Haber spikeri ve program yapımcısı Arzu Erdoğral, Cumhurbaşkanı Sezer'e fişleme ihbarında bulundu. "Tanıdığım biri var fişlemek ister misiniz Sayın Cumhurbaşkanım?" dedi.

Tanıdığım biri var fişlemek ister misiniz Sayın Cumhurbaşkanım
Arzu ERDOĞRAL
Çankaya Köşkü'ndeki resepsiyonlara eşi başörtülü milletvekillerini davet etmemekle ünlenen Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, görev süresinin bitimine az bir süre kala şanına yakışır icraatlara imza atıyor…
Kısa bir süre önce Sayın Sezer, belediyelerde çalıştığı öne sürülen başörtülü bayanların peşine düşmüş İstanbul Valiliği'ne verdiği talimat ile tartışmalara neden olmuştu. Başörtülülere hayat hakkı tanımayan bu uygulamanın yetki sınırlarını aştığı söylenmişti.
Bu olayın yankıları daha bitmeden Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in, bürokrat atamalarında MİT raporlarını yeterli görmeyerek sivil polislere araştırma yaptırdığı da ortaya çıkmıştı. Üstelik bu araştırma o kadar profesyoneldi ki duyanları hayrete düşürmüştü. Polisler atanacak bürokratların oturduğu apartmana giderek kapıcılara bürokratın eşinin başörtülü olup olmadığını soruyordu. Tam bu nasıl bir iş derken, Zonguldak’tan sesler yükseldi.
Sayın Cumhurbaşkanım izindeyim.
Zonguldak Karaelmas Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Bektaş Açıkgöz, doçentlik ve profesörlük kadrosu vereceği öğretim üyeleriyle bizzat görüşmüş bu görüşmenin ne kadar Sezer tarzı olduğu kısa sürede ortaya çıkmıştı. Çünkü Sayın rektör aynı Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yücel Aşkın gibi Sayın Cumhurbaşkanının yolunu takip etmişti.
Açıkgöz doçentlik ve profesörlük kadrosu vereceği isimlerin yapılan akademik sınavları geçmesini yeterli görmeyerek, öğretim üyeleriyle bizzat kendisi görüşmüştü. Bu da yetmemiş görüşmeye eşinizi de getirin" demişti. Çünkü bakmak istemiş, öğretim üyelerinin eşleri güzel yemek yapıyor mu yapmıyor mu?
Sezer’e yardımcı olmak isteyen rektör görüştüğü hanımlara resepsiyonlara alınmayan milletvekilleri eşlerine farklı bir makamda yemek verebilirler mi diye soracakmış. Yoksa amaç eşi başörtülü olan öğretim üyelerine doçentlik ve profesörlük kadrosu vermemek değilmiş.
Şimdi kulağıma bazı sesler geliyor. Bu büyük bir haksızlık diye.
Hayır efendim
Bu kesinlikle bir haksızlık değil.
Başta Sayın Sezer olmak üzere rektörlerimizin bir çoğu, bazı siyasiler v.s 28 sürecini özlemiş isimler ve o dönemde ki gibi canları birilerini fişlemek istiyor.
Üstelik bu işi Cumhurbaşkanı yapmışsa bu iyi bir iş.
Tüm bu olanlar gerçekten harika.
Tam bir profesyonellik.
Bu olaylar ortaya çıkalı üzerinden zaman geçti ama halen anlatırken heyecanlanıyor ve gurur duyuyorum.
Bu yaşananlar sayesinde ilerliyor kalkınıyoruz.
Başörtülüler bir yerlerde olmadıkça modernleşiyor bilimde çığ açıyoruz.
Ülke olarak bu fişlemeler sayesinde ABD’nin ve İsrail’in en büyük dostu oluyoruz.
Dahası her birimiz profesyonel fişleyici olmak istiyoruz…
Bende bu işte katkım olsun istiyorum,
Ve bir ihbarda bulunuyorum
Tanıdığım bir teyze var 90 yaşında.
Namaz kılıyor başörtüsü takıyor.
Kızı var doktor.
Çalışmak istiyor.
Üstelik başörtülü.
Onunda kızı var.
O da Üniversiteye girmek istiyor.
Ancak onun da başı örtülü.
Sayın Cumhurbaşkanım bu kadın çok tehlikeli.
Fişlemek ister misiniz?











Normal