| Tartışma Platformu Gündemdeki önemli konular ve onlar hakkında yapılan yorumları buradan okuyabilir, siz de kendi yorumunuzu paylaşabilirsiniz... Tartışmaya katılabilirsiniz. |
![]() |
| | LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
#1
|
|
23.10.07, 11:55
Türkiyemizin coğrafik bakımdan çok önemli bir konumda bulunmaktadır. Kendini güçlü hisseden bir devletin gıpta ile baktığı bir coğrafyada yer almaktayız. Bilindiği gibi küresel güç olmak için üç unsura sahip olunmalıdır: 1-İyi bir askeri güce 2-İyi bir ekonomiye 3-İyi bir coğrafik stratejiye sahip olunmalıdır. Bütün herkesin küresel alanda söz sahibi olması için bizim ülkemize sahip olmak için can attığı bilmekteyiz. Bugüne kadar uygulanan işler de bunu aşikar olarak ortaya koymaktadır.. Bu coğrafyada hiç bir zaman, dört başı mahmur olarak bizi yalnız başımıza bırakmayacaklarını satır aralarından okumaktayız. Dün, Osmanlı için sahneye konan oyunlar, başka senaristler tarafından yeniden sahneye konmaktadır. Bir söz vardır: -''Tarihini bilmeyen devlet, geleceğini bilemez'', diye. Yalnız tarihi bilmek de o kadar önemli değildir, Tarih bilinçine sahip olmak önemlidir. Biz müslümanlar, büyüklerimizin mezarlarına gider onları yad ederiz değil mi? Evet yad ederiz, bunuda Kur'an anlayışı içinde yaparız. Kur'an anlayışı içinde mezarlarımızı ziyaret etmemizin amaçı; geçmişte ki kişinin ne kadar heybetli olduğunu hatırlayıp, şimdi ne olduğumuzu görmek için gideriz. Yani onun durumundan ders çıkarırız kendimize. Tarihe de bu gözle bakıp, dersler çıkarmak gerekir. Dün Osmanlı için kimler sahnede idi ve kimler figüranlık yapmakta idi? Bunları görüp bu güne bakmalıyız. Dün, İngiltere, Fransa, Rusya, Almanya senaristlik yapmakta idiler.Figüranlar ise Ermeniler, Araplar, Kürtler, Türkler (hırıstiyan olan -özünü kaybetmiş olan türkler-)... gibi milletlerdi. Ne kadar acayip değil mi? Dünkü senaristlere Abd eklenmiş, aynı figüranlar(özünü kaybetmiş türkler yok) yine sahnede! Dün bunlara neler vadedilmişti, kimler nelere sahip olmuştu? Senaristler, figüranlara devlet olma sözü vermişler, kimisi bunlara az-çok kavuşmuş, kimisinin özlemleri bugünlere sarkmıştır. Bilindiği gibi Ermeniler Ermenistanına kavuşmuş ama Megela Ermenistandan ödün vermişlerdi. Yine Araplar birçok parçalara ayrılmışlar, aynı soydan gelmelerine karşın ayrı ayrı devletçikler oluşturmuşlardır. Bunlar dört başı mahmur devlet mi oluşturmuşlardır? Tabii ki, senartisttin böyle bir düşüncesi yoktur ve hiç bir zamanda buna izin vermemiştir. Hep zincirin uçunu tutmuş,halkayı boyunlarına geçirmiştir. Gerektiğinde zinciri çekerek yola getirmiştir bu devletçikleri. Bu devletler, milli devletler haline gelebilmeleri için, kendilerine düşman yaratmalıydılar. Boyunlarından zincirli olan bu devletler düşman olarak Türkleri seçmişlerdir. Ve Türkleri kötü göstermek üzerine milli devlet oluşturmuşlardır. Yalnız bir çok devlete baktığımızda; bu doktorin halk (sade halk) seviyesine inememiş, hep yönetim bazında kalmışlardır. Mısır da, İslam profesörleri dünü bugünü konuşurlarken samimiyetle çıkıp itiraf etmişlerdir, ''Biz Osmanlıyı yıkmakla kendimize en büyük azabı yaptık'', demişlerdir. Yine ''Bakınız Katoliklerin lidev devleti var, Protestanların lider devleti de var, Ortodosklarında lider devleti var, keza Musevilerinde var, ya biz Müslümanların var mı?'', diye itiraflarını ortaya koymuşlardır. Bugünün toplumunda her dinin, bir lider devlet tarafından söz sahipliği yapılmakta, biz Müslümanların söz sahipliğini yapacak sözü söyleyecek devlet yoktur. Bildiğiniz gibi Birleşmiş Milletler Topluluğu'nun veto hakkı olan devletlere bakşak bu paylaşımı görebiliriz. Bu söz sahipsizliğini, bilerek yaptıkları kanaitindeyim. Neden mi? Çünkü bizler birçok şeylerin farkında değil iken, onlar çok şeylerin farkında idiler. Büyük İskender, ünlü filozof ve hocası olan zata danışır. ''Zaptettiğim topraklardaki insanları yönetimim altında tutabilmek için neler yapmalıyım '' - Ülkenin ileri gelen insanlarını sürgüne mi göndereyim ? - Ülkenin ileri gelen insanlarını hapse mi atayım ? - Ülkenin ileri gelen insanlarını kılıçtan mı geçireyim ? diye sorar Ünlü hocanın cevabı : - Sürgünde toplanıp sana karşı başkaldırırlar, - Hapishaneler militan yuvası olur, kontrolden çıkar, - Onlardan sonraki kuşak intikam hırsıyla büyür, tahtını sallar. Çözüm olarak şu nasihatı verir: ''İnsanların arasına nifak tohumları ekeceksin, birbirleriyle savaşınca hakem olarak kendini kabul ettireceksin ama anlaşmaya giden bütün yolları tıkayacaksın.'' Sadece bunları bilsek, herşeyi daha güzel göreceğiz. Saygılarımla
__________________ ... mezarcılar öldüğünde kazmalarını gömmezler. ...ruhum kokuşacağına ağzım koksun Ne verirseniz alırım, Ben bir DİLENCİYİM |
| 2 kullanıcı bu yararlı bilgilendirme için parpali08 kullancısına teşekkür ediyor : | ||
oguzgolcik (01.05.08), wakan (01.05.08) | ||
| Sponsorlar |
| |
|
#2
| ||||
| ||||
| Alıntı:
Ancak bilinçli bir süreç olarak gördüğüm ,tarih olgumuza sahip çıkmak, tarihimizi çok iyi incelemek gibi noktalardan tamamen uzaklaştırılmış bir sistemin amacının ne olduğu malum. Bu gün 1 Mayıs İşçi kendi bayramı, hakl bahar bayramı diye kutlamak istiyor.. Bırakın insanları bayramlarını kutlasınlar. Terörist davranışları körükleyen ve provakatif düşünceleri insanların beyinlerine , davranışlarına yerleştiren zihniyetlerin çıkarlarına alet olamamayı becermeliyiz artık. teşekkürler değeğrli paylaşımınız için.
__________________ ![]() Sağlam Kafa Sağlam Vücutta Bulunur.. |
| Sponsorlar |
| |