|
#1
|
|
11.10.07, 16:24
Ekim 1950'de Kore’ye gönderilen bir Türk Tugayı, Ağustos 1954'e kadar Kore'de kalmıştır. Türk Tugayı’nın savaşa katıldığı tarihlerde Kore’de son 40 yılın en soğuk günleri yaşanıyordu. Türk Ordusu’nun buradaki görevi, daha sonraları sıkıyı görünce dağılıp kaçan Amerikan askerlerini korumaktı….(Evet şaka gibi ama gerçekten de öyle… Vatan evlatlarımız, beş paralık Amerikan askerlerini korumak için ateşe atılmıştı) ….. Sonuçta, Amerikalılar tarihin her döneminde olduğu gibi genetiksel “busht’luklarını” yaparak ne önceden kararlaştırılan araç ve gereçlerini ne de keşif uçaklarıyla yaptıkları istihbaratları kendi kıçlarını toplamak için oralarda birer birer şehit olan Mehmetçiklere vermeyerek bir tugay askerimizin yarısından fazlasının (bir tugay 8- 12 bin kişidir) Çinliler tarafından şehit edilmelerine, yüzlercesinin de yarananıp sakat kalmalarına seyirci kalmışlardır…… Değerli vatan evlatlarını çok zor doğa koşulları ve Çinlilerin yoğun ateşi altında hiç bilmedikleri bir coğrafyada yok olmak üzere, sadece Amerika’ya yalakalık olsun diye Kore’ye yollayan zihniyet o dönemde çok eleştirildi, yazıldı çizildi büyük üstat Nazım Hikmet tarafından 47 yıl önce yazılmış "Adnan Bey" adlı şiiri, terör kurbanı Mehmetçiklerimize karşı hem Amerikalıların hem de BAŞKA BİRİLERİNİN duyarsız kaldıkları bu günlerde hatırlamamak ve hatırlatmamak mümkün değil doğrusu….. Nazım Hikmet’in, Kore’ye asker gönderen Adnan Menderes hakkında 25 haziran 1959’da yazdığı şiiri (hangi siyasi görüşü benimsemişseniz fark etmez) lütfen okurmusunuz. Bu günkü yaşananlarla şablonun birebir örtüştüğünü göreceksiniz.... Gözlerinizin ikisi de yerinde, Adnan bey, iki gözünüzle bakarsınız, iki kurnaz, iki hayın, ve zeytini yağlı iki gözünüzle Bakarsınız kürsüden meclis’e kibirli kibirli ve topraklarına çiftliklerinizin ve çek defterinize. Ellerinizin ikisi de yerinde, Adnan Bey, iki elinizle okşarsınız, iki tombul, iki ak, vıcık vıcık terli iki elinizle okşarsınız pomadlı saçlarınızı, dövizlerinizi, ve memelerini metreslerinizin. İki bacağınızın ikisi de yerinde, Adnan Bey, iki bacağınız taşır geniş kalçalarınızı, iki bacağınızla çıkarsınız huzuruna Eisenhower’in, ......ve bütün kaygınız iki bacağınızın arkadan birleştiği yeri halkın tekmesinden korumaktır. Benim gözlerimin ikisi de yok. Benim ellerimin ikisi de yok. Benim bacaklarımın ikisi de yok. ben yokum. Beni, üniversiteli yedek subayı, Kore’de harcadınız, Adnan bey. Elleriniz itti beni ölüme, vıcık vıcık terli, tombul elleriniz. gözleriniz şöyle bir baktı arkamdan ...ve ben al kan içinde ölürken çığlığımı duymamanız için kaçırdı bacaklarınız sizi arabanıza bindirip. Ama ben peşinizdeyim, Adnan Bey, ölüler otomobilden hızlı gider, kör gözlerim, kopuk ellerim, kesik bacaklarımla peşinizdeyim. Diyetimi istiyorum Adnan Bey, göze göz, ele el, bacağa bacak, diyetimi istiyorum, alacağım da...........Nazım Hikmet Konu vesalius tarafından (11.10.07 saat 16:36 ) değiştirilmiştir.. |
| 2 kullanıcı bu yararlı bilgilendirme için vesalius kullancısına teşekkür ediyor : | ||
Mehmet Yücel (17.04.08), SELVILV (12.10.07) | ||
| Sponsorlar |
| |
![]() |
| Tags |
| cinliler, kore savasi, mehmetcik, nazim hikmet |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|