| Tartışma Platformu Gündemdeki önemli konular ve onlar hakkında yapılan yorumları buradan okuyabilir, siz de kendi yorumunuzu paylaşabilirsiniz... Tartışmaya katılabilirsiniz. |
![]() |
| | LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
#1
|
|
07.08.06, 02:15
Canım ülkemin bunca sorunu varken, milletimin bir tek derdi varmış da benim haberim yokmuş. Her akşam mutad saatlerde televizyon karşısına geçersem olacağı buydu. Haberler ve açık oturum tabir ettiğimiz tartışma programlarının dışına çıkamadığımdan, bütün millet yekvücut olmuş da Türkiye’min dansözünü seçiyormuş. Olacağı buydu zaten! Televizyonlar, incir çekirdeğini doldurmayan saçma sapan, yalan ve tiyatro dolu sabah ve öğlen üstü programları ile doldurulursa bu millete zaman gelir verecek bir şey kalmaz.Artık büyük bir kitlenin esir olduğu sabun köpüğü programların devamı akşam haber sonrası da devam eder. Halka ne verirsen onu alır felsefesi ile çıkılan yolda zaman içinde seyirci eğitici ve öğretici olan her şeyi unutur, morfin misali bu programlara alışır. Hatta bazıları için haberleri bile izlemek zül sayılır. Hal böyle olunca da, ülkemin dansözünün seçimini ilk gördüğünüz an, şaşkınlıkla evin televizyon programları danışmanına sorarsınız; “-Bu ne?” Aldığınız cevap karşılığında şaşkınlığınız daha da artar; “- Daha manken seçeceğiz. Biraz bekle onlar da çıkar!” Ben, büyük bir hayretle izlerken programı aklıma bir anım geldi.Şehirlerarası bir yolculuğum sırasında her mola yerinde otobüsün arka sıralarında oturan çok genç bir hanım cep telefonundan büyük harflerle ile yaptığı sohbeti hepimize de dinletiyordu. “- Evet canıııımmm… Akşam İzzet Yıldızhan’ın programında idim. Gördün değil mi? En önde idim... Nasıl görmesin yaaaa? Ayyy çok oynadım! Çoookk! Hatta İzzet Yıldızhan beni öne çıkardı, bir de sahnede oynadım... Vallaha mı görmedin? Ayyy çok üzüldüm! Çok beğendi beni. Dedi ki her programıma sen gel. Duymuyor musun sesimi? Çok terlemişim oynarken, terim üstümde kurudu, sesim kısıldı ondandır… Ha… Ha… Ha… Yok yaa… (Burada ses hafifliyor) Otuz lira verdiler. İçerde kaldı param gene… Yardımcısı dedi ki; haftaya da gel, kalanı alırsın. Napiiim, gidicem. Çok param kaldı içerde… Almam lâzım… Yoksa bakıcının parasını veremem…” Yanımdaki yolculuk arkadaşım hanım, bilmiş bilmiş gülümseyerek bu fırsatı kaçırmayıp, sohbet konusu açıyor. -“ Kast firmasından! Naapsın işte! Genç, güzel… Televizyonlarda eğlence programlarına katılıp para kazanıyor.” -“ Nasıl yani? Davetiye ile değil mi o programlara katılmak!” -“ Yok canım. Oynayacak, dans edecek kızları artist firmalarından seçiyorlar. Çoğunlukla kız öğrenciler katılıyor, harçlıklarını çıkarıyorlar işte…” Ben o gün çok az üzülmüşüm meğer. Nerden nereye… Harçlığını çıkartmak veya ekonomisini düzeltmek amacı ile bir meslek kazanmak yerine eğlence programlarında dans eden kızlar şimdi Türkiye’nin dansözü olma yolundalar… Buna aracı olan da, amacı topluma eğitici hizmet vermek olan televizyon kanalları… 19 ya da 20 yaşlarında idim. Şişhane meydanında şimdi yeşil alan olan yerde İtfaiye Merkezi vardı. Her yıl eylül ayında İtfaiye Haftası kutlamaları yapılır her akşam da saz, söz, dans ile halka açık eğlenceler düzenlenirdi. Bir akşam kardeşlerimle ve birkaç arkadaş evden izin aldık, gittik. Hayatımda ilk defa dansözü orada gördüm.Ama dansöz hiç yabancı değildi.Yukarıda ki sokakta oturan Madam Ester’in kızı Roza abla “Nejlâ” adı ile kıpkırmızı kıyafetlerde oynuyordu. Şok olmuştum. Onu izlemeyi ayıp sayıp etrafıma bakmaya başladım. Keşke bakmaz olaydım. Genç veya yaşlı beylerin hatta yeni yetme çocukların o bakışlarını halen hatırlarım. Hicâb ettim, başımı öne eğdim. Bir daha Roza ablaya nerde rastlasam hep başımı eğdim, selâm veremedim. Dansözlük mesleğinden ekmek yenseydi eğer, bu mesleği icrâ edenlerin çok az, gazino ve pavyonların en bol bulunduğu İstanbul yıllarında, Roza abla ihyâ olurdu. Yıllar sonra haftada bir gün gelen yardımcım köyüne gidip beni bırakınca, yerine günlerce kapıcım birini aramış ve en sonunda evi bırakıp, işe gidebileceğim, kefil olunan bir gündelikçinin bulunduğu müjdesini vermişti. Büyük bir sevinçle hemen getirmesini ve tanıtmasını söyledim. Yarım saat sonra karşıma getirilen Roza abla idi. Türkiye’nin iktisadi ve siyasi bunca sorunu varken, halkın alım gücü dört yıl öncesine nazaran %55 azalmışken, ülke toprakları karış karış satılırken, sınır öteleri ateşten top, sınır içinde ise her gün şehit cenazeleri kalkerken dört kol çengi oynayıp ta, dansöz seçerken bu millet; Avurtları çökmüş, ellerinin damarları soğuk suda oklava gibi şişmiş, başındaki örtüyü alnın üzerine fiyonklu bağlamış, kolunda ki plastik çanta ile yıkılmış, bitmiş, tükenmiş Roza abla, benim de hiç gözümün önünden gitmiyor… Selâm olsun… Koyun olmayıp ta, o programları seyretmeyenlere… Selâm olsun… Bu vatan için çalışıp, bu vatanı koruyanlara… Asuman ÖZDEMİR
__________________ Hangi Çılgın Bana Zincir Vuracakmış,Şaşarım!!! |
| Sponsorlar |
| |
|
#2
| ||||
| ||||
| Dasnözlere zaten karşıyım, resmen vücutlarını pazarlıyolar.Hayat kadınlarından ne farkları varki.Acaba onları seyreden erkekler orada kızkardeşlerinin yada annelerinin olmalarını isterlermiydi?
__________________ Vidayla tutturuldukça onca nükleer bomba... Silahlanmaya karşı tek umuttur halkın elindeki tornavida... Nüve Forum Fenerbahçe'liler Birliği. İnsanHayalEttiğiMüddetçeYaşa |
|
#3
| ||||
| ||||
| çok teşekkürler..
__________________ http://onursalozgol.googlepages.com |
|
#4
| ||||
| ||||
| Türkiye’nin iktisadi ve siyasi bunca sorunu varken, halkın alım gücü dört yıl öncesine nazaran %55 azalmışken, ülke toprakları karış karış satılırken, sınır öteleri ateşten top, sınır içinde ise her gün şehit cenazeleri kalkerken dört kol çengi oynayıp ta, dansöz seçerken bu millet; Selâm olsun… Koyun olmayıp ta, o programları seyretmeyenlere… Selâm olsun… Bu vatan için çalışıp, bu vatanı koruyanlara… ne acı bir durum ya
__________________ Ey insan! Yaptığın hizmet, ettiğin ubûdiyet boşuboşuna gitmez. Bir dâr-ı mükafat, bir mahall-i saadet, senin için ihzar edilmiştir. Senin şu fâni dünyana bedel, bâki bir cennet seni bekler. |
|
#5
| |||
| |||
| ümit emel saol konu için ömer sende süper yazmışın harbiden güzel
__________________ öl ve ol işte bunu bilmiyorsan zavallı bir misafirsin karanlık yeryüzünde |
|
#6
| |||
| |||
| Selâm olsun… Koyun olmayıp ta, o programları seyretmeyenlere… Selâm olsun… Bu vatan için çalışıp, bu vatanı koruyanlara… bu konu bana M;A. Erbil ile ilgili konuyu hatirlatti, o zamanda bu konu hakkinda bu tur yorumlari yapmistim, teklarlamak istemiyorum vah yurdumun koyun inasanlari diyorum sadece > > >![]() Alıntı:
insanlar bazen kendi istekleri bazen de hayat sartlarindan bazi meslekleri seçerler. Dansozlukte kusura bakma ama vucutlarini pazarlamak degildir. Asirlarca dansozler olmustur, kiyafetleri bellidir, kaldi ki gunumuzde çok degisik modern kiyafetlerle e artik dansozler dans edebiliyor. insanlar dansozun vucuduna bakacaklarina icra ettigi dansa baksinlar. Bunu yapmayi bilmiyorlarsa zaten onlarin baktiklari dans degil, karsidaki kadindir. Hayat kadinlarina da laf atip durmayin, ne sartlarla geçimini o yoldan saglayanlar var. Bir kadinin kendini sevmedigi bir adama vermesi kolay mi saniyorsun? Siz erkeklerin talebi olmasin o zaman.Is imkani saglansin o zaman. Ama bir kadina hayat kadini damgasi vurmak erkeklere ve hatta bazi kadinlara daha çok kolay gelir.Biraz da kendinizi sahnenin arka tarafina geçip onlarin açisindan hissetmeye zorlasaydiniz§§§§biktim onyargilardan |
|
#7
| |||
| |||
| Herşeyden önce sevgili Selivime katılıyorum.Onurlu bir kadın ve anne olarak hangi koşullarda yaşadığı bilinemeyen kadınlarımızı yargılamak bize düşmez.Allah bile islamın şartlarından olan zekatı hayat kadınlarına da helal kılmıştır ki meğer ki o insancıklar açlıktan bu yola mahkum kalmıştır ve rızıkları sağlanırsa bu kötü yoldan uzaklaşırlar düşüncesi ile ,fitre,zekat ve sadakalarda benzeri insanlarımızı öncelikli olarak araştırıp gözetmemiz gerektiği ve onların da o cılız seslerine kulak verilmesi gerektiğini düşünüyorum..Yıllar önce henüz yeni yetme bir genç kız iken ,okulumdaki büyük sınıflardan abla ve abilerimizin el birliği ile o zamanlar müthiş bir batakhane yuvası olan Soğukoluktan bir hayat kadını bacımızı ve yavrusunu nasıl kaçırıp gizleyip ona helal rızık sağlayabileceği bir iş ve kalacak yer bulduklarını hala dün gibi hatırlarım....Yine yıllar önce Topkapı Halk Pazarında bayram öncesi satışların yoğunlaştığı bir dönemde eski bir aile dostumun giysi satışı yaptığı tezgahında bir kaç gün yardımda bulunmuştum ve o zaman bir hayat kadını ve onu pazarlayan kadın patronu ile tanışmıştım.patroniçe kısa bir süreliğine yanımızdan uzaklaşmış ve sermayesini bize emanet bırakmıştı.o bir kaç dakikalık sürede o zavallı kızcağız ağlayarak 5 yaşında bir yavrusunun köyde annesi ile yaşadığını ve bu hainlerin denetiminde ancak yılda bir kez bir iki gün ziyaret edebildiğini,zaman zaman köye para yollayabildiğini ama bunların elinden kaçmasının mükün olmadığını,yoksa yavrusunu ve kendisini ölümle tehdit ettiklerini söylemişti.o zamanki çaresizliğimi ve öfkemi size anlatamam.zaten en kısa zamanda patroniçe ve koruması geri dönüp kızı alıp gitmişlerdi....yaa işte böyle sevgili dostlar,yargılamadan önce lütfen oturup düşünün.keyif için bu işlere girişenleri elbette saymıyorum..... başka sözüm yok.
__________________ Hangi Çılgın Bana Zincir Vuracakmış,Şaşarım!!! |
|
#8
| ||||
| ||||
| İyi de kimse kimseyi dansöz olsun diye zorlamıyo yada kafasına silah dayamıyo.Ayrıca oryantal diye sanatmı olurmuşHala bu konudaki fikrim aynı vücutlarını pazarlıyolar.Öyle olmasa kötü bir fiziğe sahip 1.60 boyunda 85 kiloluk bayanlarda görürdük dansöz diye....
__________________ Vidayla tutturuldukça onca nükleer bomba... Silahlanmaya karşı tek umuttur halkın elindeki tornavida... Nüve Forum Fenerbahçe'liler Birliği. İnsanHayalEttiğiMüddetçeYaşa |
| Sponsorlar |
| |