkanı Eyüp Bey ise, daha sonra Türkiye Deniz İşletmeleri Genel Müdür Yardımcılığına atandı.
2001 yılında evlendi. Babası, oğlunun düğününde takılan 174 adet Cumhuriyet Altını'nı mal varlığındaki artışın nedeni olarak açıkladı. Ayrıca, babası 2001 yılında verdiği mal beyanında oğlu Burak'a 220 bin ABD Doları ve 55 bin Alman Markı borcu olduğunu açıkladı. Üniversiteden yeni mezun, o zaman 22 yaşındaki oğluna...
Babası Ülker Grubu ürünlerinin dağıtımını yapan şirketteki hisselerini 1.2 trilyon liraya satana kadar, şirket yönetimini Burak sürdürdü.
Ve Burak geçtiğimiz günlerde bir kez daha gündemdeydi. Gıda sektöründeki hisseler satılınca, hemen şirketler kurup denizcilik sektörüne girdi. Yüzde 50 ortağı olduğu MB Denizcilik adlı şirket, 95 metre uzunluğunda Safran 1 adında bir kuru yük gemisi aldı. Gemiyi satan Hasan Doğan, satış fiyatının 2 milyon 325 bin dolar olduğunu söyledi. Burak, gemiyi ortağı ile birlikte 500 bin doları peşin 36 ay taksitle satın aldı. Ayda 72 bin YTL ödeyecekler.
Gemiyi satan Hasan Bey ise, 705 milyon dolara İstanbul'daki İETT Garajı arazisinin sahibi olan Dubai Şeyhi El Maktum'un küçük ortağı oldu. Ayrıca, Hasan Bey'in ablası Remzi Gür ile evli. Remzi Bey, Burak'ı ve kardeşlerini burslu olarak yurtdışında okutuyor, babasının yakın arkadaşı, tatillerini onun yazlığında geçiriyorlar.

*********
Onun adı Levent... 35 yaşında... Gazetelere, televizyonlara hiç çıkmaz. Ücretli bir çalışan. Aylık maaşından başka bir geliri yok. İş Bankası Fon Yönetimi Bölümü'nde çalışıyor. Kolay para kazanmıyor. Risk alıyor, işvereni adına verdiği kararlardan dolayı stres oluyor, terliyor. Ülkenin en iyi üniversitelerinden ODTÜ'nün iktisat bölümünden mezun...
Eylül 2004'te kendi gibi ODTÜ mezunu olan Evren ile evlendi. Çankaya Köşkü'nde sessiz sedasız, sade bir düğün yapıldı. Ne trafik kilitlendi ne de yabancı devlet başkanları şahit oldu. Davetliler arasında Köşk'ten bazı personel ve şoförler de vardı. Takı takma merasimi yapılmadı. Gelinin gelinliği Versace gibi yabancı marka değildi, Ankara Olgunlaşma Enstitüsü'nde dikilmişti.
Vergisini milletin ödediği diğer şatafatlı düğünlerin aksine, babası, düğün nedeniyle Çankaya Köşkü'nde o saatlerde tüketilen elektriğin bedelini cebinden ödedi. Nikahı kıyan Çankaya Belediye Başkanı, çiftten "Laik Cumhuriyete sadık evlatlar" yetiştirmelerini diledi.
İstanbul'da 1 milyar 200 milyon liraya ev kiraladılar. Çalışıyorlar. Büyük ihtimalle ev geçindirirken zorlanıyorlardır. Çünkü, Ocak ayında bir erkek çocukları oldu. Bu sevindirici olay da sessiz sedasız gerçekleşti, muhabir, kameraman falan izlemedi.
Levent, arada bir anne-babasını ziyaret için Ankara'ya geliyor. Koruma istemiyor ve havaalanından taksiye binerek Çankaya Köşkü'ne ulaşıyor. Ancak, şatafatlı ana kapı yerine, köşke ziyaretçilerin alındığı 5 numaralı kapıdan giriyor. Nizamiyeden yürüyerek konuta çıkarken, her seferinde Cumhurbaşkanlığı korumalarını şaşırtıyor.
Birinin adı Burak, diğerinin Levent...
.

BURAK, Tayyip Erdoğan'ın ,,
LEVENT iseCumhurbaşkanımız Sayın NECDET SEZER'İN Oğlu...



aksaçli07


__________________
><.·´¯`·. ( Forumda yaşadığınız ve çözüm istediğiniz sorununuz varsa bunu özel mesaj atarak değil Yardım bölümümüzde " Yardım İstekleriniz" adlı kısma yazın.Böylelikle daha hızlı bir şekilde size yardımcı olunacaktır.

) ¸.·´¯`·.¸><
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Sponsorlar
  #2  
Alt 06.04.07, 14:02
lolipop - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Editör
Üyelik tarihi: Apr 2006
Nereden: Ankara
İletiler: 4.854
Ettiği Teşekkür: 6.319
934 tane iletisine 1.594 kere teşekkür edilmiş
lolipop isimli üye tecrübe puanını kapatmıştır.
  Send PM
Standart Ynt: Kalite MESELESİ.

Karşılaştırmalı analiz çok anlaşılır olmuş..
__________________
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 06.04.07, 14:05
elida - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Atılgan
Üyelik tarihi: Feb 2007
İletiler: 509
Ettiği Teşekkür: 262
54 tane iletisine 88 kere teşekkür edilmiş
elida olağanüstü bir gizeme sahip!elida olağanüstü bir gizeme sahip!
  Send PM
Standart Ynt: Kalite MESELESİ.

memleketin hali içler acısı......
__________________
BUGÜN yine çok güzelsin hayat..
Seni sevdiğimi söylemek geliyor içimden.
Güvercinler uçuyor hiç tanımadığım insanlara yüreğimden.
Yine sana sımsıkı tutunmaya çalışıyorum
Sen de birazcık tutsan ya ellerimden
Bugün yine çok güzelsin hayat.. Herşeye rağmen..
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 07.04.07, 15:04
Çekingen
Üyelik tarihi: Jun 2006
Nereden: Alanya
İletiler: 77
Ettiği Teşekkür: 23
10 tane iletisine 17 kere teşekkür edilmiş
aksaçli07 doğru yolda ilerliyor.
  Send PM
Standart Ynt: Kalite MESELESİ.

..Yorumsuz....

Başbakanlar ve oğulları...

RAHMETLİ Başbakan Adnan Menderes'in üç oğlu vardı: Yüksel, Mutlu ve Aydın...
En büyük ile ortanca öldüler, en küçük Aydın Menderes ise talihsiz bir
trafik kazası sonucu sakat kaldı.
Eğer bu kaza başına gelmeseydi, bugün siyaset meydanında yetenekli, bilgili, güçlü, hatip bir siyasetçi olacaktı.
* * *
EN büyük Yüksel Menderes 1950'li yıllarda Ankara Hukuk Fakültesi'ni
bitirdikten sonra, hem yabancı dil öğrenmek hem de siyasal bilgiler okumak için Cenevre'ye gitti.

Hayır,

babasının bir arkadaşının bursuyla değil,

babasının parasıyla...
Adnan Menderes oğlunu yurtdışında okutacak kadar varlıklıydı, ne oğlunu
dışarıda okutmak için,ne tüccarne bir arkadaşının parasına ihtiyacı vardı ne de sanırız ki ihtiyacı olsaydı bile, böyle bir şey yapardı. Servetinin hesabını da "Oğlumun sünnetine gelen takılar!" diye vermeye de tenezzül etmezdi, onlar bir başka insanlardı...
* * *
İSVİÇRE'de öğrenimini tamamlayan Yüksel Menderes, Ankara'ya döndü, bir akşam evde misafir vardı, misafirler gittikten sonra, aile baş başa kaldı, baba, ana ve üç oğul...
Baba, büyük oğlunu yanına çağırdı:
"Yüksel, gel biraz konuşalım!"
Ve sordu:
"Şimdi ne yapmayı düşünüyorsun? Bu ana kadar, bir evlat olarak hep yüzümüzü ağarttın, şimdi söyle bakalım, ne düşünüyorsun?"
* * *
OĞUL, mutlaka çekine çekine ne yapmak istediğini söyledi:
"Babacığım, ben her ne kadar hukuk ve siyasal bilgiler fakültelerini
bitirerek öğrenimimi bu noktaya getirdim ama, benim öğrenime başladığımdan daha farklı imkânlar ortaya çıktı.
İzin verirseniz, serbest hayata atılayım."
* * *
ACABA Yüksel Menderes "farklı imkânlar" derken neyi kastediyordu? Serbest hayata atılırken, mesela ortaklarıyla bir gemi almayı düşünüyor muydu?
Niye düşünmesin, o tarihe kadar cumhuriyet döneminin hiçbir başbakanının oğlu gemi alıp işletmemişti, Yüksel Menderes de belki bu ilki gerçekleştirirdi...

Tabii bu bizim yakıştırmamız, yoksa Yüksel Menderes'in "serbest hayata
atılmak" isteğinin içinde gemi sahibi olmak mutlaka yoktu...
* * *
ADNAN Menderes'in cevabı şu oldu:
"Oğlum, ben siyasette ve devlet hizmetinde bulunduğum sürece senin serbest hayat diye bir düşüncen olmasın; ticaret yapamazsın... Orada ne alıp ne satacaksın? Benim senden beklediğim, devlet memuriyetine girmendir. Eğer bir ihtiyacın, bir eksiğin olduğu takdirde, bir baba olarak sana vermeyi elbetteki düşünürüm ve bunu da yapacağım. Ama ben devlet hizmetinde ve siyasette bulunduğum takdirde sen serbest mesleği, ticareti veyahut benzer şeyleri kesinlikle düşünme!"
* * *
O dönemlerin böyle başbakanları da vardı
Ve o başbakanların, "Emredersiniz,izin verirseniz Dışişleri Bakanlığı sınavlarına katılmak için müracaat edeyim" diyen oğulları da...
* * *
VE bu oğullardan biri, Aydın Menderes, kendilerini şöyle anlatır:
"Gerek tahsil hayatımızda, gerek bunun dışında bir meseleyle yüz yüze
geldiğimizde bilirdik ki kendimiz ne yapacaksak onu yapacağız, babamızın
başbakanlığının hiçbir konuda bize faydası olmayacak. Bu bizim her vakit
bildiğimiz, aklımızdan hiç çıkarmadığımız bir husustu. Allah da şahittir,
yaşadığımız cemiyet de bunun tanığıdır ki bizler en azından bir gaile, bir
meşgale olmamak için, kendisine yük olmamak için üç kardeş elimizden gelen gayreti göstermişizdir. Kendisinin her vesileyle görüp şahit olduğumuz, bizlere karşı şefkatini ve muhabbetini bu tür meselelere karıştırmamaya gayret sarf ettik ve bu gayretimizde de netice aldık." (x)
O dönemlerin böyle başbakan çocukları da vardı.
----------
(x) Acılı Günler, Muammer Yaşar, Tekin Yayınevi.

Hasan PULUR
__________________
><.·´¯`·. ( Forumda yaşadığınız ve çözüm istediğiniz sorununuz varsa bunu özel mesaj atarak değil Yardım bölümümüzde " Yardım İstekleriniz" adlı kısma yazın.Böylelikle daha hızlı bir şekilde size yardımcı olunacaktır.

) ¸.·´¯`·.¸><
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Sponsorlar