iconBütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 03:54 . | Nüve Foruma Hoşgeldiniz! Forumumuzdan yararlanmak için lütfen Üye Olun !

» Nüve Forum » gazete haber ve makale yorumları » Tartışma Platformu » Nükleer Santral....!

Tartışma Platformu Gündemdeki önemli konular ve onlar hakkında yapılan yorumları buradan okuyabilir, siz de kendi yorumunuzu paylaşabilirsiniz... Tartışmaya katılabilirsiniz.

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 29.07.06, 12:47
Standart Nükleer Santral....!

29.07.06, 12:47




AKP, enerji politikalarında geçmişten bu yana yaşanan yanlışlara bir yenisini ekleme
hazırlığı içinde. Ancak bu defa yapılan tercih, eksik ya da yanlış olarak değil, ülkemiz tarihine
düşülmüş kara bir leke olarak anılacak.
Son aylarda ülkemizde nükleer santral kurma girişimleri hız kazanmış, Başbakan Recep
Tayyip Erdoğan Sinop’a nükleer santral kurulacağını açıklamış, Enerji Bakanı Hilmi Güler de
şirketlerle görüşmelere başlamıştır. Bu uygulamalar, AKP’nin geçmişten ders almak yerine
geleceğimizi tehdit eden daha büyük yanlışlara yöneldiğini göstermektedir.
Meslek odaları, sendikalar, başta çevre ve ekoloji alanında duyarlı derneklerin içinde yer
aldığı demokratik kitle örgütleri ve bilim insanlarının önderliğinde Akkuyu’da başlatılan
Nükleer Karşıtı Platform, şimdi Sinop’tan bir kez daha kararlılıkla sesleniyor:
“Dünyada işsiz kalan nükleer lobilerin kar hırslarına, çocuklarımızın
geleceğini kurban vermeyeceğiz.”
Şimdi Nükleer Santralı yeniden “enerji krizi”nin çözümü olarak öne süren AKP Hükümeti, 35
yıldır karanlıkta kalma senaryoları ile kamuoyuna söylenen yalanlara rağmen ülkemizin
karanlıkta kalmadığını, bundan sonra da nükleer santral olmadan karanlıkta kalınmayacağını
bile bile toplumu kandırmaya çalışıyor. Ülkemizde enerji açığı oluşacağı gerekçesiyle
yaratılan kriz senaryolarıyla bugün nükleer santralların yeniden bu topluma dayatılmasını
kabul etmiyoruz.
Bu tek yanlı bilgilendirme ve kandırmaca ortamı içerisinde, bilimsel veriler ve toplumsal
duyarlılıklarla hareket eden kurumların bir araya gelerek oluşturdukları Nükleer Karşıtı
Platform, üzerine düşen sorumluluğun bilinciyle halkımızı aydınlatmak amacıyla resmi
yalanları değil sivil gerçekleri sunmak üzere bu çalışmayı hazırlamıştır.

NÜKLEER SANTRAL ÇILGINLIĞINA KARŞI DOĞAYI VE
İNSAN YAŞAMINI KARARLILIKLA SAVUNACAK,
ÜLKEMİZİN NÜKLEER ÇÖPLÜK HALİNE GETİRİLMESİNE
İZİN VERMEYECEĞİZ...!


Hatada ısrar etmenin anlamı yoktur. Çernobil Faciası’nın 20. yılında AKP Hükümeti’ni
bir kez daha uyarıyoruz. Nükleer lobinin dayatmaları ile ülkemiz insanı ve yaşam
alanlarımızın tehdit altında bırakılmasına sessiz kalmayacağız.
Türkiye’nin öz kaynakları kamusal bir hizmet anlayışı ile planlama kavramı içinde
çevreye uyumlu teknolojilere yatırım yapılarak devreye alındığında Türkiye hiçbir
zaman enerjisiz kalmayacaktır. Önemli olan enerji politikalarında önceliklerin,
özelleştirme mantığı içinde IMF, Dünya Bankası ve benzeri kuruluşların direktiflerine
ve dünyada işsiz kalan nükleer lobilerin yeni pazar arayışlarına göre değil, ülkenin bu
alanda ortak aklını ve iradesini yansıtacak meslek odaları, üniversiteler ve sendikaların
çalışmalarını dikkate alan bir yönetim anlayışı ile belirlenmesidir.
Nükleer enerji dünyada terk edilmektedir ve Türkiye’nin nükleer enerjiye ihtiyacı
yoktur. Bu tamamen nükleer lobilerin daralan pazarlarına yer açmak ve atıklarına depo
bulmak ihtiyacından kaynaklanmaktadır. Türkiye’yi yeni facialara sürüklemeye ve
nükleer lobilerin pazarı-çöplüğü yapmaya kimsenin hakkı yoktur.
NÜKLEER ENERJİ SANTRALLARINA HAYIR!
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Sponsorlar
  #2  
Alt 29.07.06, 12:49
meta - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Güvenilir
Üyelik tarihi: Jul 2006
Nereden: Eskişehir
İletiler: 1.899
Ettiği Teşekkür: 62
98 tane iletisine 154 kere teşekkür edilmiş
meta bir mücehver gibi özel.meta bir mücehver gibi özel.meta bir mücehver gibi özel.meta bir mücehver gibi özel.
  Send PM
Standart Ynt: Nükleer Santral....!

TALEPLERİMİZ VE ÖNERİLERİMİZ
Sinop’taki nükleer enerji santralı çalışmalarına derhal son
verilmelidir.
Enerji alanındaki ÖZELLEŞTİRME politikalarından vazgeçilmeli;
merkezi planlama ve kamusal bir anlayışla alan yeniden
yapılanmalıdır. 20 yıldır ihmal edilen ve kaderine terk edilen kamu
kurumlarına yatırım yapılmalı, üretim, iletim ve dağıtımda bozulan
merkezi yapı yeniden oluşturulmalıdır.
Türkiye’nin oldukça zengin olduğu rüzgar, güneş, jeotermal,
biyokütle, hidrojen gibi yeni ve yenilenebilir enerji kaynaklarına dair
araştırma-geliştirme çalışmaları, proje ve yatırımlar için kaynak
ayrılmalıdır.
Enerji tasarrufu ve verimliliği alanlarında bilimsel çalışmalarla
desteklenen merkezi projeler geliştirilmelidir. Yine bu çerçevede
elektrik dağıtım şebekelerindeki kayıp-kaçak oranı, yüzde 20’lerden
OECD seviyeleri olan ortalama yüzde 6’lara çekilmelidir.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 29.07.06, 13:30
Atılgan
Üyelik tarihi: May 2006
İletiler: 742
Ettiği Teşekkür: 0
10 tane iletisine 12 kere teşekkür edilmiş
baybtr13 doğru yolda ilerliyor.
  Send PM
Standart Ynt: Nükleer Santral....!

ben karşı değilim nükleer enerjiye bugün japonyada insanlar santralin yanında denize girebiliyor iyi yapıldıktan sonra hem enerji hemde insan yetiştirmede iyi olacağını düşünüyorum küçük reaktörlerle bu iş olmaz dünya bunu yapıyorsa sende yapmak zorundasın geri kalamazsın iyi yönleride var yani
__________________
öl ve ol işte bunu bilmiyorsan zavallı bir misafirsin karanlık yeryüzünde
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 29.07.06, 14:13
meta - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Güvenilir
Üyelik tarihi: Jul 2006
Nereden: Eskişehir
İletiler: 1.899
Ettiği Teşekkür: 62
98 tane iletisine 154 kere teşekkür edilmiş
meta bir mücehver gibi özel.meta bir mücehver gibi özel.meta bir mücehver gibi özel.meta bir mücehver gibi özel.
  Send PM
Standart Ynt: Nükleer Santral....!

Nükleer enerji sektörünün ve yandaşlarının hep yanıltıcı olan ve bir türlü gerçekleşmeyen “bilimsel” öngörülerinden, kaza ve risk istatistikleri de payını almıştır. Örneğin, Hacettepe Nükleer Enerji Mühendisliği Bölümü emekli Öğretim Üyelerinden Prof. Dr. Osman Kemal Kadiroğlu’nun iddiasına göre; ”Bu tür yapılan analizler sonunda, bir nükleer santralın korunun ergimesi ve çevreye radyasyon salması, yolda yürüyen bir insanın başına meteor düşme olasılığından biraz daha fazladır “(27). Benzer birçok akademisyenin çok “zekice” geliştirmiş oldukları bir başka söylem de; “Uçak düşüyor diye uçağa binmeyelim mi ya da arabalar kaza yapıyor arabaya binmeyelim mi?” diyerek, elma ve armutları birbirine karıştırdıkları benzetmedir. Öncelikle insanlar uçağa ya da arabaya, tüm risklerini bilerek ve bunu zaten kabul ederek biniyorlar. Dünyadaki tüm sigorta şirketleri uçak ve araç yolcularını sigortalıyor, ama nükleer felaket sonucundaki mağdurları sigortalamıyor. Ayrıca bir uçak kazasında, maksimum olarak uçaktaki yolcu sayısı kadar bir maddi ve manevi kayıp gerçekleşebilir. Oysa bir nükleer santral kazasında ise; santralın civarında yaşayan binlerce insandan tutun da, binlerce kilometre uzaklıktaki başka ülkelerde yaşayan milyonlarca insana kadar, yaşayan tüm canlılar, toprak ve hava etkilenir. Hem de binlerce yıl etkisi devam edecek olan radyasyon da cabasıdır.
Nükleer enerji yandaşlarının öne sürdükleri gibi dünyada yalnızca 3 önemli nükleer santral kazası yaşanmadı. En büyükleri olan 1957 Windscale (İngiltere), 1979 Three Mile Island (ABD) ve 1986 Çernobil (Sovyetler Birliği) felaketi dışında, her an Çernobil felaketine dönüşebilecek büyüklükte yüzlerce kaza yaşandı. Nükleer Fizikçi Prof. Dr. Hayrettin Kılıç’ın aktardığına göre; “Sadece ABD’de, bugüne kadar Nükleer Denetleme Komisyonu’nun (NRC) kayıtlarına göre, felakete yol açabilecek derecede 169 kaza olmuştur. Japonya’da 1992 yılında tam 20 tane önemli kaza rapor edilmiştir. 1992 yılında Rusya, uluslararası kuruluşlara 205 kaza rapor etmek mecburiyetinde kalmıştır”(28). İngiltere’de ise gizlenen ve sonra ortaya çıkarılan 17 ciddi nükleer kaza yaşanmıştır (29).
30 Eylül 1999 günü Japonya’nın Tokaimura Nükleer Santralı’nda meydana gelen ve yine dünyanın yüreğini ağzına getiren kazada, 49 işçi yüksek radyasyon alarak tedavi altına alındı; 1 teknisyen öldü. Santral civarında yaşayan 310 bin kişi evlerinden dışarı çıkarılmadı, 10 kilometrelik bölge yasak alan ilan edildi. Radyasyon oranı normalin 15 bin katına çıktı (30). İleri, güvenilir, yüksek teknolojilere sahip Japonlar bile, baştan savma işletme anlayışına sahip olduklarını itiraf ettiler. Santralın yetkilisi Hideki Motoki; “Son 4 yılda kurallara aykırı şeyler yapıldı.” itirafında bulundu ve kaza ile ilgili yapılan araştırmalar sonucunda, tesisteki işçilerin ve yetkililerin eğitimlerinin, deneyimlerinin iyi olmadığı ortaya çıktı (31). Bu kazadan 5 gün sonra, Güney Kore’de Wolsung Nükleer Santralı’nda benzer bir kaza meydana geldi ve resmi açıklamaya göre, 22 kişi yüksek radyasyona maruz kaldı (32). 9 Ağustos 2004 günü, yine Japonya’nın Mihama Nükleer Santralı’nda meydana gelen bir başka kazada; 4 kişi öldü, 7 kişi de radyasyon buharına maruz kaldı.
İngiltere’deki Windscale Nükleer Kazası’nın boyutları tam olarak açıklanmadı ve tam 25 yıl sonra kaza olduğu ortaya çıkarıldı. ABD’de meydana gelen TMI kazasında ise, yaklaşık 2 gün içinde 900 bin kişi tahliye edildi ve bunun maliyeti yaklaşık 1 milyar doları buldu.
Çernobil felaketi ise hala hafızalardan çıkmadı ve etkisi artarak devam ediyor. Nükleercilerin iddialarının aksine, kaza anında doğrudan ölen 31 kişi dışında, binlerce kişi aldıkları yüksek dozdaki radyasyon sonucu geçmiş yıllar içinde öldü ve gelecek nesiller de ölmeye, sakat kalmaya devam ediyor. 1992’de Rio de Janerio’daki Dünya Zirvesinde, Ukrayna Çevre Bakanı Dr. Yuri Scherbak, ülkesinde 1986 yılında meydana gelen Çernobil felaketi sonucunda 6000 kişinin öldüğü ve ölü sayısının 40.000’e varacağını, ayrıca yüzbinlerce insanın da kansere yakalanacağını söylemiştir. Ukrayna ve Rusya dışında, başta Türkiye ve Kuzey Avrupa olmak üzere milyonlarca insan, hayvan ve toprak kirlendi, etkilendi. Özellikle maalesef Karadeniz’de kanser vakaları artmaya başladı. Dünyadaki ekonomi otoriteleri tarafından, hesaplanan mevcut zarar ve gelecek nesillere maliyeti; 350 milyar dolar olarak belirtilmiştir (33).
Nükleer santral kazaları kaçınılmazdır. Çünkü çok karmaşık ve birbirleriyle sıkı bağlantılı ve eşlenik binlerce irili ufaklı; elektronik, mekanik, pnömatik, elektromekanik modülden oluşan bilgisayar kontrollü bir işletim sistemine sahip nükleer santrallarda, en ufak bir modülde meydana gelebilecek aksaklıkta ve arızada, ona bağlı başka sistemlerin devre dışı kalması, aynı zamanda da kestirilemeyen birçok ciddi zincirleme aksaklığın ortaya çıkması muhtemeldir. Bu tür kazalar giderek daha sık meydana gelmektedir. Sistem; ne kadar karmaşık ve yüksek teknolojiyle üretilmişse, risk ve kaza oranı azalmaz, aksine artar. Bir çelişki gibi görünen bu duruma en iyi örnek, 1986 yılında Çernobil felaketinin olduğu yıl, NASA’da binlerce uzmanın yıllarca üzerinde çalıştığı ve tekrarlamalı olarak, dünyanın en gelişmiş bilgisayarları tarafından kontrol edilen Challenger Uzay Mekiği, fırlatılışından birkaç saniye sonra içindeki 7 kişi ile havada patladı. Keza hepimizin göz bebeği olan ve Fransa’daki en son ileri teknoloji ile üretilen TÜRK-SAT Uydusu, 1994 yılında canlı yayında fırlatılışından hemen sonra infilak etti. Tabi ki bir açıklama hemen bulundu ve her ikisi için de; “teknik bir arıza” olduğu söylendi.
Bize satılmaya çalışılan bu “en gelişmiş ve güvenli” nükleer santralların; “teknik bir arıza” yapmayacağının veya TMI, Çernobil, Tokaimura nükleer santrallarında yaşandığı gibi “insan hatalarından” kaynaklı kaza yapmayacağının garantisini, güvencesini kim verebilir, hele de çöpü patlayıp 38 kişinin, son “hızlandırılmış” tren kazasında da yine 39 kişinin öldüğü bir ülkede? Burada sözü, atom bombasının yapımını gerçekleştirenlerden ve hidrojen bombasının babası olarak kabul edilen Prof. Dr. Edward Teller’e bırakıyoruz; “Ciddi bir nükleer aksilik olasılığı gerçektir. Bir aksilik durumunda meydana gelecek hasar ise sonsuzdur” (34).
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 30.07.06, 01:30
Meraklı
Üyelik tarihi: Jul 2006
İletiler: 204
Ettiği Teşekkür: 0
7 tane iletisine 13 kere teşekkür edilmiş
lotus doğru yolda ilerliyor.
  Send PM
Standart Ynt: Nükleer Santral....!

Türkiye'de enerji sorunu yoktur, enerjinin programsız ve dengesiz kullanımı sorunu vardır.
__________________
Ne hasta bekler sabahı,
Ne taze ölüyü mezar,
Ne de şeytan bir günahı,
Seni beklediğim kadar.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 30.07.06, 09:06
Busra - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Güvenilir
Üyelik tarihi: Jul 2006
İletiler: 1.810
Ettiği Teşekkür: 346
461 tane iletisine 636 kere teşekkür edilmiş
Busra artık çok görkemli biri.Busra artık çok görkemli biri.Busra artık çok görkemli biri.Busra artık çok görkemli biri.Busra artık çok görkemli biri.Busra artık çok görkemli biri.Busra artık çok görkemli biri.Busra artık çok görkemli biri.Busra artık çok görkemli biri.
  Send PM
Standart Ynt: Nükleer Santral....!

Doğru enerjinin kullanımından kaynaklanan sorun var ...
__________________
Başarı Sadece Elde Ettikleriyle Değil Kim Olduklarıyla Ölçülür...
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 30.07.06, 10:55
meta - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Güvenilir
Üyelik tarihi: Jul 2006
Nereden: Eskişehir
İletiler: 1.899
Ettiği Teşekkür: 62
98 tane iletisine 154 kere teşekkür edilmiş
meta bir mücehver gibi özel.meta bir mücehver gibi özel.meta bir mücehver gibi özel.meta bir mücehver gibi özel.
  Send PM
Standart Ynt: Nükleer Santral....!

Acaba Bu yanlışlıklardan dolayı Nükleer Santral mi yapacaz ?
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 30.07.06, 17:03
mkurt - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Meraklı
Üyelik tarihi: Jun 2006
Nereden: ist
İletiler: 173
Ettiği Teşekkür: 0
0 tane iletisine 0 kere teşekkür edilmiş
mkurt doğru yolda ilerliyor.
  Send PM
Standart Ynt: Nükleer Santral....!

inanmazsınız 3-4 gün önce yakında bi tanıdığıma gittim eyüpte ağaçlı köyünden bahsediyorum bilmem kaçıncı kolordu komutanlığı var onun az ilersi
orası bileçernobilden etkilenmiş ve tüm sebzeydi meyveydi ağaçıydı otuydu böceğiydi helak olmuş karadeniz kıyısı ya ama farkındamısınız bu etkilenme çernobilden 10 küsür sene sonra olmuş ve eyüp çernobilden en az 2000 km uzaklıkta
__________________
Türklük bedenimiz, İslamiyet ruhumuz;
ruhsuz beden ceset olur.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 30.07.06, 19:18
Atılgan
Üyelik tarihi: May 2006
İletiler: 742
Ettiği Teşekkür: 0
10 tane iletisine 12 kere teşekkür edilmiş
baybtr13 doğru yolda ilerliyor.
  Send PM
Standart Ynt: Nükleer Santral....!

bence oraya atık varil gömmüşlerdir herşeyi çernobile bağlamak tembellik olur
__________________
öl ve ol işte bunu bilmiyorsan zavallı bir misafirsin karanlık yeryüzünde
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 30.07.06, 20:27
meta - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Güvenilir
Üyelik tarihi: Jul 2006
Nereden: Eskişehir
İletiler: 1.899
Ettiği Teşekkür: 62
98 tane iletisine 154 kere teşekkür edilmiş
meta bir mücehver gibi özel.meta bir mücehver gibi özel.meta bir mücehver gibi özel.meta bir mücehver gibi özel.
  Send PM
Standart Ynt: Nükleer Santral....!

NÜKLEER ENERJİ TEHLİKELİDİR
YENİLENEBİLİR ENERJİ GÜVENLİDİR

Nükleer Santral Kurma Gerekçesi-3) Türkiye nükleer teknolojiye sahip olmalıdır.
Bu argüman da yanıltıcı bir argümandır. Teknoloji sahipliği çok kompleks , pek çok yönü
olan bir tartışmadır ve dinamikleri uluslararası iş bölümü ve hiyerarşi ile belirlenmektedir.
Tüm mühendisliği ve teknik detaylarını yurtdışından almak durumunda kalacağımız, deyim
yerindeyse göbekten ulus aşırı tekellere bağımlı olacağımız bir proje ile teknoloji sahipliği
mümkün değildir. Dahası “Ulusal İnnovasyon ve ARGE” politikamız olmadan, teknoloji
sahipliği bir hayaldir.
Ayrıca, bu ifadeden kast edilen nükleer silahlara sahip olmaksa, hem bunun için nükleer enerji
santralına ihtiyaç yoktur, hem de tüm insanlık adına telafi edilemez zararlar doğuracak bir
silahlanma ve felaket yoluna ülkemizi sokmaya kimsenin hakkı yoktur.
Nükleer silahlanma insanlığı ve dünyayı yok edebilecek büyük bir tehdittir. Ayrıca
nükleer teknoloji büyük bir gizlilik ve güvenlik önlemleri altında çalışması gereken,
demokrasi ve insan haklarını kısıtlayıcı ve tehdit edici bir teknolojidir.
Nükleer Santral Kurma Gerekçesi-4) Nükleer enerji ucuz, temiz ve güvenlidir.
→Nükleer teknoloji ucuz değildir. Hem kurulum, hem üretim-işletim hem de güvenlik
maliyetleri çok yüksektir. 35-40 yıllık ekonomik ömürleri içinde sıkça arıza yapmaktadırlar.
Ayrıca uzun (ortalama 15-25 yıl) yapım süreleri göz önüne alındığında acil bir enerji
ihtiyacına çözüm olamazlar.
→Nükleer enerji temiz ve güvenli değildir. Bu nedenle dünyada pek çok ülke nükleer
enerjiyi terk etmektedir. Nükleer santrallar güvenlik ve özellikle atık sorununu
çözememişlerdir. Dünyanın henüz hiçbir bölgesinde nükleer atıkların saklanması için lisanslı
bir depolama alanı bulunmamaktadır. Bu atıklar milyarlarca dolarlık ek maliyet getirmesinin
yanında, çevre açısından çok ciddi bir tehdittir.
ABD ve AB ülkeleri, atıklar için muazzam paralar harcamakta veya ahlaksızca başta
Hindistan olmak üzere azgelişmiş ülkeleri nükleer çöplük olarak kullanmaktadır. Türkiye de
bu ülkelerden biridir.
Bütün bunlara ek olarak Türkiye gibi deprem kuşağında olan, “güvenlik kültürü”nün
yerleşmediği, siyasal iktidarların bilim adamları ve meslek odalarını hiçe sayar politikalarla
günü kurtarmaya çalıştığı bir ülkede nükleer enerji santralleri ekstra tehlike kaynağı olacaktır.
Tüm dünya ilk yatırım ve işletim maliyetleri çok yüksek, 35-40 yıllık ekonomik ömürleri
boyunca sıkça arıza ve güvenlik sorunları yaşayan, atık sorunlarına çözüm bulunamadığı bu
pahalı enerji üretiminden vazgeçerken, deprem kuşağında olan ve Çernobil kazasında
radyosyonlu çayları, fındıkları sorumsuzca yediren Marmara Depremi’nde, İkitelli’de ve
yakın zamanda “hızlı tren” adı altında yaşanan Pamukova tren faciasında, son olarak Tuzla’da
ortaya çıkan zehirli variller örneğinde olduğu gibi yönetim ve işletme krizleri yaşayan
Türkiye’de NÜKLEER SANTRAL KURULAMAZ…
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Sponsorlar