iconBütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 06:07 . | Nüve Foruma Hoşgeldiniz! Forumumuzdan yararlanmak için lütfen Üye Olun !

» Nüve Forum » gazete haber ve makale yorumları » Tartışma Platformu » Gülen'in devleti yıkma planı var mı?

Tartışma Platformu Gündemdeki önemli konular ve onlar hakkında yapılan yorumları buradan okuyabilir, siz de kendi yorumunuzu paylaşabilirsiniz... Tartışmaya katılabilirsiniz.

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 17.01.07, 19:14
Standart Gülen'in devleti yıkma planı var mı?

Deli Dolu
Üyelik tarihi: Jun 2006
İletiler: 385
Send PM

17.01.07, 19:14



Fethullah Gülen'in, yönetimi yıkma, yerine yenisini kurma düşüncesi var mı? Bu düşenceye sahip olanlara nasıl bakıyor? Gülen, bu soruların cevabını bakın nasıl veriyor:
İşte Zaman Gazetesi'nden Ahmed Şahin'in Fethullah Gülen'in son kitabı Fikir Atlası'ndan alıntıladığı ifadeleri...

"Hocaefendi, devleti yıkma düşüncesine nasıl bakıyor?

Bu milletin eli kalem tutup ağzı laf yapan bazı aydınlarının ithamları hep aynıdır:
- Sakın günümüzün dindarlarına mühim yerlerde yer vermeyin. Çünkü dindarlar ellerine geçen ilk fırsatta mevcut yönetimi yıkıp yerine kendi yönetimlerini kurmaya kalkışırlar. Bunlar rejim karşıtıdırlar.

Bundan dolayı bazı kesimde, dindarlar rejimi yıkmak için fırsat kollayan kimseler olarak algılanmış, maalesef buna inanmış bir kitle de meydana getirilmiştir. Bu itham ve isnatlar ne kadar doğrudur? İsterseniz Hocaefendi'nin Nil Yayınları'ndan çıkan "Fikir Atlası" kitabındaki görüşlerinden bir alıntı yaparak konuyu bir de Hocaefendi'nin penceresinden inceleyelim. Bakalım yönetimi yıkma, yerine yenisini kurma düşüncelerine Hocaefendi nasıl bakıyor, kendisini dinleyenlere ve okurlarına nasıl baktırıyor bir görelim.

***

Tenkit ve Tahrip!..

"- Tenkit ve tahrip kolaydır, ancak öyle meseleler vardır ki, onların hiç mi hiç tahribe tahammülleri yoktur. Mesela, işleyen bir devlet yapısı bunlardan (tenkitle tahribe tahammülü olmayanlardan) biridir. Siz kendi kulübeciğinizi yıkıp yerine yenisini yapabilirsiniz, ama kalkıp aynı anlayışla yapacağım diye devleti tahrip ederseniz, arada öyle ciddi boşluklar, rahneler meydana gelir ki, onları bir daha tamir edip dolduramazsınız!

Bir devletin bazı kararları yanlış ve bozuk olabilir, milletin meselelerini dünyaya anlatmada ve dış politikada yetersiz kalabilir.

Ancak sizin bu yanlış karar ve politika yerine teklif edeceğiniz tutarlı alternatif kararlarınız yoksa ve dış politika adına sunacağınız makul bir teklifiniz, sonra onu sağlam bir zemine oturtma plan ve projeniz mevcut değilse, ulu orta konuşmanız ve onların tahribine teşebbüs etmeniz hainlik olur. Ve bu millete karşı hainlik sayılır.

Ben günümüzdeki devlet yapısına yönelik bu tür tenkitleri, çeşitli dönemlerde Osmanlı padişahlarına karşı tavır alınıp, onların alaşağı edilmesine benzetiyorum. Hep, "Hele bir indirelim, sonra yerine yenisini buluruz." denmiş, devlet tahrip edilmiş, ehil birisi bulunamayınca da, koskoca devlette uzun süre kaoslar yaşanmıştır. Ne acıdır ki, bu mantıksızlık ancak Devlet-i Âliye'nin gümbür gümbür yıkılmasıyla idrak edilebilmiştir.

Mesela, Rıza Tevfik böyle bir sürece katkıda bulunanlardan biridir. Koskocaman ülke tarumar olup, İngilizler İstanbul'u, Yunanlılar İzmir'i işgal edince ve "el elden üzülüp yar elden gidince", işte o zaman bir şadırvan başına oturup adeta bir çocuk gibi hıçkıra hıçkıra ağlamış ve hepimizin bildiği "Sultan Hamid'in Ruhaniyetinden İstimdat" şiirini yazmıştır. Dahası, koskoca bir milleti maceraya sürükleyen Talat, Enver, Cemal Paşalar adına da, dile alınmayacak acı sözler sarf etmiştir. Mehmet Akif gibi Müslüman aydınlarda da aynı şeyi görmek mümkündür. Bu mübarek zevat, devleti idare edenleri sürekli çeşitli sıfatlarla suçlamış; gün gelip devlet yıkılıp her şey hak ile yeksan olunca da, bu milleti yeniden toplamaya ya da ölümüne mersiyeler dizmeye başlamışlardır. Bu mübarek insanların tam göremedikleri bir şey vardı; o da devletin bölgedeki konumuydu. Evet, Devlet-i Âliye bölgede hatta bütün dünyada bir muvazene unsuru idi. O yıkılınca huzur da kayboldu..."

"- İşte bu yüzden ben her zaman, devletin bazı yanlışları karşısında, 'Hele bir yıkalım, sonra nasıl yapılacaksa öyle yaparız." mülahazasının, kocaman Devlet-i Âliye'yi bir macera hesabına yıkanların mülahazalarından farklı olmadığı şeklinde değerlendirmişimdir.

(Lütfen şu satırlara özel bir dikkat!)

"- Bizim şimdiye kadar bu yanlış hesapları yapanlarla hiç alakamız olmadı! Aksine var olduğumuz günden beri, bazen ağlayarak, bazen de ümitle gönülleri şahlandırarak, bu milletin, bir sarsıntı yaşamaması için hep kalbimin korunması gibi bir ihtimam göstermiş ve tehalükle çırpınmışımdır. Hatta o devlet erkanının, beni Sefiller'deki şakîler gibi senelerce köy köy, kasaba kasaba koşturtması, yakın takibe alması ve soluklarımı bile tespit etmeye çalışması, beni hiçbir zaman devletimize karşı bir kötülüğe sevk etmemiştir ve etmeyecektir de!.."

***

- Ne dersiniz, bu fikirlerin sahipleri hâlâ devleti yıkma niyetiyle suçlanabilir mi?

Bu türlü suçlamayı sürdürenlerin iyi niyetle ilgileri bulunabilir, iddialarına değer verilebilir mi?"

__________________
Yok olmayan bir izzet ve şerefin seninle olmasını istiyorsan, fâni bir izzet ile aziz ve bahtiyar olmaya çalışma
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Sponsorlar
  #2  
Alt 17.01.07, 19:43
nuvekolik
Ziyaretçi
İletiler: n/a
  Send PM
Standart Ynt: Gülen'in devleti yıkma planı var mı?

Fethullah Gülen Fatih Altaylı'ya yanıt verdi !
Fatih Altaylı'nın "irtica yok Gülen var" yazısına Gülen'den yanıt geldi.14 Ekim 2006 09:34

Fethullah Gülen, Sabah Gazetesi'ndeki köşe yazısında 'İrtica yok, Gülen var' başlıklı yazı kaleme alan Fatih Altaylı'ya cevap verdi.

Fethullah Gülen hocaefendinin avukatı Orhan Erdemli yaptığı açıklamada "Yargının beraat hükmü verdiği hususlar hakkında bir kişiyi kamuoyuna suçlu olarak sunmak yargısız infazın ötesinde yargıya rağmen infaz değil midir" diye sordu.

İleri sürülen iddiaların tamamen asılsız ve dayanaksız olduğunu kaydeden Av. Orhan Erdemli, Fethullah Gülen hocaefendi ile ilgili suçlamaların hayal ürünü ve gerçek dışı olduğunu belirtti.

Müvekkilinin yargılandığı Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki davasında beraat ettiğini hatırlatan Erdemli şöyle konuştu: "Evrensel hukuk kuralları gereği hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı olmadan hiç kimse topluma suçlu gibi sunulamaz ve suçlu muamelesine tabi tutulamaz. Fatih Altaylı'nın müvekkilime isnat ettiği eylemlerle ilgili, müvekkilim aleyhine hiçbir yargı kararı yoktur."

Fethullah Gülen hocaefendinin yasalara aykırı hiçbir faaliyeti olmadığını vurgulayan Orhan Erdemli daha önce de Fatih Altaylı'nın iddia ettiği konularla ilgili yayınlar yapıldığını ve bu yayınları yapan yayın organları hakkında tekzip, tazminat ve ceza kararları bulunduğunu kaydetti. Erdemli, hukuk devletinde kişilerin ancak hukuk kurallarına aykırı fiilerinden dolayı suçlanabileceğini sözlerine ekledi.

samanyoluhaber.com
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Sponsorlar