| Tartışma Platformu Gündemdeki önemli konular ve onlar hakkında yapılan yorumları buradan okuyabilir, siz de kendi yorumunuzu paylaşabilirsiniz... Tartışmaya katılabilirsiniz. |
![]() |
| | LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
#1
|
|
09.03.07, 11:22
Türkiye’yi parçalamak ve Milli Birliği yok etmek için yavaş yavaş sinsice çoğalan etki ajanları, sistematik bir şekilde her yere yamanarak ve birçok değişik gömleği giymeyi üstüne görev almış bu numaratörler, kendisinin etki alanına alarak, adeta Türkiye’nin defterini düreceğiz edasıyla olanca hızıyla ve büyük bir kararlılıkla, dün olduğu gibi bugünde çalışmaktadırlar. Ama kimseden çıt yok dersek de yeri var. Etki ajanlığı içerisinde yer alan ve ülkemize yapılan inanç turizmi bahanesiyle, birçok turizm bölgesinde adlarının da değiştirilerek, yabancıların mülk edinmesi sayesinde ülkenin denizlerden kuşatıldığını görmekteyiz. Harran ovası “Fırat nehri projesinide” Etki alanına dahil eden etki ajanları Güneydoğu kanadını da ele geçirmişlerdir. AB dayatması ile ülke tarımda ki kısıtlama, tarımı bitirmiş ve çiftçiler arazilerinin satışına zorlanmıştır. Çok ilginçtir ki daha birkaç gün önce bir gazete haberinde, Eskişehir’de dahi tarım arazilerinin satışı hakkında bir yazı çıkmış ve vahametinin ne olduğunu anlamaya çalışmıştık. Dün Sakarya muharebesinde İç Anadolu bölgesine giremeyen düşmanın, şimdi acıdır ki Ankara’ya kadar yaklaştığının göstergesine açıkça tanık olduk. Karadeniz ise bugün fındıkla satılmış, Eskişehir’de olduğu gibi bu bölge tarımcısı da aynı oyunla karşı karşıya bırakılmış. Keza Çukurova’da aynı senaryoda yer almış ve bunu da çiftçinin kendisi söylüyor bağıra bağıra! Güneyin incisi gitti dinleyen yok. Etki alanı Marmara’yı da kaplamış olacak ki İstanbul’da başka dinden sakallı, Bizans’ı hortlatmaya çalışıyor! Bizim sakallı ise her yerde, ayaklanmasına da gerek yok devletin tam içinde. Anglosakson sakal sistemidir bu ve her devirde çalışmıştır, tıpkı eskiden Hindistan’da olduğu gibi! Taşnak kafalı ermeni ve bunu söylerken aynı kafadan olmayan diğer, sonuna kadar Türk’üm diyen Ermeni vatandaşlarımız hariç, sahte ermeni edebiyatı ile Doğu Anadolu’da gözü olan etki ajanlarını da bunların yanına koyarsak, vay canına! Ülke tam bir felaket çemberinin içinde! Felaket çemberi derken Milli Eğitim Bakanı; bu günlerde 3 Mart 1924 Tarihli “Tevhid-i Tedrisat Kanunu’nun” içinde dinamit patlatarak! İmam hatip mezunları ve ötekiler gibi bir ayrımcılık ile Türk Milleti yerine Ümmet Milleti! Yaratma çabasına giderken ve aynı zamanda müfredat içerisinde Pinokyo’yu sünnet ettirirken. Dün ise 1964 yılında üretilen etki ajanlığı ile yabacı dille eğitimi okullara sokarak, Türkçe katliamına yol açan zihniyetle bu etki alanının içinde, Türkçe yıpratılmaya başlanmıştır. Gariptir ki Anadolu oldu şimdi Anatolia! TÜRK’ÜM demekten de korkar oldu halkımız ki bu çok önemli bir meseledir ve buna da başka bir yazıda değineceğim. Evet hortumlama hariç, çünkü hala devam ediyor, ülke içi nerdeyse tamam. Şimdi gelelim sınır dışının etki alanında neler var birazda ona bakalım. Ege’de Yunan AB dayatma hamiliği gizli rolünde ama Almanya görünürde. Akdeniz’de Kıbrıs tam bir muamma çünkü öyle istenmekte. İran ve Suriye tam bir ABD kıskacında, çünkü asıl hedef Türkiye! İki uydu devletten biri altta biri üstte (Ermenistan, Kürdistan), Türkmenler ise muallakta! Karadeniz projesinde ABD’nin gizli çalışmalarını bilmeyen yok, çünkü buradaki asıl hedefte boğazlar ve Hazar! Rusya’da sessiz kalashnikov ve birkaç füze satma peşinde! Bu noktadan sonra söyleyeceğimiz kelime de kaldık yine biz bize! Yazılanlara bakacak olursak; “Etki Ajanlığının Etki Alanı” içinde AP’nun sunup imzalattığı dayatmaları da göz önüne alırsak. Kimilerince Sevr hortlatılıyor denmesi çok hafif kalır. Hayır bu Sevr’den daha da beter. Tam bir felakettir. Felaket! İşte etki ajanının; ülkemizi içine sürüklediği vahamette şu an için budur. Bu etki ajanları kendine göre her gömleği çeşit çeşit giyer. Bu gömlek örgütlüde olur bireyselde. Örgütlü gömlek; bugün için AB-D’dir! Bireysel gömlek; renk renk gömlek giyer! Bu devletin içinde olur, medyada olur, eğitimin içinde olur. Yalancı edebiyatta ustadır! Sistematik olarak kapsama alanına alır ve yok etmeye çalışır. Sinsiliğin plancısıdır ve uygulamaktan geri kalmaz. Sürekli de mikrop gibi hareket halindedir, kime bulaşacağı belli olmaz! Aslında bu yazılanlar da hayal mahsulüdür. Sanalda yaratılmıştır ve tamamen sizin anlayacağınız dille simülasyondan ibarettir. Böyle bir oluşum ne vardır nede yaşanmaktadır. Etki ajanı ve onun etki alanı diye bir şey de yoktur. İçerde kirli siyaset ve dışardan da baskıcı bir siyaset var demekte yalandır. Bu anlatılanların tümü de safsatadır diyeceğimizi ZANNEDENLER; bizi yanlış anladınız! Yazılanların tamamı gerçektir. Unutmayın; sonunuzun geldiği günde çok yakındır. Komedi garabetler dinleyin; Bu oyunları bilmeyen yok. Yüce Türk Ulusu, Kurtuluş Savaşında başka bir versiyonda yaşamıştı bunu ve o gün tarihe TÜRK’ÜN adını silinmemecesine yazmıştı ve bundan sonrada yazacaktır. |
| Sponsorlar |
| |
|
#2
| ||||
| ||||
| gerçekten bu etki alanı ve zihin kontrolü, çok fazla geçmeden bütün insanlık aleminde savaşlara yol açacak. ben bu konuların önüne eçmenin mümkün olduğunu zannetmiyorum. ama gelgörki ülke parça parça sindirilmekte ve bu iş o kadar ustaca yapılmaktadır ki her geçen gün yapılan bu tahribattan insanımızın haberi yoktur. zaten ülkemizde bulunan avrupalılaşma kavramı TÜRK gelenek görenek ve kandi benliğimizi yavaş yavaş acı verden alıp götürmekte. UYAN TÜRK MİLLETİ UYAN sen evinde oturmuş beklerken sonun sana doğru geldiğinin farkında değilmisin !!!!!saygılarımla
__________________ Kaldır kafanı, aç gözlerini, çevrende neler oluyor Uyuma ey asil TÜRK milleti. |
|
#3
| ||||
| ||||
| Alıntı:
Saygı ile... |
| Sponsorlar |
| |