Yakın tarihte dindar fişleme olayı
Yayın tarihi: Kasım 30, 2007

1946 yılında dönemin içişleri bakanı Şükrü Sökmensüer, yurt genelinde yayılan irtica tehlikesini fark edip polis teşkilatına bir tamim gönderdi. Bu tamimde, özellikle Nakşibendi tarikatının “saf ve cahil halkı, dini kullanarak kötü emellerine alet ettiği” ifade edildi. Tamimden 6 ay sonra da bir genelge yayınladı. Genelgede irtica tehlikesinin endişe verici boyutlara ulaştığı belirtilerek, tüm polis teşkilatının alarma geçmesi sağlandı. İrticai faaliyette bulunanların nerede olursa olsun tespit edilmesi istendi.
Şükrü Sökmensüer’in gönderdiği tamimde şöyle deniliyor:
1- Bakanlığa intikal eden bilgilere göre, eski tarikat mensuplarının son zamanlarda tarikatçılığı canlandırmak amacıyla faaliyete geçtikleri anlaşılmaktadır. Bu alandaki faaliyetin bilhassa seçimler sırasında daha bariz bir şekil alması dikkati çekmiştir.
Bilindiği üzere; memleketimizde en ziyade yayılmış ve yerleşmiş olan tarikat, Nakşibendi tarikatıdır. Bununla beraber zaman zaman yurt içinde baş gösteren önemli irticai olaylara ön ayak oldukları görülenler de Nakşilerdir. Bu defa ki kaynaşmaların da daha ziyade Nakşiler arasında başladığı ve bu tarikat mensuplarının ezcümle Karadeniz bölgemizin bazı ilerinde ve seçimler esnasında partilerle birlikte hareket eder gibi bir tavır aldıkları sezilmiştir.
2- Her fırsattan faydalanmasını bilen tarikat mensupları ve diğer geri düşünceli eşhasın, seçim propagandalarını da istismar etmekten geri kalmadıkları, saf ve cahil halkı idlâl ve iğfale çok müsait olan din konusunu muzur maksatlarına âlet ettikleri görülmüş ve bu kimselerin yarattıkları zehirleyici ve bozguncu havanın yurdun birçok yerlerinde bazı menfî tezahürlerine şahit olunmuştur.
Son günlerde bu konuda sarf edilen faaliyet ve tespit edilen olaylar mevzii olmakla beraber bu sahadaki sinsi çabalayışların Menemen olayı gibi birden gelişmesi ve tarih boyunca eşlerine rastlanan hadiselerin meydana gelmesi ihtimalden uzak tutulmalıdır.
İrtica konusu, bir an evvel ve kökünden halli gereken bir memleket davasıdır. Neticesiz icraat, geri düşünceli zümrenin cesaretini arttırmaktan başka işe yaramamaktadır. Bu itibarla tedbirler, muhitin icaplarına uygun ve müessir bir şekilde alınmalı ve mahalli savcılar ile işbirliği yapılarak suç delilleri mahkemeleri tatmin edecek şekilde hazırlanmalıdır.
3-Tarikat çabalayışlarının Karadeniz bölgemizde oldukça kapsamlı bir durum arzetmesi, Sovyetler hududuna yakın olan bu mıntakada daha uyanık davranılmasını gerektirmektedir.
Sovyetlerin, halkımızın hassas bulundukları din konusundan faydalanmaya ve geri düşünceli zümreyi maksatlarına alet etmeye teşebbüs etmeleri ve bunlar arasından elemanlar teminine çalışmaları ihtimali önemle gözönünde tutulmalıdır.
Bazı yerlerde müftülerin ve resmi sıfatı olan diğer din adamlarının tarikat işleriyle ilgilendikleri anlaşıldığından, bu gibiler hakkında idare üstleri, derhal kanunî yetkilerini kullanmalıdırlar.
Tedbirlerin bu esaslar dahilinde ve gereği gibi alınmasını bir kere daha önemle rica ederim.
4- Genel müfettişliklere, valiliklere yazılmıştır.
(http://www.haber10.com)









Normal
