|
#1
|
|
26.05.07, 12:04
Gıdaya bizim gibi gelişme sürecinde daha yeni yeni palazlanan toplumların bakışı bellidir ve bu gelişkenlik doğrultusunda değişime uğrar.Bile bile zehir içer,yer ve soluruz..Samimi olarak itiraf edeyim ki bu halen aynı aymaz tavırdaki yerini koruyor.Genlerimize işlemiş ,zor değiştirebiliyoruz.. Şeker bizim çocukluğumuzun,gençliğimizin en önemli gıda ve tat maddesidir.Onu milletçe zararlarını bile bile seviyor ve sevmeye devam ediyoruz.Oysa; Şeker uyusturucu gibi. Öldürüyor! Bu öyle bir zehirki her markette, bakkalda satiliyor.Bütün diğer uyusturucular gibi bagimlilik yapiyor ve haz duygusuyla birlikte vucuda zarar veriyor. Hatta bu beyaz zehir cocuklara yediriliyor. Yeni Aktuel Dergisinde Anonim olarak yayinlanan bu nefis yazi cok önemli bir soruna parmak basiyor. Basta anne-babalar olmak uzere herkesin okumasinda yarar var. British Medical Journal’da yeni yayinlanan bir makalede “Şeker,tütün kadar tehlikeli, zarar verici ve bagimlilik yapici oldugu icin uyusturucu sinifina sokulmalidir” diyor. Gözünüzün önüne, yegeninize, cocugunuza hediye ettiginiz cikolatalar, gofretler mi geliyor? Insani sigaraya, uyusturucuya en yakinlari alistirir... Cocuklari da seker isimli zehire anne-babalari alistiriyor en once. Sekerin ettikleri Fazla seker tuketmek kan sekerini cok cabuk artiriyor ve pankreas asiri insulin salgiliyor. Buna metabolik sendrom deniyor. Insulin, sekeri regule ettikten sonra fazlasini yag olarak depoluyor. Kan sekerindeki ani düşüş ise surekli acikma hissine ve yemeye yol aciyor. Diş çürümesi basta olmak uzere, obezite, diyabet, kalp ve dolasim hastaliklari, bobrek taslari, kanser, hipertansiyon, felc, ulser, astim, romatizma, kronik yorgunluk sendromu ve kemik erimesine neden oluyor. Kan dolasimiyla vucudun her tarafina tasinan seker ozellikle de gobek, kalcalar, gogusler ve bacagin ust kisminda toplaniyor. Bu bolgeler de doldugunda, yag asitleri kalp ve bobrek gibi aktif organlara dagiliyor. Bu organlar gittikce yavasliyor ve sonucta dokulari bozularak yaga donusuyor. Bağışıklık sistemi zayifliyor. Vucut soguk, sicak veya mikroplara karsi koyamiyor. Her yerde seker var .Kek, pasta, baklava gibi tatli yiyeceklerin icinde seker oldugunu zaten biliyoruz. Tehlikeli olan gelisme, sekerin artik yerli yersiz neredeyse butun hazir gidalarin icine koyulur hale gelisi... Bebek mamasi, misir gevregi, sosis, mayonez, ketcap, pizza, hamburger ekmegi, kola, hazir meyve suyu gibi gidalar sekerle tuketici gozunde daha cekici hale getiriliyor. Dogustan tatliya yatkinligi olan insanoglu da, farkinda olmadan bu cekime kapiliyor ve satislar artiyor. Gittikce daha fazla satin aliyor, daha yiyoruz bu gidalari. Cocuklar ve bebekler icin cok sakincali.Ozellikle bebek mamasinda bile seker olmasi, cocuklarin beslenme zevkinin bir omur boyu yanlis bir yolda gitmesine neden oluyor. Gunumuzde artan asiri sismanligini sorumlularindan biri de bebekken tanisilan seker olsa gerek. Bebek mamasinda anne sutune oranla yuzde 60 daha fazla seker bulunuyor! Sekerdeki genetik risk Sekerle ilgili cok onemli baska bir tehlike daha var. Genetigiyle oynanmis misirdan misir sekeri uretiliyor. Nisasta bazlı sıvı seker de denilen bu oynanmis seker, cikolata, gofret, gazli icecek, baklava, misir gevregi gibi endustriyel gidalarda en cok kullanilan seker turu. (Editorun notu: Bu şeker türü, cay sekerinden daha ucuz oldugu icin gida sanayinde yaygin olarak kullaniliyor. Misir sekeri cok cabuk emildiginden, daha cabuk aciktiriyor, daha cabuk metabolik sendrom olusturuyor) Genetigiyle oynanmis gidalar ise, basli basina sayfalarca yazi yazilabilecek bir konu. Dogal halinde degil, insan eliyle oynanmis genlere sahip yiyecekler yedigimizde, bizim vucudumuzda da genlerimizi ilgilendiren degisIklikler olabileceginden korkuyor bilim adamlari. Gunumuzde yayginlasan besin alerjileri, kanser gibi rahatsizliklarin nedenlerinden biri oldugu dusunuluyor mesela... Sekerin gizli isimleri Yiyeceklerin icindekiler listesinde sekerin farkli isimlerle gizlenmis oldugunu gorebilirsiniz. Bu isimler ne mi? Sakaroz, esmer seker, misir surubu, nisasta bazli sivi seker, dekstroz, sorbitol, mannitol, ksilitol, fruktoz, meyve surubu, glikoz, glikoz surubu, bal, invert seker, laktoz, maltoz, akcaagac surubu, melas, seker surubu, turbinado, amazake. Karacaoglanin zehir oldu yedigimiz sekerler deyisi gunumuzde daha bir gecerli... Orijinal yayin: Yeni Aktuel Alindigi kaynak: 04 Mart 2007 www.iyibilgi.com <http://www.iyibilgi.com> Editorun notu Gida sanayi son yillarda cok karli bir alani kesfetti. Cocuklar. Evet gidacilar gofretler, kolalar, boyali meyve sulari, sekerli eksimeyen yogurtlar ve buyuttugu ya da zekayi gelistirdigi iddia edilen paketlenmis yiyecekleri ile butun cocuklarimizi seker bagimlisi yaptilar. Televizyonlarda 3-4 reklamdan biri cocuklara yonelik. Sekerli gidalar ile surekli insanlari beyinlerini yikiyorlar. Cocuklarin nerdeyse hic biri bu yuzde dogru durust taze sebze ve meyve yemiyorlar. Bu nedenle vitamin ve mineral yetersizlikleri cok yaygin. Daha once cocuklarda gormedigimiz Tip II diyabetin gorulme yasi 10'un altina indi. Yaslilarda gorulen osteoporoz artik genclerde goruluyor. Hiperaktivite-depresyon-otizm adeta Bermuda ucgenine donustu. Icine dusen zor kurtuluyor. Sadece bunlarla kalmiyor. Asagida gordugunuz ve cok *** rastlanan hastaliklarin da temel nedeni asiri seker tuketimine bagli metabolik sendrom. Son iki yuzyildir seker tuketimi nasil artti? Ingiltere’de 1815 de 5 kg civarinda olan kisi basina yillik cay sekeri tuketimi 1970de 50 kg?in uzerine cikmis. 1970-2000 yillari arasinda ABD vatandaslari onceki yillara oranla yilda 100 litre daha fazla sekerli mesrubat, 15 kg daha fazla tatlandirici madde ve 30 kg daha fazla unlu mamul tuketmisler (U.S.D.A. Economic Research Service). Cumhuriyet oncesi Turkiye’deki cay sekeri tuketimi son derece azdi. Bu nedenle Cumhuriyet doneminde seker fabrikalarinin acilmasi tarih kitaplarina gecti. Ellili-atmisli yillarda bile seker o kadar kiymetliydi ki misafirlige gidildiginde hediye olarak 1-2 kg toz seker goturulurdu. Gunumuzde ise tam bir unlu-sekerli gida yeme cilginligi mevcuttur. Alinabilecek tedbirler - Cocuklara yonelik yiyecek reklamlarinin yasaklanmasinin saglanmasi - Bu tip urunlerin reklamlarina destek olan vakif, dernek, kurum gibi kuruluslari saglik bakanligina ve Turk Tabipler Birligine sIkayet edilmesi. - Paketlenmis gidalarin mumkun oldugunca tuketilmemesi - Unlu ve sekerli diger gidalarin tuketiminin kisitlanmasi - Okul ve cocuk yuvalarinin yemekhane ve kantinlerinde paketlenmis gida verilmesinin yasaklanmasi - Muayenehanelerden cocuklara bedava yogurt dagitiminin engellenmesi Yogurt firmalari bircok cocuk doktorunun muayenehanelerine buzdolaplari koymuslar. Icleri tika basa bedava sekerli yogurt ile doldurmuslar. Bu doktorlar adeta uyusturucu tacirlerinden aldiklari uyusturucularin kuryeligini yapiyorlar. Bu doktorlari lanetleyin!. Cunku uyusturucu tacirlerinden bir faklari kalmadi artik. Sevindirici olan nokta her cocuk doktorunun bunu yapmamasi. Prof. Dr. Ahmet AYDIN IU Cerrahpasa Tip Fakultesi Cocuk Sagligi ve Hastaliklari ABD Metabolizma ve Beslenme Bilim Dali Baskani www.beslenmebulteni.com <http://www.beslenmebulteni.com> e-posta: besahmet@yahoo.com Aman sevgili arkadaşlar dikkat edelim,gün geçtikce zamanımız daralıyor. |
| ilpar kullanıcısının bu bilgilendirici iletisine teşekkür eden üye : | ||
melancholy_ (26.05.07) | ||
| Sponsorlar |
| |
|
#2
| ||||
| ||||
| Çok teşekkürler şekerin bu kadar olumsuz etkilerinin olduğunu bilmiyordum ![]()
__________________ Eğer bu yazıyı FARK EDERSEN, FARK EDECEKSİN Kİ bu yazıyı FARK EDİP FARK ETMEMEN hiç FARK ETMEZ. Sen en iyisi bu yazıyı hiiiç FARK ETME! |
|
#3
| |||
| |||
| .[/color] Prof. Dr. Ahmet AYDIN IU Cerrahpasa Tip Fakultesi Cocuk Sagligi ve Hastaliklari ABD Metabolizma ve Beslenme Bilim Dali Baskani www.beslenmebulteni.com <http://www.beslenmebulteni.com> e-posta: besahmet@yahoo.com Aman sevgili arkadaşlar dikkat edelim,gün geçtikce zamanımız daralıyor.[/quote] Bu yazıyı daha öncede okumuştum tekrar görmeyenlerin gözüne duymayanların kulağına soktuğun için yeşekkürler. haymatloslu - |
|
#4
| ||||
| ||||
| Çevremizdeki tehlikeleri böyle ara ara vermek lazım dostum.. |
|
#5
| |||
| |||
| benim de bir tuzum olsun bilimdışı mantıkiçi sanırım turşu çok zararlı bölümüne yazmıştım http://www.nuveforum.net/40-saglik/1...u-cok-zararli/ Kanserin sebepleri belli doğal yaşamıyoruz hava karardığında yatmıyoruz aydınlandığında uyanmıyoruz,kanseri önleyen melatonin isimli madde yalnızca karanlıkta ve biz uyurken salgılanıyor.Elektronik ortam risklerini pek bilmiyoruz ama yanlış beslenme önemli sebeplerden biri.Birde üzüntüden kanser edersin adamı derler ya gerçeklik payı var. Ama asıl demek istediğim şu öğrendiklerimiz doğrumu neye göre doğru bunu da uzun araştırmalar kesinleştirebilir ancak kesin olan birşey varsa şu biz milyonlarca yıl en kolay elde edilen gıda olarak meyva yedik ilk başlarda meyva insanlara zararlıydı(sözümü kesme )fakat sürekli yediğimiz için meyvanın zararlı maddelerine vücut zamanla alıştı alışamadığı maddelere karşı da savunma mekanizması geliştirdi.Şu anda hiç bir meyva zararlı değil.milyonlarca yıl kışın açlık sorunu yaşamayalım diye bölgesine göre kimimiz fındık ceviz kuru erik kayısı incir üzüm kimimiz et balık(soğuk bölgelerde genelde) stokladık kışın tükettik.(genel olarak)15 sene önce yumurtada kollestrol var dediler sonrada o kadar zararlı değil dediler. Biz yumurtada yedik yıllarca ama zararlı etkilerini yok ettik farkında olmadan.Barakamızdan çıkıp(sen zengindin mağaran vardı)çalı çırpı odun topladık uzağa su almaya gittik ve tuvalet ihtiyacı için dışarı çıktık her gün av peşinde koştuk hayvanlara ot topladık vs.yani kısaca spor yaptık terledik.Terleyeceksen hergün 2 yumurta 300 gram et (hem bazen arada yağlı da olabilir.bu uzun süre olmamalı çeşitlilik önemli)yiyebilirsin. Hergün 3 adet tam ceviz 20 adet fındık 3 kayısı 1 elma yenmesini öneren doktorların bu önerilerini beklemek hataydı milyon yıl bunları tükettiğimiz için bunlar gıda değil neredeyse İLAÇTIR. Biz tuz yemedik şeker hiç yemedik.vücudumuz bunlara alışık değil.Şeker ilk olarak Hindistanda 5000 yıl önce biliniyordu Avrupaya gelişi MS.8. yüzyıldır ve yaygın olarak bilinmiyor ve kullanılmıyordu.Yaygın kullanımı 100 yıl önce başlamıştır.Tuz tarihte şekerden daha fazla dolaşıma sahipti.Tuz tüketiminin düzenli olarak artması şişmanlık, nefrit (böbrek iltihabı), yüksek tansiyon ve damar sertliği gibi hastalıkları da beraberinde getirmiş Sonuç olarak vücudumuz bu maddelere alışık değildir Kısaca zehirdir .Kışın hiç tuz yemesek de olur fakat yazın veya ağır çalışma ortamında ihtiyacımız vardır. bazen insan der ya canım tuzlu birşey istedi bu vücudun sinyali ona gerçekten ihtiyacı var demek... UYARI:tamamen kişisel fikirlerimdir |
|
#6
| ||||
| ||||
| Hayati,bu şeker yüzünden birçok aile bireyim,çok sıkıntılı dönemler geçirdi.Sonunda ya kan şekerleri azdı,ya mideleri bozuldu..Küçük kızım şu an mide rahatsızlığı çekiyor.Asitli içecekler,cips türü ,dışardan alınan yiyecekler yüzünden halen çekiyoruz.Haklısın turşu ile ilgili de doktorlar "Dışarıda yapılanlara dikkat edin" demişti ve halen dikkat ediyoruz.Turşunun sağlığımıza verdiği zazarları çeken bilir.Bilgilerin için teşekkürler.. |
|
#7
| |||
| |||
| cips'den bahsettiniz de aklıma geldi tuzu fazla zararlı bu bir yana kızartılmış olduğu için kanserojen.Eve sokmamak gerekir(şimdi sizin kız eve sokmadan dışarda 10 paket yiyormuş )evde kızartmalarınızı çiçekyağı yerine fındık yağıyla yapmanızı öneririm.çünkü çiçekyağı 180derecede yanıyor fındıkyağı 220derecede yani fındıkyağını yakmadan sağlıklı kızartma yapmak mümkün saygı ve sevgilerimle |
|
#8
| ||||
| ||||
| Teşekkürler Hayati de yüreğimi ağzıma getirme,vallahi bir istihbarat elemanı gibi farkettirmeden kızı takip ettiriyorum..Fındık yağı konusunda haklısın ve zaten bir fındık üretiminin merkezinde doğduğum için(Trabzon/Maçka)bu benim için sorun değil..Halen fındık yağını yoğun olarak kullanıyoruz..Dostçakal.. |
|
#9
| |||
| |||
| Yedirenler utansın Kalp rahatsızlıklarına ve obeziteye neden olan cips çocuklar için neredeyse bağımlılık haline gelmiş Uzmanların “Çocukların geleceğini karartıyor” dediği cips pazarı her geçen gün büyüyor. Bunu görmek için rakamlara bakmak yeterli. 2003’te 175 milyon dolarlık satış gerçekleşen cips pazarı bugün 500 milyon dolara ulaştı. En küçük paketi 25 Yeni Kuruş’a, büyüğü ise 1 YTL’ye satılan cipsler, promosyonlarlarla daha da cazip hale getirildiği için çocuklar harçlıklarının çoğunu janjanlı paketlere harcar hale geldi. Çocukların cips tüketimini yakından görmek için İstanbul Çağlayan’da bir bakkalın önüne gidiyoruz. 12 yaşındaki Canberk Çağan “Kendimi bildim bileli cips yiyorum” diyor. Her gün 500 gramlık paketlerden en az 2-3 tane yiyormuş. “Zararlı olduğunu biliyor musun?” diye sorunca “Evet, çok yağlıymış. Babam yememi istemiyor ama dayanamıyorum” diye konuşuyor. “Harçlığım cipse gidiyor” 13 yaşındaki Sergen Aydoğan ise her gün 4 paket cips yiyor. “Hastasıyım, tadına bayılıyorum. Benim için bir alışkanlık haline geldi” diyor. Mert Batal da ilkokul öğrencisi. Günde en fazla 5 paket cips yiyormuş: “Günlük 2 lira harçlık alıyorum, yarısını mutlaka cipse veriyorum. Çünkü tadı çok güzel. Bazı günler harçlığımın tamamı bitiyor.” “İleride kalp krizi geçirmenize hatta kansere bile yakalanmanıza yol açabilir” deyince gözleri yuvalarından çıkıyor: “Ne diyorsun abla? Madem zararlı neden üretiyorlar o zaman? Büyükler hata yapıyor. Bunları üretenler, bize yedirenler utansın. Neden sağlığımızla oynuyorlar?” Frito Lay ‘trans yağ yok’ diyor ama VATAN’ın cipslerdeki zararlı doymuş ve trans yağ oranlarına ilişkin haberleri üzerine Frito Lay bir açıklama yaparak ürün içeriği ile ilgili bilgilerin prosedürlere uygun olarak paketlerde sunulduğunu belirtti ama dikkatli incelendiğinde tablonun yeterince açık olmadığı görülüyor. Tabloda trans yağ oranı sıfır olarak gösteriliyor ama ürünün tam olarak hangi yağlardan yapıldığı yazmıyor. Örneğin bir ürün içindeki toplam yağ miktarı 6.6 gram olarak gösteriliyor. Alt başlıktaki açıklamada ise bu miktarın 3 gramının doymuş yağlardan oluştuğu belirtiliyor. Geriye kalan 3.6 gram yağın ne olduğu ise açıklanmıyor. Televizyonda cips reklamı yasaklansın Türkiye’de cips çılgınlığı mı yaşanıyor? Ne yapmalıyız? Tüketim oranı çok yüksek. Oysa cips türü gıdalar aşırı yağlı yiyecekler. Bu gıdalar çocukların büyümesinde kesinle sakıncalı şeyler. Ne yazik ki ergenlik çağındaki çocukların yüzde 50’sinden fazlası fast-food türü yiyeceklerle karnını doyuruyor. Bunda en büyük neden reklamlar mı? Reklamlar özendirici. İngiltere’de çocukların izleme zamanlarında bu tür yiyeceklerin reklamı yasaklandı. Okul kantinlerinde de yasak. Burada da devlet bu konuya mutlaka el koymalı. Okul kantinleri daha fazla denetlenmelidir. Okullarda sağlıklı beslenme programı uygulanmalıdır. Aileler çocuklarını korumak için ne yapmalı? Cipsin yağ ve tuz oranı çok yüksek. Vitamin ve mineral oranı çok düşük. Çocuklar okul çağında hızlı bir şekilde büyürler. Onların büyümeleri için tuz ve yağa ihtiyaçları yok. Çocukların vitamin, mineral ve proteine ihtiyaçları var. Sebze ve meyve ağırlıklı yiyecekleri yemeliler. Kömür gibi oldu Cipslerin ne kadar yağlı olduğunu ortaya koymak için çocuklarla küçük bir deney yaptık. Bir paket cipsi bir sehpanın üzerine koyup yaktık. İçindeki yağ nedeniyle bir kaç saniye içinde alev alev yanan cipsler kısa sürede kömür gibi oldu. |
|
#10
| ||||
| ||||
| Konu sekerden baslamis bende yorumuma sekerden baslayayim. Seker tat itibari ile bir çok kisinin hosuna gider bu dogru olabilir bunu tartisamam. Ama bir düsünün, kaç tane aile var, bu ailelerin çocuklari oluyor, bir çogu çocuklara daha bebekliklerinden itibaren sekeri dayiyor, nasil mi? Mesela emzik, çocuk agliyor mu, sok agzina emzigi sussun; nasil mi alistirirsin emzige, bundan kolayi mi var, emzigi bala, reçele batir, bak nasil agzina aliyor. Bebek biberona geçerken aman süte alissin diye içine seker katarsin, bundan kolay sey mi var? Bebek biraz büyür, eh artik sebze ve meyve püreleri var sirada; meyve püresini yaparken sadece meyve olur mu, tat versin, bas sekeri içine.Sebze püresi yaparken, aaa çocuk bu tadi iyi almaz, içine bir tane de patates ekleyeyim, alin yine size seker. Bunun yaninda hazir bebek yemeklerine gelelim, çalisan anne ve babalar çogunlukta olmak üzere su hazir mamalari evlerine sokanlar, kaç tanesi etiketlerdeki katki maddelerini okuyor, okusalar hem sekeri hemde çok kullanildiginda ileri de zarar verecek katki maddelerinin oranlarini görürlerdi. Neyse çocuk serpilmeye basladi, terbiye verecekler ya, iyi bir sey yaptiginda, aferin çocugum al sana bir seker, bir gofret, bir parça çikolata, asla duyamazsiniz bu ana babadan aferin çocugum al sana bir havuç veya salatalik cümlesini. Örnekler çok arkadaslar, tabi ki medyanin, reklamlarin etkisi vardir, ama ilk görev anne ve babada. Bir çocugu yapmadan önce bilinçli anne baba olmayi bilecek insan, bilmemek degil, ögrenmemek ayip deyiminin dogrulugunu kabul edecek, bilmedigi konularda kendini gelistirecek, yoksa bu sizlanmalar böyle devam edecek gidecek;bir çocuga bebekliginden beri seker yüklemesi yapip sonra bunu yasaklamak kolay mi? Hangi birey bu yasagi dinler, alismistir bir kere. Cips vs olaylarina da sayfalarca örnek verilir, hiç yenmesin diyemem ama kaldirin evinizdeki fritözleri derim. Cünkü patates gibi bir ürünün kizartilarak pisirildiginde zarardan baska bir sey vermedigi kanitlanmistir, resmen seker yakiliyor o yagda. Bunlar hep bilinçli beslenme ile ilgili sorunlar, ne ekersek onu biçeriz diyorum.
__________________ rüzgarin bile esip söndüremedigi mum vardir ya, o benim iste |
| Sponsorlar |
| |