Mehmet AltanStarCumhurbaşkanını muhtıracılar seçsin...12.07.2007 04:24Başbakan ‘cumhurbaşkanı seçimi’ konusunda ne diyor? ‘Abdullah Gül alternatifsiz değildir’ diyor... Başbakan ‘cumhurbaşkanı seçimi’ konusunda ne diyor? ‘Elimde liste kapı kapı dolaşır, uzlaşma ararım’ diyor...
Önce... ‘Recep Tayyip Erdoğan asla cumhurbaşkanı olamaz’ diyen...
Daha sonra...
Aynı şeyleri Abdullah Gül için söyleyen...
Deniz Baykal, Başbakan’ın bu ‘yeni yaklaşımını’ nasıl değerlendiriyor?
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’a göre, ‘‘Ben bir değil, üç dört isim belirlerim, bunu diğer partilere sunarım, o partiler bu üç-dört isimden birisini seçerler ve böylece uzlaşmış oluruz’ anlayışı içinde olmak’ ‘uzlaşma’ değil...
Peki ne?
‘Seçenekli dayatma.’’
Bunun Türkçesi ne?
AK Parti, seçimlerde çoğunluğu kazansa bile cumhurbaşkanı adayı göstermesin.
***
Zaten..
CHP Genel Merkezi’nde basın toplantısı düzenleyen Baykal bunu da saklamıyor...
Önce kendi ‘uzlaşma’ tanımını yapıyor...
Deniz Baykal’a göre, ‘Uzlaşma, içinde bulunduğumuz ortamda, koşullarda, Anayasa’nın öngördüğü anlayışı içine sindirmiş, Anayasa ile kavgası olmayan, Anayasa’yı engellemeye yönelik olmayan, gizli gizli Anayasa’yı değiştirmeyi amaçlamayan, Anayasa’nın laik-demokratik cumhuriyet anlayışını özümsemiş, tarafsız, dürüst, ahlaklı, saygın bir ismin seçilmesi konusunda muhalefet partileriyle birlikte, bir arayışa girmeyi kabul etmek demektir.’
Yani ne diyor?
Cumhurbaşkanı kim olsun?
Baykal’ın yanıtı hazır:
‘Şimdi cumhurbaşkanlığına sıcak siyasi çatışmanın içinden bir ismin getirilmesinin Türkiye’deki sorunları, sıkıntıları aşmaya yardımcı olamayacağını düşünüyorum. Oraya siyasi kimliği değil ama kişisel nitelikleri, Anayasa karşısındaki konumu önem taşıyan, saygın bir ismin getirilmesinin gerekli olduğunu düşünüyorum.’
***
Artık MHP’nin ikiz kardeşi olan Baykal’ın konuşmasında ne yok?
Muhtıra...
Ne yok?
Askeri vesayet rejimi...
O konulara hiç değinmiyor, sadece kimlerin cumhurbaşkanı olmayacağını sayıyor.
Başbakan olmasın...
Başbakan yardımcısı olmasın...
AK Partili herhangi bir kimse olmasın...
Parlamenter biri de olmasın...
‘Siyasi kimliği olan’ biri de olmasın...
Yani halkın karşısına çıkmış, halkın oyunu almış kimse olmasın.
Baykal, anlaşıldığı kadarıyla sadece bir AKP’linin cumhurbaşkanı olmasını engellemeye çalışmıyor artık.
O, ‘halk egemenliği’ ile Çankaya’nın ilişkisini kesmeye uğraşıyor.
Cumhurbaşkanlığı seçme hakkını parlamentoya vererek ‘halkın iradesini’ belirleyici kılan anayasaya rağmen Baykal bu ‘iradeyi’ devreden çıkarmaya çabalıyor.
Cumhurbaşkanını halkın seçmesine karşı olan, parlamentonun belirlemesini engelleyen Baykal cumhurbaşkanını kimin seçmesini istiyor peki?
Halk iradesini, parlamentoyu ve parlamenterleri ‘cumhurbaşkanlığı denkleminden’ çıkarmayı arzulayan Baykal’ın kimi ‘tek seçici’ olarak gördüğü anlaşılmıyor mu?
O, 27 Nisan muhtırasını kim verdiyse...
Cumhurbaşkanını da o seçsin istiyor.
Buna da ‘siyaset’ diyor.
Belki bu da bir siyaset ama...
Bu, ‘muhtıra siyaseti...’









Normal