iconBütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 05:51 . | Nüve Foruma Hoşgeldiniz! Forumumuzdan yararlanmak için lütfen Üye Olun !

» Nüve Forum » gazete haber ve makale yorumları » Tartışma Platformu » 1'i bir daha hesaplayın! / Senai Demirci

Tartışma Platformu Gündemdeki önemli konular ve onlar hakkında yapılan yorumları buradan okuyabilir, siz de kendi yorumunuzu paylaşabilirsiniz... Tartışmaya katılabilirsiniz.

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 03.10.06, 09:16
Standart 1'i bir daha hesaplayın! / Senai Demirci

kurbagagobegigibiyanak
Ziyaretçi
İletiler: n/a
Send PM

03.10.06, 09:16




Dünyayı bir uçtan bir uca uçarak geldim bu yazının eşiğine. İstanbul’dan göğe doğru yükseldikten sonra, dünya altımda harita gibi akmaya başladı. Sınırlardan geçerken hiç “tıkırtı” sesi duymadım. Hatay’ı geride bırakıp az ötedeki Lübnan ve İsrail topraklarına bakarken aşağıdan hiçbir gürültü erişmedi kulaklarıma. Irak’ın eteklerini sıyırarak süzüldüm gökyüzünde; Bağdat’ın acıları hiç pürüz oluşturmadı uçuşuma. Basra
Körfezi üzerinde de aynı sıradanlıkta yol aldım, Hint alt-kıtasını kolayca yutuverdi uçağım. Derken Pasifik Okyanusu kıpırdamaya başladı ayaklarımın altında. Ne Açe’den bir çaresizlik dokundu göğsüme, ne Endonezya’nın tsunami yetimi çocukları kesti yolumu.

İlk uzun uçuşum bu... Yirmi saatin içine iki günbatımı, bir gün doğumu sığdı. Yukarıdan bakıldığında dünya sanki hiç kırışıksızmış gibi, hiç telaşsızmış gibi, hiç acısız ve sevinçsizmiş gibi suskunca kayıyor, usulca yuvarlanıyor. Karmaşalar, kavgalar, hınçlar, sevinçler, korkular, umutlar, hüzünler, kaygılar bulutların puslu görüntüsü altında eriyip gidiyor. İstersem, hayallerimin yumağına sarıyorum onları. Dilersem, dudağımın arasında söze getirip hece hece diriltiyorum onları. Becerebilirsem, tahminim rakamları arasında ayağa kaldırmaya çalışıyorum aşağıdaki detayları.


Şimdi, “dünyanın dibi”nde, Avustralya’dayım. Melbourne’lü dostların yüzünde, uçarı bakışımın ayaklarını yere indirmeye çalışıyorum. Varlığın pürüzlerini, hayatın iniş çıkışlarını yeniden keşfediyorum. Ne zamandır harita üzerinde, uzak bir köşede suskunca bıraktığım Avustralya kıtasının kıpır kıpır nabzını alıyorum. Bir kez daha anlıyorum ki, hayata ya iki kanadın arasından bakıp detayları aldırışsız geçeriz ya da inip aşağıya geçip gidenlerin dizi dibine oturup bekleriz, eğleşiriz, ağlaşırız.


***

Hayata yukarıdan bakıp aldırışsız geçip gitmek ile aşağıya inip her duygunun dibinde oturup ağlamak arasındaki farkı Melbourne’lü dostlardan Mehmet Dinç’in burada yayınlanan Dünya gazetesindeki köşe yazılarından ilham alarak anlamaya çalışıyorum.


***

Keyfinizin tam ortasında, kahvenizin en tatlı yudumunda, reçelin, kızarmış ekmeğin üzerine incecikten yayılmaya hazırlandığı sırada, ince bir ambulans sireni süzülüverirse içeri, ne yaparsınız?


Nereye doğru yuvarlanır tekerlekleri ambulansın? Hangi telaşları taşır içinde?

Kimin babası son nefesine doğru yaklaşır?

Hangi çocuğun nefesi cılızlaştıkça, bir babanın bir annenin ruhunda fırtınalar başlar?

Kahvenin tadı damağınıza yayılırken, ambulansın çığlıklarının ardı sıra koşanların ayak sesleri vicdanınızın eşiğine değiyor mu?


Sanki içinde insan yok gibidir ambulansın. Bir film efekti gibi gelir en fazla. Televizyonun alt yazısında, rakamlar çıkar önümüze savaşlara dair... “Bombalı saldırı: 60 kişi öldü.” Sanki o 60 rakamının içinde insan yok gibidir. Sanki uzaktan gördüğümüz o ateş ve duman bulutunun arasında, buruk bir umutla kurulmuş sofraya beklenen çocuklar yok gibidir. İnsansızdır rakamlar, insafsızdır haberler, iz’ansızdır akıllar.


Ambulans sireni kızarmış ekmeğin üzerindeki reçele hiç toz kondurmadan geçtiği gibi, 60 insanın eksilmesi de içimizde bir yerlerde bir taş olsun düşürmez. Bize acıyı çağrıştıran, yüreğimizi kanatmaya hazırlanan, ayağımızı ben-merkezimizin kıyısından çekip kaydırmaya aday ne varsa, hemen yabancılaştırıyoruz onları, derhal etiketliyoruz, paketleyip vicdanımızın eşiğinden uzak bir yere koyuyoruz.


Farkında olmadan yaşadığımız bu “uyku” halini Mehmet Dinç şöyle tarif ediyor: “İnsanlar garip bir körebe oyunu oynuyor gibi. Fakat bu oyunda herkes ebe, herkesin gözleri kapalı ama kimse kimseyi aramıyor hatta herkes birbirinden kaçıyor. Gözlerini açıp başkasını, başkasının dertlerini, sıkıntısını gören oyunu kaybediyor. Kimse bana oyunu kaybediyorsun demesin, ben zaten oynamıyorum.”


***

Mehmet Dinç’in yazılarından şaşırtıcı bir not: “Güneydoğu’da en sıcak çatışmaların yaşandığı 90’lı yıllarda bölgede alay komutanı olarak görev yapan Osman Pamukçu Paşa, o günleri anlattığı hatıratına şu sözlerle başlar:


‘Dünyada bir tane en güzel çocuk vardır ve her anne o çocuğa sahiptir.’”


Doğrudur; hiçbir delikanlı, spikerin kolayca dilinden döküverip bir sonraki habere geçtiği “Çatışmada 5 er şehit oldu!” cümlesinin içindeki bir rakamdan ibaret değildir. O 5 rakamının içinde beş tane “1” saklıdır.


O “1”in her birinin içinde “dünyada bir tane bulunan en güzel çocuk” yaşamaktaydı. Dünyada bir tane olan en güzel çocuk ölmüştür artık. O güzel çocuğun annesinin dünyasından eksilen bir tane rakam değildir; rakamların en küçüğü olan “1” hiç değildir.


Uçmuyorsanız hayatın üzerinden, o “1”leri bir daha hesaplayın! Olur mu?



Senai Demirci


Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Sponsorlar
  #2  
Alt 03.10.06, 11:18
all rigth - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Araştırma Görevlisi
Üyelik tarihi: Jun 2006
İletiler: 3.245
Ettiği Teşekkür: 13
83 tane iletisine 112 kere teşekkür edilmiş
all rigth olağanüstü bir gizeme sahip!all rigth olağanüstü bir gizeme sahip!all rigth olağanüstü bir gizeme sahip!
  Send PM
Standart Ynt: 1'i bir daha hesaplayın! / Senai Demirci

Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 03.10.06, 12:29
byzantion - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Deli Dolu
Üyelik tarihi: Aug 2006
İletiler: 313
Ettiği Teşekkür: 0
8 tane iletisine 13 kere teşekkür edilmiş
byzantion yakında çok ünlü biri olacak!
  Send PM
Standart Ynt: 1'i bir daha hesaplayın! / Senai Demirci

ellerine yüreğine sağlık güzel arkadaşım.
__________________
http://onursalozgol.googlepages.com
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 03.10.06, 13:18
kurbagagobegigibiyanak
Ziyaretçi
İletiler: n/a
  Send PM
Standart Ynt: 1'i bir daha hesaplayın! / Senai Demirci

Senai abimize diyosun di mi ?
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 06.10.06, 09:30
all rigth - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Araştırma Görevlisi
Üyelik tarihi: Jun 2006
İletiler: 3.245
Ettiği Teşekkür: 13
83 tane iletisine 112 kere teşekkür edilmiş
all rigth olağanüstü bir gizeme sahip!all rigth olağanüstü bir gizeme sahip!all rigth olağanüstü bir gizeme sahip!
  Send PM
Standart Ynt: 1'i bir daha hesaplayın! / Senai Demirci

Keyfinizin tam ortasında, kahvenizin en tatlı yudumunda, reçelin, kızarmış ekmeğin üzerine incecikten yayılmaya hazırlandığı sırada, ince bir ambulans sireni süzülüverirse içeri, ne yaparsınız?


boğazım da kalır ...zaten dün akşam koca bi fabrika yanmış fenişte....yazık oldu..tam uyucam...e-5 bize yakın olduğu için..her haltı duyabiliyorum....hergün yüzlerce ambulans ve itfaiye geçiyor..allah yardım cıları olsun demekten başka çare yok...üzülüyor insan hali üzere... :05 :05 :05
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 06.10.06, 11:44
kurbagagobegigibiyanak
Ziyaretçi
İletiler: n/a
  Send PM
Standart Ynt: 1'i bir daha hesaplayın! / Senai Demirci

Okumanıza sevindim. Çok hoş bir yazı.
Bir gün forum ahalisi olarak toplanıp Senai bey'in sohbetine gidelimderim. Taksim ,Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezinde haftanın bir günü sohbeti var.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Sponsorlar