iconBütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 00:59 . | Nüve Foruma Hoşgeldiniz! Forumumuzdan yararlanmak için lütfen Üye Olun !

» Nüve Forum » gazete haber ve makale yorumları » Tartışma Platformu » Bir Terapi Hikayesi

Tartışma Platformu Gündemdeki önemli konular ve onlar hakkında yapılan yorumları buradan okuyabilir, siz de kendi yorumunuzu paylaşabilirsiniz... Tartışmaya katılabilirsiniz.

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 27.08.06, 14:23
Standart Bir Terapi Hikayesi

ugur - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Çekingen
Üyelik tarihi: May 2006
İletiler: 67
Send PM

27.08.06, 14:23



BİR TERAPİ HİKAYESİ

İnsanların anlatacakları hep bir hikayeleri vardır. Her hikayedeki olayın aslında mutlaka onu oluşturan, duygularla örülmüş başka bir hikayesi vardır. Esas o hikaye olayı anlatan kişinin kendisini, davranışlarını, ilişki kalıplarını ortaya koyar. İkinci hikayede olay yoktur, DUYGU VARDIR. Bu duygunun sesini duymak için çok basit sorular sormak, her kelimeye ayrı bir değer ve dikkat vermek gerekir. Araya sıkışmış bir tek kelime, bazen ise ısrarla vurgulanan ve tekrarlanan bir kelime problemin nerede olduğunu anlatır.

İnsanın kendi kendisi ile yüzleşmeye oturması çok kolay değildir, egosundan izin alması çok kolay olmaz. Duygusaldır. Duygularımızı hep anlatıyor görünürüz ama aslında kendimizle ilgili hiç bir şey anlatmayız. Bizi rahatsız eden problemleri geçebilmek için kullandığımız iki yol vardır.

1. Problemle yüzleşir,çözer ve yolumuza devam ederiz.

2. Problemle yüzleşmek istemeyiz çünkü çözüm üreteceğimize inancımız yoktur, kendimizi çaresiz hissederiz.Yolumuza devam edebilmek için bunu yok sayarız, bastırırız ve ruhumuzun kuytu köşelerinden birinde karanlık bir odaya iteriz.

Eğer problemi çözmek için birinci yolu seçmiyorsak, ikinci yolda yaptıklarımız mutlaka ayağımıza dolaşacaktır. Ruhumuzun kuytu köşelerine ittiğimizi düşündüğümüz hatta yok saydığımız kaygılarımız bastırıldıkları, kapatıldıkları o odada ne yazık ki hiçte itildikleri küçük halleri ile kalmaz, BİR BAHÇEYE DİKİLMİŞ TOHUM GİBİ büyüyerek, zamanla kök salmaya ve dal budak vererek ruhumuzu ele geçirmeye başlar.Bir gün ruh artık bu yükü kaldıramaz hale gelir.

İnsanların ruhunun bir kaldırma kapasitesi vardır. Doğduğumuz günden itibaren hayat yolunda ilerleriz. Kimi zaman dış dünyanın stres verici olaylarının yarattığı küçük kayalar kimi zaman ciddi yaşam travmalarının getirdiği büyük kayalarla yolumuz tıkanır. Önümüze çıkan bu zorlukları hemen alır içimize atarız çünkü yolumuza devam etmemiz lazımdır. Yükümüz artar, yolumuz açılır. Fakat yükler taşıma kapasitesini geçer ve ruh feryat etmeye başlar. RUHUN DİLİ YOKTUR, ÇOĞU ZAMAN FERYADI BEDENİMİZDE DİLLENİR. Dostlar yükünüzü hafifletin.
__________________
YA İSTİKLAL YA ÖLÜM.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Sponsorlar
  #2  
Alt 07.09.06, 11:51
lehrerin - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Atılgan
Üyelik tarihi: Jul 2006
İletiler: 706
Ettiği Teşekkür: 31
49 tane iletisine 78 kere teşekkür edilmiş
lehrerin olağanüstü bir gizeme sahip!lehrerin olağanüstü bir gizeme sahip!
  Send PM
Standart Ynt: BİR TERAPİ HİKAYESİ

güzel bir yazıydı..paylaşımın için teşekkürler
__________________
http://rehberiniz.blogspot.com/
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Sponsorlar