iconBütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 22:41 . | Nüve Foruma Hoşgeldiniz! Forumumuzdan yararlanmak için lütfen Üye Olun !

» Nüve Forum » kütüphane » Coğrafya ve Tarih » Konularına göre tarih » Cumhuriyet Tarihi » Bir muavanet olayı hatırlayan varmı ?

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 28.09.07, 04:12
Standart Bir muavanet olayı hatırlayan varmı ?

huramiral - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Güvenilir
Üyelik tarihi: Nov 2006
İletiler: 1.631
Send PM

28.09.07, 04:12




Fırkateyn dediğimiz gemiler yeni gelmiş malum o zamanlar hayırsızada atışpoligonu gibi kullanılıyor. Gelen geçen gemiler oraya atış talimi yapıyorlar. Eski genel kurmay başkanlarından biride fırkateynin köprüüstü dediğimiz kumanda merkezinde denetlemede. Zira fırkateynlerin ilk defa ciddi olarak sahneye çıktıkları bir atış eğitimi. Kimse daha önce bu teknoloji harikası gemileri görmemiş ilk defa sahneye çıkıyor.
Fırkateyn atış yaptı, dakika da bilmem kaç mermi atan topları ile ama o kadar sessiz ve seri ki pek bir şey anlaşılmadı. Netice tam isabet, toplardan çıkan tüm mermiler 6x6 lük hedef tahtasının içinde. Son teknoloji atış kontrol sistemlerinden de bu beklenir ama donanmanın alışık olmadığı kadar sessiz ve seri oldu atış. Zira fırkateynlerin ilk atışları çoğu kişi ilk defa görüyor bu atışı.

Paşa eski topçu ama fazla toz duman çıkmadığı için noldu dedi. tam isabet komutanım dediler. Paşa tatmin olmamıştı dürbünle falan baktılar hedefteydi mermiler. Ama nasıl bir top atışı bu dedi etrafındakilere. Neyse ödüllendirin gemiyi dedi paşa belli ki içine sinmemişti atış.

O sırada arkadan muavenet geliyor. Sanırım hemen talimat verildi paşanın gönlü olsun diye muavenette atış yapacak. Muavenet öyle bir gemi ki, O zaman için donanmanın en çok top bataryasına sahip gemisi. Nerde ise geminin her tarafı top. Dedik ya ağır toplara sahip muavenet ama fırkateynlerin yanın da teknoloji kurbanı. Atışa hazırlanması için belli bir süre lazım ama o kadar süre yok. Hızlı bir hazırlık ile İskele baş tarafındaki toplarını ateşledi muavenet. Büyük bir gürültü koptu atış sırasında sanki gök yarıldı derler ya o şekilde. Havada bir ıslık sesi ve bir kaç saniye sonra atış yapılan ada toz duman içinde göz gözü görmüyor... Etraf tam bir toz bulutu bırak hedef tahtasını adayı görme imkanı yok.

işte dedi paşa. Top atışı budur. Esas Bu gemiyi ödüllendirin.

Kimse söyleyemedi paşam ada vuruldu ama hedef vurulamadı diye

Böyle bir anı işte.

Şimdilerde merak etmeyin artık hedefi de görmelerine gerek yok Gemilerimiz de ki teknoloji ve personel eğitim seviyesi çok yüksek. Ada daki evin bacasından sokarlar mermiyi merak etmeyin.

Fırkateyn dediğimiz gemi


muavenet gemisi işte bu gemi. (hayrandım ben bu gemiye)




TCG MUAVENET DM-357, 1 Ekim 1992 tarihinde NATO'nun Kararlılık Gösterisi 92 tatbikatında Amerikan uçak gemisi USS Saratoga'dan YANLIŞLIKLA! atılan bir Sea Sparrow füzesinin isabetiyle hasar gören ve hurdaya çıkan gemimizdir. Bu talihsiz olayda aralarında geminin komutanında olduğu 5 denizcimiz şehit olmuştur. Kudret GÜNGÖR komutanımı ve diğer şehitleri saygı ile anıyor , allahtan rahmet diliyorum.

Bu olay kamuoyunu pek meşgul etmedi aslında daha sonra amerika bir kaç gemiyi deniz kuvvetlerimize tazminat olarak ödedi. Ancak bu olayın neden olduğunu hala bilinmezlik içinde. Eminim ki sizlerde bilmiyorsunuz belki de bazılarınız ilk defa duyuyordur. Lütfen arama motorunuzda muavenet yazıp bu olay ile ilgili birkaç bilgi edinin. Ben de o tatbikatta idim. O füzeler yanlışlıkla ateşlenemeyecek bir kontrol sistemine sahip. Hele ki tatbikat dışı intikal seyrinde hiç mi hiç ateşlenmez. Unutulmasınlar bari. Çok iyi komutan dı çok. Ruhu şad olsun.


buda uss saratoga denilen gemi...

__________________
Sen git milyonlarca sperm arasından birinci oL.
Yaşadığın hayata bak!

Güneşi batırana, ekmeği su ile buluşturana.
Bin yıldır bizi bu topraklarda aynı anda aynı sofrada buluşturana.
ŞÜKÜR




Konu nuvekolik tarafından (28.09.07 saat 05:57 ) değiştirilmiştir.. Sebep: askerlik anıları bölümünde de bulundurulmasına karar verildi
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
5 kullanıcı bu yararlı bilgilendirme için huramiral kullancısına teşekkür ediyor :
lolipop (29.09.07), SELVILV (28.09.07), vesalius (03.10.07), zakof (01.10.07), Şebnem (29.09.07)
Sponsorlar
  #2  
Alt 28.09.07, 05:55
nuvekolik
Ziyaretçi
İletiler: n/a
  Send PM
Standart Cevap: Bir muavanet olayı hatırlayan varmı ?

ahanda bu 40 teşekkürü haketti 49 borcum var.bundan güzel askerlik anısımı olur abi



Muavenet faciası 2 Ekim 1992 unutma...


Yine Muavenet Faciası’nın yıl dönümü; 5 şehit 22 gazinin trajik hikayesi...13 yıl önce meydana gelen olayın sonrasında bizim için bir çok ibret var.Ege’de tatbikat sırasında durup dururken Amerika tarafından vurulan Muavenet Fırkateyni’ni hiç unutmamak unutturmamak gerekir.Yazıyı okuyunca daha iyi anlayacaksınız.

NASIL OLDU?
2 Ekim 1992 günü, planlamasında “gerçek atışın bulunmadığı” Display Determination Tatbikatındayız. Dinlenme anında, yani herkes uykudayken, tam gece yarısı Amerikan Uçak Gemisi Saratoga attığı 2 Sea Sparrow Füzesiyle Fırkateynimizi vurdu.

Birer saniye arayla atılan 2 füzenin biri komutanın bulunduğu kaptan köşkünü,diğeri kurmay ekibin bulunduğu savaş harekat merkezini vurdu.

OLAY SONRASI
Faciadan sonra olanları kısa başlıklarıyla hatırlatayım:

Yaralı personelimiz helikopterle Saratoga’ya ameliyata alındı...

Saratoga’dan bir ekip geliyor füze parçalarını almak istiyor.

Bir assubayımız Recep Kayacı “delilleri yokedecekleri” kaygısıyla parçaları vermedi.

5 şehit 22 yaralıya, koca gemimizin hurdaya dönmesine rağmen tatbikat kesilmedi.

Hiç birşey olmamış gibi devam etti.İşte ilk sorgulanması gereken skandal bu...

GAZİLER NE DİYOR?
Konuştuğum hiçbir gazi, örneğin olayda bir kolunu ve bir bacağını yitiren Üsteğmen İlter Özdil, ciğerlerinde hala füze parçası taşıyan Teğmen Uluç Kılıç ve diğer personel olayın asla “kaza olmadığını” söylediler.Sea Sparrow Füzeleri öyle omuzdan atılan bir tanksavar roketi değil.Bu başlı başına bir sistem. Bir kaç personelin, geminin radar ve bilgisayar sistemlerinin kombine olarak atışa karar vereceği bir silah sistemi. O sırada gemiler dost sularda, ortada tehdit yok.Şüpheli bir gemi yaklaşsa dost-düşman tanıma araçları (IFF) var.Dahası çağrı yapar kimlik sorarsın.Bunların hiç biri yapılmıyor.Gemimiz “düşman” olarak seçiliyor doğrudan ateş ediliyor.Dolayısıyle olayın kaza olmasına imkân ve ihtimal yok. Olay kaza olarak geçiştirilmeye ve unutturulmaya çalışılıyor.

DAVA SONUCU İBRET VERİCİ
Olaydan sonra şehit ve gazi yakınları Amerika’ya tazminat davası açıyor.

Hükumetten en ufak bir yardım gelmediği gibi bir de yazı gönderiyorlar.Geminin 19 yaşındaki telsiz subayı şehit Serkan Aktepe’nin babası Ahmet Aktepe: “Bize Amerika’yı dava etmeyin diye yazı gönderdiler.Eşim oğlmuzun üzüntüsünden kanser olup öldü ona ilaç parası bile bulamadım.” yazıya rağmen Amerika’ya karşı dava açılıyor 4 sene sürüyor...

Gerisini davayı şehit ve gaziler adına açan ve takibeden Avukat Erkan Pekçe’den alalım:

“ Davanın iki senesi bu dava mağdurlarla Amerikan deniz Kuvvetleri arasındamıdır, yoksa iki hükumet arasındamıdır? Sorusuna yanıt aramakla geçti.Sonuçta mahkeme olayın bir “political question” yani politik bir sorun olduğuna karar verdi!”

Avukata göre; İşte tam bu nokta yapılan saldırının kaza olmadığı “siyaseten yapılmış”bir saldırı olduğunun hukuki belgesi oluyor.Bundan sonra Coninin biri tatbikatta silahını temizlerken bir mehmetçiği vursa... Olay “political question” yani “siyasi mesele” denip kapatılacak.Ortada hukuki dayanak (içtihad) var çünkü....

İRAN NE YAPMIŞTI?
Hemen hemen ayni sıralarda yine bir Amerikan Gemisi ayni tip bir füzeyle bir İran yolcu uçağını vurmuştu.İran hükümeti yolcuların tazminatını Amerika’dan söke söke aldı.

O zaman Amerika İran’la iki düşman.Biz ise dost ve müttefikiz! İran hükümeti vatandaşının hakkını söke söke alıyor, bizimkiler ise “Amerika’yı rahatsız etmeyin” diyor. Zavallı şehit ve gazi yakınlarını koca Amerika’yla karşı karşıya bırakıyor.

Bir yanda hiç bir müdanaası olmayan İran.Diğer yanda Amerika’ya göbekten bağlı, ezik, şahsiyetsiz ve kompleksli bazı yöneticileriyle Türkiye...

ACIKLI VE DÜŞÜNDÜRÜCÜ
Ege’de yaşanan bu olaydan sonra Amerika’nın Muavenet’e karşılık olarak Türk Deniz Kuvvetleri’ne Knox sınıfı 8 fırkateyni hibe ettiği açıklandı. Oysa durum hiç de öyle değil.

Avukat Erkan Pekçe konuşuyor: “Bu açıklama doğru değil gemilerden biri sembolik bir ücretle verildi. Ancak diğer yedisi her biri 171 milyon dolardan bize satıldı. İlgili internet sitelerinde herkes bunun kayıtlarını bulabilir!”...Gerçekten de FMS yani Foreign Military Sales (askeri satışlar) ile ilgili sayfalarda bunlar yazıyor.İşin en acıklı yanı bu gemilerin bir kısmı kısa süre sonra “hizmet dışı” olup hurdaya ayrıldı.

SORUŞTURMA BİLE AÇILIRDI
Bu olaydan son sora olay meclise intikal etmeli siyasi soruşturma açılmalıydı.Hatta Amerika’da ateşelik yapmış bir dostum “bizimkiler ısrar etseydi Amerikan Kongresi bile kendi personeli için soruşturma açardı.Orada prosedür böyledir ama bizimkiler ne içerde ne Amerika’da soruşturma açılmasını isetemediler” dedi.Maalesef 5 şehit 22 gazinin hesabı ne içerde ne dışarda sorulamadı.

KOMUTAN NE DEDİ?
Emekli Oramiral Vural Beyazıt yani dönemin Deniz Kuvvetleri Komutanı yapmayı düşündüğüm Muavenet Belgeselinde konuşmayı reddetti.”Tuncer’ciğim olay kazadır.

O fırkateyni ( yani Muavenet asıl adı Uss Gwyn) bize çok sembolik bir parayla hibe etmişlerdi. Bir kazadır oldu boş ver karıştırma. Bunu yaparsan seni alaya alırlar sen bu işin uzmanısın yapma...” dedi.

Ben 2003 de TV8 de iken bu facianın belgeselini yaptım.Bir kez bu kanalda yayımlandı.Daha sonra hiç tekrar edilmedi.Program diye takla atan her magazin programını bile defalarca yayımlayan TV8 nedense bu belgeseli bir daha tekrar etmedi.

Bu olaydan alınacak ders: ” Başkasından borç para ve silah alırsan olacaklara razı olursun.” şeklinde özetlenebilir.Ama kazın ayağı öyle değil.Önce dürüstlük, vatan sevgisi, şahsiyet ve cesaret lazım. İşte koca Türkiye bunların eksikliğini yaşıyor...

http://www.haber3.com/yazar.haber3?id=99670









Donanma komutanı olmak istiyordu
Değirmendere'de kaybettiğimiz Hilal Teğmen bir kadın olarak imkansız gibi gözüken bir düş kuruyordu
Hilal Teğmen en büyük düşünü yansıtıyor: ‘‘İmkánsız bile gözüküyorsa da her bahriye subayının küçük dünyasında 'Donanma Komutanlığı' yatar. Bir kadın subay olarak ben de bunu düşlüyorum. Neden olmasın? Belki bir ilke imza atarım’’
Dün gibi hatırlıyorum. 18 Nisan'dı... Türkiye'de genel seçimler, Güney İtalya'nın Bari limanında ise anlamlı bir devir teslim töreni vardı.
NATO, Müttefik Hava Kuvvetleri, Kosova Savaşı'nda, Belgrad ve çevresine bomba yağdırırken Adriyatik'te Kuzey Paktı'nın Daimi Deniz Kuvveti'nde görev yapan ‘‘TCG Muavenet’’, üç ay sonra, yerini ‘‘TCG Kocatepe’’ye bırakacaktı.
Türk medya ordusu bu devir teslim törenini izlemek için Bari'ye gelmişti...
Hiç unutmuyorum, ilkbaharın ortasında, ayaz ve rüzgár vardı.
‘‘TCG Kocatepe’’ Gölcük'ten gelmiş, Adriyatik'te devriye gezen, NATO'nun sekiz fırkateyninden biri olan ‘‘TCG Muavenet’’ de, bir dönem sonrası, üç ay kara görmeden görevini devretmeye hazır limana yanaşmıştı.
MEDYANIN ODAK NOKTASI
Önce ‘‘TCG Muavenet’’i ziyaret ediyoruz. Geminin komutanı Kurmay Yarbay Tayfun Atılır bizlere brifing verirken gözlerimiz iki kadın subaya takılıyor.
Deyim kla******: ‘‘Çakı gibiler...’’
Üçyüze yakın erkek mürettebat arasında iki kadın teğmen... Sualtı Silahları Subayı Teğmen Oya Çeziktürk ve Muharebe Subayı Teğmen Hilal Emre.
Birden medyanın odak noktası Hilal Teğmen ile Oya Teğmen oluyor. Ayrıca Oya Teğmen'in eşi de kendisi gibi deniz subayıymış.
Hilal Teğmen tam üç ay boyunca açık denizde yüzlerce erkek arasında hiçbir şekilde güçlük çekmediğini belirtiyor. Alıştığını söylüyor. ‘‘Her şey vatan için, Türk Donanması için’’ diyor.
Ailesini özlediğini dile getiriyor... Mesleğine aşkından söz ediyor. Emekli olana dek sırtında taşıdığı onurlu üniformayı manşetlerindeki rütbe gösteren sırma sarı şerite sadık kalacağına söz veriyor.
İMKANSIZ BİLE GÖZÜKSE'DE
Hilal Teğmen en büyük düşünü yansıtıyor: ‘‘İmkánsız bile gözüküyorsa da her bahriye subayının küçük dünyasında 'Donanma Komutanlığı' yatar. Bir kadın subay olarak ben de bunu düşlüyorum. Neden olmasın? Belki bir ilke imza atarım’’ diyor ve gülümsüyor.
O gülümsemenin estantanesi hafızama yerleşiyor. Hilal Teğmen ve Oya Teğmen ile gurur duyuyorum. Tıpkı komutanları Kurmay Yarbay Tayfun Atılır gibi...
‘‘TCG Muavenet’’in komutanı Komodor Kurmay Yarbay Tayfun Atılır anlatıyor:
‘‘Gerek Hilal Teğmen ve gerekse Oya Teğmen mesleklerinin gerçek birer uzmanları. Böylesine modern bir gemide hiçbir zorluk çekmiyorlar. Hatta bu durumun bilincinde oldukları için görevlerine daha bir dört elle sarılıyorlar. Onlar gemimin cevherleri. Her komutan Hilal Teğmen gibi bir muharebe subayına, Oya Teğmen gibi bir sualtı silahları subayına komuta etmek ister.’’
GEMİDE BİR GÜNLÜK YAŞAM
Birazdan Bari limanında küçük bir tören düzenlenecek. ‘‘TCG Muavenet’’in komutanı Kurmay Yarbay Tayfun Atılır, hazırlıklar için izin istiyor. Bizleri iki teğmenine emanet ediyor...
‘‘Gemimizi gezdirin. Mesleklerinizle ilgili bilgi verin. Görüntü almamalarını rica ederek komuta odasının kapılarını, isterlerse, açın. Bir günlük yaşamınızı anlatın’’ komutunu veriyor.
Ben Hilal Teğmen'in grubuna düşüyorum. Komodor köşkünden başlıyoruz.
BAŞKA TÜRLÜ BİR SAYGI
Erkek subayların, astsubayların, askerlerin, bir başka türlü saygısı var, Hilal Teğmen'e. Gözlerinin içine bakıyorlar. Verdiği emirleri anında yerine getirmek için çırpınıyorlar. İçtenlikle selam çakıyorlar. Çoşkuyla ‘‘Komutanım’’ diyorlar.
Ve Hilal Teğmen, bir soru üzerine, ‘‘22 yaşındayım. Teğmenlik için en güzel yaş’’ yorumunu yaparken kendinden emin görünüyor. Sonra gözlerini açık denize çeviriyor. Tam üç ay boyunca yaşadığı Adriyatik'e veda etme zamanının geldiğini anlatmaya çalışıyor.
Sonra gazetecileri yanına alarak küçük ve mütevazı kamarasına götürüyor. Onlara, subay da olsa. gemide ve denizde de olsa, kadın olduğunu hatırlatan makyaj malzemelerini gösteriyor. Aynanın karşısında saçlarını düzeltiyor.
ARKADA SANCAK DALGALANSIN
Hilal Teğmen Gölcük'e aylar sonra dönme hazırlığından mutlu görünüyor. ‘‘Üç gün sonra oradayız’’ diyor... ‘‘Nereye, ne kadar gitsek bile donanma merkezine dönmek bir ayrıcalık gibi gelir’’ diyor.
‘‘TCG Muavenet’’in iki bayan subayı ile bir hatıra fotoğrafı çektirmek istiyorum. Yerini Hilal Teğmen seçiyor. Güvertede, rüzgára siper, kuytu bir yer arıyor. ‘‘Aman arkamızdaki 'TCG Kocatepe' de görünsün, sancağımızın dalgalanması da’’ diyor. Hemen nöbet tutan bahriyeli Mehmetçik'e sesleniyor, ‘‘Gel sen de yanımıza’’ komutu veriyor.
KADER KARADA VURUYOR
Donanma komutanlığı düşü ile bahriyeye sevdalanan çakı gibi Hilal Teğmen'i kader, karada vuruyor. Deprem daha yaşamının ilkbaharında Hilal Teğmen'i Değirmendere'de alıp götürüyor. Geriye enstantane kalıyor... Allah rahmet eylesin. Rahat uyu Hilal Teğmenim.
NOT: Oya Çekiztürk Teğmenim'in de İzmir'e tayini çıktığını ve sağlıklı olduğunu öğrendim. Milletimizle birlikte yakın silah arkadaşı Hilal Teğmen'i yitiren Oya Teğmenim'e de başsağlığı diliyorum.
* Hürriyet Gazetesinden Alınmıştır.





Konu nuvekolik tarafından (28.09.07 saat 06:15 ) değiştirilmiştir..
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
3 kullanıcı bu yararlı bilgilendirme için kullancısına teşekkür ediyor :
huramiral (29.09.07), SELVILV (28.09.07), Şebnem (29.09.07)
  #3  
Alt 28.09.07, 06:00
nuvekolik
Ziyaretçi
İletiler: n/a
  Send PM
Standart Cevap: Bir muavanet olayı hatırlayan varmı ?

F-250 TCG Muavenet


F-250 TCG Muavenet, 1993 yılında ABD Deniz Kuvvetleri tarafından tatbikat esnasında kasıtlı olarak Sea Sparrow( hava hedeflerini vurmak için kullanılır.) füzesi ile vurulan aynı isimli muhribin yerine Türk Deniz Kuvvetlerine verilen (Knox sınıfı) fırkateyndir.
Bu elim olaydan sonra ABD Türkiye'ye 8 adet Knox sınıfı fırkateyni içleri boş olarak vermiştir. Bu gemilerin isimleri ve borda numaraları sırasıyla TCG MUAVENET(F-250), TCG ADATEPE(F-251), TCG KOCATEPE(F-252), TCG ZAFER(F-253), TCG TRAKYA(F-254), TCG KARADENİZ(F-255), TCG EGE(F-256) ve TCG AKDENİZ(F-257)dir.

Kaynakça []
  • ABD Yüksek Temyiz Mahkemesi'nin (US Court of Appeals) Türk Deniz Kuvvetleri mensupları ve yakınlarınca Muavenet olayı ile ilgili olarak açılan davada temyiz başvurularına ilişkin 20 Şubat 1997 tarihli gerekçeli kararı - İngilizce

Konu lolipop tarafından (29.09.07 saat 14:29 ) değiştirilmiştir.. Sebep: linkli sözcükler düzeltildi
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
2 kullanıcı bu yararlı bilgilendirme için kullancısına teşekkür ediyor :
lolipop (29.09.07), Şebnem (30.09.07)
  #4  
Alt 28.09.07, 06:04
nuvekolik
Ziyaretçi
İletiler: n/a
  Send PM
Standart Cevap: Bir muavanet olayı hatırlayan varmı ?

Bugünlerde ısrarla beynimize kazınan "değerli müttefiğimiz Amerika" propagandasının ağır perdesi arasında birçoklarının unuttuğu bir olayı size yeniden hatırlatmak istiyorum.
2 Ekim 1992 tarihinde "Kararlılık Gosterisi-92" tatbikati sirasinda,Turk Deniz Kuvvetleri'ne ait "TCG Muavenet" Muhribi tatbikatın ana safhasi bittikten sonra, intikal seyri esnasında iki gudumlu mermi ile vurulmustu. Vuran gemi ABD'ye ait daha onceden sabıkalı "Saratoga" ucak gemisi idi. Gemiden atilan iki adet "Sea Sparrow" fuzesi geminin kopru ustune isabet ederek havaya ucurmus, geminin beyni konumundaki kaptan köşkü onarilamayacak derecede
hasara ugramisti. Isin daha vahim tarafı bu sırada görev yapmakta olan basta gemi komutanı olmak uzere bes Turk denizcisinin hayatını kaybetmis olmasıydı.
Ege Denizi'nde vurulan muhribin ilginc bir hikayesi vardir: Muavenet Deniz Kuvvetleri'nde surgun yeri olarak görülürdü, vurulmadan once "Biji" Muavenet lakabiyla anılırdı. Bu lakabın sebebi gemi personelinden PKK propagandasi yapan iki astsubayin yakalanmasıydı ve bu sebeple geminin ismi "Biji"ye cıkmıstı. Daha önceki lakabıda "Hacı"idi. Bunun sebebi
gemide dindar personelin çokluğuydu. Tabii Amerikalılar tarafından vurulduktan sonra Hacı lakabı yerine Gazi kelimesi gelmişti. Kısacası ilginç bir gemiydi. Daha sonra gemi tamir edilemeyecek kadar hasar gördüğünden hurdaya çıktı ve yerine Amerikalıların verdiği gemilerden birine Muavenet adı verildi.
Biliyorsunuz gemi vurulduktan sonra aynı 11 askerimiz olayındaki gibi anlı şanlı bir komisyon kuruldu ve olaya kaza süsü verildi pardon kaza dendi. fakat kaza raporlarında unutulan ufak bir ayrıntı vardı.
Gemiyi vuran Amerikan uçak gemisindeki füze ateşleme sistemi dörtlü şifre ve elektronik kilit sistemiyle çalışıyordu yani kazara dalgın bir amerikan askerinin elini çarpıp ateşlemesi gibi birşeyin olması imkansızdı.Işin daha ilginci füze hedefi "track"layarak ateşlenmişti. Yani füze hedefe kitlenmiş ve hedefe vurana kadar elektronik sistem füzeyi hedefe kitli tutmuştu. Bunun ise kazara olma olasılığı yüzde 0 idi.
Işin gerçeği Amerikan Saratoga uçak gemisi Muavenet gemimizi ayan beyan hedef almış,kitlenmiş ,ateş etmiş ve füze hedefe vurana kadar füzeyi takip etmiş ve
sonunda gemimizi vurmuştu. Olay kaza falan değildi. Peki ama neden vurdu?
Muavenet Muhribi vurulmadan once, ABD ısrarla Turkiye'ye, Knox sınıfı eski ve hurdaya çıkmış firkateynlerini vermeye calısıyordu. Kuvvet komutanları amiraller bu baskıya direniyor ve modern bir deniz gücü istiyorsak bunu ancak yeni gemiler yaptırarak olabileceğini Amerikanın vereceği gemilerin hurdadan başka bir şey olmadığını söylüyorlardı. Bunun üzerine Türkiye yeni gemiler için ardı ardına ihaleler açtı ve bu ihalelerin önemli bir kısmını Alman firmaları kazandı. Ay sınıfı denizaltılar,Doğan sınıfı
hücumbotlar ve Meko sınıfı firkateynlerin hepsini Almanlar yapacaktı üstelik bize teknolojide veriyorlardı. Amerikan şirketlerinin kaybettiği ihalelerdeki para kayıpları bir yana prestijleride yerlere dökülmüştü. neredeyse bütün ihaleleri Almanlar kapmıştı.
Işin birde istihbarat yönü vardı. Gemi satın alan bir ülkenin personeli uzun süre üretici ülkede eğitim görür ve üretici ülkenin mühendisleri ve askeri uzmanları o ülkenin bütün gizli deniz üzlerinde "araştırma" gezileri yapabilirlerdi. Böylece o ülkenin Deniz gücü hakkında çok güzel bilgiler edinirlerdi.
Bunu şimdiye kadar ABD yapmıştı fakat Almanlar devreye girince bu iş bozuldu ve Amerikalılar buna çok kızdılar. Işin başka bir yönüde Türk Deniz Kuvvetlerinin Amerikaya bağlılığı da ortadan kalkıyordu. Bütün bu olumsuz gelişmelerden sonra Amerika patronun kim olduğunu Türkiyey bir daha hatırlatmak gereğini duymuştu. Sonunda ortak tatbikatta punduna getirip Muaveneti göstere göstere vurdular. Mesajı almıştık. Işin komiği Amerika bize olayın başında vermek istediği Hurda gemileri Muaveneti vurduktan sonra tazminat olarak verdi.Bu 8 hurdayı denize tekrardan sokabilmek için bir ton tamirat parası vermemizde işin cabası oldu. Tabiiki gemilerin teslimi için Amerikan uzmanları o çok sevdikleri Askeri üs gezilerinede kavuştular. Bu olayı hatırlayınca bizim Kuzey Irakda çuval
geçirilen 11 askerimiz geldi. Acaba o "kazadan" Amerika ne kazandı..Biraz düşünün bulacaksınız.
Saygılar
Serdar Kuru


"Üzgün bir biçimde yerinde doğruluyor:
''Hayır, bunu lütfen yazmayın!.. Yoksa, ben görevimden istifa etmek zorunda kalırım!..''
Yıl 1993. Gölcük'te dönemin Donanma Komutanı Oramiral Güven Erkaya ile uzun bir sohbetteyiz. O tarihten bir süre önce, Ege'de NATO'nun bir deniz tatbikatı sırasında, Amerikalılar bizim Muavenet gemisini vuruyor.
Muavenet, aslında ABD hibesi. Özelliği, hem muhrip, hem mayın tarama gemisi olması. Muavenet'in vurulmasıyla birlikte, gemi komutanı dahil, bazı subay ve askerlerimiz yaşamlarını yitiriyor. Türkiye olayı protesto ediyor. Ve geminin tazmin edilmesini
istiyor. Geminin ve yaşamlarını yitiren insanların ailelerine ödenecek tazminat için, Dışişleri Bakanlığı, Genelkurmay ve Deniz Kuvvetleri'nde aylarca çalışmalar yürütülüyor.
O günlerde tüm basında bir haber: ''ABD, Muavenet'i tazmin etti, bize bir gemi verdi.''
Işte, Oramiral Erkaya'nın, bir sorum üzerine yanıtı:
''Hayır, tazmin etmedi, ABD Muavenet karşılığında bize gemi vermedi.''
Erkaya'nın yazılmasını istemediği önemli haber bu!.. Ve yazmıyorum!..
Ancak, bugün bu olayın yazılma günü. Çünkü, ABD-Türkiye ilişkilerinde, yine bir kırılma yaşanıyor. Çünkü, yine araştırma, soruşturma, komisyon, ama arkasından tatmin edecek herhangi bir sonuç çıkacağını sanmıyorum.
Bu olayda çok çarpıcı bir yön var. Komisyon kurulması ve soruşturma açılması için, hükümetten hiç bir siyasal talimat gelmiyor ve dosya kapanıyor!..
ABD üstüne yatıyor, ama nedense, Türkiye de!.." Yalçın DOĞAN
08/07/2003, Hürriyet

Konu lolipop tarafından (29.09.07 saat 14:53 ) değiştirilmiştir..
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
2 kullanıcı bu yararlı bilgilendirme için kullancısına teşekkür ediyor :
SELVILV (28.09.07), Şebnem (30.09.07)
  #5  
Alt 28.09.07, 06:05
nuvekolik
Ziyaretçi
İletiler: n/a
  Send PM
Standart Cevap: Bir muavanet olayı hatırlayan varmı ?

Muavenet Faciası 2 Ekim 1992 Unutma... Tuncer Bahçivan yazdı
Yine Muavenet Faciası’nın yıl dönümü; 5 şehit 22 gazinin trajik hikayesi...13 yıl önce meydana gelen olayın sonrasında bizim için bir çok ibret var.Ege’de tatbikat sırasında durup dururken Amerika tarafından vurulan Muavenet Fırkateyni’ni hiç unutmamak unutturmamak gerekir.Yazıyı okuyunca daha iyi anlayacaksınız.
NASIL OLDU?
2 Ekim 1992 günü, planlamasında “gerçek atışın bulunmadığı” Display Determination Tatbikatındayız. Dinlenme anında, yani herkes uykudayken, tam gece yarısı Amerikan Uçak Gemisi Saratoga attığı 2 Sea Sparrow Füzesiyle Fırkateynimizi vurdu.
Birer saniye arayla atılan 2 füzenin biri komutanın bulunduğu kaptan köşkünü,diğeri kurmay ekibin bulunduğu savaş harekat merkezini vurdu.
OLAY SONRASI
Faciadan sonra olanları kısa başlıklarıyla hatırlatayım:
Yaralı personelimiz helikopterle Saratoga’ya ameliyata alındı...
Saratoga’dan bir ekip geliyor füze parçalarını almak istiyor.
Bir assubayımız Recep Kayacı “delilleri yokedecekleri” kaygısıyla parçaları vermedi.
5 şehit 22 yaralıya, koca gemimizin hurdaya dönmesine rağmen tatbikat kesilmedi.
Hiç birşey olmamış gibi devam etti.İşte ilk sorgulanması gereken skandal bu...
GAZİLER NE DİYOR?
Konuştuğum hiçbir gazi, örneğin olayda bir kolunu ve bir bacağını yitiren Üsteğmen İlter Özdil, ciğerlerinde hala füze parçası taşıyan Teğmen Uluç Kılıç ve diğer personel olayın asla “kaza olmadığını” söylediler.Sea Sparrow Füzeleri öyle omuzdan atılan bir tanksavar roketi değil.Bu başlı başına bir sistem. Bir kaç personelin, geminin radar ve bilgisayar sistemlerinin kombine olarak atışa karar vereceği bir silah sistemi. O sırada gemiler dost sularda, ortada tehdit yok.Şüpheli bir gemi yaklaşsa dost-düşman tanıma araçları (IFF) var.Dahası çağrı yapar kimlik sorarsın.Bunların hiç biri yapılmıyor.Gemimiz “düşman” olarak seçiliyor doğrudan ateş ediliyor.Dolayısıyle olayın kaza olmasına imkan ve ihtimal yok. Olay kaza olarak geçiştirilmeye ve unutturulmaya çalışılıyor.
DAVA SONUCU İBRET VERİCİ
Olaydan sonra şehit ve gazi yakınları Amerika’ya tazminat davası açıyor.
Hükumetten en ufak bir yardım gelmediği gibi bir de yazı gönderiyorlar.Geminin 19 yaşındaki telsiz subayı şehit Serkan Aktepe’nin babası Ahmet Aktepe: “Bize Amerika’yı dava etmeyin diye yazı gönderdiler.Eşim oğlmuzun üzüntüsünden kanser olup öldü ona ilaç parası bile bulamadım.” yazıya rağmen Amerika’ya karşı dava açılıyor 4 sene sürüyor...

Gerisini davayı şehit ve gaziler adına açan ve takibeden Avukat Erkan Pekçe’den alalım:

“ Davanın iki senesi bu dava mağdurlarla Amerikan deniz Kuvvetleri arasındamıdır, yoksa iki hükumet arasındamıdır? Sorusuna yanıt aramakla geçti.Sonuçta mahkeme olayın bir “political question” yani politik bir sorun olduğuna karar verdi!”

Avukata göre; İşte tam bu nokta yapılan saldırının kaza olmadığı “siyaseten yapılmış”bir saldırı olduğunun hukuki belgesi oluyor.Bundan sonra Coninin biri tatbikatta silahını temizlerken bir mehmetçiği vursa... Olay “political question” yani “siyasi mesele” denip kapatılacak.Ortada hukuki dayanak (içtihad) var çünkü....
İRAN NE YAPMIŞTI?
Hemen hemen ayni sıralarda yine bir Amerikan Gemisi ayni tip bir füzeyle bir İran yolcu uçağını vurmuştu.İran hükümeti yolcuların tazminatını Amerika’dan söke söke aldı.
O zaman Amerika İran’la iki düşman.Biz ise dost ve müttefikiz! İran hükümeti vatandaşının hakkını söke söke alıyor, bizimkiler ise “Amerika’yı rahatsız etmeyin” diyor. Zavallı şehit ve gazi yakınlarını koca Amerika’yla karşı karşıya bırakıyor.
Bir yanda hiç bir müdanaası olmayan İran.Diğer yanda Amerika’ya göbekten bağlı, ezik, şahsiyetsiz ve kompleksli bazı yöneticileriyle Türkiye...
ACIKLI VE DÜŞÜNDÜRÜCÜ
Ege’de yaşanan bu olaydan sonra Amerika’nın Muavenet’e karşılık olarak Türk Deniz Kuvvetleri’ne Knox sınıfı 8 fırkateyni hibe ettiği açıklandı. Oysa durum hiç de öyle değil.
Avukat Erkan Pekçe konuşuyor: “Bu açıklama doğru değil gemilerden biri sembolik bir ücretle verildi. Ancak diğer yedisi her biri 171 milyon dolardan bize satıldı. İlgili internet sitelerinde herkes bunun kayıtlarını bulabilir!”...Gerçekten de FMS yani Foreign Military Sales (askeri satışlar) ile ilgili sayfalarda bunlar yazıyor.İşin en acıklı yanı bu gemilerin bir kısmı kısa süre sonra “hizmet dışı” olup hurdaya ayrıldı.
SORUŞTURMA BİLE AÇILIRDI
Bu olaydan son sora olay meclise intikal etmeli siyasi soruşturma açılmalıydı.Hatta Amerika’da ateşelik yapmış bir dostum “bizimkiler ısrar etseydi Amerikan Kongresi bile kendi personeli için soruşturma açardı.Orada prosedür böyledir ama bizimkiler ne içerde ne Amerika’da soruşturma açılmasını isetemediler” dedi.Maalesef 5 şehit 22 gazinin hesabı ne içerde ne dışarda sorulamadı.
KOMUTAN NE DEDİ?
Emekli Oramiral Vural Beyazıt yani dönemin Deniz Kuvvetleri Komutanı yapmayı düşündüğüm Muavenet Belgeselinde konuşmayı reddetti.”Tuncer’ciğim olay kazadır.
O fırkateyni ( yani Muavenet asıl adı Uss Gwyn) bize çok sembolik bir parayla hibe etmişlerdi. Bir kazadır oldu boş ver karıştırma. Bunu yaparsan seni alaya alırlar sen bu işin uzmanısın yapma...” dedi.

Ben 2003 de TV8 de iken bu facianın belgeselini yaptım.Bir kez bu kanalda yayımlandı.Daha sonra hiç tekrar edilmedi.Program diye takla atan her magazin programını bile defalarca yayımlayan TV8 nedense bu belgeseli bir daha tekrar etmedi.

Bu olaydan alınacak ders: ” Başkasından borç para ve silah alırsan olacaklara razı olursun.” şeklinde özetlenebilir.Ama kazın ayağı öyle değil.Önce dürüstlük, vatan sevgisi, şahsiyet ve cesaret lazım. İşte koca Türkiye bunların eksikliğini yaşıyor...

1 Ekim 2005 tuncer.bahcivan@gmail.com
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
kullanıcısının bu bilgilendirici iletisine teşekkür eden üye :
Şebnem (30.09.07)
  #6  
Alt 28.09.07, 06:12
nuvekolik
Ziyaretçi
İletiler: n/a
  Send PM
Standart Cevap: Bir muavanet olayı hatırlayan varmı ?

alıntılar

SeaSparrow fuze sistemi ile bir gemi nasil kaza ile vuruluyor. Sistem diyorum, fuze degil. Yahu ben Muavenet ten saglam cikmis adamlarla bile konustum. Birak sen onu bu olayin kaza olamayacagini, bizim askerlerin tazminatlari icin gelen ABD li avukatlar bile soyledi.

Zaten sakat kalan askerlerimiz yuklu bir tazminat aldilar. Konu kapandi.
Sea Sparrow füzeleri için 6 ayrı karar gerekiyor

Iste altin cumle bu, bu Muavenet olayinin ozetidir. SeaSparrow un sadece radar lari ile ilgili bir operator olur, yani cift radar, bir platformun, bir de fuzenin.

NE diyeyim, boyunlari altinda kalsin o amerikan askerlerinin, hos onlarin takim arkadaslarini Irak ta katlederek bir nevi intikamimizi da aliyorlar. Daha nice abd askeri leslerine.

Eden bulur...

Tabii ki armodillo nun belirttigi gibi bizim abd gibi dusman topraginda yasamaya zorlayanlara, bizi kici kirik firkateyn/destroyer lere muhtac edenlere de yaziklar olsun.

Benim bir kuzenim deniz kuvvetlerinde subay.
Alinan gemileri secmeye gidenlerden birisi kendisidir.
Aldiklari her geminin bir esini Turkiye'de urettiklerini soyledi.

Hatta Amerika tarafindan verilen hurda gemileri elden gecirdikleri zaman,
tatbikatlarda Amerikalilarin "bunu nereden aldiniz?" diye sorduklarini
da soylemisti
Tekiroglu








Sal 30 Eyl 2003, 04:32 Kucucuk yunanistan bile ucagimizi vurabiliyor, ustune ustluk bu ucak benim ucaklarim ile it dalasi yaparken dustu, sebebini bilmiyoruz diyor. Yani kisacasi orada ucagi oldugunu belirtiyor.

koskoca ABD mi bizim kulustur muhribimizi vurmaya korkacak?


Dua edelim de MEKO 200 ler vurulmadi. (Yavuz,Turgut Reis, Fatih, Yildirim). Ise yarar tek deniz gucumuz buydu o zamanlar.

Pekiyi, ben ABD ye mi cok kizginim, hayir. IMF gibi bir silahi varken, Sea Sparrow kulanmis, gulunc. Asil bu milleti, 8 tane kulustur Knox a muhtac edenlerden hesap sorulmali. Ya da 8 tane az kulustur Perry ye. Hani Perry ler bir yere kadar is yapabilyorlar, ama bu knox lar ise de yaramiyor. Zaten pek yakinda emekli olacaklar. 4 tanesi emekli oldu bile.

Bolgede 2 Turk gemisi vardi. Diger gemmiz de Muavenet i bordalayip limana yanastirdi.

Alin size haberi

ABD'ye Resmi Tavır
Muavenet de gündemde
Amerikan uçak gemisi Saratoga tarafından vurulan Muavenet Muhribi’yle ilgili görüntüler 11 yıl sonra yayınlandı. 8 Ekim’de TGRT anahaber bülteninde yer alan görüntüler, Saratoga uçak gemisinden yapılan çekimler. Görüntüler 10 Ekim’de İhlas Haber Ajansı (İHA) tarafından yayınlandı, aynı gün Ulusal Kanal anahaber bülteninde birinci haber olarak yer aldı. Amerika’nın suçları yıllar da geçse bir bir Türkiye’nin gündemine geliyor.
Amerikan uçak gemisi Saratoga, 2 Ekim 1992 tarihinde Ege Denizi’nde “Kararlılık Gösterisi-92” adlı tatbikatta Muavenet Muhribi’ne ateş açtı. Komutan Kurmay Yarbay Levent Kudret Güngör, Uçaksavar Yardımcı Subayı Teğmen Alper Tunga Akan, Tesis Astsubayı Serkan Haktepe, İkmal Çavuşu Mustafa Kılıç ve er Recep Atak “fiili atış bölümü” olmayan bir tatbikatta şehit oldu. 18 asker de yaralandı. Muhrip Komutanı Kurmay Yarbay Güngör, arkadaşlarının ve öğretmenlerinin deyişiyle “pırıl pırıl bir subaydı.” Alper Tunga Akan, Teğmen rütbesini takalı bir ay olmuştu. 10 günlük evliydi.
Tatbikat sırasında Saratoga’da birdenbire hareketlilik yaşandı. Kendi deyimleriyle “Yeşil Grup”a, en üst düzeyde alarma, savaş haline geçtiler. Saratoga’nın, Muavenet Zırhlısı’na attığı ilk Sea Sparrow füzesi kaptan köşküne isabet etti. İki saniye sonra ikinci füze geldi. Muavenet’in köprüüstü, savaş harekat merkezi, telsiz kamaraları paramparça oldu. Sea Sparrow füzeleri için 6 ayrı karar gerekiyor. Saratoga mürettebatının iki atışı da tam isabet kaydetti. “Kaza” olması imkânsızdı.
Amerika, Türk kamuoyunda ve Türk Silahlı Kuvvetleri’nde büyük tepki olunca, Türkiye’ye 3 fırkateyni hibe ettiğini açıkladı, ancak daha sonra fırkateynlerin kiralık olduğu ortaya çıktı.
Şehit yakınlarına Amerikan Deniz Kuvvetleri’nden bir form gönderildi. Formda, “Kaç dolar istedikleri” sorusu vardı! Saratoga’nın komutanı Albay James M. Drager ile saldırıdan sorumlu 7 Amerikalı subay sadece “disiplin cezası” aldılar.
Türk Hükümeti’nin değerlendirmesine göre, “Muavenet, milliyeti bilinmeden hedef olarak seçilmişti.” Saratoga uçak gemisindeki personelin eğitimsizliği ve disiplinsizliği nedeniyle olayın meydana geldiği iddia edildi. İddia, kimseyi ikna etmedi. Çünkü daha bir yıl önce, Saratoga’nın operasyon bölümü, Amerikan donanmasının en iyi yedi gemisi arasında yer almış ve bu yüzden ödüllendirilmişti! Böylece saldırının üzeri örtüldü.
Sadece İP Genel Başkanı Doğu Perinçek, dönemin Başbakan Yardımcısı Erdal İnönü’ye siyah zarf içinde bir mektup göndererek, olayı protesto etti.


Daha da ilginci, birkac yil sonra da NEcati Ozgen Pasa nin(Bu pasa pkk nin canina okumus bir pasamizdir.)bulundugu kara sahini ve yanidaki diger Turk karasahinini dusurmek uzere kalkan USAF F 15 leri gitti, yine ayni bolgede ucan US Army Kara sahinlerini vurdu.

Tamam bu da mi kazaydi?

pkk kamplari uzerinde ucan kara sahin pilotuda yonumu kaybettim demisti, helikopterinde LNG 100 GPS i vardi, 3. nesil FLIR i vardi. Bu adam yolunu kaybetmis.

neremle guluyorum sizce?
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
2 kullanıcı bu yararlı bilgilendirme için kullancısına teşekkür ediyor :
SELVILV (28.09.07), Şebnem (30.09.07)
  #7  
Alt 28.09.07, 09:57
SELVILV - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Araştırma Görevlisi
Üyelik tarihi: Jan 2007
Nereden: Istanbul-Paris
İletiler: 3.259
Ettiği Teşekkür: 7.744
967 tane iletisine 1.552 kere teşekkür edilmiş
SELVILV öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!SELVILV öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!SELVILV öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!SELVILV öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!SELVILV öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!SELVILV öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!SELVILV öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!SELVILV öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!SELVILV öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!SELVILV öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!SELVILV öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!
  Send PM
Standart Cevap: Bir muavanet olayı hatırlayan varmı ?

Isin açikcasi bu konuyu hiç duymamistim, bilgilendirdiginiz için çok tesekkür ediyorum arkadaslar.
__________________
rüzgarin bile esip söndüremedigi mum vardir ya, o benim iste
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 29.09.07, 03:55
huramiral - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Güvenilir
Üyelik tarihi: Nov 2006
Nereden: malesef istanbul
İletiler: 1.631
Ettiği Teşekkür: 360
538 tane iletisine 782 kere teşekkür edilmiş
huramiral artık çok görkemli biri.huramiral artık çok görkemli biri.huramiral artık çok görkemli biri.huramiral artık çok görkemli biri.huramiral artık çok görkemli biri.huramiral artık çok görkemli biri.huramiral artık çok görkemli biri.huramiral artık çok görkemli biri.huramiral artık çok görkemli biri.huramiral artık çok görkemli biri.huramiral artık çok görkemli biri.
  Send PM
Standart Cevap: Bir muavanet olayı hatırlayan varmı ?

Hayati araştırman için teşekkürler. Sağolasın.
__________________
Sen git milyonlarca sperm arasından birinci oL.
Yaşadığın hayata bak!

Güneşi batırana, ekmeği su ile buluşturana.
Bin yıldır bizi bu topraklarda aynı anda aynı sofrada buluşturana.
ŞÜKÜR



Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 29.09.07, 14:54
lolipop - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Editör
Üyelik tarihi: Apr 2006
Nereden: Ankara
İletiler: 4.466
Ettiği Teşekkür: 6.001
872 tane iletisine 1.512 kere teşekkür edilmiş
lolipop isimli üye tecrübe puanını kapatmıştır.
  Send PM
Standart Cevap: Bir muavanet olayı hatırlayan varmı ?

İlgiyle okudum çok teşekkürler paylaşım için..
__________________
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
lolipop kullanıcısının bu bilgilendirici iletisine teşekkür eden üye :
huramiral (30.09.07)
  #10  
Alt 30.09.07, 22:31
Şebnem - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Uzman
Üyelik tarihi: Sep 2006
İletiler: 2.286
Ettiği Teşekkür: 1.418
798 tane iletisine 1.402 kere teşekkür edilmiş
Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!
  Send PM
Standart Cevap: Bir muavanet olayı hatırlayan varmı ?

Bu yine Amerika tarafından vuruldu birde 1974 yılında Kıbrıs savaşında Türk Jetleri
Kocatepe Destroyerini (savaş gemisi) vurmuştu..
Ne acı değilmi!!
Nedeni ise haberleşme noksanlğından...
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Sponsorlar
Cevapla

Tags
muavenet

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may post new threads
You may post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık