iconBütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 04:41 . | Nüve Foruma Hoşgeldiniz! Forumumuzdan yararlanmak için lütfen Üye Olun !

» Nüve Forum » gazete haber ve makale yorumları » Tartışma Platformu » Öğretmenler

Tartışma Platformu Gündemdeki önemli konular ve onlar hakkında yapılan yorumları buradan okuyabilir, siz de kendi yorumunuzu paylaşabilirsiniz... Tartışmaya katılabilirsiniz.

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 25.05.07, 20:19
Standart Öğretmenler

25.05.07, 20:19



Gülay Göktürk

Çoktan seçmeli test

Şöyle yorumlar okuyoruz gazetelerde: "23 Temmuz sabahı hayalkırıklığı yaşamak istemiyorsak..." Ya da: "Sandıklar açıldığında istemediğimiz bir sonuçla karşılaşırsak..." Sormak lazım: Hayalkırıklığı yaşayacak olan kim?

"İstemediğimiz bir sonuç" ne demek? Kimin istemediği sonuç? Cümle birinci çoğul şahıs kuruluyor. Sözü edilen "biz"in kim olduğu net biçimde belli değil ama öyle bir havada söyleniyor ki, sanki hepimizden birden; topyekun yaşayacağımız bir hayal kırıklığından ya da üzüntüden söz edilmekte...

Demek ki, seçimlerde Türkiye için "iyi ve doğru" olan belli bir sonuç var ve eğer sandıklardan o sonuç çıkmazsa hayalkırıklığı yaşayacağız. Peki bu ifadelerin Türkiye'de yaşayan ve "istemediğimiz sonuç" denilen o sonucun alınmasını yürekten isteyen; bunun sadece kendisi için değil; Türkiye için en iyi çözüm olduğunu düşünen on milyonlarca insanı nasıl etkilediği, nasıl rencide ettiği; ana yurduna nasıl yabancılaştırdığı hiç düşünülmez mi?

* * *

Aslında bu tip ifadeler bizim bürokratik cumhuriyetimizde çok uzun süredir köklü biçimde var olan bir zihniyetin dışa vurumu... Besbelli ki Türkiye'de bir kesim seçimleri halkın tabi tutulduğu test usulü bir sınav sanıyor. Sanki çoktan seçmeli bir sınav bu; tek bir doğru cevap var şıklar arasında ve eğer seçmen o doğru şıkkı bulursa sınavdan geçmiş, bulamazsa da çakmış olacak!

Biz bu kesime biz zamanlar "asker - sivil aydın zümre" derdik. Sonra başka isimler de verildi. Onlara "öğretmenliğe soyunanlar" da diyebilirsiniz. Bu öğretmenlerin en sevdikleri sözün "her şeyin başı eğitim" olması da boşuna değildir. Koca bir halk onların gözünde ilkokula yeni başlamış çocuk gibidir. Doğrunun/eğrinin belletilmesi ve evdeki yanlış öğrendiklerinin de silinmesi gereken birer çocuk...

İşte bu "öğretmenler"i her seçim öncesinde bir telaş alır: Acaba halk bu defa "doğru" şıkkı işaretleyebilecek mi? İyi hazırlandı mı? Dersini iyi belledi mi? Doğru cevabı bilebilmesi için nasıl yardımcı olabiliriz? Ne gibi kolaylıklar sağlayabiliriz? Daha ne gibi tiyolar verebiliriz? Genel olarak "öğrencilerine" pek güvendikleri söylenemez. Yeteri kadar açık sözlü olabilirlerse, bu kadar çabaya ve fedakarlığa rağmen şu ana kadar, halkın neredeyse bütün sınavlarda "çakmış" olduğunu düşünürler. O yüzden bizde seçim- sınav- dönemleri "öğrencilerin" değil, öğretmenlerin en gergin dönemleridir.

Sınav yapmanın çok kritik olduğu durumlarda, "öğrenciler"in doğru cevabı bulmasının az ihtimal olduğu zamanlarda, -mesela cumhurbaşkanı için referandum sandığı koyulması söz konusu olduğunda - "Aman ha; sakın; diye ayağa kalkar, sınavın iptalini isterler. Sandıklar açılıp da sınav sonuçları belli olduğunda, "yanlışları" düzeltmek ve sonuçları revize etmek için ellerinde tuttukları çeşitli araçlar vardır elbette. 1940'larda sınavdan "doğru" cevabın çıkması için başvurulan "açık oy gizli sayım" usulü vardı örneğin. Bu da yetmezse "sınav kağıtlarını iptal etme" yöntemi olarak sandık kaçırma gündeme gelirdi.

Artık öyle şeyler yapılamadığı için, sınav sonuçlarının "revizyonu"nda artık daha çok hukuka güveniliyor. Seçimler esnasında yapılmış minicik bir usul hatası ya da seçim kanununun bir maddesinin "öğretmen" hukukçular tarafından "maksadını aşan" hatta "maksadına aykırı" bir biçimde yorumlanıvermesiyle mesele halloluyor; sandığın hatası revize edilmiş oluyor. Bütün bunlar bir işe yaramadığında ise, malum, okul müfettişleri devreye girip sınavı sonuçlarını iptal ediveriyor ve bütün sınavları ikinci bir tarihe kadar erteliyorlar.

Dersini bir türlü öğrenemeyen tembel öğrenci kitlesi de böylece cezasını bulmuş oluyor
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
kullanıcısının bu bilgilendirici iletisine teşekkür eden üye :
lolipop (25.05.07)
Sponsorlar