iconBütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 06:05 . | Nüve Foruma Hoşgeldiniz! Forumumuzdan yararlanmak için lütfen Üye Olun !

» Nüve Forum » gazete haber ve makale yorumları » Tartışma Platformu » Kenan Evren: Kürt Eyaleti Kurulsun

Tartışma Platformu Gündemdeki önemli konular ve onlar hakkında yapılan yorumları buradan okuyabilir, siz de kendi yorumunuzu paylaşabilirsiniz... Tartışmaya katılabilirsiniz.

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 08.03.07, 17:10
Standart Kenan Evren: Kürt Eyaleti Kurulsun

08.03.07, 17:10





Kenan Evren: Kürt Eyaleti Kurulsun
28.02.2007 08:19
"Kenan Evren'den bomba açıklamalar: Türkiye eyalet sistemine geçebilir, Leyla Zana ile görüşürüm, Kürt Genelkurmay Başkanı vardı..." Daha neler neler...

Kürtlere kardeş muamelesi yapmalıyız. Kaç senesi var bilmem ama Türkiye ileride eyalet sistemine geçebilir.

Kerkük'te haklarımız var ama gidip de işgal etmemize karşıyım. Türkiye, Kerkük'e girerse bütün dünyayı karşısına alır. Kürtlere kardeş muamelesi yapmalıyız."

DTP MECLİS'E GİRSİN
"Meclis'e komünist de İslamcı da giriyor. Bu da girsin. Biz seçim barajını, bu partiler Meclis'e giremesin diye çıkarmış değiliz.''

ZANA İLE GÖRÜŞÜRÜM
"Bugüne kadar Leyla Zana'nın randevu talebi olmadı. Ama olsa görüşürüm. Kimseden çekinmem.''

KÜRT DEVLETİ KURULDU
"Biz istediğimiz kadar 'Hayır' diyelim, orada bir Kürt devleti var. Çünkü biz zamanında gerekeni yapmadık."

EYALET SİSTEMİ OLABİLİR
"Bölge valiliklerini eyalet olur diye düşünmüştük. Türkiye ilerde eyalet sistemine geçebilir."

Kürt Genelkurmay Başkanı bile oldu
"Diyorlar ki, 'Kürtler bağımsızlığını ilan eder.' Edemez! Aynı haklar tanınırsa niye ayrılmaya kalksınlar? Bu ülkede Kürtler Genelkurmay Başkanı bile oldu. Cemal Gürsel için de 'Kürt' derlerdi."



Kenan Paşa'nın bu sözleri çok tartışılır

1 - Artık bir Kürt devleti var Kerkük'ü işgal doğru olmaz 2 - Eyalet sistemine geçebiliriz Haklar tanınırsa ayrılma olmaz 3 - Leyla Zana ile görüşebilirim DTP Meclis'e girmeli, yumuşar.

7. Cumhurbaşkanı Kenan Evren, Kuzey Irak'ta Bölgesel Kürt Yönetimi Başkanı Mesud Barzani'nin ''Türkiye'nin, bağımsız Kürt devleti fikrine alışması gerektiği" sözleri için "İstediğimiz kadar hayır diyelim, Kürt devleti kuruldu artık'' yorumunu yaptı. Türkiye'nin ileride eyalet sistemine geçebileceğini ifade eden Evren, "Bundan korkmamak lazım. Diyorlar ki, 'Kürtler bağımsızlığını ilan eder. Edemez! Aynı haklar tanınırsa niye ayrılmaya kalksınlar? Kürtlere kardeş muamelesi yapmalıyız" diye konuştu.

'KABAHAT BİZDE'
Kenan Evren, Barzani'nin Kürt devleti, Kerkük, PKK konusunda yaptığı açıklamaları SABAH'a değerlendirdi. Barzani'nin, "Kürtler'in bağımsız olma hakkına sahip bulunduğu, Türkler, İranlılar ve Arapların bu fikre alışmaları gerektiği" yolundaki açıklamasına Evren, şunları söyledi: "Söylediği Irakta'ki Kürt devleti. Adamların parlamentosu var mı, var. Liderleri, Cumhurbaşkanı seçildi mi? Talabani, seçildi. Barzani'de onların başına geçti mi? Geçti. Biz istediğimiz kadar 'hayır' diyelim, orada bir Kürt devleti kuruldu. Kabahat bizde zamanında gerekeni yapmadık. Bu saatten sonra yapacak bir şeyimiz yok. 'Burası Irak toprağı. Kürt devleti derken', Irak içinde bir federasyon olacak belki. Vaktiyle bunlara, kırmızı pasaport verdik. Hep yumuşak davranıldı. Ben bunlara taraftar değildim o zaman. O tarihlerde reaksiyon göstermek gerekirdi. Barzani'ye şimdi nasıl tepki vermek gerekiyor bilmiyorum. Düşmanla konuşamazsan savaşacaksın. O nedenle konuşulmalı. Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'ün, 'Düşmanımızla bile konuşmalıyız' sözlerine katılıyorum."

'KARDEŞÇE GEÇİNEBİLİRİZ'
Evren, Türkiye'nin Kerkük'e girmemesi gerektiğini de söyledi. Evren, ''Kerkük'te haklarımız var onları savunmalıyız ama gidip de işgal etmemize karşıyım. Türkiye Kerkük'e girerse bütün dünyayı karşısına alır'' görüşünü savundu. 7. Cumhurbaşkanı Kenan Evren, Demokratik Toplum Partisi'nin (DTP) Meclis'e girmesinden rahatsızlık duymayacağı görüşünü de tekrarladı. DTP'nin parlamentoda yer almasının Türkiye'ye uzun vadede fayda getireceğini savunan ve "DTP Meclis'e girerse bir şey olmaz'' diyen Evren, sözlerini şöyle sürdürdü: "İlk zamanlar belki çatışmalar olur ama yavaş yavaş durulur. Türkiye'de ortam yumuşar, Meclis'e komünist olan da sağcı olan da İslamcı olan da giriyor. Bu da gelsin girsin. Meclis'e girmeyecekse parti neden kuruluyor. Kardeşçe geçinmeyi öğrenmeliyiz. 'Baraj yüzde 7'ye indirilebilir' dedim." Bugüne kadar Leyla Zana ile görüşmediğini belirten Evren, "Zana'nın benden bir randevu talebi olmadı. Ama olsa görüşürüm" dedi.
'İleride eyalet sistemine geçilebilir'

Türkiye'nin ileride eyalet sistemine geçebileceğini ifade eden Kenan Evren, yıllar önce bölge valiliği hakkında kanun hükmünde kararname çıkardıklarını ancak Özal hükümetinin bunu onaylamadığını belirtti. "Yetkilerin bu kadar dağıtılması iyi değil'' diyen Evren, "Bu bölge valilikleri belki de eyalet olur diye düşünmüştük. Bundan korkmamak lazım. Diyorlar ki, 'Kürtler bağımsızlığını ilan eder. Edemez! Aynı haklar tanınırsa niye ayrılmaya kalksınlar? Kürtlere kardeş muamelesi yapmalıyız. Kaç senesi var bilmiyorum ama Türkiye ileride eyalet sistemine geçebilir" diye konuştu. Türk ve Kürtler'in tek bir hamur olduğunun altını çizen Kenan Evren, bu konuda ise şunları söyledi: "Bizde ayrı gayrı yok. Askerler arasında Kürtler orgeneralliğe kadar çıkmış, general olmuştur. Hatta Genelkurmay Başkanı olan Cemal Gürsel için de 'Kürt' derlerdi. Belki yanlıştır bilmiyorum. Ama bizim böyle bir ayrımımız yoktu."

'Kart-kurt'tan eyalete

Evren 12 Eylül askeri darbesinden sonra "Devlet Başkanı" olduğu dönemde şu görüşleri savunmuştu: "Kürt diye bir şey yoktur. Onlar dağ Türküdür. Bu, Güneydoğu'daki insanlarımızın, dağlarda karda yürürken ayaklarından çıkan kart kurt diye seslerden oluşmuş bir kavramdır. Onun için bu isimle anılmışlardır."

Haber: Elif Koralp/Sabah
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Sponsorlar
  #2  
Alt 08.03.07, 17:11
nuvekolik
Ziyaretçi
İletiler: n/a
  Send PM
Standart Ynt: Kenan Evren: Kürt Eyaleti Kurulsun

İşte Kenan Evren'in 8 eyaleti

Türkiye'nin eyalet sistemine geçmesi gerektiğini söyleyen eski Cumhurbaşkanı Kenan Evren, dün ülkenin 8 eyalete bölünebileceğini açıkladı. İşte Kenan Evren'in 8 eyaleti:
01 Mart 2007 07:33
Yazı boyutunu büyütmek için


Evren bu eyaletleri "Ankara, İstanbul, İzmir, Adana, Erzurum, Diyarbakır, Eskişehir, Trabzon" olarak sıraladı.

7'NCİ Cumhurbaşkanı Kenan Evren, sürpriz bir açıklamayla Türkiye'nin eyalet sistemine geçmesi gerektiğini söyledi. Evren dünkü Sabah Gazetesi'nde yayınlanan sözlerini bir adım daha ileri götürerek Türkiye'nin hangi eyaletlere bölünebileceğini açıkladı. Evren'e göre Türkiye 8 eyalete bölünebilir. Eski Cumhurbaşkanı, bu 8 eyaleti şöyle sıraladı:

"Ankara, İstanbul, İzmir, Adana, Erzurum, Diyarbakır, Eskişehir, Trabzon."

Evren, Hürriyet'in bu konudaki sorularını şöyle cevapladı:

ASLINDA 1980’LERDEN BERİ DÜŞÜNÜYORUM

Bir zamanlar söylemek suçtu. Böyle bir fikre nasıl geldiniz?

Aslında bu düşüncem yeni değil. Daha 1980'li yılların başında bunları düşündüm. Çünkü Ankara'dan 81 ile hákim olmak zor. Uykularım kaçıyordu. Ben Cumhurbaşkanı'yken İçişleri Bakanı bunu dile getirdi.

O zaman niye bir şey yapmadınız?

Aslında yaptık. 1983 yılında Danışma Meclisi tatile girdiğinde bizim kanun hükmünde kararname çıkarma yetkimizi devrettik. Bölge idare mahkemelerini kurarken bu zihniyetle hareket ettik. Türkiye'yi birtakım bölgelere böldük. Yetkileri oraya devrettik.

GÖREMEYEBİLİRİM AMABU ADIM ATILMALI

Peki eyalet sistemi fikrine nasıl geldiniz?

Cumhurbaşkanı iken Bavyera'yı ziyarete gitmiştim. Baktım üç bayrak çekmişler. Bir Türk, öteki Alman bayrağıydı. Bu üçüncüsü ne bayrağı diye sordum. 'Burası Bavyera Eyaleti, onun bayrağı' dediler. Birçok ülkede bu var. Amerika da böyle yönetiliyor. Pakistan da. Yönetim zorlaşınca ülkeler eyaletlere bölünüyor.

Türkiye de buraya gelmeli mi diyorsunuz?

Mutlaka gelecek diyorum.

Ne zaman gelecek?

Belki 10 yıl, belki 30, belki 50 yıl. Ben 90 yaşındayım. Belki ben görmeyeceğim. Ama Türkiye bir gün mutlaka bu adımları atacak. Yoksa huzur bulmamız mümkün değil.

CESUR ADIMLAR ATIP DÜNYAYA UYMALIYIZ

Yükselen milliyetçilik akımı buna izin verir mi?

Şimdi bakıyorum, ortada vatan kurtaran aslanlar geziyor. Tutturmuşlar bir karış toprak vermeyiz diye. Toprak niye gitsin? Bunlar dünyaya ayak uyduramayan insanlar. Huzur bulmak istiyorsak cesur adımlar atmalıyız.

Bir zamanlar Özal bunu söylediğinde hakkında yazılmadık yazı, söylenmedik söz kalmamıştı. Siz nasıl söyleyebiliyorsunuz?

Evet Özal bunu Güneydoğu'da bir yerde söylemişti. Onun annesi Kürt'tü. Şimdi ben söylüyorum. Birilerinin söylemesi lazım. Geldiğim yaş ve yaptığım işler bana bu cesareti veriyor. İşte ben de çıkıp söylüyorum.

KÜRTLER DE BİZİM VATANDAŞLARIMIZ

Bir de seçim barajının düşürülmesi gerektiğini söylüyorsunuz.

Evet onu da söylüyorum. Yüzde 10 barajı yüzünden birçok parti seçime giremiyor. Kürtler de giremiyor. Biz o barajı Kürtler girmesin diye koymadık. Koalisyonlar çıkmasın, istikrar olsun diye koyduk.

Kürt sorununa da daha ılımlı bakıyorsunuz.

Evet onlar bizim vatandaşımız. Marmaris'te Kürtler buraya gelmesin diyorlar. Ben de, ’Onları çalışmak için siz çağırdınız, bırakın çalışsınlar. 10-20 sene sonra onlar buranın insanları olurlar' diyorum.

Kimi 'Gerçeği gördü' kimi 'Vay halimize' dedi

YEDİNCİ Cumhurbaşkanı Kenan Evren'in Güneydoğu'da eyalet sistemi ve Kürtlerle ilgili sözlerine, özellikle muhalefet milletvekilleri ve partileri tepki gösterdi. Evren'in sözlerine tepkiler şöyle:

Kürtler kardeşimiz

Berhan Şimşek (CHP-İstanbul)12 Eylül'ü gerçekleştirmiş bir mantıktan, bir anlayıştan, Türkiye'ye eyalet sistemini sunmasının ötesinde bir şey beklenemez. Kendisine yakışır bir ifadedir. Kürtler zaten bizim kardeşimiz. Eyalet sistemini Kenan Evren'den başkası da dile getiremezdi. Zamanında Erdoğan da benzer ifadede bulunmuştu. Türkiye'de dinci yapılanmanın temeli olan 12 Eylül harekatı bir noktada parallelik arz ediyorsa bu dikkat çekicidir.

Mümkün değil

Süleyman Sarıbaş (ANAVATAN-Malatya) Federatif yapı, bölgesel kalkınmanın modeli olarak düşünülür yoksa ayrılıkçı olarak düşünülemez. Türkiye, AB üyesi olduğu takdirde mümkündür. Ama bu safhada ülkemiz üzerinde bu derece kuşatma olduğu bir dönemde ANAVATAN olarak mümkün görmüyoruz.

Yeni taşeronluk

Muhsin Yazıcıoğlu (BBP Genel Başkanı) Anlaşılıyor ki, Sayın Evren, yeni bir taşeronluk görevi üstlendi. Birileri adına mikrofon görevi üstlendi. Türkiye Cumhuriyeti'ne savaş açmış, binlerce Türk gencinin kanına girmiş olan terör örgütünü besleyenlere, onlara ağababalık yapanlara, hamilik görevine soyunmuştur. Irak'ın kuzeyinde yeni bir İsrail devleti kurulmaya çalışılıyor. Bu yapının en büyük tehdit alanı, Türkiye Cumhuriyeti'dir.

Olumlu gelişme

Ahmet Türk (DTP Genel Başkanı) Darbe yapmış birinin bunları söylemesi, eyalet sistemini de bir olasılık olarak dile getirmesi olumludur. Kenan Evren de gerçeği ve çözüm yolunu görmüş görülüyor.

O savunacaksa...

Selim Sadak (Eski DEP Milletvekili) Türkiye, Kenan Evren'in bile gerisinde kaldı. Bizi Kenan Evren savunacaksa vay halimize.

Sözleri tartışma yarattı

KENAN Evren, dün Sabah Gazetesi'nde yayınlanan röportajında, şunları söylemişti: "DTP, Meclis'e girmeli. Bu ortamı yumuşatır. Meclis'e komünist olan da sağcı olan da İslamcı olan da giriyor. Bu da gelsin girsin. Meclis'e gidemeyecekse neden parti kuruluyor. (...) Diyorlar ki 'Kürtler bağımsızlığını ilan eder. Edemez! Aynı haklar tanınırsa niye ayrılmaya kalksınlar? Kürtlere kardeş muamelesi yapmalıyız. (...) Kaç senesi var bilmiyorum ama Türkiye ileride eyalet sistemine geçebilir. Biz isteğimiz kadar 'hayır' diyelim Kuzey Irak'ta bir Kürt devleti kuruldu. Kerkük'te haklarımız var onları savunmalıyız ama gidip de işgal etmemize karşıyım. Türkiye Kerkük'e girerse bütün dünyayı karşısına alır. (...) Türk ve Kürtler tek bir hamurdur. Bizde ayrı gayrı yok. Askerler arasında Kürtler orgeneralliğe kadar çıkmış, general olmuştur. Hatta Genelkurmay Başkanı olan Cemal Gürsel için de Kürt derlerdi. Belki yanlıştır bilmiyorum. Ama bizim böyle bir ayrımımız yoktu."

(Hürriyet)

Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 08.03.07, 17:12
nuvekolik
Ziyaretçi
İletiler: n/a
  Send PM
Standart Ynt: Kenan Evren: Kürt Eyaleti Kurulsun




Nuh Gönültaş

Kuzey Irak Türkiye'nin eyaleti oluyor... Sen anladın onu!

Türkiye eyalet sistemine geçerse ne olur ki?Ne demek? Bu Türkiye'nin bağımsızlığını yitirmesi anlamına mı geliyor? Niçin karşı çıkıyorsunuz ki? Karşı çıkmanızın makul gerekçesi var mı?


Kenan Evren'in yaptığı 12 Eylül darbesi Türkiye'de halk tarafından en fazla kabul gören darbe oldu. Hoş bu bir askeri darbenin meşru olduğu anlamına gelmez! Hem, "Hala 11 Eylül günü akan kan nasıl oldu da 12 Eylül günü bıçak gibi kesildi" sorusunun makul cevabı da verilmedi. Ya o bir sağdan bir soldan idamlara ne demeli... PKK'nın büyüyüp gelişmesinde de 12 Eylül'cülerin attığı yanlış adımların etkisi büyük. Kürtçe konuşmayı yasaklayanlar kendileriydi...

Ancak, Kenan Evren'in bugün karşımıza getirdiği öneri Türkiye'nin kurtuluşunun, büyümesinin, ve bölgesinde hatırı sayılır, nüfus sahibi bir güç olmasının tek akıllı yolu. Geçmişte böyle yaptı, şimdi ne söylerse söylesin red mi edeceğiz. Statükocular, en çok da CHP, Kenan Evren'in eyalet önerisine karşı çıkıyor. Türkiye'de en statükocu yapı CHP'dir.. Deniz Baykal öyle bir adam değil ama, yönettiği partisi maalesef öyle... Almanya, Fransa, Amerika...

Bütün büyük bildiğimiz ülkeler.. Eyalet sistemi ile yönetiliyor. Eyalet sistemine geçmemizde korkacak ne olabilir ki? Laiklik mi elden gider... Kemalist sistem mi çöker... Kürtler bağımsızlığını mı ilan eder. Ey statükocular... Korkmayın, korkacak bir şey yok! Laiklik diyorsunuz.

Osmanlı zamanındaki dini ortam şimdi var mı? Osmanlı'nın adı laik değildi ama fiilen büyük hoşgörü vardı. Soralım, Türkiye'deki azınlıklar dinlerini, dünyalarını Osmanlı Devleti'nde mi daha rahat ve özgürce yaşıyordu, yoksa TC'de mi?.. Osmanlı fiilen laik, resmen laik değil... TC resmen laik, fiilen değil. İşte ikisi arasındaki en büyük fark da bu. Ey, demokrasiden, fikir özgürlüğünden bahsedenler...

Ne olur yani Eyalet düzenine geçilirse... Fikir özgürlüğü mü kısıtlanır, yoksa artar mı? Herhangi bir konuda bir yeni öneri getirildiğinde Türkler hemen ikiye ayrılır. Bir kısmı "Devletin bundan ne menfaati olacak" diye sorar. Diğerleri de "Halkın bundan ne menfaati olacak" diye sorar. Hangi soru daha doğru soru olur, eğer Türkiye eyalet sistemine geçerse... İnsanların ne menfaati olacak... Türkiye'yi bırakıp da Kuzey Irak'a mı gidecekler....

Tam tersine Kuzey Irak'takiler Türkiye'ye katılmak için çaba sarfedecekler. Kafamıza çuval geçirenlerden korkmuyoruz da, kendi desteklediğimiz iki aşiret liderinden korkuyoruz. Olacak şey mi? Genelkurmay Başkanı Amerika'ya gidiyor ve kimlerle görüşüyor? Kafamıza çuval geçiren Amerikalı komutanların komutanları ile... Eeee... Bunda ne var ki... Daha ne olsun, anladın sen onu! "Kişisel değil, kurumsal konuştum" deniliyor.

Ama o konuşmanın arkasından yapılan Milli Güvenlik Kurulu toplantısı bildirisi öyle demiyor. Financial Times Türkiye'den "güdümlü" haberler yazıyor, askerle siviller karşı karşıya gelecek diye... İyi de MGK'dan çıkan karar kurumsal mı yoksa kişisel mi oluyor? Kenan Evren bugüne kadar uygulanan yanlış politikalarla büyütülen, dev haline getirilen Kürt Sorunu'nun Türkiye'nin bölünmesine yol açmadan çözümünü gösteren bir öneri ile milletin karşısına çıkmıştır. Eyalet sistemi Türkiye'yi küçültmez, aksine büyütür.

İşte o zaman biz Türkiye'nin sınırlarının da bugünkülerinden çok daha ileride olduğunu göreceğiz. Kuzey Irak'taki Kürtlerin kendi başlarına ayakta durmaları mümkün değil. Bunu onlarda biliyor. Türkiye Bölgenin en büyük ülkesidir ve daha da büyümesi için eyalet sistemi gereklidir.

Çünkü bölgedeki bütün ülkeler gözlerini Türkiye'ye dikmiş durumdalar. Türkiye Suudi Arabistan dahil bölgedeki bütün ülkelerin tek hamisi haline geliyor. İnşallah o günler çok uzak değil. Sadece bize dar gelen bu elbiseyi revize etmeliyiz. İçimizdeki statükocular mı? Boşverin onları, o kadar da önemli değiller artık.

Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 08.03.07, 17:13
nuvekolik
Ziyaretçi
İletiler: n/a
  Send PM
Standart Ynt: Kenan Evren: Kürt Eyaleti Kurulsun



Nuh Gönültaş

Türkiye büyüdüğünde küçük kalmamak için...

Buradan; Türkiye büyük güç olacak... Bölgesindeki en kudretli ve nüfuzlu ülke olacak...


Sınırları bugünkü sınırlarının çok ötesine taşacak... diye yazıyorum. Bu cümlelerden rahatsız olan insanlar oluyor. Türkiye'nin büyümesinden gelişmesinden kim rahatsız olur? Tabii ki, küçük olsun benim olsuncular... Oysa, büyük olsun hepimizin olsun demek daha doğru.. Bunu nereden söylüyorum. Rüya mı görüyorum, yoksa hayal mi kuruyorum.

Elbette değil. Haritayı okuyorum. Gelişmeleri izliyorum. Analiz ediyorum. İnsanımızdaki heyecanı gözlüyorum. Dünyanın Türkiye'ye ilgisini gelecek analizlerime katıyorum. Çevremizdeki gelişmelere bakıyorum... Sonuç, dediğim gibi çıkıyor. Bugün bize hayal gibi gelen birçok şeyin kısa vadede gerçekleşeceğini göreceğiz inşallah. Uluslararası ilişkilerimizin başdöndürücülüğünü görmüyor musunuz?

Daha şimdiden Ankara bölgenin en hareketli başkenti. Bugünden Ankara'nın bölgesel çapta yaptığı girişimler, yaptığı önderlikler gözle görülmeyebilir. Hatta bunların başkalarının hanelerine yazıldığını da görebilirsiniz. Hiç önemli değil. Bölgedeki bütün hareketliliğin arkasında mutlaka Ankara'nın bir parmağı var. İşte bazı örnekler: Hamas- El Fetih Liderleri'nin Suudi sarayında anlaştırılmasının arkasında kim var sanıyorsunuz.

Ya Pervez Müşerref'in "Önemli İslam ülkeleri inisiyatif alıp Ortadoğu'daki krize el atsın, bu konuda Türkiye ile görüş birliği içindeyiz" sözleriyle sizce hayalet bir ülkeden mi bahsediyor. İKÖ Genel Sekreteri İKÖ'nün vizyonunu ve rolünü yeniden şekillendirirken acaba Ankara'dan bağımsız mı hareket ediyor. İslam ülkelerindeki yardım kuruluşların tek çatı altında toplanmaya çalışılması çok önemli bir proje. İslam barış gücü, islam ordusu denilen projelerin önderi kim?

Bu güç bölgedeki bütün çatışma bölgelerine Amerika ya da Avrupa'dan önce intikal edemez mi? Artık Türkiye'nin üzerindeki ölü toprağı kaldırılıyor. Aptal mıyız yani? Amerika'nın hedefinin bütünüyle İslam ülkeleri olduğunu görmüyor muyuz? Bakın bakalım. Amerika bugüne kadar müslüman ülkelerden başka kime saldırmış? Ve Türkiye Amerika'nın o kadar da büyük olmadığını Irak harekâtı ile de anlamış oldu.

İşte Irak, ikinci Vietnam olmak üzere... Hatta Vietnam'dan beter... Bölge ülkelerinde Amerika'ya olan güvenin yok olmasından doğan boşluğu Türkiye dolduracaktır. Bölgemizdeki bütün ülkeler kendilerini sahipsiz ve hamisiz hissediyorlar. Hepsi için güvenlikli yer Türkiye'dir. İşte bütün bu gelişmelerin tepe noktasında bulunan Türkiye'nin, Cumhuriyetin kurulması ile birlikte kendi elleriyle besleyip büyüttüğü bir iki büyük sorununu çözebilmesine de yardımcı olacak bu gelişmeler.

Kimse Kenan Paşa'ya kızmasın. Gerçekleri görüyor ve söylüyor. Benim geleceği göremeyenlere uyarım şu: Şimdiden Büyük Türkiye'ye hazır olun. Aksi takdirde Türkiye büyüdüğünde kendinizi çok küçük hissedeceksiniz! Avrupa Birliği mi? Avrupa Birliği'nin canı cehenneme... MİT Müsteşarı, Kenan Paşa... boşuna konuşmuyorlar... Dünya'da birçok ülkede ne kadar insanın Türkçe öğrendiğini bilmek bile böyle düşünmeye yeter de artar bile...

Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 08.03.07, 17:18
nuvekolik
Ziyaretçi
İletiler: n/a
  Send PM
Standart Ynt: Kenan Evren: Kürt Eyaleti Kurulsun




Nuh Gönültaş


En büyük paşa Evren Paşa...

Bu ülkenin insanlarının tuhaf bir huyu var. Gerçeklerle ilgilenmiyoruz.


Kendi tezimizi doğrulayan iddialara ise vahiy muamelesi yapmayı tercih ediyoruz. Alın işte size KKTC. Misak-ı Milli sınırları içinde olmayan, üzerinde garantörlük dışında herhangi bir hakkımız bulunmayan Kıbrıs'ta icat ettiğimiz KKTC devletine bizden başka inanan kimse yok. Orada bir devlet yok ama bize göre var!

Alın size Kuzey Irak. Bize göre orada bir Kürt devleti yok. Federasyon da yok. Kürt liderler de yok. İş için oraya giden binlerce Türk firması da yok. Ama biz kabul etsek de etmesek de devlet çoktan kurulmuş Kuzey Irak'ta. Adına ister Kürdistan deyin, isterseniz Adı Yok devleti deyin.

Ya da 28 Şubatçılara göre bu ülkede başörtüsü sorunu yok. Üniversiteli kızlar, üniversitelere istedikleri gibi gidebiliyorlar. Başörtüsü problemi olmadığı için her yıl binlerce genç kızımız, yurtdışındaki üniversitelerde okumayı tercih ediyor. Ülkenin genç beyinleri ve ayrıca dövizimiz yurtdışında akmıyor bu durumda. Sorun yok yani... Tabii eski bir darbeci general çıkıp da bu gerçekleri haykırdığında kimsenin gıkı çıkmıyor.

7. Cumhurbaşkanı Kenan Evren demiş ki mesela; "Biz istediğimiz kadar 'Hayır' diyelim, orada bir Kürt devleti var. Çünkü biz zamanında gerekeni yapmadık." Hatta demiş ki Evren, "Türkiye eyalet sistemine geçebilir, biz zaten bölge valiliklerini bunun için düşünmüştük." Başka şeyler de söylemiş paşa. DTP Meclis'e girsin demiş mesela: "Meclis'e komünist de İslamcı da giriyor. Bu da girsin. Biz seçim barajını, bu partiler Meclis'e giremesin diye çıkarmış değiliz... Leyla Zana ile görüşürüm.." Yani "korkmayın" demiş Evren. "Bu adamların dağda olmasındansa siyasette yer almaları daha iyidir" demiş. Tıpkı Mehmet Ağar'ın söylemeye çalıştığı gibi.

Elbette tıpkı Ağar'ın lafını bir tarafından anlayanlar olduğu gibi Evren'in sözlerini de tersten anlayanlar olacaktır. Ama merak etmeyin, kimsenin maçası Kenan Paşa'ya yetmez. Şimdi... Bu noktada... Evren Paşa'nın röportajını okuduktan sonra geçen aylarda yazdığım yazılar aklıma geliyor da...

Okuyucu beni rüya görmekle suçlamıştı. İşte bakın, Kenan Paşa bile o noktaya gelmiş! Türkiye'nin siyasal yapısını mutlaka değiştirmesi gerekiyor. Bunu uluslararası system bize dayatıyor. Ama bu onların düşündüğü gibi bizim zararımıza olacak bir durum değil. Cumhuriyetle birlikte besleyip büyüttüğümüz temel sorunlarımızı bu şekilde ancak aşabiliriz. Bölgemizdeki her gelişme bizi bu duruma doğru itiyor.

İş, Kenan Evren'in söylediği noktaya doğru hızla ilerliyor. Fazla sürmez, cumhurbaşkanlığı seçiminden sonra bu işler hızlanır. Genel seçim bu tartışmaların gölgesinde yapılır. Ondan sonrası ver elini büyük, demokratik, bağımsız Türkiye...

Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 09.03.07, 15:06
nuvekolik
Ziyaretçi
İletiler: n/a
  Send PM
Standart Ynt: Kenan Evren: Kürt Eyaleti Kurulsun

Darbe, lideri ve eyalet sistemi

Türkiye kafası karışık insanların ülkesidir. Dünün faşisti bugün karşınıza kökten demokrat olarak çıkabilir.
Veya sosyalist diye birlikte yola çıktığınız insanların aslında ağır ırkçı olduğunu fark edebilirsiniz.
Elbette değişim diye bir gerçeklik vardır ama bu topraklarda tanık olduğumuz değişim gerçekten insanın ağzını bir karış açık bırakacak nitelikte.
Bakınız, şekil a: Kenan Evren.
Yaklaşık 30 yıl önce darbe yoluyla yönetime el koymuş, küçük çocukların yaşı büyütülerek asılmasına onay vermiş bir insan.
Lütfü Doğan ona "Güneş Müftüsü" demişti.
Hani köylerde, kasabalarda namaz çıkışı insanlar cami avlusunda toplanır, aralarında en bilgili gördüklerine sorular yöneltir.
O da doğumdan dünyanın oluşumuna, Bush'tan İran'a kadar her konuda konuşup insanları aydınlatır.
Gençler hatırlamaz Evren bir dönem böyleydi.
Turistik bölgelerde halka "Soğan kestiğiniz bıçakla ekmek kesmeyin"den tutun, siyasete, ekonomiye, televizyon programlarına kadar her konuyu içeren konuşmalar yapardı.
Sırf bunları yapmazdı elbette.
Onun yönetiminin oluşturduğu bir Diyarbakır Cezaevi vardı.
Sıradan Kürdü PKK'lı yapan bir kurumdu.
Hasan Cemal "Kürtler" isimli kitabında çok güzel anlatmıştı, insanlara sırf etnik kökeninden dolayı en aşağılayıcı muamelelerde bulunulurdu burada.
Kıçına cop sokulanlardan pislik yemeğe zorlananlara kadar türlü rezil örnek yaşanmıştı.
Çünkü onlar Kürt'tü.
Şimdi, onlara bu muameleyi layık gören darbenin lideri çıkıp hepimizi hayretler içinde bırakacak açıklamalar yapıyor.
Ardında darbe lideri dışında bir imaj bırakmak için olabilir veya nedamet getirmiş olabilir.
Gerekçesi ne olursa olsun, görmezden gelinecek sözler değil.
Değil, çünkü herkesin, özellikle kimi sivil siyasetçilerin bölünme paranoyasına, "öteki"ni düşman gösterme yarışına girdiği bir ortamda bir darbenin lideri çıkıyor, üstelik Kürtlere hiç iyi gözle bakmamış bir darbenin lideri, bakın neler diyor:
"DTP Meclis'e girsin. Meclis'e komünist de giriyor. Bu da girsin.
Biz istediğimiz kadar hayır diyelim, orada bir Kürt devleti var.
Türkiye ileride eyalet sistemine geçebilir.
Kürtlere kardeş muamelesi yapmalıyız.
Kerkük'te haklarımız var ama gidip de işgal etmemize karşıyım."
Bunlar Türkiye'de hiçbir sivil siyasetçinin kolay kolay söyleyemeyeceği, söylese bile arkasında duramayacağı laflar.
Ve bu lafları 12 Eylül'de "Kürt yoktur, dağ Türkü vardır" diyen bir darbe lideri ediyor ve sivil siyasetçiler hala "Kerkük'e girelim" diye Meclis'ten yetki kararı çıkarmaya çalışıyor.
Dediğim gibi, Türkiye'nin kafası karışık.
Umarım bu karışıklığı bir kazaya uğramadan atlatırız.

http://www.sabah.com.tr/2007/03/01/yaz41-40-120.html
ergunbabahan
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 09.03.07, 15:18
nuvekolik
Ziyaretçi
İletiler: n/a
  Send PM
Standart Ynt: Kenan Evren: Kürt Eyaleti Kurulsun


ergunbabahan

Vatan haini

Evren'in idari yapılanmaya ilişkin sözleri bir açıdan Türk medyasının kafa yapısını ortaya koyması açısından bir "turnusol kağıdı" işlevi gördü.
Evren'in sözleri üzerine başlayan tartışma, Türkiye'de medyanın köşe taşlarını tutan kişilerin özünde ne kadar statükocu olduğunu bir kez daha açıkça gözler önüne serdi.
Eli kalem tutan önemli bir kesim, Evren'e "vatan haini" yaftası vurmakta gecikmedi.
Türkiye'de insanlara en kolay yapıştırılan etiket bu zaten: "Vatan haini."
30 yıldır 12 Eylül'ü damardan destekleyen köşe yazarları bile birden Evren'in "Amerika'nın adamı" olduğunu keşfetti.
Malum çevreler suç duyurularında bulundu, savcılık inceleme başlattı falan.
Fikirler üzerinden değil, etiketler üzerinden tartışmayı seviyoruz. Dikkat ederseniz çok az köşe yazısında Türkiye'nin idari bir reforma ihtiyacı olup olmadığı, varsa nasıl bir reform yoluna gidilmesi gerektiği tartışıldı.
Türkiye 80 yıl önce oluşturulan idari yapıyla mı yoluna devam edecek, çağın gerçeklerini görmezden mi gelecek; bu gündeme gelmedi.
Fikirden çok küfürleri işittik her zaman olduğu gibi. Bu ortamda elbette bölünme korkusunun payı çok.
Bölgesel bir idari yapılanmanın Kuzey Irak'taki Kürt oluşumuyla birleştiğinde ayrılıkçı rüzgarı güçlendireceğinden korkanlar var.
Bu gerçeğe bir de PKK'nın şiddeti terk etmediği gerçeğini eklerseniz, fikir tartışması ortamını sağlamanın güçlüğü ortaya çıkıyor.
Coğrafyasının bir bölümünde şiddetin siyasal bir araç olarak kullanıldığı veya kullanılma tehdidinin sürdüğü bir ülkede düşünce üzerinden tartışma yürütmek zor. Yine de Türkiye kamuoyuna yön veren kesimlerin bu rüzgarın dışında kalmaya gayret göstermesini beklemek hakkımız diye düşünüyorum.
Vatanı sadece kendilerinin sevdiğini düşünen ve herkesin kendileri gibi sevmesini isteyen bu kalemler kendilerini görünmez bir düşünce kalesine hapsetmiş durumda.
Onlar için iş dünyası hırsız, muhafazakarlar şeriatçı, reform isteyen siyasiler veya düşünce adamları vatan haini.
Böyle bir ortamda ülke gerçeklerinin zorladığı değişimleri gerçekleştirmek, reform yapmak çok zor.
Özal'dan bu yana "sistem" tartışması açan herkes bu kesimin salvo ateşine maruz kalıyor, siniyor.
Oysa Türkiye'de herkes Ankara'dan yönetilen bürokratik anlayıştan rahatsız.
Her gün gazetelerde bürokrasinin yanlış uygulamalarından, ağır işleyişinden, halka hizmeti değil de halkı aşağılamayı uygun gören anlayışından yakınan haberleri okuyoruz.
Ama bu yapıyı değiştirmeyi tartışmaya gelince bir küfür kıyamettir gidiyor.
Tek parti dönemi anlayışını yansıtan bir zihniyetin hakimiyeti köşelerde uçuşuyor. Çünkü halk onların istediği insanları seçmiyor.
Aslında onlar kendilerine uygun bir halk yaratmak istiyor ama bunu açıkça söyleyemiyor.
O yüzden değişim isteyen herkese basıyorlar yaftayı: Vatan haini

http://www.sabah.com.tr/2007/03/04/yaz41-40-137.html
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 09.03.07, 15:20
nuvekolik
Ziyaretçi
İletiler: n/a
  Send PM
Standart Ynt: Kenan Evren: Kürt Eyaleti Kurulsun


ergunbabahan
Eyalet sistemi ve anayasamız

Kenan Evren Türkiye'nin eyalet sistemine geçebileceğini söylüyor ama kendi yazdırdığı anayasayı okumamış görünüyor.
Aslında dikkatli bir okuma, Evren'in kamusal yetkilerin bölgelere dağıtılması anlamını içeren federal bir yapıyı değil de, merkezin yetkileri elinde tutmaya devam ettiği bölgesel bir sistem istediğini gösteriyor.
Yani üniter devletin yetkilerini çevreye dağıtmasını önermiyor.
Bu sistemde bölgesel birimler, yerel yönetimler veya özerk bölgeler şeklinde örgütlenebilir ama yetkiyi yine de merkezden alır.
Merkez de gerektiğinde bu yetkiyi geri çekebilir veya bölgelerin aldığı kararları bozabilir.
Prof. Dr. Oktay Uygun'un daha önce sözünü ettiğim HDP'deki makalesinde belirttiği gibi, federal bir yapı özellikle din, dil veya etnik özellikler göz önüne alınarak oluşturulan birimlerden oluşur.
Federe birimler, özerk yönetimlerden daha geniş yetkilere sahiptir ama yetkileri Avusturya ve Almanya'da olduğu gibi çok dar tutulmuş federe yönetimler de söz konusu olabilir.
Bu açıdan bakınca, Kenan Evren'in merkezin egemenlik haklarını elinde tuttuğu, yerel yönetimlerin alanını belirlediği bir idari yapı önerdiği sonucunu çıkarabiliriz.
Böyle bir idari yapılanmanın Türkiye'nin mevcut sorunlarını aşmaya ne kadar yardımcı olacağı elbette tartışmaya açık bir konudur.
Bugün ülkemizde federatif bir yapıyı savunanlar genelde Kürt kökenli yurttaşlarımız.
Bunlar yetkiyi merkezden alan üniter bir yapılanma yerine bölgelerin belirli alanlarda egemenlik hakkına sahip olduğu federatif bir yapıyı savunuyor.
Ancak bu mevcut anayasamız ve Siyasi Partiler Kanunu gereği bir siyasi parti programı haline gelemiyor.
Çünkü Anayasamızın 3'üncü maddesi "Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür" diyor.
Bunun ardından gelen 4'üncü madde ise ilk üç maddenin değiştirilemeyeceğini ve değiştirilmesinin teklif bile edilemeyeceğini hükme bağlıyor.
Bu durumda federal bir örgütlenme modeli en başta Sayın Evren'in kendi hazırlattığı anayasa tarafından engelleniyor.
Çünkü böyle bir değişikliğin Anayasa Mahkemesi'nden vize alması mümkün görünmüyor.
Siyasi Partiler Kanunu (SPK) da partilerin etnik kimlik üzerinden politika üretmelerini engelleyen hükümler içeriyor.
SPK'nın 80'inci maddesi çok açık biçimde "Siyasi partiler, Türkiye Cumhuriyeti'nin dayandığı devletin tekliği ilkesini değiştirmek amacı güdemezler ve bu amaca yönelik faaliyette bulunamazlar" diyor.
Bu maddenin ihlali parti kapatma sebebidir.
Ancak Evren'in sözleri Türkiye'de bir milat sayılabilir.
Çünkü yerinden yönetim ilkesi yönünde bir adım atılmasının kapısını açıyor.
Çevre birimlere daha geniş yetki veren bir model ancak demokratik sistem içinde uygulanabilir.
Çünkü bu modelin özelliği "iktidarın bölünmesi ve ulusaltı iktidar merkezlerinin ulusal karar alma sürecine katılmalarıdır" (Prof. Uygun).
Türkiye'nin bölgesel veya federe sistemi tartışmaya başlaması da demokratik olgunluğun bir göstergesi olarak ele alınmalı, konuyu gündeme getirip tartışmaya açanlara hemen "hain" damgası yapıştırılmamalıdır.
Türkiye'nin gerçeğini görüp buna uygun yönetim biçimleri geliştirmeye çalışmak mı hainlik, yoksa başını kuma gömüp kendi doğrusunu empoze etmek mi hainlik, uzun vadede yanıtlanacak bir sorudur


http://www.sabah.com.tr/2007/03/02/yaz41-40-110.html
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 09.03.07, 15:34
nuvekolik
Ziyaretçi
İletiler: n/a
  Send PM
Standart Ynt: Kenan Evren: Kürt Eyaleti Kurulsun





CENGİZ ÇANDAR

Özal federasyonu istemedi ama tartıştı eyaleti istedi ama sustu
03.03.2007 / Cengiz Çandar / Yorum


Kenan Evren hakkında Muğla Cumhuriyet Savcılığı, “eyalet sistemine ilişkin görüşleri”yle ilgili inceleme başlattı. Türkiye’nin 90 yaşındaki 7. Cumhurbaşkanı hakkında 2007 Türkiye’sinde “eyalet sistemine ilişkin görüşleri”yle ilgili inceleme başlatılabiliyorsa 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal kurtuldu demektir. Ölü olduğu için...

Yaşasa bugün 80 yaşında olacak olan 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal da ölümünden iki sene öncesinden başlayarak Türkiye’de “eyalet sistemine geçilmesi” üzerine kafa yoruyordu ve bunun Kürt sorununun çözümüne de olumlu katkısı olacağı kanısındaydı. Onun bu konudaki görüşlerini birden fazla kez dinleme fırsatı buldum.

Kenan Evren, Türkiye’de eyalet sistemine geçilebileceğine ilişkin açıklamasında, buna kapıları açacak olan “bölge valilikleri” kurulmasına yönelik düzenlemeyi Turgut Özal’ın başbakanlığındaki hükümetin kabul etmediğini söylemişti. Evren, söz konusu açıklamasında, “En az 7-8 bölge valiliği olmasını düşündüklerini” bildirerek “Bunun için bölge valiliklerinin kurulmasına yönelik 'kanun hükmünde kararname' çıkardık. Erzurum’da, Diyarbakır’da, Adana’da, İzmir’de, İstanbul’da... Ama tam da bu sırada yeni seçimler nedeniyle Meclis dağıldı. Özal hükümeti gelince kararnameyi kabul etmedi” dedi.

Sözünü ettiği yıl 1983. O tarihte başbakan sıfatını elde eden Turgut Özal, Evren’in ardından 8. Cumhurbaşkanı iken, 10 yıl sonra “eyalet sistemi”ni düşündü. 1993’te ölümünden hemen önce, bu uygulama aklındaydı.

Sadece, 7. ve 8. cumhurbaşkanları da değil, 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel de “Bu konu her dönemde olduğu gibi benim dönemimde de tartışıldı. Tartışmanın nedeni de ‘Türkiye artık çok büyüdü, tek merkezden idare zorlaştı; Türkiye’yi yönetemiyoruz’ üzerineydi. Eğitim, sağlık, imar, inşa hizmetlerinin tek merkezden yönetilmesi yerine, Almanya’da olduğu gibi, eyalet sistemine gidilmesi tartışıldı, ‘Eyalet sistemi daha iyi olur mu?’ diye konuşuldu. Ama Türkiye’nin bütünlüğü zedelenir mi diye düşünülüp vazgeçildi” açıklamasını yaptı.

Turgut Özal’ın kafasındaki “eyalet sistemi” de bir yönüyle olarak, Süleyman Demirel’in işaret ettiği, Kenan Evren’in altını çizdiği nedenlere dayanıyordu: “Türkiye artık çok büyüdü, tek merkezden idare zorlaştı.”

Turgut Özal, “eyalet sistemi”ni düşünürken bu “idari ihtiyaç”tan öteye de fikirlere sahipti.

1992’nin yaz aylarındaydı. Türkiye-Irak sınırının sıfır noktasında, Çukurca yakınlarında bir jandarma karakoluna yapılan baskında çok sayıda şehit verilmişti. Turgut Özal, dayanışma göstermek amacıyla sınır karakoluna yola çıkmıştı. Van’da kalıyorduk. Helikopterlerle Van’dan Hakkâri’ye, oradan sınıra gidildi. Öğle yemeği, Hakkâri’de askerlerle Komando Tugayı’nın yemekhanesinde karavanayı birlikte yemek amacıyla masalara gelişigüzel dağılarak yenildi. O gün, birkaç gün süren Kuzey Irak’taki operasyondan henüz dönen yüzlerce askerle birlikte.

Bir gece önce, Van’daki otel odasında, gece yarısı dolayında Turgut Özal'la sohbet ediyordum. Turgut Bey, tıpkı bir başka yakından tanıdığım uluslararası şahsiyet, rahmetli Yaser Arafat gibi, gece yarısı ile sabaha karşı 03.00 arasında zihni berraklaşan, en önemli siyasi sohbetleri ve tartışmaları o saatlere ayıran bir “gece kuşu”, yani vücut saati “noktürnal” çalışan bir kişilikti.

Konumuz, “federasyon”du. Yakın geçmişte, “Federasyonu tartışmalıyız” demişti. O gün bugündür, “federasyon yanlısı” olduğu, ismi üzerine bir etiket olarak yapışmıştır. Aslında Özal, federasyon yanlısı değildi. O konuşmamızda da neden federasyon yanlısı olmadığını anlatıyordu. Çok kişinin sanabileceği “Türkiye’nin bütünlüğü zedelenebilir” kaygısından değil. Federasyonun, en başta Kürtlere yaramayacağı kanısındaydı. Çünkü, Türkiye’deki Kürt nüfusunun yüzde 50’sinden fazlasının batıda yaşadığına, o günlerin popüler deyimiyle “Fırat’ın batısı”nda yerleşik olmasına dikkat çekiyordu.

“Geçenlerde” dedi, “Marmaris’teydim. Bir inşaatta Kürtçe türkü söylendiğini işittim. Oraya yönelip, türkü söyleyen işçilerle konuşmaya gittim. Güneydoğu’dan gelmişler. Onlarla federasyon fikrini tartıştım. 'Federasyon olursa, yerleşeceğiniz yere karar vermek zorunda kalacaksınız. Marmaris’i bırakıp, geldiğiniz yere döner misiniz' diye sordum. Hiçbiri yanaşmadı. Uyanıklar.” Bu anekdotu anlatırken gülüyordu.

Federasyonun, Türkiye’nin idari geleneği ve mevcut yapısına uyacak gerçekçi ve yararlı bir uygulama olamayacağı düşüncesindeydi.

Peki, niçin “Federasyonu tartışmaya açmalıyız” demiş ve ortalığı ayağa kaldırmış, hatta “federasyon yanlısı” etiketinin üzerine yapışmasını bile göze almıştı?

“Tartışalım ki, niçin olmayacağını, olmaması gerektiğini anlatabilelim. Biz, bunu açıkta tartışmazsak, tartışılmıyor mu sanki? Her yerde tartışılıyor ve PKK, bu tartışmadan prim sağlıyor. Tartışmayı açıkta yapalım. Federasyonun Türkiye için geçersizliğini, bunu tartışarak yapabiliriz. Tartışmayı bastırarak değil...”

Turgut Özal’ın kafası böyle çalışırdı.

Turgut Özal, terörle mücadelede gayet kararlıydı. Ancak PKK’nın, Türkiye’deki Kürt nüfus ya da kamuoyu üzerindeki nüfuzunu da görmezden gelmiyordu. O yüzden, “federasyon” kavramının da açık açık tartışılmasından yanaydı.

Aynı konuşmamızda, Türkiye için “coğrafi federasyon” değilse de bir tür “eyalet sistemi”nin uygun olacağı düşüncesini açtı. Türkiye’nin vilayetlerden oluşan birkaç eyaletle yönetilmesinin doğru olacağı kanısındaydı. “Örneğin İç Anadolu eyaleti, Akdeniz eyaleti, Doğu Karadeniz eyaleti gibi isimler olabilir. Diyarbakır da çevresindeki illerden oluşan bir eyaletin merkezi olabilir.”

Kafasında, doğu ve güneydoğunun, nüfusları ağırlıklı olarak Kürt olan ama tümüyle Kürt olmayacak, bu nedenle “etnik temele dayanmayacak” bir eyalet yapısıyla yönetilebileceği vardı. Kürt sorununun çözümü doğrultusunda, münhasıran Güneydoğu’ya değil, tüm Türkiye’ye uygulanabilecek bu sistemin de katkı sağlayacağı görüşündeydi.

“Eyalet sistemi”, Turgut Özal’ın zihninde hem Kürt sorununun çözüm çabalarıyla irtibatlıydı hem de “adem-i merkeziyet” ilkesiyle ilgiliydi. Özal, 21. yüzyılın eşiğinde Türkiye’nin “merkeziyetçi devlet zihniyeti” ile “Ankara merkezli” yönetilemeyeceği bir yana, yönetilmemesi gerektiği düşüncesini taşıyordu.

Kamu önünde defalarca vurguladığı bir şiarı, o günkü gece yarısı sohbetimizde de dillendirdi: “21. yüzyıl, bireyin yüzyılı olacak. Merkeziyetçi devlet eksenli düşünceler ve uygulamalar ıskartaya çıkacak. 21. yüzyıla şimdiden hazırlanmamız lazım...”

“Eyalet sistemi”yle ilgili görüşlerini, 1993 yılının ilk aylarında, İstanbul’a geldiği vakit kaldığı, Harbiye Orduevi’ndeki baş başa sohbetlerimizde en az iki kez daha dinledim.

Tabii, Özal’ın “eyalet sistemi”ne ilişkin tasavvuru, büyük ölçüde, kafasındaki “başkanlık sistemi”ne geçişle irtibatlıydı. Turgut Özal, ABD’ye benzer bir “başkanlık sistemi”ne geçilmesi eğilimindeydi. “Başkanlık sistemi”yle yönetilecek bir Türkiye’nin idari yapı olarak “eyalet sistemi”ne sahip bulunması da anlaşılır olacaktı.

“Başkanlık sistemi”ni Türkiye’nin tartışma gündemine, 1993 Nisan'ındaki ölümünden kısa bir süre önce sokan Turgut Özal, “eyalet sistemi”ne ilişkin düşüncesini ise yüksek sesle dillendirmedi. Düşüncesi o yöndeydi ama kamuoyu önünde açıkça deklare etmiyordu. Hem, Türkiye’nin malum “güçler dengesi”nden ötürü ama daha da önemlisi, ömrünün son döneminde yürütme gücünü yitirmiş olduğu için. Hükümet, Süleyman Demirel başkanlığında DYP-SHP koalisyonuydu. Ana muhalefet, kendi partisi ANAP, Mesut Yılmaz’ın liderliğinde “anti-Özal” bir havaya girmişti. Turgut Özal’dan Türkiye’de radikal değişiklik yönünde hangi öneri gelse, hem hükümet ve hem de ana muhalefet karşı çıkıyordu. Kafasındaki, “eyalet sistemi”ni yüksek sesle dillendirmemesinin en büyük gerekçesi buydu.

Kafasındaki o anlayışın, şu günlerde Kenan Evren’in söylediklerinden özünden pek bir farkı olmadığını şimdi anlıyorum...

Evren’in anlattığının arka planı şu: Bölge valilikleri kararnamesi 4 Ekim 1983’te hazırlandı. Bülend Ulusu hükümetinin son günlerinde hazırlanan ve çıkarılan yetki yasasına dayandırılan kararname, 13 Aralık 1983’te göreve başlayan Turgut Özal hükümetine gönderildi ve Mayıs 1984’te TBMM’de ANAP’lıların oylarıyla reddedilerek, ret kararı Temmuz 1984’te Resmi Gazete’de yayımlandı.

Basında yer aldığına göre bölge valileri kararnamesine ilişkin tartışmaların içinde yer alan dönemin bakanları, başında Kenan Evren’in yer aldığı askeri yönetime yönelik kuşku duyduklarını ifade etmişler. Örneğin, dönemin Devlet Bakanı (daha sonra Milli Eğitim) Vehbi Dinçerler, “Bu konu hükümette de partide de konuşuldu. Bu iyi niyetle konmuş olsa da ‘Bunlar zaten ülkeyi bölmek için geldiler’ diye etiket yapıştırırlar diye kaldırdık” diyor. Turgut Özal hükümetinde, “askeri yönetim bunu uygulamayıp, niçin bize, sivil yönetime bıraktı” kuşkusu ve soru işareti egemen olmuş.

Aynı Turgut Özal’ın “Başkanlık sistemiyle birlikte, Türkiye’de il sayısını 100’e çıkarıp, bunları 'eyaletler' içinde birleştirerek 'eyalet sistemine geçilmesi' konusunda çalışmalar yaptırttığı”na, dönemin Adalet Bakanı Oltan Sungurlu da basına verdiği bilgilerde değindi.

Zaten, yukarıda belirttiğim gibi, ben de birkaç kez, biri Van’da, diğerleri İstanbul (ve belki Çankaya’da da) kulağımla bu tasavvurundan haberdar oldum.

Neyse ki, bunu, yani “eyalet sistemi”ni yüksek sesle hiç savunmadı. Savunmadığı “federasyon” fikrinden ötürü üzerine bilinen etiket yapışmışken, bir de savunduğu “eyalet sistemi”ni ortaya atsaydı, başı beladan hiç kurtulmayacakmış meğerse.

Türkiye’nin “yönetici akıl”ı bu tür konularda öylesine cahil ki, 81 vilayeti “üniter yapı” sayıyor; 7-8 eyaletli bir yapıyı ise “bölücülük” gibi algılıyor. “Federasyon” ise “parçalanma” ile eşanlamlı kullanılıyor zaten.

Nereden mi biliyorum?

Haber geldi: 90’lık Kenan Evren, 12 Eylül askeri darbesinden ötürü bir kez bile savcı soruşturmasına tabi olmadı da 1983 yılında cumhurbaşkanı ile hazırlanan bir kararnamenin gerekçesini 2007’de açıkladı diye Muğla Cumhuriyet Savcılığı'nca incelemeye alındı.

Turgut Özal, “eyalet sistemi”ni sadece kapalı mekânlarda dillendirdiği için, şimdi mezarında müsterih uyuyor olmalı. Bu konuda ağzını açmış ve şayet bugün yaşıyor olsaydı, 80 yaşında bulunduğuna ve cumhurbaşkanlığı yapmış olmasına bakmaz, yakasına yapışırlardı.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 09.03.07, 17:14
parpali08 - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Güvenilir
Üyelik tarihi: Feb 2007
İletiler: 1.565
Ettiği Teşekkür: 386
569 tane iletisine 1.088 kere teşekkür edilmiş
parpali08 çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!parpali08 çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!parpali08 çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!parpali08 çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!parpali08 çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!parpali08 çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!parpali08 çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!parpali08 çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!parpali08 çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!parpali08 çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!parpali08 çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!
  Send PM
Standart Ynt: Kenan Evren: Kürt Eyaleti Kurulsun

birileri konusturruyor.dikkate almamak gerek.
anlamadığım şey ise dogu anadolu bölgesini, dogu karadenizle birleştirilerek bir bölge yapılmış olması.taban tabana zıt iki bölge olmasına karşı bu yapılmış.
__________________
... mezarcılar öldüğünde kazmalarını gömmezler.

...ruhum kokuşacağına ağzım koksun

Ne verirseniz alırım,
Ben bir DİLENCİYİM
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Sponsorlar