| Tartışma Platformu Gündemdeki önemli konular ve onlar hakkında yapılan yorumları buradan okuyabilir, siz de kendi yorumunuzu paylaşabilirsiniz... Tartışmaya katılabilirsiniz. |
![]() |
| | LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
#1
|
|
08.08.07, 17:48
Ben, ruhumu sıkan havalarda, müzeleri gezerim. Müzeler, ruhumuzun yelpazesidirler. Zaman makinesi gibidir müzeler, Siz, nereye isterseniz, oraya götürürler. Ben, geçtiğimiz günlerde, olmayan bir müzeyi gezdim. Sizinle paylaşmak istedim; yüzde 53’ün sınırlı bir temsilcisi olduğum izlenimlerimi: Burası, neresi?” dedim Şayak kalpaklı Delikanlı’ya; “Cumhuriyet Müzesi efendim” diye yanıtladı. “İyi de” dedim, “Tam Cumhuriyet Müzesi’nin girişinde, bu kanlı fanilanın ne işi var?..” Cumhuriyet Müzesi'nin bekçisi Kalpaklı Genç, duraksamadan cevap verdi: “0 kanlı fanila; 1920 yılının 16 Mart'ında, görev yaptığı Vezneciler Karakolu’nda, gençliğin tatlı ve ağır uykusunda hülya kurarken, İstanbul'u işgal eden İngiliz askerleri tarafından, yatağında süngülenen Zileli Abdülkadir'e aittir.” İstanbul'un orta yerinde, yani mahreminde bu vatan toprağının, yatağında uyuyan bir Türk neferini süngülemekte İngiliz, Vay canına!.. Her nedense ekşi bir kan tadı geldi ağzıma, yutkundum!.. Yürüdük, bir başka camekanda kundağı çürük bir Alaman Mavzerin üstünde kalın bir yüzük. Ya bunun Cumhuriyet’le ilgisi?' dedim, ister istemez. Cumhuriyet Müzesi'nin bekçisi kalpaklı genç, o anda, içinden taşan bir şiiri okur gibi cevapladı: “İnönü Meydanı... Soğuklar insanı arı gibi haşlıyor, Zemheriler bitti diyelim, Hamsin ya başladı, ya başlıyor. Muharebe beş gün, beş gece sürdü. Sonra kaçarken, köyleri ve köprüleri yaktılar.” Sonra yine onun ağzından fakat bir başka ses duyuldu, yavuklusuna veda eder gibi içli bir ses: “İşte bu muharebe, yüzüğümü ve beni toprağa düşürdü...” İlerledik 'Sakarya Melhame-i Kübrası' yazan devasa vitrinin yanına kadar. Vitrinde; Çelik süngüleri birbirine geçmiş Kemikleri sararmış iskeletler, fonunda Abdüsselam Dağı var... Boyutu abartısız, pirinc bir levhanın üstüne şu dizeler yazılmış: “Bu çölün, bu dağların, bu nehrin ve bizim önümüzde, Yirmi iki gün ve gece, fasılasız dövüşüp, düşman ordusu ricata mecbur kaldı...” Sesimi, ağzımdan çıktıktan, bir süre sonra duydum: “22 gün, 22 gece, lâf değil!” demişim!.. Bir başka yazarın satırları fısıldandı kulağıma; 'Sakarya Melhame-i Kübrası’nı yaşayanlar;bir daha hiç gülmediler,ağlamadılar konuşmadılar... Devam ettik, 'Kadınlar Galerisi'ne' kubbeden bir ay ışığı giriyordu. Galerinin vitrininde, ‘oyası kadın mı kadın’ bir yemeni, bebek kundağına sarılmış bir top mermisi, boş bir patik ve tahta kurtları tarafından didiklenmiş bir kağnı tekerleği vardı. Bu tuhaf mekanda, dua tınısında bir ses, hiç ara vermeden şu dizeleri yineliyordu: “Kadınlar... Şimdi ayın altında, Kağnıların ve hartuçların peşinde, Harman yerine kehribar başaklı sap çeker gibi. Aynı yürek ferahlığı, Aynı yorgun alışkanlık içindeydiler. Ve on beşlik şarapnelin çeliğinde, ince boyunlu çocuklar uyuyordu...” Kafam iyice karışmıştı, hepinizin kafası gibi... Kapıda yüzü çok bildik bir adamla karşılaştım; “Sarışın bir kurda benziyordu ve mavi gözleri çakmak çakmaktı.” Omzuma dokundu, “Sigaramı yak” dedi, yaktım. Derin bir duman çekti. Büyük ve gizemli bir bulut gibi bıraktı. “Cumhuriyeti biz kurduk” dedi, “Hokkabazlar tarafından suiistimal edilse de, Cumhuriyet; Bağımsızlık, demokrasi, insan hakları, laiklik, özgürlük ve çağdaşlık demekti... O'nu yüceltecek ve yükseltecek sizlersiniz demiştik...” Şaşırmıştım... O, suçlar gibi sordu: “Efendiler, bunu yaptınız mı?..” Utandım, büyük utandım ve yanıtlayamadım... Ama belki, hâlâ yapabiliriz; Bir yanıt belki de bir çözüm bulabiliriz... İnanıyorsak elbette... Ayın altında kağnılarla mermi çeken kadınlar kadar Kartallı Bahçevan Kazım kadar, Süleymaniyeli Şoför Ahmet kadar; Bir saksılık toprak almak için bile kazılan zeminden kemikleri fışkıran bağımsızlık uğruna, canlarını vermiş, aydınlık bakışlı dedelerimiz kadar inanıyorsak... Konu lolipop tarafından (10.08.07 saat 10:25 ) değiştirilmiştir.. Sebep: bazı harflerin karakterleri düzeltildi.. |
| Sponsorlar |
| |
|
#2
| ||||
| ||||
| Tek kelime ile harikaydı... Söyleyecek söz yok... Emeğinize sağlık... +edit=anıtkabirdeki KURTULUŞ SAVAŞI müzesini görmeyevnleriniz varsa şiddetle tavsiye ederim!!!
__________________ **gölge etmeyin başka ihsan istemez** |
| nisannn kullanıcısının bu bilgilendirici iletisine teşekkür eden üye : | ||
ilpar (10.08.07) | ||
|
#3
| ||||
| ||||
| Gerçekten de bu yazıda anlatılanları Anıtkabir Müzesinde görebilirsiniz..Ve müzeden çıktıktan sonra çok farklı duygularla doluyorsunuz.. |
| Şebnem kullanıcısının bu bilgilendirici iletisine teşekkür eden üye : | ||
ilpar (10.08.07) | ||
| Sponsorlar |
| |