| Tartışma Platformu Gündemdeki önemli konular ve onlar hakkında yapılan yorumları buradan okuyabilir, siz de kendi yorumunuzu paylaşabilirsiniz... Tartışmaya katılabilirsiniz. |
![]() |
| | LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
#1
|
|
08.05.07, 10:00
Son dönemlerde ülkemizde gelişen ve hız ivmesi sürekli artan siyasi gelişmeler nedeniyle,kocaman bir iç gündem oluştu.Herkes bu iç gündemin dışında manevra sahası aramıyor,dış ilişkilerin sarmallandığı dış gündemi de bu iç olaylar nedeniyle unuttuk.Fakat bunu fırsat bilip harekete geçen iç ve dış klasik düşmanlar,Kuzey Iraktaki devinimin sonuna geliyorlar.Ordu,Merkez Bankası,devlet daireleri derken şimdi de Polis hizmetlileri kameralara olanca aymazlığıyla yansıdı.Habire kalemizde gördüğümüz goller nedeniyle ve siyasi yaşamın kirli oyunları önümüzde dururken,dış baskılar cendereyi habire sıkıştırmaya devam ediyor.Bu bir kirli oyundur.Bu oyunu başta ABD ve Avrupa sahneliyor.İç siyasi kirlilik yüzünden önümüzü göremiyoruz..Ha bire sıkışıyoruz.Çözüm üretecek beyinlerden de yoksun olduğumuzdan ne yapacağımızı şaşırdık.Abız ağası misali ha bire pervane gibi dönüyoruz.. Elbetteki yaşanan bir siyasi süreçtir ve olması gerekir.Ama sizler politik profesyonellersiniz ve bu tür zamanlarda nasıl bir soğukkanlılık sergileyip,çözüm üretip gereğinin yapılmasını bilmeniz gerekmiyor mu? Türkiye'yi 'sıkıştıran' mengeneye her geçen gün, birkaç tur daha atılıyor. Hükümetin, ABD ve AB'ye karşı 'Ben Sana Mecburum' politikası sürdüğü sürece de, bu sıkıştırmanın gevşemeyeceği, aksine artarak devam edeceğine emin olun.Baksanıza şimdi bir de başımıza Osmanlı’dan yedikleri sillelerin acısını unutmayan nesillerin torunları sahneye çıkıyor.Alın bir tanesini de Fransa’dan beytahlandı...Sarkozy..Kin ve nefret dolu düşüncelerini açarken heyecandan salyalarını bile silmeyi unutuyor..Ha bire havlıyor ama ısıramıyor.Bu türlerin ne yapacağı hiç bilinmez..Bunlara benzer bizdede var..Oradan biliriz.. Şimdi Kuzey Iraktaki son duruma dönelim. Bu konuda iki önemli gelişme var. Biri, kabul edilen yeni 'Geçici Anayasa', diğeri, PKK'nın son durumu ve ABD'nin bu konudaki tutumu.Malum ABD görünürde bizim yanımızda ama asıl bakışı PKK ile ilgili çok naif.. Irak'ın geçici Anayasası, Türkiye'nin Irak politikasının iflası niteliğinde. Irak'ın bölünmesine ve kuzeyde bir 'Bağımsız Kürt Devleti' kurulmasına zemin hazırlıyor. Bunu zaten biliyorduk diyeceksiniz..Bu Anayasa, Türkiye açısından o kadar olumsuz ki, Saddam dönemindeki Anayasada bile 'asli unsur' olarak kabul edilen Türkmenler'i, 'azınlık' seviyesine indiriyor. Irak'taki 3 milyon Türkmeni, bölgedeki 15 bin Ermeni azınlıkla aynı haklara layık görüyor. Buna karşın Kürtler'e, 'Federasyon' anlayışının çok üzerinde haklar tanıyor. Nüfusun %15'ini teşkil eden Kürtler'e Irak'ın 18 vilayetinin 6'sının tüm yönetim ve - vergi toplamak dahil- hükümranlık haklarını veriyor. Ayrıca, Kürt silahlı güçlerine yasallık kazandırıyor. Bu duruma karşı çıkan Türkiye Cumhuriyeti'ne ABD Dışişleri Bakanı'nın verdiği teminat ise çok 'komik'. 'Bu geçici Anayasadır, gerçeğinde düzeltiriz'. Bu 'laf 'a, kargalar bile güler.Bu tür kirli oyunlar aynen devam ediyor.. Sen, geçicisine geçiremediğin sözü, verilmiş hakları geri alarak, gerçeğinde nasıl geçirebilirsin? Bu noktada, Amerikalının Türkiye için söylediği meşhur sözü hatırlamamak mümkün mü? 'Oltadaki Balığa Yem Vermeye Gerek Yoktur.' PKK konusuna gelince; ABD, PKK'ya karşı, askeri operasyon da dahil, harekete geçeceğine 'söz vermişti'. Önce, onun talebiyle çıkarılan, 'Topluma Kazandırma Yasası'nı bahane ederek işi savsakladı. Fiyaskoyla sonuçlanacağı daha baştan belli bu süreç, 6 Şubat'ta sona erdi. Şimdi, 'Çalışmayı sürdürüyoruz. Ancak söz veremiyoruz. Bu konuda 'takvim' de yok' diyorlar. 'Tut kelin perçeminden'. Aslında olan şu: ABD, PKK ile Irak'a geldiğinden beri irtibat halinde. Toplantılarının fotoğrafları bile yayımlandı. Ama, görüşmelerin konusu 'silah bırakmak' değil. Tam aksine, onlara, Kürt peşmergelerin bir parçası olarak 'yasallık kazandırmak'. Bu durumdan doğacak sonuç ise şu: PKK, şimdiye kadar, Türk sınırına 100 Km. mesafedeki Kandil Dağı'nda idi, bu durumda, Türk sınırının hemen dibine, üstelik eskisinden çok daha iyi şartlarda, konuşlanmış olacak. Ve, Talabani ve Barzani'nin elinde, Türkiye'ye karşı en etkili bir silah olarak kullanılacak. Yani, 'sil, baştan'. Bir 10 bin 'şehit' daha vermeye hazır mıyız?Hayır,binlerce hayır.Dün Memleketlerinde toprağa verilen o güzel çocukları gördünüz mü?Benim içim yandı.Karnıma ağrılar girdi..Sayın Erdoğan,sayın Baykal,Sayın Ağar ve diğer siyaset arenasında gövde gösterenler,sizinde içiniz burkuldu mu,içiniz acıdı mı,canınız yandı mı?Ateş düştüğü yeri yakar,bunu sakın unutmayın.İç siyasi gelişmeleri elbetteki,ülkemizin bekası için eylemleyin ve en iyisini yapın ama şu etrafınıza da bir bakın.. |
| Sponsorlar |
| |