iconBütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 03:28 . | Nüve Foruma Hoşgeldiniz! Forumumuzdan yararlanmak için lütfen Üye Olun !

» Nüve Forum » kütüphane » Coğrafya ve Tarih » Konularına göre tarih » Cumhuriyet Tarihi » Bu bizim Atatürk,tanır mısınız?

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #11  
Alt 18.02.07, 01:03
Acemi
Üyelik tarihi: Dec 2006
İletiler: 3
Ettiği Teşekkür: 0
0 tane iletisine 0 kere teşekkür edilmiş
irfana doğru yolda ilerliyor.
  Send PM
Standart Ynt: Bu bizim Atatürk,tanır mısınız?

çok teşekkür ederim.umarım bunları bilmesi gereken kişilerde okuyupen kısa zamanda ondan ders alabilirler.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Sponsorlar
  #12  
Alt 18.02.07, 01:16
nuvekolik
Ziyaretçi
İletiler: n/a
  Send PM
Standart Ynt: Bu bizim Atatürk,tanır mısınız?

Atatürk ve Türk Kadını

--------------------------------------------------------------------------------

Kadın hakları ve kadınların erkeklerle eşitliği konusunda geçen asırdan itibaren batı ülkelerinde ve toplumlarında yoğun mücadelelerin verildiği ve özellikle Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere' nin bu mücadelelerin en şiddetlilerini yaşadığı bilinmektedir. Ülkemizde, gerek Osmanlı İmparatorluğu ve gerek Cumhuriyet döneminde kadınlarımızın kendi hakları konusunda, batı ülkelerindekine benzer şekilde mücadele ettiklerini söylemek mümkün değildir. Ama biz kadınlara birçok batı ülkesinden daha evvel bu hak Atatürk tarafından verilmiş ve hatta adeta sunulmuştur. Cumhuriyet Dönemi ve Kadın Hakları teokratik bir devlet yapısının ve kadın haklarının kısıtlı olduğu bir toplum düzeninin olduğu Osmanlı İmparatorluğu' ndan, kadın-erkek eşitliğinin kabul edildiği modern Türkiye Cumhuriyeti' ne geçiş, bir çok devrimler ile mümkün olabilmiştir. Bu devrimler içinde, kadınların erkekler ile eşit toplumsal varlıklar olarak toplum içinde yerlerini almaları bir uygarlık aşamasıdır ve Atatürk Devrimleri' nin en önde gelenlerinden birisidir. 1926 yılında Büyük Millet Meclisi tarafından kabulle yürürlüğe giren ve Türk kadınlarını "şeriat" zincirinden kurtaran Medeni Kanun ile, Türk kadınına bin yıl evvel kaybettiği hakların iade edilmesinin temeli oluşmuştur. Artık kadın güçlenmeye, kişiliğini bulmaya başlamış ve erkeğinin yanında sosyal faaliyetlere katılmaya hazırdır. Türk Kadınına Seçme ve Seçilme Haklarının Verilmesi Medeni Kanun ile erkeklerle eşit haklara sahip olan Türk kadınına, 3. TBMM tarafından 3 Nisan 1930' da kabul edilen bir yasa ile belediye seçimlerine katılma hakkı tanınmıştır. 1931 yılında da Türk kadını ilk kez tıp dünyasında varlığını göstermiş ve ilk kadın cerrahımız çalışmaya başlamıştır. 4 Mayıs 1931' de ilk toplantısını yapan IV. TBMM tarafından 26 EKim 1932' de kabul edilen bir yasa ile Türk kadınına muhtar, köy ihtiyar kurulu üyeliğine seçilme ve seçme hakkı tanınmış; ertesi yıl da, 8 Ekim 1934' de kabul edilen ve 5 Aralık 1934'de yürürlüğe giren bir başka yasa ile kadın-erkek eşitliği alanında bütün haklar, "Kadınlara Milletvekili Seçme ve Seçilme Hakkı" nın tanınmasıyla verilmiş oluyordu. Atatürk' ün Kadın Hakları Konusundaki Görüşleri ve Gerçekleştirdikleri, bugün dünya aydınlarının ve Birleşmiş Milletler Teşkilatı 'nın yaymaya çalıştığı kadın hakları ile ilgili görüşler, Atatürk tarafından çok önceleri dile getirilmiş ve çoğunlukla da uygulama alanına sokulmuştur.

Atatürk, Cumhuriyet' in ilanından dokuz ay önce Şubat 1923 'de şöyle demiştir;

"Bizim sosyal toplumumuzun başarısızlığının sebebi, kadınlarımıza karşı gösterdiğimiz ilgisizlikten ileri gelmektedir. Yaşamak demek faaliyet demektir. Bundan dolayı bir sosyal toplumun, bir organı faaliyette bulunurken, diğer bir organı işlemezse, o sosyal toplum felçlidir."

Atatürk, çağdaş bir düşüncenin ürünü olan bu sözleriyle kadının toplumdaki yerini belirlemiştir. Atatürk' ün Türk kadınına beslediği sevgi ve saygı, Kurtuluş Savaşı' ndaki gözlemleri ile iyice perçinleşmiştir. 1923 yılında Konya' da yaptığı bir konuşmada, bu hissiyatını büyük bir içtenlikle dile getirir.


"Dünyada hiçbir milletin kadını, ben Anadolu kadınından fazla çalıştım, milletimi kurtuluşa ve zafere götürmekte, Anadolu kadını kadar emek verdim, diyemez. Erkeklerden kurduğumuz ordumuzun hayat kaynaklarını kadınlarımız işletmiştir. Çift süren, tarlayı eken, kağnısı ve kucağındaki yavrusu ile yağmur demeyip, kış demeyip cephenin ihtiyaçlarını taşıyan hep onlar, hep o yüce, o fedakar, o ilahi Anadolu kadını olmuştur. Bundan ötürü hepimiz bu büyük ruhlu ve büyük duygulu kadınlarımızı, şükranla ve minnetle sonsuza kadar aziz ve kutsal bilelim."

Atatürk 30 Mart 1923' de Vakit Gazetesi' nde yayınlanan bir beyanatında;



"İnsan topluluğu kadın ve erkek denilen iki cins insandan oluşur. Kabil midir bu kütlenin bir parçasını ilerletelim, ötekini ihmal edelim de kütlenin bütünü ilerleyebilsin? Mümkün müdür ki bir cismin yarısı toprağa bağlı kaldıkça, öteki yarısı göklere yükselebilsin?"

Türkler tarih boyunca, babaerkil denilen aile yapısını gönüllerine yerleştirememişler ve benimseyememişlerdir. İşte Atatürk, milletin geçmişindeki ve özünde var olan fakat özlem haline getirilmiş bir hakkı, bir duyguyu devlet varlığına geçiren devrimci olmuştur.

"Ey kahraman Türk kadını! Sen yerde sürünmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın"



diyerek, yaptıklarının gerekçesini az, öz ve muhteşem bir ifade ile belirtmiştir. Kadınların giysileri de Atatürk' ün üzerinde çok önemle durduğu bir başka konu olmuştur. Bu konuda Atatürk, 1 Eylül 1925' de İkdam Gazetesi' nde yayınlanan bir beyanatında şöyle dedi:

"Bazı yerlerde kadınlar görüyorum ki, başında bir bez, peştemal veya buna benzer birşeyler asararak yüzünü, gözünü gizler ve yanından geçen erkeklere karşı arkasını çevirir veya yere oturarak yumulur. Bu tavrın manası neye delalet eder? Medeni bir millet anası, bir millet kızı için bu garip şekiller, bu vahşi vaziyet nedir? Bu hal milleti çok gülünç gösterir ve derhal düzeltilmesi lazımdır".

1925 yılında İnebolu gezisinde Atatürk, örtünen kadınlarla ilgili şunları söyledi:

"Onlar yüzlerini cihana göstersinler ve gözleri ile cihanı dikkatle görebilsinler. Bunda korkulacak hiçbir şey yoktur. Önemli olarak şunu ihtar edeyim ki, bu halin muhafazasında inat ve taassup, hepimizi en az kurbanlık koyun olmak istidadından kurtaramaz.."

31 Temmuz 1932' de Türkiye güzeli Keriman Halis' in, Belçika' da yapılan yarışmada dünya güzeli seçilmesi üzerine Atatürk O'na "Ece" ünvanını verir ve Türk kadınına şöyle seslenir:



"Şunu ilave edeyim ki! Türk ırkının dünyanın en güzel ırkı olduğunu tarihten bildiğim için, Türk kızlarından birisinin dünya güzeli seçilmiş olmasını çok tabii buldum. Fakat Türk gençlerine bu münasebetle şunu hatırlatmayı da lüzumlu görürüm: Övünç duyduğumuz tabii güzelliğinizi fenni tarzda muhafaza etmesini biliniz ve bu yolda uyanık olunuz ve bu gelişmelerin aralıksız gerçekleşmesini ihmal etmeyiniz. Bununla beraber, asıl uğraşmaya mecbur olduğumuz şey, analarınızın ve atalarınızın oldukları gibi, yüksek kültürde ve yüksek faziletle dünya birinciliğini elde tutmaktır."

Atatürk, 18 Nisan 1935' de kendisinin himayesinde İstanbul' da toplanan ve aralarında ünlü nükleer fizikçi Madam Eve Curie' nin de bulunduğu, dünyanın dört bir yanından gelen kadınların katıldığı "Milletlerarası İlk Kadın Kongresi" delegelerine şöyle seslenir:

Türk kadınının dünya kadınlığına elini vererek, dünyanın barış ve güveni için çalışacağına emin olabilirsiniz."



Ulu önder, Türk kadınlarının hiçbir alanda erkeklerden ve Avrupalı kadınlardan geri kalmayacakları yolundaki inancını da şu sözleriyle belirtmiştir:


"Kadınlarımız için asıl mücadele alanı, asıl zafer kazanılması gereken alan biçim ve kılıkta başarıdan çok, ışıkla, bilgi ve kültürle, gerçek faziletle süslenip, donanmaktır. Ben muhterem hanımlarımızın Avrupa kadınlarının aşağısında kalmayacak, aksine pek çok yönden onların üstüne çıkacak şekilde ışıkla, bilgi ve kültürle donanacaklarından asla şüphe etmeyen ve buna kesinlikle emin olanlardanım."

Türk toplumunun gelişip yükselmesinde aile yapısının önemine inanan Atatürk, şöyle demektedir:



"Bu millet esas terbiyesini aileden almaktadır. Türk milleti öyle analara sahiptir ki her bir devrin büyük adamlarını bu analar yetiştirmiştir. Türk kadını daha büyük nesiller yetiştirmeye kabiliyetlidir."


Türk kadını, yüzyıllardır özlemini çektiği haklarına sahip olmada; en azimli, inançlı ve güçlü desteği Atatürk' ten almış ve çağdaş ülke kadınlarının önüne geçmiştir. Örneğin; İtalya' da kadınlar ancak 1948 yılında seçimlere girebilmişler. Japon kadınları ise seçim haklarını ancak 1950 yılında alabilmiştir. Medeni Kanun' ları aldığımız İsviçre' de ise, kadınlar haklarını 1971 yılına kadar alamazken, çağdaşlamada örnek aldığımız İsveç ve Danimarka gibi ülkelerde de durum farklı değilken, Türk kadınına 1935 yılında seçme ve seçilme hakkı tanınmıştır. Bu vesile ile bakın Atatürk nasıl seslenir:

"Bu karar, Türk kadınına sosyal ve siyasi hayatta bütün milletlerin üstünde yer vermiştir. Çarşaf içinde, peçe altında ve kafes arkasındaki Türk kadınını artık tarihlerde aramak lazım gelecektir. Türk kadını, evdeki medeni mevkiini selahiyetle işgal etmiş, iş hayatının her safhasında muvaffakiyetler göstermiştir. Siyasi hayatla, Belediye seçimleriyle tecrübe kazanan Türk kadını bu sefer de milletvekili seçme ve seçilme suretiyle haklarının en büyüğünü elde etmiş bulunuyor. Medeni memleketlerin birçoğunda, kadından esirgenen bu hak, bugün Türk kadınının elindedir ve onu selahiyet ve lihakatle kullancaktır."

Atatürk hayatta iken yapılan son seçim olan, 1935 yılı seçimlerinde ilk kez seçilme hakkını da kullanan Türk kadını, TBMM' ne onsekiz kadın milletvekili ile girmiştir. Bu onsekiz Türk kadının yüce meclisin çalışmalarına ne ölçüde katkıda bulundukları ve kararlarında ne denli etkili oldukları meclis tutanakları ile sabittir. Ayrıca kişisel tutumları da övünç vesilesi ve geleceğe olan inançları kuvvetlendirici mahiyette olmuştur. Atatürk' ün, çağı ve değişeni değil, değişecek zamanı milletine göstermesi, kadın hakları ve kadın-erkek eşitliği konularında, "BM İnsan Hakları Evrensel Bildirisi", "İnsan Hakları Sözleşmesi" gibi konular, daha insanlık tarihinin ufkunda bile görünmemişken Türk Kadınına, haklarını vermesinin değeri daha iyi anlaşılır. Bağımsızlık mücadelesi yapan ülkeler nasıl Atatürk' ü örnek bir lider almışlarsa, kadın hakları uğruna uğraş ve savaş verenler de, onu bir devrimci olarak aynı şekilde örnek almak durumundadırlar. Çünkü bütün insanlık tarihi boyunca, tarihin hiçbir döneminde, hiçbir lider kadın hakları konusunda Atatürk kadar önsezili ve öngörüşlü olmamış, onun kadar uğraş ve savaş vermemiştir. Ne mutlu bir Atatürk yetiştiren Türk kadınına, ne mutlu O'na sahip olan Türk milletine...

_________________

ALINTI



bunun için de kusura bakmayın konu dışı oldu ama anlayan anlar umarım
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #13  
Alt 18.02.07, 10:04
Çekingen
Üyelik tarihi: Jun 2006
Nereden: Alanya
İletiler: 77
Ettiği Teşekkür: 23
10 tane iletisine 17 kere teşekkür edilmiş
aksaçli07 doğru yolda ilerliyor.
  Send PM
Standart Ynt: Bu bizim Atatürk,tanır mısınız?

İlpar VE Hayati...
Harikasınız.. Teşekkür ederim..
Sabah Sabah şu yazılanları okudum. içim açıldı..

işyerime hemen bir "Atatürk Çiçeği " koymalıyım..

alsaçli07
__________________
><.·´¯`·. ( Forumda yaşadığınız ve çözüm istediğiniz sorununuz varsa bunu özel mesaj atarak değil Yardım bölümümüzde " Yardım İstekleriniz" adlı kısma yazın.Böylelikle daha hızlı bir şekilde size yardımcı olunacaktır.

) ¸.·´¯`·.¸><
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #14  
Alt 18.02.07, 10:21
CiwCiw - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Administrator
Üyelik tarihi: Aug 2006
İletiler: 10.405
Ettiği Teşekkür: 11.364
3.008 tane iletisine 5.177 kere teşekkür edilmiş
CiwCiw isimli üye tecrübe puanını kapatmıştır.
  Send PM
Standart Ynt: Bu bizim Atatürk,tanır mısınız?

Atatürk insan olmanın özelliklerini düşüncelerinde, eylemlerinde, tavırlarında göstermiştir.
Ne mutlu böyle bir liderimiz olduğu için...
__________________

Asla Başkalarının Umudunu Kırma, Belki Sahip Olduğu Tek Şey Odur..
BOL BOL TEBESSÜM ET GÜLÜMSE
Hem Maliyeti Ucuzdur Hem De Değerine Paha Biçilmez...

Corel Draw-Flash-Photoshop
Photoshop Dersleri Linki
Corel Draw Dersleri Linki
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #15  
Alt 19.02.07, 10:25
ilpar - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Yaratıcı
Üyelik tarihi: Dec 2006
İletiler: 1.105
Ettiği Teşekkür: 499
280 tane iletisine 593 kere teşekkür edilmiş
ilpar ... O'nu tanımayan yok ki.ilpar ... O'nu tanımayan yok ki.ilpar ... O'nu tanımayan yok ki.ilpar ... O'nu tanımayan yok ki.ilpar ... O'nu tanımayan yok ki.ilpar ... O'nu tanımayan yok ki.ilpar ... O'nu tanımayan yok ki.ilpar ... O'nu tanımayan yok ki.
  Send PM
Standart Ynt: Bu bizim Atatürk,tanır mısınız?

Teşekkürler Dostlarım,hep sevgiyle kalın..
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #16  
Alt 19.02.07, 11:28
Acemi
Üyelik tarihi: Dec 2006
İletiler: 4
Ettiği Teşekkür: 0
0 tane iletisine 0 kere teşekkür edilmiş
ryhton doğru yolda ilerliyor.
  Send PM
Standart Ynt: Bu bizim Atatürk,tanır mısınız?

Tüylerim Tiken diken coq saol!!!! bir Atatürk daha gelmez O'nun hakkında atıp tutanlara inat O herzaman var olacak bunun kıymetini bilelim
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #17  
Alt 19.02.07, 11:50
Meraklı
Üyelik tarihi: Dec 2006
İletiler: 129
Ettiği Teşekkür: 0
5 tane iletisine 8 kere teşekkür edilmiş
hazankocoglu doğru yolda ilerliyor.
  Send PM
Standart Ynt: Bu bizim Atatürk,tanır mısınız?

ben neyi anlıyamıyorum biliyormusunuz dünyada ve bugün en gelişmiş avrupa ülkelerinde bile kadınlar hak ve özgürlüklerini alırken çok uğraş vermişlerdir ama bizler bunu sadece ve sadece MUSTAFA KEMAL ATATÜRK sayesinde bir imza ile aldık ama bakıyorum şimdi ise bazı kesimler bu hak ve özgürleri elleri ile ve davranışları ile aynen geri iade etmeye kalkıyorlar ve ben bu davranışları bir türlü anlayamıyorum kafes içinde kalmak bu kadar özlem duyulacak bir şeymi üretmeden çalışmadan sadece başkalarının eline bakarak geçinmek ve çalışan beyinlere dur demek bu kadar özlenecek bir şeymi anlam veremiyorum bizler şunu bilmeliyizki dünyada ve türkiye cumhuriyetinde bir daha Mustafa Kemal ATATÜRK gibi bir lider gelmez onun yaptıkları bizim geleceğimizin teminatı ve bu yapılanları tüm ülke olarak sahip çıkmamız gerekirken bize sunulanları elimizle itmeye çalışıyoruz bu nasıl bir düşüncedir bilemiyorum ve anlamada veremiyorum arkadaşlar bu bilgileri bizlerle paylaştığınız için çok teşekkür ederim
__________________
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #18  
Alt 20.02.07, 15:48
nuvekolik
Ziyaretçi
İletiler: n/a
  Send PM
Standart Ynt: Bu bizim Atatürk,tanır mısınız?

MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'ÜN

AZ BİLİNEN VEYA BİLİNMEYEN YÖNLERİ

Prof. Dr. İSA KAYACAN


Devletimizin kurucusu, yüce Atatürk için az bilinen veya hiç bilinmeyen sıfat ve özellikler üzerinde bir çalışma yapsak, araştırmacılardan, yazarların kitaplarından yararlanmak istesek... Araştırmacı-Yazar Mustafa Nevruz Sınacı geçenlerde 15 sayfalık bir doküman tutuşturdu elime. "Hocam, arşivinde bulunsun" dedi. Bunlar Araştırmacı-Yazar Prof. İlknur Güntürkün Kalıpçı'nın "İçimizden Biri Atatürk" adlı kitabının ilk sayfalarıydı. Yer yer resimlerle-görüntülerle zenginleştirilen sayfalardı bunlar.

Burada, Atatürk için verilen sıfatlar, kullanılan ifade ve unvanlar gerçekleriyle birlikte sıralanıyordu. Buranın hemen başında;

- " En büyük düşman; hani şu ordularını denize döktüğü düşmanı, Yunan başkomutanı Trikopis. Hiçbir zorlama olmadan, hiçbir baskı olmadan her Cumhuriyet Bayramı, Atina'daki Türk Büyükelçiliğine gidiyor Trikopis, Atatürk'ün resminin önüne geçiyor ve saygı duruşunda bulunuyor. Böyle bir saygıyı en büyük düşmanında uyandırabilen bir Mustafa Kemal"... İşte vermek istediğimiz örneklerden biri. Sonra buna benzer örnekler verilmeye devam ediliyor.

BİZ DE DEVAM EDELİM
- Şu anda hiçbirinizi değil, büyük istidadı ile Mustafa Kemal'i görmek için neler vermezdim. (General Mc Arthur)

- Allah bir ülkeye yardım etmek isterse, onun elinden tutmak isterse, başına Mustafa Kemal gibi bir lider getirir. (İranlı bir şair, 1938),

- Bugün milenyumun hiç şüphe yoktur ki, tek devlet adamı Mustafa Kemal Atatürk'tür. Çünkü o, yılın değil, asrın lideri olabilmeyi başarmış tek liderdir. (ABD Başkanı, Milenyum mesajı)

- Atatürk Yalova köşküne doğru çıkmaktadır. Bir de bakar bir bahçıvan koca bir çınar ağacını kesmek üzeredir. "Yahu" der, "sen hayatında hiç böyle bir ağaç yetiştirdin mi ki? Kesmeye muktedir görüyorsun kendini ve niye?" diye sorar. Bahçıvan der ki; "Paşam çınar ağacının kökleri köşkün temelini kaldırdı, yaprakları da köşkün pencerelerine müdahale ediyor. Ya köşkü kaybedeceğiz ya ağacı keseceğiz." Biran düşünür, "Hayır, gerekirse köşkü ağaçtan uzaklaştıracağız" diye cevap verir Atatürk (1930).

- Çocukluğumda elime geçen iki kuruştan birini eğer kitaplara vermeseydim, bugün yapabildiğim işlerin hiçbirini yapamazdım (Atatürk)

- Anafartalarda savaşın bir dinlenme yerinde çadırınıza gelirseniz, postalları çıkarır rahatça dinlenmek istersiniz. Öyle bir şey yok. Macar Türkoğu Nemet'in, Fransız Türkoğu Devin'in Türkoloji albümleri duruyormuş. Açıyor onları okuyor Mustafa Kemal Diyorlar ki, "niye bunları okuma gereği duyuyorsun?" Verdiği cevaba bakın. Onlara diyor ki; "Savaştan sonra bu dilin değişime ihtiyacı var onu tespite çalışıyorum" (1914).

HEP ARAYIŞ VE ANLAYIŞ
Bitlis Cephesi komutanı Mustafa Kemal Yaveri İzzettin Çalışlar'ı çağırıyor ve eline bir not veriyor. Notta: " Savaştan sonra ilk işimiz Türk kadınına serbestisini vermek, onu erkeğinin yanında eşit haklara sahip kılmak" (1916),

- Amerikanın ünlü ekonomistlerinden Mr. Jhons'un bize önerisi: "Ekonomiyle savaşta bir tek Atatürk'ü örnek alsın yeter Türkiye" (07 Şubat 2005).

- - Atatürk'e bir gazeteci sorar: "Neden mal ve mülkünüzü milletinize bağışladınız?". Atatürk'ün cevabı: "Mal ve mülk bana ağırlık yapıyor. Onları asıl sahibi olan milletime bağışlamaktan ferahlık duyuyorum. Zenginlikten ne çıkar? Asıl zenginlik insanın manevi şahsiyetinde olmalıdır"... şeklindedir.

Mustafa Kemal Atatürk'ün anlamlı görüşlerinden biri:

-"Geçmişi ne kadar unutursak, geleceği korumak o kadar zor olur."

ÇOK HOŞUA GİDER
Atatürk Antalya yolunda mola verir. Burada kulağına bir ses gelir."Ya, bu türküyü çok sevdim. Bulun getirin bu türküyü söyleyeni" der. Küçücük bir çoban gelir. Derki, "Sesin çok güzel bana da bir türkü okur musun?...

Başlar çoban, "Demirciler demir döver tunç olur". Bitince Atatürk dalmıştır. "Bis, bis" der. Çoban böyle bakar. "Oğlum der bis" der. "Çok beğendik tekrarla anlamına gelir. Çoban hiç nazlanmaz, yine aynı türküyü okumaya başlar. Atatürk, türkü bitince cebinden bir harçlık çıkarır uzatır.

Çoban hemen alır harçlığı, kuşağına kor, elini uzatır Atatürk'e, "bis bis" der. Bu espri Atatürk'ün çok hoşuna gider.

- İnsan doğumundan ölümüne kadar ya askerdir, ya bir devlet adamıdır. Ya çevricidir, ya tiyatrocudur, ya sanatçıdır, ya arkeologdur. Ama bunların hepsi birden olabilen tek lider Mustafa Kemal Atatürk olduğu için dünyada "Kültür antropologu" sıfatı verilebilen tek lider Mustafa Kemal'dir.

EN ZOR OLANI
Tahsin Coşkun, o zamanın genç bir ziraat mühendisidir. Atatürk, "Gel Tahsin seni bir yere götüreceğim, fikrini almak istiyorum" der. Giderler, gösterdiği yere bakar Tahsin Bey. Bataklık, sivrisinek salgını, hayvan leşlerinin olduğu berbat bir arazi. "Ya Paşam hayrola" diye sorar. Atatürk, "Buraya masrafı cebimden olmak üzere bir orman çiftliği yapmak istiyorum" deyince, T. Coşan, "Ya yapma Paşam buranın ıslahı ya sizin paranızı tüketir, ya da zamanınızı, neden bukadar mümbit topraklar varken gelip de burayı tercih ettiniz? diye sorunca, Atatürk;

- "Ben en zor olanı yapıyım da, siz arkamdan kolayları nasıl olsa yaparsınız" der.

-Bir bayan gazeteci Atatürk'e sorar: "Size de diktatör diyorlar, ne dersiniz?"

Atatürk, şöyle bir bakar: " Eğer ben diktatör olsaydım hanımefendi, bu soruyu sorduktan sonra siz asla canlı kalamazdınız" diye cevap verir.

MİLLETİN KALBİNE YAZILARAK
İstanbul ve Ankara illerinden birisine, Atatürk adının verilmesi için Meclise bir kanun teklifi verilir. Bu teklifi vereni çağıran Atatürk; "Bir ismin dillerde kalması için, şehrin temellerine sığınmasına gerek yoktur. Bakın bu şehrin ismi İstanbul, ama Fatih Sultan Mehmet'i hemen hatırlıyoruz. Eğer ben bir şey yapabildiysem bunu binaların tepelerine, şehrin temellerine ismimi yazarak değil, milletimin kalbine yazarak anılmak isterim" diye konuşur.

HERKES İŞİNİ CİDDİYE ALMALI
Atatürk'ün Şehir Tiyatrolarına geleceği haberi verildi. Fakat Paşa gecikti. Muhsin Ertuğrul kendisini beklemeden perdeyi saniyesi, saniyesine açıp oyunu başlattı. Atatürk 4 dakika geç kalmıştı. Etraftaki dalkavuklar Atatürk geldiğinde, Muhsin Ertuğrul'un onu beklemeden perdeyi açtığını ellerini ovuştura ovuştura anlattılar. Atatürk; "Yaa öyle mi, Muhsin Ertuğrul'la görüşürüz" dedi. Herkes Muhsin Ertuğrul'un işinin bittiğine inanıyordu.

Atatürk piyesin bitiminde Muhsin Ertuğrul'u ayakta karşıladı. Ötekileri de yanına çağırarak şunları söyledi: " Sizi tebrik ederim. İşinizle ilgili ciddiyetiniz, ülkenizin gelişimini ciddiye aldığınızı gösterir. Biz geç kaldık. Siz vazifenizi yaptınız. Bir tek benim için perdeyi açmayıp oyunu başlatmasaydınız bu dalkavukluktan ileri gitmez ve beni çok üzerdi. Herkesin her sahada işini bu kadar ciddiye almasını istiyorum. Ülke ancak böyle ilerler efendiler"...
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #19  
Alt 20.02.07, 17:59
world - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Atılgan
Üyelik tarihi: Feb 2007
İletiler: 735
Ettiği Teşekkür: 313
268 tane iletisine 433 kere teşekkür edilmiş
world karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.world karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.world karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.world karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.world karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.world karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.world karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.
  Send PM
Standart Ynt: Bu bizim Atatürk,tanır mısınız?

Dünyada gelmiş geçmiş en büyük lider MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'dür.. :O0
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #20  
Alt 21.02.07, 12:34
Acemi
Üyelik tarihi: Feb 2007
İletiler: 1
Ettiği Teşekkür: 0
0 tane iletisine 0 kere teşekkür edilmiş
a.s.n.f doğru yolda ilerliyor.
  Send PM
Standart Ynt: Bu bizim Atatürk,tanır mısınız?

İNSAN KENDİNİDE ARAŞTIRMALI BENCE ÇÜNKÜ KENDİSİ BİR HAZİNEDİR.ATATÜRKTE İNSANDI VE KENDİNİN YAPAMAYACAĞI BİRŞEYE İNANMIYORDU ÇÜNKÜ İNSAN İNANDIKTAN SONRA HER ŞEYİ BAŞARABİLİR.KENDİMİZE UYGUN ŞEKİLDE YAŞAMALIYIZ HER ZAMAN KENDİMİZİ GELİŞTİRMELİYİZ.ULU ÖNDER ATATÜRK GİBİ!MEDYAYA,MAGAZİN PROGRAMLARINA,DİZİLERE,BAZI EFTEN PÜFTEN PROGRAMLARA TAKILMAMALIYIZ BUNLAR BİZİ UYTMAYA ÇALIŞAN DÜŞÜNCELERİN OYUNUDUR.GÖRÜYORUM Kİ BUNU BAŞARIYORLARDA.SOKAĞA ÇIKIN SORUN GÖRDÜĞÜNÜZ ON KİŞİYE BUGÜN NE ALACAĞINIZ VEYA NE ALMAK İSTERDİNİZ SORUSUNA CEVAP 10 KİŞİDEN 10'U KİTAP DEMİYECEKTİR.YA SPOR PROGRAMI,YA EFTEN PÜFTEN DİZİLER,YA MAGAZİN SEYREDİYORUZ TV KARŞISINA GEÇEREK;AİLE YAPISI BOZULUYOR BUNA DUR DİYECEK SİSTEM YOKMU:s
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Sponsorlar