| Tartışma Platformu Gündemdeki önemli konular ve onlar hakkında yapılan yorumları buradan okuyabilir, siz de kendi yorumunuzu paylaşabilirsiniz... Tartışmaya katılabilirsiniz. |
![]() |
| | LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
#1
|
|
02.03.07, 18:00
BİR İNGİLİZ HAYRETİ! Dr. M. Celâlettin Yücel’in“BÜTÜN DÜNYA TÜRKLERİ” Kitabından(Cemal Kutay. Tarih Sohbetleri. İstanbul 1967, s.4, s.26-27.) Remziye Örselli/27 Şubat 2007 Üçüncü Selim devrinde İran tahtında Fetih Ali Şah vardı. KAÇAR soyundan öz Türk bir Şah…Tahran’daki İngiliz sefiri Sör John Malkolm adlı politikacı, aynı zamanda değerli bir Doğu bilgini idi veher İngiliz vatandaşı gibi, (İntellicens Servis) İngiliz haber alma ve milli emniyet müessesesinin tabii azasıydı. Bu zat İngiltere’ye döndükten sonra hatıralarını neşretti. Bu hatıralarda, İntellicens Servis’e de bildirdiği kaydıyla İran, Osmanlı, Afgan, Hiyve, Buhara Saraylarındaki Hanedan’ın kan ve ırkı üzerinde yaptığı araştırmaların sonucunu açıklıyordu. Fetih Ali Hanla görüşmesini ve KAÇAR sülalesinin asıl kaynağının Orta-Asya’dan kopup gelen bir Türk Boy’u olduğunu kaydederek diyor ki: “- Zaten İran Sarayını, İstanbul’daki Osmanlı Padişahının Sarayından ayırmak güçtür. Hatta ben, Kâbil, Hiyve, Buhara, ve Kaşgâr’da gördüklerimi esas alırsam, tahran Sayrında Türk adetleri İstanbul Sarayı kadar Bizans ve Avrupa tesiri altında kalmadığı için Türk ananelerini daha fazla muhafaza etmiştir. Garip olan, ne Türkistan’daki Hanların, ne İran Şahının, ne de Osmanlı Padişahının bu müşterek cepheleri, kan, ırk ve din birliğini göz önüne almadıkları, hatta bunlara değer de vermedikleridir. Türkler, Afganlılar ve Türkistanlılar Sünni, İranlılarla bir kısım Orta_Asya Türkleri Şiidir. Aslında çok basit olan bu ayrı görüşler, anlaşılmaz sebeplerle asırlardır kan dökülmesine yol açmıştır. Türk milli vahdetini zedeleyen bu ayrılık, Papaların da dikkatini çekmiş, mezhep mücadelelerinin iç yüzünü öğrenmek ve bu ayrılıktan istifade etmek çarelerini aramışlardır. İran, Osmanlı Türkleri ve Afganlılarla, Afganlılar Türkistanlılarla, Türkistanlılar da her ikisi ile de devamlı savaş halindedirler. Bu didişmelerden istifade eden tek memleket de bütün bu ülkelerin en büyük düşmanı olan Rusya’dır. Rusya, büyük bir maharetle bu ayrılıkları daima tahrik etmekte ve hepsi de esasta aynı ırk ve dinden olan bu milletlerin kendisine karşı birleşmesine muvaffakiyetle mani olmaktadır. Bir yabancının kısa zamanda fark ettiği şu hakikatlerin, bu milletleri idare edenler tarafından tabii karşılanması ve adeta değişmez netice sanılması karşısında hayret duymamak elden gelmez.” Bu satırlar kaç senelik?150 senelik!.. Durup dururken, 1967 Türkiyesinde mezhep ayrılıklarını körükleyenlerin kimlerden ilham aldıklarını şimdi anlıyor musunuz? Bu ülke için şer kuvvetleri harekete geçince, üzerinde tepindikleri mevzular hep aynı… Belki birbirlerinden haberleri yok, fakat kötünün ve fesadın öyle bağları var ki, asırlar öncesindekinin menfi ruhunu temsil ediyor |
| Sponsorlar |
| |