| Tartışma Platformu Gündemdeki önemli konular ve onlar hakkında yapılan yorumları buradan okuyabilir, siz de kendi yorumunuzu paylaşabilirsiniz... Tartışmaya katılabilirsiniz. |
![]() |
| | LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
#1
|
|
02.08.07, 02:13
Anayasa taslağına ilk tepkiler olumlu AKP'nin yeni anayasa önerisine MHP dışındaki muhalefet partileri sıcak yaklaştı. CHP'li Kart, 'AKP rejimle ilgili girişimlerde bulunmazsa destekleriz' dedi MHP yönetimi, değerlendirme yapmaktan kaçınırken Ordu Milletvekili Yalçın, öneriyi AKP'nin Cumhuriyet'le kavgası olarak niteledi. DTP ise net: Öneriyi destekleriz 01/08/2007 (1783 kişi okudu) ZİHNİ ERDEM (Arşivi) MESUT HASAN BENLİ (Arşivi) ANKARA - AKP'nin seçimlerden önce gündeme getirdiği ve seçimden sonra ayrıntıları basına yansıyan sivil anayasa önerisine muhalefet partilerinden gelen ilk tepkiler genel olarak olumlu. CHP, AKP'nin rejimle ilgili girişimlerde bulunmaması kaydıyla demokratik anayasa çalışmalarına sıcak bakıyor. CHP'nin hukukçu kurmaylarından Konya Milletvekili Atilla Kart, 'yeni anayasa' önerisine ilişkin şunları söyledi: Yeni anayasa gerekli: Ortaya resmi taslak çıkmadan konuşmanın çok anlamı yok. Bütün mesele Anayasa değişikliği yapmak konusunda samimi olup olmadıkları. Bu aritmetik ve bu imkânları var. Bunun toplumsal talep zemini de var. Türkiye'nin yeni bir anayasa ihtiyacı var. Ama bunu bir bütün içinde görmek, bir sistematik içinde yapmak gerekiyor. Dokunulmazlıklar yok: Kamuyouna yansıyan taslaklara bakın. Dokunulmazlıktan hiç bahis var mı? Yok. Ben o gündeme getirilen taslak veya tekliflere de bütünüyle sahip çıkacaklarına ihtimal vermiyorum. Onları da hem komisyon hem genel kurul aşamalarında kırpacaklardır. Onları da tamemen kendi amaçlarına, konjonktüre göre işlerine yarayacak ne olacaksa, siyaseten ve yasal olarak kullanacakları ne varsa bunu yapacaklardır. AB sürecinde nasıl destek verdik: Samimi ve kapsamlı bir Anayasa değişikliği söz konusu olursa neden olmasın. Biz nasıl ki AB süreçinde Anayasa değişikliklerine destek vermişsek, nasıl ki Erdoğan'ın demokratik haklarının sağlanması, siyasi haklarının sağlanmasına destek vermişsek, Anayasa değikliklerine de destek veririz ama burada iktidarın tavrını ve nasıl bir anlayış ve taslakla karşımıza geleceklerini görmemiz gerekir. MHP'li Yalçın: Bu tasfiyeci yaklaşım MHP yönetimi AKP'nin Anayasa değişikliğine ilişkin yorum yapmaktan kaçınıyor. MHP Ordu Milletvekili hukukçu Rıdvan Yalçın, ortaya çıkan değişkilik önerilerinin 'Türkiye'yi tasfiye' amacı taşındığını savundu. Yalçın, şunları söyledi: "Bu çalışmalar AKP'nin uzun zamandır Cumhuriyet'in kurumlarıyla sürdürdüğü kavganın dışavurulmasıdır. Cumhuriyet'i, kuruluş felsefesinden uzaklaştırma ve dönüştürme arzusu vardır. Türkiye'yi teslim ettikleri güçlerin arzu ettiği şekilde hizmet yapılmaya çalışıyor. Türkiye'nin iç dinamikleri buna izin veremez. Türkiye'nin tasviyesi anlamına gelecek bir yaklaşım." DTP: AKP önerisi olumlu ama yetersiz Anayasa değişiklik önerileri DTP'de 'demokratik açılım' olarak algılansa da 'eksik' bulundu. DTP'li Aysel Tuğluk basına yansıyan önerileri şöyle değerlendirdi: "Anayasa değişiklikleri için mutlaka toplumsal uzlaşma aranmalıdır. Ortaya çıkan Anayasa değişikliğini olumlu buluyorum, ancak yeterli olduğunu düşünmüyorum. AB ile görüşmelerini sürdüren bir Türkiye'nin hâlâ askerlerin hazırladığı bir anayasayı kullanması demokrasi açısından çelişki yaratıyor. Anayasa'nın tümden ele alınması gerektiğine inanıyorum. Anayasanın bir bölümünde demokratik öğeleri içerirken bir bölümünde antidemokratik öğeleri taşıması doğru değil. Hazırlanan anayasanın toplumsal uzlaşmaya dayanması gerekir. Türkiyenin demokratik bir anayasaya ihtiyacı var. Yapılmaya çalışılan değişiklikler demokratik açılımları içeriyor. Parti olarak demokratikleşme adına her türlü çalışmayı destekleriz. Anayasa'nın insanı ve toplumu esas alması gerekir. Anayasal yurttaşlık kavramı üzerinde durulmalı. Toplumda farklılıklar var, farklı kültürler var bunların bu anayasa içinde kendisini bulması gerekiyor. Cumhuriyet'in temel ilkeleri de demokratikleşmeli. Çağdaş dünyaya uyumlu hale getirilmeli." DTP'li Hasip Kaplan da Anayasa değişikliklerin diyalog ve uzlaşmayla yapılması gerektiğni savundu. Kaplan şöyle dedi: "AKP'nin anayasa değişikliği yapacak sayısal çoğunluğu yok. Ortaya çıkan taslakta önemsediğimiz değişiklikler olmakla beraber sivil anayasa ruhuna uygun çağdaş bir anayasa için uzlaşmanın sağlanması gerekiyor. Bunun için uzlaşma gerekiyor. YAŞ kararların yargı denetime alınması, YÖK'ün kaldırılması gibi önemli birtakım değişikler var ama yerine ne konuluyor onu bilmek gerekir." |
| Sponsorlar |
| |
|
#2
| |||
| |||
| Tüm yazıları ![]() Anayasa hazırlıkları Değerli arkadaşım ve meslektaşım, Prof. Dr. Ergun Özbudun'un, bir ekiple hazırladıkları anlaşılan anayasa taslağının, belli başlı yaklaşımlarını okuduk. Gerçekten, "zülfi-yare dokunmadan" ve "fincancı katırlarını ürkütmeden", yapabilecek çok şey olduğu ortada. Bakalım AKP'li yöneticiler, bu konuda nasıl bir tavır içine girecekler. Bu arada, Düzce'ye yerleşen ve İstanbul'un karmaşasından kaçmak isteyen değerli bir başka arkadaşım, Işıtan Gündüz arayarak; bu yeni anayasanın da, eskilerin mantığı içinde hazırlandığı noktasında dikkatimi çekti. "Emekçilerin sesi gene duyurulmuyor", dedi. Gerçekten bu yeni anayasa hazırlanırken, başta işçi sendikaları olmak üzere, emekçi örgütlerin de biraz çalışmaları ve katkıda bulunmaları gerekiyor. Özellikle örgütlenme özgürlüğünün düzenlenmesinde, çok ciddi atılımlar yapılabilinir. * * * 22 Temmuz Milletvekili Genel Seçimleri'nin, şaşırtıcı sonuçlarının ilk şoku atlatıldıktan sonra, kimileri gene ortamı germeye ve suları bulandırmaya çabalamaya başladılar. Dürüstlüğü konusunda, hiç kimsenin bir şey söyleyemeyeceği bir seçim sonrasında, hepimizin tansiyonu düşürmeye çabalaması gerekirken, tansiyonu yükseltmeye çabalayanları anlayabilmem mümkün değil. Acaba birileri ortamı germekle, bir "askeri müdahale" ortamı yaratabileceklerini ve böyle bir durumda, ellerindeki ikbali yitirmeyeceklerini mi düşünüyor? Eğer böyle düşünenler varsa, korkarım boşuna umutlanıyorlar. Türkiye'de bekledikleri biçimde bir müdahale olanağı ve olasılığı sıfırdır. Böyle bir müdahale, ülkemizi yarım yüzyıl geriye götürür. Bunu müdahale yapması beklenenler de bilir ve Türkiye'ye böyle bir kötülüğü yapmak istemezler. Ancak her şeye karşın; çoğu arkadaşlarımız, AKP'nin bu seçim başarısını, içlerine "sindiremediler". AKP'nin tek başına iktidar olabileceğini düşünenler bile, böyle yüksek oranı ve milletvekili sayısı beklemiyorlardı. Bu sütunda daha önce vurgulamıştım. 2002 seçimlerinde ortaya çıkan sonucu, "hazmetmek" ve "içimize sindirmek" epeyce zordu. Zira kullanılan oyların neredeyse yarısı, yüzde 10 barajı nedeniyle, değerlendirme dışı kalmış ve oyların yaklaşık yüzde 35'ini toplayan bir parti, neredeyse anayasayı değiştirecek bir TBMM çoğunluğu elde etmişti. Bu sonuç "yasal" olsa bile; doğrusu hiç adil değildi. Fakat adil olmasa da, bu sonucu kabul etmek ve içimize sindirmek zorundaydık. Bu nedenle, değerli bir hukukçu arkadaşımın seçimlerden hemen sonra bir toplantıda, "Ben bu sonuçları kabul etmiyor ve bu meclisi saymıyorum", demesini, yadırgamış ve toplantı sonrasında, özel olarak eleştirmiş ve uyarmıştım. 22 Temmuz seçimi sonuçlarını içimize sindirmemiz, çok daha kolay. Netice olarak AKP, oyların yüzde 47'sine yakın bir bölümü alarak, çoğunluk sağladı. Ülke düzeyinde değerlendirme dışı kalan oy oranı, yüzde 15 civarında. Beğensek de, beğenmesek de, halkımızın kararı böyle... Bugün AKP'ye karşı olanlar, böyle sonuçlar alınmaması için, diğer partilerin ne yapmaları gerektiği konusunda çalışmalar yapmak durumunda. Havayı gererek, istikrar ortamını baltalamanın kimseye bir yararı dokunmaz. * * * Türkiye, bağımsız olarak TBMM'ye seçilen DTP'lilerin ne yapacağını ve havayı gereceğini düşünürken; görebildiğim kadarıyla, DTP' ye karşı olanlar havayı geriyor. DTP'li milletvekilleri; Türk halkının oylarıyla TBMM' ne gelmiş, saygın vatandaşlarımızdır. Dikkatli davranılması gerekir.Ülkemiz için bir şans doğmuştur. Bu şansı, iyi kullanmak durumundayız... |
| Sponsorlar |
| |